Öğle12:57·İkindi 16:08 İstanbul19°·Çok bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 8 Ekim 2026, Perşembe
Ara
Melek Ahmed Paşa
Sadrazamlar · Duraklama dönemi

Melek Ahmed Paşa

ملك احمد پاشا

Melek·Melek Ahmed Ağa

Sadaret 1650-1651Doğum bilinmiyor, İstanbulÖlüm 1 Eylül 1662, İstanbul· 16 Muharrem 1073

Melek Ahmed Paşa, 1650-1651 yıllarında IV. Mehmed'in sadrazamlığını yapan, Kaya Sultan'ın eşi ve Evliya Çelebi'nin akrabası olan Abaza asıllı veziriazamdır.

77Yaşında öldü
1Sadaret dönemi
4Padişaha hizmet
2Savaş ve sefer
3Eser
4Çocuk

Melek Ahmed Paşa Kimdir?

14 dk okuma

Melek Ahmed Paşa, Abaza asıllı bir Osmanlı devlet adamıdır. İstanbul'da doğdu; doğum yılı kesin olarak bilinmez ve kaynaklar birbirinden uzak yıllar verir. Küçük yaşta saray hizmetine alındı, Enderun'da yetişti ve IV. Murad döneminde silahdar ağalığına kadar yükseldi. Ardından otuz yıla yayılan bir taşra kariyeri geçirdi; Diyarbekir, Bağdat, Şam, Van ve Bosna gibi eyaletlerde vali olarak bulundu.

5 Ağustos 1650 tarihinde IV. Mehmed'in sadrazamlığına getirildi. Görevi bir yılı biraz aştı. Sadareti, Girit Savaşı'nın altıncı yılına ve hazinenin en sıkışık dönemine denk geldi. Ordunun ve donanmanın masrafını karşılamak için başvurulan ayarı düşük sikke uygulaması İstanbul piyasasında büyük tepki topladı. 21 Ağustos 1651 tarihinde başkentte esnafın kapattığı dükkânlarla başlayan ayaklanma üzerine mührü geri verdi.

Hayatı hakkında bilinenlerin önemli bir bölümü Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinden gelir. Evliya Çelebi anne tarafından akrabasıydı ve yirmi bir yıl maiyetinde bulunarak onunla birlikte Özü, Van, Bitlis ve Bosna yörelerini dolaştı. Bu yakınlık, Seyahatnâme'yi Melek Ahmed Paşa için birinci elden bir kaynak yapar; aynı yakınlık, oradaki değerlendirmelerin taraflı olduğunu da gösterir. Bu sebeple Seyahatnâme'ye dayanan bilgiler aktarım olarak verilir, kesin olgu sayılmaz.

IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan ile evliydi. Kaya Sultan'ın 1658 yılında doğum sonrası ölümü, hem Melek Ahmed Paşa'nın hayatında hem de Seyahatnâme'nin en geniş bölümlerinden birinde ayrı bir yer tutar. 1 Eylül 1662 tarihinde İstanbul'da öldü.

1588

İstanbul'da doğdu. Doğum yılı kesin değildir; kaynaklar 1585, 1588 ve 1604 gibi birbirinden uzak yıllar verir.

Doğumu ve Kökeni

01 / 17 · 1 dk

Melek Ahmed Paşa İstanbul'da doğdu. Kaynakların bir kısmı doğum yerini Fındıklı, bir kısmı Galata olarak verir; ikisi de Haliç'in kuzey yakasındaki aynı yerleşim kuşağını gösterir.

Doğum yılı kesin olarak bilinmez ve kaynaklar arasında büyük fark vardır. Bir kısmı 1585 ile 1588 arasını, bir kısmı 1604 civarını verir. Bu ayrılık çözülmüş değildir, bu yüzden künyede yıl yazılmaz. Erken tarihi savunanların dayanağı, saraya sunulduğu sırada on beş yaşında olduğu ve bu sunuşun I. Ahmed'in saltanatının ilk yıllarına denk geldiği yolundaki aktarımdır.

Ailesi Kafkasya kökenlidir ve kaynaklarda Abaza asıllı olarak anılır. Babasının Pervane adında bir deniz görevlisi olduğu belirtilir. Bu iki bilgi Türkçe ve yabancı kaynaklarda ortaktır.

Çocukluğunun bir bölümünü Kafkasya'da, sütannesinin yanında geçirdiği aktarılır. Bu ayrıntı Evliya Çelebi'nin anlatısına dayanır ve başka bir kayıtla desteklenmez; bu sebeple aktarım olarak kalır.

Melek lakabının kaynağı da aynı erken döneme bağlanır. Kaynaklar bu adı ona I. Ahmed'in verdiğini kaydeder. Osmanlı kayıtlarında kişiler çoğu zaman böyle bir lakapla anılır; sonraki bütün belgelerde ve tarih kitaplarında Melek Ahmed adıyla geçer.

Devşirme düzeninden değil, Kafkasya'dan gelen ve saraya sunulan görevliler arasından yetişti. On yedinci yüzyılda saray kadrolarında Abaza, Gürcü ve Çerkes kökenli görevlilerin sayısı belirgin biçimde artmıştı; Melek Ahmed Paşa bu kuşağın önde gelen adlarından biridir.

Saraya Alınması ve Enderun Yılları

02 / 17 · 1 dk

Saraya alındıktan sonra Enderun'da eğitim gördü. Enderun, padişahın hizmetindeki iç oğlanlarının yetiştirildiği okuldu; burada okuma yazma, din bilgisi, hat, matematik, silah kullanımı ve devlet usulü öğretilirdi. Yükselme, saray odalarında basamak basamak ilerleyen bir düzene bağlıydı.

Eğitiminin Dârüssaâde ağasının gözetiminde yürütüldüğü kaydedilir. Saray hizmetinde ilerleyerek has odaya girdi ve IV. Murad döneminde silahdar ağalığına kadar yükseldi. Silahdar ağası, padişahın silahını taşıyan ve has odanın en kıdemli görevlileri arasında sayılan kişiydi; bu makam, saray içi kariyerin en üst basamaklarından biriydi.

IV. Murad'ın 1638 yılında bizzat yönettiği Bağdat seferine katıldı. Sefer, uzun bir aradan sonra kazanılan en açık askerî başarı sayılır ve kuşatmada bulunan saray görevlilerinin sonraki kariyerlerinde belirleyici oldu. Melek Ahmed Paşa'nın taşra hizmetine geçişi de bu seferin hemen ardına rastlar.

