
Köprülü Mehmed Paşa
كوپرولى محمد پاشاKöprülü Mehmed Ağa·Köprülüzâdelerin atası
Köprülü Mehmed Paşa, 1656-1661 yılları arasında IV. Mehmed'in sadrazamlığını yapan, Köprülüler dönemini başlatan ve devlet düzenini yeniden kuran veziriazamdır.
Köprülü Mehmed Paşa Kimdir?
15 dk okumaKöprülü Mehmed Paşa, Arnavutluk'ta Berat sancağına bağlı Rudnik köyünde doğdu ve 31 Ekim 1661 tarihinde Edirne'de öldü. Doğum yılı kesin olarak bilinmemekte, kaynaklarda 1575 ile 1580 arasında değişen yıllar verilmektedir. Küçük yaşta devşirme yoluyla saray hizmetine alındı, Enderun'da yetişti ve uzun bir taşra kariyerinin ardından ileri yaşta sadarete getirildi.
15 Eylül 1656 tarihinde IV. Mehmed tarafından sadrazamlığa getirildi. Mührü, kendisine geniş yetki tanınması şartıyla kabul etti. Bu şartlar, Osmanlı sadaret makamının o güne kadarki en açık yetki pazarlığı sayılır ve makamın yeniden güçlenmesinin başlangıcı olarak değerlendirilir. Görev süresi beş yıl bir ayı buldu; bu, yirmi yıldır sadrazamların birkaç ay içinde değiştiği bir dönemin sonu anlamına geliyordu.
Sadareti, Girit Savaşı'nın en ağır yıllarına denk geldi. Venedik donanmasının Çanakkale Boğazı'nı kapatması ve Bozcaada ile Limni'yi ele geçirmesi, İstanbul'un iaşesini doğrudan tehdit ediyordu. Temmuz 1657'de kazanılan Çanakkale deniz zaferiyle abluka kırıldı, ardından iki ada geri alındı. Erdel'e sefer düzenlendi, Anadolu'daki büyük ayaklanma bastırıldı ve hazine düzeni sıkı denetim altına alındı. Ölümünden önce yerine oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'nın getirilmesini padişaha kabul ettirdi; böylece Osmanlı tarihinde Köprülüler dönemi adıyla anılan yaklaşık yarım yüzyıllık evre başladı.
Arnavutluk'ta Berat sancağına bağlı Rudnik köyünde doğdu. Doğum yılı kesin değildir, kaynaklarda 1575 ile 1580 arasında verilir.
Doğumu ve Kökeni
01 / 18 · 1 dkKöprülü Mehmed Paşa, Arnavutluk'ta Berat sancağına bağlı Rudnik köyünde doğdu. Köyün adı kaynaklarda Rudnik ve Roşnik biçimlerinde geçer. Arnavut kökenlidir; bu nokta hem Türkçe hem yabancı kaynaklarda ortaktır.
Doğum yılı kesin olarak bilinmez. Kaynakların bir kısmı 1575 civarını, bir kısmı 1580 yılını verir. Ölüm tarihinde seksen altı yaşında olduğunun kaydedilmesi, birinci tahmini destekleyen veri olarak kullanılır. Sadrazamlığa getirildiğinde yetmiş yaşını çoktan aşmış olduğu bütün kaynaklarda ortak biçimde belirtilir.
Anne ve babasının adı kaynaklarda geçmez. Devşirme yoluyla saraya alınan görevlilerde bu durum kural sayılacak kadar yaygındır: kayıt, kişinin devşirildiği yer ve tarihle başlar, ailesiyle ilgili bilgi tutulmaz.
Köprülü adı doğduğu yerden gelmez. Bu ad, devlet hizmetinin ilk yıllarında yerleştiği ve evlendiği Köprü kasabasından alınmıştır. Kasaba, bugün Samsun'a bağlı Vezirköprü ilçesidir ve ilçenin adı da bu aileden gelir. Kaynaklarda kendisinden Köprülü Mehmed Paşa, oğullarından ise Köprülüzâde adıyla söz edilir.
Ailenin sonraki üyeleri, Osmanlı tarihinde tek bir aileden çıkan en uzun devlet adamı dizisini oluşturdu. İki oğlu, bir damadı ve bir yeğeni sadrazamlık makamına geldi. Bu süreklilik, on yedinci yüzyılın ikinci yarısındaki Osmanlı yönetim tarihinin belirleyici çerçevesidir.
Devşirme ve Enderun Yılları
02 / 18 · 1 dkKüçük yaşta devşirme yoluyla İstanbul'a getirildi ve saray hizmetine alındı. Devşirme, Osmanlı Devleti'nin Rumeli ve Anadolu'daki hristiyan tebaadan belirli aralıklarla çocuk toplayarak devlet hizmetine yetiştirmesi düzeninin adıdır. Toplanan çocuklar önce Türkçe ve devlet düzenini öğrenmeleri için Anadolu'da ailelerin yanına verilir, ardından yeteneklerine göre Acemi Ocağı'na ya da saraya alınırdı.
Saraya alınanların eğitim yeri Enderun'du. Burada okuma yazma, din bilgisi, hat, matematik ve devlet usulü öğretiliyor, aynı zamanda saray hizmetinin farklı odalarında görev verilerek tecrübe kazandırılıyordu. Yükselme, oda oda ilerleyen bir düzene bağlıydı.
Kaynaklar, Köprülü Mehmed'in saray mutfağında hizmete başladığını, ardından hazine odasına ve has odaya geçtiğini kaydeder. Bu basamaklar, saray içi kariyerin bilinen sırasını izler. Saraydaki hizmet yılları IV. Murad'ın saltanat dönemine denk gelir.
