Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul22°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Mehmed Emin Rauf Paşa
Sadrazamlar · Dağılma dönemi

Mehmed Emin Rauf Paşa

محمد امین رؤف پاشا

Mehmet Emin Rauf Paşa·Rauf Paşa

Sadaret 1815-1818 · 1833-1839 · 1840-1841 · 1842-1846 · 1852-1852Doğum 1780, İstanbulÖlüm 28 Mayıs 1860, İstanbul· 7 Zilkade 1276

Mehmed Emin Rauf Paşa, II. Mahmud ve Sultan Abdülmecid dönemlerinde beş kez sadrazamlık yapan, toplam görev süresi on beş yılı bulan devlet adamıdır.

80Yaşında öldü
5Kez sadrazam
2Padişaha hizmet
3Eser
3Çocuk

Mehmed Emin Rauf Paşa Kimdir?

14 dk okuma

Mehmed Emin Rauf Paşa 1780 yılında İstanbul'da doğdu. Babası, çavuşbaşılık ve nişancılık hizmetlerinde bulunmuş Said Efendi'dir. Sadâret Mektûbî Kalemi'nde yetişti ve kariyerini kalem kadrosunda kurdu.

Otuz beş yaşında, 1815 yılında ilk kez sadrazamlığa getirildi. Ardından 1833, 1840, 1842 ve 1852 yıllarında dört defa daha aynı makama geldi. İki sadareti II. Mahmud, üçü Sultan Abdülmecid dönemindedir. Toplam görev süresi on beş yıla ulaşır ve Osmanlı tarihindeki en uzun toplam sadaret sürelerinden biridir.

Kariyeri, imparatorluğun en yoğun otuz beş yılını kapsar: Yunan ayaklanması, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, Mısır meselesi, Tanzimat Fermanı ve Kırım Savaşı'nın arifesi. Bu olayların hepsinde ya sadrazam ya da Meclis-i Vâlâ reisi olarak devletin en üst kademesinde bulundu.

Dönem kaynakları onu, kendi girişimiyle karar almayan, tartışmalı konularda görüş bildirmekten kaçınan ve bulunduğu makamı hiçbir zaman kendi siyaseti için kullanmayan bir devlet adamı olarak tarif eder. Kariyerinin uzunluğunun sebebi de budur: reform taraftarları ile karşıtları arasındaki mücadelede iki taraf da, kendi karşısında duracak güçte bir sadrazam istemiyordu.

28 Mayıs 1860 tarihinde İstanbul'da öldü. Oğullarından Mahmud Nedim Bey, sonraki yıllarda iki kez sadrazamlık yaptı.

1780

İstanbul'da doğdu. Babası, çavuşbaşılık ve nişancılık hizmetlerinde bulunmuş Said Efendi'dir.

Doğumu ve Ailesi

01 / 17 · 1 dk

Mehmed Emin Rauf Paşa 1780 yılında İstanbul'da doğdu. Kariyerini taşrada kurmuş vezirlerin aksine, doğduğu şehir devletin merkeziydi ve ailesi de devlet kadrosuna mensuptu.

Babası Said Efendi, çavuşbaşılık ve nişancılık hizmetlerinde bulunmuştu. Çavuşbaşılık, Divan-ı Hümâyun'un düzeninden ve emirlerin tebliğinden sorumlu makamdı. Nişancılık ise padişah tuğrasının çekilmesinden ve tapu tahrir kayıtlarından sorumlu, kalem kadrosunun en üst mevkilerinden biriydi. Bu iki görev de ilmiye ya da askerî sınıfa değil, kalemiye sınıfına aitti.

Bu köken, oğlunun yetişme yolunu da belirledi. Rauf Paşa Enderun'a girmedi, medrese eğitimi almadı ve askerî bir kariyer izlemedi. Doğrudan Bâbıâli'nin kalem odalarına verildi.

On dokuzuncu yüzyılın başında Osmanlı devlet kadrosunun bileşimi değişiyordu. Devşirme düzeni sona ermiş, sadrazamlık makamı giderek kalem kadrosundan yetişen kâtiplere açılmıştı. Rauf Paşa bu değişimin ilk örneklerindendir: kılıçla değil kalemle yükselen, taşrada ordu yönetmemiş, savaş komuta etmemiş bir sadrazamdır.

Annesi hakkında kaynaklarda bilgi bulunmaz. Kardeşleri hakkında da kayıt yoktur. Aile bilgisi, babasının makamları ve kendi çocuklarıyla sınırlıdır.

Doğduğu yıl, I. Abdülhamid'in saltanatının son dönemidir. Çocukluğu III. Selim'in tahta çıkışına ve Nizâm-ı Cedîd düzenlemelerine, ilk gençliği ise bu düzenlemelerin 1807 yılında dağıtılmasına denk gelir. Devlet hizmetine girdiğinde imparatorluk, art arda gelen iki büyük kırılmanın içindeydi.

Kalem Kadrosunda Yetişmesi

02 / 17 · 1 dk

Devlet hizmetine Sadâret Mektûbî Kalemi'nde başladı. Bu kalem, sadrazamın yazışmalarını yürüten dairedir. Bâbıâli'ye gelen ve buradan çıkan bütün resmî yazılar, arzlar ve buyruldular bu odadan geçerdi.

Mektûbî Kalemi, on dokuzuncu yüzyılda Osmanlı bürokrasisinin en önemli yetiştirme merkezlerinden biriydi. Kâtipler burada devlet yazışmasının usulünü, kayıt düzenini ve devletin iç ve dış meselelerini yakından öğrenirdi. Tanzimat kuşağının pek çok ismi de aynı odalardan çıkmıştır.

1806 yılında serhalife oldu. Serhalifelik, kalemin başkâtipliğidir ve dairenin fiilî yürütücüsüdür. Ertesi yıl sadâret mektupçuluğuna yükseldi. Sadâret mektupçusu, sadrazamın resmî yazışmalarının tamamından sorumlu üst görevliydi ve Bâbıâli'nin gündemini birinci elden takip ederdi. Yirmi yedi yaşında bu makama gelmiş olması, kalem kadrosundaki hızlı yükselişini gösterir.

1809 yılında bu görevine süvari mukabeleciliği eklendi. Mukabelecilik, belirli bir askerî sınıfın mevcut ve maaş kayıtlarını tutan malî görevdi. Böylece yazışmanın yanında hazine kayıtlarıyla da uğraşmaya başladı.

Kaynaklar onu bu dönemde, İstanbul'da yetişmiş ve kalem terbiyesi görmüş, devletin iç ve dış işlerini bilen bir kişi olarak tanımlar. Devlet işlerine dair bilgisi hiçbir zaman tartışma konusu olmadı; tartışılan, bu bilgiyi kullanma biçimiydi.

Defterdarlıktan Sadarete

03 / 17 · 1 dk

1811 yılında rikâb defterdarlığına tayin edildi. Rikâb defterdarlığı, sadrazam seferde iken başkentte kalan maliye teşkilâtının başıdır. Görev, savaş yıllarında hazinenin İstanbul'daki işlerini yürütmek anlamına geliyordu.

