
Hersekzade Ahmed Paşa
هرسك زاده احمد پاشاHersekzâde Ahmed Paşa·Hersekzade Ahmet Paşa·Stjepan Hercegović·Ahmed Paşa
Hersekzade Ahmed Paşa, Hersek hanedanından gelen, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde beş kez sadrazamlık yapan Osmanlı devlet adamıdır.
Hersekzade Ahmed Paşa Kimdir?
17 dk okumaHersekzade Ahmed Paşa, Osmanlı tarihinde beş kez sadrazamlık yapan devlet adamlarındandır. 1459 yılında, Adriyatik kıyısındaki Herseg-Novi'de doğdu. Asıl adı Stjepan'dır. Babası, Güneydoğu Bosna'ya hâkim olan ve hersek unvanıyla anılan Stjepan Vukçiç Kosaça'dır.
Bosna'nın 1463 yılında Osmanlı yönetimine geçmesinden sonra rehin olarak saraya götürüldü. Babasının 1466 yılında ölmesi ve oğulları arasında mücadele çıkması üzerine Hersek bölgesi tamamen Osmanlı topraklarına katıldı; küçük yaştaki Stjepan saray hizmetine alındı ve kendisine Ahmed adı verildi. Ailesi Hercegović adıyla bilindiği için Hersekzade diye anıldı.
Sarayda mîralemliğe kadar yükseldi. 1478 yılındaki İşkodra seferine bu görevle katıldı ve hapiste bulunan Gedik Ahmed Paşa'nın serbest bırakılmasını sağladı. Taşra hizmetine çıktıktan sonra Hamîd-ili ve Hudâvendigâr sancak beyliklerinde bulundu, ardından Anadolu beylerbeyiliğine getirildi. 1484 yılında II. Bayezid'in kızı Hundi Hatun ile evlendi ve padişahın damadı oldu.
Memlük savaşında 1486 yılında yaralanıp esir düştü, Kahire'ye götürüldü ve bir yıl sonra serbest bırakıldı. Dönüşünde Gelibolu sancak beyliğine ve kaptanıderyalığa getirildi. Deniz ve kara hizmetinde kırk yıla yakın görev yaptı.
1497 yılında ilk kez sadrazamlığa getirildi. İzleyen yirmi yıl içinde bu makama beş kez geldi ve beş kez ayrıldı. 21 Temmuz 1517 tarihinde, Mısır dönüşünde Kızılçöl mevkiinde öldü. İzmit körfezindeki Hersek'te yaptırdığı caminin yanındaki türbeye defnedildi.
Herseg-Novi'de doğdu; asıl adı Stjepan'dır. Kaynakların bir kısmı doğum yılını 1456 olarak verir.
Kökeni ve Ailesi
01 / 20 · 1 dkHersekzade Ahmed Paşa 1459 yılında, Adriyatik kıyısındaki Herseg-Novi'de doğdu. Şehir, Osmanlı kaynaklarında Kastel Nuovo adıyla da anılır. Kaynakların bir kısmı doğum yılını 1456 olarak verir; iki tarih arasındaki fark ayrıntı düzeyinde kalır ve bilinen görev tarihleriyle her ikisi de bağdaşır.
Asıl adı Stjepan'dır. Babası Stjepan Vukçiç Kosaça, Güneydoğu Bosna'ya hâkim olan bir hanedanın başıydı ve hersek unvanını taşıyordu. Bu unvan, Orta Avrupa'daki dük unvanının karşılığıydı ve hükümdarlık altındaki en yüksek soyluluk derecesini belirtiyordu.
Bölgenin adı da bu unvandan gelir. Fatih Sultan Mehmed'in 1463 yılında Bosna'yı alması sonrasında Güneydoğu Bosna, hâkiminin unvanı dolayısıyla Hercegovina, yani Hersek adıyla anılmaya başlandı. Bu adlandırma bugün de sürer.
Kosaça ailesi, on beşinci yüzyılda Balkanların güçlü hanedanlarındandı. Adriyatik kıyısındaki limanları, iç kesimdeki tuz ve maden gelirlerini elinde tutuyordu. Venedik, Macaristan ve Dubrovnik ile eş zamanlı ilişkiler yürütüyordu.
Aile, Osmanlı ilerlemesi karşısında bölünmüş durumdaydı. Dük Stjepan'ın oğullarından Vladislav ve Vlatko farklı yönelimler taşıyordu; babalarının ölümünden sonra aralarında mücadele çıktı.
Hersekzade Ahmed Paşa, Osmanlı hizmetine bir hanedan mensubu olarak giren sayılı devlet adamından biridir. Devşirme kadrosundan gelen çağdaşlarının aksine, bilinen bir soy adı ve bilinen bir aile geçmişi vardır. Bu özellik, kaynaklarda adının her zaman babasının unvanıyla birlikte anılmasının sebebidir.
Osmanlı Hizmetine Girişi
02 / 20 · 1 dkFatih Sultan Mehmed 1463 yılında Bosna'yı aldı. Ardından Güneydoğu Bosna'ya kuvvet gönderilince Dük Stjepan itaat etmek zorunda kaldı. Bu düzenlemenin bir parçası olarak oğlu Stjepan rehin olarak Osmanlı sarayına götürüldü.
Rehin verme, Osmanlı'nın tabi hale getirdiği hanedanlarla ilişkisinde kullandığı olağan bir yöntemdi. Hanedan mensubu bir çocuk sarayda tutulur, hem itaatin güvencesi sayılır hem de Osmanlı düzeni içinde yetiştirilirdi. Sırp, Bosna ve Bizans hanedanlarından gelen benzer örnekler vardır.
Dük Stjepan 1466 yılında öldü. Oğulları Vladislav ile Vlatko arasında mücadele başladı. Bu mücadeleden yararlanılarak Hersek tamamen Osmanlı topraklarına katıldı. Bunun ardından küçük yaştaki Stjepan saray hizmetine alındı.
Kendisine Ahmed adı verildi. Ailesi Hercegović adıyla bilindiği için Hersekzade diye anılmaya başlandı. Bu ad, kariyeri boyunca kullanıldı ve aynı dönemde birden fazla Ahmed Paşa bulunduğu için ayırt edici işlev gördü.
