Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul22°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Mehmed Fuad Paşa
Sadrazamlar · Dağılma dönemi

Mehmed Fuad Paşa

محمد فؤاد پاشا

Keçecizade Fuad Paşa·Keçecizade Mehmed Fuad Paşa·Fuad Paşa

Sadaret 1861-1863 · 1863-1866Doğum 17 Ocak 1814, İstanbul· 24 Muharrem 1229Ölüm 12 Şubat 1869, Nice, 55 yaşında· 28 Şevval 1285

Mehmed Fuad Paşa, 1861 ile 1866 yılları arasında iki kez sadrazamlık yapan, Cebel-i Lübnan Nizamnamesi'ni hazırlayan Tanzimat dönemi devlet adamıdır.

55Yaşında öldü
2Kez sadrazam
2Padişaha hizmet
3Savaş ve sefer
7Eser
2Çocuk

Mehmed Fuad Paşa Kimdir?

15 dk okuma

Mehmed Fuad Paşa, 17 Ocak 1814 tarihinde İstanbul'da doğdu ve 12 Şubat 1869 tarihinde Fransa'nın Nice şehrinde öldü. Kaynakların bir kısmı doğum yılını 1815 olarak verir. Babası, dönemin tanınmış şairlerinden Keçecizade İzzet Molla'dır.

Öğrenimine medresede başladı, ardından Mekteb-i Tıbbiye'ye girdi ve hekim olarak yetişti. Fransızcayı bu okulda öğrendi. Kısa süren hekimlik görevinden sonra Tercüme Odası'na geçti ve devlet hizmetinin diplomasi kanadına yöneldi.

Kariyeri, Osmanlı Devleti'nin en zor iç ve dış meselelerinde görevlendirilmesiyle geçti. 1854 yılında Yanya bölgesindeki ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi, 1860 yılında Suriye ve Lübnan'daki olayları yatıştırmak üzere olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderildi. Bu görevin sonunda hazırlanan 9 Haziran 1861 tarihli Cebel-i Lübnan Nizamnamesi, bölgeye özel bir idare düzeni kurdu.

İki kez sadrazam oldu. Birinci sadareti 22 Kasım 1861, ikinci sadareti 1 Haziran 1863 tarihinde başladı. Bu dönemlerde kâğıt paranın tedavülden kaldırılması, düzenli bütçe hazırlanması ve maliyenin denetim altına alınması başlıca meselelerdi. Mehmed Emin Ali Paşa ile birlikte, Tanzimat'ın ikinci kuşağını oluşturan iki isimden biridir.

17 Ocak 1814

İstanbul'da doğdu; kaynakların bir kısmı doğum yılını 1815 olarak verir.

Doğumu ve Ailesi

01 / 18 · 1 dk

Mehmed Fuad 17 Ocak 1814 tarihinde İstanbul'da doğdu. Doğum günü kayıtlarda aynı biçimde geçer; yıl konusunda kaynakların bir kısmı 1815 tarihini verir.

Babası Keçecizade İzzet Molla, dönemin en tanınmış şairlerinden biridir. Aynı zamanda ilmiye mensubuydu ve kadılık görevlerinde bulundu. Şiirleriyle olduğu kadar keskin diliyle de tanınıyordu.

Dedesi Mehmed Salih Efendi, Rumeli kazaskerliği yapmış bir ilim adamıydı. Annesi tarafından aile, on yedinci yüzyılın sadrazamlarından Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın soyuna bağlanır.

Aile, bu bakımdan ilmiye çevresine mensup köklü bir aileydi. Ancak servet sahibi değildi ve babasının siyasi konumu istikrarlı olmadı. İzzet Molla, dönemin devlet meselelerine dair yazdığı bir layiha sebebiyle İstanbul'dan uzaklaştırıldı ve Sivas'a gönderildi. Sürgündeyken 1829 yılında öldü.

Babanın ölümü, ailenin durumunu doğrudan etkiledi. Genç Fuad on beş yaşındayken hem babasını hem ailenin geçim kaynağını kaybetti. Öğrenim yolunu bu şartlar belirledi.

Evlendi ve kaynakların kaydettiğine göre oğulları oldu. Ahmed Nazım ve Kâzım adlı iki oğlundan söz edilir; ikisi de asker olarak yetişti ve babalarından önce, genç yaşta öldü. Fuad Paşa'nın soyundan gelen kol, sonraki kuşakta askerlik ve yazarlık alanlarında devam etti.

Eğitimi ve Tıbbiye Yılları

02 / 18 · 1 dk

İlk öğrenimini medrese usulüne göre gördü. Arapça ve Farsça öğrendi, ilmiye yolunda ilerlemesi bekleniyordu. Babasının sürgüne gönderilmesi ve ardından ölmesi bu planı bozdu.

Bunun üzerine yeni açılan Mekteb-i Tıbbiye'ye girdi. Okul, II. Mahmud döneminde ordunun hekim ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuştu ve dersler Fransızca veriliyordu. Fuad, Fransızcayı burada öğrendi.

Okulu bitirdikten sonra hekim olarak görev yaptı. Donanmada tabiplik görevinde bulundu ve Trablusgarp'a giden bir görev heyetinde yer aldı. Hekimlik dönemi uzun sürmedi.

Tıbbiye eğitiminin kalıcı sonucu meslek değil dildir. Fransızca bilgisi, o yıllarda devlet kadrolarında az sayıda kişide bulunan bir donanımdı ve doğrudan diplomasiye açılan kapı sayılıyordu.

Aynı okul, Osmanlı modernleşmesinde bir kuşağın yetiştiği yerlerden biridir. Dersleri Avrupa müfredatına göre düzenlenmiş, laboratuvar ve kitaplık kurulmuş, yabancı hocalar getirilmişti. Öğrenciler tıp bilgisinin yanında Avrupa bilim diline ve düşünce biçimine de yakınlaştı.

Bu geçiş, dönemin kariyer yollarının ne kadar geçirgen olduğunu gösterir. Bir medrese talebesi tıp okuluna, oradan tercüme kalemine, oradan da sadaret makamına ulaşabiliyordu. Belirleyici olan, o dönemde devletin en çok ihtiyaç duyduğu becerinin yabancı dil olmasıydı.

Tercüme Odası ve İlk Görevleri

03 / 18 · 1 dk

1837 yılının kasım ayında Tercüme Odası'na memur oldu. Bu birim, Yunan ayaklanmasından sonra Rum tercümanların yerine Müslüman tercüman yetiştirmek üzere kurulmuştu ve yüzyılın ortasındaki devlet adamı kuşağının çıkış noktasıdır.

Yükselişi hızlı oldu. 1839 yılında baş tercümanlığa getirildi. Bu makam, yabancı elçilerle yapılan görüşmelerin tercümesini yürüten, yabancı basını takip eden ve dış yazışmaların Türkçe metinlerini hazırlayan görevdi.

Mustafa Reşid Paşa'nın himayesi bu yıllarda başladı. Reşid Paşa, hariciye kalemini bir yetiştirme alanı gibi kullanıyordu; Fuad, Mehmed Emin Ali ile birlikte bu kadronun içinde yer aldı.