Üç yıl sonra, 1814 yılında başdefterdarlığa getirildi. Bu makamın resmî adı şıkk-ı evvel defterdarlığıydı ve devletin maliyesinin en üst sorumluluğunu taşıyordu. Otuz dört yaşında bu mevkiye ulaşmıştı.

Başdefterdarlık, on dokuzuncu yüzyılda sadrazamlığa açılan başlıca basamaklardan biriydi. Hazine işlerini yöneten kişi, devletin bütün faaliyetlerinin malî tarafını görürdü; ordu masrafları, eyalet gelirleri ve dış ödemeler bu makamdan geçerdi.

O yıllarda devletin malî durumu ağırdı. 1806 yılında başlayan Rus savaşı 1812 yılında Bükreş Antlaşması ile sona ermiş, ancak hazinenin açığı kapanmamıştı. Sırbistan'daki ayaklanma sürüyordu, Arabistan'da Vehhâbî hareketine karşı yürütülen harekât Mısır kuvvetlerine havale edilmişti ve Yeniçeri Ocağı'nın maaş yükü devam ediyordu.

1815 yılının nisan ayında Sadrazam Hurşid Ahmed Paşa azledildi. Yerine, vezir rütbesi verilerek başdefterdar Mehmed Emin Rauf Paşa getirildi. Kalem kadrosundan gelen bir görevlinin doğrudan sadarete yükselmesi, dönem için dikkat çeken bir tayindi.

1806

Sadâret Mektûbî Kalemi'nde serhalifeliğe yükseldi.

Birinci Sadareti

04 / 17 · 1 dk

İlk sadareti 1815 yılının bahar aylarında başladı. Tayin tarihi kaynaklarda 30 Mart 1815 ve 1 Nisan 1815 olarak farklı verilir.

Göreve geldiğinde otuz beş yaşındaydı ve II. Mahmud'un saltanatının yedinci yılıydı. Padişah, 1808 yılındaki karışıklıklardan sonra merkezî otoriteyi yeniden kurmaya çalışıyordu; ancak Yeniçeri Ocağı hâlâ ayaktaydı ve taşrada âyan hanedanlarının nüfuzu sürüyordu.

Rauf Paşa göreve geldiğinde yenilik taraftarı bir isim olarak biliniyordu. Kaynaklar ilk sadareti sırasında gayretli bir devlet adamı izlenimi verdiğini kaydeder.

Ancak devletin fiilî yönetimi Bâbıâli'de değildi. Nişancı Mehmed Said Hâlet Efendi, resmî unvanının çok ötesinde bir nüfuza sahipti ve saraydaki etkisiyle tayinleri ve azilleri belirliyordu. Dayandığı güç Yeniçeri Ocağı'ydı; ocağın korunması da onun siyasetinin temeliydi.

Yenilikten yana bir sadrazamla ocağın koruyucusu bir saray danışmanının aynı dönemde çalışması mümkün olmadı. İkisi kısa sürede anlaşmazlığa düştü ve sadrazam etkili bir icraatta bulunamadı.

Görev süresi iki yıl dokuz ay sürdü. Bu, ilk dört sadareti içinde ne en uzun ne de en kısa olanıdır; ancak sonuçları bakımından en ağırıdır, çünkü onu hayatının en tehlikeli noktasına getirdi.

Sakız Sürgünü

05 / 17 · 1 dk

Hâlet Efendi ile anlaşmazlık 1818 yılının ocak ayında sadrazamın azliyle sonuçlandı. Azil tarihi kaynaklarda 5 Ocak 1818 ve 6 Ocak 1818 olarak farklı geçer.

Azledilen sadrazamların mallarına el konulması, o dönemde olağan bir uygulamaydı. Rauf Paşa müsadereye uğramadan Sakız adasına sürüldü.

Hâlet Efendi azille yetinmedi ve idamı için ısrar etti. II. Mahmud bu isteği kabul etmedi. Böylece Rauf Paşa, üç yıl sonra Benderli Ali Paşa'nın uğradığı sonuçtan kurtulmuş oldu.

Bu olay, kariyerinin geri kalanını belirledi. Sürgünden sonra dikkatli ve çekingen bir tavır aldı ve yenilik hareketiyle bir daha doğrudan ilgilenmedi. Sonraki dört sadaretinde kendisine yöneltilen eylemsizlik eleştirisinin kaynağı da bu dönüm noktasıdır.

Kaynaklar, olayla ilgili bir anlatıyı da aktarır. Rauf Paşa yıllar sonra, azledilen sadrazamların sürgüne gönderilmek üzere götürüldükleri Balıkhane'ye kendisinin de yollandığını, ancak padişahın onun uzun boyuna ve makam serpuşu olan kallâvîye yakışan görünüşüne işaret ederek idamına izin vermediğini anlatırdı. Kendisinden beklenen kararlılığı göstermediği söylendiğinde bu hikâyeyi hatırlatırdı.

Anlatının doğruluğu tartışmalıdır. Azledilen sadrazamların deniz yoluyla sürgüne gönderilmesi sebebiyle Balıkhane'ye nakledilmeleri bilinen bir uygulamadır; ancak idamların orada gerçekleştirildiğine dair bir örnek bulunmaz.

Taşra Valilikleri

06 / 17 · 1 dk

Sürgünü uzun sürmedi. 1819 yılında affedilerek vezirlik rütbesi iade edildi ve Bolu sancağı mutasarrıflığına tayin edildi. Ardından Teke ve Hamîd sancakları mutasarrıflığına getirildi.

1820 yılında maden eminliği ile birlikte Diyarbekir valiliği verildi. Maden eminliği, bölgedeki madenlerin işletilmesinden ve gelirinin hazineye aktarılmasından sorumlu görevdi; valilikle birleştirilmesi olağan bir uygulamaydı.

1821 yılında şark seraskerliği rütbesiyle Erzurum valiliği kendisine verildi. Şark seraskerliği, doğu sınırındaki bütün kuvvetlerin komutasıydı. Rauf Paşa bu göreve gitmedi; Erzurum'a mütesellim yolladı ve kendisi bölgeye ayak basmadı.

Aynı yıl İran ile savaş başladı. Cephedeki komutayı fiilen üstlenmemiş bir seraskerin görevde kalması mümkün değildi; azledildi ve yerine Alâeddin Paşa gönderildi.

Savaş 1823 yılında sona erdi. Barış görüşmelerinde Osmanlı delegesi olarak bulundu ve Erzurum'da imzalanan antlaşmada yer aldı. Antlaşmanın imza tarihi kaynaklarda farklı verilir.

Bunun ardından yeniden valiliklere döndü: 1824 yılında Kastamonu, 1827 yılında Halep. Bu on iki yıl, kariyerinin merkezden en uzak dönemidir. Bir sadrazamın azlinden sonra taşra valiliklerinde dolaştırılması, o dönemin olağan uygulamasıydı; makama dönüş için merkezdeki dengelerin değişmesi beklenirdi.

1807

Sadâret mektupçuluğuna getirildi.