Saraydan çıkma, Enderun'da yetişenlerin hayatındaki dönüm noktasıydı. Belirli bir kıdeme ulaşan görevliler dışarıya bir rütbe ile gönderilir ve taşra hizmetine başlardı. Melek Ahmed Paşa da bu yolu izledi ve doğrudan vezirlik rütbesiyle eyalet valiliğine geçti.

Saray yıllarının ona kazandırdığı en belirgin özellik, hanedanla kurduğu yakınlıktı. Sonraki yıllarda iki padişah kızıyla evlenmesi ve azledildikten sonra bile üst düzey görevlerde tutulması, bu bağın devamıyla açıklanır.

Evliya Çelebi ile Akrabalığı ve Seyahatnâme

03 / 17 · 1 dk

Melek Ahmed Paşa hakkında bilinenlerin önemli bir bölümü Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinden gelir. Evliya Çelebi, kendisinin anne tarafından akrabası olduğunu ve yirmi bir yıl maiyetinde bulunduğunu yazar. Kaynaklar, Evliya Çelebi'nin annesinin Abaza asıllı olduğunu ve Melek Ahmed Paşa'nın ailesiyle yakın bağı bulunduğunu ortak biçimde kaydeder; akrabalığın tam derecesi ise kaynaklarda farklı anlatılır.

Evliya Çelebi, Melek Ahmed Paşa'nın valilik yaptığı yerlerin çoğunda yanında bulundu. Özü, Rumeli, Van, Bitlis ve Bosna yörelerine dair anlattıklarının çerçevesi bu görevlerdir. Seyahatnâme'nin üçüncü, dördüncü ve beşinci ciltlerindeki pek çok bölüm, bu maiyet yıllarının kaydıdır.

Bu yakınlık iki sonuç doğurur. Birincisi, Melek Ahmed Paşa on yedinci yüzyıl Osmanlı devlet adamları arasında özel hayatı en ayrıntılı bilinen kişidir: hastalıkları, rüyaları, evindeki konuşmaları, eşiyle ilişkisi ve ölümüne dair sahneler kayda geçmiştir. Bu ayrıntı düzeyi dönemin başka hiçbir veziriazamı için yoktur.

İkincisi, anlatı taraflıdır. Evliya Çelebi hem akrabası hem de hâmisi olan bir kişiyi anlatır; olayları onun bakışından aktarır, aleyhindeki gelişmelerde savunucu bir dil kullanır. Bu sebeple Seyahatnâme'den gelen bilgiler, dönemin resmî vakayinâmeleriyle karşılaştırılmadan kesin sayılmaz.

Seyahatnâme'nin bu bölümleri, yirminci yüzyılda ayrı bir inceleme konusu oldu ve İngilizceye çevrilerek bir Osmanlı devlet adamının özel hayatına dair kaynak olarak yayımlandı.

1638

IV. Murad'ın yönettiği Bağdat seferine katıldı; bu yıllarda silahdar ağalığına kadar yükselmişti.

Devlet Hizmetine Geçişi ve İlk Valilikleri

04 / 17 · 1 dk

Saraydan çıkışının ardından vezirlik rütbesiyle taşra hizmetine geçti. 1639 yılında Diyarbekir eyaleti valiliğine getirildi. Diyarbekir, doğu sınırının en önemli askerî üssüydü; İran cephesine sevk edilen kuvvetlerin toplanma noktası ve bölgedeki aşiretlerle ilişkilerin yürütüldüğü merkezdi.

1641 yılının mart ayında Bağdat valiliğine tayin edildi. Bağdat, 1638 yılında geri alınmıştı ve kalenin onarımı, garnizonun düzeni, çevredeki aşiretlerin merkeze bağlanması gibi işler sürüyordu. Bu görev, sınır eyaletlerinde valilik yapan az sayıdaki vezirin üstlendiği ağır sorumluluklardandı.

1642 yılında Şam eyaleti valiliğine geçti. Şam, hac yolunun güvenliğinden sorumlu eyaletti; vali aynı zamanda emîrü'l-hac sıfatıyla hac kafilesinin yönetiminden sorumluydu. Bu görev, taşra valiliklerinin en itibarlıları arasında sayılırdı.

1644 yılında İstanbul'a çağrıldı. Ardından 1645 ve 1646 yıllarında iki kez daha Diyarbekir valiliğine gönderildi. Kasım 1648 tarihinde ikinci defa Bağdat valiliğine tayin edildi. 1650 yılında üçüncü kez Bağdat'a tayin edildiği, ancak bu görev için yola çıkmadığı kaydedilir.

Bu görev listesi, on yedinci yüzyıl ortasındaki valilik düzeninin tipik örneğidir: süreler kısadır, tayinler sık değişir ve aynı eyalete birden çok kez dönülür. Melek Ahmed Paşa sadarete geldiğinde imparatorluğun doğu ve güney eyaletlerini doğrudan tecrübeyle tanıyordu.

Kaya Sultan ile Evliliği

05 / 17 · 1 dk

1644 yılının ağustos ayında IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan ile evlendi. Kaya Sultan kaynaklarda İsmihan Kaya Sultan adıyla da geçer ve 1632 ile 1633 yılları arasında doğduğu kaydedilir. Evlilik sırasında çok küçük yaşta olduğu bütün kaynaklarda ortaktır.

Hanedan kızlarıyla evlenen devlet adamlarına damat denirdi. Bu evlilikler, saray ile üst düzey görevliler arasında kalıcı bağ kurmanın yoluydu ve damat sayılan paşa, azledildiği dönemlerde bile hanedanın koruması altında sayılırdı. Melek Ahmed Paşa'nın 1651 yılındaki azlinden sonra üst düzey görevlerde tutulmaya devam etmesi bu konumla açıklanır.

Evliliğin ilk yıllarına dair anlatılanların tamamı Evliya Çelebi'ye dayanır. Aktardığına göre evlilik uzun süre fiilen kurulmadı ve bu durum ancak Kösem Sultan'ın araya girmesiyle değişti. Bu anlatı başka bir kaynakla doğrulanmadığı için aktarım olarak kalır.

Çiftin çocukları kaynaklarda şöyle sıralanır: Fatma Afife Hanımsultan, birkaç saat yaşayan Sultanzâde Abdullah Bey ve 24 Şubat 1658 tarihinde doğan bir kız. Kaya Sultan bu son doğumdan dört gün sonra öldü.

Kaya Sultan, döneminin en varlıklı hanedan kadınlarından sayılır. Sahip olduğu mukataa ve gelirler, hem hayır işlerinde hem de ölümünden sonraki miras tartışmasında ayrıca konu edildi.

Sadrazamlığa Getirilişi

06 / 17 · 1 dk

5 Ağustos 1650 tarihinde sadrazamlığa getirildi. O sırada tahtta bulunan IV. Mehmed dokuz yaşındaydı; devlet işleri büyükannesi Kösem Sultan'ın başında bulunduğu saray çevresi tarafından yürütülüyordu.

