Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul21°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Küçük Mehmed Said Paşa
Sadrazamlar · Dağılma dönemi

Küçük Mehmed Said Paşa

محمد سعيد پاشا

Küçük Said Paşa·Şapur Çelebi·Mabeyn Başkâtibi Said Bey

Sadaret 1879-1880 · 1880-1882 · 1882-1882 · 1882-1885 · 1895-1895 · 1901-1903 · 1908-1908 · 1911-1911 · 1911-1912Doğum 1838, ErzurumÖlüm 1 Mart 1914, İstanbul· 2 Rebiülahir 1332

Küçük Mehmed Said Paşa, 1879 ile 1912 arasında dokuz kez sadaret makamına getirilen, II. Abdülhamid döneminin idari düzenlemelerini yürüten Osmanlı devlet adamıdır.

76Yaşında öldü
9Kez sadrazam
5Padişaha hizmet
1Savaş ve sefer
10Eser
0Çocuk

Küçük Mehmed Said Paşa Kimdir?

15 dk okuma

Küçük Mehmed Said Paşa, 1838 yılında Erzurum'da doğdu ve 1 Mart 1914 tarihinde İstanbul'da öldü. Adı kaynaklarda Mehmed Said Paşa olarak geçer; aynı dönemde yaşayan ve İngiliz Said Paşa diye anılan devlet adamından ayırt edilmesi için Küçük Said Paşa denilmiştir.

Memuriyete 1853 yılında Erzurum tahrirat kaleminde başladı. Merkez teşkilatında çeşitli kalemlerde çalıştıktan sonra 1876 yılında mabeyn başkâtipliğine getirildi ve bu görev kariyerinin dönüm noktası oldu. Ardından Hazine-i Hassa, Dahiliye ve Adliye nazırlıklarında bulundu.

İlk kez 18 Ekim 1879 tarihinde sadrazam oldu. Bunu izleyen otuz üç yıl içinde makama tekrar tekrar getirildi. Kaynakların bir kısmı sadaret sayısını sekiz, bir kısmı dokuz olarak verir; fark, 1911 yılının aralık ayında istifa edip ertesi gün yeniden görevlendirilmesinin ayrı bir dönem sayılıp sayılmamasından doğar. Bunların yedisi II. Abdülhamid dönemine, kalanı Sultan Reşad dönemine denk gelir.

Sadaretlerinde maliye, adliye ve eğitim alanındaki düzenlemeler öne çıkar. Devlet borçlarının yeniden yapılandırıldığı Muharrem Kararnamesi ve Düyun-ı Umumiye İdaresi'nin kuruluşu, savcılık kurumunun oluşturulması, idadilerin yaygınlaştırılması ve mesleki yüksek okulların açılması bu dönemlerin uygulamalarıdır.

1908 yılında İkinci Meşrutiyet'in ilanından bir gün önce yeniden sadarete getirildi. Sonraki yıllarda Meclis-i Ayan reisliği yaptı ve son iki sadareti Trablusgarp Savaşı yıllarına denk geldi. Üç ciltlik hatıratı, dönemin en çok başvurulan birinci elden kaynaklarındandır.

1838

Erzurum'da doğdu; babası hariciye memurluğu yapan Ali Namık Bey'dir.

Doğumu ve Ailesi

01 / 19 · 1 dk

Küçük Mehmed Said Paşa, 1838 yılında Erzurum'da doğdu. Doğum yılı kaynakların büyük bölümünde bu şekilde verilir; bazı kayıtlarda daha erken bir yıl geçtiği görülür.

Babası Ali Namık Bey, hariciye memurluğu yapan bir görevliydi. Kaynaklar ailenin Ankara çevresinden gelen Seb'azade ailesine bağlandığını kaydeder. Ailenin kökeni hakkında farklı bilgiler de aktarılır; bir kısım kaynak Gürcü asıllı olduğunu yazar.

Çocukluğu ve ilk öğrenimi Erzurum'da geçti. Baba mesleği sebebiyle devlet dairesi ortamını erken yaşta tanıdı ve memuriyete on beş yaşında girdi.

Adının başına konan Küçük sıfatı, aynı yıllarda devlet hizmetinde bulunan ve İngiliz Said Paşa diye anılan bir başka Said Paşa ile karıştırılmaması içindir. Dönemin yazışmalarında ve sonraki tarih metinlerinde bu ayrım korunmuştur.

Aile hayatına düşkün olduğu, özel harcamalarında son derece tutumlu davrandığı kaynaklarda ortak biçimde kaydedilir. 1895 yılında İngiliz sefarethanesine sığındığında yanına küçük oğlunu aldığı kayıtlıdır; oğullarının adları ve sayısı hakkında kaynaklar ayrıntı vermez.

Servet ve mal varlığı hakkında dönemin kaynaklarında ağır bir suçlama yer almaz. Buna karşılık siyasi rakipleriyle yaptığı basın tartışmaları, kendisi hakkında yazılan metinlerin önemli bir bölümünü oluşturur.

Ömrünün son yıllarında kaleme aldığı hatırat, hem kendi hayatını hem ailesinin durumunu anlatan bölümler içerir ve dönemin devlet hayatı için başvurulan kaynaklar arasındadır.

Eğitimi ve Memuriyete Girişi

02 / 19 · 1 dk

İlk öğrenimini Erzurum'da yaptı. Ardından İstanbul'a gitti ve Ayasofya Camii'ndeki derslere devam etti. Kaynaklar bu derslere yedi sekiz yıl devam ettiğini kaydeder.

Arapça ve Farsça öğrendi. Fransızcayı da bu yıllarda öğrendi; yabancı dil bilgisi, sonraki yıllarda hariciye yazışmalarında ve Avrupa devletleriyle yürütülen görüşmelerde işine yaradı.

Memuriyete 1853 yılında Erzurum eyaleti tahrirat kaleminde başladı. Tahrirat kalemi, vilayet yazışmalarının hazırlandığı birimdi; genç memurlar resmî üslubu ve evrak düzenini burada öğrenirdi.

Sonraki yıllarda Anadolu ordusu yazı işleri, Maliye Nezareti, Meclis-i Vala, Matbaa-i Amire ve Takvim-i Vekayi idaresi gibi birimlerde çalıştı. Devlet gazetesinin ve resmî matbaanın idaresinde bulunması, basın ve yayın konusundaki bilgisinin kaynağıdır.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ve Adalar bölgesi belediye dairesi de görev yaptığı kurumlar arasındadır. Böylece hem yargı teşkilatını hem yerel idareyi yakından tanıdı.

Kalem hizmetinde öne çıkan özelliği, layiha yazmaktı. Bir konuyu inceleyip çözüm öneren rapor hazırlamak, dönemin memur kariyerinde yükselmenin başlıca yoluydu. Arşivlerde kendisine ait çok sayıda layiha bulunur.

Bu birikim, 1876 yılında saray teşkilatına geçmesini sağladı. Yazı işlerindeki ustalığı ve hızlı çalışma alışkanlığı, atamanın gerekçeleri arasında kaydedilir.

Mabeyn Başkâtipliği

03 / 19 · 1 dk

II. Abdülhamid'in tahta çıkışının hemen ardından, 1 Eylül 1876 tarihinde mabeyn başkâtipliğine atandı. Mabeyn başkâtipliği, padişahın yazı işlerini yürüten ve saray ile hükümet arasındaki yazışmayı düzenleyen makamdı.

