Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul21°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Muhsinzade Mehmed Paşa
Sadrazamlar · Gerileme dönemi

Muhsinzade Mehmed Paşa

محسن زاده محمد پاشا

Muhsinzâde Mehmed Paşa·Damat Muhsinzade Mehmed Paşa

Sadaret 1765-1768 · 1771-1774Doğum 1704 dolayları, İstanbulÖlüm 4 Ağustos 1774, Karinabad yakınları· 25 Cemaziyelevvel 1188

Muhsinzade Mehmed Paşa, 1765-1768 ve 1771-1774 yıllarında sadrazamlık yapan, Küçük Kaynarca Antlaşması'nı imzalayan Osmanlı devlet adamıdır.

70Yaşında öldü
2Kez sadrazam
2Padişaha hizmet
4Savaş ve sefer
3Eser
0Çocuk

Muhsinzade Mehmed Paşa Kimdir?

15 dk okuma

Muhsinzade Mehmed Paşa, 1704 yılı dolaylarında İstanbul'da doğdu ve 4 Ağustos 1774 tarihinde Karinabad yakınlarında öldü. Babası, 1737 yılında sadrazamlık yapan Muhsinzade Abdullah Paşa'dır. Kariyeri saray hizmetinde başladı, uzun yıllar süren taşra valilikleri ve serhad muhafızlıklarıyla sürdü ve iki ayrı sadaret dönemine ulaştı.

Birinci sadareti 30 Mart 1765 tarihinde başladı ve 7 Ağustos 1768 tarihinde sona erdi. Bu dönemde sancak idarelerinin merkezden yazılı izinle verilmesi kuralı üzerinde durdu ve taşrada güç kazanmış ayan aileleriyle karşı karşıya geldi. Rusya ile savaşa girilmesine karşı çıktığı için görevden alındı ve önce Bozcaada'ya, ardından Rodos'a gönderildi.

1769 yılında affedilerek Mora'da Anapoli muhafızlığına tayin edildi. Ertesi yıl Rus donanmasının desteklediği ayaklanmayı Tripoliçe önünde kırdı. Bu görevin ardından 28 Kasım 1771 tarihinde ikinci kez sadrazamlığa ve aynı zamanda serdar-ı ekremliğe getirildi.

İkinci sadareti, 1768 yılında başlayan savaşın son üç yılını kapsar. Ordunun karargâhı Şumnu'da kuruldu, 1772 yılında mütareke imzalandı ve Focşani ile Bükreş'te barış görüşmeleri yapıldı. Görüşmelerin kesilmesinden sonra savaş yeniden başladı ve 21 Temmuz 1774 tarihinde Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın Osmanlı tarafındaki imzası ona aittir.

Antlaşmanın imzalanması sırasında hastaydı. İstanbul'a dönmek üzere yola çıkarıldı ve yolda öldü. Kabri, eşi Esma Sultan'ın isteğiyle İstanbul'a nakledildikten sonra Eyüpsultan'dadır.

1704

İstanbul'da Molla Gürani semtinde doğdu. Doğum yılı kaynaklarda yaklaşık olarak verilir.

Doğumu ve Ailesi

01 / 19 · 1 dk

Muhsinzade Mehmed Paşa 1704 yılı dolaylarında İstanbul'da, Molla Gürani semtinde doğdu. Doğum günü ve ayı kaynaklarda kayıtlı değildir; verilen yıl da yaklaşık bir tarihtir.

Babası Muhsinzade Abdullah Paşa'dır. Abdullah Paşa uzun bir devlet hizmetinden sonra 1737 yılında sadrazamlığa getirilmiş, kısa süren bir görevin ardından bu makamdan ayrılmıştı. Ailenin lakabı olan Muhsinzade adı, önceki kuşaktan gelen bir ata adına dayanır.

Babasının sadrazam olması, oğlunun kariyerinin ilk basamaklarını doğrudan belirledi. Osmanlı yönetiminde vezir çocuklarının saray ve merkez teşkilatında görev alması yaygın bir uygulamaydı; bu yol, taşra hizmetine geçmeden önce merkezde tanınmayı sağlıyordu.

Annesinin adı kaynaklarda geçmez. Kardeşleri hakkında da ayrıntılı bilgi bulunmaz. Aileye dair bilinen en belirgin bağ, kendisinin 1758 yılında hanedanla kurduğu akrabalıktır.

On sekizinci yüzyıl ortasında Osmanlı devlet adamlığına giden üç ana yol vardı: saray ve Enderun, Bâbıâli kalemleri, bir de askerî ocaklarla taşra hizmeti. Muhsinzade Mehmed Paşa bunlardan üçüncüsünün örneğidir. Kariyerinin neredeyse tamamı sınır boylarında, kale muhafızlıklarında ve eyalet merkezlerinde geçti. Sadarete geldiğinde elindeki en büyük sermaye, Rumeli ve Anadolu'nun idarî yapısını yerinde tanımış olmasıydı.