Şam Valiliği ve İkinci Sürgün

07 / 17 · 1 dk

1828 yılında Kudüs sancağı mutasarrıflığı ve hac emirliği ek görevleriyle Şam valiliğine getirildi. Hac emirliği, her yıl Şam'dan yola çıkan hac kafilesinin güvenliğinden ve yol düzeninden sorumlu olmak demekti ve Şam valiliğinin ayrılmaz parçasıydı.

Görevi zor bir döneme denk geldi. Yeniçeri Ocağı 1826 yılında kaldırılmış, yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye kurulmuştu. Yeni ordunun masraflarını karşılamak için ihtisap vergisi adıyla yeni bir vergi konulmuştu ve bu vergi halk tarafından benimsenmemişti.

Verginin tahsili sırasında Şam eyaletinde karışıklıklar çıktı. Rauf Paşa karışıklıkları bastırdı, ancak merkez bu olayı onun gevşekliğine yordu. 1831 yılının ağustos ayında valilikten azledildi, vezirlik rütbesi yeniden kaldırıldı ve Bursa'ya mecburi ikamete gönderildi.

Bu ikinci düşüş kısa sürdü. Aynı yıl içinde affedildi, vezirlik rütbesi geri verildi ve Karahisarısâhib ile Menteşe sancakları mutasarrıflığına tayin edildi.

Kariyerinin bu dönemi, sonraki yılların da habercisidir. İki kez rütbesi alındı, iki kez sürgüne gönderildi ve iki kez kısa sürede affedilerek göreve iade edildi. Merkez, onu ne tamamen dışlıyor ne de kilit bir mevkide tutuyordu. Bu belirsiz konum, 1832 yılında Mısır ordusunun Anadolu'ya girmesiyle birdenbire değişti.

Konya Bozgunu ve İkinci Sadareti

08 / 17 · 1 dk

Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın Suriye valiliği talebinin reddedilmesi üzerine 1831 yılında oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu Suriye'ye yürüdü. Akkâ, Şam ve Halep alındı; Belen'de Osmanlı ordusu yenildi ve Mısır kuvvetleri Çukurova'ya girdi.

Bunun üzerine Sadrazam Reşid Mehmed Paşa serdâr-ı ekrem sıfatıyla yeni bir orduyla Anadolu'ya geçti. Mısır ordusu ise Toroslar'ı aşarak Konya'ya ulaştı. Ordu Konya'ya varıncaya kadar Rauf Paşa, Anadolu valiliği göreviyle Kütahya'da ordu kaymakamlığına tayin edildi.

21 Aralık 1832 tarihinde Konya ovasında yapılan muharebede Osmanlı ordusu yenildi ve serdâr-ı ekrem sıfatıyla orduyu yöneten sadrazam yaralanarak Mısır kuvvetlerine esir düştü.

Sadrazamın esareti üzerine Rauf Paşa ikinci kez sadrazamlığa getirildi. Tayin tarihi kaynaklarda 17 Şubat 1833 ve 18 Şubat 1833 olarak farklı verilir.

Devraldığı durum ağırdı. Mısır ordusu Kütahya'ya kadar ilerlemişti ve karşısına çıkarılacak bir Osmanlı ordusu kalmamıştı; İstanbul yolu açıktı.

Bu sadaret, beş döneminin en uzunu olacak ve altı yıl dört ay sürecekti. Sürenin tamamı Mısır meselesinin gölgesinde geçti.

Tayinin biçimi de dikkat çekicidir. Sadrazam cephede esir düştüğü için makam savaşın ortasında boşalmıştı ve devletin acilen bir sadrazama ihtiyacı vardı. Rauf Paşa o sırada ordu kaymakamı sıfatıyla Kütahya'daydı, yani cepheye en yakın üst düzey sivil görevliydi. Merkezî yönetimde on beş yıl aradan sonra ikinci kez sadarete böyle bir zorunluluk sonucu döndü.

Mısır Meselesi ve Hünkâr İskelesi

09 / 17 · 1 dk

Mısır ordusunun İstanbul'a girmesini önlemek için önce büyük devletlerden yardım istendi. Fransa Kavalalı'dan yanaydı. İngiltere ise meseleyi Osmanlı Devleti'nin iç işi sayarak destek vermekten kaçındı.

Son çare olarak Rusya'dan yardım istendi. Rus donanması 1833 yılının şubat ayında Büyükdere önünde demirledi ve kara birlikleri Boğaz'ın Anadolu yakasına çıkarıldı. Bir Rus filosunun İstanbul Boğazı'nda Osmanlı Devleti'nin daveti üzerine bulunması, o güne kadar görülmemiş bir durumdu.

Rus varlığı İngiltere ve Fransa'yı harekete geçirdi. İki devletin araya girmesiyle Mısır kuvvetlerinin ilerlemesi durduruldu ve 1833 yılının mayıs ayında Kütahya'da uzlaşma sağlandı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya Mısır valiliğinin yanında Suriye ve Adana da bırakıldı.

8 Temmuz 1833 tarihinde Rusya ile Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı. Antlaşma karşılıklı yardım ve saldırmazlık esasına dayanıyordu ve Boğazlar rejimini ilgilendiren gizli bir maddesi vardı. Metin, sonraki yıllarda Avrupa diplomasisinin en çok tartışılan belgelerinden biri oldu.

Bu gelişmelerin hiçbirinde sadrazamın kişisel bir siyaseti görülmez. Kararlar sarayda ve Meclis-i Vâlâ çevresinde alındı. Dönem kaynakları, Rauf Paşa'nın bu sadareti sırasında Hüsrev Paşa'nın yönlendirmesiyle hareket ettiğini kaydeder. Serasker sıfatıyla ordunun ve başkentteki güvenlik teşkilâtının başında bulunan Hüsrev Paşa, o yıllarda devlet işlerinin fiilî yürütücüsüydü.

1809

Sadâret mektupçuluğuna süvari mukabeleciliği eklendi.

Başvekillik ve Tanzimat'ın Arifesi

10 / 17 · 1 dk

İkinci sadaretinin son yıllarında Osmanlı merkezî yönetiminde biçimsel bir değişiklik yapıldı. 30 Mart 1838 tarihinden itibaren sadrazamlık unvanı başvekilliğe dönüştürüldü.

Değişiklik yalnızca bir ad değişikliği değildi. Sadrazam, klasik düzende padişahın mutlak vekiliydi ve bütün devlet işlerinin tek sorumlusuydu. Başvekillik ise Avrupa devletlerindeki başbakanlık örneğine yakın, nazırlıklar arasında eşitler arasında birinci konumu ifade ediyordu. II. Mahmud'un kurduğu nezaretler düzeni bu değişiklikle tamamlandı.

Mehmed Emin Rauf Paşa, bu unvanı taşıyan ilk kişidir. Aynı dönemde dahiliye nazırlığını da üstlendi.

Aynı yıllarda devletin karar mekanizması da yeniden kuruldu. Düzenlemeleri planlayan ve uygulamayı denetleyen Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye kurulmuştu ve reisliğine Koca Hüsrev Paşa getirilmişti.

Mısır meselesi 1839 yılında ikinci kez alevlendi. Osmanlı ordusu haziran ayında Nizip'te yenildi. Haberi ölüm döşeğinde alan II. Mahmud 1 Temmuz 1839 tarihinde öldü ve yerine on altı yaşındaki oğlu Abdülmecid tahta çıktı.