Görev, devlet işlerinin merkezinde bulunmak anlamına geliyordu. Nezaretlerden gelen yazılar bu kalemden geçiyor, padişahın iradeleri buradan çıkıyordu. Said Paşa böylece hem devletin bütün dosyalarını gördü hem padişahla doğrudan çalışma imkânı buldu.

Aynı dönem, Kanun-i Esasi'nin hazırlandığı ve ilan edildiği aylara denk gelir. Kaynaklar, anayasa metninin hazırlanma sürecinde kâtiplik ve yazışma tarafında görev aldığını kaydeder.

1877 yılında vezir rütbesi verildi ve Heyet-i Ayan üyeliğine getirildi. Aynı yıl Hazine-i Hassa nazırlığına atandı; bu nezaret, padişaha ait gelir ve mülklerin idaresinden sorumluydu.

14 Şubat 1878 tarihinde ikinci kez Hazine-i Hassa nazırlığına tayin edildi. Ardından Dahiliye ve Adliye nazırlıklarında bulundu ve kısa bir süre Bursa valiliği yaptı.

Bu görevlerin tamamı 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı ve Berlin Antlaşması yıllarına denk gelir. Devletin toprak kaybettiği, mali durumunun ağırlaştığı ve Meclis-i Mebusan'ın tatil edildiği bu dönemde merkez teşkilatının işleyişini yakından izledi.

Sadaret makamına getirilmesi, bu üç yıllık yakın çalışmanın ardından geldi.

1853

Erzurum eyaleti tahrirat kaleminde memuriyete başladı.

Adliye Nazırlığı ve Savcılık Kurumu

04 / 19 · 1 dk

Adliye nazırlığı döneminin en çok anılan işi, yargı teşkilatının yeniden düzenlenmesidir. 24 Aralık 1878 tarihli Adliye Teşkilatı Nizamnamesi bu dönemde hazırlandı.

Nizamnamenin getirdiği başlıca yenilik, savcılık kurumunun oluşturulmasıdır. Osmanlı yargı düzeninde kamu adına iddia makamını temsil eden müddeiumumilik, bu düzenlemeyle sistemli hâle geldi.

Düzenleme, mahkemelerin derecelerini ve görev alanlarını da tanımlıyordu. Nizamiye mahkemeleri ile şer'iye mahkemeleri arasındaki iş bölümü belirlendi, mahkeme kademeleri ve temyiz yolu kurala bağlandı.

Aynı yıllarda hukuk eğitimi alanında da adım atıldı. Adliye Nezareti bahçesinde açılan Mekteb-i Hukuk-ı Şahane, 1880 yılında öğretime başladı. Okul, nizamiye mahkemelerinin ihtiyaç duyduğu hukuk bilgisine sahip görevlileri yetiştirmek amacıyla kuruldu.

Bu düzenlemeler, Tanzimat döneminde başlayan hukuk reformunun sürdürülmesi anlamına geliyordu. Mecelle'nin tamamlanmasının ardından, uygulamayı yürütecek teşkilatın kurulması gündeme gelmişti.

Savcılık kurumunun oluşturulması, Türkiye'deki yargı düzeninde bugün de geçerli olan bir yapının başlangıcı sayılır. Kaynaklar bu düzenlemeyi, Said Paşa'nın devlet hayatına bıraktığı en kalıcı iz olarak kaydeder.

Adliye nazırlığı uzun sürmedi. Kısa süre sonra Bursa valiliğine, ardından sadaret makamına getirildi.

Birinci Sadareti

05 / 19 · 1 dk

18 Ekim 1879 tarihinde ilk kez sadrazamlığa getirildi. O sırada kırk bir yaşındaydı ve sadaret makamına gelen en genç isimlerden biriydi.

Göreve geldiğinde devletin durumu ağırdı. 1877-1878 Savaşı yeni bitmiş, Berlin Antlaşması ile geniş topraklar kaybedilmiş, hazine ödeme gücünü yitirmişti. Savaş tazminatı ve dış borç ödemeleri bütçenin taşıyabileceği düzeyin çok üstündeydi.

İlk sadaretinde izlediği yol, harcamaların kısılması ve gelir kalemlerinin düzene sokulmasıydı. Nezaretlerin bütçeleri gözden geçirildi, memur kadrolarında azaltmaya gidildi.

Aynı dönemde idari düzenleme çalışmaları sürdürüldü. Vilayet teşkilatının işleyişi, memur atamalarının kurala bağlanması ve maaş ödemelerinin düzene sokulması ele alınan konular arasındaydı.

Berlin Antlaşması'nın öngördüğü ıslahat maddeleri, Avrupa devletlerinin sürekli gündeme getirdiği bir konuydu. Sadaret, bu taleplere karşılık verilecek düzenlemelerin hazırlanmasıyla uğraştı.

Görev 9 Haziran 1880 tarihinde sona erdi ve yaklaşık sekiz ay sürdü. Görevden ayrıldıktan sonra ayanlığa tayin edildi.

Aradan üç ay geçmeden, 12 Eylül 1880 tarihinde yeniden sadarete getirildi. Bu hızlı dönüş, sonraki otuz yıl boyunca tekrarlanacak bir düzenin ilk örneğidir: makamdan alınmak, kısa süre sonra yeniden çağrılmak.

İkinci Sadareti ve Mali Bunalım

06 / 19 · 1 dk

12 Eylül 1880 tarihinde başlayan ikinci sadareti, bir yıl sekiz ay sürdü ve 2 Mayıs 1882 tarihinde sona erdi. Bu dönem, Osmanlı mali tarihinin en önemli düzenlemesinin yapıldığı zamandır.

Devlet, 1875 yılında dış borç ödemelerini yarıya indirdiğini ilan etmiş ve fiilen ödeme yapamaz duruma düşmüştü. Aradan geçen yıllarda alacaklı gruplarla görüşmeler sürdü, ancak sonuç alınamadı.

Sadaret döneminde alacaklı temsilcileriyle yürütülen görüşmeler sonuca bağlandı. Devletin borç yükü yeniden hesaplandı, anapara indirime tabi tutuldu ve ödeme için belirli gelir kalemleri ayrıldı.

Aynı yıllarda maliye teşkilatının kendi işleyişi de ele alındı. Vergi tahsilatının düzene sokulması, taşra maliye memurlarının denetimi ve bütçe hazırlama usulü üzerinde çalışıldı.

Eğitim alanında hazırlanan geniş program da bu döneme aittir. 1881 yılında Meclis-i Vükela'ya sunulan layiha, vilayet merkezlerinden nahiyelere kadar uzanan bir okul ağı öneriyordu.

Bu sadaretin sonunda görevden alındı, ancak iki ay sonra yeniden çağrıldı. Aradaki dönemde makamda Abdurrahman Nureddin Paşa bulundu.

Kaynaklar, bu yılların Said Paşa'nın devlet işlerine en çok yön verdiği dönem olduğunu kaydeder. Maliye, adliye ve eğitim alanındaki üç ana düzenleme aynı yıllara denk gelir.

