# Koca Sinan Paşa

Osmanlıca: قوجه سنان پاشا

Koca Sinan Paşa, 1580 ile 1596 yılları arasında beş kez sadrazamlık yapan, Yemen ve Tunus seferlerini yöneten Osmanlı devlet adamıdır.

Diğer adları: Yemen Fâtihi, Tunus Fâtihi, Sinan Paşa

## Künye

| Alan | Değer |
| --- | --- |
| Doğum | bilinmiyor (kaynaklarda 1520 civarı verilir), Topojan köyü, Luma, Arnavutluk |
| Ölüm | 3 Nisan 1596, İstanbul (Hicri 3 Şaban 1004) |
| Görev | Sadrazam, beş dönem: 1580-1582, 1589-1591, 1593-1595, 1595 ve 1595-1596 |
| Sıra | Sadrazam |
| Padişah | III. Murad ve III. Mehmed |
| Babası | Ali |
| Memleket | Luma yöresi, Arnavutluk |
| Defin | Koca Sinan Paşa Külliyesi Türbesi, Divanyolu, İstanbul |
| Unvan | Vezîriâzam, Yemen Fâtihi, Tunus Fâtihi |

## Giriş

Koca Sinan Paşa, Arnavutluk'ta Luma yöresindeki Topojan köyünde doğdu ve 3 Nisan 1596 tarihinde İstanbul'da öldü. Doğum yılı kesin bilinmez; kaynakların çoğu 1520 civarını verir. Enderun'da yetişti, Kanuni Sultan Süleyman'ın çaşnigirbaşılığına kadar yükseldi, ardından taşrada sancakbeyliği ve beylerbeyilik görevlerinde bulundu.

Adını iki seferle duyurdu. 1568 yılında başlayan Yemen harekâtının serdarlığını üstlendi; Aden, Taiz ve San'a ele geçirildi, Kevkebân kalesi yedi ay kuşatıldı ve bölge yeniden Osmanlı yönetimine bağlandı. Bu seferden sonra Yemen fâtihi diye anıldı. 1574 yılında İspanya'nın elindeki Tunus üzerine düzenlenen harekâtın kara kuvvetlerini yönetti; Halkulvad otuz üç günlük kuşatmanın ardından alındı ve bu defa Tunus fâtihi unvanını kazandı.

Sadrazamlığa ilk kez 7 Ağustos 1580 tarihinde getirildi. Bunu dört sadaret daha izledi; toplam beş dönem, III. Murad ve III. Mehmed'in saltanatlarına yayıldı. Üçüncü sadaretinde 1593 yılında başlayan Osmanlı Avusturya savaşının serdarlığını üstlendi. 1595 yılındaki Eflak seferi Bükreş ve Tırgovişte'nin alınmasıyla başladı, dönüşte Tuna üzerindeki köprüde ağır kayıpla sonuçlandı. Beşinci sadareti sürerken öldü ve İstanbul'da Divanyolu üzerinde kendi yaptırdığı külliyenin türbesine defnedildi.

## Doğumu ve Kökeni

Koca Sinan Paşa, Arnavutluk'ta Luma yöresine bağlı Topojan köyünde doğdu. Doğum yılı kesin olarak bilinmez. Kaynakların büyük bölümü 1520 civarını verir; bazı kaynaklar bu tarihi 1506 olarak gösterir. Arnavut kökenli olduğu konusunda kaynaklar birleşir.

Babasının adı Ali olarak kaydedilir. Kaynaklarda ailesinin köylü bir aile olduğu belirtilir. Doğum yeri konusunda Topojan dışında Delvine adını veren kayıtlar da vardır.

Ağabeyi olarak kaynaklarda Ayas Paşa adı geçer. Saraya alınmasında ağabeyinin devlet hizmetindeki konumunun rol oynadığı belirtilir. Devşirme yoluyla saray hizmetine girdiği kabul edilir.

Arnavutluk'un dağlık kuzey kesimindeki Luma yöresi, on altıncı yüzyılda Osmanlı devlet hizmetine çok sayıda görevli veren bölgelerden biriydi. Aynı yörede yetişen ve merkezde yükselen isimlerin sayısı, dönemin kaynaklarında ayrıca kaydedilmiştir. Sinan Paşa'nın sonraki yıllarda hemşehrilerini görevlere getirdiği, çağdaşı Âlî Mustafa Efendi tarafından eleştiri konusu yapılmıştır.

Ailesinin bir bölümünün Arnavutluk'ta kaldığı ve kendisiyle bağlantısını sürdürdüğü kaydedilir. Doğduğu yöreye vakıf kurması ve Kaçanik'te cami yaptırması, bu bağın devam ettiğini gösteren veriler arasında sayılır.

Annesi ve kardeşlerinin adları kaynaklarda geçmez. Devşirme yoluyla saraya alınan görevlilerde bu durum kural sayılacak kadar yaygındır.

## Saraya Alınışı ve Enderun Yılları

Küçük yaşta saray hizmetine alındı ve Enderun'da yetiştirildi. Enderun, saraya alınan çocukların devlet hizmetine hazırlandığı okuldu. Burada okuma yazma, din bilgisi, hesap, hat ve devlet usulü öğretiliyor, aynı zamanda saray hizmetinin farklı odalarında görev verilerek tecrübe kazandırılıyordu.

Yükselme, oda oda ilerleyen bir düzene bağlıydı. Küçük odalardan başlayan hizmet kıdeme göre kilere, hazineye ve has odaya kadar uzanırdı. Belirli bir kıdeme ulaşanlar bir görevle dışarıya çıkarılır ve taşra hizmetine başlardı.

Saray içindeki kariyerinde çaşnigirbaşılığa kadar yükseldi. Çaşnigirbaşı, padişahın sofrasından ve yemek hizmetinin düzeninden sorumlu görevliydi; saray hizmetinin üst basamaklarından biriydi ve bu makamdan taşraya sancakbeyi olarak çıkılırdı. Bu görevi Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptı.

Saray eğitiminin ona kazandırdığı en belirgin özellik, merkez teşkilatını ve divan usulünü yakından tanımasıydı. Sonraki yıllarda merkeze gönderdiği telhisler, yani padişaha sunulan özet yazılar, bu bilgiyi gösteren belgeler arasındadır. Bu yazıların bir bölümü Osmanlı arşivlerinde defterler halinde korunmuş ve yayımlanmıştır.

Saraydan çıkışıyla birlikte uzun bir taşra dönemi başladı. Sadarete gelmesine kadar geçen süre otuz yılı aştı. Bu yıllar boyunca hem doğuda hem batıda görev yaptı ve imparatorluğun farklı bölgelerini doğrudan tanıdı.

## Taşra Görevleri ve Mısır Beylerbeyiliği

Saraydan çıktıktan sonra taşrada sancakbeyliği ve beylerbeyilik görevlerinde bulundu. Kaynaklarda ilk görevi olarak Malatya sancakbeyliği gösterilir. Bunun ardından Kastamonu, Gazze ve Nablus sancaklarında görev yaptığı, ayrıca Erzurum ve Halep beylerbeyiliklerinde bulunduğu kaydedilir. Bu görevlerin sırası ve süreleri kaynaklarda birbirini tam olarak tutmaz.

Aralık 1567 tarihinde Mısır beylerbeyiliğine getirildi. Mısır, Osmanlı eyaletleri içinde en yüksek gelire sahip olanıydı ve buraya tayin edilen beylerbeyi, hazineye her yıl belirli bir miktar göndermekle yükümlüydü. Aynı zamanda Kızıldeniz ve Yemen yönündeki harekâtın üssü Mısır'dı.

Mısır'daki görevi iki dönem sürdü. Kaynaklar bu dönemleri 1567-1569 ve 1571-1573 yılları olarak verir. Aradaki kesinti Yemen seferine denk gelir.

Mısır beylerbeyiliği, kariyerinin dönüm noktasıdır. Buradaki görevi sırasında Yemen'deki ayaklanmanın bastırılması işi gündeme geldi ve seferin serdarlığı kendisine verildi.