1844 yılında İspanya'ya olağanüstü elçi olarak gönderildi. Görev, iki devlet arasındaki ilişkilerin yeniden kurulmasıyla ilgiliydi. Aynı yıllarda Portekiz'e uzanan bir görev de kayıtlarda geçer.

1848 yılında Avrupa'yı saran ayaklanmalar Eflak ve Boğdan'a sıçradı. Fuad Efendi, bölgeye komiser olarak gönderildi ve Rus temsilcileriyle birlikte düzenin sağlanması için çalıştı.

Ertesi yıl Macar sığınmacılar meselesi gündeme geldi. Avusturya ve Rusya, ayaklanma bastırıldıktan sonra Osmanlı topraklarına sığınan kişilerin iadesini istedi. Talep reddedildi ve Fuad Efendi, Rusya ile yürütülen görüşmelerde görev aldı. Meselenin savaşa dönüşmeden kapanması, kariyerindeki ilk büyük diplomatik başarı olarak kaydedilir.

1829

Babası Keçecizade İzzet Molla sürgünde öldü; ailenin durumu değişti.

Kavaid-i Osmaniye ve Encümen-i Daniş

04 / 18 · 1 dk

1850 yılında sağlık sebebiyle Bursa'da bulunduğu sırada, kendisi gibi Reşid Paşa'nın himayesinde yetişen Ahmed Cevdet Efendi ile birlikte çalıştı. Bir ay süren bu çalışmadan iki metin çıktı.

Birincisi Kavaid-i Osmaniye'dir. Türkçenin dil bilgisi kurallarını Türkçe olarak anlatan bu kitap, dönemin okulları için hazırlanmıştı. O tarihe kadar Türkçe dil bilgisi, Arapça gramer kalıpları üzerinden öğretiliyordu; kitap, Türkçenin kendi yapısını esas alan erken denemelerden biridir.

İkincisi Şirket-i Hayriye'nin nizamname taslağıdır. Şirket, Boğaziçi'nde düzenli vapur işletmek üzere 1851 yılında kuruldu ve Osmanlı Devleti'nde hisse esasına göre kurulan ilk şirketlerden biri sayılır. Kuruluşunda Mustafa Reşid Paşa'nın desteği vardı.

1851 yılında kurulan Encümen-i Daniş'e üye seçildi. Kurul, ders kitabı ve bilimsel eser hazırlanması amacıyla oluşturulmuş bir ilim heyetiydi ve dönemin akademisi olarak nitelenir. Kavaid-i Osmaniye, bu kurulun programı içinde değerlendirildi.

Bu çalışmalar, Fuad Paşa'nın yalnızca diplomat olmadığını gösterir. Dil, eğitim ve kurum kurma alanlarında da doğrudan üretim yaptı.

Ahmed Cevdet Paşa ile kurulan ortaklık, sonraki yıllarda farklı çizgilere ayrıldı. Cevdet Paşa hukuk ve tarih alanında derinleşti ve Mecelle'nin hazırlanmasını yönetti; Fuad Paşa ise siyaset ve diplomaside kaldı. Buna karşılık iki isim, birlikte hazırladıkları dil bilgisi kitabıyla Türkçenin öğretim tarihinde birlikte anılır.

Kırım Savaşı ve Yanya Görevi

05 / 18 · 1 dk

Kırım Savaşı'nın başladığı yıllarda Fuad Efendi hariciye nazırlığında bulundu. 1852 yılında Mısır'a gönderilmiş, valiliğin vergi yükümlülüğü konusunda görüşmeler yapmıştı.

Savaş sürerken Yunanistan sınırında hareketlenme başladı. Epir ve Teselya bölgelerinde çıkan ayaklanma, Yanya'yı ve çevresini tehdit ediyordu. Fuad Efendi, meselenin çözümüyle görevlendirildi ve 1854 yılının mart ayında İstanbul'dan yola çıktı.

Görev, askerî ve idari yönleri bir arada taşıyordu. Bölgedeki ayaklanma merkezleri dağıtıldı, sınır boyunda düzen sağlandı ve Yanya'nın güvenliği kuruldu. Harekât aynı yılın nisan ayında tamamlandı.

Bu görev, kaynaklarda diplomat kimliğinin yanına idareci ve kumandan kimliğini ekleyen bir dönem olarak anılır. Aynı yıl, yeni kurulan Meclis-i Âli-i Tanzimat'a üye seçildi; İstanbul'a döndükten sonra bu kurulun başkanlığına getirildi.

Meclis-i Âli-i Tanzimat, Tanzimat düzenlemelerinin metinlerini hazırlamak ve uygulamayı denetlemek üzere kurulmuş bir üst kuruldu. Kanun ve nizamname taslakları burada görüşülüyordu.

2 Mayıs 1855 tarihinde, Ali Paşa'nın sadrazam olmasıyla boşalan hariciye nazırlığına getirildi ve kurul başkanlığını da sürdürdü. Böylece savaşın son yılında hem dış siyasetin hem iç düzenlemelerin yürütücüsü oldu.

Savaş 30 Mart 1856 tarihinde imzalanan Paris Antlaşması ile sona erdi. Antlaşmadan önce, 18 Şubat 1856 tarihinde Islahat Fermanı ilan edilmişti; metnin hazırlanmasında hariciye nazırı olarak görev aldı.

Paris Konferansı ve Eflak Boğdan Meselesi

06 / 18 · 1 dk

Paris Antlaşması, Eflak ve Boğdan'ın gelecekteki statüsünü tam olarak çözmemiş, meseleyi ayrı bir görüşmeye bırakmıştı. İki prenslik Osmanlı Devleti'ne bağlıydı ancak büyük devletlerin ortak güvencesi altına alınmıştı.

Konu 1858 yılında Paris'te toplanan konferansta ele alındı. Osmanlı Devleti'ni temsil eden heyette Fuad Paşa yer aldı.

Görüşmelerde iki görüş çarpıştı. Fransa ve Rusya, iki prensliğin birleşmesini destekliyordu. Osmanlı Devleti, Avusturya ve İngiltere ise ayrı yönetimlerin sürmesinden yanaydı. Konferans, prensliklerin ayrı kalması ancak ortak kurumlara sahip olması yönünde bir uzlaşma metni kabul etti.

Uzlaşma kısa sürdü. İki prenslikte aynı kişinin ayrı ayrı prens seçilmesiyle fiilî birleşme gerçekleşti ve bu durum sonradan tanındı. Böylece Romanya'nın kuruluşuna giden süreç başladı.

Fuad Paşa'nın konferanstaki tutumu, sonraki yıllarda izlediği çizginin habercisidir: hukuki bağı korumak, fiilî gelişmeleri geciktirmek ve doğrudan çatışmadan kaçınmak.

Aynı yıllarda hariciye nazırlığı görevini aralıklarla sürdürdü. 1858 ile 1860 arasındaki dönemde Cebel-i Lübnan'da artan gerginlik, Karadağ meselesi ve Sırbistan'daki hareketlenme başlıca konulardı.

Bu dönem, Osmanlı dış siyasetinin Paris Antlaşması ile kurulan yeni çerçevede yürütülmeye çalışıldığı yıllardır. Devletin toprak bütünlüğü imzacı devletlerin güvencesi altındaydı; buna karşılık her iç mesele, bu devletlerin gündemine taşınabilir bir konu hâline gelmişti.