Çağdaşı Kemalpaşazâde, saraya alınışı hakkında farklı bir bilgi verir. Ona göre Hersek alındığında bölgenin hâkimi büyük oğluyla birlikte kaçmış, küçük oğlu Stjepan Dubrovnik'te kalmıştı; orada bulunduğunu duyan Fatih Sultan Mehmed onu isteterek sarayına almıştı.
İki anlatım arasındaki fark, saraya gelişin rehin verme yoluyla mı yoksa sonraki bir talep üzerine mi gerçekleştiğidir. Sonuç açısından ikisi de aynı noktada birleşir: hanedan mensubu bir çocuk, Osmanlı sarayında yetişmeye başladı.
Sarayda Yetişmesi ve Mîralemlik
03 / 20 · 1 dkSaray hizmetine alındıktan sonra Enderun düzeni içinde yetiştirildi. Bu düzen, devletin üst kadrosunu besleyen ana kanaldı; eğitim dil, yazı, din bilgisi, silah kullanımı ve saray usullerini kapsıyordu.
Kaynaklar, Fatih Sultan Mehmed'in güvenini kazandığını kaydeder. Sarayda çeşitli hizmetlerde bulundu ve mîralemliğe kadar yükseldi.
Mîralem, sancak beyi rütbesinde bir saray görevlisiydi. Padişahın sancaklarının, tuğlarının ve alemlerinin korunmasından sorumluydu. Sefer sırasında bu alametleri taşıyan bölüğe komuta eder, ordunun merkezinde padişahın yakınında bulunurdu. Görev, hem tören hem de savaş düzeni içinde belirli bir konum sağlıyordu.
Bu makam, taşra hizmetine çıkışın olağan basamaklarındandı. Mîralemler genellikle sancak beyliğine tayin edilir, oradan beylerbeyiliğe ve vezirliğe yükselirdi. Hersekzade Ahmed Paşa da bu yolu izledi.
Sarayda geçirdiği yıllar, kariyerinin tamamını belirleyen bir özellik kazandırdı: hanedan mensubu bir aileden gelmesine rağmen, konumu tamamen padişahın iradesine bağlıydı. Bosna'daki aile toprakları Osmanlı yönetimine geçmişti ve bağımsız bir gelir kaynağı ya da taşrada bir dayanağı yoktu.
Bu özellik, sonraki kırk yıl boyunca beş kez sadrazamlığa getirilip beş kez ayrılmasına rağmen hizmette kalmasını açıklayan unsurlardan biridir. Bir hanedan mensubu olarak taşıdığı ad, aynı zamanda merkez için bir tehdit unsuru oluşturmuyordu.
Fatih Sultan Mehmed Bosna'yı aldı; babası itaat etmek zorunda kaldı ve kendisi rehin olarak saraya götürüldü.
İşkodra Seferi ve Gedik Ahmed Paşa
04 / 20 · 1 dk1478 yılında Fatih Sultan Mehmed İşkodra seferine çıktı. İşkodra, Arnavutluk'taki güçlü kalelerdendi ve Venedik'in elinde bulunuyordu. Daha önce yapılan kuşatma sonuçsuz kalmıştı.
Hersekzade Ahmed, sefere mîralem sıfatıyla katıldı. Sefer sırasında çekilen sıkıntılar üzerine padişahın, işlerini görecek bir vezirinin bulunmadığından söz ettiği kaydedilir.
Bu sırada eski vezîriâzam Gedik Ahmed Paşa hapisteydi. 1477 yılında İşkodra seferini üstlenmemesi üzerine görevden alınmış ve Rumeli Hisarı'na hapsedilmişti. Kırım seferini yöneten ve Karamanoğulları harekâtını yürüten isimdi.
Hersekzade Ahmed, padişahın sözü üzerine Gedik Ahmed Paşa'nın yanlarında bulunması halinde bu güçlüklerin çekilmeyeceği yolunda cevap verdi. Kaynaklar, bu cevabın Gedik Ahmed Paşa'nın hapisten çıkarılmasını sağladığını kaydeder.
Gedik Ahmed Paşa 1478 yılında serbest bırakıldı. Ardından kaptanıderyalığa ve Avlonya sancak beyliğine getirildi. En tanınmış seferleri olan İyon adaları harekâtı ve Otranto seferi bu ikinci dönemde gerçekleşti.
Olay, Hersekzade Ahmed Paşa'nın divan çevresinde erken yaşta kazandığı konumu gösterir. O tarihte henüz yirmi yaşındaydı ve saray görevlisiydi; buna karşılık padişaha doğrudan söz söyleyebilecek bir yakınlığı vardı. Aynı olay, azledilmiş bir devlet adamının hizmete döndürülmesinin Osmanlı uygulamasında olağan sayıldığını da gösterir.
Sancak Beyliği ve Cem Sultan Olayı
05 / 20 · 1 dkBir süre sonra taşra hizmetine çıktı ve Hamîd-ili sancak beyliğine tayin edildi. Hamîd-ili, bugünkü Isparta ve Burdur çevresini kapsayan sancaktı ve Batı Anadolu'nun iç kesiminde bulunuyordu.
Fatih Sultan Mehmed 3 Mayıs 1481 tarihinde öldü. Bunun üzerine Hudâvendigâr sancağına tayin edildi. Hudâvendigâr, Bursa merkezli sancaktı ve Osmanlı'nın Anadolu'daki en eski çekirdek bölgesiydi.
Padişahın ölümü, oğulları Bayezid ile Cem arasında taht mücadelesi başlattı. Bayezid Amasya'da, Cem ise Konya'da valilik yapıyordu. İstanbul'a önce ulaşan Bayezid 1481 yılının mayıs ayında tahta çıktı.
Cem Sultan bu kararı tanımadı. Anadolu'da harekete geçti, Bursa'yı ele geçirdi ve kendi adına para bastırdı. Kısa süre sonra Yenişehir'de yapılan muharebede yenildi ve Karaman bölgesine çekildi.
Hersekzade Ahmed, bu mücadelede II. Bayezid'in yanında yer aldı. Hudâvendigâr sancak beyi olarak görev yaptığı bölge, mücadelenin merkezindeydi; Bursa, Cem Sultan'ın kısa süre elinde tuttuğu şehirdi.