Enderun eğitiminin ona kazandırdığı en belirgin özellik, devlet defterlerini ve mali kayıt düzenini yakından tanımasıydı. Sonraki yıllarda hazine ve defterdarlık işlerinde görevlendirilmesi, bu birikimle ilişkilendirilir.
Saraydan çıkma, Enderun'da yetişenlerin kariyerindeki dönüm noktasıydı. Belirli bir kıdeme ulaşanlar dışarıya bir görevle gönderilir ve taşra hizmetine başlardı. Köprülü Mehmed de bu yolu izleyerek saraydan ayrıldı ve uzun süren bir taşra kariyerine girdi.
Devlet Hizmetine Girişi ve Köprü'ye Yerleşmesi
03 / 18 · 1 dkSaraydan çıktıktan sonra çeşitli vezirlerin maiyetinde görev aldı. Kaynaklarda, Hüsrev Paşa'nın yanında hazine işleriyle ilgili bir görevde bulunduğu kaydedilir. Bu dönemde Amasya ve Çorum yörelerinde sancak düzeyinde görevler üstlendi.
Bu görevler sırasında Köprü kasabasına yerleşti. Burada Ayşe Hanım ile evlendi. Kaynaklarda Ayşe Hanım'ın yörenin ileri gelen bir ailesinden geldiği, babasının Yusuf Ağa adında bir voyvoda olduğu belirtilir. Evlilik, Köprülü Mehmed'in bölgede kalıcı bir bağ kurmasını sağladı; ailesinin adı da bu kasabadan geldi.
Köprü, kariyerinin geri kalanında sığınak işlevi gördü. Görevden alındığı dönemlerde buraya çekildiği, mal varlığının önemli bir bölümünü burada topladığı ve sonradan kurduğu vakıfların büyük kısmını bu yöreye yönelttiği bilinir.
1638 yılındaki Bağdat seferine katıldığı kaydedilir. IV. Murad'ın bizzat yönettiği bu sefer, Osmanlı ordusunun uzun süredir kazandığı en açık başarı sayılır ve kuşatmaya katılan görevlilerin sonraki kariyerlerinde belirleyici oldu.
Bu yılların ardından beylerbeyilik düzeyinde görevlere geçti. Yükselişi hızlı olmadı; taşrada geçirdiği süre otuz yılı aştı. Sadarete geldiğinde devletin taşra düzenini, ayanı, aşiretleri ve mali uygulamaları doğrudan tecrübeyle biliyor olması, bu uzun taşra kariyerinin sonucudur.
Köprü kasabasına yerleşti ve Ayşe Hanım ile evlendi; ailenin adı bu kasabadan geldi.
Taşra Görevleri ve Yükselişi
04 / 18 · 1 dkKöprülü Mehmed Paşa, beylerbeyilik rütbesine yükseldikten sonra imparatorluğun farklı bölgelerinde görev yaptı. Kaynaklarda Trabzon, Şam, Karaman ve Anadolu eyaletlerinde beylerbeyilik yaptığı kaydedilir. Bu görevlerin bir bölümü kısa sürdü; on yedinci yüzyıl ortasında valilik süreleri genellikle bir iki yılı geçmiyordu.
Karaman valiliği sırasında, İpşir Mustafa Paşa ve Abaza Hasan Paşa gibi Anadolu'da kuvvet toplayan paşaların hareketleriyle uğraştı. Bu deneyim, sadaretinde karşılaşacağı en büyük iç meselenin hazırlığı oldu.
Divanda vezirlik rütbesi aldı ve kubbe veziri olarak görev yaptı. Kubbe vezirleri, Divan-ı Hümayun'un doğal üyesiydi ve sadrazamın yokluğunda işleri yürütürdü. Bu görevi kısa sürdü, ardından görevden alındı.
Görevden alındığı dönemlerde İstanbul'da kalmadı, Köprü'ye çekildi. Merkezdeki grup çekişmelerinden uzak durması, sadaret sırası kendisine geldiğinde herhangi bir hizbin adamı sayılmamasını sağladı. Kaynaklar, adının 1656 yılında sadaret için gündeme gelmesinde bu tarafsız konumun etkili olduğunu belirtir.
Sadarete gelmeden önceki son yıllarda İstanbul'da bulunuyordu. Devletin içinde bulunduğu mali ve askerî durum karşısında saray çevresi, kısa süreli sadrazamlar yerine uzun süre görevde kalabilecek ve sert tedbir alabilecek bir isim arıyordu. Bu arayış, uzun taşra tecrübesi olan ve merkezdeki gruplara borçlu olmayan Köprülü Mehmed'e yöneldi.
Sadrazamlığa Getirilişi ve İleri Sürdüğü Şartlar
05 / 18 · 1 dk1656 yılı, Osmanlı merkezî yönetiminin en zor yıllarından biridir. 4 Mart 1656 tarihinde İstanbul'da başlayan ve dört gün süren askerî ayaklanmada, öldürülen saray görevlilerinin cesetleri At Meydanı'ndaki büyük çınara asıldı. Olay bu sebeple Çınar Vak'ası ve Vak'a-i Vakvakiye adlarıyla anıldı. Aynı yılın haziran ayında Venedik donanması Çanakkale önlerinde Osmanlı donanmasını bozguna uğrattı ve Boğaz'ı kapattı.
Ayaklanmanın ve yenilginin ardından sadaret makamı hızla el değiştirdi. Boynueğri Mehmed Paşa'nın azlinden sonra makam, ileri yaştaki Köprülü Mehmed Paşa'ya teklif edildi.