Böylece Rauf Paşa, sadrazamlıktan başvekilliğe geçen makamda, imparatorluğun en ağır buhranlarından birinin ortasında ve deneyimsiz bir padişahın tahta çıktığı gün görevde bulunuyordu.

Mührün Elinden Alınması

11 / 17 · 1 dk

II. Mahmud'un cenaze töreni 1 Temmuz 1839 tarihinde yapıldı. Yağmur sebebiyle devlet ricali Köprülü Kütüphanesi'nde bekliyordu.

Bekleyenler arasında hem Başvekil Mehmed Emin Rauf Paşa hem de Meclis-i Vâlâ reisi Koca Hüsrev Paşa vardı. Hüsrev Paşa tam o sırada başvekile yeni padişahın kendisini görevden aldığını bildirdi ve mühr-i hümâyunun teslim edilmesini istedi. Mühür ona verildi.

Resmî azil ertesi gün, 2 Temmuz 1839 tarihinde gerçekleşti. Kaynakların bir kısmı Hüsrev Paşa'nın tayinini 3 Temmuz 1839, sadrazam listelerinin bir kısmı ise 8 Temmuz 1839 olarak verir.

Dönem kaynakları bu davranışı sert bir dille kaydeder ve olayı olağan bir tayin olarak değil, doğrudan bir el koyma olarak değerlendirir.

Rauf Paşa'nın tepkisi de kaynaklarda ayrıca not edilir: resmen azledilmiş olmadığı hâlde mührün zorla alınmasına karşı çıkmadı ve durumu sessizce kabullendi. Bu tavır, sonraki değerlendirmelerde onun kişiliğini anlatan başlıca örnek olarak kullanılır.

Azlinden sonra Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye reisliğine getirildi. Böylece iki isim yer değiştirmiş oldu: mührü alan Hüsrev Paşa sadarete, mührü veren Rauf Paşa onun boşalttığı meclis reisliğine geçti.

Aynı yılın kasım ayında Tanzimat Fermanı ilan edildi. Rauf Paşa o sırada meclis reisliğindeydi.

Üçüncü Sadareti

12 / 17 · 1 dk

Koca Hüsrev Paşa'nın sadareti bir yıla ulaşmadan sona erdi. Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile arasındaki eski husumet, o görevde kaldığı sürece Mısır meselesinin çözülmesini imkânsız kılıyordu. 8 Haziran 1840 tarihinde azledildi.

Yerine yeniden Mehmed Emin Rauf Paşa getirildi. Böylece mührü bir yıl önce zorla teslim ettiği makama üçüncü kez döndü.

Sadareti bir buçuk yıl sürdü. Bu dönemin en önemli gelişmesi Mısır meselesinin çözüme bağlanmasıdır. 1840 yılında Londra'da imzalanan metinle büyük devletler meseleye doğrudan taraf oldu; Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın Suriye'den çekilmesi karşılığında Mısır valiliği ailesine veraset yoluyla bırakıldı. Ertesi yıl imzalanan Londra Boğazlar Sözleşmesi ile Hünkâr İskelesi Antlaşması'nın yerini çok taraflı bir düzenleme aldı.

Aynı dönemde Koca Hüsrev Paşa hakkında rüşvet suçlamasıyla dava açıldı, Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye tarafından suçlu bulundu, vezirlik rütbesi alındı ve Tekirdağ'a sürgün edildi.

1841 yılının mart ayında Meclis-i Vâlâ reisi Receb Paşa, hariciye nazırı Mustafa Reşid Paşa ve ticaret nazırı Fethi Paşa görevden alındı. Bu değişiklikler, Tanzimat karşıtı grubun merkezde güç kazandığını gösteriyordu.

4 Aralık 1841 tarihinde Rauf Paşa da azledildi ve yeniden Meclis-i Vâlâ reisliğine tayin edildi. Sadrazam listelerinin bir kısmı bu dönemi 29 Mayıs 1841 ile 7 Ekim 1841 arasında gösterir.

1811

Rikâb defterdarlığına tayin edildi.

Dördüncü Sadareti

13 / 17 · 1 dk

Yerine getirilen Topal İzzet Mehmed Paşa'nın görevi sekiz ay sürdü ve 30 Ağustos 1842 tarihinde azledildi. Aynı gün Mehmed Emin Rauf Paşa dördüncü kez sadrazamlığa getirildi. Kaynakların bir kısmı tayini 3 Eylül 1842 olarak verir.

Dört yıl süren bu dönem, sadaretlerinin ikinci en uzunudur ve görece sakin geçmiştir. Mısır meselesi çözülmüş, Boğazlar rejimi çok taraflı bir düzenlemeye bağlanmış ve Rusya ile ilişkiler yatışmıştı.

Tanzimat düzenlemelerinin uygulanması bu yıllarda sürdü. Vergi düzeninin yeniden kurulması, askerlik süresinin belirlenmesi ve taşra idaresinin düzenlenmesi çalışmaları Meclis-i Vâlâ eliyle yürütüldü. Sadrazam bu çalışmalarda yönlendirici bir rol üstlenmedi.

1845 yılının aralık ayında padişahın huzurunda yapılan yeni yıl merasiminde, sürgünden dönmüş olan Koca Hüsrev Paşa'ya yaşına hürmeten sadrazamlara mahsus tarzda bir nişan verildi ve protokolde sadrazam ile şeyhülislâm sırasında durmasına izin verildi. Ertesi ay Hüsrev Paşa ikinci kez serasker oldu.

1846 yılının temmuz ayında Kavalalı Mehmed Ali Paşa İstanbul'u ziyaret etti. Yıllarca devleti sarsan mesele, tarafların bizzat görüşmesiyle kapanmış oldu.

28 Eylül 1846 tarihinde azledildi ve yerine ilk kez Mustafa Reşid Paşa getirildi. Bazı sadrazam listeleri azil tarihini 31 Temmuz 1846 olarak verir. Bu tayinle Tanzimat'ın yürütülmesi doğrudan onu hazırlayan ismin eline geçti.

Beşinci Sadareti ve Son Yılları

14 / 17 · 1 dk

Mustafa Reşid Paşa'nın sadaretleri, Tanzimat'ın uygulanışını hızlandırdı. Bu hız, merkezde ona karşı bir grubun oluşmasına yol açtı.

1852 yılının ocak ayında Mustafa Reşid Paşa azledildi. Yerine, Tanzimat çevresinin nüfuzunu dengelemek amacıyla Mehmed Emin Rauf Paşa beşinci kez sadrazamlığa getirildi. Tayin tarihi 26 Ocak 1852'dir; kaynakların bir kısmı 27 Ocak 1852 tarihini verir.

Bu sadaret bir ay dokuz gün sürdü ve beş dönemin en kısasıdır. Tanzimat yanlılarının baskısıyla 5 Mart 1852 tarihinde görevden alındı ve makam yeniden Mustafa Reşid Paşa'ya verildi. Bazı kaynaklar azil tarihini 7 Mart 1852 olarak kaydeder.