Tayininde Kösem Sultan'ın desteği belirleyici oldu. Kaynaklar bu tercihin sebebini, kapıkulu ocaklarının devlet işlerine müdahalesini sınırlayabilecek, hanedana damatlık bağıyla bağlı ve taşra tecrübesi geniş bir isim arayışına bağlar.

Devraldığı tablo ağırdı. Girit Savaşı beşinci yılını doldurmuştu ve Kandiye Kalesi alınamıyordu. Venedik donanması Ege'de üstünlük kurmuş, adalar arasındaki ikmal yolunu tehdit ediyordu. Hazine, savaşın sürekli masrafı yüzünden açık veriyordu. Başkentte yeniçeri ve sipahi ocakları arasındaki çekişme sürüyor, ulufe ödemeleri gecikiyordu.

Saray içinde de iki merkez vardı. Padişahın büyükannesi Kösem Sultan ile annesi Turhan Sultan arasındaki güç mücadelesi bu yıllarda keskinleşti. Sadrazamlar bu mücadelenin dışında kalamıyor ve taraflardan birinin desteğiyle göreve gelip diğerinin baskısıyla düşüyordu.

Melek Ahmed Paşa'nın görev süresi bir yılı biraz aştı. Bu, dönemin ortalamasına göre kısa değildir: 1648 ile 1656 arasında sadaret makamı sekiz yılda yaklaşık on kez el değiştirmiştir. Buna rağmen sadareti, aldığı mali tedbirlerin doğurduğu tepki yüzünden dönemin en tartışmalı sadaretlerinden biri olarak kaydedildi.

1639

Vezirlik rütbesiyle Diyarbekir eyaleti valiliğine getirildi.

Sadareti: Girit Savaşı ve Deniz Cephesi

07 / 17 · 1 dk

Sadaretinin en büyük askerî meselesi Girit Savaşı'ydı. 1645 yılında adaya yapılan çıkarmayla başlayan savaşta Hanya ve Resmo alınmış, ancak Kandiye Kalesi direnmeye devam etmişti. Adadaki ordunun ayakta kalması, deniz yoluyla gönderilen asker, erzak ve mühimmata bağlıydı.

Venedik, üstünlüğü denizde arıyordu. Donanması Ege adaları çevresinde dolaşarak Osmanlı ikmal filolarını hedef alıyor, zaman zaman Çanakkale Boğazı'nın çıkışını kapatıyordu. Bu yüzden sadaretin donanmaya ayırdığı kaynak, kara cephesine ayırdığından azalmıyordu.

Melek Ahmed Paşa döneminde donanmanın takviyesine ve Girit'e ikmal gönderilmesine ağırlık verildi. Yeni gemiler inşa edildi, tersane çalışmaları hızlandırıldı. Kaynaklar, harekâta katılan filonun yüz elli ile yüz seksen parça arasında gemiden oluştuğunu kaydeder; verilen sayılar kaynaktan kaynağa değişir.

Donanma 1651 yılının temmuz ayında Naksos ve Paros adaları çevresinde Venedik filosuyla karşılaştı. 10 Temmuz 1651 tarihinde yapılan muharebe Osmanlı donanmasının yenilgisiyle sonuçlandı. Bu, sadaretin son haftalarına denk gelen ve İstanbul'daki hoşnutsuzluğu artıran bir gelişme oldu.

Girit Savaşı bu dönemde sonuçlanmadı. Kandiye Kalesi, Melek Ahmed Paşa'nın sadaretinden on sekiz yıl sonra, Köprülü Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadaretinde alındı ve savaş ancak o zaman bitti.

Sadareti: Hazine ve Sikke Meselesi

08 / 17 · 1 dk

Sadaretinin belirleyici sorunu hazinenin durumuydu. Girit Savaşı'nın altı yıllık masrafı, sefer harcamalarını sürekli hale getirmişti. Buna karşılık taşradan gelen vergi düzensizdi ve kapıkulu ocaklarına ödenen ulufe, bütçenin taşıyamayacağı büyüklükteydi.

Bu tabloda başvurulan yol, sikkenin gümüş oranını düşürmek oldu. Ayarı düşürülen para ile aynı miktarda gümüşten daha çok akçe basılıyor, böylece ödemeler kısa vadede karşılanabiliyordu. Uygulamanın sonucu, piyasadaki paranın değer kaybetmesi ve fiyatların yükselmesiydi.

Kaynaklar, ayarı düşük akçenin Bosna ve Belgrad taraflarında bastırıldığını ve Azak Kalesi'ndeki askerin ödemesi için kullanıldığını kaydeder. Bu para İstanbul piyasasına da yayıldı. Halk arasında meyhane akçesi adıyla anıldı; ad, bu paraların özellikle küçük esnaf ve içki satılan yerlerdeki alışverişte biriktiği düşüncesinden gelir.

Asıl tepkiyi doğuran, toplanan bozuk paranın karşılığında altın verilmesi yönündeki teklif oldu. Piyasadan toplanan yüz yirmi yükten yüz on sekizinin altınla değiştirilmesi önerisi, esnafın ödeme düzenini doğrudan etkileyeceği için sert karşı çıkışa yol açtı.

Sadrazam, defterdarın hazırladığı bu tedbirlerin sorumlusu sayıldı. Dönem kaynakları, uygulamanın hazineye kısa süreli bir rahatlama sağladığı, ancak piyasada yarattığı güvensizliğin bunun çok üzerinde olduğu konusunda birleşir.

Esnaf Ayaklanması ve Azli

09 / 17 · 1 dk

21 Ağustos 1651 tarihinde İstanbul'da esnaf harekete geçti. Dükkânlar kapatıldı ve şehrin çeşitli yerlerinden gelen kalabalık toplandı. Kaynaklar katılan sayısını on bin ile yirmi bin arasında verir; rakamlar kaynaktan kaynağa değişir.

Hareketin ayırt edici yanı, bir askerî ocaktan değil şehrin esnafından çıkmasıydı. On yedinci yüzyıl İstanbul'undaki ayaklanmaların hemen tamamı yeniçeri ya da sipahi ocaklarının işiydi; bu sebeple 1651 olayı, esnafın kendi başına yürüttüğü ilk büyük hareket olarak kaydedilir.

Kalabalık, şeyhülislâm Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi'yi önlerine alarak saraya yürüdü ve şikâyetlerini doğrudan bildirdi. Talep, ayarı düşük paranın kaldırılması ve sorumluların görevden alınmasıydı.

