Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul20°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Baltacı Mehmet Paşa
Sadrazamlar · Gerileme dönemi

Baltacı Mehmet Paşa

بالطه‌جى محمد پاشا

Baltacı·Pakçamüezzin

Sadaret 1704-1706 · 1710-1711Doğum 1662, OsmancıkÖlüm Eylül 1712, Limni adası

Baltacı Mehmet Paşa, III. Ahmed döneminde iki kez sadrazamlık yapan, 1711 Prut seferini yöneten ve Prut Antlaşması'nı imzalayan devlet adamıdır.

50Yaşında öldü
2Kez sadrazam
2Padişaha hizmet
2Savaş ve sefer
2Eser
0Çocuk

Baltacı Mehmet Paşa Kimdir?

15 dk okuma

Baltacı Mehmet Paşa 1662 yılında Osmancık'ta doğdu ve 1712 yılının eylül ayında Limni adasında öldü. Saray hizmetine baltacılar ocağında girdi, kâtiplik ve mirahurluk görevlerinden sonra vezirlik rütbesi aldı ve III. Ahmed döneminde iki kez sadaret mührünü taşıdı.

Birinci sadareti 25 Aralık 1704 tarihinde başladı ve 3 Mayıs 1706 tarihinde sona erdi. Bu dönemde büyük bir sefer ya da kapsamlı bir düzenleme yapılmadı; kaynaklar dönemi tayinler ve saray içi denge arayışı üzerinden anlatır. Azlinden sonra Sakız'a gönderildi, ardından Erzurum ve Halep valiliklerinde bulundu.

İkinci sadareti 18 Ağustos 1710 tarihinde başladı ve devletin Rusya ile savaşına denk geldi. Poltava yenilgisinin ardından Osmanlı topraklarına sığınan İsveç kralı XII. Karl'ın iadesi meselesi ve sınır boylarındaki gerginlik üzerine 20 Kasım 1710 tarihinde Rusya'ya savaş ilan edildi. Serdar-ı ekrem sıfatıyla ordunun başına geçen Baltacı Mehmet Paşa, 1711 yazında Prut nehri boylarında I. Petro'nun ordusunu kuşattı ve muharebenin ardından barış görüşmesini kabul etti. Antlaşmayla Azak Kalesi Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Antlaşmanın şartları ve barışın kabul edilme sebepleri, hem dönemin İstanbul'unda hem de sonraki tarih yazımında tartışıldı. 20 Kasım 1711 tarihinde görevden alındı, Midilli'ye, ardından Limni'ye sürüldü ve orada öldü.

1662

Osmancık'ta doğdu; ailesi hakkında kayıtlarda bilgi yoktur.

Doğumu ve Memleketi

01 / 19 · 1 dk

Baltacı Mehmet Paşa 1662 yılında Osmancık'ta doğdu. Kasaba o tarihte Amasya'ya bağlıydı, bugün Çorum'un ilçelerindendir. Doğum yılı hem Türkçe hem yabancı kaynaklarda aynı biçimde verilir; ölüm yılıyla birlikte ele alındığında elli yaşına yakın bir ömür sürdüğü anlaşılır.

Ailesi hakkında bilgi yoktur. Anne ve babasının adı kayıtlarda geçmez, kardeşleri ve çocuklarıyla ilgili sağlam bir kayıt bulunmaz. Osmanlı devlet adamlarının önemli bir bölümünde görülen bu durum, sarayda yetişen görevlilerin kayıtlarının kişinin hizmete girdiği tarihle başlamasından kaynaklanır.

Osmancık, Kızılırmak kıyısında kurulmuş, kervan yolu üzerinde bir kasabaydı. Nehrin üzerindeki taş köprü, kuzeyi orta Anadolu'ya bağlayan yolun geçiş noktasıydı ve kasabaya hareketlilik kazandırıyordu.

Adının başındaki Baltacı sıfatı memleketiyle ya da mesleğiyle değil, saraydaki ilk göreviyle ilgilidir. Baltacılar, sarayın iç hizmetlerinde çalışan ve odun temini, temizlik, kapı hizmeti gibi işleri gören bir ocaktı. Ocak mensupları arasından devlet hizmetinin üst kademelerine yükselenler azdı.

Sadrazamlığa geldikten sonra doğduğu kasabayla bağını sürdürdü. Osmancık'ta yaptırdığı çeşme, kitabesine göre 1705 yılına tarihlenir ve bugüne ulaşmış tek eseri sayılır. Kasabanın adı, sonraki yüzyıllarda onun adıyla birlikte anılır oldu.

Gençliği ve Kuzey Afrika Yolculuğu

02 / 19 · 1 dk

Gençlik yıllarında memleketinden ayrılarak uzun bir yolculuğa çıktı. Kaynaklar bu yolculukta Trablus, Tunus ve Cezayir'e gittiğini kaydeder. Üç şehir de o dönemde Osmanlı Devleti'ne bağlı ocaklık idarelerdi ve Akdeniz ticaretinin önemli limanlarıydı.

Yolculuğun amacı kaynaklarda ilim tahsili olarak geçer. Osmanlı taşrasından çıkan gençlerin medrese eğitimi ya da bir ustanın yanında yetişmek için uzak şehirlere gitmesi alışılmış bir uygulamaydı; Kuzey Afrika ocaklarına gidiş ise daha az rastlanan bir tercihti.

Bu yıllarda hangi dersleri aldığı, kimlerin yanında bulunduğu ve ne kadar kaldığı bilinmez. Yolculuktan döndükten sonra memleketine değil İstanbul'a yerleşmesi, saray hizmetine girme hedefiyle ilişkilendirilir.

Dönüşünden sonra saraya girmesini sağlayan kişi, kaynaklarda kendisiyle akrabalığı bulunan bir saray görevlisi olarak anılır. Osmanlı sarayında hizmete alınmanın yaygın yollarından biri, sarayda görevli bir yakının ya da hemşehrinin aracılığıydı.

Gençlik yıllarındaki yolculuk, sonraki kariyeriyle doğrudan bağlantılı görünmez. Buna karşılık kâtiplik ve muhasebe işlerinde görevlendirilmesi, okuma yazma ve hesap bilgisi edindiğini gösterir. Sadaret öncesi görevlerinin önemli bölümü kalem ve tahsilat işleriyle ilgilidir.

Saraya Girişi ve Baltacılık Yılları

03 / 19 · 1 dk

İstanbul'a yerleştikten sonra saray hizmetine baltacılar ocağında başladı. Ocak, sarayın iç ve dış hizmetlerinde çalışan görevlilerden oluşuyordu. Baltacılar odun kesme ve taşıma işini yürütür, bunun yanında saray kapılarında nöbet tutar, harem hizmetlerinde ve tören düzeninde görev alırdı. Ocağın iki kolu vardı ve mensupları uzun boylu tören kıyafetleriyle saray hayatının görünür parçasıydı.

Sesinin güzelliği sebebiyle müezzinlik hizmetine geçti. Saray müezzinliği, padişahın namaz düzeninde görev alan ve hükümdara yakın bulunulan bir hizmetti; bu yakınlık, ocak mensupları için yükselme yolu sayılırdı. Kaynaklar bu dönemde kendisine giyimindeki titizliğe atfen bir lakap verildiğini kaydeder.