Görev bölgesinin genişliği, sonraki yıllarda üstleneceği serdarlıkların hazırlığı oldu. Kızıldeniz kıyısındaki ikmal noktalarını, Arap yarımadasındaki yolları ve bölgedeki kuvvet dengesini bu görev sırasında öğrendi.

Hanedanla akrabalık da bu yıllarda kuruldu. Yavuz Sultan Selim'in torunu olan Esmehan Hanımsultan ile evlendi ve saray damatları arasına girdi.

## Yemen Seferi

Yemen, 1538 yılından itibaren Osmanlı yönetimine bağlanmıştı, ancak dağlık iç kesimlerde merkezî otorite sürekli değildi. 1567 yılında Zeydî imamların önderliğinde başlayan hareket kısa sürede genişledi ve sahil kesimi dışındaki bölgelerin denetimi kayboldu.

Harekâtın serdarlığı Mısır beylerbeyi olan Sinan Paşa'ya verildi. Sefer 1568 yılında hazırlanmaya başlandı. Kuvvetler Mekke üzerinden Kızıldeniz kıyısını izleyerek güneye indi, ardından Yemen dağlarına yöneldi.

29 Nisan 1569 tarihinde Taiz yakınındaki Kahire Kalesi önünde muharebe yapıldı. Özdemiroğlu Osman Paşa kuvvetleri kaleyi kuşatmıştı; Sinan Paşa'nın kuvvetlerinin yetişmesiyle muharebe Osmanlı üstünlüğüyle sonuçlandı ve kale teslim oldu. 14 Mayıs 1569 tarihinde Aden geri alındı.

1570 yılında Taiz ve İbb ele geçirildi, San'a Osmanlı yönetimine bağlandı. Harekâtın en uzun bölümü Kevkebân kalesinin kuşatmasıdır. Şibam Kevkebân yedi ay kuşatıldı ve kuşatma bir anlaşmayla sona erdi. Bu anlaşmayla Zeydî önderler Osmanlı yönetimini kabul etti.

Sefer 1571 yılında tamamlandı. Sinan Paşa dönüşte Mekke ve Medine'ye uğradı ve hac görevini yerine getirdi. Bu seferden sonra kaynaklarda Yemen fâtihi unvanıyla anıldı.

Sefer, Osmanlı Devleti'nin Arap yarımadasının güneyindeki en uzun soluklu harekâtıdır. Dağlık arazide yürütülmesi, ikmal yollarının uzunluğu ve iklim şartları sebebiyle askerî tarih çalışmalarında ayrı bir yer tutar.

## Tunus Seferi

Tunus, 1534 yılından itibaren Osmanlı ile İspanya arasında birkaç kez el değiştirmişti. 1572 yılında şehir yeniden İspanya'nın eline geçti. İspanya kuvvetleri, limanı koruyan Halkulvad kalesini de elinde tutuyordu.

1574 yılında bölgeye büyük bir harekât düzenlendi. Donanmanın başında Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa, kara kuvvetlerinin başında serdar sıfatıyla Sinan Paşa bulunuyordu. Filo Tunus önlerine ulaştı ve kuşatma başladı.

Halkulvad kalesi otuz üç gün kuşatıldıktan sonra alındı. Ardından Tunus şehri ve çevresi Osmanlı yönetimine bağlandı. Harekât, batı Akdeniz'deki İspanyol varlığını geriletti ve kuzey Afrika kıyısındaki Osmanlı hâkimiyetini kalıcı hale getirdi.

Sinan Paşa bu seferden sonra Tunus fâtihi unvanıyla da anıldı. İki fetih unvanını birlikte taşıması, dönemin devlet adamları arasında konumunu belirledi.

Sefer dönüşünde vezirlik rütbesi aldı ve Divan-ı Hümayun'a girdi. Kubbe vezirleri divanda görüşülen işlere katılır, sadrazamın yokluğunda görevi yürütürlerdi.

Tunus harekâtı, Osmanlı donanmasının 1571 yılındaki İnebahtı yenilgisinden sonra yeniden kurulmuş filoyla yaptığı ilk büyük çıkarmadır. Filonun üç yıl içinde yeniden kurulup böyle bir harekâtı yürütebilmesi, dönemin kaynaklarında ayrıca kaydedilmiştir. Sefer aynı zamanda Osmanlı ile İspanya arasındaki doğrudan çatışmanın son büyük halkası oldu; iki taraf 1580 yılında ateşkes imzaladı.

## Vezirlik Yılları ve Sadarete Giden Yol

Tunus seferinden sonra kubbe veziri olarak divanda görev yaptı. 1578 yılında başlayan Osmanlı Safevî savaşında da görevlendirildi. Bu savaş, 1590 yılına kadar on iki yıl sürdü ve dönemin en uzun harekâtı oldu.

Doğu cephesinde serdarlık görevi üstlendi. Kaynaklar bu dönemde Lala Mustafa Paşa ile arasındaki rekabeti kaydeder. İki paşa arasındaki çekişme, cephedeki kararların merkezde tartışılmasına ve serdarlıkların sık sık el değiştirmesine yol açtı.

Dönemin merkezî yönetiminde grup çekişmesi belirleyiciydi. III. Murad'ın saltanatında sadaret makamı sık sık el değiştirdi; padişahın saray dışına çıkmaması ve kararların saray içinde alınması, vezirler arasındaki rekabeti keskinleştirdi.

Sinan Paşa'nın merkezde tutunmasını sağlayan iki dayanağı vardı. Birincisi Yemen ve Tunus seferlerinden gelen askerî konumu, ikincisi hanedanla kurduğu akrabalıktı. Bu iki dayanak, aziller sonrasında yeniden makama dönebilmesini de mümkün kıldı.

1580 yılında makamda Lala Mustafa Paşa bulunuyordu; kaynakların bir kısmı onu bu dönemde sadrazam sayar, bir kısmı sadâret kaymakamı olarak kaydeder. Lala Mustafa Paşa 7 Ağustos 1580 tarihinde öldü ve mühür aynı gün Sinan Paşa'ya verildi.

Sadarete geldiğinde altmış yaşına yaklaşmıştı ve otuz yılı aşan bir devlet hizmetinin ardından geliyordu. On altı yıla yayılan beş sadaret dönemi bu tayinle başladı.

## Birinci Sadareti

7 Ağustos 1580 tarihinde sadrazamlığa getirildi. Görev süresi 6 Aralık 1582 tarihine kadar sürdü; iki yıl dört ay görevde kaldı.

Bu dönemin belirleyici meselesi doğudaki savaştı. Osmanlı Safevî savaşı üçüncü yılındaydı ve cephe Kafkasya ile Azerbaycan arasında uzanıyordu. Serdarlık görevleri Özdemiroğlu Osman Paşa ve Ferhad Paşa gibi isimler arasında dolaşıyordu.

Batıda ise İspanya ile 1580 yılında imzalanan ateşkes yürürlükteydi. Akdeniz'deki büyük harekâtlar durmuş, iki taraf da kaynaklarını başka cephelere ayırmıştı.

Aynı dönemde 1582 yılında İstanbul'da şehzade Mehmed için düzenlenen sünnet düğünü yapıldı. At Meydanı'nda haftalarca süren şenlik, dönemin kaynaklarında ayrıntılı olarak anlatılır ve Surname adlı eserlere konu olmuştur.

Sadaretinin sona erme sebebi kaynaklarda saray içindeki grup çekişmesine bağlanır. Doğu cephesindeki gelişmeler ve rakiplerinin merkezdeki girişimleri, azlin arka planı olarak gösterilir.

Azilden sonra Malkara'ya gönderildi. Malkara, Trakya'da bulunan ve azledilen devlet adamlarının ikamete memur edildiği yerlerden biriydi. Sinan Paşa sonraki azillerinde de buraya çekildi ve burada geçirdiği dönemlerde merkezdeki gelişmeleri yakından izledi.

## Aziller ve Malkara Dönemleri

Koca Sinan Paşa'nın kariyerinin en belirgin özelliği, sadaret makamına beş kez gelmesi ve aralarda uzun sürgün dönemleri geçirmesidir. Bu düzen, on altıncı yüzyılın son çeyreğindeki merkezî yönetimin genel görüntüsünü yansıtır.