Yeniçeri ocağının sadrazama destek verdiği kaydedilir. Buna rağmen Melek Ahmed Paşa mührü geri verdi ve görevi sona erdi. Kaynakların bir kısmı azil tarihini ayaklanmanın yaşandığı 21 Ağustos 1651, bir kısmı ertesi gün olarak verir. Yerine Siyavuş Paşa getirildi.

Ayaklanma, sadrazamın düşmesiyle bitmedi. Aynı yılın eylül ayında saray içindeki güç mücadelesi Kösem Sultan'ın öldürülmesiyle sonuçlandı ve devlet işlerinde Turhan Sultan'ın konumu kesinleşti. Siyavuş Paşa'nın sadareti de kısa sürdü; makam 27 Eylül 1651 tarihinde Gürcü Mehmed Paşa'ya geçti.

Ağustos 1644

IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan ile evlendi ve hanedana damat oldu.

Azilden Sonraki Görevleri

10 / 17 · 1 dk

Azledilen sadrazamların çoğu sürgüne gönderilir ya da idam edilirdi. Melek Ahmed Paşa için böyle olmadı. Hanedana damatlık bağıyla bağlı olması ve saray çevresinin korumasını sürdürmesi sayesinde üst düzey görevlerde kalmaya devam etti.

1651 yılının sonlarında Özü beylerbeyiliğine gönderildi. Özü eyaleti kaynaklarda Silistre adıyla da geçer; Tuna'nın aşağı havzasını ve Karadeniz'in kuzeybatı kıyısını kapsıyordu. Bölge, Kazak akınlarına açık olduğu için sürekli askerî hazırlık gerektiriyordu.

1652 yılında Rumeli beylerbeyiliğine getirildi. Rumeli, eyaletler arasında en kıdemlisi sayılırdı ve beylerbeyi divanda vezirlerden sonra gelen en yüksek taşra görevlisiydi. Bu görevden 1653 yılının ekim ayında alındı ve İstanbul'a döndü.

1654 yılında sadaret kaymakamlığına getirildi. Kaymakam, sadrazamın başkentte bulunmadığı dönemlerde onun yerine işleri yürüten görevliydi; makam, sadaret için düşünülen isimlerin bulunduğu basamaktı.

Aynı yılın sonlarında Van eyaleti valiliğine tayin edildi. Van, İran sınırındaki en ileri karakoldu. Evliya Çelebi bu göreve de eşlik etti; Seyahatnâme'nin Van, Bitlis ve çevresine dair bölümleri bu yıllarda toplanan gözlemlere dayanır. Bu dönemde bölgedeki beylerle yürütülen ilişkiler ve Bitlis hanı üzerine gerçekleşen harekât, aynı eserde geniş yer tutar.

Bosna Yılları ve Kubbe Vezirliği

11 / 17 · 1 dk

1658 yılında Bosna beylerbeyiliğine getirildi. Bosna, imparatorluğun kuzeybatı sınırındaki en ileri eyaletti; Avusturya ve Venedik toprakları ile komşuydu ve sınır boylarındaki akınlar sürekli bir yönetim meselesiydi. Beylerbeyi aynı zamanda sınır güvenliğinden sorumlu askerî komutandı.

Bu görev, sadaretinden yedi yıl sonrasına denk gelir. Aynı yıllarda merkezde Köprülü Mehmed Paşa'nın sadareti sürüyordu ve devlet kademelerinde geniş bir görevden alma dalgası yaşanıyordu. Melek Ahmed Paşa'nın bu dönemde başkentten uzak bir sınır eyaletinde bulunması, kaynaklarda ayrıca kaydedilen bir ayrıntıdır.

Evliya Çelebi Bosna görevinde de yanındaydı. Seyahatnâme'nin Bosna, Hersek ve çevresindeki sınır boylarına dair bölümleri bu yıllara aittir; kalelerin durumu, sınırdaki yerleşmeler ve akın düzeni hakkında verdiği ayrıntılar bu maiyet yıllarının ürünüdür.

1660 yılında Bosna'dan ayrıldı ve İstanbul'a döndü. Bundan sonra taşra valiliği almadı; divanda kubbe veziri olarak bulundu. Kubbe vezirleri Divan-ı Hümayun'un doğal üyeleriydi ve sadrazamın yokluğunda işleri yürütürlerdi.

Ömrünün son iki yılı başkentte geçti. Bu dönemde devlet işlerinde aktif bir rol üstlendiğine dair kayıt yoktur; divandaki yeri, uzun hizmeti olan bir vezire tanınan kıdem makamı niteliğindedir.

Kaya Sultan'ın Ölümü ve Miras Meselesi

12 / 17 · 1 dk

Kaya Sultan 28 Şubat 1658 tarihinde öldü. Ölüm sebebi, dört gün önce gerçekleşen doğumun ardından ortaya çıkan komplikasyonlardır. Kaynaklar, doğum sonrası müdahalelerin sonucu değiştirmediğini kaydeder.

Olayın ayrıntılı anlatımı Evliya Çelebi'ye aittir. Seyahatnâme'de Kaya Sultan'a ayrılan bölüm, hastalığın seyrini, doğumdan önceki günleri ve ölüm sahnesini gün gün anlatır. Bu anlatı birinci elden bir kayıttır, ancak yazarın hem ailenin yakını hem de olayın tanığı olması sebebiyle duygusal ve tarafgir bir dille yazılmıştır. Bu sebeple ayrıntıları aktarım olarak alınır.

Kaya Sultan, döneminin en varlıklı hanedan kadınlarından sayılır. Elindeki gelirler ve mülkler, ölümünden sonra devlet ile aile arasında bir mesele haline geldi. Kaynaklar, mirasın önemli bir bölümüne hazine adına el konulduğunu kaydeder; uygulamanın gerekçesi, hanedan kadınlarına tahsis edilen gelirlerin şahsî mülk değil devlete ait tahsis sayılmasıydı.

Bu uygulamanın Köprülü Mehmed Paşa'nın sadareti sırasında gerçekleştiği belirtilir. Melek Ahmed Paşa aynı yıl Bosna beylerbeyiliğine tayin edilmişti.

Kaya Sultan, Ayasofya yanındaki Sultan İbrahim Türbesi'ne defnedildi. Melek Ahmed Paşa ise ölümünden sonra başka bir yere gömüldü; çift aynı türbede bulunmaz.

1645

Girit'e çıkarma yapıldı ve Venedik ile savaş başladı; ikinci kez Diyarbekir valiliğine gönderildi.