Bu, sadaret makamına son gelişi oldu. Yetmiş iki yaşındaydı ve otuz yedi yıl önce ilk kez aynı makama gelmişti.

Sonraki yıllarda Meclis-i Âli'de görev yaptı. 1853 yılında Rus çarı tarafından gönderilen Prens Menşikov'un ağır talepleri görüşülürken yapılan toplantıda hazır bulundu. Kaynaklar, ısrarlara rağmen bu toplantıda da görüş bildirmediğini kaydeder. Görüşmelerin sonuçsuz kalması Kırım Savaşı'na giden süreci başlattı.

28 Mayıs 1860 tarihinde İstanbul'da öldü. Seksen yaşındaydı. Mezarı Eyüpsultan'dadır.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

15 / 17 · 1 dk

Dönem kaynaklarının Mehmed Emin Rauf Paşa hakkındaki değerlendirmesi bir noktada birleşir: bilgili ama eylemsiz bir devlet adamıydı.

Devletin iç ve dış işlerini bilen, kalem terbiyesi görmüş bir kişi olduğu ittifakla kabul edilir. Buna karşılık sadaretleri sırasında hiçbir işe karışmadığı, en önemli meşveretlerde bile siyasî görüş bildirmediği ve kendisine yöneltilen her muameleyi sessizce kabullendiği belirtilir. Ahmed Cevdet Paşa onun makamda bostan korkuluğu gibi durduğunu yazar. Aynı dönemde Bâbıâli'nin, sadrazamın etkisizliğine gönderme yapan bir adla anıldığı da kaydedilir.

Bu tavrın sebebi olarak sorumluluktan kaçınma ve görüş bildirerek düşman kazanma endişesi gösterilir. Kendisi ise eleştirenlere ilk sadaretinden kalan Balıkhane anlatısını hatırlatırdı.

Kaynaklar bu gerekçenin dayanaksızlığına dikkat çeker: Abdülmecid döneminde devlet ricalinin idamı artık söz konusu değildi ve üç sadaretini bu dönemde yapmıştı.

Aynı özellik, kariyerinin uzunluğunun da açıklamasıdır. Abdülmecid döneminde reform taraftarları ile karşıtları arasındaki mücadelede iki taraf da, karşısında duracak siyasî ağırlığa sahip bir sadrazam istemiyordu. Hiçbir hizbin yanında yer almayan, isteneni yerine getiren ve devlet işlerine dışarıdan yön verenlere ses çıkarmayan bir sadrazam, iki taraf için de uygundu. Üç kez sadarete getirilmesinde bu nitelik belirleyici oldu.

1814

Şıkk-ı evvel defterdarı unvanıyla başdefterdarlığa getirildi.

Serveti, Çocukları ve Tarihteki Yeri

16 / 17 · 1 dk

Dönem kaynakları, Rauf Paşa'nın devlet imkânlarını kullanarak zenginleşmeye çalışmadığını kaydeder. Bebek'teki sahilhânesinden başka mülk edinmediği, bu yapının masraflarının da saray tarafından karşılandığı belirtilir. Beş kez sadrazamlık yapmış bir devlet adamı için bu, dönem kaynaklarında ayrıca not edilen bir durumdur.

Oğullarından Osman ve İbrahim beyler Âmedî Kalemi'ne alındı. Âmedî Kalemi, Bâbıâli'nin dış yazışmalarını yürüten ve on dokuzuncu yüzyılda hariciye kadrosunu yetiştiren dairedir.

Üçüncü oğlu Mahmud Nedim Bey'e, yeni ihdas edilen rütbe-i sânî nişanı verildi. Mahmud Nedim Paşa sonraki yıllarda hariciye nazırlığı ve iki kez sadrazamlık yaptı; Sultan Abdülaziz'in son yıllarının en tartışmalı isimlerinden biri oldu. Böylece aynı aileden iki kuşak, art arda sadaret makamına ulaşmış oldu.

Tarihteki yeri iki başlıkta değerlendirilir. Birincisi süredir: beş sadaretinin toplamı on beş yıla ulaşır ve Osmanlı tarihindeki en uzun toplam sadaret sürelerinden biridir. Bu süre, otuz yedi yıla yayılan bir aralıkta birikmiştir.

İkincisi, bu sürenin niteliğidir. Görev yaptığı yıllar Yunan ayaklanmasından Kırım Savaşı'nın arifesine kadar uzanır ve imparatorluğun en köklü dönüşümlerini kapsar. Bu dönüşümlerin hiçbirinde belirleyici olmadı; hepsinde makamda bulundu. Osmanlı merkezî yönetiminin karar ağırlığının sadrazamdan saraya, meclislere ve nüfuzlu nazırlara kaydığı dönemin en açık örneğidir.

Aynı Yıllarda Dünya

17 / 17 · 1 dk

1815: Viyana Kongresi sona erdi ve Avrupa'nın savaş sonrası düzeni kuruldu.

1821: Napolyon Bonapart, sürgünde bulunduğu Saint Helena adasında öldü.

1825: Britanya'da Stockton ile Darlington arasında ilk halka açık buharlı demiryolu işletmeye açıldı.

1830: Fransa'da Temmuz Devrimi yaşandı; aynı yıl Fransa Cezayir'i işgal etti.

1833: Britanya İmparatorluğu'nda köleliği kaldıran kanun kabul edildi.

1837: Britanya'da Victoria tahta çıktı.

1839: Britanya ile Çin arasında Birinci Afyon Savaşı başladı; aynı yıl Fransa'da Daguerre'in fotoğraf yöntemi kamuya duyuruldu.

1844: Amerika Birleşik Devletleri'nde Washington ile Baltimore arasında ilk telgraf hattı işletmeye açıldı.

1848: Avrupa'nın birçok ülkesinde ihtilal hareketleri görüldü.

1851: Londra'da ilk dünya sergisi açıldı.

Kronoloji

40 olay
  • 18. yüzyıl
  • İstanbul'da doğdu. Babası, çavuşbaşılık ve nişancılık hizmetlerinde bulunmuş Said Efendi'dir.

  • 19. yüzyıl
  • Sadâret Mektûbî Kalemi'nde serhalifeliğe yükseldi.

  • Sadâret mektupçuluğuna getirildi.

  • Sadâret mektupçuluğuna süvari mukabeleciliği eklendi.

  • Rikâb defterdarlığına tayin edildi.

  • Şıkk-ı evvel defterdarı unvanıyla başdefterdarlığa getirildi.

  • Hurşid Ahmed Paşa'nın azli üzerine vezir rütbesi verilerek ilk kez sadrazamlığa getirildi. Tayin tarihi bazı kaynaklarda 30 Mart 1815 olarak geçer.

  • Hâlet Efendi'nin etkisiyle azledildi ve müsadereye uğramadan Sakız adasına sürüldü. Azil tarihi bazı kaynaklarda 6 Ocak 1818 olarak verilir.

  • Affedilerek vezirlik rütbesi iade edildi; Bolu, ardından Teke ve Hamîd sancakları mutasarrıflığına tayin edildi.

  • Maden eminliği ile birlikte Diyarbekir valiliğine getirildi.

  • Şark seraskerliği rütbesiyle Erzurum valiliği verildi; göreve gitmeyip mütesellim yolladı ve İran savaşı sebebiyle azledildi.