Teklifi kayıtsız şartsız kabul etmedi. Valide Turhan Sultan ve IV. Mehmed'e bir dizi şart ileri sürdü. Kaynaklarda dört madde halinde aktarılan bu şartlar şunlardı: padişaha sunacağı her tedbirin itiraz görmeden uygulanması, en alt kademeden en üste kadar tayinlere karışılmaması, devlet ileri gelenlerinin nüfuzlarını kullanarak işlerine müdahale etmemesi ve hakkında çıkarılacak söylentilere itibar edilmemesi.
Şartlar kabul edildi ve mühr-i hümayun 15 Eylül 1656 tarihinde kendisine verildi. Bazı kaynaklarda tayin tarihi 14 Eylül 1656 olarak geçer.
Bu pazarlık, sadaret makamının yetkileri açısından dönüm noktası sayılır. Yirmi yılı aşkın süredir sadrazamlar saray içindeki gruplar tarafından atanıyor ve kısa sürede görevden alınıyordu. Şartların kabul edilmesiyle sadrazam, padişahın yetkisini fiilen kullanan bir makam durumuna geldi.
Devraldığı Tablo: Girit Savaşı ve Boğaz Ablukası
06 / 18 · 1 dkSadarete geldiğinde devlet on bir yıldır Venedik ile savaş halindeydi. 1645 yılında Girit'e yapılan çıkarmayla başlayan savaş, adanın büyük bölümünün alınmasına rağmen Kandiye Kalesi'nin direnmesi yüzünden bitirilemiyordu.
Venedik, üstünlüğü denizde arıyordu. Donanması Çanakkale Boğazı'nın çıkışını kapatarak Osmanlı filosunun Ege'ye açılmasını ve Girit'teki orduya asker, erzak ve mühimmat gönderilmesini engelliyordu. 1656 yılında Bozcaada ve Limni adaları Venedik eline geçti. Bu iki ada, Boğaz'ın önündeki üs görevini görüyordu.
Ablukanın etkisi İstanbul'da doğrudan hissedildi. Şehrin tahıl ve et ikmali deniz yoluyla yapılıyordu; ulaşımın kesilmesi fiyatları yükseltti ve iaşe sıkıntısı yarattı. Başkentte huzursuzluğun büyümesinde bu sıkıntının payı büyüktür.
Hazine de ağır durumdaydı. Uzun süren savaş, sefer masraflarını sürekli kılmış, buna karşılık gelir toplanması aksamıştı. Kapıkulu askerine ödenen ulufe, kayıtlardaki şişkinlik yüzünden bütçenin taşıyamayacağı büyüklüğe ulaşmıştı.
Anadolu'da asayiş bozuktu. Seferlere çağrılan ve zamanında ödeme alamayan kuvvetler, kendi başına hareket eden gruplara dönüşüyordu. Bu hareketler, dönemin kaynaklarında Celâlî adıyla anılır.
Devraldığı tablonun üç ayağı buydu: denizde abluka, hazinede açık, taşrada dağınıklık. Sadaretinin beş yılı, bu üç başlıkta alınan tedbirlerle geçti.
Girit'e çıkarma yapıldı ve Venedik ile savaş başladı; savaş yirmi dört yıl sürdü.
Başkentte Otoritenin Yeniden Kurulması
07 / 18 · 1 dkSadaretinin ilk işi, merkezde emir kumanda düzenini kurmak oldu. Göreve gelmesinden kısa süre sonra, İstanbul'da bir grup sipahinin harekete geçme girişimi bastırıldı. Kaynaklar bu olayı 4 Ocak 1657 tarihiyle kaydeder.
Aynı dönemde başkentteki dinî tartışmalar sertleşmişti. Kadızâdeliler adıyla anılan hareketin önde gelen isimleri Fatih Camii'nde toplanarak taraftarlarını harekete çağırdı. Sadrazam önce ulemadan oluşan bir meclis topladı, ardından hareketin başındaki Üstüvânî Mehmed Efendi ile iki arkadaşını Kıbrıs'a sürgüne gönderdi. Olay, başkentteki gerginliğin dağıtılmasıyla sonuçlandı.
Devlet kademelerinde geniş bir görevden alma dalgası yaşandı. Saray ağaları, ocak ileri gelenleri ve ulema arasında sadrazamın kararlarına karşı çıkanlar görevden uzaklaştırıldı ya da sürgüne gönderildi. Bir bölümü hakkında idam hükmü verildi ve uygulandı. Dönem kaynakları, sadaretinin ilk yıllarında verilen idam hükümlerinin sayısını yüksek gösterir; verilen rakamlar kaynaktan kaynağa değişir.
Basılan para düzeninde ve narh uygulamasında sıkı denetim getirildi. Piyasada dolaşan ayarı düşük sikkelerin toplanması ve fiyat denetimi, iaşe sıkıntısını hafifletmeye yönelik tedbirler arasındaydı.
Bu uygulamalar, sadrazamın devlet içindeki konumunu kısa sürede tartışmasız hale getirdi. Padişahın ve Valide Turhan Sultan'ın verdiği açık destek, alınan kararların uygulanmasını mümkün kıldı. Merkezde kurulan bu düzen, sonraki askerî harekâtın ön şartıydı.
Çanakkale Deniz Zaferi ve Adaların Geri Alınması
08 / 18 · 1 dk1657 yılının yaz aylarında Boğaz ablukasını kırmak için hazırlık tamamlandı. Donanmanın başında Kaptanıderya Topal Mehmed Paşa bulunuyordu. Sadrazam, harekâtı kara tarafından desteklemek üzere Çanakkale'ye geçti ve boğazın iki yakasındaki bataryaları takviye etti.