Azledilen sadrazamlar çoğunlukla İstanbul dışına gönderilirdi. Malkara, bu amaçla en sık kullanılan yerlerden biriydi. Kentin merkezden uzaklığı, ikamete memur edilen görevlinin başkentteki gelişmelere doğrudan karışmasını zorlaştırıyordu.

Bu dönemlerde tamamen görev dışında kalmadı. Kaynaklar, Malkara'da bulunduğu sırada İstanbul'daki taraftarları aracılığıyla merkezdeki gelişmeleri izlediğini ve rakiplerinin konumunu zayıflatmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu kaydeder. Ferhad Paşa'nın ikinci sadareti sırasında yürüttüğü faaliyet bunun en açık örneğidir.

Aziller mal varlığını da etkiledi. Kaynaklar, rakiplerinin azil dönemlerinde onun vakıflarını hedef aldığını ve bir bölümünün hazineye aktarıldığını kaydeder.

İki sadaret arasındaki en uzun aralık, ilk azil ile ikinci tayin arasındaki altı yılı aşan süredir. Bu sürede sadaret makamı Kanijeli Siyavuş Paşa, Özdemiroğlu Osman Paşa ve Hadım Mesih Mehmed Paşa arasında dolaştı.

Makamın bu kadar sık el değiştirmesi, uzun soluklu bir programın yürütülmesini engelledi. Dönemin kaynakları, bu istikrarsızlığı hem hazine hem de cephe yönetimi açısından sorun olarak kaydeder.

## İkinci Sadareti

14 Nisan 1589 tarihinde ikinci kez sadrazamlığa getirildi. Görevi 1 Ağustos 1591 tarihine kadar sürdü; iki yıl üç aylık bu dönem, sadaretleri içinde en uzunlarından biridir.

Göreve geldiğinde en acil mesele para meselesiydi. Piyasada dolaşan akçenin gümüş içeriği düşmüştü ve kapıkulu askerine yapılan ödemelerde bu durum huzursuzluk yaratıyordu. Kaynaklar, bu dönemde sikke ayarına yönelik düzenleme yapıldığını, madenlerin işletilmesine önem verildiğini ve yeni darphaneler kurulduğunu kaydeder.

Doğudaki savaş bu dönemde sona erdi. On iki yıl süren Osmanlı Safevî savaşı, 1590 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması ile bitti. Antlaşma, Azerbaycan, Gürcistan ve Luristan'ın bir bölümünün Osmanlı Devleti'nde kalmasını öngörüyordu ve doğu cephesindeki en geniş sınırları kayda geçirdi.

Aynı dönemde büyük bir bayındırlık projesi gündeme geldi. Karadeniz ile İzmit körfezini birleştirecek bir kanal açılması planlandı. Projede, dirlik sahibi otuz bin süvarinin çalıştırılması düşünülüyordu. Plan uygulamaya geçmedi; kaynaklar, Ferhad Paşa'nın da aralarında bulunduğu rakiplerinin karşı çıkışını sebep olarak gösterir.

Dış ilişkilerde Lehistan ile yürütülen görüşmeler öne çıkar. 1591 yılında imzalanan barış düzenlemesi, sadaretinin dış politikadaki başlıca sonucudur.

Görevi 1 Ağustos 1591 tarihinde sona erdi ve yerine Ferhad Paşa getirildi. Bu tayin, iki paşa arasındaki rekabetin merkezdeki en açık halkalarından biridir.

## Osmanlı Avusturya Savaşının Başlaması

Osmanlı Devleti ile Habsburg Avusturyası arasında 1568 yılından beri yürürlükte olan anlaşma, sınır boyundaki akınlarla zaman zaman zedeleniyordu. Bosna ve Hırvatistan sınırında karşılıklı baskınlar sürüyordu.

1593 yılında Bosna beylerbeyinin Sisak önlerinde uğradığı yenilgi, gerginliği savaşa dönüştürdü. Bu olay üzerine Avusturya'ya sefer kararı alındı ve on üç yıl sürecek savaş başladı. Savaş, kaynaklarda Uzun Savaş adıyla anılır.

Sefer kararının alınmasında ve serdarlığın belirlenmesinde Sinan Paşa öne çıktı. 28 Ocak 1593 tarihinde üçüncü kez sadrazamlığa getirildi ve seferin serdarlığını üstlendi.

Savaşın cephesi Macaristan'dı. Osmanlı Devleti Budin merkezli bir eyalet düzeni kurmuştu ve sınır kaleleri zinciri Tuna boyunca uzanıyordu. Karşı tarafta Habsburg kuvvetleri, Erdel, Eflak ve Boğdan voyvodalıklarını kendi tarafına çekmeye çalışıyordu.

Savaşın ilk yıllarında iki taraf da kesin sonuç alamadı. Kale kuşatmaları ve karşı kuşatmalarla geçen bir cephe düzeni kuruldu. Uzun süren kuşatmalar hazineye ağır yük getirdi ve Anadolu'dan sefere çağrılan kuvvetlerin dağılması, sonraki yıllarda büyüyecek iç huzursuzluğun sebeplerinden biri oldu.

Savaş, Sinan Paşa'nın ölümünden sonra da on yıl sürdü ve 1606 yılında imzalanan Zitvatorok Antlaşması ile sona erdi.

## Üçüncü Sadareti ve Macaristan Seferleri

28 Ocak 1593 tarihinde üçüncü kez sadrazamlığa getirildi. Görevi 16 Şubat 1595 tarihine kadar sürdü. Bu dönem, Avusturya savaşının ilk iki yılını kapsar.

1593 yılındaki sefer sırasında Veszprém ve Palota kaleleri alındı. Ertesi yıl harekât Tuna boyunda sürdürüldü; Tata alındı ve Yanıkkale kuşatıldı. Yanıkkale, Almanca adıyla Raab, Macarca adıyla Győr, Viyana yolu üzerindeki en önemli müstahkem noktalardan biriydi.

Yanıkkale 1594 yılının eylül ayında alındı. Kalenin ele geçirilmesi, savaşın Osmanlı lehine geçen en açık sonucudur ve Viyana yönündeki savunma hattında geniş bir gedik açtı.

Aynı yıl Komaron kalesi kuşatıldı, ancak alınamadı ve kuşatma kaldırıldı. Kış bastırınca ordu geri çekildi.

1595 yılının başında cephedeki durum tersine döndü. Erdel, Eflak ve Boğdan voyvodalıkları Osmanlı Devleti'ne karşı birleşti; Eflak voyvodası Mihal, sınır boyundaki Osmanlı kuvvetlerine saldırdı. Aynı dönemde Estergon kalesi kuşatıldı ve savunma uzun süre direnemedi.

16 Şubat 1595 tarihinde sadaretten alındı ve yerine Ferhad Paşa getirildi. Görevden alınmasında hem cephedeki gelişmeler hem de merkezdeki grup çekişmesi etkili oldu. Aynı yılın ocak ayında III. Murad ölmüş, yerine III. Mehmed tahta çıkmıştı; padişah değişikliği, merkezdeki dengeleri yeniden kurdu.

## Ferhad Paşa ile Rekabeti

Koca Sinan Paşa'nın kariyerindeki en uzun süreli rekabet Ferhad Paşa ile arasındaki çekişmedir. İki paşa da doğu cephesinde serdarlık yapmış, ikisi de sadaret makamına gelmişti.

Rekabetin ilk açık halkası 1 Ağustos 1591 tarihindedir. Sinan Paşa'nın ikinci sadareti sona erdiğinde makama Ferhad Paşa getirildi. Ferhad Paşa'nın bu görevi sekiz ay sürdü ve 4 Nisan 1592 tarihinde sona erdi.

İkinci halka 1595 yılındadır. Sinan Paşa 16 Şubat 1595 tarihinde sadaretten alındığında yerine yine Ferhad Paşa geçti. Ferhad Paşa 27 Nisan 1595 tarihinde Eflak seferine çıktı ve sefer sırasında Eflak ile Boğdan'ın voyvodalık statüsünü değiştirerek buralara doğrudan yönetici tayin etti.