Müezzinlikten sonra kalem hizmetine yöneldi ve yazıcılık görevine geçti. Bu geçiş, kariyerinin yönünü belirledi: ocak hizmetinden idarî kadroya adım atmış oldu.

Sarayda geçirdiği yıllar, aynı zamanda hanedan üyeleriyle tanışma imkânı verdi. Şehzade Ahmed ile bu dönemde kurulan yakınlık, sonraki yükselişinin dayanağı olarak gösterilir.

Baltacılar ocağından çıkıp sadaret makamına ulaşması, Osmanlı yönetim tarihinde sık rastlanan bir yol değildir. Sarayın iç hizmet ocakları genellikle kendi içinde yükselen bir kariyer sunar, devletin en üst makamına açılmazdı. Adının kaynaklarda bu ocakla birlikte anılmaya devam etmesinin sebebi de budur.

1699

Karlofça Antlaşması imzalandı; Osmanlı Devleti büyük toprak kayıplarıyla savaşsız bir döneme girdi.

Kâtiplik, Mirahurluk ve Saraydan Uzaklaştırılması

04 / 19 · 1 dk

Kalem hizmetindeki başarısı üzerine 1703 yılının aralık ayında mirahurluğa tayin edildi. Mirahur, sarayın at ve ahır işlerinden sorumlu görevlinin unvanıdır ve iki kademesi vardır. Görev, padişahın binek hayvanlarının bakımından sefer sırasındaki nakliye düzenine kadar geniş bir alanı kapsıyordu ve saray teşkilatının üst kademelerinden sayılıyordu.

Bu tayin, saray içindeki rekabeti de beraberinde getirdi. Kısa süre sonra merkezden uzaklaştırıldı ve Trablus ile Halep taraflarına tahsildar olarak gönderildi. Tahsildarlık, vergi gelirlerinin toplanması ve merkeze aktarılmasıyla ilgili bir görevdi; taşrada zorlu ama gelirli bir hizmet sayılırdı.

Saraydan uzaklaştırma, Osmanlı merkez teşkilatında sık kullanılan bir yöntemdi. Bir görevlinin doğrudan azledilmesi yerine, ona uzak bir taşra hizmeti verilerek merkezdeki etkisi kesilirdi. Uygulama, kişinin kariyerini bitirmez, yalnızca askıya alırdı.

Taşrada geçirdiği bu dönem uzun sürmedi. Merkezdeki denge değişince İstanbul'a dönmesinin önü açıldı. Kaynaklar dönüşünün, Kalaylıkoz Ahmed Paşa'nın sadareti sırasında gerçekleştiğini kaydeder.

Bu yıllardaki görevler, sonraki sadaretinde başvuracağı yönetim alışkanlıklarının kaynağı olarak değerlendirilir. Kalem işlerini, tahsilat düzenini ve saray teşkilatını içeriden biliyordu; buna karşılık ordu sevk ve idaresi konusunda seferden önce herhangi bir tecrübesi yoktu.

1703 Edirne Vak'ası ve III. Ahmed'in Tahta Çıkışı

05 / 19 · 1 dk

1703 yılının yaz aylarında İstanbul'da başlayan ayaklanma, Osmanlı tarihinde Edirne Vak'ası adıyla anılır. Ayaklanmanın çıkış noktası, sarayın uzun süredir Edirne'de bulunması ve devlet işlerinin başkentten uzakta yürütülmesiydi. Buna, ödemelerdeki gecikmeler ve şeyhülislamın devlet işlerindeki ağırlığına duyulan tepki eklendi.

Başkentte toplanan kalabalık Edirne üzerine yürüdü. II. Mustafa 22 Ağustos 1703 tarihinde tahttan indirildi ve yerine kardeşi III. Ahmed geçti. Yeni padişahın ilk işlerinden biri sarayı ve devlet merkezini İstanbul'a taşımak oldu.

Olay sırasında Baltacı Mehmet, şehzade Ahmed'in tahta çıkışını destekleyen isimler arasında yer aldı. Bu tutum, yeni padişahın saltanatında hızla yükselmesinin dayanağı sayılır.

Taht değişikliğinin ardından sadaret makamı sık el değiştirdi. Ayaklanmanın getirdiği belirsizlik, sadrazamların birkaç ay içinde azledildiği bir dönem yarattı. Nişancı Ahmed Paşa, Damat Hasan Paşa ve Kalaylıkoz Ahmed Paşa kısa aralıklarla görev yaptı.

Bu istikrarsızlık, saray içindeki grupların etkisini artırdı. Sadaret makamı, saray çevresinin desteğine ve padişahın güvenine bağlı hale geldi. Baltacı Mehmet'in kariyeri bu düzenin içinde yükseldi; sadarete gelişi de, azli de saray içi dengelerin değişmesiyle açıklanır.

Kaptanıderyalık ve Birinci Sadareti

06 / 19 · 1 dk

İstanbul'a döndükten sonra 6 Kasım 1704 tarihinde vezirlik rütbesiyle kaptanıderyalığa getirildi. Kaptanıderya, donanmanın ve deniz teşkilatının başındaki görevlinin unvanıdır; makam, aynı zamanda Cezayir-i Bahr-i Sefid eyaletinin yönetimini de kapsıyordu. Bu tayin, kariyerindeki en hızlı sıçramadır: saray kalem hizmetinden bir buçuk yıl içinde vezirlik rütbesine geçti.

Deniz görevi uzun sürmedi. Aynı yılın aralık ayında sadaret mührü kendisine verildi. Tayin tarihi kaynakların çoğunda 25 Aralık 1704 olarak geçer; bir kısmında 21 Aralık 1704 verilir.

Birinci sadareti bir yıl dört ay sürdü ve 3 Mayıs 1706 tarihinde sona erdi. Bu dönemde büyük bir sefer düzenlenmedi, kapsamlı bir malî ya da idarî düzenleme yapılmadı. Kaynaklar dönemi, merkez ve taşra kadrolarına kendi çevresinden isimlerin getirilmesi üzerinden anlatır.

Dönemin dış siyaseti, Karlofça Antlaşması'nın çizdiği çerçeve içinde savaştan uzak durma yönündeydi. 1699 yılında imzalanan antlaşma büyük toprak kayıplarıyla sonuçlanmış, devlet ordusunu ve maliyesini toparlamak için savaşsız bir dönem arıyordu.

Azli, saray içindeki grup dengesinin değişmesiyle geldi. Yerine getirilen Çorlulu Ali Paşa dört yıl görevde kaldı. Osmancık'taki çeşmenin kitabesinde geçen 1705 tarihi, bu birinci sadaret dönemine denk gelir.

22 Ağustos 1703

Edirne Vak'ası ile II. Mustafa tahttan indirildi, yerine III. Ahmed geçti.

Azli, Sürgünü ve Taşra Valilikleri

07 / 19 · 1 dk

3 Mayıs 1706 tarihindeki azlin ardından Sakız adasına gönderildi. Ada sürgünü, azledilen vezirler için sık başvurulan bir uygulamaydı: kişi başkentten uzaklaştırılır, aynı zamanda gözetim altında tutulurdu.