1830

Mekteb-i Tıbbiye'ye girdi ve Fransızca öğrendi.

Suriye ve Lübnan Görevi

07 / 18 · 1 dk

Cebel-i Lübnan'da Dürzi ve Maruni cemaatleri arasındaki gerginlik 1860 yılının mayıs ayında çatışmaya dönüştü. Çatışmalar kısa sürede yayıldı ve temmuz ayında Şam'da da olaylar çıktı; çok sayıda Hristiyan hayatını kaybetti.

Olaylar Avrupa'da geniş yankı buldu. Fransa, bölgeye asker göndermeye hazırlandığını bildirdi. Osmanlı Devleti, meseleyi kendi eliyle çözmek üzere harekete geçti.

Fuad Paşa, olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderildi. 1860 yılının temmuz ayında Beyrut'a ulaştı; yanında askerî birlikler vardı. Kaynaklar Beyrut'a varış gününü farklı verir.

Önce Şam'a yöneldi. Olaylarla ilgili soruşturma açtı, divan-ı harp kurdu ve yargılamalar yaptı. Yargılama sonunda çok sayıda kişi hakkında ölüm cezası verildi ve infaz edildi; aralarında görevini yapmamakla suçlanan yerel yöneticiler de bulunuyordu. Cezaların ağırlığı, dönemin ve sonraki yılların tartışma konularından biridir.

Aynı süreçte zarar gören ailelerin durumu için tazminat düzeni kuruldu, göç edenlerin geri dönüşü sağlandı ve yeniden yapım çalışmaları başlatıldı.

Fransız birlikleri 1860 yılının sonunda bölgeye çıktı. Fuad Paşa'nın yürüttüğü çalışmalar, bu askerî varlığın kalıcı hâle gelmemesi ve bölgenin Osmanlı idaresinde kalması bakımından belirleyici sayılır.

Görev, Osmanlı yönetiminin bir iç meseleyi büyük devletlerin doğrudan müdahalesine bırakmadan çözme çabasının en çok anılan örneğidir. Aynı zamanda, uygulanan cezaların sertliği sebebiyle en çok tartışılan görevlerinden biridir.

Cebel-i Lübnan Nizamnamesi

08 / 18 · 1 dk

Olayların yatıştırılmasından sonra bölgenin idari düzeni yeniden kuruldu. Osmanlı Devleti ile Fransa, İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya temsilcilerinden oluşan bir komisyon çalıştı; Osmanlı tarafını Fuad Paşa yönetti.

Çalışmanın sonucu, 9 Haziran 1861 tarihinde kabul edilen Cebel-i Lübnan Nizamnamesi'dir. Metin, bölgeye özel bir idare düzeni kurdu.

Düzenin esasları şunlardı: bölge, doğrudan merkeze bağlı bir mutasarrıflık hâline getirildi; mutasarrıf Osmanlı tebaası bir Hristiyan olacak ve büyük devletlerin onayıyla atanacaktı; mutasarrıfın yanında cemaatlerin temsil edildiği bir idare meclisi kurulacaktı; yargı, vergi ve asayiş işleri bu yapı içinde yürütülecekti; bölge, dışarıdan asker alınmayan ve kendi jandarma gücüyle yönetilen bir statü kazandı.

İlk mutasarrıf olarak Osmanlı hizmetinde bulunan Ermeni asıllı bir devlet adamı atandı. Nizamname, 1864 yılında bazı maddeleri değiştirilerek yeniden düzenlendi.

Düzen, Birinci Dünya Savaşı'na kadar yürürlükte kaldı. Bölge bu dönemde, imparatorluğun görece istikrarlı yerlerinden biri oldu.

Nizamnamenin iki yönü tartışılır. Bir görüşe göre metin, cemaat çatışmasını sona erdiren ve dış müdahaleyi önleyen başarılı bir düzenlemedir. Diğer görüşe göre büyük devletlerin onayına bağlanan bir yönetim biçimi, merkezî otoritenin sınırlandığı bir örnek oluşturdu ve benzer talepler için emsal sayıldı.

Aynı model, birkaç yıl sonra Girit için hazırlanan nizamnamede de kısmen esas alındı.

Birinci Sadareti

09 / 18 · 1 dk

Sultan Abdülmecid 25 Haziran 1861 tarihinde öldü ve yerine kardeşi Abdülaziz tahta çıktı. Fuad Paşa, yeni padişahın güvendiği isimlerden biri oldu.

Birinci sadareti 22 Kasım 1861 tarihinde başladı. Görevi, Ali Paşa'dan devraldı.

Dönemin en acil meselesi maliyeydi. Kırım Savaşı sırasında alınan dış borçlar, savaş harcamaları ve piyasaya sürülen kâğıt para devleti sıkıştırıyordu. Kaime adı verilen kâğıt para değerini kaybetmiş, fiyatlar yükselmiş ve devlete olan güven zayıflamıştı.

Çözüm için İngiltere'den sağlanan bir borçla kâğıt para tedavülden kaldırıldı. İşlem 1862 yılında tamamlandı. Bu, dönemin en dikkat çeken mali operasyonudur; kısa vadede piyasayı rahatlattı, uzun vadede dış borç yükünü artırdı.

Aynı dönemde harcamaların kayda bağlanması ve gelirlerin düzenli tahsili için çalışmalar yürütüldü. Maliyenin merkezî denetimi, sadaretin ana programıydı.

Dış siyasette Karadağ meselesi ve Sırbistan'daki gerginlik gündemdeydi. Sırbistan'daki olaylar sonrasında toplanan konferansta, kalelerdeki Osmanlı varlığının sınırlandırılması kararlaştırıldı.

Birinci sadaret, mali hedeflerin tutturulamaması ve Balkanlar'daki gerginliğin sürmesi üzerine sona erdi. Kaynaklar bitiş gününü farklı verir; bir kısmı 2 Ocak 1863, bir kısmı ocak ayının ilerleyen günlerini kaydeder. Ayrılışı, hükümetin diğer üyelerinin de istifasıyla birlikte gerçekleşti.

Kasım 1837

Tercüme Odası'na memur oldu.

İkinci Sadareti ve Mali Düzenlemeler

10 / 18 · 1 dk

İkinci sadareti 1 Haziran 1863 tarihinde başladı. Bu görevde seraskerlik makamı da kendisinde kaldı; böylece hükümetin başı ile ordunun idaresi aynı kişide toplandı.

Dönemin en kalıcı adımı bütçedir. 1863 ve 1864 mali yılı için hazırlanan bütçe, Osmanlı Devleti'nde modern anlamda hazırlanan ilk bütçe olarak kabul edilir. Gelir ve gider kalemleri ayrı ayrı gösterildi, harcamalar önceden belirlenen tutarlara bağlandı.

Bütçe uygulaması, devlet maliyesinin yıllık bir plana bağlanması anlamına geliyordu. O tarihe kadar harcamalar, gelirlerin geldiği ölçüde ve ihtiyaç doğdukça yapılıyordu.

Aynı yıllarda bir devlet bankası kurulması gündeme geldi. Kurum, hazinenin kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılamak, kâğıt para basmak ve devlet gelirlerinin tahsilinde aracılık etmek üzere yabancı sermaye ortaklığıyla oluşturuldu.