Sinan Paşa bu dönemde Malkara'da bulunuyordu. Kaynaklar, taraftarları aracılığıyla İstanbul'da Ferhad Paşa aleyhinde faaliyet yürüttüğünü kaydeder. Ferhad Paşa, sefer sürerken 7 Temmuz 1595 tarihinde görevden alındı; sadaretinin süresi dört ay yirmi bir gündü.

Aynı gün sadaret mührü Sinan Paşa'ya verildi. Ferhad Paşa azilden kısa süre sonra idam edildi.

Bu rekabet, dönemin merkezî yönetimindeki genel görüntünün örneğidir. Sadaret makamı, cephedeki gelişmelerden çok saray içindeki denge değişikliklerine göre el değiştiriyordu. Aynı yıl içinde makamın dört kez sahip değiştirmesi bu düzenin en açık göstergesidir.

## Dördüncü Sadareti ve Eflak Seferi

7 Temmuz 1595 tarihinde dördüncü kez sadrazamlığa getirildi. Aynı zamanda Eflak seferinin serdarlığını üstlendi. Sefer, selefi Ferhad Paşa'nın nisan ayında başlattığı harekâtın devamıydı; ordu Eflak voyvodası Mihal'in Osmanlı yönetimine karşı hareketini bastırmakla görevlendirilmişti.

17 Ağustos 1595 tarihinde sefere çıktı. Ordu, Rusçuk'ta Tuna üzerine kurulan köprüden geçti ve 20 Ağustos tarihinde Yergöğü üzerinden karşıya ulaştı.

23 Ağustos 1595 tarihinde Călugăreni mevkiinde Eflak voyvodası Mihal'in kuvvetleriyle muharebe yapıldı. Osmanlı ordusu ilk safhada zor durumda kaldı, ardından karşı taarruzla Eflak kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.

28 Ağustos 1595 tarihinde Bükreş'e girildi. Şehirde ahşap bir kale inşa edildi. 18 Eylül tarihinde Eflak'ın merkezi Tırgovişte alındı. Harekâtın bu safhası, Eflak'ın büyük bölümünün ele geçirilmesiyle sonuçlandı.

Ancak alınan yerlerde kalıcı bir düzen kurulamadı. Erdel voyvodası Sigismund Báthory'nin kuvvetleri Mihal ile birleşerek karşı harekâta geçti. Tırgovişte geri alındı ve Osmanlı ordusu Tuna'ya doğru çekilmeye başladı.

Geri çekilme, seferin sonucunu belirleyen safha oldu. Ordunun Tuna'yı geçmesi gereken tek nokta Yergöğü ile Rusçuk arasındaki köprüydü ve bu geçiş, takip eden kuvvetlerin baskısı altında yapıldı.

## Yergöğü Geçişi

Osmanlı ordusunun Tuna'yı geçişi 27 Ekim 1595 tarihinde başladı ve birkaç gün sürdü. Geçiş noktası, Yergöğü ile Rusçuk arasında kurulmuş olan köprüydü.

Takip eden kuvvetler, Eflak voyvodası Mihal ile Erdel voyvodası Sigismund Báthory'nin birleşik ordusuydu. Osmanlı kuvvetlerinin bir bölümü karşıya geçmişken, takip eden kuvvetler köprü başına ulaştı ve top ateşiyle köprüyü kullanılamaz hale getirdi.

Henüz geçmemiş olan birlikler kuzey yakada kaldı. Bu birlikler arasında akıncı kuvvetleri de bulunuyordu ve ağır kayıp verdiler. Akıncı ocağı, Osmanlı ordusunda sınır boyunda görev yapan hafif süvari teşkilatıydı ve bu olaydan sonra eski gücüne bir daha ulaşamadı.

Kayıp sayısı hakkında kaynaklar farklı rakamlar verir; kesin bir sayı üzerinde birleşmezler. Yergöğü kalesi de bu harekât sırasında karşı tarafın eline geçti.

Olay, Osmanlı tarih yazımında Köprü Faciası adıyla anılır. Sinan Paşa'nın geçiş düzenini yönetme biçimi, dönemin ve sonraki dönemlerin kaynaklarında tartışma konusu olmuştur.

Ordunun kalanı Rusçuk'a ulaştı ve sefer sona erdi. Sinan Paşa 19 Kasım 1595 tarihinde sadaretten alındı; yerine Tekeli Lala Mehmed Paşa getirildi. Yeni sadrazamın görevi dokuz gün sürdü ve ölümüyle sona erdi.

## Beşinci Sadareti ve Ölümü

Tekeli Lala Mehmed Paşa'nın dokuz günlük sadaretinin ölümüyle sona ermesi üzerine, 1 Aralık 1595 tarihinde beşinci kez sadrazamlığa getirildi. Bu, Osmanlı tarihinde aynı kişinin sadaret makamına en çok gelişlerinden biridir.

Göreve geldiğinde cephedeki durum ağırdı. Estergon ve Yergöğü elden çıkmıştı, Eflak ve Erdel karşı taraftaydı ve Macaristan cephesinde yeni bir sefer hazırlığı gerekiyordu.

Beşinci sadareti dört ay sürdü. Bu süre yeni bir sefer hazırlığıyla geçti. Padişahın bizzat sefere çıkması gündeme geldi ve hazırlıklar bu yönde yürütüldü.

3 Nisan 1596 tarihinde İstanbul'da öldü. Ölümü, sefer hazırlıkları sürerken gerçekleşti. Bazı kaynaklar ölüm tarihini 4 Nisan 1596 olarak verir.

Cenazesi, sağlığında Divanyolu üzerinde yaptırdığı külliyenin içindeki türbeye defnedildi. Türbe, Çarşıkapı yakınındadır ve bugün ayaktadır.

Ölümünden bir gün sonra, 4 Nisan 1596 tarihinde sadaret mührü Damat İbrahim Paşa'ya verildi. Hazırlanan sefere III. Mehmed bizzat katıldı; Eğri kalesi 1596 yılının ekim ayında alındı ve aynı ay Haçova'da meydan muharebesi yapıldı. Sinan Paşa bu seferi göremedi; hazırlığın merkezde yürütülen kısmı onun son sadaretinde tamamlanmıştı.

## Eserleri ve Vakıfları

Koca Sinan Paşa, on altıncı yüzyılın sonunda en geniş vakıf düzenlerinden birini kurdu. Vakıfları Rumeli'den Arap yarımadasına kadar uzanan bir alana yayıldı.

En bilinen eseri, İstanbul'da Divanyolu üzerinde, Çarşıkapı yakınındaki külliyedir. Külliye medrese, türbe ve sebilden oluşur. Yapının mimarı, Mimar Sinan'ın öğrencisi ve onun ölümünden sonra hassa mimarbaşılığına geçen Davud Ağa'dır. Yapı topluluğu 1593 ve 1594 yıllarında tamamlandı; sebilin kitabesi diğer yapılardan bir yıl sonra tarihlenir.

Külliye kesme taştan yapılmıştır, pencereleri demir parmaklıklıdır ve yüksek bir avlu duvarıyla çevrilidir. Sebil, Divanyolu ile Bileyiciler sokağının kesiştiği köşede durur. Yapı 1865 yılındaki Hocapaşa yangınında zarar gördü ve onarıldı; 1973 ve 1974 yıllarında yeniden esaslı bir onarım geçirdi.

Rumeli'deki eserlerinin başında Kaçanik'te yaptırdığı cami gelir. Kaçanik, Kosova ile Makedonya arasındaki geçit üzerinde bulunan bir noktadır ve buradaki yapı topluluğu yol güvenliğiyle ilişkilendirilir. Yörede kervansaray ve köprü de yaptırdı.

Malkara'da, azil dönemlerinde ikamet ettiği yerde de yapılar bıraktı. Ayrıca Yemen ve Arap yarımadasındaki görev bölgelerinde cami ve medrese yaptırdığı kaydedilir.

İstanbul'da saray bahçesindeki bir köşkün yapımı da adına kaydedilir. Vakıflarının bir bölümü, azil dönemlerinde rakiplerinin girişimiyle hazineye aktarıldı.

## Serveti ve Mal Varlığı

Koca Sinan Paşa, dönemin en varlıklı devlet adamlarından biriydi. Serveti, kaynaklarda kişiliğiyle birlikte anılan başlıca özelliklerden biridir.