Sürgün süresi uzun sürmedi ve yeniden görev verildi. Kaynaklar bu dönemde Erzurum valiliğinde bulunduğunu, ardından Sakız'da malî bir görevle görevlendirildiğini kaydeder. Erzurum, doğu sınırının ve İran yönündeki ticaret yolunun merkezi olan büyük bir eyaletti.

21 Ocak 1709 tarihinde Halep valiliğine getirildi. Halep, imparatorluğun en gelirli eyaletlerinden biriydi; Anadolu ile Suriye ve Irak'ı bağlayan ticaret yollarının kavşağındaydı. Valilik, sadarete yakın sayılan görevler arasındaydı.

Taşra görevlerinde geçen dört yıl, kariyerinin ikinci evresini oluşturur. Bu görevlerde eyalet maliyesi, aşiret ilişkileri ve sınır bölgelerinin idaresi konusunda tecrübe kazandı.

Aynı yıllarda Avrupa'da savaş düzeni değişiyordu. İsveç kralı XII. Karl'ın 1709 yılında Poltava'da Rus ordusuna yenilmesi ve Osmanlı topraklarına sığınması, sınır boyundaki dengeyi bozdu. Devletin Rusya ile ilişkileri, sadrazam Çorlulu Ali Paşa döneminde gerginleşmeye başlamıştı.

Halep valiliği sırasında merkezdeki denge yeniden değişti. Çorlulu Ali Paşa'nın azlinden ve kısa süren Köprülü Numan Paşa sadaretinden sonra mühür yeniden Baltacı Mehmet Paşa'ya gönderildi.

İkinci Kez Sadarete Getirilişi

08 / 19 · 1 dk

İkinci sadaret 18 Ağustos 1710 tarihinde başladı. Devraldığı tablo birincisinden farklıydı: devlet, on bir yıldır sürdürdüğü savaşsız dönemin sonuna gelmişti ve Rusya ile ilişkiler kopma noktasındaydı.

Meselenin merkezinde XII. Karl vardı. İsveç kralı, 1709 yılındaki Poltava yenilgisinin ardından Osmanlı sınırını geçerek Bender'e sığınmıştı. Rusya, kralın kendisine teslim edilmesini ya da ülkesine gönderilmesini istiyordu. Osmanlı yönetimi kralı misafir statüsünde tuttu ve iade talebini kabul etmedi.

İkinci mesele sınır boylarındaki hareketlerdi. Rusya'nın Lehistan işlerine karışması, Kırım Hanlığı'nın kuzey sınırındaki gerginlik ve Ortodoks tebaayla kurulan temaslar, İstanbul'da tehdit olarak değerlendirildi. Kırım hanı II. Devlet Giray, savaş açılmasını isteyen tarafın başında geliyordu.

XII. Karl da Bender'den gönderdiği mektuplarla savaş kararını destekledi. Kralın hesabı, Osmanlı Devleti'nin Rusya'ya cepheden yüklenmesi ve kendisinin kuzeydeki kayıplarını telafi etmesiydi.

Divan, 20 Kasım 1710 tarihinde Rusya'ya savaş ilan etti. Rus elçisi tutuklandı ve Yedikule'ye konuldu; savaş ilanının bu dönemdeki alışılmış usulü buydu.

Sefer hazırlığı kış boyunca sürdü. Ordunun toplanması, mühimmatın hazırlanması, Tuna üzerindeki geçitlerin ve menzillerin düzenlenmesi bu dönemde yapıldı. 19 Şubat 1711 tarihinde serdar-ı ekrem tayin edilerek ordunun başkomutanlığı kendisine verildi.

Rusya ile Savaşın Sebepleri

09 / 19 · 1 dk

Savaşın arka planında, Karadeniz'in kuzeyindeki güç dengesinin değişmesi vardır. Rusya, 1696 yılında Azak Kalesi'ni ele geçirmiş, 1700 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması ile kaleyi elinde tutmuştu. Aynı antlaşma, Rusya'ya İstanbul'da daimî elçi bulundurma hakkı tanımıştı.

Azak, Don nehrinin denize açıldığı noktadaydı ve Rusya'nın güneye çıkışının anahtarı sayılıyordu. Kalenin çevresinde Taganrog başta olmak üzere yeni istihkâmlar kuruldu ve bir donanma inşa edildi. Osmanlı yönetimi bu yapılanmayı Karadeniz'e yönelik bir hazırlık olarak değerlendiriyordu.

Büyük Kuzey Savaşı, dengeyi hızla değiştirdi. İsveç'in 1709 yılında Poltava'da yenilmesi, kuzeyde Rusya'nın önündeki en büyük engeli kaldırdı. Bu sonuç İstanbul'da, Rusya'nın kısa sürede Lehistan ve Kırım yönünde ağırlık kuracağı biçiminde okundu.

Üçüncü etken Kırım Hanlığı'ydı. Han, kuzey sınırındaki akınların engellenmesinden ve Rus tahkimatından şikâyetçiydi. Hanlık, Osmanlı Devleti'nin kuzeydeki askerî gücünün önemli bölümünü sağladığı için bu şikâyetler divanda ağırlık taşıyordu.

Dördüncü etken, Bender'deki İsveç kralının doğrudan telkinleriydi. Kral, yanındaki maiyetle birlikte Osmanlı topraklarında kaldığı sürece meselenin kapanmayacağı açıktı.

Bu dört etken bir araya gelince savaş kararı çıktı. Karar, sonraki tarih yazımında Osmanlı Devleti'nin Karlofça sonrası ilk büyük seferi olarak değerlendirilir.

6 Kasım 1704

Vezirlik rütbesiyle kaptanıderyalığa getirildi.

Prut Seferinin Hazırlığı ve Yürüyüş

10 / 19 · 1 dk

Ordu 9 Nisan 1711 tarihinde İstanbul'dan hareket etti. Kaynaklar sefere çıkan kuvveti iki yüz bin dolayında verir. Bu sayı, savaşan asker kadar geri hizmet, nakliye ve esnaf kollarını da kapsayan sefer mevcudunu ifade eder.

Güzergâh, Edirne üzerinden Tuna'ya uzanıyordu. Ordu Tuna'yı geçerek Boğdan topraklarına girdi ve Prut nehri yönünde ilerledi. Kırım hanı II. Devlet Giray, Tatar kuvvetleriyle orduya katıldı; bu kuvvet kaynaklarda yetmiş bin dolayında gösterilir.

Rus ordusu aynı sırada güneye iniyordu. I. Petro, ordusunun başında Boğdan'a girdi. Kaynaklar Rus kuvvetini otuz sekiz bin ile altmış bin arasında verir; bu kuvvete Kazak birlikleri de eklenir.

Rusya'nın seferdeki hesabı, Osmanlı Devleti'ne bağlı Ortodoks voyvodalıkların desteğiydi. Boğdan voyvodası Dimitrie Cantemir, Rus tarafına geçti ve ordunun ikmalini üstlendi. Eflak voyvodası ise açık taraf değiştirmedi.

Bu hesap tutmadı. Beklenen erzak toplanamadı, Eflak'tan destek gelmedi ve Rus ordusu ilerledikçe ikmal hattından uzaklaştı. Temmuz ayının ortasında ordunun yiyecek sıkıntısı çektiği kaydedilir.