  • İran ile yapılan barış görüşmelerinde Osmanlı delegesi olarak bulundu; Erzurum'da antlaşma imzalandı.

  • Kastamonu valiliğine tayin edildi.

  • Yeniçeri Ocağı kaldırıldı ve yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye kuruldu.

  • Halep valiliğine getirildi.

  • Kudüs sancağı ve hac emirliği ek görevleriyle Şam valiliğine tayin edildi.

  • Aynı yıl affedildi; vezirlik rütbesi iade edilerek Karahisarısâhib ve Menteşe mutasarrıflığına tayin edildi.

  • İhtisap vergisinin tahsilindeki gevşekliği ileri sürülerek azledildi; vezirlik rütbesi kaldırılıp Bursa'ya mecburi ikamete gönderildi.

  • Anadolu valiliği göreviyle Kütahya'da ordu kaymakamlığına getirildi.

  • Konya ovasında Osmanlı ordusu yenildi ve Sadrazam Reşid Mehmed Paşa esir düştü.

  • Esir düşen sadrazamın yerine ikinci kez sadrazamlığa getirildi. Tayin tarihi bazı kaynaklarda 18 Şubat 1833 olarak verilir.

  • Rus donanması Büyükdere önünde demirledi.

  • Kütahya'da yapılan uzlaşmayla Mısır meselesi geçici olarak çözüldü.

  • Rusya ile Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı.

  • Sadrazamlık unvanı başvekilliğe dönüştürüldü; bu unvanı taşıyan ilk kişi oldu ve dahiliye nazırlığını da üstlendi.

  • Osmanlı ordusu Nizip'te yenildi.

  • II. Mahmud'un cenaze töreni sırasında Köprülü Kütüphanesi'nde beklenirken mühr-i hümâyun Koca Hüsrev Paşa tarafından elinden alındı.

  • Resmen görevden uzaklaştırıldı ve Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye reisliğine getirildi.

  • Gülhane'de hatt-ı hümâyun okundu ve Tanzimat dönemi başladı; o sırada Meclis-i Vâlâ reisiydi.

  • Londra'da imzalanan metinle büyük devletler Mısır meselesine doğrudan taraf oldu.

  • Koca Hüsrev Paşa'nın azli üzerine üçüncü kez sadrazam oldu.

  • Londra Boğazlar Sözleşmesi imzalandı; Boğazlar rejimi çok taraflı bir düzenlemeye bağlandı.

  • Sadaretten alınarak yeniden Meclis-i Vâlâ reisliğine tayin edildi. Sadrazam listelerinin bir kısmı bu dönemi 29 Mayıs 1841 ile 7 Ekim 1841 arasında gösterir.

  • Topal İzzet Mehmed Paşa'nın azli üzerine dördüncü kez sadrazam oldu. Tayin tarihi bazı kaynaklarda 3 Eylül 1842 olarak verilir.

  • Kavalalı Mehmed Ali Paşa İstanbul'u ziyaret etti.

  • Sadaretten azledildi ve yerine ilk kez Mustafa Reşid Paşa getirildi. Bazı listeler azil tarihini 31 Temmuz 1846 olarak verir.

  • Tanzimat çevresinin nüfuzunu dengelemek amacıyla beşinci kez sadrazamlığa getirildi. Bazı kaynaklar 27 Ocak 1852 tarihini verir.

  • Bir ay dokuz gün süren beşinci sadareti sona erdi; makam yeniden Mustafa Reşid Paşa'ya verildi. Bazı kaynaklar 7 Mart 1852 tarihini verir.

  • Prens Menşikov'un talepleri görüşülen toplantıda hazır bulundu; ısrarlara rağmen görüş bildirmedi.

  • İstanbul'da öldü; mezarı Eyüpsultan'dadır.

Sadareti

5 dönem · yaklaşık 15 yıl
1 Nisan 1815 - 6 Ocak 1818Padişah: II. Mahmud · Tayin tarihi kaynaklarda 30 Mart 1815 ve 1 Nisan 1815 olarak, azil tarihi ise 5 Ocak 1818 ve 6 Ocak 1818 olarak farklı verilir. Azlin ardından Sakız adasına sürüldü.
2 yıl 9 ay
17 Şubat 1833 - 2 Temmuz 1839Padişah: II. Mahmud · Tayin tarihi bazı kaynaklarda 18 Şubat 1833 olarak geçer. 30 Mart 1838 tarihinden itibaren unvanı başvekilliğe dönüştü. Mühür, II. Mahmud'un cenaze töreni sırasında elinden alındı; sadrazam listelerinin bir kısmı görevin bitişini 8 Temmuz 1839 olarak verir.
6 yıl 4 ay
8 Haziran 1840 - 4 Aralık 1841Padişah: Sultan Abdülmecid · Koca Hüsrev Paşa'nın azli üzerine göreve geldi. Sadrazam listelerinin bir kısmı bu dönemi 29 Mayıs 1841 ile 7 Ekim 1841 arasında gösterir.
1 yıl 6 ay
30 Ağustos 1842 - 28 Eylül 1846Padişah: Sultan Abdülmecid · Tayin tarihi bazı kaynaklarda 3 Eylül 1842, azil tarihi ise 31 Temmuz 1846 olarak verilir. Yerine ilk kez Mustafa Reşid Paşa getirildi.
4 yıl 1 ay
26 Ocak 1852 - 5 Mart 1852Padişah: Sultan Abdülmecid · En kısa sadaretidir. Bazı kaynaklar dönemi 27 Ocak 1852 ile 7 Mart 1852 arasında gösterir. Mustafa Reşid Paşa'nın nüfuzunu dengelemek için getirildi ve aynı çevrenin baskısıyla alındı.
1 ay 9 gün

Hizmet Ettiği Padişahlar

2 padişah

Antlaşmalar

4 antlaşma
Erzurum Antlaşmasıİran · 1821 yılında başlayan savaşı sona erdiren görüşmelerde Osmanlı delegesi olarak bulundu. İmza tarihi kaynaklarda farklı verilir.
Kütahya UzlaşmasıMısır valiliği · İkinci sadareti sırasında yapıldı; Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya Mısır valiliğinin yanında Suriye ve Adana bırakıldı.
Hünkâr İskelesi AntlaşmasıRusya · İkinci sadareti sırasında imzalandı; karşılıklı yardım ve saldırmazlık esasına dayanıyordu.
Londra Boğazlar Sözleşmesiİngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya ve Prusya · Üçüncü sadareti sırasında imzalandı; Boğazlar rejimi çok taraflı bir düzenlemeye bağlandı.