Servetin kaynağı üç başlıkta toplanır. Birincisi Mısır beylerbeyiliğidir; imparatorluğun en yüksek gelirli eyaleti olan Mısır'ın yönetimi, buraya tayin edilen görevliye büyük gelir sağlıyordu. İkincisi Yemen ve Tunus seferleridir. Üçüncüsü sadaret dönemlerinde makamına bağlı gelirlerdir.

Öldüğünde geride büyük bir tereke bıraktığı kaydedilir. Kaynaklarda verilen miktarlar birbirini tutmaz; bu sebeple kesin bir rakam üzerinde birleşme yoktur.

Mal varlığının önemli bir bölümünü vakfa dönüştürdü. Vakıf kurmak, üst düzey Osmanlı görevlileri için hem hayır işi hem de mal varlığını koruma yoluydu; vakfa dönüştürülen mülk, görevden alınma durumunda el koymaya konu olmuyordu.

Bu koruma her zaman işlemedi. Kaynaklar, azil dönemlerinde rakiplerinin onun vakıflarını hedef aldığını ve bir bölümünün hazineye aktarıldığını kaydeder. Yeniden sadarete geldiğinde bu kayıpların bir kısmını geri aldığı belirtilir.

Servetinin büyüklüğü çağdaşları tarafından da yazıldı. Âlî Mustafa Efendi gibi dönem yazarları, mal varlığı ve tayin uygulamaları konusunda eleştirel kayıtlar düşmüştür. Bu kayıtlar, on altıncı yüzyıl sonu Osmanlı yönetimindeki servet birikimi tartışmasının kaynakları arasındadır.

## Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

Dönem kaynakları Koca Sinan Paşa'yı kararlı, iddiasını sürdüren ve makamına dönmek için uzun süre bekleyebilen bir görevli olarak tarif eder. Beş kez sadarete gelmesi ve aralarda yıllar süren sürgün dönemleri geçirmesi, bu özellikle açıklanır.

Yönetim tarzının merkezinde askerî tecrübe vardı. Yemen, Tunus, İran ve Macaristan cephelerinde serdarlık yapmış olması, sadaret dönemlerindeki kararlarında da belirleyici oldu. Sefer kararlarının alınmasında ve serdarlıkların dağıtımında etkili oldu.

Rakipleriyle mücadele yöntemi kaynaklarda ayrıntılı olarak kaydedilir. Lala Mustafa Paşa ve Ferhad Paşa ile arasındaki çekişmeler, merkezdeki grup mücadelesinin en çok yazılan örnekleri arasındadır. Görevde olmadığı dönemlerde de merkezdeki gelişmelere müdahil olduğu belirtilir.

Tayin uygulaması eleştiri konusu oldu. Çağdaşı Âlî Mustafa Efendi, hemşehrilerini devlet ve ordu görevlerine getirdiğini yazar. Bu kayıt, dönemin yönetim tartışmalarının bir parçasıdır.

Bayındırlık işlerine yatkınlığı, Karadeniz ile İzmit körfezini birleştirecek kanal projesinde görülür. Proje uygulanmadı, ancak on altıncı yüzyıl sonunda böyle bir planın hazırlanmış olması dönem çalışmalarında ayrıca ele alınır.

Padişaha sunduğu telhisler, yönetim anlayışını gösteren birinci elden belgelerdir. Bu yazılarda cephe durumu, hazine meseleleri, tayinler ve dış ilişkiler ele alınır. Belgelerin bir bölümü defterler halinde korunmuş ve yayımlanmıştır.

## Mirası ve Tarihteki Yeri

Koca Sinan Paşa'nın Osmanlı tarihindeki yeri iki başlıkta toplanır. Birincisi askerî kariyeri, ikincisi sadaret makamındaki sürekliliğidir.

Askerî tarafta iki fetih unvanı taşır. Yemen'in yeniden Osmanlı yönetimine bağlanması ve Tunus'un İspanya'dan alınması, on altıncı yüzyılın ikinci yarısındaki en uzun soluklu harekâtlar arasındadır. Yemen seferi, dağlık arazide yürütülen ikmali zor bir harekât olması sebebiyle askerî tarih çalışmalarında ayrı bir yer tutar.

Macaristan cephesindeki sonuçları iki yönlüdür. Bir yanda Yanıkkale, Tata, Veszprém ve Palota kalelerinin alınması vardır; öte yanda Estergon'un kaybı ve Eflak seferinin dönüşündeki ağır kayıp bulunur.

Sadaret makamına beş kez gelmesi, Osmanlı yönetim tarihinde ayrı bir örnektir. Bu tekrarlar, makamın on altıncı yüzyılın son çeyreğinde ne kadar hızlı el değiştirdiğini de gösterir. Aynı yıl içinde sadaretin dört kez sahip değiştirmesi bu dönemin göstergesidir.

Bıraktığı yapılar bugüne ulaştı. Divanyolu üzerindeki külliye, klasik Osmanlı mimarisinin örnekleri arasında sayılır ve mimarı Davud Ağa'nın bilinen başlıca eserlerindendir. Kaçanik'teki cami de ayaktadır.

Adı ayrıca on altıncı yüzyıl sonu Osmanlı yönetimiyle ilgili tartışmaların merkezinde durur. Servet birikimi, tayin uygulamaları ve sadaret makamının istikrarsızlığı üzerine yürütülen çalışmalarda başlıca örnek olarak ele alınır.

## Aynı Yıllarda Dünya

1571: İnebahtı deniz muharebesinde Osmanlı donanması ağır kayıp verdi; filo üç yıl içinde yeniden kuruldu.

1580: İspanya ile Portekiz aynı hükümdarın yönetiminde birleşti; iki sömürge imparatorluğu tek elde toplandı.

1582: Papa XIII. Gregorius'un takvim düzenlemesi Katolik ülkelerde uygulanmaya başladı.

1588: İspanya donanması İngiltere seferinde ağır kayıp verdi.

1589: Fransa'da Bourbon hanedanı tahta çıktı; din savaşlarının son evresi başladı.

1590: Osmanlı Safevî savaşı İstanbul Antlaşması ile sona erdi.

1592: Japonya'nın Kore'ye çıkarma yapmasıyla doğu Asya'da uzun bir savaş başladı.

1593: Osmanlı Devleti ile Habsburg Avusturyası arasında on üç yıl sürecek savaş başladı.

1595: Hollanda gemileri ilk kez doğu Hint adalarına ulaştı; Portekiz'in baharat ticaretindeki tekeli sarsıldı.

1596: III. Mehmed Eğri seferine bizzat çıktı; Haçova'da meydan muharebesi yapıldı.