Taşra idaresinde 1864 yılında hazırlanan Vilayet Nizamnamesi yürürlüğe girdi. Metin, eyalet düzenini vilayet düzenine çevirdi ve vilayet, sancak, kaza, nahiye basamaklarını tanımladı. Uygulama önce Tuna vilayetinde denendi.

Aynı dönemde ordunun düzenlenmesi, telgraf ağının genişletilmesi ve demiryolu imtiyazları gündemdeydi. Rumeli'de demiryolu hattı için görüşmeler bu yıllarda yürütüldü.

İkinci sadaret, kaynakların bir kısmına göre 4 Haziran, bir kısmına göre 5 Haziran 1866 tarihinde sona erdi. Görev üç yıl sürdü ve sadaret dönemlerinin uzun olanıdır. Makamı bıraktıktan sonra hariciye nazırlığını sürdürdü.

Girit Meselesi ve Son Görevleri

11 / 18 · 1 dk

Sadaretten ayrıldığı yıl Girit'te isyan başladı. Ada halkının bir bölümü Yunanistan'a katılmayı talep ediyordu; Yunanistan isyancılara destek verdi ve mesele büyük devletlerin gündemine taşındı.

Fuad Paşa hariciye nazırı sıfatıyla meselenin diplomatik yönünü yürüttü. Yunanistan ile ilişkiler gerildi, büyük devletler arabuluculuk teklif etti ve Osmanlı yönetimi adada yeni bir idare düzeni kurma yolunu seçti. Bu süreç, Ali Paşa'nın 1867 yılında adaya gitmesiyle sonuçlandı.

1867 yılının bir başka önemli olayı, Sultan Abdülaziz'in Avrupa seyahatidir. Padişah 21 Haziran 1867 tarihinde yola çıktı; Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya ve Avusturya'yı kapsayan gezi 7 Ağustos 1867 tarihinde tamamlandı. Fuad Paşa, hariciye nazırı olarak heyette bulundu.

Seyahat, bir Osmanlı padişahının savaş dışında Avrupa'ya yaptığı ilk gezidir. Programın hazırlanması, görüşmelerin yürütülmesi ve protokol işleri hariciyenin sorumluluğundaydı.

Aynı yıl Fransa hükümeti, Osmanlı Devleti'nden düzenlemelerin hızlandırılmasını isteyen bir muhtıra verdi. Hükümetin cevabı, düzenlemelerin kendi takvimiyle sürdürüleceği yönünde oldu.

Bu dönemde sağlığı bozuldu. Kalp rahatsızlığı sebebiyle görevini sürdürmekte zorlandı ve tedavi için yurt dışına gitmesi kararlaştırıldı.

Son yılları, Tanzimat'ın ikinci kuşağının en yoğun çalıştığı yıllara denk gelir. Yargı ile idarenin ayrılması, Girit için nizamname ve Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'nin açılması hazırlıkları bu dönemde yürütülüyordu.

Hastalığı ve Ölümü

12 / 18 · 1 dk

Kalp rahatsızlığı 1868 yılında ağırlaştı. Hekimlerin tavsiyesiyle Fransa'nın güneyine, iklimi yumuşak olan Nice şehrine gitti.

Tedavi sonuç vermedi. Mehmed Fuad Paşa 12 Şubat 1869 tarihinde Nice'te öldü. Elli beş yaşındaydı. Kaynakların bir kısmı ölüm gününü bir gün sonrası olarak kaydeder.

Naaşı İstanbul'a getirildi. Cenazesi, Sultanahmet ile Çemberlitaş arasında kalan Peykhane semtinde, kendi adıyla anılan türbeye defnedildi. Türbe, kabrin üzerine sonradan yapıldı ve bugün ayaktadır.

Ölümü, Ali Paşa'yı en yakın çalışma arkadaşından yoksun bıraktı. İki devlet adamı yaklaşık yirmi yıl boyunca sadaret ve hariciye makamlarında dönüşümlü olarak çalışmıştı. Ali Paşa, son iki buçuk yılını tek başına yürüttü ve 7 Eylül 1871 tarihinde öldü.

İki ölüm arasındaki kısa aralık, Tanzimat'ın yönetici kuşağının sona ermesi olarak kaydedilir. Mustafa Reşid Paşa 1858, Fuad Paşa 1869 ve Ali Paşa 1871 yılında öldü.

Ölümünün ardından siyasi vasiyetname olarak anılan bir metin yayımlandı. Metnin gerçekliği tartışmalıdır ve bu tartışma yayımlandığı günden itibaren sürmüştür.

Geride bıraktığı mal varlığı, oğullarının kendisinden önce ölmesi sebebiyle eşine kaldı. Kaynaklar, servetinin dönemin diğer devlet adamlarına göre büyük olmadığını kaydeder.

1848

Eflak ve Boğdan'daki ayaklanma sebebiyle bölgeye komiser olarak gönderildi.

Siyasi Vasiyetnamesi Tartışması

13 / 18 · 1 dk

Ölümünden kısa süre sonra, Fuad Paşa'ya ait olduğu belirtilen bir siyasi vasiyetname yayımlandı. Metin, İstanbul'da çıkan bir yabancı gazetede İngilizce ve Fransızca olarak yer aldı.

Vasiyetname, Osmanlı Devleti'nin izlemesi gereken dış ve iç siyaseti anlatan uzun bir değerlendirme biçimindedir. İçeriğinde büyük devletlerle ilişkilerin nasıl yürütüleceği, hangi devletle yakınlaşılması gerektiği ve iç düzenlemelerin sırası ele alınır.

Metnin gerçekliği yayımlandığı günden itibaren tartışıldı. Dönemin gazetelerinde, üslubun Fuad Paşa'ya ait olup olmadığı üzerine yazılar çıktı.

Sonraki yıllarda yapılan değerlendirmelerde iki görüş oluştu. Bir görüşe göre metindeki fikirler Fuad Paşa'ya aittir ancak kaleme alan başka bir kişidir. Diğer görüşe göre metin bütünüyle başkası tarafından yazılmış ve ona atfedilmiştir. Dönemin yazarlarından bazıları, metni kaleme alan kişi olarak belirli isimler ileri sürmüştür.

Benzer bir tartışma, Ali Paşa adına yayımlanan vasiyetname için de yürütüldü. İki metnin de aynı dönemde ve benzer koşullarda ortaya çıkması, tartışmayı büyüttü.

Bu sebeple vasiyetnamedeki cümleler, Fuad Paşa'nın sözü olarak kullanılmaz. Kaynaklar metni, dönemin siyasi tartışmalarını yansıtan bir belge olarak değerlendirir; yazarı kesinleşmemiştir.

Aynı durum, ona atfedilen nükteli sözler için de geçerlidir. Çağdaşları hazırcevaplığını kaydeder, ancak dolaşımdaki sözlerin çoğu sonradan derlenmiş ve kaynağı gösterilememiştir.

Ali Paşa ile Ortak Yönetim

14 / 18 · 1 dk

Fuad Paşa'nın kariyeri, Mehmed Emin Ali Paşa ile birlikte anlatılır. İki devlet adamı aynı kuşaktandır, aynı kalemde yetişmiş ve aynı hocanın himayesinde ilerlemiştir.