Eserleri

3 eser
konutBebek Sahilhânesi19. yüzyıl · Bebek, İstanbul · Kaynaklara göre edindiği tek mülktür; masraflarının saray tarafından karşılandığı kaydedilir.
kurumBaşvekillik makamı1838 · İstanbul · Sadrazamlık unvanının başvekilliğe dönüştürülmesiyle bu unvanı taşıyan ilk kişi oldu.
türbeRauf Paşa Türbesi19. yüzyıl · Eyüpsultan, İstanbul · Kaynakların bir kısmı türbeyi kendisinin yaptırdığını kaydeder.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Mehmed Emin Rauf Paşa

Sadrazamlığın alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümâyundur. Mehmed Emin Rauf Paşa bu mührü beş kez aldı ve beş kez geri verdi. Bunların en çok anılanı 1839 yılının temmuz ayındaki dördüncü teslimdir: II. Mahmud'un cenaze töreni için Köprülü Kütüphanesi'nde beklenirken Meclis-i Vâlâ reisi Koca Hüsrev Paşa ona yeni padişahın kendisini görevden aldığını bildirdi ve mührü istedi. Rauf Paşa resmen azledilmediği hâlde mührü teslim etti; resmî azil ertesi gün gerçekleşti. Dönem kaynakları olayı doğrudan bir el koyma olarak kaydeder ve sadrazamın sessiz kabullenişini onun kişiliğini gösteren başlıca örnek sayar.

Aile Ağacı

5 kişi
Aile ağacı
BabasıSESaid Efendi
Annesi
Mehmed Emin Rauf PaşaMehmed Emin Rauf Paşa
OğluOBOsman Bey
OğluİBİbrahim Bey
OğluMahmud Nedim PaşaMahmud Nedim Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

10 kişi
M
II. MahmudOsmanlı padişahı · 1808-1839İlk iki sadaretini onun döneminde yaptı; ilk azlinde idam edilmesini önledi
SA
Sultan AbdülmecidOsmanlı padişahı · 1839-1861Son üç sadaretini onun döneminde yaptı
MS
Mehmed Said Hâlet EfendiNişancı ve saray danışmanı · 1815-1822İlk sadaretini etkisiz kıldı ve azline yol açtı; idamını da istedi
KH
Koca Hüsrev PaşaSerasker ve sadrazam · 1827-1846İkinci sadaretinde onun yönlendirmesiyle hareket etti; 1839 yılında mührünü elinden aldı, bir yıl sonra makam yeniden Rauf Paşa'ya verildi
MR
Mustafa Reşid PaşaHariciye nazırı ve sadrazam · 1837-1858Dördüncü sadaretinin ardından makama geldi; beşinci sadareti onun nüfuzunu dengelemek için verildi
RM
Reşid Mehmed PaşaSadrazam · 1829-1833Konya'da esir düşmesi üzerine yerine ikinci kez sadrazam oldu
Tİ
Topal İzzet Mehmed PaşaSadrazam · 1828-1842Üçüncü sadaretinden sonra makama geldi, dördüncü sadaretinde yerini yeniden Rauf Paşa'ya bıraktı
KM
Kavalalı Mehmed Ali PaşaMısır valisi · 1805-1848İkinci ve üçüncü sadaretlerinin gündemini Mısır meselesi belirledi
AC
Ahmed Cevdet PaşaVakanüvis, tarihçi ve devlet adamı · 1855-1895Hakkındaki en çok alıntılanan değerlendirmeler onun eserlerinde yer alır
MN
Mahmud Nedim PaşaSadrazam · 1871-1876Oğludur; iki kez sadrazamlık yaptı

İlkler ve Enler

6 başlık
Başvekil unvanını taşıyan ilk Osmanlı devlet adamı30 Mart 1838
Beş kez sadrazamlık yapan sayılı devlet adamlarından biri1815, 1833, 1840, 1842 ve 1852
Toplam on beş yıla ulaşan sadaret süresiOtuz yedi yıla yayılan bir aralıkta biriktir
Sadaret mührünü tören dışında, cenaze beklenirken teslim eden sadrazam1 Temmuz 1839
Kalem kadrosundan yetişip doğrudan başdefterdarlıktan sadarete yükselen örnek1815
Oğlu da sadrazamlık yapan devlet adamıMahmud Nedim Paşa

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

9 madde

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışTanzimat Fermanı onun sadareti sırasında ilan edildi.
DoğruFerman 3 Kasım 1839 tarihinde ilan edildiğinde sadrazam Koca Hüsrev Paşa'ydı. Rauf Paşa dört ay önce mührü teslim etmiş ve Meclis-i Vâlâ reisliğine getirilmişti. Bu makamda fermanın uygulanmasını denetleyen kurulun başında bulundu, ancak metnin hazırlanmasında rolü yoktu.
YanlışSadaret dönemlerinin tarihleri kesindir.
DoğruBeş dönemin de tarihleri kaynaklarda ayrışır. Sadrazam listelerinin bir kısmı üçüncü dönemi 29 Mayıs 1841 ile 7 Ekim 1841 arasında gösterirken, dönem kaynaklarına dayanan çalışmalar 8 Haziran 1840 ile 4 Aralık 1841 arasını verir. Benzer farklar diğer dönemlerde de vardır.
YanlışBeş kez sadrazam olması siyasî gücünden kaynaklanıyordu.
DoğruKaynaklar tersini söyler. Hiçbir hizbin yanında yer almaması, tartışmalı meselelerde görüş bildirmemesi ve dışarıdan yön verilmesine ses çıkarmaması, hem reform taraftarları hem karşıtları için uygun bir denge unsuru olmasını sağladı. Kariyerinin uzunluğu bu tarafsız konumun sonucudur.
YanlışBalıkhane'de idam edilmekten son anda kurtuldu.
Doğruİlk azlinden sonra kendisi bu anlatıyı aktarırdı, ancak doğruluğu tartışmalıdır. Azledilen sadrazamların deniz yoluyla sürgüne gönderilmesi sebebiyle Balıkhane'ye nakledilmeleri bilinen bir uygulamadır; idamların orada gerçekleştirildiğine dair bir örnek bulunmaz. Bilinen kesin bilgi, Hâlet Efendi'nin idamını istediği ve II. Mahmud'un bunu kabul etmediğidir.
YanlışKonya Muharebesi'nde orduyu o yönetti.
Doğru21 Aralık 1832 tarihindeki muharebede orduyu serdâr-ı ekrem sıfatıyla Sadrazam Reşid Mehmed Paşa yönetti ve yaralanarak esir düştü. Rauf Paşa o sırada Kütahya'da ordu kaymakamıydı ve sadrazamlığa ancak esaretin ardından, 1833 yılının şubat ayında getirildi.
YanlışErzurum valiliği sırasında doğu cephesini yönetti.
Doğru1821 yılında şark seraskerliği rütbesiyle Erzurum valiliği kendisine verildi, ancak göreve gitmedi ve Erzurum'a mütesellim yolladı. İran ile savaş başlayınca azledildi ve yerine Alâeddin Paşa gönderildi. Doğu cephesindeki tek katkısı, savaşı sona erdiren görüşmelerde delege olarak bulunmasıdır.