## Kronoloji (36 olay)

| Tarih | Olay |
| --- | --- |
| 1520 | Arnavutluk'ta Luma yöresine bağlı Topojan köyünde doğduğu tahmin edilir. Doğum yılı kesin değildir; bazı kaynaklar 1506 yılını verir. (dönüm noktası) |
| 1535 | Devşirme yoluyla saray hizmetine alındı ve Enderun'da yetiştirildi. (dönüm noktası) |
| 1555 | Kanuni Sultan Süleyman'ın çaşnigirbaşılığına yükseldi. |
| 1560 | Malatya sancakbeyliğiyle taşra görevlerine başladı; Kastamonu, Gazze ve Nablus ile Erzurum ve Halep de görev yaptığı yerler arasında sayılır. |
| Aralık 1567 | Mısır beylerbeyiliğine getirildi. (dönüm noktası) |
| 1568 | Yemen'deki ayaklanmanın bastırılması için düzenlenen seferin serdarlığına tayin edildi. (dönüm noktası) |
| 29 Nisan 1569 | Taiz yakınındaki Kahire Kalesi önünde yapılan muharebe Osmanlı üstünlüğüyle sonuçlandı ve kale teslim oldu. (dönüm noktası) |
| 14 Mayıs 1569 | Aden geri alındı. |
| 1570 | Taiz ve İbb ele geçirildi, San'a Osmanlı yönetimine bağlandı; Kevkebân kalesi yedi ay kuşatıldı. (dönüm noktası) |
| 1571 | Yemen seferi tamamlandı; dönüşte Mekke ve Medine'ye uğrayarak hac görevini yerine getirdi. Kaynaklarda Yemen fâtihi unvanıyla anılmaya başlandı. (dönüm noktası) |
| 1572 | Tunus İspanya kuvvetlerinin eline geçti. |
| 1574 | Tunus seferinde kara kuvvetlerinin serdarı oldu; Halkulvad otuz üç günlük kuşatmanın ardından alındı ve Tunus Osmanlı yönetimine bağlandı. (dönüm noktası) |
| 1578 | Osmanlı Safevî savaşı başladı; doğu cephesinde görev aldı. |
| 7 Ağustos 1580 | Birinci kez sadrazamlığa getirildi. (dönüm noktası) |
| 1582 | İstanbul'da şehzade Mehmed için At Meydanı'nda sünnet düğünü düzenlendi. |
| 6 Aralık 1582 | Birinci sadareti sona erdi; Malkara'ya gönderildi. (dönüm noktası) |
| 14 Nisan 1589 | İkinci kez sadrazamlığa getirildi. (dönüm noktası) |
| 1590 | Osmanlı Safevî savaşı İstanbul Antlaşması ile sona erdi. (dönüm noktası) |
| 1591 | Lehistan ile barış düzenlemesi yapıldı; Karadeniz ile İzmit körfezini birleştirecek kanal projesi gündeme geldi ancak uygulanmadı. |
| 1 Ağustos 1591 | İkinci sadareti sona erdi, yerine Ferhad Paşa getirildi. (dönüm noktası) |
| 1593 | Bosna beylerbeyinin Sisak önlerindeki yenilgisi üzerine Avusturya'ya sefer kararı alındı ve on üç yıl sürecek savaş başladı. (dönüm noktası) |
| 28 Ocak 1593 | Üçüncü kez sadrazamlığa getirildi ve Avusturya seferinin serdarlığını üstlendi. (dönüm noktası) |
| 1593 | Macaristan cephesinde Veszprém ve Palota kaleleri alındı. |
| Eylül 1594 | Tata alındıktan sonra Yanıkkale ele geçirildi; Komaron kuşatması sonuçsuz kaldı. (dönüm noktası) |
| Ocak 1595 | III. Murad öldü, yerine III. Mehmed tahta çıktı. |
| 16 Şubat 1595 | Üçüncü sadareti sona erdi, yerine Ferhad Paşa getirildi. (dönüm noktası) |
| 7 Temmuz 1595 | Ferhad Paşa'nın azli üzerine dördüncü kez sadrazamlığa getirildi ve Eflak seferinin serdarlığını üstlendi. (dönüm noktası) |
| 17 Ağustos 1595 | Eflak seferine çıktı; ordu Rusçuk'ta Tuna üzerine kurulan köprüden geçti. |
| 23 Ağustos 1595 | Călugăreni mevkiinde Eflak voyvodası Mihal'in kuvvetleriyle muharebe yapıldı. (dönüm noktası) |
| 28 Ağustos 1595 | Bükreş'e girildi ve şehirde ahşap bir kale inşa edildi. |
| 18 Eylül 1595 | Eflak'ın merkezi Tırgovişte alındı. |
| 27 Ekim 1595 | Ordunun Tuna'yı geçişi sırasında Yergöğü yakınındaki köprü top ateşiyle kullanılamaz hale getirildi; geçemeyen birlikler ağır kayıp verdi. (dönüm noktası) |
| 19 Kasım 1595 | Dördüncü sadareti sona erdi, yerine Tekeli Lala Mehmed Paşa getirildi. |
| 1 Aralık 1595 | Tekeli Lala Mehmed Paşa'nın dokuz günlük sadaretinin ölümüyle sona ermesi üzerine beşinci kez sadrazamlığa getirildi. (dönüm noktası) |
| 3 Nisan 1596 | İstanbul'da öldü; Divanyolu üzerindeki külliyesinin türbesine defnedildi. Bazı kaynaklar tarihi 4 Nisan 1596 olarak verir. (dönüm noktası) |
| 4 Nisan 1596 | Sadaret mührü Damat İbrahim Paşa'ya verildi. |

## Savaşlar ve seferler (5)

Aşağıdaki tablo Koca Sinan Paşa döneminde yapılan savaş ve seferleri yıl sırasıyla verir.

| Yıl | Savaş veya sefer | Taraf | Sonuç |
| --- | --- | --- | --- |
| 1568 | Yemen Seferi | Zeydî imamlığı kuvvetleri | Yemen yeniden Osmanlı yönetimine bağlandı; Serdar olarak yönetti. Kahire Kalesi, Aden, Taiz, İbb ve San'a ele geçirildi; Kevkebân yedi ay kuşatıldı ve kuşatma anlaşmayla sona erdi. |
| 1574 | Tunus Seferi | İspanya Krallığı | Tunus Osmanlı yönetimine bağlandı; Kara kuvvetlerinin serdarıydı; donanmanın başında Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa bulunuyordu. Halkulvad otuz üç gün kuşatıldı. |
| 1578 | Osmanlı Safevî Savaşı | Safevî Devleti | İstanbul Antlaşması ile sona erdi; Doğu cephesinde görev aldı; savaşın bitişi ikinci sadaret dönemine denk geldi. |
| 1593 | Macaristan Seferleri | Habsburg Avusturyası | Veszprém, Palota, Tata ve Yanıkkale alındı; Üçüncü sadareti sırasında serdar olarak yönetti; Komaron kuşatması sonuçsuz kaldı. |
| 1595 | Eflak Seferi | Eflak ve Erdel voyvodalıkları | Bükreş ve Tırgovişte alındı, ardından geri çekilindi; Călugăreni muharebesi 23 Ağustos 1595 tarihinde yapıldı; dönüşte Tuna üzerindeki köprüde ağır kayıp verildi. |

## Antlaşmalar (2)

| Yıl | Antlaşma | Taraf | Not |
| --- | --- | --- | --- |
| 1590 | İstanbul Antlaşması | Safevî Devleti | On iki yıl süren savaşı bitirdi. Azerbaycan, Gürcistan ve Luristan'ın bir bölümü Osmanlı Devleti'nde kaldı. İkinci sadaret dönemine denk gelir. |
| 1591 | Lehistan ile barış düzenlemesi | Lehistan Krallığı | İkinci sadaret döneminde yürütülen görüşmeler sonucunda yapıldı. |

## Sadaret dönemleri (5)

Aşağıdaki tablo Koca Sinan Paşa'nın sadrazamlık dönemlerini başlangıç ve bitiş tarihi, hizmet ettiği padişah ve görev süresiyle verir.

| Başlangıç | Bitiş | Padişah | Süre | Not |
| --- | --- | --- | --- | --- |
| 7 Ağustos 1580 | 6 Aralık 1582 | III. Murad | 2 yıl 4 ay | Lala Mustafa Paşa'nın ölümü üzerine göreve geldi; azilden sonra Malkara'ya gönderildi. |
| 14 Nisan 1589 | 1 Ağustos 1591 | III. Murad | 2 yıl 3 ay | Sikke ayarı düzenlemesi, madenlerin işletilmesi ve Lehistan ile barış bu dönemdedir. Yerine Ferhad Paşa getirildi. |
| 28 Ocak 1593 | 16 Şubat 1595 | III. Murad | 2 yıl | Avusturya savaşının serdarlığını üstlendi; Veszprém, Palota, Tata ve Yanıkkale alındı, Estergon elden çıktı. |
| 7 Temmuz 1595 | 19 Kasım 1595 | III. Mehmed | 4 ay | Eflak seferinin serdarı oldu; Bükreş ve Tırgovişte alındı, dönüşte Yergöğü yakınındaki köprüde ağır kayıp verildi. |
| 1 Aralık 1595 | 3 Nisan 1596 | III. Mehmed | 4 ay | Ölümüyle sona erdi; ertesi gün mühür Damat İbrahim Paşa'ya verildi. |

## Hizmet ettiği padişahlar (4)

| Padişah | Saltanat | Not |
| --- | --- | --- |
| Kanuni Sultan Süleyman | 1520-1566 | Enderun eğitimi ve saray içi görevleri bu padişahın saltanatındadır; çaşnigirbaşılığa bu dönemde yükseldi |
| II. Selim | 1566-1574 | Mısır beylerbeyiliği, Yemen seferi ve Tunus seferi bu dönemde gerçekleşti |
| III. Murad | 1574-1595 | İlk üç sadaret dönemi bu padişahın saltanatındadır |
| III. Mehmed | 1595-1603 | Dördüncü ve beşinci sadaret dönemleri bu padişahın saltanatındadır |

## Mühr-i hümayun

Sadrazamlık makamının alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Koca Sinan Paşa bu mührü beş kez aldı: 7 Ağustos 1580, 14 Nisan 1589, 28 Ocak 1593, 7 Temmuz 1595 ve 1 Aralık 1595 tarihlerinde. Mührü son kez ölüm günü olan 3 Nisan 1596 tarihine kadar elinde tuttu; ertesi gün Damat İbrahim Paşa'ya verildi. Mührün aynı kişiye beş kez verilmesi, Osmanlı yönetim tarihinde ayrı bir örnektir.