1 Eylül 1876

II. Abdülhamid'in tahta çıkışının ardından mabeyn başkâtipliğine atandı.

Muharrem Kararnamesi ve Düyun-ı Umumiye

07 / 19 · 1 dk

20 Aralık 1881 tarihinde yayımlanan kararname, Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını yeniden düzenleyen belgedir. Adı, yayımlandığı günün hicri takvimdeki karşılığından gelir.

Kararname 21 maddeden oluşuyordu. Maddeler üç grupta toplanır: borç tutarlarının tespiti, ödeme için ayrılan gelir kaynakları ve bu gelirleri yönetecek idarenin kurulması.

Düzenlemeyle devletin borç anaparası önemli ölçüde indirildi. Buna karşılık ödeme güvencesi olarak belirli gelir kalemleri alacaklılara bırakıldı: tuz ve tütün tekelleri, damga resmi, alkollü içki, balıkçılık ve ipek vergileri.

Bu gelirleri toplamak üzere Düyun-ı Umumiye İdaresi kuruldu. İdarenin yönetim kurulunda İngiliz, Fransız, Alman, Avusturya, İtalyan ve Hollandalı alacaklı temsilcileri ile bir Osmanlı temsilcisi yer aldı.

İdare kısa sürede geniş bir teşkilata dönüştü. Ülke genelinde şubeler açtı ve çalıştırdığı memur sayısı zamanla Maliye Nezareti'nin kadrosunu aştı.

Düzenlemenin sonucu iki yönlüdür. Bir yandan devlet borç ödemelerini sürdürülebilir bir düzene bağladı ve Avrupa mali piyasalarında yeniden kredi bulabilir hâle geldi; diğer yandan gelir kalemlerinin önemli bir bölümü üzerindeki tasarruf yetkisini kaybetti.

Kararnamenin hazırlanma sürecinde sadaret makamında Said Paşa bulunuyordu. Düzenleme, sadaret dönemlerinin en çok tartışılan işi olarak kaydedilir; değerlendirmeler kaynaklara göre değişir.

Üçüncü ve Dördüncü Sadareti

08 / 19 · 1 dk

12 Temmuz 1882 tarihinde üçüncü kez sadrazam oldu. Bu dönem 30 Kasım 1882 tarihine kadar sürdü ve dört buçuk ay tuttu.

Makamdan ayrılışının ardından yerine Ahmed Vefik Paşa getirildi; ancak bu sadaret üç gün sürdü. 3 Aralık 1882 tarihinde Said Paşa dördüncü kez sadarete getirildi.

Dördüncü sadaret, kariyerinin en uzun dönemidir ve 25 Eylül 1885 tarihine kadar iki yıl dokuz aydan fazla sürdü. Kaynaklar bu tarihi 24 ya da 25 Eylül olarak farklı verir.

Bu yıllarda Düyun-ı Umumiye İdaresi'nin kuruluşu tamamlandı ve teşkilat ülke geneline yayıldı. Devletin dış borç ödemeleri düzenli hâle geldi.

Eğitim alanında en somut adımlar da bu dönemde atıldı. 1883 yılında Maarif Hisse İanesi adıyla bir vergi konuldu ve elde edilen gelir idadi binalarının yapımına ayrıldı. Böylece orta öğretim kurumları vilayet merkezlerinde yaygınlaşmaya başladı.

Ticaret Mektebi ve Hendese-i Mülkiye Mektebi öğretime bu yıllarda açıldı. Beyazıt Kütüphanesi'nin halkın kullanımına açılması da aynı döneme aittir.

Mısır meselesi, sadaretin dış politikadaki başlıca gündemiydi. İngiltere 1882 yılında Mısır'ı fiilen işgal etmiş, ülkenin hukuki durumu ile fiilî durumu arasındaki fark sürekli bir görüşme konusu hâline gelmişti.

Dördüncü sadaret, Doğu Rumeli'de yaşanan gelişmelerin hemen ardından sona erdi.

Eğitim Programı ve Açılan Mektepler

09 / 19 · 1 dk

Said Paşa'nın devlet hayatına ilişkin görüşlerinde eğitim başta gelir. Hatıratında ve layihalarında, devletin sorunlarının kaynağını eğitim düzeyinin yetersizliğinde gördüğünü yazar.

1881 yılında Meclis-i Vükela'ya sunduğu layiha, bu görüşün ayrıntılı programıdır. Metin, imparatorluk çapında bir okul ağı öneriyordu.

Programın öngördükleri şunlardı: eyalet merkezlerinde darülulum, darülfünun ve öğretmen yetiştiren darülmuallimin kurulması; vilayetlerde sultani okulları ile maarif müdürlükleri ve müfettişlikleri açılması; kaza ve nahiye merkezlerinde rüştiye ve ilkokul bulunması; her nahiye merkezinde ticaret, ziraat ve sanayi kitaplarını içeren kütüphane oluşturulması.

Programın tamamı uygulanmadı, ancak önemli bir bölümü hayata geçti. 1883 yılında konulan Maarif Hisse İanesi, idadi binalarının yapımını finanse etti ve orta öğretim taşrada yaygınlaştı.

Mesleki yüksek öğretim alanında Ticaret Mektebi ile Hendese-i Mülkiye Mektebi açıldı. Hendese-i Mülkiye, sivil mühendis yetiştiren ilk kurumdur ve sonraki dönemde mühendislik eğitiminin temelini oluşturdu.

Hukuk eğitiminde Mekteb-i Hukuk-ı Şahane 1880 yılında öğretime başladı. Okul, nizamiye mahkemelerine hukuk bilen görevli yetiştirme ihtiyacından doğdu.

Beyazıt'ta kurulan kütüphanenin halkın kullanımına açılması, kitap ve arşiv malzemesinin korunması yönündeki çalışmaların bir parçasıydı.

Kaynaklar, II. Abdülhamid döneminin eğitim politikasının biçimlenmesinde Said Paşa'nın layihalarının belirleyici olduğunu kaydeder.

24 Aralık 1878

Adliye Teşkilatı Nizamnamesi çıkarıldı; savcılık kurumu oluşturuldu.

Doğu Rumeli Meselesi ve Dördüncü Sadaretin Sonu

10 / 19 · 1 dk

1878 tarihli Berlin Antlaşması, Bulgaristan'ı iki parçaya ayırmıştı. Kuzeydeki bölge Bulgaristan Prensliği adıyla Osmanlı Devleti'ne bağlı özerk bir yapı, güneydeki bölge ise Doğu Rumeli adıyla ayrı bir vilayet olarak düzenlenmişti.

1885 yılının eylül ayında Doğu Rumeli'de bir hareket başladı ve bölgenin Bulgaristan Prensliği ile birleştiği ilan edildi. Böylece Berlin Antlaşması'nın kurduğu düzen yedi yıl içinde fiilen bozuldu.

Osmanlı yönetimi askerî müdahale seçeneğini değerlendirdi, ancak bu yol tercih edilmedi. Büyük devletlerin tutumu, ordunun durumu ve devletin mali imkânları bu kararda etkili olan başlıca etkenler olarak kaydedilir.

Gelişme, Balkanlar'da yeni bir dengeye yol açtı. Sırbistan aynı yılın kasım ayında Bulgaristan'a savaş açtı ve yenildi. Bölgedeki güç dengesi bu tarihten sonra değişti.