Künye

Doğum1780, İstanbul
Ölüm28 Mayıs 1860, İstanbul (80 yaşında)Hicri 7 Zilkade 1276
GörevBeş kez sadrazam: 1815-1818, 1833-1839, 1840-1841, 1842-1846 ve 1852
SıraSadrazam
PadişahII. Mahmud ve Sultan Abdülmecid
BabasıSaid Efendi
Memleketİstanbul
DefinEyüpsultan, İstanbul
UnvanVezîriâzam, Başvekil, Dahiliye Nazırı, Meclis-i Vâlâ Reisi

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Mehmed Emin Rauf Paşa kaç kez sadrazamlık yaptı?
Beş kez sadrazamlık yaptı. İkisi II. Mahmud, üçü Sultan Abdülmecid dönemindedir. Dönemler 1815-1818, 1833-1839, 1840-1841, 1842-1846 ve 1852 yıllarını kapsar; toplam görev süresi on beş yıla ulaşır.
Mehmed Emin Rauf Paşa'nın en uzun sadareti hangisidir?
İkinci sadaretidir. 1833 yılının şubat ayında, Konya'da esir düşen Reşid Mehmed Paşa'nın yerine göreve geldi ve 1839 yılının temmuz ayına kadar altı yıl dört ay görevde kaldı. Bu sürenin son bir buçuk yılında unvanı başvekillikti.
Mehmed Emin Rauf Paşa nerede ve ne zaman doğdu?
1780 yılında İstanbul'da doğdu. Babası, çavuşbaşılık ve nişancılık hizmetlerinde bulunmuş Said Efendi'dir. Devlet hizmetine Sadâret Mektûbî Kalemi'nde başladı ve kariyerini kalem kadrosunda kurdu.
Başvekil unvanını ilk kim taşıdı?
Sadrazamlık unvanı 30 Mart 1838 tarihinden itibaren başvekilliğe dönüştürüldü ve bu unvanı ilk taşıyan kişi Mehmed Emin Rauf Paşa oldu. Aynı dönemde dahiliye nazırlığını da üstlendi. Değişiklik, II. Mahmud'un kurduğu nezaretler düzeninin tamamlanmasının parçasıydı.
Mehmed Emin Rauf Paşa'nın mührü neden elinden alındı?
1 Temmuz 1839 tarihinde II. Mahmud'un cenaze töreni için Köprülü Kütüphanesi'nde beklenirken, Meclis-i Vâlâ reisi Koca Hüsrev Paşa ona yeni padişahın kendisini görevden aldığını bildirerek mührü istedi. Rauf Paşa resmen azledilmiş olmadığı hâlde mührü teslim etti; resmî azil ertesi gün gerçekleşti. Dönem kaynakları bu davranışı doğrudan bir el koyma olarak kaydeder.
Mehmed Emin Rauf Paşa ilk sadaretinden sonra neden sürgün edildi?
Yenilik taraftarı bir isim olarak göreve geldiği için, Yeniçeri Ocağı'nın koruyucusu olan ve saray üzerinde etkili bulunan Hâlet Efendi ile anlaşmazlığa düştü. 1818 yılının ocak ayında azledildi ve mallarına el konulmadan Sakız adasına sürüldü. Hâlet Efendi idamını istedi, ancak II. Mahmud bunu kabul etmedi.
Mehmed Emin Rauf Paşa hangi antlaşmalar döneminde görevdeydi?
İkinci sadareti sırasında 1833 yılında Kütahya'da Mısır meselesi geçici olarak çözüldü ve aynı yıl Rusya ile Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı. Üçüncü sadareti sırasında Mısır meselesi Londra'da imzalanan metinle sonuca bağlandı ve 1841 yılında Londra Boğazlar Sözleşmesi yapıldı. Ayrıca 1823 yılında İran ile yapılan barış görüşmelerinde Osmanlı delegesi olarak bulunmuştu.
Mehmed Emin Rauf Paşa Tanzimat Fermanı sırasında neredeydi?
Ferman 3 Kasım 1839 tarihinde Gülhane'de okunduğunda sadrazam değildi. Dört ay önce mührü elinden alınmış ve Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye reisliğine getirilmişti. Fermanın hazırlanması hariciye nazırı Mustafa Reşid Paşa'nın girişimiyle oldu.
Mehmed Emin Rauf Paşa hakkında kaynaklar ne der?
Devletin iç ve dış işlerini bilen, kalem terbiyesi görmüş bir kişi olduğu ittifakla kabul edilir. Buna karşılık sadaretleri sırasında hiçbir işe karışmadığı, en önemli meşveretlerde bile görüş bildirmediği ve kendisine yöneltilen her muameleyi sessizce kabullendiği belirtilir. Ahmed Cevdet Paşa onun makamda bostan korkuluğu gibi durduğunu yazar.
Mehmed Emin Rauf Paşa neden bu kadar çok kez sadrazam oldu?
Kaynaklar bunu kişiliğine bağlar. Abdülmecid döneminde reform taraftarları ile karşıtları arasındaki mücadelede iki taraf da, karşısında duracak siyasî ağırlığa sahip bir sadrazam istemiyordu. Hiçbir hizbin yanında yer almayan, isteneni yerine getiren ve devlet işlerine dışarıdan yön verenlere karşı çıkmayan bir sadrazam, iki taraf için de uygun bir denge unsuruydu.
Mehmed Emin Rauf Paşa'nın oğulları kimlerdir?
Oğullarından Osman ve İbrahim beyler, Bâbıâli'nin dış yazışmalarını yürüten Âmedî Kalemi'ne alındı. Üçüncü oğlu Mahmud Nedim Bey'e yeni ihdas edilen rütbe-i sânî nişanı verildi; Mahmud Nedim Paşa sonraki yıllarda hariciye nazırlığı ve iki kez sadrazamlık yaptı.
Mehmed Emin Rauf Paşa zengin miydi?
Dönem kaynakları, devlet imkânlarını kullanarak zenginleşmeye çalışmadığını kaydeder. Bebek'teki sahilhânesinden başka mülk edinmediği, bu yapının masraflarının da saray tarafından karşılandığı belirtilir. Beş kez sadrazamlık yapmış bir devlet adamı için bu, kaynaklarda ayrıca not edilen bir durumdur.
Mehmed Emin Rauf Paşa'nın beşinci sadareti ne kadar sürdü?
Bir ay dokuz gün sürdü ve beş dönemin en kısasıdır. 1852 yılının ocak ayında Mustafa Reşid Paşa'nın nüfuzunu dengelemek için getirildi, aynı yılın mart ayında Tanzimat yanlılarının baskısıyla alındı ve makam yeniden Mustafa Reşid Paşa'ya verildi.
Mehmed Emin Rauf Paşa ne zaman öldü ve nereye gömüldü?
28 Mayıs 1860 tarihinde İstanbul'da öldü; seksen yaşındaydı. Mezarı Eyüpsultan'dadır. Son yıllarında Meclis-i Âli'de görev yapmıştı ve 1853 yılında Prens Menşikov'un talepleri görüşülen toplantıda hazır bulunmuştu.
Mehmed Emin Rauf Paşa sadrazamlıktan önce hangi görevlerde bulundu?
Sadâret Mektûbî Kalemi'nde yetişti; 1806 yılında serhalife, ertesi yıl sadâret mektupçusu oldu. 1809 yılında bu göreve süvari mukabeleciliği eklendi. 1811 yılında rikâb defterdarı, 1814 yılında şıkk-ı evvel defterdarı unvanıyla başdefterdar oldu ve ertesi yıl doğrudan sadarete getirildi.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q1155459 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026