Deniz muharebesi 17-19 Temmuz 1657 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı önlerinde yapıldı. Muharebe Osmanlı donanmasının üstünlüğüyle sonuçlandı ve Venedik filosu geri çekildi. Uzun süredir devam eden abluka bu muharebeyle kırıldı.
Zaferin ardından adalar üzerine gidildi. Bozcaada'ya 25 Ağustos 1657 tarihinde asker çıkarıldı. Altı gün süren kuşatmanın sonunda Venedik muhafızları kaleyi terk etti ve ada 31 Ağustos 1657 tarihinde geri alındı. Sadrazam adaya geçerek tahrip edilen kale ve yerleşim yerlerini onarttı.
Limni kuşatması 10 Eylül 1657 tarihinde başladı. Altmış üç gün süren kuşatmanın ardından 12 Kasım 1657 tarihinde ada teslim alındı. İki adanın geri alınmasıyla Boğaz'ın önü temizlendi ve Girit'teki orduya ikmal yolu yeniden açıldı.
Harekâtın sonucu İstanbul'da donanma ile kutlandı. Boğaz güvenliğinin sağlanması, başkentteki iaşe sıkıntısını doğrudan hafifletti ve sadrazamın konumunu güçlendirdi.
Girit Savaşı bu harekâtla bitmedi. Kandiye Kalesi Venedik elinde kaldı ve kuşatma on iki yıl daha sürdü. Kalenin alınması, oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadareti döneminde gerçekleşti.
Erdel Seferi ve Kuzey Cephesi
09 / 18 · 1 dkErdel, Osmanlı Devleti'ne bağlı ve vergi ödeyen bir voyvodalıktı. Voyvodanın seçimi ve dış siyaseti, İstanbul'un onayına bağlıydı. Erdel voyvodası II. Rákóczi György, 1657 yılında İstanbul'dan izin almadan Lehistan üzerine sefer düzenledi ve bu sefer bozgunla sonuçlandı.
İzinsiz sefer, bağlılık ilişkisinin açık biçimde ihlali sayıldı. Sadrazam 1658 yılında Erdel üzerine sefere çıktı. Sefer sırasında Yanova Kalesi alındı ve bölgede Osmanlı yönetimi yeniden kuruldu. Rákóczi voyvodalıktan uzaklaştırıldı, ancak direnişi sürdürdü.
Sefer dönüşü Budin beylerbeyiliğine getirilen Seydi Ahmed Paşa'ya, bölgedeki direnişin bastırılması görevi verildi. Rákóczi 1659 yılında Demirkapı'da, 1660 yılında Kolozsvár yakınlarında yenilgiye uğradı ve ikinci muharebede aldığı yaralar sebebiyle öldü.
Erdel'in en önemli merkezlerinden Varad Kalesi, Köse Ali Paşa ve Seydi Ahmed Paşa kuvvetleri tarafından 27 Ağustos 1660 tarihinde alındı. Kale, yeni kurulan Varad eyaletinin merkezi yapıldı.
Bu harekâtlar, Osmanlı Devleti'nin orta Avrupa'daki sınırını uzun süre sonra ilk kez ileri taşıdı. Aynı zamanda Avusturya ile gerilimi artırdı; Habsburg yönetimi Erdel'deki gelişmeleri kendi sınır güvenliğine yönelik tehdit sayıyordu.
Gerilim, Köprülü Mehmed Paşa'nın ölümünden sonra savaşa dönüştü. 1663 yılında başlayan Avusturya seferi ve Uyvar Kalesi'nin fethi, oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadaretinde gerçekleşti.
İstanbul'da Çınar Vak'ası adıyla anılan ayaklanma başladı; öldürülen saray görevlileri At Meydanı'ndaki çınara asıldı.
Abaza Hasan Paşa Ayaklanması
10 / 18 · 1 dkSadaretinin en büyük iç meselesi, 1658 yılında Anadolu'da başlayan ayaklanmadır. Hareketin başında, daha önce Halep beylerbeyiliği yapmış olan Abaza Hasan Paşa bulunuyordu.
Ayaklanmanın doğrudan sebebi, Erdel seferi için yapılan çağrıya uyulmamasıydı. Abaza Hasan Paşa, sefere katılmak yerine Anadolu'da kuvvet topladı ve çevresinde sadrazamın uygulamalarından hoşnut olmayan paşalar birleşti. Hareketin talebi, Köprülü Mehmed Paşa'nın sadaretten alınmasıydı.
Ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Bağdat valisi Murtaza Paşa, ilk karşılaşmada yenildi. Bunun üzerine padişah IV. Mehmed Bursa'ya geçerek harekâtı yakından izledi. Sadrazam ise merkezde alınan tedbirleri sıkılaştırdı.
Ayaklanmacılar Anadolu'da tutunamadı. İkmal sıkıntısı ve üzerlerine gönderilen kuvvetlerin baskısı sonucu güneye çekildiler. Abaza Hasan Paşa ve yanındakiler Halep'e girdi.
Halep'te düzenlenen bir davette kuşatılarak ele geçirildiler. Abaza Hasan Paşa ve maiyetindeki paşalar 16-17 Şubat 1659 tarihinde burada öldürüldü. Ayaklanma bu olayla sona erdi.
Hareketin bastırılması, sadrazamın Anadolu'daki otoritesini tartışmasız hale getirdi. Aynı zamanda merkezî yönetimin karşısına çıkabilecek paşa grubunu ortadan kaldırdı. Olayın ardından Anadolu'da geniş bir denetim uygulaması başlatıldı; bu uygulama sırasında ateşli silah bulundurma yasağı getirildi ve yasağa uymayanlar hakkında ağır hükümler verildi.