Mücadelenin ardından Anadolu beylerbeyiliğine getirildi. Anadolu eyaleti, Kütahya merkezli olup Batı ve Orta Anadolu'yu kapsıyordu ve Rumeli'den sonra devletin en büyük ikinci eyaletiydi. Bu tayin, taşra teşkilatının en üst basamaklarından birine yükseldiği anlamına geliyordu.
Cem Sultan 1482 yılında Rodos'a geçti ve Avrupa'ya gönderildi. Avrupa'da geçirdiği yıllar, II. Bayezid'in dış siyasetinin en hassas konusu oldu ve padişahın hareket alanını daralttı.
Hanedanla Evliliği
06 / 20 · 1 dkAnadolu beylerbeyiliği görevi sırasında, 1484 yılında II. Bayezid'in kızı Hundi Hatun ile evlendi. Böylece damat unvanını kazandı ve hanedanla doğrudan bağ kurdu.
Osmanlı düzeninde hanedan kızlarının devlet adamlarıyla evlendirilmesi, yerleşik bir uygulamaydı. Damat olan görevli, saray çevresine dahil olur ve konumu güçlenirdi. Buna karşılık bu bağ, makamı güvence altına almazdı; damat vezirlerin azledildiği ve idam edildiği örnekler vardır.
Hersekzade Ahmed Paşa'nın durumunda bu bağın etkisi uzun sürdü. II. Bayezid'in saltanatı boyunca üst görevlerde bulundu, üç kez sadrazamlığa getirildi ve padişahın en yakınındaki devlet adamlarından biri oldu.
Bu yakınlık, dönemin kaynaklarına da yansıdı. II. Bayezid döneminde bir Osmanlı tarihi yazan Theodore Spandouyn Cantacasin, geniş ölçüde Hersekzade Ahmed Paşa'nın verdiği bilgilerden yararlandığını belirtir. Bu kayıt, dönemin Avrupa'da yazılan Osmanlı tarihlerinin kaynağını gösteren bir örnektir.
Evlilikten çocukları oldu. Kaynaklarda Ali, Mustafa, Aynişah, Kamerşah ve Mahdumzâde adları anılır. Çocukların sayısı ve cinsiyeti konusunda kaynaklar ayrışır.
Aynı yıl, Akkirman ve Kili'nin alınmasıyla sonuçlanan sefere Anadolu askerleriyle katıldı. Bu iki liman, Karadeniz'in kuzeybatı kıyısında bulunuyordu ve Boğdan'ın deniz bağlantısını sağlıyordu. Alınmalarıyla Karadeniz'in Osmanlı denetimine girmesi tamamlandı.
Babası Stjepan Vukçiç Kosaça öldü; oğulları arasındaki mücadeleden yararlanılarak Hersek Osmanlı topraklarına katıldı.
Memlük Savaşı ve Esareti
07 / 20 · 1 dkOsmanlı Devleti ile Memlük Sultanlığı arasındaki savaş 1485 yılında başladı. Anlaşmazlığın konusu, Çukurova bölgesi ve Dulkadıroğulları Beyliği üzerindeki nüfuzdu. İki devlet arasındaki sınır belirsizdi ve yerel beylikler iki taraf arasında denge arıyordu.
Memlük kuvvetleri, Osmanlı'ya bağlı Dulkadıroğlu Alâüddevle'yi yendi ve Kilikya'daki bazı kalelerle Gülek'i ele geçirdi. Gülek, Toroslar'ı aşan geçidin girişindeki kaleydi ve Orta Anadolu ile Çukurova arasındaki yolu denetliyordu.
Bunun üzerine 1486 yılında Anadolu beylerbeyi sıfatıyla serdar tayin edildi ve Memlükler üzerine gönderildi. Harekât Adana çevresinde yürütüldü.
Kaynaklar, emrine verilen Karagöz Paşa ile Hızır Beyzâde'nin kendisine yardım etmediğini kaydeder. Bunun sonucunda yaralandı ve esir düştü. Kahire'ye götürülerek Memlük sultanı Kayıtbay'ın huzuruna çıkarıldı.
Bir yıl esir kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Esir düşen üst düzey bir komutanın öldürülmeyip iade edilmesi, iki devlet arasındaki ilişkinin niteliğini gösterir: savaş sürüyordu, ancak taraflar birbirini meşru bir İslam devleti sayıyordu.
İstanbul'a döndükten sonra Gelibolu sancak beyliğine ve kaptanıderyalığa getirildi. Bu tayin, esaretin kariyerinde bir kesinti yaratmadığını gösterir.
Savaş 1491 yılında barışla sona erdi. Antlaşma, iki devlet arasındaki sınırı büyük ölçüde eski haline döndürdü. Osmanlı ile Memlük arasındaki hesaplaşma, yirmi altı yıl sonra Yavuz Sultan Selim döneminde sonuçlanacaktı.
Donanma Komutanlığı ve Mısır Harekâtı
08 / 20 · 1 dkKaptanıderyalık, Osmanlı donanmasının başında bulunmak anlamına geliyordu ve Gelibolu sancak beyliğini de kapsıyordu. Gelibolu, tersanenin, cephaneliğin ve denizci kadronun toplandığı ana üstü.
1488 yılında Memlükler üzerine yeni bir harekât düzenlendi. Vezir Hadım Ali Paşa serdar tayin edilirken Hersekzade Ahmed Paşa donanmayla denize açıldı. Harekât, kara ve deniz kuvvetlerinin eş zamanlı kullanılması esasına dayanıyordu.
Donanma Ayas'ı ele geçirdi. Ayas, İskenderun körfezinin kuzeyindeki limandı ve Çukurova'nın deniz kapısıydı. Ardından Trablusşam sahillerine saldırıldı.
Mısır kuvvetlerinin karaya çıkmasını önlemek amacıyla İskenderun'a yönelindi. Bu sırada donanma şiddetli bir fırtınaya yakalandı ve gemilerin çoğu kaybedildi. Başlangıçta üstünlük sağlayan kara ordusu da yenilince Adana yeniden Memlüklerin eline geçti.
Harekâtın sonucu, Osmanlı donanmasının Doğu Akdeniz'de henüz kalıcı bir üstünlük kuramadığını gösterdi. Bu üstünlük, on altıncı yüzyılın ilk yarısında kurulacaktı.