## Eserleri (6)

| Eser | Tür | Yıl | Yer | Not |
| --- | --- | --- | --- | --- |
| Koca Sinan Paşa Külliyesi | külliye | 1593-1594 | Divanyolu, Çarşıkapı, İstanbul | Medrese, türbe ve sebilden oluşur. Mimarı Davud Ağa'dır. Kesme taştan yapılmış, yüksek avlu duvarıyla çevrilmiştir; sebil Divanyolu ile Bileyiciler sokağının köşesindedir. |
| Koca Sinan Paşa Türbesi | türbe | 1593 | Divanyolu, İstanbul | Külliyenin içindedir; kendisi buraya defnedildi. Yapı bugün ayaktadır. |
| Kaçanik Camii | cami |  | Kaçanik, Kosova | Kosova ile Makedonya arasındaki geçit üzerinde yaptırıldı; yörede kervansaray ve köprü de yaptırdığı kaydedilir. |
| Malkara yapıları | vakıf |  | Malkara, Trakya | Azil dönemlerinde ikamet ettiği yerde yapı ve vakıf bıraktı. |
| Arap yarımadası vakıfları | vakıf |  | Yemen ve Arap yarımadası | Görev yaptığı bölgelerde cami ve medrese yaptırdığı kaydedilir. |
| İncili Köşk | köşk |  | İstanbul | Saray bahçesindeki köşkün yapımı adına kaydedilir. |

## Çağdaşları

| Kişi | Rol | Yıllar | Not |
| --- | --- | --- | --- |
| III. Murad | Osmanlı padişahı | 1574-1595 | İlk üç sadaret dönemi bu padişahın saltanatındadır |
| III. Mehmed | Osmanlı padişahı | 1595-1603 | Son iki sadaret dönemi bu padişahın saltanatındadır; 1596 yılında Eğri seferine bizzat çıktı |
| Ferhad Paşa | Sadrazam | 1591-1592 ve 1595 | İki kez Sinan Paşa'nın yerine sadarete geldi; 1595 yılındaki azlinden kısa süre sonra idam edildi |
| Lala Mustafa Paşa | Sadrazam ve serdar | 1580 | Uzun süreli rakiplerindendir; sadareti üç ay sürdü ve yerine Sinan Paşa getirildi |
| Özdemiroğlu Osman Paşa | Sadrazam ve serdar | 1584-1585 | Yemen seferinde birlikte görev yaptılar; sonraki yıllarda doğu cephesinin serdarlığını üstlendi |
| Kılıç Ali Paşa | Kaptanıderya | 1571-1587 | 1574 Tunus seferinde donanmanın başında bulundu |
| Kanijeli Siyavuş Paşa | Sadrazam | 1582-1584 ve 1586-1589 | İki sadaret dönemi arasında makamı devraldı |
| Davud Ağa | Hassa mimarbaşı | 1588-1598 | Divanyolu üzerindeki külliyenin mimarıdır; Mimar Sinan'ın öğrencisidir |
| Âlî Mustafa Efendi | Tarihçi ve devlet görevlisi | 1541-1600 | Dönemin yönetimi ve Sinan Paşa'nın uygulamaları hakkında eleştirel kayıtlar bıraktı |
| Mihal | Eflak voyvodası | 1593-1601 | 1595 yılındaki Eflak seferinin karşı tarafındaki komutandır |

## İlkler ve enler

- **Sadaret makamına beş kez getirilen sadrazam** 1580, 1589, 1593, 1595 ve 1595
- **Hem Yemen hem Tunus fâtihi unvanını taşıyan devlet adamı** 1571 ve 1574
- **Karadeniz ile İzmit körfezini birleştirecek kanal projesini gündeme getiren sadrazam** İkinci sadareti, 1589-1591
- **İnebahtı sonrası yeniden kurulan donanmayla yapılan ilk büyük çıkarmanın kara serdarı** Tunus seferi, 1574
- **Telhis defterleri günümüze ulaşan sadrazamlardan biri** Osmanlı arşivlerinde korunan telhis defterleri

## Aile ağacı

- Babası: Ali (Kaynaklarda adı Ali olarak geçer; Topojan köyünden olduğu belirtilir)
- Annesi:  (Kaynaklarda adı geçmiyor)

### Eşleri (1)

- Esmehan Hanımsultan: Yavuz Sultan Selim'in torunudur; bu evlilikle saray damatları arasına girdi

### Çocukları (2)

| Ad | Doğum | Ölüm | Annesi | Not |
| --- | --- | --- | --- | --- |
| Sinanpaşazâde Mehmed Paşa |  |  |  | Devlet hizmetinde görev aldı |
| Emine Hatun |  |  |  |  |

### Kardeşleri (1)

- Ayas Paşa: Kaynaklarda ağabeyi olarak anılır; saraya alınmasında devlet hizmetindeki konumunun rol oynadığı belirtilir

## Yanlış bilinenler

- Yanlış: Koca Sinan Paşa 1596 yılındaki Eğri seferini yönetti.
  Doğru: Sefer 1596 yılının yaz ve sonbahar aylarında yapıldı; Sinan Paşa 3 Nisan 1596 tarihinde ölmüştü. Sefere III. Mehmed bizzat katıldı, sadaret mührü Damat İbrahim Paşa'daydı.
- Yanlış: Doğum tarihi 1520'dir.
  Doğru: Bu yıl kesin bir kayda değil tahmine dayanır. Kaynakların çoğu 1520 civarını verir, bir kısmı 1506 yılını gösterir; doğum yılı hiçbir kaynakta kesin olarak kaydedilmemiştir.
- Yanlış: Tunus seferinde donanmanın komutanıydı.
  Doğru: 1574 seferinde kara kuvvetlerinin serdarıydı. Donanmanın başında Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa bulunuyordu; Halkulvad kalesi otuz üç günlük kuşatmanın ardından alındı.
- Yanlış: Beş sadareti kesintisiz olarak birbirini izledi.
  Doğru: Dönemler arasında uzun aralıklar vardır. İlk azil ile ikinci tayin arasında altı yılı aşan bir süre geçti; bu sürede makam Kanijeli Siyavuş Paşa, Özdemiroğlu Osman Paşa ve Hadım Mesih Mehmed Paşa arasında dolaştı.
- Yanlış: Yemen seferi tek bir muharebeyle sonuçlandı.
  Doğru: Sefer 1568 yılında hazırlanmaya başlandı ve 1571 yılında tamamlandı. Kahire Kalesi önündeki muharebe, Aden'in geri alınması, Taiz ve İbb'in ele geçirilmesi ve Kevkebân'ın yedi aylık kuşatması bu sürecin ayrı safhalarıdır.
- Yanlış: Yergöğü'ndeki kaybın büyüklüğü kaynaklarda kesin bir sayıyla verilir.
  Doğru: Kayıp sayısı hakkında kaynaklar farklı rakamlar verir ve kesin bir sayı üzerinde birleşmezler. Kesin olan, akıncı kuvvetlerinin ağır kayıp vermesi ve Yergöğü kalesinin elden çıkmasıdır.