Çalışma düzenleri dönüşümlüdür. Biri sadrazam olduğunda diğeri hariciye nazırı oluyordu; makamlar arasında sürekli bir iş bölümü vardı. Bu düzen 1852 yılından 1869 yılına kadar sürdü.

Mizaç bakımından birbirinden ayrılırlar. Çağdaşları Ali Paşa'yı temkinli, sessiz ve ayrıntıya dikkat eden; Fuad Paşa'yı ise hazırcevap, girişken ve hızlı karar veren bir kişi olarak tarif eder. Kaynaklar bu farkı, ikilinin uyumunun sebebi olarak gösterir.

Siyasi çizgileri örtüşür. İkisi de imparatorluğun bütün tebaasını ortak bir hukuk düzeni altında toplamayı, düzenlemeleri devlet eliyle ve kademeli biçimde yürütmeyi savundu. Seçilmiş meclis fikrine ikisi de mesafeliydi.

Bu ortak çizgi, aynı muhalefetin hedefi oldu. Yeni Osmanlılar hareketi, iki devlet adamını da anayasa ve meclis kurmamakla, dış devletlerin taleplerine yeterince direnmemekle eleştirdi.

Mustafa Reşid Paşa ile ilişkileri de benzerdir. İkisi de onun himayesinde yetişti, ikisi de sonraki yıllarda ondan bağımsızlaştı ve 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı sebebiyle onunla karşı karşıya geldi.

Üçlü, kaynaklarda Tanzimat'ın yönetici kadrosu olarak anılır. Ortak özellikleri kalem kökenli olmaları, Avrupa dillerini bilmeleri ve devlet işlerini yazılı metinler ve kurullar üzerinden yürütmeleridir.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

15 / 18 · 1 dk

Çağdaşlarının anlatımında Fuad Paşa, uzun boylu ve zayıf yapılı, hızlı konuşan ve hazırcevap bir devlet adamıdır. Giyiminde ve tavrında Avrupa usulünü benimsediği kaydedilir.

Diplomaside doğrudan ve açık bir üslup kullandı. Yabancı elçilerle yapılan görüşmelerde meseleyi uzatmadan ele aldığı, karşı tarafın talebini ölçüp hızla karşılık verdiği belirtilir. Bu yönüyle, aynı meseleleri zamana yaymayı tercih eden Ali Paşa'dan ayrılır.

İdarede sonuç almaya öncelik verdi. Suriye ve Lübnan görevinde uyguladığı yöntem bu tutumun en açık örneğidir: soruşturma hızla yürütüldü, cezalar kısa sürede verildi ve yeni idare düzeni bir yıl içinde kuruldu. Aynı hız, uygulanan cezaların ağırlığı sebebiyle eleştirilmiştir.

Maliye anlayışı denetim ve kayıt üzerine kuruluydu. Bütçe hazırlanması, harcamaların önceden belirlenmesi ve kâğıt paranın piyasadan çekilmesi bu anlayışın uygulamalarıdır. Buna karşılık uygulanan yöntem dış borçlanmayı artırdı; bu, dönemin en çok eleştirilen tercihlerinden biridir.

Dil ve edebiyata ilgisi babasından gelir. Türkçenin dil bilgisi üzerine hazırladığı kitap, devlet adamlığının yanında bir yazar kimliği taşıdığını gösterir.

Eğitim konusundaki tutumu açıktır. Galatasaray Mekteb-i Sultanisi projesini Ali Paşa ile birlikte geliştirdi; okulun kurulmasını, imparatorluğun bütün tebaasından öğrenci alan bir kurum ihtiyacına bağladı.

Muhalefet karşısındaki tutumu sert oldu. Basına yönelik sınırlamalar ve Yeni Osmanlılar hareketine karşı alınan tedbirler onun da içinde bulunduğu hükümetlerin kararlarıdır.

1849

Macar sığınmacıların iadesi talebi üzerine Rusya ile yürütülen görüşmelerde görev aldı.

Eserleri ve Kurumsal Mirası

16 / 18 · 1 dk

Fuad Paşa'nın adı üç metin ve üç kurumla birlikte anılır.

Birinci metin Kavaid-i Osmaniye'dir. Ahmed Cevdet Paşa ile birlikte hazırlanan bu dil bilgisi kitabı, Türkçenin kurallarını Türkçe olarak anlatan erken çalışmalardandır ve okullarda ders kitabı olarak kullanıldı.

İkinci metin Cebel-i Lübnan Nizamnamesi'dir. 9 Haziran 1861 tarihinde kabul edilen düzenleme, bölgeye özel bir idare düzeni kurdu ve Birinci Dünya Savaşı'na kadar yürürlükte kaldı.

Üçüncü metin, 1863 ve 1864 mali yılı için hazırlanan bütçedir. Osmanlı Devleti'nde modern anlamda hazırlanan ilk bütçe kabul edilir.

Kurumlar arasında Şirket-i Hayriye ilk sıradadır. Boğaziçi'nde düzenli vapur işletmek üzere 1851 yılında kurulan şirketin nizamnamesi onun kalemindendir. İkincisi Meclis-i Âli-i Tanzimat'tır; düzenlemelerin hazırlandığı bu üst kurulun başkanlığını yaptı. Üçüncüsü Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'dir; proje Ali Paşa ile birlikte geliştirildi ve okul 1 Eylül 1868 tarihinde öğretime açıldı.

Bunların yanında, hariciye teşkilatının kurumsallaşmasında payı vardır. Elçilik kadrolarının düzenlenmesi, yazışma usullerinin belirlenmesi ve tercüme kaleminin bir yetiştirme kurumu gibi işletilmesi onun nazırlık dönemlerine rastlar.

Adı bugün İstanbul'da bir semte, bir sokağa ve türbesinin bulunduğu çevreye verilmiştir.

Mirası ve Tarihteki Yeri

17 / 18 · 1 dk

Fuad Paşa, Tanzimat döneminin üç isminden biri olarak anılır. Mustafa Reşid Paşa dönemi başlattı, Ali Paşa ile Fuad Paşa sürdürdü.

Değerlendirmeler üç eksende yürür. Birinci eksende, kriz yönetimindeki başarısı öne çıkar. Yanya, Şam ve Cebel-i Lübnan görevleri, dış müdahaleye kapı açabilecek meselelerin merkezî yönetim eliyle çözüldüğü örnekler olarak gösterilir.

İkinci eksende maliye tartışılır. Bütçenin hazırlanması ve harcamaların kayda bağlanması kalıcı adımlardır. Buna karşılık kâğıt paranın dış borçla piyasadan çekilmesi, borç yükünü artıran bir tercih olarak eleştirilir. Osmanlı Devleti 1875 yılında borç ödemelerini durdurdu; bu sürecin başlangıcı Kırım Savaşı yıllarına dayanır.

Üçüncü eksende Cebel-i Lübnan düzeni ele alınır. Bir görüşe göre bu düzenleme, cemaat çatışmasını sona erdiren ve bölgeyi elli yıl boyunca istikrarda tutan bir başarıdır. Diğer görüşe göre büyük devletlerin onayına bağlanan yönetim biçimi, benzer talepler için emsal oluşturmuştur.

Kurumsal miras tartışmasızdır. Bütçe usulü, taşra idaresinin vilayet düzenine geçirilmesi, hariciye teşkilatının düzenlenmesi ve Galatasaray Mekteb-i Sultanisi onun görev dönemlerine aittir.