Osmanlı ordusu ise Tuna üzerindeki menzil düzeni sayesinde ikmalini sürdürebiliyordu. İki ordu, Prut nehri boyunca birbirine yaklaştı. Osmanlı kuvvetleri nehrin doğu yakasından, Tatar kuvvetleri kuzeyden hareket ederek Rus ordusunun geri çekilme yolunu kapattı.

Prut Boylarında Kuşatma ve Muharebe

11 / 19 · 1 dk

İki ordu 18 Temmuz 1711 tarihinde Prut nehri kıyısında, Stanileşti yakınında karşılaştı. Rus ordusu nehir ile bataklık arasında kalan dar bir alana sıkıştı ve savunma düzenine geçti. Arabalardan kurulan siper hattı, Rus ordusunun açık arazideki alışılmış savunma yöntemiydi.

Osmanlı kuvvetleri kısa sürede kuşatmayı tamamladı. Nehrin karşı yakası ve kuzey yönü Tatar kuvvetlerince tutuldu; böylece Rus ordusunun çekilme imkânı kalmadı.

Yeniçeri hücumları 18 Temmuz akşamı başladı ve dört gün sürdü. Hücumlar top ve tüfek ateşiyle karşılandı, siper hattı yarılamadı. Kaynaklar bu hücumlarda Osmanlı tarafının ağır kayıp verdiğini kaydeder; verilen sayılar kaynaktan kaynağa değişir.

Kuşatma altındaki ordunun durumu her geçen gün ağırlaştı. Su yolu kesilmişti, erzak tükeniyordu ve topçu mühimmatı azalmıştı. I. Petro, ordusunun kurtarılması için görüşme yolunu denedi.

Rus başkomutanı Mareşal Şeremetev'in barış talebini bildiren mektubu Osmanlı ordugâhına ulaştı. Baltacı Mehmet Paşa, ordu erkânından oluşan bir meclis topladı ve talebi bu mecliste tartıştı.

Meclisin kararı görüşmenin kabul edilmesi yönünde oldu. Kaynaklar bu kararda, hücumlarda alınan kayıpların, yeniçeriler arasındaki hoşnutsuzluğun ve seferin uzamasından duyulan endişenin etkili olduğunu belirtir. Kırım hanı II. Devlet Giray ile Bender'den gelen İsveç temsilcileri, savaşın sürdürülmesini savundu; bu görüş kabul edilmedi.

Prut Antlaşması

12 / 19 · 1 dk

Görüşmeler, iki ordunun karşı karşıya olduğu alanda yürütüldü. Rus tarafını başmurahhas Pyotr Şafirov temsil etti. Antlaşma metni 21 Temmuz 1711 tarihinde kararlaştırıldı; imza tarihi kaynakların bir kısmında 22, bir kısmında 23 Temmuz olarak verilir.

Antlaşmanın maddeleri kaynaklarda dört ana başlıkta toplanır. Birincisi, 1696 yılında Rusya'nın eline geçen Azak Kalesi'nin çevresiyle birlikte Osmanlı Devleti'ne geri verilmesidir. İkincisi, Rusya'nın bölgede yaptırdığı Taganrog ve diğer istihkâmların yıkılmasıdır.

Üçüncü madde, Rusya'nın Lehistan işlerine karışmamasını öngörüyordu. Dördüncü madde ise Rusya'nın İstanbul'da daimî elçi bulundurma hakkının kaldırılmasıdır; bu hak, 1700 yılındaki İstanbul Antlaşması ile tanınmıştı. Ayrıca İsveç kralı XII. Karl'ın ülkesine dönüşüne engel olunmaması kabul edildi.

Antlaşmanın ardından Rus ordusunun kuşatma alanından çekilmesine izin verildi. Ordu, ağırlıklarının bir bölümünü bırakarak kuzeye hareket etti. Şafirov ve bir Rus heyeti, şartların yerine getirilmesinin teminatı olarak İstanbul'a gönderildi.

Osmanlı ordusu eylül ayında Edirne'ye döndü. İlk aşamada antlaşma sarayda olumlu karşılandı; Azak'ın geri alınması, Karlofça'dan sonra devletin bir barışla toprak kazandığı ilk örnekti.

Antlaşmanın neden bu şartlarla yapıldığı, dönemin kaynaklarında ve sonraki tarih yazımında tartışmalıdır. Kaynakların bir kısmı ordunun kayıplarını ve ikmal endişesini öne çıkarır, bir kısmı ise elde edilenin yeterli görüldüğünü yazar.

25 Aralık 1704

Birinci kez sadrazamlığa getirildi; kaynakların bir kısmı tayin tarihini 21 Aralık olarak verir.

Antlaşmanın Uygulanması ve Sonuçları

13 / 19 · 1 dk

Antlaşmanın uygulanması hızlı olmadı. Azak Kalesi'nin teslimi ve istihkâmların yıkılması aylar sürdü. Rusya'nın Lehistan'dan çekilmesi ve XII. Karl'ın ülkesine gönderilmesiyle ilgili maddeler ise uygulanmadı.

Bu gecikme İstanbul'da tepkiyle karşılandı. Antlaşmanın şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle 9 Aralık 1711 tarihinde Rusya'ya yeniden savaş ilan edildi. Savaş fiilen başlamadı, görüşmeler sürdü.

1712 yılında İstanbul'da yeni bir antlaşma imzalandı ve Prut şartları teyit edildi. Gerginlik yine bitmedi; aynı yılın sonunda ve 1713 yılında iki kez daha savaş ilan edildi, iki seferinde de çatışmaya girilmeden görüşmeye dönüldü.

Süreç 1713 yılında Edirne Antlaşması ile kapandı. Bu antlaşma Prut'ta kararlaştırılan maddeleri onayladı ve iki devlet arasındaki sınırı ayrıntılı biçimde tarif etti. Azak ve çevresi Osmanlı Devleti'nde kaldı, Rusya'nın Karadeniz'e çıkışı yirmi beş yıl boyunca kapandı.

XII. Karl'ın Osmanlı topraklarındaki ikameti 1713 yılına kadar sürdü. Kralın Bender'deki maiyetiyle çıkan anlaşmazlık, Osmanlı kuvvetlerinin müdahalesiyle sonuçlandı ve kral ertesi yıl ülkesine döndü.

Seferin uzun vadeli sonucu, Rusya'nın güneye yönelişinin bir kuşak süreyle durmasıdır. Karadeniz'in kuzeyindeki denge, 1736 yılında başlayan yeni savaşa kadar Prut'ta kurulan çerçeve içinde kaldı.

Azledilmesi

14 / 19 · 1 dk

Ordunun Edirne'ye dönüşünden sonra sadrazam aleyhindeki muhalefet güçlendi. Muhalefetin merkezinde, savaşın sürdürülmesini savunmuş olan Kırım hanı II. Devlet Giray ile Bender'deki İsveç kralı ve onların İstanbul'daki temasları vardı.

İleri sürülen gerekçe, antlaşma şartlarının yerine getirilmemesiydi. Rusya'nın Lehistan'dan çekilmemesi ve İsveç kralıyla ilgili maddenin uygulanmaması, barışın yeterli teminat alınmadan yapıldığı yönünde bir eleştiriye dönüştü.

Aynı dönemde rüşvet alındığı yolunda iddialar dolaşıma girdi. Bu iddialar dönemin Osmanlı kaynaklarında delillendirilmez; sonraki tarih yazımında da doğrulanmış bir dayanağa bağlanmamıştır.