Fatma Sultan ile Evliliği ve Son Yılları

13 / 17 · 1 dk

1662 yılında I. Ahmed'in kızı Fatma Sultan ile evlendi. Bu, hanedandan bir kızla yaptığı ikinci evliliktir. Fatma Sultan, kendisinden önce birden çok kez evlenmiş ve dul kalmış hanedan kadınlarındandı; on yedinci yüzyılda hanedan kızlarının eşi ölen ya da idam edilen paşaların ardından yeniden evlendirilmesi olağan bir uygulamaydı.

Evlilik, devlet kademesindeki bağın sürdüğünü gösterir. Melek Ahmed Paşa o sırada kubbe veziriydi ve sadaretinden on bir yıl geçmişti. Hanedanla kurulan bu ikinci bağ, kariyerinin sonundaki konumunu koruması anlamına geliyordu.

Evliliğin üzerinden birkaç ay geçmeden öldü. Kaynaklar bu iki olayın yakınlığını ortak biçimde kaydeder.

Son yıllarına dair bilgiler yine büyük ölçüde Evliya Çelebi'ye dayanır. Anlattığına göre Melek Ahmed Paşa hayatının son döneminde Kaya Sultan'ın ölümünün etkisinden çıkamadı ve devlet işlerine eskisi gibi ilgi göstermedi. Bu değerlendirme başka bir kayıtla desteklenmez ve aktarım olarak kalır.

Aynı yıllarda merkezde Köprülü Mehmed Paşa'nın sadareti sona ermiş, 31 Ekim 1661 tarihinde makam oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'ya geçmişti. Melek Ahmed Paşa'nın ölümü, Köprülüler döneminin ilk yıllarına denk gelir.

Ölümü ve Mezarı

14 / 17 · 1 dk

1 Eylül 1662 tarihinde İstanbul'da öldü. Kaynakların bir kısmı ölüm sebebini veba salgınına bağlar. On yedinci yüzyılda İstanbul'da düzenli aralıklarla veba görülüyordu ve salgın yıllarında üst düzey görevliler arasında da ölümler yaşanıyordu.

Ölüm yılı bütün kaynaklarda ortaktır. Gün ve ay için kaynakların bir kısmı 1 Eylül 1662 tarihini verir, bir kısmı yalnızca yılı kaydeder.

Eyüp'te defnedildi. Kaynaklar mezarının yerini Eyüp'te Bahariye yönünde, bir tekke yakınında gösterir. Osmanlı üst düzey görevlileri için Eyüp, Eyüp Sultan Türbesi'nin çevresinde gömülmeyi tercih ettikleri bir semtti; buradaki mezarlıklar vezir ve şeyhülislâm kabirleriyle doludur.

Anıtsal bir türbesi yoktur. Servetinin ve gelirlerinin önemli bölümü eşi Kaya Sultan'ın ölümünden sonraki miras uygulaması sırasında hazineye geçmişti; bu durum, ardında büyük bir yapı topluluğu bırakmamasının sebepleri arasında sayılır.

Ölümünden sonra Evliya Çelebi maiyetinden ayrıldı ve seyahatlerini başka görevlilerin yanında sürdürdü. Seyahatnâme'nin Melek Ahmed Paşa'ya ayrılan bölümü, hâmisinin ölümüyle kapanır ve eserin en geniş biyografik kısmını oluşturur.

Ölümü, sadaretinden on bir yıl sonrasına denk gelir. Bu on bir yıl boyunca kesintisiz devlet hizmetinde kalması, azledilen sadrazamların çoğunun uğradığı akıbetten ayrıldığı noktadır. On yedinci yüzyıl ortasında sadaret makamından düşen vezirlerin önemli bir bölümü ya idam edilmiş ya da uzak bir eyalete sürgün edilmişti; onun kariyeri, hanedanla kurulan evlilik bağının bu dönemde ne kadar belirleyici olduğunu gösteren örneklerden biridir.

Eserleri ve Vakıfları

15 / 17 · 1 dk

Melek Ahmed Paşa, valilik yaptığı yerlerde cami, mescit, hamam, çeşme ve tekke onarımları yaptırdı. Kaynaklar, bu yapıların bakımı için vakıf gelirleri ayırdığını ve vakfın gelir kaynakları arasında dükkânlar, hamamlar ve su hakları bulunduğunu kaydeder.

Eski tekke ve zaviyelerin onarımına verdiği destek ayrıca anılır. Seyyid Battal Gazi Tekkesi'nin bakımını üstlenmesi, Evliya Çelebi'nin kaydettiği örneklerdendir.

Valilik yaptığı sınır eyaletlerinde kale onarımı ve tahkimat işleri yürüttü. Bunlar hayır eseri değil resmî görev kapsamındaki yapılardır; kaynaklarda kendi adına yaptırdığı eserlerden ayrı tutulur.

Adını taşıyan en bilinen yapı Diyarbakır'daki Melek Ahmed Paşa Camii'dir. Ancak bu cami ona ait değildir. Yapı 1587 ile 1591 yılları arasında, o tarihte Diyarbekir beylerbeyi olan aynı adlı başka bir paşa tarafından yaptırılmıştır. Sadrazam Melek Ahmed Paşa'nın Diyarbekir valilikleri 1639 yılından sonradır; caminin yapımından yaklaşık elli yıl sonrasına denk gelir. Kaynaklarda ve halk arasında bu iki kişi sık sık karıştırılır.

Geride büyük bir külliye bırakmaması, dönemin uzun süreli sadrazamlarından ayrıldığı noktalardan biridir. Sadareti bir yılı biraz aşmıştı ve serveti ölümünden önce büyük ölçüde hazineye geçmişti.

5 Ağustos 1650

Kösem Sultan'ın desteğiyle sadrazamlığa getirildi.

Kişiliği ve Kaynaklardaki Yeri

16 / 17 · 1 dk

Dönem kaynakları Melek Ahmed Paşa'yı ölçülü, dindar ve saygı gören bir vezir olarak tarif eder. Bu tarif hem Evliya Çelebi'de hem de ondan bağımsız Osmanlı yazarlarında görülür.

Buna karşılık sadaretindeki mali uygulamalar sert biçimde eleştirilmiştir. Ayarı düşük sikke meselesinin sorumluluğu tarih kitaplarında büyük ölçüde onun üzerinde toplanır; kararların hazırlayıcısının defterdar olduğu belirtilse de nihaî sorumluluk sadrazamındı.

Yönetim tarzına dair kaynaklarda ortaya çıkan tablo, kendi başına program yürüten bir sadrazamdan çok, saray çevresinin desteğiyle ayakta duran bir makam sahibidir. Görev süresi boyunca Kösem Sultan'ın desteğine bağlı kaldı; bu destek zayıfladığında ayaklanma karşısında tutunamadı.