Doğu Rumeli'nin durumu sonraki yıllarda görüşmelerle bir çerçeveye bağlandı. Bulgaristan prensinin aynı zamanda Doğu Rumeli valisi sayılması esası kabul edildi; hukuki bağ korundu, fiilî durum ise değişmedi.

Said Paşa'nın dördüncü sadareti, bu gelişmelerin hemen ardından 25 Eylül 1885 tarihinde sona erdi. Yerine Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa getirildi.

Bundan sonraki on yıl, Said Paşa için sadaret dışında geçti. Bu dönemde ayan üyeliği ve çeşitli komisyon görevleriyle devlet hizmetinde kaldı.

Beşinci Sadareti ve 1895 Yılı

11 / 19 · 1 dk

1895 yılının haziran ayında beşinci kez sadrazam oldu. Kaynaklar göreve başlama gününü 8 ya da 9 Haziran olarak farklı verir.

Dönem, imparatorluğun iç ve dış gündeminin ağırlaştığı bir zamana denk geldi. Doğu vilayetlerinde ıslahat talepleri Avrupa devletlerinin gündemindeydi ve konu diplomatik yazışmaların başlıca maddesiydi.

Sadaret dört ay kadar sürdü. Görevin sona erdiği tarih kaynaklarda eylül ayının son günü ile ekim ayının ilk günleri arasında değişen biçimlerde verilir. Yerine Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa getirildi.

Aynı yılın sonunda, 4 Aralık 1895 tarihinde, küçük oğlunu yanına alarak İngiliz sefarethanesine sığındı. Kaynaklar bu adımın kendi güvenliğine ilişkin endişeden kaynaklandığını kaydeder.

Olay dönemin İstanbul'unda geniş yankı uyandırdı. Bir eski sadrazamın yabancı bir elçilik binasına sığınması, devlet ricalinin durumu hakkında yapılan değerlendirmelerde sık sık anılan bir örnek oldu.

Sığınma birkaç gün sürdü. Verilen güvence üzerine sefarethaneden ayrıldı ve konağına döndü. Bu tarihten sonra altı yıl boyunca sadaret makamına getirilmedi.

Aradaki dönemde makamda Halil Rıfat Paşa bulundu ve bu sadaret altı yıl sürdü. Said Paşa bu yıllarda ayan üyeliğini sürdürdü ve layiha yazmayı bırakmadı.

Altıncı Sadareti

12 / 19 · 1 dk

1901 yılının kasım ayında altıncı kez sadrazam oldu. Kaynaklar göreve başlama gününü 9 ya da 18 Kasım olarak farklı verir. Görev, 1903 yılının ocak ayında sona erdi.

Bu sadaret bir yıl iki ay sürdü. Dönemin gündeminde Makedonya meselesi, Balkan vilayetlerindeki asayiş sorunları ve Avrupa devletlerinin ıslahat talepleri vardı.

Aynı yıllarda demiryolu yapımı devletin başlıca yatırım konusuydu. Anadolu hattının uzatılması ve Bağdat hattı için yürütülen görüşmeler sürüyordu. Hicaz Demiryolu'nun yapımına 1900 yılında başlanmıştı.

Maliye alanında Düyun-ı Umumiye İdaresi ile devlet arasındaki ilişkiler, gelir kalemlerinin paylaşımı ve yeni borçlanma şartları gündemdeydi.

Muhalefet hareketleri de bu yıllarda örgütlenmesini sürdürüyordu. 1902 yılında Paris'te yapılan toplantı, muhalefet içindeki farklı görüşlerin ayrıştığı bir dönüm noktası olarak kaydedilir.

Sadaretin sona erme tarihi kaynaklarda 14 ya da 15 Ocak 1903 olarak verilir. Yerine Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa getirildi ve onun sadareti beş buçuk yıl sürdü.

Said Paşa bu tarihten sonra beş yıl boyunca makama dönmedi. Sonraki çağrı, devletin yönetim biçiminin değiştiği 1908 yazında geldi.

18 Ekim 1879

Birinci kez sadrazamlığa getirildi.

1908 Yılı ve Yedinci Sadareti

13 / 19 · 1 dk

1908 yılının temmuz ayında Rumeli'de başlayan gelişmeler, hükümetin değişmesine yol açtı. 22 Temmuz 1908 tarihinde Said Paşa yedinci kez sadrazamlığa getirildi.

Ertesi gün, 23 Temmuz 1908 tarihinde Kanun-i Esasi'nin yeniden yürürlüğe konduğu ilan edildi. Otuz yıldır toplanmayan meclisin yeniden açılacağı ve seçim yapılacağı duyuruldu.

Böylece Said Paşa, İkinci Meşrutiyet döneminin ilk sadrazamı oldu. Kabinesini kurdu ve seçim hazırlıklarını başlattı.

Sadaret iki hafta sürdü. Yeni dönemde kabinenin oluşumu ve bazı nezaretlerin kime verileceği konusunda çıkan görüş ayrılığı üzerine görevden ayrıldı. Ayrılış tarihi kaynaklarda 4 ya da 6 Ağustos 1908 olarak verilir.

Yerine Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa getirildi. Seçimler aynı yılın sonbaharında yapıldı ve Meclis-i Mebusan 17 Aralık 1908 tarihinde otuz yıl aradan sonra yeniden açıldı.

Anayasanın öngördüğü iki meclisten ikincisi olan Meclis-i Ayan da aynı günlerde toplandı. Üyeleri padişah tarafından atanıyordu.

Said Paşa, 19 Aralık 1908 tarihinde Meclis-i Ayan reisliğine getirildi. Otuz yılı aşkın süredir devlet hizmetinde bulunan bir isim olarak, yeni dönemin ilk yılında yasama organının üst kanadının başında yer aldı.

Meclis-i Ayan Reisliği ve 1909 Yılı

14 / 19 · 1 dk

Meclis-i Ayan, Kanun-i Esasi'nin öngördüğü iki meclisten üyeleri padişah tarafından atanan kanadıdır. Meclis-i Mebusan'dan geçen metinler burada görüşülür, uygun bulunanlar padişaha sunulurdu.

Said Paşa reisliği 19 Aralık 1908 tarihinde üstlendi. Görevi, meclisin çalışma düzenini kurmak ve iki meclis arasındaki ilişkiyi yürütmekti.

1909 yılının nisan ayında İstanbul'da 31 Mart Olayı adıyla anılan ayaklanma çıktı. Ayaklanma 13 Nisan 1909 tarihinde başladı; hükümet düştü ve şehirde düzen bir süre bozuldu.

Selanik'ten hareket eden Hareket Ordusu 24 Nisan 1909 tarihinde İstanbul'a girdi ve ayaklanmayı bastırdı. Ardından iki meclis Yeşilköy'de ortak oturum yaptı.

27 Nisan 1909 tarihinde toplanan bu ortak oturumda II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesine karar verildi. Oturuma Meclis-i Ayan reisi sıfatıyla Said Paşa başkanlık etti.

Karar uygulandı ve yerine Sultan Reşad tahta çıktı. II. Abdülhamid Selanik'e gönderildi.

Said Paşa, otuz iki yıl önce mabeyn başkâtibi olarak yanında göreve başladığı padişahın tahttan indirilme kararının alındığı oturumun başkanıydı. Kaynaklar bu durumu, dönemin en çok anılan ayrıntılarından biri olarak kaydeder.