III. Ahmed, 20 Kasım 1711 tarihinde mührü geri aldı. Yerine Ağa Yusuf Paşa sadrazamlığa getirildi. Azil kararının, seferden dönen orduda ve başkentte biriken hoşnutsuzlukla birlikte alındığı kaydedilir.

Azlin ardından mal varlığına el konuldu. Azledilen vezirlerin muhallefatının hazineye aktarılması, dönemin olağan uygulamasıydı.

Sadareti bir yıl üç ay sürdü. Prut seferi, bu sürenin neredeyse tamamını kaplar; ikinci sadaretinde sefer dışında kapsamlı bir iç düzenleme yapılmadı. Kaynaklar onun devlet hayatındaki yerini, bu tek sefer ve tek antlaşma üzerinden değerlendirir.

Sürgünü ve Ölümü

15 / 19 · 1 dk

Azlin ardından Midilli adasına sürüldü. Ada sürgünü, azledilen vezirler için başvurulan olağan usuldü; sürgün edilen kişi adada gözetim altında tutulur, merkezle bağlantısı kesilirdi.

1712 yılının temmuz ayında Limni adasına nakledildi. Nakil sebebi kaynaklarda açık biçimde belirtilmez. Limni, Kuzey Ege'de, Çanakkale Boğazı'nın girişine yakın bir adaydı ve sürgün yeri olarak sık kullanılıyordu.

Aynı yılın eylül ayında Limni'de öldü. Ölüm tarihini kaynakların bir kısmı temmuz olarak verir; eylül tarihi daha çok kaynakta geçer. Ölümünde elli yaşına yakın olduğu, doğum yılıyla birleştirilerek hesaplanır.

Ölüm sebebi hakkında kesin bilgi yoktur. Sürgündeki vezirlerin ölümlerinde sık görülen hastalık ve idam ihtimalleri arasında kaynaklar açık bir tercih yapmaz.

Adada defnedildi. Mezarının yeri, Limni'de bulunan ve dönemin tanınmış bir mutasavvıfının da gömülü olduğu mezarlıkla birlikte anılır. Ada 1912 yılında Osmanlı Devleti'nden ayrıldığı için mezarın bugünkü durumu hakkında kaynaklar ayrıntı vermez.

Ölümünden sonra adı, Prut seferiyle birlikte anılmaya devam etti. Sefer, on sekizinci yüzyıl Osmanlı tarihinin en çok tartışılan askerî olaylarından biri olarak kaldı ve bu tartışma onun biyografisinin de merkezine yerleşti.

3 Mayıs 1706

Sadaretten azledildi; yerine Çorlulu Ali Paşa getirildi.

Eserleri ve Vakıfları

16 / 19 · 1 dk

Geride bıraktığı yapı sayısı azdır. Sadaret süreleri kısa olduğu ve ikinci sadareti tek bir seferle geçtiği için, dönemin uzun süre görevde kalan sadrazamlarında görülen külliye ve vakıf düzeni onun adına kurulmadı.

Bugüne ulaşan tek eseri, Osmancık'ta yaptırdığı çeşmedir. Kesme taştan yapılan çeşme, Ulu Cami'nin karşısındadır ve kitabesindeki tarih 1705 yılına karşılık gelir. Yerel kayıtlar, aynı dönemde ilçe ve çevresinde birden fazla çeşme yaptırdığını, bunlardan yalnızca birinin ayakta kaldığını belirtir.

Çeşme yaptırmak, Osmanlı devlet adamlarının hayrat düzeninde en yaygın uygulamalardan biriydi. Bir çeşme, hem su yolu bakımının hem de mahalle hayatının merkezinde bulunur, vakfedilen gelirle bakımı sürdürülürdü.

Sivas'ta kayıtlı bir vakfının bulunduğu, vakıf kayıtları üzerine yapılan çalışmalarda belirtilir. Vakfın kapsamı ve gelirleri hakkında ayrıntılı bilgi yayımlanmamıştır.

Adının bazı kaynaklarda İstanbul'daki bir camiyle birlikte anılması, yapı tarihleriyle uyuşmaz. Ortaköy'deki ilk mescit 1721 yılında başka bir vakıf sahibi tarafından yaptırılmış, bugünkü cami ise 1854 yılında Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilmiştir.

Osmancık'taki çeşme, memleketiyle bağını gösteren tek somut kalıntıdır. İlçede adı bugün de bu yapıyla birlikte anılır.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

17 / 19 · 1 dk

Dönem kaynakları onu, saray içi ilişkileri kullanarak yükselen ve makam hedefi belirgin bir isim olarak tarif eder. Aynı kaynaklar idarî kapasitesinin sınırlı olduğunu, uzun vadeli bir program ortaya koymadığını da belirtir. Bu değerlendirmelerin bir bölümü, azlinden sonra kaleme alınmış metinlerde yer alır.

Kariyeri, Osmanlı merkez teşkilatının on sekizinci yüzyıl başındaki işleyişini gösteren bir örnektir. Saray içi hizmetten kalem hizmetine, oradan vezirliğe ve sadarete uzanan yol, liyakat kadar saray çevresiyle kurulan ilişkiye bağlıydı. İki sadaretinin de saray içi denge değişimleriyle başlayıp yine aynı sebeple sona ermesi bu düzenin sonucudur.

Sefer sırasındaki tutumunda, karar alma biçimi öne çıkar. Barış talebi geldiğinde tek başına karar vermedi, ordu erkânından bir meclis topladı ve kararı bu mecliste aldırdı. Bu yöntem, sorumluluğu paylaştırması yönüyle dönemin usulüne uygundur.

Askerî tecrübesi sınırlıydı. Sadarete gelene kadar bir sefer yönetmemişti ve donanma görevi de birkaç ay sürmüştü. Prut seferi, ilk ve tek büyük askerî sorumluluğudur.

Okuma yazması ve kalem işlerine yatkınlığı, kariyerinin ilk evresinde belirleyici oldu. Müezzinlikten yazıcılığa, oradan mirahurluğa geçişi bu yatkınlıkla açıklanır.

Kişisel hayatı hakkında bilgi neredeyse yoktur. Ailesi, eşi ve çocuklarıyla ilgili sağlam bir kayıt bulunmaz; servetinin büyüklüğü de ancak azlinden sonra el konulan muhallefat üzerinden dolaylı olarak anılır.

Mirası ve Tarihteki Yeri

18 / 19 · 1 dk

Baltacı Mehmet Paşa'nın tarihteki yeri, tek bir seferle ve tek bir antlaşmayla belirlenmiştir. Prut Antlaşması, Karlofça'dan sonra Osmanlı Devleti'nin bir barış görüşmesiyle toprak geri kazandığı ilk örnektir ve Azak Kalesi'nin geri alınmasıyla Karadeniz'in kuzeyindeki denge bir kuşak boyunca korunmuştur.

Antlaşmanın değerlendirilmesi, üzerinde en çok ayrışılan konudur. Kaynakların bir kısmı, kuşatma altındaki Rus ordusunun durumu göz önüne alındığında daha ağır şartların elde edilebileceğini savunur. Bir kısmı ise ordunun kayıplarını, ikmal ve mevsim şartlarını ve seferin uzamasının yaratacağı riski öne çıkarır. İki değerlendirme de dönemin belgeleri üzerinden tartışılmaya devam etmektedir.