Osmanlı tarih yazımındaki asıl yeri, hakkında bilinenlerin niteliğinden gelir. On yedinci yüzyıl devlet adamları arasında ev hayatı, hastalıkları, aile ilişkileri ve gündelik davranışları bu kadar ayrıntılı kaydedilen ikinci bir isim yoktur. Bu sebeple sosyal tarih çalışmalarında sık kullanılan bir örnek olmuştur.

Sadareti, dönemin kısa süreli sadaretlerinin tipik bir örneği olarak incelenir. Bir yıl içinde hem büyük bir deniz yenilgisi hem de başkentte esnaf kaynaklı bir ayaklanma yaşanması, merkezî yönetimin 1656 yılına kadar süren zayıflığının göstergesi sayılır. Bu zayıflık, Köprülü Mehmed Paşa'nın şarta bağlı sadaretiyle sona erdi.

Aynı Yıllarda Dünya

17 / 17 · 1 dk

1642: İngiltere'de kral ile parlamento arasındaki iç savaş başladı.

1644: Çin'de Ming hanedanı yıkıldı, Mançu kökenli Qing hanedanı Pekin'de yönetimi aldı.

1648: Vestfalya Antlaşması ile Otuz Yıl Savaşları sona erdi ve Avrupa'da yeni bir devletler düzeni kuruldu.

1649: İngiltere'de Kral I. Charles idam edildi ve cumhuriyet ilan edildi.

1652: İngiltere ile Hollanda arasında deniz ticareti yüzünden ilk savaş başladı.

1654: Ukrayna Kazakları Rusya'ya bağlandı; Doğu Avrupa'da güç dengesi Rusya lehine değişti.

1655: İsveç'in Lehistan'a saldırmasıyla kuzeyde uzun süren bir savaş dönemi başladı.

1658: Hindistan'da Evrengzib Babür tahtına çıktı.

1659: Fransa ile İspanya arasında Pirene Antlaşması imzalandı.

1661: Fransa'da Kardinal Mazarin'in ölümü üzerine XIV. Louis yönetimi doğrudan eline aldı.

Kronoloji

33 olay
  • 16. yüzyıl
  • İstanbul'da doğdu. Doğum yılı kesin değildir; kaynaklar 1585, 1588 ve 1604 gibi birbirinden uzak yıllar verir.

  • 17. yüzyıl
  • Küçük yaşta saray hizmetine alındı ve Enderun'da yetiştirildi; Melek lakabını I. Ahmed'den aldığı kaydedilir.

  • IV. Murad'ın yönettiği Bağdat seferine katıldı; bu yıllarda silahdar ağalığına kadar yükselmişti.

  • Vezirlik rütbesiyle Diyarbekir eyaleti valiliğine getirildi.

  • Bağdat valiliğine tayin edildi.

  • Şam eyaleti valiliğine geçti.

  • İstanbul'a çağrıldı.

  • IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan ile evlendi ve hanedana damat oldu.

  • Girit'e çıkarma yapıldı ve Venedik ile savaş başladı; ikinci kez Diyarbekir valiliğine gönderildi.

  • Üçüncü kez Diyarbekir valiliğine tayin edildi.

  • Sultan İbrahim tahttan indirildi, yedi yaşındaki IV. Mehmed tahta çıktı.

  • İkinci defa Bağdat valiliğine tayin edildi.

  • Üçüncü kez Bağdat valiliğine tayin edildi, ancak bu görev için yola çıkmadı.

  • Girit'teki orduya asker, erzak ve mühimmat gönderilmesi için donanma takviye edildi.

  • Kösem Sultan'ın desteğiyle sadrazamlığa getirildi.

  • Hazine açığını kapatmak için sikkenin gümüş oranı düşürüldü; piyasaya sürülen para halk arasında meyhane akçesi adıyla anıldı.

  • Özü beylerbeyiliğine gönderildi; eyalet kaynaklarda Silistre adıyla da geçer.

  • Osmanlı donanması Naksos ve Paros adaları çevresinde Venedik filosuna yenildi.

  • İstanbul'da esnaf dükkânlarını kapatarak ayaklandı; kalabalık şeyhülislâm Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi ile saraya yürüdü.

  • Sadaret mührünü geri verdi ve görevi sona erdi; yerine Siyavuş Paşa getirildi. Kaynakların bir kısmı azil tarihini ertesi gün olarak verir.

  • Saray içindeki güç mücadelesi Kösem Sultan'ın öldürülmesiyle sonuçlandı; devlet işlerinde Turhan Sultan'ın konumu kesinleşti.

  • Siyavuş Paşa'nın kısa sadareti sona erdi, makam Gürcü Mehmed Paşa'ya geçti.

  • Rumeli beylerbeyiliğine getirildi.

  • Rumeli beylerbeyiliğinden alındı ve İstanbul'a döndü.

  • Sadaret kaymakamlığına getirildi.

  • Yılın sonlarında Van eyaleti valiliğine tayin edildi; Evliya Çelebi bu göreve de eşlik etti.

  • Merkezde Köprülü Mehmed Paşa sadrazamlığa getirildi ve Köprülüler dönemi başladı.

  • Bosna beylerbeyiliğine getirildi.

  • Kaya Sultan bir kız çocuğu doğurdu.

  • Kaya Sultan doğumdan dört gün sonra öldü; Ayasofya yanındaki Sultan İbrahim Türbesi'ne defnedildi.

  • Bosna'dan ayrılarak İstanbul'a döndü ve divanda kubbe veziri oldu.

  • I. Ahmed'in kızı Fatma Sultan ile evlendi.

  • İstanbul'da öldü ve Eyüp'te defnedildi.

Sadareti

1 dönem · yaklaşık 1 yıl
5 Ağustos 1650 - 22 Ağustos 1651Padişah: IV. Mehmed · Kaynakların bir kısmı azil tarihini, esnaf ayaklanmasının yaşandığı 21 Ağustos 1651 olarak verir. Yerine Siyavuş Paşa getirildi.
1 yıl 16 gün

Hizmet Ettiği Padişahlar

4 padişah

Savaşlar ve Seferler

2 kayıt
0Zafer
1Yenilgi
1Sonuçsuz
Naksos ve Paros Deniz MuharebesiVenedik Cumhuriyeti · Muharebeye katılan filonun yüz elli ile yüz seksen parça arasında gemiden oluştuğu kaydedilir; verilen sayılar kaynaktan kaynağa değişir.
Osmanlı donanması yenildi
Girit SavaşıVenedik Cumhuriyeti · Sadareti boyunca adadaki orduya asker, erzak ve mühimmat gönderilmesi sürdürüldü; Kandiye Kalesi alınamadı.
Savaş sadaretinde sonuçlanmadı