Anadolu'da Asayiş ve Celâlî Meselesi
11 / 18 · 1 dkOn yedinci yüzyıl Osmanlı Anadolusu'nun temel sorunu, merkezî otoritenin taşrada zayıflamasıydı. Uzun süren savaşlar, sefere çağrılan ve düzenli ödeme alamayan kuvvetlerin dağılmasına yol açıyordu. Dağılan gruplar köyleri ve kervan yollarını hedef alıyor, bu durum vergi gelirlerini düşürüyordu. Dönemin kaynakları bu hareketleri Celâlî adıyla anar.
Sorunun bir başka boyutu, taşradaki paşaların kendi kuvvetlerini kurmasıydı. Beylerbeyiler, merkezden gelen kuvvetin yeterli olmadığı yerlerde kendi maiyetlerini büyütüyor, bu kuvvetler zamanla valilerin şahsına bağlı hale geliyordu. Abaza Hasan Paşa ayaklanmasının arkasındaki asıl yapı buydu.
Köprülü Mehmed Paşa'nın uyguladığı yöntem, silah denetimi ve sıkı ceza uygulamasıydı. Ayaklanmanın bastırılmasından sonra Anadolu'da geniş çaplı bir tüfek yoklaması yapıldı. İzinsiz ateşli silah bulunduranlar hakkında ağır hükümler verildi; kaynaklar bu uygulamada öldürülenlerin sayısını binlerle ifade eder ve verilen rakamlar kaynaktan kaynağa büyük farklılık gösterir.
Aynı dönemde vergi kayıtları elden geçirildi. Köyünü terk edenlerin geri dönmesi ve boş kalan toprakların yeniden ekilmesi için düzenlemeler yapıldı. Kervan yollarının güvenliği için menzil düzeni gözden geçirildi.
Uygulamaların sonucu, Anadolu'da yaklaşık otuz yıldır aralıksız süren büyük ayaklanmaların durmasıdır. Bu durgunluk dönemi, sonraki iki Köprülü sadrazamının uzun süreli seferlere çıkabilmesinin şartı oldu; ordu, arkasında bir iç cephe sorunu bırakmadan Avrupa'ya sevk edilebildi.
Maliye, Ordu ve Donanma Düzenlemeleri
12 / 18 · 1 dkHazinenin açık vermesinin başlıca sebebi, kapıkulu ocaklarının kayıtlarındaki şişkinlikti. Ocak mevcutları gerçekte olduğundan yüksek görünüyor, ulufe defterlerinde bulunmayan kişiler adına ödeme yapılıyordu. Sadaretinde bu defterler elden geçirildi ve kayıt dışı isimler silindi.
Saray harcamalarında kısıntıya gidildi. Ödeme takvimi düzene sokuldu ve ulufenin zamanında dağıtılması sağlandı. Kapıkulu ayaklanmalarının çıkış sebebi çoğu zaman ödemenin gecikmesi ya da ayarı düşük parayla yapılması olduğu için, bu düzenleme başkentteki huzursuzluğu doğrudan azalttı.
Sikke ayarında düzeltme yapıldı ve piyasadaki bozuk paranın toplanması için tedbir alındı. Narh uygulaması sıkılaştırıldı; İstanbul'daki temel gıda fiyatları denetim altına alındı.
Donanma, sadaretinin öncelikli yatırım alanıydı. Tersane-i Âmire'de yeni gemiler inşa edildi, mevcut gemiler onarıldı ve tayfa temini düzene bağlandı. Boğaz savunması için Çanakkale'nin iki yakasında yeni istihkâm yapıldı; Seddülbahir ve Kumkale bu dönemde inşa edilen savunma yapılarıdır ve yapımını Valide Turhan Sultan üstlenmiştir.
Orduda sefer düzeni yeniden kuruldu. Sefere çağrılan kuvvetlerin yoklaması sıkı tutuldu, çağrıya uymayanların dirlikleri elinden alındı. Bu uygulama, Abaza Hasan Paşa ayaklanmasının doğrudan sebeplerinden biridir; ancak uygulama sürdürüldü ve sonraki seferlerde ordu mevcudunun kayıtlarla uyumlu hale gelmesini sağladı.
Venedik donanması Çanakkale önlerinde Osmanlı donanmasını yendi; Bozcaada ve Limni Venedik eline geçti.
IV. Mehmed ve Valide Turhan Sultan ile İlişkisi
13 / 18 · 1 dkIV. Mehmed, 1648 yılında babası Sultan İbrahim'in tahttan indirilmesiyle yedi yaşında tahta çıkmıştı. Küçük yaşta tahta çıkan padişah adına devlet işlerini önce büyükannesi Kösem Sultan, ardından annesi Turhan Sultan yürüttü.
Köprülü Mehmed Paşa sadarete geldiğinde padişah on beş yaşındaydı. Fiilî karar mercii Valide Turhan Sultan'dı ve sadrazamın ileri sürdüğü şartları kabul eden de odur. Sadaretinin ilk yıllarında valide sultanın desteği, alınan sert tedbirlerin uygulanabilmesinin şartıydı.
İlişki, sadaret süresince bozulmadı. Sadrazam aleyhindeki şikâyetlerin dikkate alınmaması, ileri sürdüğü şartlardan biriydi ve bu şarta uyuldu. Dönemin kaynakları, bu desteğin kesilmemesini sadaretinin uzun sürmesinin başlıca sebebi olarak gösterir.