Ayan reisliği sonraki iki yıl boyunca sürdü. 1911 yılının eylül ayında yeniden sadaret makamına çağrıldı.

Sekizinci ve Dokuzuncu Sadareti

15 / 19 · 1 dk

29 Eylül 1911 tarihinde İtalya, Trablusgarp'a asker çıkarmak üzere verdiği ültimatomun ardından savaş ilan etti. İbrahim Hakkı Paşa kabinesi istifa etti ve yeni kabineyi kurma görevi Said Paşa'ya verildi.

30 Eylül 1911 tarihinde sekizinci kez sadrazam oldu. Kabinesi savaşın ilk aylarını yönetti. Trablusgarp'a deniz yoluyla asker gönderilemedi; bölgedeki direniş, oraya ulaşabilen subaylar ve yerel kuvvetlerle sürdürüldü.

Mecliste hükümet ve İttihat ve Terakki, savaşın seyri sebebiyle eleştirildi. Meclisin dağıtılıp dağıtılmayacağı tartışması siyasi gündemin merkezine oturdu.

30 Aralık 1911 tarihinde istifa etti. Ertesi gün yeniden kabineyi kurmakla görevlendirildi; kaynakların bir kısmı bunu dokuzuncu sadaret olarak ayrı sayar, bir kısmı aynı dönemin devamı kabul eder.

1912 yılının ilk aylarında meclis feshedildi ve seçim yapıldı. Seçim, uygulanan yöntem sebebiyle sonraki dönemde sopalı seçim adıyla anıldı ve dönemin en çok tartışılan konularından biri oldu.

Aynı yılın yaz aylarında Halaskâr Zabitân adıyla bilinen subay grubunun verdiği muhtıra, hükümetin durumunu değiştirdi. Said Paşa 1912 yılının temmuz ayında istifa etti; kaynaklar günü 16, 17 ya da 22 Temmuz olarak farklı verir.

Bu, sadaret makamındaki son görevidir. Yerine Gazi Ahmed Muhtar Paşa getirildi.

12 Eylül 1880

İkinci kez sadrazamlığa getirildi.

Eserleri ve Hatıratı

16 / 19 · 1 dk

Said Paşa, devlet adamlığının yanında yazan bir isimdir. Basılı eserleri ve arşivlerde kalan çok sayıda layihası vardır.

En bilinen eseri üç ciltlik hatıratıdır. Hatırat, 1328 yılında Dersaadet'te basıldı ve kendi kariyerini, çalıştığı kurumları ve dönemin olaylarını anlatır. Metin, devlet hayatının içinden bir ismin kendi kaleminden yazdığı ender kaynaklardandır.

Hatıratın öne çıkan yanı, eğitim konusuna ayırdığı yerdir. Devletin sorunlarını eğitim düzeyi üzerinden değerlendirir ve önerdiği okul programını ayrıntılı biçimde anlatır.

Bir diğer eseri Mektuplar adıyla 1324 yılında İstanbul'da basıldı. Gazeteci Lisanı adlı eseri 1328 yılında yayımlandı ve resmî yazı ile gazete dilinin kullanımı üzerinedir.

Said Paşa'nın Kâmil Paşa'nın Hatıratına Cevapları adlı metin 1327 yılında basıldı. Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa'nın yayımladığı hatırata karşılık yazılmıştır; iki devlet adamı arasındaki görüş ayrılıklarının basına yansıyan yanını gösterir.

Bu karşılıklı metinler, dönemin siyasi hayatının bir özelliğini ortaya koyar: devlet adamları görevden ayrıldıktan sonra kendi anlatımlarını yayımlıyor, birbirlerinin metinlerine cevap veriyordu.

Arşivlerde kalan layihaları, eğitim, maliye, adliye ve idari düzenleme konularını kapsar. Bu metinler II. Abdülhamid dönemi politikalarının hazırlık aşamasını gösteren belgelerdir.

Kişiliği ve Çalışma Tarzı

17 / 19 · 1 dk

Kaynaklar Said Paşa'nın parlak bir zekâya ve güçlü bir hafızaya sahip olduğunu ortak biçimde kaydeder. Dosyaları ayrıntısıyla hatırlaması ve hızlı yazması, kalem hizmetinden gelen bir alışkanlıktı.

Çalışma tarzının başlıca özelliği layiha yazmaktı. Bir konuyu inceler, mevcut durumu ortaya koyar ve öneri sunardı. Devlet işlerine bu yolla yön verdi.

Aşırı ihtiyatlı ve kuşkucu olduğu kaynaklarda belirtilir. Karar almadan önce uzun süre beklediği, riskli görünen adımlardan kaçındığı kaydedilir. Bu tutum, uzun süre makamda kalabilmesinin sebepleri arasında sayılır.

Özel hayatında son derece tutumluydu. Kaynaklar bu özelliği zaman zaman aşırılık düzeyinde tarif eder. Ailesine düşkün olduğu ve ev hayatına önem verdiği kaydedilir.

Devlet işlerinde uzlaşmayı tercih ettiği, açık çatışmadan kaçındığı belirtilir. Görevden alındığında itiraz etmez, çağrıldığında geri dönerdi. Otuz üç yıl boyunca tekrar tekrar aynı makama getirilmesi bu tutumla ilişkilendirilir.

Basın alanında deneyimliydi. Takvim-i Vekayi idaresinde çalışmış olması, resmî yayının ve gazete dilinin kullanımı konusundaki bilgisinin kaynağıdır.

Çağdaşlarının değerlendirmesinde iki yön öne çıkar. Devlet işlerindeki bilgisi ve düzenleme kabiliyeti genel olarak kabul edilir; siyasi tutumu ve makamdaki uzun varlığı ise kendi zamanında da tartışma konusu olmuştur.

Ölümü ve Tarihteki Yeri

18 / 19 · 1 dk

Son sadaretinin ardından yasama ve idari görevlerde bulundu. 31 Ocak 1913 tarihinde Şura-yı Devlet reisliğine, 12 Haziran 1913 tarihinde yeniden Meclis-i Ayan reisliğine getirildi. Bu görevlerde etkin bir faaliyet göstermediği kaydedilir.

1914 yılının başında bronşite yakalandı ve hastalığı ağırlaştı. 1 Mart 1914 tarihinde İstanbul'da öldü. Kaynakların bir kısmı ölüm tarihini şubat ayının son günü olarak verir.

Eyüp'te, Eyüp Sultan Türbesi'nin çıkış kapısı önündeki çınarın altına defnedildi. Mezarı Eyüpsultan Mezarlığı içindedir.

Ölümü, Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasından beş ay önceye denk gelir. Otuz altı yıl boyunca devletin en üst makamlarında bulunmuş bir ismin ölümü, dönemin basınında geniş yer aldı.

Tarihteki yeri üç alanda değerlendirilir. Birincisi maliyedir: Muharrem Kararnamesi ve Düyun-ı Umumiye İdaresi'nin kuruluşu onun sadaretinde gerçekleşti. İkincisi adliyedir: savcılık kurumunun oluşturulması ve yargı teşkilatının düzenlenmesi onun nazırlığı dönemine aittir. Üçüncüsü eğitimdir: idadilerin yaygınlaşması ve mesleki yüksek okulların açılması onun layihalarına dayanır.