Devlet Hizmetine Girişi

02 / 19 · 1 dk

Devlet hizmetine silahşor olarak girdi. Silahşorluk, saray teşkilatında padişahın hizmetinde bulunan ve ileride vezirliğe kadar yükselebilen bir görev basamağıydı.

Babasının sadrazamlığı sırasında kapıcılar kethüdalığına getirildi. Kapıcılar kethüdası, sarayın kapı hizmetlerini yöneten ve protokol işlerini yürüten görevliydi; makam, padişahın ve sadrazamın çevresinde bulunmayı gerektirdiği için siyasî bakımdan değerliydi.

Bu görevin ardından taşra hizmetine geçti. Vezirlik rütbesiyle eyalet valiliklerine ve serhad kalelerinin muhafızlıklarına tayin edildi. Muhafızlık, bir kalenin savunmasından ve çevresindeki askerî düzenden sorumlu olan görevin adıdır ve sınır boylarında valilikten daha ağır bir sorumluluk sayılırdı.

Babasının sadaretten ayrılması, kendi kariyerinin merkezde değil taşrada sürmesi sonucunu doğurdu. Bu, o dönem için olağan bir seyirdi: merkezdeki güç dengesi değiştiğinde vezirler taşraya gönderilir, orada gösterdikleri hizmete göre yeniden merkeze çağrılırdı.

Taşra görevleri otuz yıla yakın sürdü. Bu süre boyunca hem Anadolu hem Rumeli eyaletlerinde bulundu ve iki yakanın idarî sorunlarını doğrudan gördü. Sadareti sırasında sancak idarelerinin dağıtımı üzerinde durmasının arkasında bu tecrübe gösterilir.

Merkez ile taşra arasındaki bu uzun geçiş, dönemin vezirleri için olağan bir kariyer çizgisiydi. Bir vezir aynı yıl içinde iki ayrı eyalete gönderilebilir, bir kalenin muhafızlığından bir başka eyaletin valiliğine geçebilirdi. Tayinlerin sık değişmesi, valilerin bulundukları yerde kalıcı bir güç kurmasını önlemek amacı taşıyordu.

Taşra Valilikleri ve Serhad Muhafızlıkları

03 / 19 · 1 dk

Görev yaptığı yerlerin listesi, on sekizinci yüzyıl ortasında bir vezirin hareket alanını gösterir. Kaynakların ortak olarak saydığı yerler arasında Maraş, Adana, Halep, Anadolu ve Bosna valilikleri ile İnebahtı, Bender, Hotin, Özi ve Eğriboz muhafızlıkları bulunur.

Bu görevlerin bir bölümü Karadeniz'in kuzeyindeki serhad hattındadır. Hotin, Bender ve Özi, Lehistan ve Rusya sınırına bakan kalelerdi; buralarda görev yapmak, Rusya ile ilişkilerin askerî boyutunu yakından tanımak anlamına geliyordu. Sadareti sırasında savaş kararına karşı çıkarken dayandığı gerekçelerin bu deneyime bağlandığı belirtilir.

Eğriboz ve İnebahtı ise Yunanistan sularındaki savunma hattının parçalarıydı. Adana, Maraş ve Halep valilikleri Anadolu'nun güneyindeki asayiş meselelerini, Bosna valiliği de Avusturya sınırındaki düzeni kapsıyordu.

Rumeli beylerbeyliğine birden çok kez tayin edildi. Rumeli beylerbeyliği, Osmanlı eyalet sıralamasında en üst basamaklardan biriydi ve sahibine Balkanlar'ın tamamında geniş bir yetki veriyordu.

Sadrazamlığa getirildiğinde Rumeli'deki bu hizmet çizgisinin içindeydi. Böylece merkeze, uzun yıllar sınır boyunda çalışmış bir vezir olarak geldi. Kaynaklarda görev tarihleri birbirini tutmadığı için burada yalnızca yerler sayılmış, ayrı ayrı tayin tarihleri verilmemiştir.

1737

Babası Muhsinzade Abdullah Paşa sadrazamlığa getirildi; kendisi bu dönemde kapıcılar kethüdalığı görevinde bulundu.

Esma Sultan ile Evliliği

04 / 19 · 1 dk

1758 yılının haziran ayında III. Ahmed'in kızı Esma Sultan ile evlendi ve damat unvanını aldı. Kaynaklar evlilik gününü 23 ve 24 Haziran olarak farklı verir; ay ve yıl konusunda ayrılık yoktur.

Esma Sultan 14 Mart 1726 tarihinde Topkapı Sarayı'nda doğmuştu. Annesi Hanife Kadın'dır. III. Mustafa ile I. Abdülhamid'in kız kardeşiydi; yani Muhsinzade Mehmed Paşa, hizmet ettiği iki padişahın eniştesi konumundaydı.