IV. Mehmed, yaşı ilerledikçe devlet işlerinden çok av ile ilgilendi ve Avcı lakabıyla anıldı. Sarayın Edirne'de uzun süre kalması bu dönemde başladı; Köprülü Mehmed Paşa da ömrünün son yılını Edirne'de geçirdi ve orada öldü.
Padişahın devlet işlerini sadrazama bırakması, Köprülüler döneminin temel özelliğidir. Sadaret makamının güçlenmesi, padişahın yetkilerinin biçimsel olarak azalması anlamına gelmiyordu; padişah mührü verme ve geri alma yetkisini elinde tutuyordu. Ancak uygulamada karar, sadrazamın elindeydi ve bu düzen yirmi yedi yıl sürdü.
Ölümü ve Yerine Oğlunun Getirilmesi
14 / 18 · 1 dkÖmrünün son yılında sağlığı bozuldu. Saray ve divan o sırada Edirne'de bulunuyordu. Kaynaklar, hastalığının ağırlaştığını anlayınca padişahtan yerine oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'nın getirilmesini istediğini kaydeder.
Talep kabul edildi. Köprülü Mehmed Paşa 31 Ekim 1661 tarihinde Edirne'de öldü. Ölüm anında yaşının seksen altı olduğu belirtilir. Aynı gün mühr-i hümayun, o sırada Şam beylerbeyi olan oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'ya verildi.
Bir sadrazamın yerine oğlunun getirilmesi, Osmanlı yönetim geleneğinde alışılmış bir uygulama değildi. Sadaret makamı, kural olarak babadan oğula geçen bir görev değildi ve bu tayin, dönemin kaynaklarında ayrıca kaydedilmiştir. Uygulama, Köprülü ailesinin sonraki yıllardaki konumunun başlangıcıdır.
Cenazesi Edirne'den İstanbul'a getirildi. Divanyolu üzerinde, sağlığında yaptırmaya başladığı külliyenin içindeki türbeye defnedildi. Türbe, Çemberlitaş semtindedir ve aynı yapıda eşi Ayşe Hanım ile oğlu Fâzıl Ahmed Paşa da gömülüdür.
Öldüğünde geride büyük bir servet ve geniş bir vakıf düzeni bıraktı. Vakıflarının gelirleri, Anadolu ve Rumeli'deki cami, mektep, hamam ve dükkânların bakımına ayrılmıştı. Yarım kalan yapıların tamamlanması vasiyet edildi ve bu vasiyet oğlu tarafından yerine getirildi.
Eserleri ve Vakıfları
15 / 18 · 1 dkEn bilinen eseri, İstanbul'da Divanyolu üzerinde, Çemberlitaş semtindeki külliyedir. Külliye bir dershane ve mescit işlevi gören sekizgen planlı yapı, dârülhadis odaları, dükkânlar, çeşme, sebil ve türbeden oluşur.
Köprülü Mehmed Paşa öldüğünde külliyenin yalnızca bir bölümü tamamlanmıştı. Yapı topluluğu, vasiyeti üzerine oğlu Fâzıl Ahmed Paşa tarafından tamamlandı ve genişletildi. 1676 yılından önce eklenen kütüphane binası, İstanbul'un müstakil olarak inşa edilmiş ilk kütüphane yapısı sayılır. Ayrıca külliyeye Vezir Hanı eklendi. Sebil günümüze ulaşmamıştır; medrese bölümü onarılarak bir kültür vakfına tahsis edilmiştir.
Kütüphanede toplanan yazma eser koleksiyonu, ailenin üç kuşağı boyunca büyüdü. Köprülü Yazma Eser Kütüphanesi adıyla bilinen koleksiyon, Türkiye'deki en eski vakıf kütüphanelerinden biridir.
Vezirköprü, ailenin ikinci imar merkezidir. İlçedeki bedesten, hamamlar ve çevresindeki yapılar Köprülüler dönemine tarihlenir. Bedesten, çok sayıda dükkânı ve avlusuyla ilçenin kapalı çarşısı olarak kullanılmaya devam etmektedir. Yörede yaptırılan bir namazgâh, 1906 yılındaki depremde yıkılmıştır.
Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli yerlerinde cami, mescit, mektep, hamam, çeşme ve dükkân yaptırdı; sahip olduğu köylerin gelirini bu yapıların bakımına vakfetti. Bilecik'te Vezirhan ve Malatya'da Hekimhan gibi menzil noktalarındaki yapılar da bu vakıf düzeni içinde anılır.
Sadrazamlığa getirildi; mührü, ileri sürdüğü dört şartın kabul edilmesi üzerine aldı.
Kişiliği ve Yönetim Anlayışı
16 / 18 · 1 dkDönem kaynakları Köprülü Mehmed Paşa'yı az konuşan, kararını verdikten sonra geri dönmeyen ve ayrıntıyı denetleyen bir yönetici olarak tarif eder. Okuma yazması ve defter bilgisi güçlüydü; mali kayıtları bizzat incelediği kaydedilir.
Yönetim anlayışının merkezinde yetki bütünlüğü vardı. Sadareti kabul ederken ileri sürdüğü şartların tamamı bu ilkeyle ilgilidir: kararın tek merkezden çıkması, tayinlerin tek elden yapılması ve dışarıdan müdahale olmaması. Sadaret makamının on yedinci yüzyılın ikinci yarısında yeniden güçlenmesi, bu yaklaşımın sonucudur.