Dokuz kez sadrazamlık, Osmanlı tarihinde ender rastlanan bir sayıdır. Bu durum, hem kendi çalışma tarzının hem dönemin siyasi düzeninin bir sonucu olarak değerlendirilir.

Hatıratı, Osmanlı son dönem tarihinin başvuru kaynakları arasında yerini korur.

1881

Meclis-i Vükela'ya imparatorluk çapında okul ağı öngören eğitim layihasını sundu.

Aynı Yıllarda Dünya

19 / 19 · 1 dk

1878: Berlin Antlaşması imzalandı; Osmanlı Devleti Balkanlar'da geniş toprak kaybetti.

1881: Fransa Tunus'u himayesine aldı; Rusya'da II. Aleksandr öldürüldü.

1882: İngiltere Mısır'ı fiilen işgal etti.

1885: Doğu Rumeli Bulgaristan Prensliği ile birleşti; Sırbistan ile Bulgaristan arasında savaş çıktı.

1898: İspanya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaş sonunda Küba ve Filipinler el değiştirdi.

1905: Rusya ile Japonya arasındaki savaş Japonya'nın galibiyetiyle bitti; Rusya'da meşrutiyet hareketi güçlendi.

1908: Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti; Avusturya Bosna Hersek'i ilhak etti.

1911: İtalya Trablusgarp'a asker çıkardı; Osmanlı İtalyan Savaşı başladı.

1912: Balkan devletleri ittifak kurdu ve Birinci Balkan Savaşı başladı.

1914: Avrupa'da Birinci Dünya Savaşı başladı.

Kronoloji

39 olay
  • 19. yüzyıl
  • Erzurum'da doğdu; babası hariciye memurluğu yapan Ali Namık Bey'dir.

  • Erzurum eyaleti tahrirat kaleminde memuriyete başladı.

  • II. Abdülhamid'in tahta çıkışının ardından mabeyn başkâtipliğine atandı.

  • Vezir rütbesi verildi; Heyet-i Ayan üyeliğine ve Hazine-i Hassa nazırlığına getirildi.

  • İkinci kez Hazine-i Hassa nazırlığına tayin edildi.

  • Adliye Teşkilatı Nizamnamesi çıkarıldı; savcılık kurumu oluşturuldu.

  • Birinci kez sadrazamlığa getirildi.

  • Mekteb-i Hukuk-ı Şahane öğretime başladı.

  • Birinci sadareti sona erdi; ayanlığa tayin edildi.

  • İkinci kez sadrazamlığa getirildi.

  • Meclis-i Vükela'ya imparatorluk çapında okul ağı öngören eğitim layihasını sundu.

  • Düyun-ı Umumiye İdaresi kuruldu ve belirli gelir kalemleri alacaklılara bırakıldı.

  • Muharrem Kararnamesi yayımlandı; dış borçlar yeniden düzenlendi.

  • İkinci sadareti sona erdi.

  • Üçüncü kez sadrazamlığa getirildi.

  • Üçüncü sadareti sona erdi.

  • Dördüncü kez sadrazamlığa getirildi; bu, en uzun sadaret dönemidir.

  • Maarif Hisse İanesi konuldu; gelir idadi binalarının yapımına ayrıldı.

  • Doğu Rumeli, Bulgaristan Prensliği ile birleştiğini ilan etti.

  • Dördüncü sadareti sona erdi; yerine Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa getirildi.

  • Beşinci kez sadrazamlığa getirildi.

  • Beşinci sadareti sona erdi.

  • Küçük oğlunu yanına alarak İngiliz sefarethanesine sığındı; birkaç gün sonra ayrıldı.

  • 20. yüzyıl
  • Altıncı kez sadrazamlığa getirildi.

  • Altıncı sadareti sona erdi; yerine Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa getirildi.

  • Yedinci kez sadrazamlığa getirildi.

  • Kanun-i Esasi yeniden yürürlüğe kondu; İkinci Meşrutiyet ilan edildi.

  • Yedinci sadareti sona erdi; yerine Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa getirildi.

  • Meclis-i Mebusan otuz yıl aradan sonra yeniden açıldı.

  • Meclis-i Ayan reisliğine getirildi.

  • İstanbul'da 31 Mart Olayı adıyla anılan ayaklanma çıktı.

  • İki meclisin Yeşilköy'deki ortak oturumunda II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesine karar verildi; oturuma başkanlık etti.

  • Trablusgarp Savaşı'nın başlamasının ardından sekizinci kez sadrazamlığa getirildi.

  • İstifa etti; ertesi gün yeniden kabineyi kurmakla görevlendirildi.

  • Meclis feshedildi ve sopalı seçim adıyla anılan seçim yapıldı.

  • Halaskâr Zabitân muhtırasının ardından istifa etti; son sadaretidir.

  • Şura-yı Devlet reisliğine getirildi.

  • Yeniden Meclis-i Ayan reisliğine getirildi.

  • İstanbul'da öldü; Eyüp'te defnedildi.

Sadareti

9 dönem · yaklaşık 13 yıl
18 Ekim 1879 - 9 Haziran 1880Padişah: II. Abdülhamid · Berlin Antlaşması sonrası mali bunalım döneminde göreve geldi
7 ay 22 gün
12 Eylül 1880 - 2 Mayıs 1882Padişah: II. Abdülhamid · Muharrem Kararnamesi bu dönemde, 20 Aralık 1881 tarihinde yayımlandı
1 yıl 7 ay
12 Temmuz 1882 - 30 Kasım 1882Padişah: II. Abdülhamid
4 ay 18 gün
3 Aralık 1882 - 25 Eylül 1885Padişah: II. Abdülhamid · En uzun sadaret dönemidir; bitiş tarihi kaynaklarda 24 ya da 25 Eylül olarak verilir
2 yıl 9 ay
Haziran 1895 - Ekim 1895Padişah: II. Abdülhamid · Başlangıç ve bitiş günleri kaynaklarda farklı verilir
yaklaşık 4 ay
Kasım 1901 - Ocak 1903Padişah: II. Abdülhamid · Başlangıç ve bitiş günleri kaynaklarda farklı verilir
1 yıl 2 ay
22 Temmuz 1908 - 6 Ağustos 1908Padişah: II. Abdülhamid · İkinci Meşrutiyet'in ilk sadrazamıdır; bitiş tarihi kaynaklarda 4 ya da 6 Ağustos olarak verilir
16 gün
30 Eylül 1911 - 30 Aralık 1911Padişah: Sultan Reşad · Trablusgarp Savaşı'nın başlamasının ardından göreve geldi
3 ay
31 Aralık 1911 - Temmuz 1912Padişah: Sultan Reşad · Kaynakların bir kısmı bunu ayrı bir sadaret saymaz; bitiş günü 16, 17 ya da 22 Temmuz olarak verilir
yaklaşık 6,5 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

5 padişah

Savaşlar ve Seferler

1 kayıt
0Zafer
0Yenilgi
1Sonuçsuz
Trablusgarp SavaşıOsmanlı Devleti ile İtalya · Savaşın başladığı gün kabineyi kurmakla görevlendirildi; savaş, sadaretinden ayrılışından sonra antlaşmayla sona erdi
Trablusgarp ve Bingazi elden çıktı