On dokuzuncu yüzyıldan itibaren adının etrafında, kaynaklarda karşılığı bulunmayan bir halk anlatısı oluştu. Anlatı, edebiyat ve tiyatro yoluyla yayıldı ve zamanla onun biyografisinin önüne geçti. Tarih araştırmaları bu anlatıyı doğrulayan bir belge ortaya koymamıştır.

Bu durum, adının iki ayrı düzlemde yaşamasına yol açtı: arşiv ve vakayiname kayıtlarına dayanan tarihî kişilik ile popüler anlatının ürettiği kurgusal kişilik. İkisi arasındaki mesafe, Osmanlı tarihinde bir devlet adamının nasıl hatırlandığına dair sık verilen örneklerden biridir.

Memleketi Osmancık'ta adı bir çeşmeyle yaşamaktadır. Prut seferi ise on sekizinci yüzyıl Osmanlı askerî tarihinin başlangıç bölümünde, Karlofça sonrası toparlanma döneminin tek büyük başarısı olarak yer alır.

8 Temmuz 1709

Poltava Muharebesi'nde İsveç ordusu Rus ordusuna yenildi.

Aynı Yıllarda Dünya

19 / 19 · 1 dk

1700: İsveç, Rusya, Danimarka ve Lehistan arasında Büyük Kuzey Savaşı başladı; aynı yıl Osmanlı Devleti ile Rusya İstanbul Antlaşması'nı imzaladı.

1701: İspanya Veraset Savaşı başladı; Fransa ile Avusturya ve müttefikleri on üç yıl süren bir savaşa girdi.

1703: I. Petro, Neva nehri ağzında Petersburg şehrini kurdu ve başkenti buraya taşıma kararı aldı.

1704: Höchstädt Muharebesi'nde Fransız ordusu yenildi; savaşın seyri müttefikler lehine döndü.

1707: İngiltere ile İskoçya birleşerek Büyük Britanya Krallığı'nı kurdu.

1709: Poltava Muharebesi'nde İsveç ordusu yenildi; XII. Karl Osmanlı topraklarına sığındı.

1711: Kutsal Roma imparatoru I. Josef'in ölümü üzerine kardeşi VI. Karl tahta çıktı.

1713: Utrecht Antlaşması ile İspanya Veraset Savaşı büyük ölçüde sona erdi.

Kronoloji

31 olay
  • 17. yüzyıl
  • Osmancık'ta doğdu; ailesi hakkında kayıtlarda bilgi yoktur.

  • Rusya, Azak Kalesi'ni ele geçirdi; kale on beş yıl Rus elinde kaldı.

  • Karlofça Antlaşması imzalandı; Osmanlı Devleti büyük toprak kayıplarıyla savaşsız bir döneme girdi.

  • 18. yüzyıl
  • İstanbul Antlaşması ile Azak Rusya'da bırakıldı ve Rusya'ya İstanbul'da daimî elçi bulundurma hakkı tanındı.

  • Edirne Vak'ası ile II. Mustafa tahttan indirildi, yerine III. Ahmed geçti.

  • Mirahurluk görevine tayin edildi; kısa süre sonra tahsildar olarak taşraya gönderildi.

  • Vezirlik rütbesiyle kaptanıderyalığa getirildi.

  • Birinci kez sadrazamlığa getirildi; kaynakların bir kısmı tayin tarihini 21 Aralık olarak verir.

  • Osmancık'ta kitabesi bugüne ulaşan çeşmeyi yaptırdı.

  • Sakız adasına gönderildi; sürgünün ardından Erzurum valiliğine tayin edildi.

  • Sadaretten azledildi; yerine Çorlulu Ali Paşa getirildi.

  • İsveç kralı XII. Karl, Osmanlı sınırını geçerek Bender'e sığındı; iadesi Rusya ile gerginliğin ana konusu oldu.

  • Halep valiliğine getirildi.

  • Poltava Muharebesi'nde İsveç ordusu Rus ordusuna yenildi.

  • İkinci kez sadrazamlığa getirildi.

  • Rusya'ya savaş ilan edildi; Rus elçisi tutuklanarak Yedikule'ye konuldu.

  • Ordu Tuna'yı geçerek Boğdan topraklarına girdi; Kırım hanı II. Devlet Giray Tatar kuvvetleriyle katıldı.

  • Boğdan voyvodası Dimitrie Cantemir Rus tarafına geçti; beklenen ikmal desteği gerçekleşmedi.

  • Midilli adasına sürgün edildi.

  • Serdar-ı ekrem tayin edilerek ordunun başkomutanlığı kendisine verildi.

  • Ordu İstanbul'dan hareket etti; sefer mevcudu kaynaklarda iki yüz bin dolayında verilir.

  • Dört gün süren hücumların ardından Rus başkomutanı Şeremetev barış talebini bildirdi; ordu erkânı meclisi görüşmeyi kabul etti.

  • Prut nehri kıyısında Stanileşti yakınında muharebe başladı; Rus ordusu kuşatma altına alındı.

  • Prut Antlaşması kararlaştırıldı; imza tarihi kaynakların bir kısmında 22, bir kısmında 23 Temmuz olarak verilir.

  • Ordu seferden Edirne'ye döndü.

  • Sadaretten azledildi; yerine Ağa Yusuf Paşa getirildi.

  • Antlaşma şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle Rusya'ya yeniden savaş ilan edildi; çatışma çıkmadı.

  • İstanbul'da imzalanan antlaşma ile Prut şartları teyit edildi.

  • Midilli'den Limni adasına nakledildi.

  • Limni adasında öldü ve orada defnedildi; kaynakların bir kısmı ölüm tarihini temmuz olarak verir.

  • Edirne Antlaşması ile Prut'ta kararlaştırılan maddeler onaylandı ve sınır ayrıntılı biçimde tarif edildi.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 3 yıl
25 Aralık 1704 - 3 Mayıs 1706Padişah: III. Ahmed · Tayin tarihi kaynakların bir kısmında 21 Aralık 1704 olarak verilir; azlinden sonra Sakız'a gönderildi
1 yıl 4 ay
18 Ağustos 1710 - 20 Kasım 1711Padişah: III. Ahmed · Prut seferi bu dönemde yapıldı; azlinin ardından Midilli'ye sürüldü
1 yıl 3 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

2 padişah

Savaşlar ve Seferler

2 kayıt
0Zafer
0Yenilgi
2Sonuçsuz
Prut SeferiRus Çarlığı · Ordu 9 Nisan 1711 tarihinde İstanbul'dan hareket etti; serdar-ı ekrem sıfatıyla sefere kendisi komuta etti.
Rus ordusu kuşatıldı, barış görüşmesiyle sonuçlandı
Stanileşti MuharebesiRus Çarlığı · Yeniçeri hücumları siper hattını yaramadı; kayıp sayıları kaynaklarda farklı verilir.
Rus ordusu Prut kıyısında kuşatma altına alındı, barış talep etti

Antlaşmalar

1 antlaşma
Prut AntlaşmasıRus Çarlığı · Azak Kalesi Osmanlı Devleti'ne geri verildi, Rusya'nın bölgedeki istihkâmları yıkıldı, Lehistan işlerine karışmama ve İstanbul'da daimî elçi bulundurmama kabul edildi, XII. Karl'ın ülkesine dönüşüne engel olunmaması kararlaştırıldı. İmza tarihi kaynakların bir kısmında 22, bir kısmında 23 Temmuz olarak verilir.