Uyguladığı cezaların sertliği, hem çağdaş kaynakların hem de sonraki tarihçilerin üzerinde durduğu konudur. Sadaretinin ilk yıllarında verilen idam hükümlerinin sayısı yüksektir; kaynaklarda verilen rakamlar birbirini tutmaz. Bu uygulamaların, merkezî otoriteyi kısa sürede kurmayı sağladığı konusunda kaynaklar birleşir.
Devlet adamı yetiştirme konusunda planlı davrandı. Oğlu Fâzıl Ahmed'i ilmiye yolundan alarak idarî göreve geçirmesi ve daha otuzlu yaşlarında beylerbeyilik verdirmesi, bu planın parçası olarak değerlendirilir. Damadı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa da aynı çevrede yetişti.
Kişisel yaşayışı hakkında ayrıntılı bilgi azdır. Serveti büyüktü ve bu servetin önemli bölümünü vakfa dönüştürdü. Türkçe'yi sonradan öğrendiği ve konuşmasında bunun izinin kaldığı, dönem yazarlarınca kaydedilen ayrıntılar arasındadır.
Köprülüler Dönemi ve Tarihteki Yeri
17 / 18 · 1 dkKöprülü Mehmed Paşa'nın 15 Eylül 1656 tarihinde sadarete gelmesi, Osmanlı tarih yazımında bir dönemin başlangıcı sayılır. Köprülüler dönemi adıyla anılan bu evre, ailenin üyelerinin ve yetiştirdiklerinin sadarette bulunduğu yılları kapsar.
Dönem içinde sadaret sırasıyla Köprülü Mehmed Paşa, oğlu Fâzıl Ahmed Paşa ve damadı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'da kaldı. Merzifonlu'nun 1683 yılındaki azliyle dönemin ilk evresi kapandı. Ailenin diğer üyeleri Fâzıl Mustafa Paşa, Amcazâde Hüseyin Paşa ve Numan Paşa da sonraki yıllarda sadrazamlık yaptı.
Dönemin belirleyici özelliği, sadaret makamının kesintisiz ve uzun süreli hale gelmesidir. 1656 öncesinde sadrazamların görev süresi çoğunlukla bir yılı bulmuyordu; Köprülü Mehmed Paşa beş yıl, oğlu on beş yıl görevde kaldı. Bu süreklilik, uzun soluklu askerî ve malî programların yürütülmesini mümkün kıldı.
Dönemin askerî bilançosu iki yönlüdür. Bir yanda Girit'in tamamlanması, Uyvar ve Kamaniçe'nin alınması gibi kazanımlar vardır; öte yanda 1683 yılındaki Viyana kuşatması ve ardından gelen uzun savaş, kazanımların büyük bölümünü geri almıştır.
Tarihçiler Köprülü Mehmed Paşa'nın rolünü, devletin kurumsal düzenini yeniden işler hale getirmesiyle tanımlar. Uyguladığı yöntemlerin sertliği ile sağladığı istikrar arasındaki ilişki, dönemle ilgili tartışmaların ana konusudur. Adı bugün Vezirköprü ilçesinde, İstanbul'daki külliyede ve Köprülü Kütüphanesi'nde yaşamaktadır.
Aynı Yıllarda Dünya
18 / 18 · 1 dk1648: Vestfalya Antlaşması ile Otuz Yıl Savaşları sona erdi ve Avrupa'da yeni bir devletler düzeni kuruldu.
1649: İngiltere'de iç savaşın ardından Kral I. Charles idam edildi, cumhuriyet ilan edildi.
1654: Ukrayna Kazakları Rusya'ya bağlandı; Doğu Avrupa'da güç dengesi Rusya lehine değişti.
1655: İsveç'in Lehistan'a saldırmasıyla Kuzey Savaşı başladı; Erdel voyvodası bu savaşa karıştı.
1658: Hindistan'da Evrengzib Babür tahtına çıktı.
1659: Fransa ile İspanya arasında Pirene Antlaşması imzalandı; Fransa Avrupa'nın en güçlü devleti haline geldi.
1660: İngiltere'de krallık yeniden kuruldu, II. Charles tahta çıktı.
1661: Fransa'da Kardinal Mazarin'in ölümü üzerine XIV. Louis yönetimi doğrudan eline aldı.
Çanakkale Boğazı önünde Venedik donanmasıyla üç gün süren deniz muharebesi başladı.
Kronoloji
32 olay- 16. yüzyıl
Arnavutluk'ta Berat sancağına bağlı Rudnik köyünde doğdu. Doğum yılı kesin değildir, kaynaklarda 1575 ile 1580 arasında verilir.
- 17. yüzyıl
Devşirme yoluyla İstanbul'a getirildi ve Enderun'da yetiştirildi; saray mutfağı, hazine odası ve has odada hizmet gördü.
IV. Murad'ın yönettiği Bağdat seferine katıldı.
Köprü kasabasına yerleşti ve Ayşe Hanım ile evlendi; ailenin adı bu kasabadan geldi.
Trabzon beylerbeyiliğine getirildi.
Girit'e çıkarma yapıldı ve Venedik ile savaş başladı; savaş yirmi dört yıl sürdü.
Sultan İbrahim tahttan indirildi, yedi yaşındaki IV. Mehmed tahta çıktı.
Karaman ve Anadolu eyaletlerinde beylerbeyilik yaptı; İpşir Mustafa Paşa ve Abaza Hasan Paşa'nın hareketleriyle uğraştı.
Divanda kubbe vezirliğine getirildi, kısa süre sonra bu görevden alındı.
Kadızâdeliler hareketinin önde gelen isimleri Kıbrıs'a sürgüne gönderildi.