Eserleri

10 eser
hukuki düzenlemeAdliye Teşkilatı Nizamnamesi1878 · İstanbul · Adliye nazırlığı döneminde çıkarıldı; savcılık kurumunu oluşturdu ve mahkeme kademelerini tanımladı.
mali düzenlemeMuharrem Kararnamesi1881 · İstanbul · Dış borçları yeniden düzenledi; 21 maddeden oluşur ve Düyun-ı Umumiye İdaresi'nin kuruluşunu içerir.
vergiMaarif Hisse İanesi1883 · İmparatorluk geneli · Elde edilen gelir idadi binalarının yapımına ayrıldı; orta öğretimin taşrada yaygınlaşmasını sağladı.
okulHendese-i Mülkiye Mektebi1884 · İstanbul · Sivil mühendis yetiştiren kurum; sadareti döneminde öğretime açıldı.
okulTicaret Mektebi1883 · İstanbul · Ticaret alanında görevli yetiştirmek üzere sadareti döneminde öğretime açıldı.
kütüphaneBeyazıt Kütüphanesi1884 · İstanbul · Halkın kullanımına açılması sadareti döneminde gerçekleşti.
hatıratHatırat1328 · Dersaadet · Üç cilt; kendi kariyerini ve dönemin olaylarını anlatır, eğitim konusuna geniş yer ayırır.
kitapMektuplar1324 · İstanbul · Yazışmalarından derlenen metin.
kitapGazeteci Lisanı1328 · Dersaadet · Resmî yazı ile gazete dilinin kullanımı üzerine.
kitapSaid Paşa'nın Kâmil Paşa'nın Hatıratına Cevapları1327 · İstanbul · Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa'nın hatıratına karşılık yazıldı.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Küçük Mehmed Said Paşa

Sadaret makamının alameti mühr-i hümayundur ve göreve gelen sadrazama padişah tarafından teslim edilir. Küçük Mehmed Said Paşa mührü ilk kez 18 Ekim 1879 tarihinde II. Abdülhamid'den aldı ve otuz üç yıl içinde tekrar tekrar teslim aldı; son teslim 31 Aralık 1911 tarihinde Sultan Reşad döneminde oldu. Mührü bu kadar çok kez alan sadrazam sayısı Osmanlı tarihinde çok azdır.

Aile Ağacı

2 kişi
Aile ağacı
BabasıANAli Namık Bey
Annesi
Küçük Mehmed Said PaşaKüçük Mehmed Said Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

10 kişi
A
II. AbdülhamidOsmanlı padişahı · 1876-1909İlk yedi sadareti bu padişah dönemindedir; 1876 yılında mabeyn başkâtibi olarak yanında göreve başladı
SR
Sultan ReşadOsmanlı padişahı · 1909-1918Son iki sadareti bu padişah dönemine denk gelir
KM
Kıbrıslı Mehmed Kamil PaşaSadrazam · 1885-1913Dört kez sadrazam oldu; 1885, 1895 ve 1908 yıllarında Said Paşa'dan sonra makama geçti, hatıratları üzerinden karşılıklı metinler yazdılar
HH
Hüseyin Hilmi PaşaSadrazam · 1909Rumeli müfettişi ve 1909 yılında iki kez sadrazam; aynı dönemin devlet adamıdır
HR
Halil Rıfat PaşaSadrazam · 1895-1901Said Paşa'nın beşinci ve altıncı sadaretleri arasındaki altı yılda makamda bulundu
AM
Avlonyalı Mehmed Ferid PaşaSadrazam · 1903-1908Altıncı sadaretin ardından beş buçuk yıl makamda kaldı
AV
Ahmed Vefik PaşaSadrazam ve yazar · 1878, 18821882 yılında üç gün süren sadaretinin ardından makam yeniden Said Paşa'ya verildi
MŞ
Mahmud Şevket PaşaHarbiye nazırı ve sadrazam · 1909-1913Hareket Ordusu'nun komutanı; son sadareti sırasında harbiye nazırıydı
W
II. WilhelmAlman imparatoru · 1888-1918Dönemin Almanya hükümdarı; Bağdat Demiryolu görüşmeleri onun döneminde yürütüldü
KV
Kraliçe Victoriaİngiltere hükümdarı · 1837-1901Mısır meselesi ve Düyun-ı Umumiye görüşmelerinin yürütüldüğü dönemin İngiltere hükümdarı

İlkler ve Enler

6 başlık
Osmanlı yargı düzeninde savcılık kurumunun oluşturulmasıAdliye Teşkilatı Nizamnamesi, 24 Aralık 1878
İkinci Meşrutiyet döneminin ilk sadrazamı22 Temmuz 1908
Yeniden açılan Meclis-i Ayan'ın reisi19 Aralık 1908
Sivil mühendis yetiştiren Hendese-i Mülkiye Mektebi'nin öğretime açılmasıDördüncü sadareti dönemi
Dış borçların yeniden yapılandırıldığı ilk kapsamlı düzenlemeMuharrem Kararnamesi, 20 Aralık 1881
Osmanlı tarihinde en çok kez sadrazamlık yapan isimlerden biriKaynaklara göre sekiz ya da dokuz dönem

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

8 madde

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışKüçük Mehmed Said Paşa ile İngiliz Said Paşa aynı kişidir.
Doğruİkisi ayrı devlet adamıdır. Karışıklığı önlemek için biri Küçük, diğeri Büyük sıfatıyla anılmıştır. Bu maddenin konusu, 1838 yılında Erzurum'da doğan ve 1914 yılında ölen Küçük Mehmed Said Paşa'dır.
YanlışDüyun-ı Umumiye İdaresi Osmanlı Devleti'nin borçlarını sildi.
DoğruBorçlar silinmedi. Muharrem Kararnamesi ile anapara indirime tabi tutuldu ve ödeme takvimi yeniden düzenlendi. Buna karşılık tuz ve tütün tekelleri ile damga, alkollü içki, balıkçılık ve ipek vergileri ödeme güvencesi olarak ayrıldı ve bu gelirlerin tahsili idareye bırakıldı.
Yanlışİkinci Meşrutiyet ilan edildiğinde sadaret makamı boştu.
DoğruKüçük Mehmed Said Paşa 22 Temmuz 1908 tarihinde sadrazam olmuştu. Kanun-i Esasi'nin yeniden yürürlüğe konduğu ertesi gün ilan edildi. Bu sebeple dönemin ilk sadrazamı olarak anılır; görevi iki hafta sürdü.
YanlışKüçük Mehmed Said Paşa sadaret dönemlerinin tamamını II. Abdülhamid döneminde geçirdi.
DoğruSadaretlerinin yedisi II. Abdülhamid dönemindedir. 1911 ve 1912 yıllarındaki son görevleri ise Sultan Reşad dönemine aittir ve Trablusgarp Savaşı yıllarına denk gelir.
YanlışSavcılık kurumunu Cumhuriyet dönemi kurdu.
DoğruOsmanlı yargı düzeninde savcılık, 24 Aralık 1878 tarihli Adliye Teşkilatı Nizamnamesi ile oluşturuldu. Düzenleme, Said Paşa'nın adliye nazırlığı dönemine aittir ve sonraki yargı teşkilatının temelini oluşturdu.
YanlışMuharrem Kararnamesi 1881 yılının ekim ayında yayımlandı.
DoğruKararname 20 Aralık 1881 tarihinde yayımlandı. Adı, bu günün hicri takvimdeki karşılığından gelir. Bazı derlemelerde tarih yanlış çevrilerek ekim ayı olarak verilir.