Bir süre sonra ikinci kez Anadolu beylerbeyiliğine getirildi ve ertesi yılın baharında yine Memlükler üzerine gönderildi. Bu harekât sırasında ikinci kez esir düştüğü yolunda bir rivayet aktarılır; bu bilgi dönemin kaynaklarınca doğrulanmaz.
1492 yılında Arnavutluk üzerine yapılan sefere Anadolu beylerbeyi olarak katıldı. Bu sefer, kariyerinde beylerbeyi sıfatıyla katıldığı son büyük harekâttır; ardından vezirliğe yükseltildi.
Birinci Sadareti
09 / 20 · 1 dkVezirliğe yükseltildikten sonra, 1497 yılının haziran ayında Dâvud Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirildi. O tarihte otuz sekiz yaşındaydı ve devlet hizmetinde yirmi yılı aşkın süre bulunmuştu.
Dâvud Paşa, 1482 yılından beri makamda bulunan ve on beş yıla yakın kesintisiz görev yapan bir vezîriâzamdı. Onun ardından gelmek, uzun bir istikrar döneminin sona ermesi anlamına geliyordu.
Birinci sadareti bir yıl sürdü. 1498 yılında görevden alındı ve yerine Çandarlı İbrâhim Paşa tayin edildi. Çandarlı İbrâhim Paşa, 1453 yılında idam edilen Çandarlı Halil Paşa'nın oğluydu ve aileden bu makama gelen son kişi oldu.
Görev döneminde devletin önündeki başlıca meseleler, Cem Sultan olayının kapanmasının ardından Avrupa yönünde yeniden hareket serbestliği kazanılması ve Venedik ile artan gerginlikti. Cem Sultan 1495 yılında ölmüştü ve II. Bayezid'in elini bağlayan unsur ortadan kalkmıştı.
Aynı yıl Venedik Cumhuriyeti ile savaşa girildi. Savaş üç yıl sürdü ve Osmanlı'nın Mora'daki konumunu güçlendirdi.
Sadaretten alınmasının ardından hizmette kaldı. İnebahtı üzerine yapılan sefere katıldı. İnebahtı, Korint körfezinin girişindeki kaleydi ve Venedik'in elinde bulunuyordu; 1499 yılında alındı ve Osmanlı'nın batı Yunanistan'daki en önemli üslerinden biri oldu.
Bu tablo, sadaretin Osmanlı düzeninde bir kariyerin sonu değil bir aşaması olduğunu gösterir. Hersekzade Ahmed Paşa'nın hizmeti, birinci sadaretinden sonra on dokuz yıl daha sürdü.
Saray hizmetine alındı; kendisine Ahmed adı verildi ve ailesinin adı dolayısıyla Hersekzade diye anıldı.
Midilli'nin Kurtarılması
10 / 20 · 1 dkVenedik ile savaş sürerken Avrupa'da Osmanlı'ya karşı bir ittifak oluştu. Fransız ve Venedik gemilerinden meydana gelen bir donanma 1501 yılının yazında Midilli'yi kuşattı.
Midilli, Kuzey Ege'nin en büyük adasıydı ve Anadolu kıyısına yakın konumdaydı. Ada 1462 yılında Osmanlı yönetimine geçmişti ve Ege'deki başlıca üslerden biriydi. Kaybı, Boğazlara giden yolun tehdit altına girmesi anlamına gelirdi.
Kuşatma üzerine Hersekzade Ahmed Paşa bir filoyla adaya gönderildi. Saruhan sancak beyi olarak görev yapan Şehzade Korkut da harekâta destek verdi. Müttefik donanması yenilgiye uğratıldı ve Midilli kurtarıldı.
Harekât, dönemin Avrupa kaynaklarında da yer aldı. Fransız donanmasının Doğu Akdeniz'deki bu girişimi, Osmanlı ile Fransa arasındaki ilişkilerin ilerideki seyri açısından erken bir örnektir.
Venedik ile savaşa son veren 1502 antlaşmasının yapılmasında Hersekzade Ahmed Paşa'nın rolü olduğu kaydedilir. Antlaşma ile Osmanlı, Mora'daki kazanımlarını korudu ve Venedik ile ticaret düzeni yeniden kuruldu.
Sadaret sıralaması konusunda kaynaklar bu noktada ayrışır. Sadrazam listelerinin büyük bölümü ikinci sadaretini 1503 ile 1506 yılları arasına yerleştirir. Kaynakların bir kısmı ise makama 1501 yılında, Midilli kuşatması üzerine Mesih Paşa'nın azliyle geldiğini kaydeder. Bu ayrışma çözülmüş değildir.
İkinci Sadareti
11 / 20 · 1 dkİkinci sadareti, sadrazam listelerinin büyük bölümünde 1503 ile 1506 yılları arasına yerleştirilir ve üç yıl sürmüş kabul edilir. Bu, beş sadaret dönemi arasında en uzun olanıdır.
Dönem, Venedik savaşının sona ermesinin ardından gelen barış yıllarına denk gelir. II. Bayezid'in saltanatının bu evresi, Osmanlı tarihinde nispeten sakin bir dönem olarak anılır: büyük sefer düzenlenmedi, maliye ve iç düzenle ilgili işler öne çıktı.
Buna karşılık doğuda yeni bir mesele belirdi. Safevî Devleti 1501 yılında kurulmuştu ve Doğu Anadolu'daki topluluklar arasında etkisini genişletiyordu. Bu etki, izleyen on yıl içinde Anadolu'da iç karışıklığa dönüşecekti.
Görev döneminde donanmanın düzenlenmesine ilişkin işler de yürütüldü. Venedik ile savaş, Osmanlı'ya büyük gemi yapımının önemini göstermişti ve tersanenin kapasitesi artırılıyordu.
Sadaretten ayrılışı konusunda kaynaklar, kendi isteğiyle görevden çekildiğini kaydeder. Osmanlı tarihinde bir vezîriâzamın istifa yoluyla makamdan ayrılması sık görülen bir durum değildir; bu kayıt, konumunun ve padişahla ilişkisinin niteliğini gösterir.