İstanbul'da Çınar Vak'ası adıyla anılan ayaklanma başladı; öldürülen saray görevlileri At Meydanı'ndaki çınara asıldı.
Venedik donanması Çanakkale önlerinde Osmanlı donanmasını yendi; Bozcaada ve Limni Venedik eline geçti.
Sadrazamlığa getirildi; mührü, ileri sürdüğü dört şartın kabul edilmesi üzerine aldı.
İstanbul'da sipahilerin harekete geçme girişimi bastırıldı.
Çanakkale Boğazı önünde Venedik donanmasıyla üç gün süren deniz muharebesi başladı.
Çanakkale deniz muharebesi Osmanlı üstünlüğüyle sonuçlandı, Boğaz ablukası kırıldı.
Bozcaada'ya asker çıkarıldı, kuşatma başladı.
Bozcaada geri alındı; sadrazam adaya geçerek kaleyi onarttı.
Limni kuşatması başladı.
Altmış üç gün süren kuşatmanın ardından Limni teslim alındı; Boğaz'ın önü temizlendi.
Erdel voyvodası II. Rákóczi György'nin izinsiz Lehistan seferi üzerine Erdel'e sefer düzenlendi; Yanova Kalesi alındı.
Abaza Hasan Paşa, Erdel seferine katılmayı reddederek Anadolu'da ayaklandı.
Bağdat valisi Murtaza Paşa, ayaklanmacılar karşısında yenilgiye uğradı; IV. Mehmed Bursa'ya geçti.
Anadolu'da geniş çaplı silah denetimi başlatıldı; izinsiz ateşli silah bulundurmak yasaklandı.
Erdel voyvodası II. Rákóczi György, Demirkapı'da Seydi Ahmed Paşa karşısında yenildi.
Abaza Hasan Paşa ve maiyetindeki paşalar Halep'te öldürüldü, ayaklanma sona erdi.
II. Rákóczi György, Kolozsvár yakınlarındaki muharebede aldığı yaralar sebebiyle öldü.
İstanbul'da Ayazmakapı'da başlayan büyük yangın şehrin geniş bir bölümünü yaktı.
Varad Kalesi alındı ve yeni kurulan Varad eyaletinin merkezi yapıldı.
Cenazesi İstanbul'a getirildi ve Divanyolu üzerindeki külliyesinin türbesine defnedildi.
Edirne'de öldü; aynı gün mühür oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'ya verildi.
Külliyeye, oğlu Fâzıl Ahmed Paşa tarafından kütüphane binası eklendi; yapı İstanbul'un müstakil ilk kütüphanesi sayılır.
Sadareti
1 dönem · yaklaşık 5 yılHizmet Ettiği Padişahlar
3 padişahSavaşlar ve Seferler
6 kayıtEserleri
7 eserMühr-i Hümayun
Sadrazamlık alametiSadrazamlık makamının alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Köprülü Mehmed Paşa mührü 15 Eylül 1656 tarihinde IV. Mehmed'den, ileri sürdüğü şartların kabul edilmesi üzerine aldı ve ölüm günü olan 31 Ekim 1661 tarihine kadar elinde tuttu. Mühür aynı gün, padişahın kabulüyle oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'ya verildi; bu, sadaret mührünün babadan oğula geçtiği ilk örnektir.
Aile Ağacı
9 kişi
Köprülü Mehmed PaşaSözleri
Arz edeceğim tedbirler itiraz görmeden yerine getirilsin.
Sadareti kabul ederken ileri sürdüğü şartlardan; dönem vekayinamelerinden aktarılırEn küçüğünden en büyüğüne kadar tayinlerde bana karışılmasın.
Sadareti kabul ederken ileri sürdüğü şartlardan; dönem vekayinamelerinden aktarılırDevlet ileri gelenleri nüfuzlarını kullanarak işlerime müdahale etmesin.
Sadareti kabul ederken ileri sürdüğü şartlardan; dönem vekayinamelerinden aktarılırHakkımda çıkarılacak söylentilere itibar edilmesin.
Sadareti kabul ederken ileri sürdüğü şartlardan; dönem vekayinamelerinden aktarılırÇağdaşları
9 kişiİlkler ve Enler
5 başlıkOsmanlı Sadrazamları
84 madde · sadaret sırasıyla



















































































İlgili Maddeler
7 maddeYanlış Bilinenler
6 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
14 soruKöprülü Mehmed Paşa hangi yıllarda sadrazamlık yaptı?
Köprülü Mehmed Paşa nereli ve hangi kökenden gelir?
Köprülü Mehmed Paşa'nın adı neden Köprülü'dür?
Köprülü Mehmed Paşa sadrazamlığı kabul ederken hangi şartları ileri sürdü?
Köprülü Mehmed Paşa kaç yaşında sadrazam oldu?
Köprülü Mehmed Paşa döneminde Çanakkale'de ne oldu?
Abaza Hasan Paşa ayaklanması nasıl bastırıldı?
Köprülü Mehmed Paşa Erdel'e neden sefer düzenledi?
Köprülü Mehmed Paşa hangi padişaha hizmet etti?
Köprülü Mehmed Paşa ne zaman ve nerede öldü?
Köprülü Mehmed Paşa'dan sonra sadrazam kim oldu?
Köprülü Mehmed Paşa'nın çocukları kimlerdir?
Köprülü Mehmed Paşa hangi eserleri yaptırdı?
Köprülüler dönemi ne demektir?
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q728324 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026