Eserleri

2 eser
çeşmeBaltacı Mehmet Paşa Çeşmesi1705 · Ulu Cami Mahallesi, Osmancık, Çorum · Kesme taştan yapıldı; kitabesindeki tarih 1705 yılına karşılık gelir ve bugüne ulaşan tek eseri sayılır.
vakıfSivas'taki vakfı18. yüzyıl başı · Sivas · Vakıf kayıtları üzerine yapılan çalışmalarda adına kayıtlı bir vakıf bulunduğu belirtilir; kapsamı hakkında ayrıntı yayımlanmamıştır.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Baltacı Mehmet Paşa

Sadrazamlığın alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Baltacı Mehmet Paşa mührü iki kez aldı: birincisinde 25 Aralık 1704 tarihinde III. Ahmed'den aldı ve 3 Mayıs 1706 tarihinde geri verdi, ikincisinde 18 Ağustos 1710 tarihinde aldı ve 20 Kasım 1711 tarihinde alındı. İkinci döneminde 19 Şubat 1711 tarihinde serdar-ı ekrem tayin edilerek ordunun başkomutanlık yetkisini de üstlendi.

Aile Ağacı

2 kişi
Aile ağacı
Babası
Annesi
Baltacı Mehmet PaşaBaltacı Mehmet Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

10 kişi
A
III. AhmedOsmanlı padişahı · 1703-1730Mührü iki kez ona verdi, iki kez de geri aldı
P
I. PetroRus çarı · 1682-1725Prut seferinde Rus ordusunun başında bulundu ve kuşatma altında barış istedi
K
XII. Karlİsveç kralı · 1697-1718Poltava yenilgisinden sonra Bender'e sığındı; savaş kararını destekledi, antlaşmaya itiraz etti
DG
II. Devlet GirayKırım hanı · 1709-1713Sefere Tatar kuvvetleriyle katıldı; savaşın sürdürülmesini savundu
ÇA
Çorlulu Ali PaşaSadrazam · 1706-1710Birinci sadaretinden sonra makama geçen isimdir
KN
Köprülü Numan PaşaSadrazam · 1710İkinci sadaretinden hemen önce iki ay kadar görevde kaldı
DC
Dimitrie CantemirBoğdan voyvodası · 1710-1711Prut seferinde Rus tarafına geçti, seferden sonra Rusya'ya gitti
BŞ
Boris ŞeremetevRus mareşali · 1711Prut'ta barış talebini bildiren mektubu gönderen komutandır
PŞ
Pyotr ŞafirovRus başmurahhası · 1711Prut Antlaşması görüşmelerinde Rus tarafını temsil etti ve teminat olarak İstanbul'a gönderildi
ND
Nevşehirli Damat İbrahim PaşaSadrazam · 1718-1730Aynı padişahın döneminde, Prut seferinden sonraki barış siyasetini yürüttü

İlkler ve Enler

5 başlık
Saray baltacılar ocağından yetişerek sadaret makamına ulaşması25 Aralık 1704
Karlofça Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin bir barışla toprak geri kazandığı ilk örnekAzak Kalesi, Prut Antlaşması, 1711
Rusya'nın İstanbul'da daimî elçi bulundurma hakkının kaldırıldığı antlaşmaPrut Antlaşması, 1711
Bir Rus çarının ordusuyla birlikte Osmanlı kuvvetleri tarafından kuşatıldığı muharebeStanileşti, 18-22 Temmuz 1711
Rusya'nın Azak çevresinde kurduğu istihkâmların antlaşma ile yıktırılmasıTaganrog ve diğer kaleler, 1711 sonrası

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

6 madde

Yanlış Bilinenler

7 başlık
YanlışBaltacı Mehmet Paşa, Prut'ta Rus çariçesiyle görüştü ve bu görüşme sebebiyle Rus ordusunun çekilmesine izin verdi.
DoğruDönemin Osmanlı kaynaklarında böyle bir görüşmenin kaydı yoktur. Anlatı sonraki yüzyıllarda Avrupa ve Rusya kökenli aktarımlarla yayıldı, ardından edebiyat ve tiyatro yoluyla yaygınlaştı. Tarih araştırmaları anlatıyı doğrulayan bir belge ortaya koymamıştır. Barışın kabul edilme sebebi kaynaklarda ordu erkânı meclisinin kararı olarak anlatılır ve bu kararın gerekçeleri üzerinde kaynaklar ayrışır.
YanlışRüşvet aldığı belgelerle kanıtlanmıştır.
DoğruAzlinden sonra bu yönde iddialar dolaşıma girdi, ancak dönemin kaynaklarında delillendirilmedi. Sonraki tarih araştırmaları da iddiayı doğrulayan bir belge ortaya koymamıştır. Azlin resmî gerekçesi, antlaşma şartlarının yerine getirilmemesi olarak kaydedilir.
YanlışBaltacı lakabı, sert mizacından ya da balta kullanmasından gelir.
DoğruLakap, saray hizmetine baltacılar ocağında başlamasından gelir. Bu ocak sarayın iç hizmetlerinde odun temini, kapı nöbeti ve tören hizmetlerini yürüten görevlilerden oluşuyordu ve devlet teşkilatının bilinen bir birimiydi.
YanlışPrut Antlaşması Osmanlı Devleti için bir yenilgi belgesidir.
DoğruAntlaşmayla Azak Kalesi geri alındı, Rusya'nın bölgedeki istihkâmları yıktırıldı ve Rusya'nın İstanbul'da daimî elçi bulundurma hakkı kaldırıldı. Karlofça'dan sonra devletin bir barışla toprak geri kazandığı ilk örnektir. Tartışma antlaşmanın kayıp olup olmadığı üzerinde değil, daha ağır şartların elde edilip edilemeyeceği üzerindedir.
Yanlışİstanbul Ortaköy'deki cami onun eseridir.
DoğruOrtaköy'deki ilk mescit 1721 yılında başka bir vakıf sahibi tarafından yaptırıldı, bugünkü Büyük Mecidiye Camii ise 1854 yılında Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirildi. Baltacı Mehmet Paşa'nın bugüne ulaşan tek eseri Osmancık'taki 1705 tarihli çeşmedir.
YanlışPrut seferi, uzun bir askerî kariyerin sonunda yönettiği seferlerden biridir.
DoğruSadarete gelene kadar bir sefer yönetmemişti. Kariyeri saray hizmeti, kalem işleri, tahsildarlık ve valilik görevlerinden oluşur; kaptanıderyalık görevi de birkaç ay sürdü. Prut seferi, üstlendiği ilk ve tek büyük askerî sorumluluktur.
YanlışAzledildikten sonra idam edildi.
DoğruAzlinin ardından Midilli adasına sürüldü, 1712 yılının temmuz ayında Limni'ye nakledildi ve aynı yılın eylül ayında burada öldü. Ölüm sebebi hakkında kaynaklarda kesin bilgi bulunmaz.