Ayrılışının ardından 10 Mart 1504 tarihinde Gelibolu sancak beyliğine ve kaptanıderyalığa getirildiğine dair bir kayıt bulunur. Bu kayıt ile sadaret tarihleri arasındaki uyumsuzluk, dönemin görevlendirme kayıtlarının eksikliğinden kaynaklanır ve sadaret sıralamasındaki ayrışmanın bir başka yansımasıdır.
Kaptanıderyalık Yılları
12 / 20 · 1 dkSadaretten ayrıldıktan sonra uzun bir süre kaptanıderyalık görevinde bulundu. Kaynaklar bu dönemi 1504 ile 1511 ya da 1506 ile 1511 yılları arasına yerleştirir.
Görev, Gelibolu sancak beyliğini de kapsıyordu. Gelibolu, Osmanlı donanmasının ana üssüydü; tersane, cephanelik ve denizci kadro burada toplanmıştı. Kaptanıderya, hem donanmanın komutanı hem de bu sancağın idarecisiydi.
Dönem, Osmanlı deniz gücünün yapısal olarak büyüdüğü yıllardır. Venedik ile yapılan savaş, büyük tonajlı gemilerin önemini göstermişti. Tersanenin üretim kapasitesi artırıldı ve Akdeniz'deki Osmanlı varlığı düzenli hale getirildi.
Aynı yıllarda Batı Akdeniz'de Osmanlı bayrağı altında hareket eden denizciler ortaya çıktı. Bu kadro, on altıncı yüzyılın ikinci çeyreğinde Osmanlı donanmasının omurgasını oluşturacaktı.
1509 yılında İstanbul'da büyük bir deprem yaşandı. Şehirdeki yapıların önemli bölümü zarar gördü ve onarım için imparatorluk çapında seferberlik ilan edildi. Deprem, dönemin en çok anılan olaylarındandır.
1511 yılında Anadolu'da Şahkulu adıyla anılan isyan çıktı. İsyan, Batı ve Orta Anadolu'da geniş bir alana yayıldı ve üzerine gönderilen kuvvetler sonuç alamadı. Sadrazam Hadım Ali Paşa isyanın bastırılması sırasında 2 Temmuz 1511 tarihinde öldü.
Bu olay, Hersekzade Ahmed Paşa'nın üçüncü kez sadrazamlığa getirilmesinin doğrudan sebebi oldu.
Mîralem sıfatıyla İşkodra seferine katıldı; hapiste bulunan Gedik Ahmed Paşa'nın serbest bırakılmasını sağladı.
Üçüncü Sadareti ve Saltanat Mücadelesi
13 / 20 · 1 dkHadım Ali Paşa'nın ölümüyle boşalan sadrazamlığa 2 Temmuz 1511 tarihinde tayin edildi. Bu üçüncü sadareti üç ay sürdü ve beş dönem arasında en kısa olanıdır.
Görev dönemi, II. Bayezid'in oğulları arasındaki saltanat mücadelesinin en gergin evresine denk gelir. Padişah yaşlanmış ve hastalanmıştı; oğulları Ahmed, Korkut ve Selim taht için hazırlık yapıyordu.
Mücadelenin iki ekseni vardı. Şehzade Ahmed, sarayın ve divanın önemli bir bölümünün desteğini taşıyordu. Şehzade Selim ise yeniçeriler arasında destek buluyordu ve babasının tahttan çekilmesini istiyordu.
Hersekzade Ahmed Paşa bu mücadelede padişah yanlısı olarak hareket etti ve II. Bayezid'in tahttan çekilmesine karşı çıktı. Bu tutum, damat sıfatıyla hanedanla kurduğu bağın ve otuz yıla yakın süredir aynı padişaha hizmet etmiş olmasının sonucu olarak değerlendirilir.
Şehzade Selim'in taraftarı olan yeniçeriler ayaklandığında konağına da saldırdılar ve yağmaladılar. Kaynaklar, güçlükle kaçıp kurtulduğunu kaydeder.
Bu olayın ardından 21 Eylül 1511 tarihinde görevinden alındı ve yerine Koca Mustafa Paşa getirildi. Koca Mustafa Paşa, Şehzade Ahmed'in tarafında yer alan isimdi.
Mücadele 1512 yılında Şehzade Selim'in tahta çıkmasıyla sonuçlandı. II. Bayezid tahttan çekildi ve kısa süre sonra öldü. Yeni padişah, kardeşlerini ve onların tarafında yer alan devlet adamlarını tasfiye etti.
Dördüncü Sadareti ve Çaldıran Seferi
14 / 20 · 1 dkYavuz Sultan Selim tahta çıktıktan sonra Şehzade Ahmed'in tarafını tutan Koca Mustafa Paşa'yı idam ettirdi. Boşalan makama Hersekzade Ahmed Paşa'yı getirdi; tayin 1512 yılının sonundadır ve kaynakların bir kısmı kasım ayının sonunu verir.
Bu tayinde, Şehzade Ahmed'e yazdığı mektupta devletin Sultan Selim'e verildiğini belirtmesinin etkili olduğu kaydedilir. Yeni padişah, önceki saltanatta kendisine karşı olmayan isimleri görevde tuttu.
Dördüncü sadareti bir yıl on bir ay sürdü. Bu dönem, Osmanlı'nın doğu siyasetinin belirlendiği yıllardır. Safevî Devleti'nin Anadolu'daki etkisi ve doğu sınırındaki gerginlik, seferle sonuçlandı.
İran seferi 1514 yılında düzenlendi. Ordu Anadolu'yu boydan boya geçti ve Doğu Anadolu'ya ulaştı. Uzun ve zorlu yürüyüş sırasında ordu içinde huzursuzluk çıktı.
Çaldıran Muharebesi 23 Ağustos 1514 tarihinde yapıldı ve Osmanlı zaferiyle sonuçlandı. Hersekzade Ahmed Paşa, muharebede padişahın maiyetinde ordunun merkezinde yer aldı. Zaferin ardından Tebriz'e girildi.
Dönüş yolunda, Şarkîkarahisar yönünde ilerlenirken yeniçeriler arasında yeniden karışıklık çıktı. Ordunun kışı doğuda geçirmesi isteniyordu, asker ise dönmek istiyordu.