Künye

Doğum1838, Erzurum
Ölüm1 Mart 1914, İstanbulHicri 2 Rebiülahir 1332
GörevDokuz kez sadrazam: 1879-1880, 1880-1882, 1882, 1882-1885, 1895, 1901-1903, 1908, 1911 ve 1911-1912
SıraSadrazam
PadişahII. Abdülhamid, Sultan Reşad
BabasıAli Namık Bey
MemleketErzurum
DefinEyüpsultan Mezarlığı, Eyüp, İstanbul
UnvanSadrazam, Nazır, Mabeyn Başkâtibi, Meclis-i Ayan Reisi

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Küçük Mehmed Said Paşa kaç kez sadrazamlık yaptı?
Kaynakların bir kısmı sekiz, bir kısmı dokuz dönem sayar. Fark, 30 Aralık 1911 tarihinde istifa edip ertesi gün yeniden görevlendirilmesinin ayrı bir dönem kabul edilip edilmemesinden doğar. Bunların yedisi II. Abdülhamid, kalanı Sultan Reşad dönemindedir.
Küçük Mehmed Said Paşa neden Küçük diye anılır?
Aynı yıllarda devlet hizmetinde bulunan ve İngiliz Said Paşa diye anılan bir başka Said Paşa vardı. İki isim karışmasın diye biri Küçük, diğeri Büyük sıfatıyla anıldı. Bu ayrım dönemin yazışmalarında ve sonraki tarih metinlerinde korunmuştur.
Muharrem Kararnamesi nedir?
Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını yeniden düzenleyen ve 20 Aralık 1881 tarihinde yayımlanan belgedir. Yirmi bir maddeden oluşur; borç anaparasını indirmiş, ödeme için tuz ve tütün tekelleri ile bazı vergileri ayırmıştır. Kararname, bu gelirleri yönetecek Düyun-ı Umumiye İdaresi'nin de kuruluşunu düzenler.
Düyun-ı Umumiye İdaresi ne yapıyordu?
Muharrem Kararnamesi ile borç ödemesine ayrılan gelir kalemlerini toplayan ve alacaklılara aktaran kurumdu. Yönetim kurulunda İngiliz, Fransız, Alman, Avusturya, İtalyan ve Hollandalı alacaklı temsilcileri ile bir Osmanlı temsilcisi yer alıyordu. Ülke genelinde şubeler açtı ve çalıştırdığı memur sayısı zamanla Maliye Nezareti'nin kadrosunu aştı.
Savcılık kurumu ne zaman oluşturuldu?
24 Aralık 1878 tarihli Adliye Teşkilatı Nizamnamesi ile oluşturuldu. Düzenleme, Said Paşa'nın adliye nazırlığı döneminde hazırlandı. Aynı nizamname mahkeme kademelerini ve temyiz yolunu da kurala bağladı.
Küçük Mehmed Said Paşa eğitim alanında ne yaptı?
1881 yılında Meclis-i Vükela'ya sunduğu layihada, eyalet merkezlerinden nahiyelere kadar uzanan bir okul ağı önerdi. 1883 yılında konulan Maarif Hisse İanesi ile idadi binalarının yapımı finanse edildi ve orta öğretim taşrada yaygınlaştı. Ticaret Mektebi ile Hendese-i Mülkiye Mektebi de sadareti döneminde öğretime açıldı.
Küçük Mehmed Said Paşa'nın en uzun sadareti hangisidir?
3 Aralık 1882 tarihinde başlayan dördüncü sadaretidir. Görev, iki yıl dokuz aydan fazla sürdü ve 1885 yılının eylül ayında sona erdi. Eğitim ve maliye alanındaki düzenlemelerin önemli bölümü bu döneme aittir.
1895 yılında İngiliz sefarethanesine neden sığındı?
4 Aralık 1895 tarihinde küçük oğlunu yanına alarak sefarethaneye gitti. Kaynaklar bu adımın kendi güvenliğine ilişkin endişeden kaynaklandığını kaydeder. Sığınma birkaç gün sürdü, verilen güvence üzerine ayrıldı ve konağına döndü.
İkinci Meşrutiyet'in ilk sadrazamı kimdir?
Küçük Mehmed Said Paşa'dır. 22 Temmuz 1908 tarihinde sadarete getirildi ve ertesi gün Kanun-i Esasi'nin yeniden yürürlüğe konduğu ilan edildi. Bu sadaret iki hafta sürdü; yerine Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa getirildi.
II. Abdülhamid'in tahttan indirilme kararı nasıl alındı?
31 Mart Olayı'nın bastırılmasının ardından Meclis-i Ayan ile Meclis-i Mebusan Yeşilköy'de ortak oturum yaptı. 27 Nisan 1909 tarihinde toplanan bu oturumda tahttan indirilme kararı verildi. Oturuma, Meclis-i Ayan reisi sıfatıyla Küçük Mehmed Said Paşa başkanlık etti.
Küçük Mehmed Said Paşa'nın son sadareti nasıl sona erdi?
Trablusgarp Savaşı'nın sürdüğü ve iç siyasi gerilimin arttığı bir dönemde görevdeydi. 1912 yılının yaz aylarında Halaskâr Zabitân adıyla bilinen subay grubunun verdiği muhtıranın ardından istifa etti. Kaynaklar istifa gününü 16, 17 ya da 22 Temmuz 1912 olarak farklı verir.
Küçük Mehmed Said Paşa'nın eserleri nelerdir?
En bilineni 1328 yılında basılan üç ciltlik Hatırat'tır. Ayrıca Mektuplar, Gazeteci Lisanı ve Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa'nın hatıratına cevap olarak yazdığı kitap yayımlandı. Arşivlerde eğitim, maliye, adliye ve idari düzenleme konularında çok sayıda layihası bulunur.
Küçük Mehmed Said Paşa nerede öldü ve nereye defnedildi?
1 Mart 1914 tarihinde İstanbul'da öldü; kaynakların bir kısmı ölüm tarihini şubat ayının son günü olarak verir. Ölümünden önce bronşite yakalandığı kaydedilir. Eyüp Sultan Türbesi'nin çıkış kapısı önündeki çınarın altına, Eyüpsultan Mezarlığı'na defnedildi.
Küçük Mehmed Said Paşa hangi padişahlara hizmet etti?
Memuriyete Sultan Abdülmecid döneminde başladı ve Sultan Abdülaziz ile V. Murad dönemlerinde devlet hizmetinde kaldı. Asıl kariyeri II. Abdülhamid döneminde geçti; ilk yedi sadareti bu döneme aittir. Son sadaretleri ve Meclis-i Ayan reisliği Sultan Reşad dönemindedir.
Küçük Mehmed Said Paşa nasıl bir devlet adamıydı?
Kaynaklar güçlü hafızası, hızlı yazması ve dosyalara hâkimiyeti üzerinde birleşir. Çalışma tarzının merkezinde layiha yazmak vardı; bir konuyu inceler ve öneri sunardı. Aşırı ihtiyatlı davrandığı, açık çatışmadan kaçındığı ve özel hayatında son derece tutumlu olduğu kaydedilir.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q1398211 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026