## Sıkça sorulan sorular

### Koca Sinan Paşa kaç kez sadrazam oldu?

Beş kez sadrazamlık yaptı. Dönemleri 7 Ağustos 1580, 14 Nisan 1589, 28 Ocak 1593, 7 Temmuz 1595 ve 1 Aralık 1595 tarihlerinde başladı. Toplam görev süresi yedi yılı aşar ve son dönemi ölümüyle sona erdi.

### Koca Sinan Paşa nereli ve hangi kökenden gelir?

Arnavutluk'ta Luma yöresine bağlı Topojan köyünde doğdu ve Arnavut kökenlidir. Doğum yılı kesin bilinmez; kaynakların çoğu 1520 civarını, bir kısmı 1506 yılını verir. Babasının adı Ali olarak kaydedilir.

### Koca Sinan Paşa neden Yemen fâtihi diye anılır?

1568 yılında başlayan Yemen seferinin serdarlığını üstlendi. Taiz yakınındaki Kahire Kalesi, Aden, Taiz, İbb ve San'a ele geçirildi, Kevkebân kalesi yedi ay kuşatıldı ve bölge yeniden Osmanlı yönetimine bağlandı. Sefer 1571 yılında tamamlandı.

### Tunus seferi ne zaman ve nasıl yapıldı?

1574 yılında düzenlendi. Donanmanın başında Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa, kara kuvvetlerinin başında serdar sıfatıyla Sinan Paşa bulunuyordu. İspanya'nın elindeki Halkulvad kalesi otuz üç günlük kuşatmanın ardından alındı ve Tunus Osmanlı yönetimine bağlandı.

### Koca Sinan Paşa hangi padişahlara hizmet etti?

Saray eğitimi ve ilk görevleri Kanuni Sultan Süleyman döneminde geçti. Mısır beylerbeyiliği, Yemen ve Tunus seferleri II. Selim dönemine rastlar. İlk üç sadareti III. Murad, son iki sadareti III. Mehmed dönemindedir.

### Koca Sinan Paşa ile Ferhad Paşa arasındaki rekabet neydi?

İki paşa da doğu cephesinde serdarlık yapmış ve sadaret makamına gelmişti. Ferhad Paşa iki kez Sinan Paşa'nın yerine sadarete getirildi. Sinan Paşa, Malkara'da bulunduğu dönemde taraftarları aracılığıyla merkezde Ferhad Paşa aleyhinde faaliyet yürüttü; Ferhad Paşa 7 Temmuz 1595 tarihinde azledildi ve kısa süre sonra idam edildi.

### Osmanlı Avusturya savaşı nasıl başladı?

Sınır boyundaki karşılıklı akınlar sürerken, 1593 yılında Bosna beylerbeyinin Sisak önlerinde uğradığı yenilgi gerginliği savaşa dönüştürdü. Sefer kararı alındı ve serdarlık Koca Sinan Paşa'ya verildi. Savaş on üç yıl sürdü ve 1606 yılında Zitvatorok Antlaşması ile sona erdi.

### Yanıkkale ne zaman alındı?

1594 yılının eylül ayında, Koca Sinan Paşa'nın üçüncü sadareti sırasında alındı. Kale Almanca adıyla Raab, Macarca adıyla Győr olarak bilinir ve Viyana yolu üzerindeki en önemli müstahkem noktalardan biriydi. Aynı sefer sırasında Komaron kuşatıldı ancak alınamadı.

### 1595 Eflak seferinde ne oldu?

Ordu 17 Ağustos 1595 tarihinde sefere çıktı, 23 Ağustos tarihinde Călugăreni mevkiinde muharebe yapıldı, 28 Ağustos tarihinde Bükreş'e girildi ve 18 Eylül tarihinde Tırgovişte alındı. Erdel ve Eflak kuvvetlerinin karşı harekâtı üzerine geri çekilme başladı ve 27 Ekim 1595 tarihinde Tuna geçişi sırasında ağır kayıp verildi.

### Köprü Faciası nedir?

Osmanlı ordusunun 27 Ekim 1595 tarihinde Yergöğü ile Rusçuk arasındaki köprüden Tuna'yı geçişi sırasında yaşanan olaydır. Takip eden Eflak ve Erdel kuvvetleri top ateşiyle köprüyü kullanılamaz hale getirdi ve geçemeyen birlikler ağır kayıp verdi. Kayıp sayısı hakkında kaynaklar farklı rakamlar verir.

### Koca Sinan Paşa ne zaman ve nerede öldü?

3 Nisan 1596 tarihinde İstanbul'da, beşinci sadareti sürerken öldü. Bazı kaynaklar tarihi 4 Nisan 1596 olarak verir. Divanyolu üzerinde kendi yaptırdığı külliyenin içindeki türbeye defnedildi.

### Koca Sinan Paşa hangi eserleri yaptırdı?

En bilinen eseri, İstanbul'da Divanyolu üzerinde Çarşıkapı yakınındaki külliyedir; medrese, türbe ve sebilden oluşur ve mimarı Davud Ağa'dır. Kosova'da Kaçanik'te cami, kervansaray ve köprü yaptırdı. Malkara ile Arap yarımadasındaki görev bölgelerinde de vakıf ve yapı bıraktı.

### Koca Sinan Paşa'nın kanal projesi neydi?

İkinci sadareti sırasında Karadeniz ile İzmit körfezini birleştirecek bir kanal açılması planlandı. Projede dirlik sahibi otuz bin süvarinin çalıştırılması düşünülüyordu. Plan uygulamaya geçmedi; kaynaklar rakiplerinin karşı çıkışını sebep olarak gösterir.

### Koca Sinan Paşa'nın ailesi hakkında ne biliniyor?

Yavuz Sultan Selim'in torunu olan Esmehan Hanımsultan ile evlendi ve saray damatları arasına girdi. Çocukları arasında Sinanpaşazâde Mehmed Paşa ve Emine Hatun sayılır. Kaynaklarda ağabeyi olarak Ayas Paşa adı geçer ve saraya alınmasında onun payı olduğu belirtilir.

### Koca Sinan Paşa Eğri seferine katıldı mı?

Katılmadı. Eğri seferi 1596 yılının yaz ve sonbahar aylarında yapıldı; Sinan Paşa ise 3 Nisan 1596 tarihinde ölmüştü. Sefere III. Mehmed bizzat çıktı ve ordunun başında Damat İbrahim Paşa bulunuyordu. Sefer hazırlıklarının merkezde yürütülen kısmı Sinan Paşa'nın son sadaretinde tamamlanmıştı.

## İlgili sadrazamlar

- Önceki: [Sokollu Mehmed Paşa](https://com.com.tr/ansiklopedi/sokollu-mehmed-pasa)
- Sonraki: [Lala Mustafa Paşa](https://com.com.tr/ansiklopedi/lala-mustafa-pasa)
- Tüm liste: [Osmanlı Sadrazamları](https://com.com.tr/ansiklopedi/sadrazamlar.md)

## İlgili maddeler (9)

- [Lütfi Paşa](https://com.com.tr/ansiklopedi/lutfi-pasa.md)
- [Sokollu Mehmed Paşa](https://com.com.tr/ansiklopedi/sokollu-mehmed-pasa.md)
- [Kuyucu Murad Paşa](https://com.com.tr/ansiklopedi/kuyucu-murad-pasa.md)
- [III. Murad](https://com.com.tr/ansiklopedi/3-murad.md)
- [III. Mehmed](https://com.com.tr/ansiklopedi/3-mehmed.md)
- [II. Selim](https://com.com.tr/ansiklopedi/2-selim.md)
- [Kanuni Sultan Süleyman](https://com.com.tr/ansiklopedi/kanuni-sultan-suleyman.md)
- [Özdemiroğlu Osman Paşa](https://com.com.tr/ansiklopedi/ozdemiroglu-osman-pasa.md)
- [Lala Mustafa Paşa](https://com.com.tr/ansiklopedi/lala-mustafa-pasa.md)

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi; Wikidata: https://www.wikidata.org/wiki/Q717115

Son güncelleme: 6 Eylül 2026

[Canlı sayfa](https://com.com.tr/ansiklopedi/koca-sinan-pasa) · [Ansiklopedi](https://com.com.tr/ansiklopedi.md)

---
COM (https://com.com.tr) · AI: https://com.com.tr/llms.txt