Bu karışıklıklar sebebiyle 28 Ekim 1514 tarihinde sadaretten azledildi. Yerine Dukakinzâde Ahmed Paşa getirildi. Kaynakların bir kısmı azil tarihini kasım ayı olarak verir.
Beşinci Sadareti
15 / 20 · 1 dkDukakinzâde Ahmed Paşa ve ardından Hadım Sinan Paşa'nın sadaretlerinden sonra Yavuz Sultan Selim, Hersekzade Ahmed Paşa'yı yeniden bu makama getirmek istedi.
Kaynaklar, yaşlılığını öne sürerek görevden kaçındığını kaydeder. O tarihte elli altı yaşındaydı ve devlet hizmetinde otuz beş yılı aşkın süre bulunmuştu.
Sonunda 8 Eylül 1515 tarihinde beşinci kez sadrazam tayin edildi. Bursa'dan gelerek Edirne'de mühr-i hümayunu aldı. Böylece Osmanlı tarihinde aynı makama beş kez getirilen sayılı devlet adamından biri oldu.
Bu görevi yedi ay üç gün sürdü. Dönem, doğu cephesindeki harekâtın sürdüğü yıllara denk gelir. Çaldıran zaferinden sonra Doğu Anadolu'da yeni bir düzen kuruluyor, Diyarbekir ve çevresi Osmanlı yönetimine bağlanıyordu.
Diyarbekir beylerbeyi Bıyıklı Mehmed Paşa, Safevî kuvvetleri tarafından kuşatıldı. Bu gelişme üzerine 26 Nisan 1516 tarihinde sadaretten azledildi ve Yedikule'ye hapsedildi.
Hapsi uzun sürmedi. Yeni vezîriâzam Hadım Sinan Paşa'nın ricası üzerine serbest bırakıldı. Bu ayrıntı, devlet adamları arasındaki ilişkilerin niteliğini gösteren örneklerdendir; otuz sekiz yıl önce kendisi de Gedik Ahmed Paşa'nın hapisten çıkarılmasını sağlamıştı.
Beşinci sadaretin sona ermesiyle Hersekzade Ahmed Paşa'nın vezîriâzamlık dönemleri kapandı. Toplam görev süresi, beş dönemin tamamında yaklaşık altı yıl tutar.
Fatih Sultan Mehmed öldü; Hudâvendigâr sancağına tayin edildi.
Mısır Seferi ve Ölümü
16 / 20 · 1 dkYavuz Sultan Selim 1516 yılında Memlük Sultanlığı üzerine sefere çıktı. Mercidabık Muharebesi 24 Ağustos 1516 tarihinde kazanıldı ve Suriye ile Filistin Osmanlı yönetimine geçti. Ridaniye Muharebesi 22 Ocak 1517 tarihinde kazanıldı ve Kahire alındı.
Hersekzade Ahmed Paşa sefer sırasında Bursa muhafızı olarak görevlendirilmişti. Muhafızlık, ordunun sefere çıktığı dönemde önemli şehirlerin güvenliğinin sağlanması işiydi.
Padişah Kahire'ye girdikten sonra kendisini yanına çağırttı. Mısır'a giden Hersekzade Ahmed Paşa'ya seraskerlik görevi verildiği kaydedilir. Serasker, bir cephede orduya komuta eden en üst rütbeli komutandı.
29 Haziran 1517 tarihinde Kahire'den ayrıldı. Dönüş yolunda, Dulkadır vilâyeti sınırlarına geldiğinde Kızılçöl mevkiinde 21 Temmuz 1517 tarihinde öldü. Seraskerlik görevine Karaman beylerbeyi Deli Hüsrev Paşa getirildi.
Naaşı, İzmit körfezindeki Hersek'te yaptırdığı caminin yanındaki türbeye defnedildi. Yerleşim bugün Yalova'nın Altınova ilçesine bağlı bir köydür ve adını onun ailesinden alır. Mezar kitabesinde ölüm tarihi 1517 yılının temmuz ayı olarak gösterilmiştir.
Batı kaynaklarına dayanan bir çalışmada ölüm tarihi 1518 yılının mart ayı olarak verilir; bu tarih mezar kitabesiyle bağdaşmaz.
Ölümü, kırk yıla yakın süren bir hizmetin sonu oldu. Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim olmak üzere üç padişah döneminde görev yaptı.
Eserleri ve Vakıfları
17 / 20 · 1 dkEn tanınmış eseri, İzmit körfezinin güney kıyısındaki Hersek'te yaptırdığı cami ve imarettir. Yerleşim adını onun ailesinden alır ve bugün Yalova'nın Altınova ilçesine bağlıdır.
Bu nokta, İstanbul ile Anadolu arasındaki geçiş yolları üzerinde bulunuyordu. Körfezin karşı kıyısına geçiş burada yapılıyor, yolcular ve kervanlar buradan Anadolu'ya yöneliyordu. Cami ve imaretin bu konumda kurulması, yol üzerindeki hizmet ihtiyacını karşılıyordu.
Türbesi caminin yanındadır. Yapı topluluğu, adının bugün de yaşadığı asıl yerdir.
Keşan'da da bir camisi vardır. Keşan, Trakya'da, Edirne ile Gelibolu arasındaki yol üzerinde bulunan şehirdir. Gelibolu sancak beyliği ve kaptanıderyalık dönemlerinde bu güzergâhı sık kullanmış olması, eserin buraya yapılmasını açıklar.
İzmir ve Kütahya'da hamam, kervansaray ve dükkânlar yaptırdığı bilinmektedir. Bu tür gelir getiren yapılar, vakfın ayakta durmasını sağlayan kaynaklardı.
Eserleri için Anadolu ve Rumeli'den bazı köy ve çiftlikleri vakfetti. 1511 tarihli vakfiyesi yayımlanmış ve ayrıca özetlenmiştir. Vakfiye, Osmanlı vakıf düzeninin işleyişini gösteren belgeler arasında yer alır.
Gelir kaynakları arasında padişah tahsisleri de vardı. II. Bayezid 1485 yılında Serez bac mukataasını kendisine timar olarak verdi. Yavuz Sultan Selim ise Çirmen'e bağlı bazı köyleri emeklilik tahsisi olarak ayırdı.