Eserleri

3 eser
vakıfVakıf gelirleriyle bakılan cami, mescit ve hamamlar1639-1660 · Valilik yaptığı eyaletler · Kaynaklar, yaptırdığı yapıların bakımı için dükkân, hamam ve su gelirlerinden oluşan vakıflar kurduğunu kaydeder.
onarımSeyyid Battal Gazi Tekkesi onarımı17. yüzyıl ortası · Eskişehir, Seyitgazi · Tekkenin bakımını üstlendiği Evliya Çelebi tarafından kaydedilir.
kaleSınır eyaletlerinde kale ve tahkimat işleri1639-1660 · Diyarbekir, Bağdat, Van, Özü ve Bosna · Görevi gereği yürüttüğü resmî yapı işleridir; kendi adına yaptırdığı hayır eserlerinden ayrı tutulur.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Melek Ahmed Paşa

Sadrazamlık makamının alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Melek Ahmed Paşa mührü 5 Ağustos 1650 tarihinde IV. Mehmed'den aldı. 21 Ağustos 1651 tarihindeki esnaf ayaklanması sırasında, yeniçeri ocağının desteğine rağmen mührü kendi eliyle geri verdi; makam Siyavuş Paşa'ya geçti.

Aile Ağacı

8 kişi
Aile ağacı
BabasıPPervane
Annesi
EşiKSKaya Sultan1658
EşiFSFatma Sultan
Melek Ahmed PaşaMelek Ahmed Paşa
KızıFAFatma Afife Hanımsultan
OğluSASultanzâde Abdullah Bey
Kızı1658
OğluİBİbrahim Bey
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

9 kişi
M
IV. MehmedOsmanlı padişahı · 1648-1687Sadrazamlık mührünü ondan aldı; tahta çıktığında yedi yaşındaydı
KS
Kösem SultanValide sultan · 1623-1651Sadrazamlığa getirilmesinde desteği belirleyici oldu; Eylül 1651 tarihinde öldürüldü
TS
Turhan SultanValide sultan · 1648-1683Kösem Sultan ile güç mücadelesi bu yıllarda keskinleşti, 1651 sonrasında devlet işlerinde konumu kesinleşti
EÇ
Evliya ÇelebiSeyyah ve yazar · 1611-1682Anne tarafından akrabasıydı; yirmi bir yıl maiyetinde bulundu ve hayatını Seyahatnâme'de ayrıntılı anlattı
KA
Karaçelebizâde Abdülaziz EfendiŞeyhülislâm · 165121 Ağustos 1651 ayaklanmasında esnaf kalabalığının önünde saraya yürüdü
SP
Siyavuş PaşaSadrazam · 1651Melek Ahmed Paşa'nın azlinden sonra sadaret makamına getirildi
GM
Gürcü Mehmed PaşaSadrazam · 1651-165227 Eylül 1651 tarihinde sadaret makamına geçti
İM
İpşir Mustafa PaşaSadrazam · 1654-1655Aynı yıllarda Anadolu'da kuvvet toplayan paşalardandı, sonra sadarete getirildi
KM
Köprülü Mehmed PaşaSadrazam · 1656-1661Melek Ahmed Paşa'nın Bosna ve kubbe vezirliği yılları onun sadaretine denk gelir

İlkler ve Enler

5 başlık
Sadaretini bitiren olay, İstanbul'da esnafın kendi başına yürüttüğü ilk büyük ayaklanmadır21 Ağustos 1651
Hayatı bir çağdaşı tarafından en ayrıntılı yazılan Osmanlı sadrazamıEvliya Çelebi, Seyahatnâme
İki ayrı padişahın kızıyla evlenen sadrazamlardan biriKaya Sultan 1644, Fatma Sultan 1662
Ayarı düşük sikke uygulaması yüzünden düşen ilk sadrazamHalk arasında meyhane akçesi adıyla anılan para, 1651
Aynı eyalete üç kez vali tayin edilen az sayıdaki vezirden biriDiyarbekir, 1639, 1645 ve 1646

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

8 madde

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışDiyarbakır'daki Melek Ahmed Paşa Camii'ni sadrazam Melek Ahmed Paşa yaptırdı.
DoğruCami 1587 ile 1591 yılları arasında, o tarihte Diyarbekir beylerbeyi olan aynı adlı başka bir paşa tarafından yaptırıldı. Sadrazam Melek Ahmed Paşa'nın Diyarbekir valilikleri 1639 yılından sonra başlar, yani caminin yapımından yaklaşık elli yıl sonrasına rastlar.
YanlışMelek Ahmed Paşa devşirme yoluyla saraya alındı.
DoğruKaynaklar onu, Kafkasya'dan gelip saraya sunulan ve orada yetiştirilen görevliler arasında gösterir. Doğum yeri İstanbul'dur. Devşirme, Osmanlı tebaasındaki hristiyan köylerden çocuk toplanması düzenidir ve onun hikâyesi bu düzenin dışındadır.
Yanlış1651 ayaklanmasını yeniçeriler çıkardı.
DoğruHareket şehrin esnafından çıktı; dükkânlar kapatıldı ve kalabalık şeyhülislâmla birlikte saraya yürüdü. Kaynaklar yeniçeri ocağının bu olayda sadrazamı desteklediğini kaydeder. Olayın ayırt edici yanı, dönemin ayaklanmalarının aksine askerî bir ocaktan doğmamasıdır.
YanlışAzledildikten sonra idam edildi ya da sürgüne gönderildi.
DoğruAzlinden sonra on bir yıl daha devlet hizmetinde kaldı. Özü, Rumeli ve Van valilikleriyle sadaret kaymakamlığı ve Bosna beylerbeyiliği yaptı, son yıllarında kubbe veziri oldu. 1 Eylül 1662 tarihinde İstanbul'da öldü.
YanlışEvliya Çelebi'nin anlattıkları Melek Ahmed Paşa hakkında kesin bilgidir.
DoğruSeyahatnâme birinci elden bir kaynaktır, ancak yazar hem akrabası hem de himayesinde bulunduğu kişiyi anlatır. Aleyhindeki gelişmelerde savunucu bir dil kullanır. Bu sebeple oradan gelen ayrıntılar, dönemin resmî vakayinâmeleriyle karşılaştırılmadan olgu sayılmaz.
YanlışEşi Kaya Sultan ile aynı türbede gömülüdür.
DoğruKaya Sultan 1658 yılında öldü ve Ayasofya yanındaki Sultan İbrahim Türbesi'ne defnedildi. Melek Ahmed Paşa ise 1662 yılında öldü ve Eyüp'te gömüldü. İkisi ayrı yerlerde bulunur.