Dil alanındaki katkısı ayrı bir yerde durur. Türkçenin kurallarını Türkçe olarak anlatan kitabı, devlet adamlığının yanında yazarlık yönünü gösterir.

Osmanlı modernleşme tarihinde adı, kriz anlarında görevlendirilen ve sonuç alan bir devlet adamı olarak kayıtlıdır.

Aynı Yıllarda Dünya

18 / 18 · 1 dk

1848: Avrupa'yı saran ayaklanmalar başladı; Fransa'da monarşi devrildi.

1853: Kırım Savaşı başladı; Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan etti.

1859: İtalya'da birleşme savaşları başladı; Avusturya kuzey İtalya'daki topraklarını kaybetti.

1861: Amerika Birleşik Devletleri'nde iç savaş başladı; aynı yıl İtalya Krallığı kuruldu.

1861: Rusya'da toprak köleliği kaldırıldı.

1864: Cenevre'de savaş zamanında yaralılara dair ilk uluslararası sözleşme imzalandı.

1866: Prusya ile Avusturya arasındaki savaş Prusya'nın üstünlüğüyle sonuçlandı.

1867: Paris'te dünya sergisi açıldı; Sultan Abdülaziz sergiyi ziyaret etti.

1869: Süveyş Kanalı açıldı; Akdeniz ile Kızıldeniz arasında doğrudan bağlantı kuruldu.

1850

Bursa'da Ahmed Cevdet Efendi ile Kavaid-i Osmaniye'yi ve Şirket-i Hayriye nizamnamesini hazırladı.

Kronoloji

32 olay
  • 19. yüzyıl
  • İstanbul'da doğdu; kaynakların bir kısmı doğum yılını 1815 olarak verir.

  • Babası Keçecizade İzzet Molla sürgünde öldü; ailenin durumu değişti.

  • Mekteb-i Tıbbiye'ye girdi ve Fransızca öğrendi.

  • Tercüme Odası'na memur oldu.

  • Baş tercümanlığa getirildi.

  • İspanya'ya olağanüstü elçi olarak gönderildi.

  • Eflak ve Boğdan'daki ayaklanma sebebiyle bölgeye komiser olarak gönderildi.

  • Macar sığınmacıların iadesi talebi üzerine Rusya ile yürütülen görüşmelerde görev aldı.

  • Bursa'da Ahmed Cevdet Efendi ile Kavaid-i Osmaniye'yi ve Şirket-i Hayriye nizamnamesini hazırladı.

  • Encümen-i Daniş'e üye seçildi; aynı yıl Şirket-i Hayriye kuruldu.

  • Mısır'a gönderildi ve valiliğin vergi yükümlülüğü görüşüldü; aynı yıl hariciye nazırlığına getirildi.

  • Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan etti; Kırım Savaşı başladı.

  • Meclis-i Âli-i Tanzimat'a üye seçildi ve kurulun başkanlığına getirildi.

  • Epir ve Teselya'daki ayaklanma sebebiyle Yanya bölgesine gönderildi.

  • Hariciye nazırlığına getirildi; kurul başkanlığını da sürdürdü.

  • Islahat Fermanı ilan edildi; metnin hazırlanmasında hariciye nazırı olarak görev aldı.

  • Eflak ve Boğdan meselesinin görüşüldüğü Paris Konferansı'nda Osmanlı heyetinde bulundu.

  • Şam'da divan-ı harp kuruldu ve olaylarla ilgili yargılamalar yapıldı.

  • Suriye ve Lübnan'daki olaylar üzerine olağanüstü yetkilerle Beyrut'a ulaştı.

  • Cebel-i Lübnan Nizamnamesi kabul edildi; bölge doğrudan merkeze bağlı mutasarrıflık hâline getirildi.

  • Sultan Abdülmecid öldü, yerine kardeşi Abdülaziz tahta çıktı.

  • İlk kez sadrazamlığa getirildi; makamı Mehmed Emin Ali Paşa'dan devraldı.

  • İngiltere'den sağlanan borçla kâğıt para tedavülden kaldırıldı.

  • 1863 ve 1864 mali yılı için bütçe hazırlandı; modern anlamda ilk Osmanlı bütçesi kabul edilir.

  • Birinci sadareti sona erdi; kaynaklar bitiş gününü farklı verir.

  • İkinci kez sadrazam oldu; seraskerlik makamı da kendisinde kaldı.

  • Vilayet Nizamnamesi yürürlüğe girdi; taşra idaresi vilayet düzenine geçirildi.

  • Girit'te isyan başladı; meselenin diplomatik yönünü hariciye nazırı olarak yürüttü.

  • İkinci sadareti sona erdi; kaynakların bir kısmı bitişi 4 Haziran olarak verir.

  • Sultan Abdülaziz'in Avrupa seyahati başladı; heyette hariciye nazırı olarak yer aldı.

  • Kalp rahatsızlığı ağırlaştı; tedavi için Fransa'ya gitti.

  • Nice'te öldü; naaşı İstanbul'a getirilerek Peykhane'deki türbesine defnedildi.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 5 yıl
22 Kasım 1861 - 2 Ocak 1863Padişah: Sultan Abdülaziz · Kâğıt paranın tedavülden kaldırılması bu dönemde tamamlandı; kaynaklar bitiş gününü farklı verir
1 yıl 1 ay
1 Haziran 1863 - 5 Haziran 1866Padişah: Sultan Abdülaziz · Seraskerlik makamı da kendisindeydi; modern anlamda ilk Osmanlı bütçesi bu dönemde hazırlandı
3 yıl

Hizmet Ettiği Padişahlar

2 padişah

Savaşlar ve Seferler

3 kayıt
0Zafer
0Yenilgi
3Sonuçsuz
Kırım SavaşıRusya; müttefikler İngiltere, Fransa ve Sardinya · Savaş yıllarında hariciye nazırlığı ve Meclis-i Âli-i Tanzimat başkanlığı yaptı.
Paris Antlaşması ile sona erdi
Yanya ve Epir harekâtıYunanistan sınırındaki ayaklanma grupları · 1854 yılının mart ayında İstanbul'dan yola çıktı; harekât aynı yılın nisan ayında tamamlandı.
Ayaklanma bastırıldı ve sınır boyunda düzen sağlandı
Suriye ve Cebel-i Lübnan olaylarıCemaatler arası çatışma ve bölgedeki yerel güçler · Olağanüstü yetkilerle görevlendirildi; Şam'da divan-ı harp kuruldu ve yargılamalar yapıldı.
Olaylar yatıştırıldı ve bölgeye özel bir idare düzeni kuruldu

Antlaşmalar

2 antlaşma
Cebel-i Lübnan NizamnamesiOsmanlı Devleti, Fransa, İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya · Bölgeyi doğrudan merkeze bağlı bir mutasarrıflık hâline getirdi; mutasarrıfın Osmanlı tebaası bir Hristiyan olması esası kabul edildi. Birinci Dünya Savaşı'na kadar yürürlükte kaldı.
Paris Konferansı kararlarıİngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya, Prusya, Sardinya ve Osmanlı Devleti · Eflak ve Boğdan'ın statüsü görüşüldü; prensliklerin ayrı kalması ancak ortak kurumlara sahip olması kararlaştırıldı. Osmanlı heyetinde yer aldı.