Kişiliği ve Yönetim Anlayışı
18 / 20 · 1 dkDönem kaynakları Hersekzade Ahmed Paşa hakkında olumlu ifadeler kullanır ve onu işini bilen, güvenilir bir devlet adamı olarak niteler. Bu değerlendirme, çağdaş kaynaklarda kendisine yöneltilen ağır bir eleştiri bulunmamasıyla da uyumludur.
Kariyerinin en belirgin özelliği sürekliliktir. Üç padişah döneminde kırk yıla yakın hizmet etti; beş kez sadrazamlığa getirildi, beş kez ayrıldı ve her seferinde başka bir görevle hizmette kaldı. Bu tablo, on beşinci ve on altıncı yüzyıl Osmanlı yönetiminde nadirdir; çağdaşlarının önemli bir bölümü idam edilmişti.
Sürekliliğin sebepleri arasında hanedanla kurduğu bağ, saray içindeki konumu ve tutumunun öngörülebilir olması sayılır. Saltanat mücadelesinde açıkça padişah yanlısı bir çizgi izledi ve bu tutumu yeni padişahın gözünde de bir dezavantaja dönüşmedi.
Askerî yönü, hem kara hem deniz hizmetini kapsar. Anadolu beylerbeyi olarak Memlükler üzerine serdar tayin edildi, kaptanıderya olarak donanmaya komuta etti, Çaldıran Muharebesi'nde ordunun merkezinde yer aldı.
Başarısızlıkları da kayıtlıdır. 1486 yılında yaralanıp esir düştü, 1488 yılında donanmanın büyük bölümünü fırtınada kaybetti. Buna karşılık her iki olaydan sonra da görevde tutuldu.
Başka bir devlet adamının serbest bırakılmasını sağlaması ve kendisinin de aynı yolla hapisten çıkarılması, kariyerinin başında ve sonunda tekrarlanan iki olaydır. Bu iki olay, dönemin devlet adamları arasındaki ilişkilerin niteliğini gösteren örnekler arasında anılır.
Cem Sultan olayında II. Bayezid'in yanında yer aldı; ardından Anadolu beylerbeyiliğine getirildi.
Mirası ve Tarihteki Yeri
19 / 20 · 1 dkHersekzade Ahmed Paşa, Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda tasfiye ettiği bir hanedandan gelip devletin en üst makamına ulaşan devlet adamıdır. Bu yönüyle, Osmanlı yönetim düzeninin tabi hanedan mensuplarını kendi kadrosuna katma yönteminin en tanınmış örneğidir.
Beş kez sadrazamlığa getirilmesi, Osmanlı tarihinde sayılı kişiye nasip olan bir durumdur. Aynı sayıya ulaşan diğer isimler arasında Koca Sinan Paşa ve Mehmed Emin Ali Paşa bulunur; Küçük Mehmed Said Paşa ise makama yedi kez gelmiştir.
Görev süresi, sadaret dönemlerinin sayısına göre kısadır. Beş dönemin toplamı yaklaşık altı yıl tutar. Buna karşılık kaptanıderyalık, beylerbeyilik ve sancak beyliği görevleriyle birlikte devlet hizmeti kırk yıla yaklaşır.
Deniz tarihi açısından, Osmanlı donanmasının Doğu Akdeniz'de ve Ege'de düzenli bir güç haline geldiği dönemin komutanlarındandır. Midilli'nin kurtarılması, Ege'deki Osmanlı konumunun korunmasında dönüm noktalarından biri olarak anılır.
Siyasi açıdan, II. Bayezid döneminin karakteristik devlet adamı tipini temsil eder: saray içinde yetişmiş, hanedanla bağ kurmuş, uzun süreli ve kesintisiz hizmet vermiş bir kadro. Bu tip, Fatih Sultan Mehmed dönemindeki hızlı yükseliş ve idam örüntüsünden belirgin biçimde ayrılır.
Adı bugün İzmit körfezindeki Hersek yerleşimiyle birlikte anılır. Cami ve türbe ayaktadır; yerleşimin adı, ailesinin taşıdığı unvandan gelir ve beş yüz yılı aşkın süredir kullanılmaktadır.
Aynı Yıllarda Dünya
20 / 20 · 1 dk1492: Gırnata'nın düşmesiyle İber yarımadasındaki son Müslüman devlet sona erdi ve Atlantik ötesine ilk sefer düzenlendi.
1498: Portekiz gemileri Ümit Burnu'nu dolaşarak Hindistan'a ulaştı; baharat ticaretinin yolu değişmeye başladı.
1501: Safevî Devleti kuruldu; İran'da yeni bir hanedan düzeni oluştu.
1509: İstanbul'da büyük bir deprem yaşandı; şehirdeki yapıların önemli bölümü zarar gördü.
1509: Diu deniz muharebesinde Portekiz donanması Hint Okyanusu'ndaki üstünlüğü ele geçirdi.
1513: Avrupa'da İtalya savaşları sürdü; Fransa, İspanya ve İmparatorluk kuvvetleri yarımadada karşı karşıya geldi.
1517: Wittenberg'de yayımlanan tezlerle Avrupa'da mezhep ayrışmasının başladığı süreç açıldı.
1517: Memlük Sultanlığı sona erdi; Mısır, Suriye ve Hicaz Osmanlı yönetimine geçti.
Kronoloji
34 olay- 15. yüzyıl
Herseg-Novi'de doğdu; asıl adı Stjepan'dır. Kaynakların bir kısmı doğum yılını 1456 olarak verir.
Fatih Sultan Mehmed Bosna'yı aldı; babası itaat etmek zorunda kaldı ve kendisi rehin olarak saraya götürüldü.
Babası Stjepan Vukçiç Kosaça öldü; oğulları arasındaki mücadeleden yararlanılarak Hersek Osmanlı topraklarına katıldı.
Saray hizmetine alındı; kendisine Ahmed adı verildi ve ailesinin adı dolayısıyla Hersekzade diye anıldı.
Mîralem sıfatıyla İşkodra seferine katıldı; hapiste bulunan Gedik Ahmed Paşa'nın serbest bırakılmasını sağladı.
Cem Sultan olayında II. Bayezid'in yanında yer aldı; ardından Anadolu beylerbeyiliğine getirildi.