Künye

Doğumbilinmiyor (kaynaklarda 1585, 1588 ve 1604 gibi farklı yıllar verilir), İstanbul
Ölüm1 Eylül 1662, İstanbulHicri 16 Muharrem 1073
GörevSadrazam, 5 Ağustos 1650 - 22 Ağustos 1651 (1 yıl 16 gün)
SıraSadrazam
PadişahIV. Mehmed
BabasıPervane
Memleketİstanbul, Abaza asıllı aile
DefinEyüp, İstanbul
UnvanVezîriâzam, damat

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Melek Ahmed Paşa hangi yıllarda sadrazamlık yaptı?
5 Ağustos 1650 tarihinde sadrazamlığa getirildi ve görevi 1651 yılının ağustos ayında sona erdi. Süre bir yılı biraz aşar. Görevi, İstanbul'daki esnaf ayaklanması üzerine mührü geri vermesiyle bitti.
Melek Ahmed Paşa nereli ve hangi kökenden gelir?
İstanbul'da doğdu; kaynakların bir kısmı doğum yerini Fındıklı, bir kısmı Galata olarak verir. Ailesi Kafkasya kökenlidir ve kaynaklarda Abaza asıllı olarak anılır. Babasının Pervane adında bir deniz görevlisi olduğu belirtilir.
Melek Ahmed Paşa kaç yılında doğdu?
Doğum yılı kesin olarak bilinmez. Kaynakların bir kısmı 1585 ile 1588 arasını, bir kısmı 1604 civarını verir. Bu ayrılık çözülmediği için künyede yıl yazılmaz.
Melek Ahmed Paşa ile Evliya Çelebi arasında nasıl bir bağ vardı?
Evliya Çelebi, Melek Ahmed Paşa'nın anne tarafından akrabası olduğunu yazar ve yirmi bir yıl maiyetinde bulunduğunu belirtir. Özü, Van, Bitlis ve Bosna görevlerinde yanındaydı. Seyahatnâme'nin bu bölgelere ayrılan bölümleri bu yıllarda toplanan gözlemlere dayanır.
Melek Ahmed Paşa kiminle evlendi?
İlk eşi IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan'dır; evlilik 1644 yılının ağustos ayında yapıldı. Kaya Sultan 28 Şubat 1658 tarihinde doğum sonrası öldü. Melek Ahmed Paşa 1662 yılında I. Ahmed'in kızı Fatma Sultan ile evlendi.
Melek Ahmed Paşa neden sadrazamlıktan alındı?
21 Ağustos 1651 tarihinde İstanbul'da esnaf dükkânlarını kapatarak ayaklandı. Ayaklanmanın sebebi, ayarı düşürülen sikkenin piyasada yarattığı değer kaybı ve toplanan bozuk paranın altınla değiştirilmesi teklifiydi. Kalabalık şeyhülislâmla birlikte saraya yürüdü ve sadrazam mührü geri verdi.
Melek Ahmed Paşa hangi eyaletlerde valilik yaptı?
Diyarbekir, Bağdat, Şam, Özü, Rumeli, Van ve Bosna görevleri kaynaklarda kayıtlıdır. Diyarbekir'e üç, Bağdat'a iki kez tayin edildi. Bu görevlerin çoğu bir iki yıl sürdü; dönemin valilik düzeninde süreler kısaydı.
Melek Ahmed Paşa'nın sadaretinde Girit Savaşı'nda ne oldu?
Savaş sürdü ve sonuçlanmadı. Adadaki orduya asker, erzak ve mühimmat gönderilmesi için donanma takviye edildi. Ancak 10 Temmuz 1651 tarihinde Naksos ve Paros adaları çevresindeki muharebe Osmanlı donanmasının yenilgisiyle sonuçlandı.
Meyhane akçesi nedir?
Hazine açığını kapatmak için gümüş oranı düşürülerek basılan ve piyasaya sürülen paranın halk arasındaki adıdır. Bu paranın Bosna ve Belgrad taraflarında bastırıldığı ve Azak Kalesi'ndeki askerin ödemesi için kullanıldığı kaydedilir. İstanbul piyasasına yayılması, 1651 esnaf ayaklanmasının doğrudan sebebidir.
Melek Ahmed Paşa azledildikten sonra ne oldu?
Sürgüne gönderilmedi ve üst düzey görevlerde kalmaya devam etti. 1651 sonunda Özü, 1652 yılında Rumeli beylerbeyiliğine getirildi. 1654 yılında sadaret kaymakamı, aynı yılın sonlarında Van valisi oldu. Hanedana damat olması, bu korumanın sebebi olarak gösterilir.
Kaya Sultan nasıl öldü?
24 Şubat 1658 tarihinde bir kız çocuğu doğurdu ve dört gün sonra, 28 Şubat 1658 tarihinde doğum sonrası ortaya çıkan komplikasyonlar sebebiyle öldü. Ayasofya yanındaki Sultan İbrahim Türbesi'ne defnedildi. Olayın ayrıntılı anlatımı Evliya Çelebi'ye aittir ve aktarım olarak alınır.
Melek Ahmed Paşa ne zaman ve nerede öldü?
1 Eylül 1662 tarihinde İstanbul'da öldü. Kaynakların bir kısmı ölüm sebebini veba salgınına bağlar. Eyüp'te defnedildi; mezarının yeri Bahariye yönünde, bir tekke yakınında gösterilir.
Diyarbakır'daki Melek Ahmed Paşa Camii'ni o mu yaptırdı?
Hayır. Cami 1587 ile 1591 yılları arasında, o tarihte Diyarbekir beylerbeyi olan aynı adlı başka bir paşa tarafından yaptırıldı. Sadrazam Melek Ahmed Paşa'nın Diyarbekir valilikleri 1639 yılından sonradır. Aynı adı taşıyan bu iki kişi kaynaklarda ve halk arasında sık karıştırılır.
Melek Ahmed Paşa'dan sonra sadrazam kim oldu?
Yerine Siyavuş Paşa getirildi. Onun da sadareti kısa sürdü ve makam 27 Eylül 1651 tarihinde Gürcü Mehmed Paşa'ya geçti. Bu dönemde sadrazamların görev süresi çoğunlukla birkaç ayı geçmiyordu.
Melek Ahmed Paşa hakkında bilinenler hangi kaynağa dayanır?
Bilgilerin önemli bir bölümü Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinden gelir. Bu, birinci elden bir kaynaktır ve dönemin başka hiçbir veziriazamı için bulunmayan bir ayrıntı düzeyi taşır. Ancak yazar hem akrabası hem de himayesinde bulunduğu kişiyi anlattığı için anlatı taraflıdır; buradan gelen bilgiler dönemin resmî vakayinâmeleriyle karşılaştırılmadan kesin sayılmaz.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q6812170 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026