Künye

Doğum1662, Osmancık
ÖlümEylül 1712, Limni adası
GörevSadrazam, 25 Aralık 1704 - 3 Mayıs 1706 ve 18 Ağustos 1710 - 20 Kasım 1711
SıraSadrazam
PadişahIII. Ahmed
Babasıbilinmiyor
MemleketOsmancık, Çorum
DefinLimni adası
UnvanVezîriâzam, Serdar-ı Ekrem

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Baltacı Mehmet Paşa hangi yıllarda sadrazamlık yaptı?
İki kez sadrazamlık yaptı. Birincisi 25 Aralık 1704 ile 3 Mayıs 1706, ikincisi 18 Ağustos 1710 ile 20 Kasım 1711 tarihleri arasındadır. İki dönemin toplamı iki yıl yedi ay dolayındadır ve ikisi de III. Ahmed saltanatında geçti.
Baltacı Mehmet Paşa nereli ve adı neden Baltacı'dır?
1662 yılında, bugün Çorum'a bağlı olan Osmancık'ta doğdu. Adındaki Baltacı sıfatı, saray hizmetine baltacılar ocağında başlamasından gelir. Bu ocak, sarayın iç hizmetlerinde odun temini, kapı nöbeti ve tören hizmetlerini yürüten görevlilerden oluşuyordu.
Baltacı Mehmet Paşa sadrazamlıktan önce hangi görevlerde bulundu?
Saray hizmetinde baltacılık, müezzinlik ve yazıcılık yaptı. 1703 yılının aralık ayında mirahurluğa tayin edildi, ardından tahsildar olarak taşraya gönderildi. 6 Kasım 1704 tarihinde vezirlik rütbesiyle kaptanıderyalığa getirildi ve aynı yılın aralık ayında sadaret mührünü aldı.
Prut Savaşı neden çıktı?
Poltava yenilgisinden sonra Osmanlı topraklarına sığınan İsveç kralı XII. Karl'ın iadesi konusundaki anlaşmazlık, Rusya'nın Lehistan işlerine karışması ve Azak çevresinde kurduğu istihkâmlar savaşın başlıca sebepleridir. Kırım hanı II. Devlet Giray da kuzey sınırındaki tehdit sebebiyle savaş açılmasını savunuyordu. Divan 20 Kasım 1710 tarihinde Rusya'ya savaş ilan etti.
Prut seferinde ordular ne kadardı?
Kaynaklar Osmanlı sefer mevcudunu iki yüz bin dolayında, Kırım kuvvetlerini yetmiş bin dolayında verir. Rus ordusu için verilen sayılar otuz sekiz bin ile altmış bin arasında değişir; buna Kazak birlikleri eklenir. Bu sayılar savaşan asker kadar geri hizmet kollarını da kapsar.
Prut'ta muharebe nasıl geçti?
Ordular 18 Temmuz 1711 tarihinde Prut nehri kıyısında, Stanileşti yakınında karşılaştı. Rus ordusu nehir ile bataklık arasında sıkışarak arabalardan kurulu bir siper hattına çekildi. Dört gün süren yeniçeri hücumları bu hattı yaramadı, ancak kuşatılan ordunun su ve erzak sıkıntısı ağırlaştı ve Rus tarafı barış istedi.
Prut Antlaşması'nın maddeleri nelerdir?
Azak Kalesi ve çevresi Osmanlı Devleti'ne geri verildi, Rusya'nın bölgede yaptırdığı Taganrog ve diğer istihkâmlar yıkıldı. Rusya Lehistan işlerine karışmamayı ve İstanbul'da daimî elçi bulundurmamayı kabul etti. İsveç kralı XII. Karl'ın ülkesine dönüşüne engel olunmaması da karara bağlandı.
Prut Antlaşması ne zaman imzalandı?
Metin 21 Temmuz 1711 tarihinde kararlaştırıldı. İmza tarihi kaynakların bir kısmında 22, bir kısmında 23 Temmuz olarak verilir. Antlaşmanın ardından Rus ordusunun kuşatma alanından çekilmesine izin verildi.
Baltacı Mehmet Paşa neden azledildi?
Antlaşmanın Lehistan ve İsveç kralıyla ilgili maddelerinin yerine getirilmemesi, İstanbul'da barışın yeterli teminat alınmadan yapıldığı yönünde bir eleştiriye dönüştü. Savaşın sürdürülmesini savunmuş olan Kırım hanı ve Bender'deki İsveç çevresi bu muhalefetin merkezindeydi. III. Ahmed 20 Kasım 1711 tarihinde mührü geri aldı ve yerine Ağa Yusuf Paşa'yı getirdi.
Baltacı Mehmet Paşa nerede ve ne zaman öldü?
Azlinden sonra Midilli adasına sürüldü, 1712 yılının temmuz ayında Limni adasına nakledildi ve aynı yılın eylül ayında burada öldü. Kaynakların bir kısmı ölüm tarihini temmuz olarak verir. Adada defnedildi ve mezarı hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunmaz.
Baltacı Mehmet Paşa ile Rus çariçesi arasındaki anlatı doğru mudur?
Dönemin Osmanlı kaynaklarında böyle bir görüşme ya da ilişki kaydı yoktur. Anlatı, sonraki yüzyıllarda Avrupa ve Rusya kökenli aktarımlarla yayılmış, edebiyat ve tiyatro yoluyla yaygınlaşmıştır. Tarih araştırmaları anlatıyı doğrulayan bir belge ortaya koymamıştır.
Prut Antlaşması Osmanlı Devleti için ne kazandırdı?
Azak Kalesi ve çevresi geri alındı, Rusya'nın Karadeniz'e çıkışı kapandı ve bölgedeki Rus istihkâmları yıkıldı. Antlaşma, Karlofça'dan sonra devletin bir barışla toprak geri kazandığı ilk örnektir. Kuzeydeki denge, 1736 yılında başlayan yeni savaşa kadar bu çerçevede kaldı.
Prut Antlaşması hemen uygulandı mı?
Azak'ın teslimi ve istihkâmların yıkılması aylar sürdü; Lehistan ve İsveç kralıyla ilgili maddeler uygulanmadı. Bu sebeple 9 Aralık 1711 tarihinde Rusya'ya yeniden savaş ilan edildi, ancak çatışmaya girilmedi. Süreç 1712 yılındaki İstanbul antlaşması ve 1713 yılındaki Edirne Antlaşması ile kapandı.
Baltacı Mehmet Paşa'nın bugüne ulaşan eseri var mıdır?
Osmancık'ta yaptırdığı çeşme bugüne ulaşan tek eseridir. Kesme taştan yapılan çeşme Ulu Cami'nin karşısındadır ve kitabesindeki tarih 1705 yılına karşılık gelir. Ayrıca Sivas'ta adına kayıtlı bir vakıf bulunduğu vakıf çalışmalarında belirtilir.
Baltacı Mehmet Paşa'nın birinci sadaretinde neler oldu?
Birinci sadareti bir yıl dört ay sürdü ve savaşsız bir dönemde geçti. Bu dönemde sefer düzenlenmedi, kapsamlı bir malî ya da idarî düzenleme yapılmadı. Kaynaklar dönemi merkez ve taşra kadrolarına yapılan tayinler üzerinden anlatır.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q805549 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026