Fatih Sultan Mehmed öldü; Hudâvendigâr sancağına tayin edildi.
II. Bayezid'in kızı Hundi Hatun ile evlendi ve padişahın damadı oldu.
Akkirman ve Kili'nin alınmasıyla sonuçlanan sefere Anadolu askerleriyle katıldı.
Memlük Sultanlığı ile savaş başladı; Serez bac mukataası kendisine timar olarak verildi.
Anadolu beylerbeyi olarak Memlükler üzerine serdar tayin edildi; Adana çevresindeki harekâtta yaralanıp esir düştü.
Bir yıl süren esaretin ardından serbest bırakıldı; dönüşünde Gelibolu sancak beyliğine ve kaptanıderyalığa getirildi.
Donanmayla Memlükler üzerine sefere çıktı; Ayas alındı, ancak fırtınada gemilerin çoğu kaybedildi ve Adana yeniden elden çıktı.
Osmanlı Memlük savaşı barışla sona erdi.
Arnavutluk üzerine yapılan sefere Anadolu beylerbeyi olarak katıldı.
Dâvud Paşa'nın yerine ilk kez sadrazamlığa getirildi.
Birinci sadareti sona erdi; yerine Çandarlı İbrâhim Paşa tayin edildi.
Venedik ile savaş sürerken İnebahtı üzerine yapılan sefere katıldı.
- 16. yüzyıl
Fransız ve Venedik gemilerinden oluşan donanma Midilli'yi kuşattı; bir filoyla adaya gönderildi ve kuşatma kırıldı.
Venedik ile savaşa son veren antlaşmanın yapılmasında rol aldığı kaydedilir.
İkinci kez sadrazamlığa getirildi; kaynakların bir kısmı bu göreve 1501 yılında geldiğini kaydeder.
Gelibolu sancak beyliğine ve kaptanıderyalığa getirildiğine dair bir kayıt bulunur.
İkinci sadareti sona erdi; kaynaklar görevden kendi isteğiyle ayrıldığını kaydeder.
Anadolu'da Şahkulu adıyla anılan isyan çıktı ve geniş bir alana yayıldı.
Hadım Ali Paşa'nın ölümüyle boşalan sadrazamlığa üçüncü kez tayin edildi.
Yeniçeri ayaklanmasında konağı yağmalandıktan sonra görevden alındı; yerine Koca Mustafa Paşa getirildi.
Yavuz Sultan Selim tahta çıktı; Koca Mustafa Paşa'nın idamının ardından dördüncü kez sadrazamlığa getirildi.
Çaldıran Muharebesi kazanıldı; padişahın maiyetinde ordunun merkezinde yer aldı.
Sefer dönüşünde çıkan karışıklıklar sebebiyle sadaretten azledildi; yerine Dukakinzâde Ahmed Paşa getirildi.
Beşinci kez sadrazam tayin edildi; Bursa'dan gelerek Edirne'de mühr-i hümayunu aldı.
Mısır seferi sırasında Bursa muhafızlığında bulundu.
Diyarbekir beylerbeyinin kuşatılması üzerine azledildi ve Yedikule'ye hapsedildi; Hadım Sinan Paşa'nın ricasıyla serbest bırakıldı.
Kahire'den ayrıldı; kendisine seraskerlik görevi verildiği kaydedilir.
Dulkadır vilâyeti sınırlarındaki Kızılçöl mevkiinde öldü; Hersek'te yaptırdığı caminin yanındaki türbeye defnedildi.
Sadareti
5 dönem · yaklaşık 8 yılHizmet Ettiği Padişahlar
3 padişah


Savaşlar ve Seferler
8 kayıtAntlaşmalar
2 antlaşmaEserleri
6 eserMühr-i Hümayun
Sadrazamlık alametiOsmanlı düzeninde padişahın adını taşıyan mühr-i hümayun vezîriâzama teslim edilir, azil halinde geri alınırdı. Hersekzade Ahmed Paşa mührü beş ayrı dönemde aldı ve beş kez geri verdi. Beşinci sadaretinde mührü Edirne'de teslim aldığı, bunun için Bursa'dan geldiği kaydedilir. Aynı kişiye mührün beş kez verilmesi, Osmanlı tarihinde sayılı örnekten biridir.
Aile Ağacı
10 kişi
Hersekzade Ahmed PaşaSözleri
Gedik Paşa kulunuz beraber olsaydı bu zahmetler çekilmezdi.
1478 İşkodra seferinde Fatih Sultan Mehmed'e verdiği cevap olarak aktarılır; Cizyedarzâde Ahmed'in tarihine dayanırÇağdaşları
10 kişiİlkler ve Enler
5 başlıkOsmanlı Sadrazamları
84 madde · sadaret sırasıyla



















































































İlgili Maddeler
13 madde












Yanlış Bilinenler
6 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruHersekzade Ahmed Paşa kaç kez sadrazamlık yaptı?
Hersekzade Ahmed Paşa hangi padişahlara hizmet etti?
Hersekzade Ahmed Paşa'nın kökeni nedir?
Hersekzade Ahmed Paşa adını nereden alır?
Hersekzade Ahmed Paşa Gedik Ahmed Paşa'yı nasıl kurtardı?
Hersekzade Ahmed Paşa kiminle evlendi?
Hersekzade Ahmed Paşa neden esir düştü?
Hersekzade Ahmed Paşa Midilli'yi nasıl kurtardı?
Hersekzade Ahmed Paşa Çaldıran Muharebesi'nde ne yaptı?
Hersekzade Ahmed Paşa neden Yedikule'ye hapsedildi?
Hersekzade Ahmed Paşa ne zaman ve nerede öldü?
Hersekzade Ahmed Paşa hangi eserleri yaptırdı?
Hersekzade Ahmed Paşa saltanat mücadelesinde hangi tarafta yer aldı?
Hersekzade Ahmed Paşa neden beşinci kez sadrazam olmak istemedi?
Hersekzade Ahmed Paşa'nın adı neden bir köye verildi?
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q1312312 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026