Eserleri

7 eser
kitapKavaid-i Osmaniye1851 · İstanbul · Ahmed Cevdet Paşa ile birlikte hazırlandı; Türkçenin dil bilgisi kurallarını Türkçe olarak anlatan erken çalışmalardandır.
şirketŞirket-i Hayriye1851 · İstanbul · Boğaziçi'nde düzenli vapur işletmek üzere kuruldu; nizamname taslağı Ahmed Cevdet Efendi ile birlikte hazırlandı.
nizamnameCebel-i Lübnan Nizamnamesi1861 · Cebel-i Lübnan · 9 Haziran 1861 tarihinde kabul edildi; bölgeye özel bir idare düzeni kurdu.
mali belge1863 ve 1864 mali yılı bütçesi1863 · İstanbul · Osmanlı Devleti'nde modern anlamda hazırlanan ilk bütçe kabul edilir.
kurulMeclis-i Âli-i Tanzimat1854 · İstanbul · Tanzimat düzenlemelerinin metinlerini hazırlayan üst kurul; başkanlığını yaptı.
okulGalatasaray Mekteb-i Sultanisi1868 · İstanbul, Galata · Proje Mehmed Emin Ali Paşa ile birlikte geliştirildi; okul 1 Eylül 1868 tarihinde öğretime açıldı.
türbeFuad Paşa Türbesi1869 · İstanbul, Peykhane · Kabrin üzerine yapıldı; Sultanahmet ile Çemberlitaş arasındaki semtte bulunur.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Mehmed Fuad Paşa

Sadrazamlık makamının alameti mühr-i hümayundur ve göreve gelen sadrazama padişah tarafından teslim edilir. Mehmed Fuad Paşa mührü iki ayrı dönemde aldı; ilki 22 Kasım 1861, ikincisi 1 Haziran 1863 tarihindedir. İkinci sadaretinde seraskerlik makamı da kendisinde kaldığı için ordunun idaresi ile hükümetin başkanlığı aynı kişide toplandı.

Aile Ağacı

4 kişi
Aile ağacı
BabasıKİKeçecizade İzzet Molla1829
Annesi
Mehmed Fuad PaşaMehmed Fuad Paşa
OğluANAhmed Nazım Bey
OğluKBKâzım Bey
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

10 kişi
ME
Mehmed Emin Ali PaşaSadrazam ve hariciye nazırı · 1815-1871Sadaret ve hariciye makamlarında dönüşümlü olarak çalıştılar
MR
Mustafa Reşid PaşaSadrazam ve hariciye nazırı · 1800-1858Tercüme Odası yıllarında hâmisi oldu
AC
Ahmed Cevdet PaşaHukukçu ve tarihçi · 1822-1895Kavaid-i Osmaniye ve Şirket-i Hayriye nizamnamesini birlikte hazırladılar
SA
Sultan AbdülmecidOsmanlı padişahı · 1839-1861Hariciye nazırlığı ve özel görevleri onun saltanatındadır
SA
Sultan AbdülazizOsmanlı padişahı · 1861-1876İki sadaret dönemi de onun saltanatındadır; 1867 Avrupa seyahatinde heyette bulundu
MP
Mithat PaşaVali ve sadrazam · 1822-18841864 tarihli Vilayet Nizamnamesi'nin hazırlanmasında görev aldı ve ilk uygulamayı Tuna vilayetinde yürüttü
NK
Namık KemalYazar ve Yeni Osmanlılar üyesi · 1840-1888Tanzimat kadrosunun en tanınmış muhalifi
N
III. NapolyonFransa imparatoru · 1852-1870Suriye ve Lübnan meselesinde Fransa'nın müdahale kararı onun döneminde alındı
KM
Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın halefleriMısır valileri · 1848-18671852 yılında Mısır'a gönderildiğinde valiliğin vergi yükümlülüğü görüşüldü
KV
Kraliçe Victoriaİngiltere hükümdarı · 1837-1901Sultan Abdülaziz'in 1867 yılındaki Avrupa seyahati onun saltanatına denk gelir

İlkler ve Enler

5 başlık
Modern anlamda hazırlanan ilk Osmanlı bütçesi1863 ve 1864 mali yılı, ikinci sadaret dönemi
Türkçenin kurallarını Türkçe olarak anlatan erken dil bilgisi kitabıKavaid-i Osmaniye, 1851, Ahmed Cevdet Paşa ile birlikte
Bir Osmanlı bölgesine cemaat temsili esasıyla verilen özel idare düzeniCebel-i Lübnan Nizamnamesi, 9 Haziran 1861
Boğaziçi'nde düzenli vapur işleten şirketin nizamnamesiŞirket-i Hayriye, 1851
Sadrazamlık ile seraskerliğin aynı kişide toplandığı Tanzimat dönemi göreviİkinci sadaret, 1863-1866

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

7 madde

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışFuad Paşa hayatı boyunca hekim olarak çalıştı.
DoğruMekteb-i Tıbbiye'yi bitirdi ve kısa süre hekimlik yaptı; donanmada tabiplik görevinde bulundu. Ancak asıl kariyeri 1837 yılında Tercüme Odası'na geçmesiyle başladı ve diplomasi alanında sürdü. Tıbbiye eğitiminin kalıcı sonucu meslek değil, orada öğrendiği Fransızcadır.
YanlışCebel-i Lübnan Nizamnamesi Lübnan'ı Osmanlı Devleti'nden ayırdı.
DoğruBölge Osmanlı Devleti'ne bağlı kaldı ve doğrudan merkeze bağlı bir mutasarrıflık hâline getirildi. Nizamname, yönetim ve yargı işlerini cemaat temsili esasına göre düzenleyen özel bir idare düzeni kurdu; ayrılık değil, özel statü öngörüyordu.
YanlışFuad Paşa'ya atfedilen nükteli sözler belgeye dayanır.
DoğruÇağdaşları hazırcevaplığını kaydeder, ancak dolaşımdaki sözlerin çoğu sonradan derlenmiştir ve kaynağı gösterilememektedir. Aynı durum, adına yayımlanan siyasi vasiyetname için de geçerlidir; metnin yazarı kesinleşmemiştir.
Yanlışİlk Osmanlı bütçesi Tanzimat Fermanı ile birlikte hazırlandı.
DoğruModern anlamda hazırlanan ilk Osmanlı bütçesi, 1863 ve 1864 mali yılı bütçesidir ve Fuad Paşa'nın ikinci sadaret döneminde hazırlandı. Tanzimat Fermanı 3 Kasım 1839 tarihinde ilan edildi; verginin düzenli alınması ilkesini getirdi, ancak bütçe usulünü kurmadı.
YanlışFuad Paşa İstanbul'da öldü.
DoğruTedavi için gittiği Fransa'nın Nice şehrinde, 12 Şubat 1869 tarihinde öldü. Naaşı daha sonra İstanbul'a getirildi ve Peykhane semtindeki türbesine defnedildi.
YanlışKavaid-i Osmaniye'yi tek başına yazdı.
DoğruKitap, 1850 yılında Bursa'da Ahmed Cevdet Efendi ile birlikte hazırlandı. Aynı çalışma sırasında Şirket-i Hayriye'nin nizamname taslağı da kaleme alındı. İki metin, bir aylık ortak çalışmanın ürünüdür.

Künye

Doğum17 Ocak 1814, İstanbulHicri 24 Muharrem 1229
Ölüm12 Şubat 1869, Nice (Fransa), 55 yaşındaHicri 28 Şevval 1285
Görevİki kez sadrazam: 1861-1863 ve 1863-1866
SıraSadrazam
PadişahSultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz
BabasıKeçecizade İzzet Molla
Memleketİstanbul
DefinFuad Paşa Türbesi, Peykhane, İstanbul
UnvanSadrazam, Hariciye Nazırı, Serasker

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Mehmed Fuad Paşa kaç kez sadrazamlık yaptı?
İki kez sadrazamlık yaptı. Birinci görevi 22 Kasım 1861 tarihinde başladı ve 1863 yılının ocak ayında sona erdi. İkinci görevi 1 Haziran 1863 tarihinde başladı ve 1866 yılının haziran ayında bitti. Her iki dönem de Sultan Abdülaziz'in saltanatındadır.
Mehmed Fuad Paşa'nın babası kimdir?
Babası, dönemin tanınmış şairlerinden Keçecizade İzzet Molla'dır. İzzet Molla aynı zamanda ilmiye mensubuydu ve kadılık görevlerinde bulundu. Devlet meselelerine dair yazdığı bir layiha sebebiyle Sivas'a gönderildi ve sürgündeyken 1829 yılında öldü.
Fuad Paşa neden Tıbbiye'de okudu?
Öğrenimine medrese usulüne göre başlamıştı; babasının sürgüne gönderilmesi ve ölmesi bu yolu kapattı. Bunun üzerine yeni açılan Mekteb-i Tıbbiye'ye girdi. Okulda dersler Fransızca veriliyordu ve Fransızcayı burada öğrendi; bu dil bilgisi diplomasiye geçişinin sebebi oldu.
Cebel-i Lübnan Nizamnamesi nedir?
9 Haziran 1861 tarihinde kabul edilen ve bölgeye özel bir idare düzeni kuran metindir. Bölge doğrudan merkeze bağlı bir mutasarrıflık hâline getirildi; mutasarrıfın Osmanlı tebaası bir Hristiyan olması ve cemaatlerin bir idare meclisinde temsil edilmesi esası kabul edildi. Düzen, Birinci Dünya Savaşı'na kadar yürürlükte kaldı.
Fuad Paşa 1860 yılında Suriye'de ne yaptı?
Cebel-i Lübnan ve Şam'daki olaylar üzerine olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderildi ve 1860 yılının temmuz ayında Beyrut'a ulaştı. Şam'da divan-ı harp kurarak yargılamalar yaptı; çok sayıda kişi hakkında ölüm cezası verildi ve infaz edildi. Aynı süreçte tazminat düzeni kuruldu ve yeniden yapım çalışmaları başlatıldı.
İlk Osmanlı bütçesi ne zaman hazırlandı?
Modern anlamda hazırlanan ilk Osmanlı bütçesi, 1863 ve 1864 mali yılı bütçesidir. Fuad Paşa'nın ikinci sadaret döneminde hazırlandı. Gelir ve gider kalemleri ayrı gösterildi, harcamalar önceden belirlenen tutarlara bağlandı.
Kaime neden tedavülden kaldırıldı?
Kırım Savaşı sırasında piyasaya sürülen kâğıt para değerini kaybetmiş, fiyatlar yükselmiş ve devlete güven zayıflamıştı. Fuad Paşa'nın birinci sadaretinde İngiltere'den sağlanan bir borçla kâğıt para piyasadan çekildi ve işlem 1862 yılında tamamlandı. Uygulama kısa vadede piyasayı rahatlattı, uzun vadede dış borç yükünü artırdı.
Kavaid-i Osmaniye nedir?
Türkçenin dil bilgisi kurallarını Türkçe olarak anlatan bir kitaptır. Fuad Paşa, 1850 yılında Bursa'da bulunduğu sırada Ahmed Cevdet Efendi ile birlikte hazırladı. O tarihe kadar Türkçe dil bilgisi Arapça gramer kalıpları üzerinden öğretiliyordu; kitap, Türkçenin kendi yapısını esas alan erken denemelerdendir.
Fuad Paşa ile Ali Paşa nasıl çalıştı?
Aynı kuşaktan gelen iki devlet adamı, sadaret ve hariciye makamlarında dönüşümlü olarak bulundu; biri sadrazamken diğeri hariciye nazırıydı. Bu düzen 1852 yılından 1869 yılına kadar sürdü. Çağdaşları ikisini mizaç bakımından birbirinin tamamlayıcısı olarak tarif eder.
Fuad Paşa Sultan Abdülaziz'in Avrupa seyahatine katıldı mı?
Evet, hariciye nazırı olarak heyette bulundu. Seyahat 21 Haziran 1867 tarihinde başladı ve 7 Ağustos 1867 tarihinde tamamlandı. Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya ve Avusturya'yı kapsayan bu gezi, bir Osmanlı padişahının savaş dışında Avrupa'ya yaptığı ilk seyahattir.
Fuad Paşa nerede öldü ve nereye defnedildi?
Kalp rahatsızlığı sebebiyle tedavi için gittiği Fransa'nın Nice şehrinde, 12 Şubat 1869 tarihinde öldü. Elli beş yaşındaydı. Naaşı İstanbul'a getirildi ve Sultanahmet ile Çemberlitaş arasında kalan Peykhane semtinde kendi adıyla anılan türbeye defnedildi.
Fuad Paşa'nın siyasi vasiyetnamesi gerçek midir?
Ölümünden kısa süre sonra adına bir siyasi vasiyetname yayımlandı ve metnin gerçekliği o günden itibaren tartışıldı. Bir görüşe göre fikirler ona aittir ancak metni başka biri kaleme almıştır; diğer görüşe göre metin bütünüyle başkası tarafından yazılmıştır. Bu sebeple vasiyetnamedeki cümleler onun sözü olarak kullanılmaz.
Fuad Paşa hangi okulun kurulmasında rol aldı?
Galatasaray Mekteb-i Sultanisi projesini Mehmed Emin Ali Paşa ile birlikte geliştirdi. Okul 1 Eylül 1868 tarihinde öğretime açıldı; öğretim dili Fransızcaydı ve Müslüman ile gayrimüslim öğrenciler aynı sıralarda okudu.
Fuad Paşa'nın 1854 yılındaki Yanya görevi neydi?
Kırım Savaşı sürerken Epir ve Teselya bölgelerinde çıkan ayaklanma Yanya'yı tehdit ediyordu. Fuad Efendi meselenin çözümüyle görevlendirildi ve 1854 yılının mart ayında İstanbul'dan yola çıktı. Ayaklanma merkezleri dağıtıldı ve sınır boyunda düzen sağlandı; harekât aynı yılın nisan ayında tamamlandı.
Fuad Paşa'nın çocukları kimlerdir?
Kaynaklar Ahmed Nazım ve Kâzım adlı iki oğlundan söz eder. İkisi de asker olarak yetişti ve babalarından önce, genç yaşta öldü. Bu sebeple mal varlığı ölümünden sonra eşine kaldı.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q715917 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026