Esma Sultan'ın daha önce iki evliliği olmuştu. İlk eşi Yakub Paşa ile 1743 yılında evlenmiş, Yakub Paşa aynı yıl ölmüştü. İkinci eşi Adana valiliği yapan Yusuf Paşa'dır. Muhsinzade Mehmed Paşa üçüncü eşidir.

Hanedan kızlarıyla evlilik, Osmanlı devlet adamlığında hem koruma hem sınırlama getiren bir bağdı. Damat unvanı taşıyan vezirler saraya daha yakın dururdu; buna karşılık bu yakınlık, sarayın onları daha sıkı denetlemesi anlamına da geliyordu.

Bu bağ, ölümünden sonra kabrinin yerini belirledi. Karinabad yakınlarında ölen paşanın naaşı, Esma Sultan'ın başvurusu üzerine İstanbul'a nakledildi ve Eyüpsultan'a defnedildi. Esma Sultan 13 Ağustos 1788 tarihinde İstanbul'da öldü ve o da Eyüpsultan'a gömüldü.

Birinci Sadareti ve Merkezî Yönetim

05 / 19 · 1 dk

Mühr-i hümayunu 30 Mart 1765 tarihinde III. Mustafa'dan aldı. Birinci sadareti 7 Ağustos 1768 tarihine kadar, üç yıl dört ay sürdü.

Göreve geldiğinde devlet, Koca Ragıp Paşa'nın 8 Nisan 1763 tarihindeki ölümünden sonra iki kısa sadaret geçirmişti. Ragıp Paşa'nın kurduğu savaş dışında kalma siyaseti henüz sürüyordu; Avrupa'da Yedi Yıl Savaşları 1763 yılında sona ermiş, kıtadaki güç dengesi yeniden kurulmaya başlamıştı.

Sadaretinin iç yönetimdeki ana hattı, taşra idaresinin merkeze bağlanmasıdır. Rumeli ve Anadolu'ya gönderilen emirlerle, sancak ve kaza idarelerinin ancak sadrazamdan çıkan yazılı izinle verilebileceği kuralı tekrarlandı. Amaç, taşradaki nüfuzlu ailelerin bu görevleri kendi aralarında dağıtmasını önlemekti.

Düzenlemenin dayandığı sorun açıktı. Mütesellimlik ve voyvodalık gibi görevler, iltizam düzeni içinde gelir kaynağı haline gelmişti ve bu görevleri elde eden aileler zamanla bölgelerinde kalıcı bir güç kurmuştu. Merkezî yönetim, gelirin toplanmasında bu ailelere muhtaç durumdaydı; buna karşılık onların denetimden çıkmasını istemiyordu.

Malî tarafta ise 1768 yılında başlayacak savaşın hazırlığından çok, mevcut düzenin korunması esas alındı. Hazine, Ragıp Paşa döneminden görece toparlanmış bir halde devralınmıştı.

Ayan Aileleriyle İlişkiler

06 / 19 · 1 dk

Birinci sadaretinin en çok tartışılan yönü, taşradaki ayan aileleriyle kurduğu ilişkidir. Ayan, bir bölgenin ileri gelenlerine verilen addır; on sekizinci yüzyılda bu kesim vergi toplama, asker yazma ve asayiş işlerinde fiilî yetki sahibi olmuştu.

Dönemin en güçlü iki ailesi Orta Anadolu'daki Çapanoğulları ile Batı Anadolu'daki Karaosmanoğulları'ydı. Her ikisi de kendi bölgelerinde mütesellimlik ve voyvodalık görevlerini uzun süre elinde tutmuş, geniş topraklar ve kendilerine bağlı silahlı kuvvet edinmişti.

Muhsinzade Mehmed Paşa'nın uygulaması, bu görevlerin ailelerin kendi aralarında devredilmesine izin vermemek üzerine kuruldu. Tayinlerin merkezden çıkması, ayan ailelerinin bölgelerindeki konumunu doğrudan sınırlıyordu.

Uygulama tam olarak yerleşmedi. Savaşın başlamasıyla birlikte merkez, asker ve para sağlamak için aynı ailelere yeniden başvurmak zorunda kaldı; savaş yılları ayanların gücünü azaltmak yerine artırdı.

Bu tabloyu ikinci sadaretinde kendisi de gördü. Şumnu'daki ordunun içinde ayan kuvvetleri önemli bir yer tutuyordu ve seferin yürütülmesi büyük ölçüde bu kuvvetlerin katılımına bağlıydı.

Ayanların yükselişi, sonraki kuşakta Alemdar Mustafa Paşa'nın sadaretine ve 1808 yılındaki Sened-i İttifak metnine kadar uzanan uzun bir sürecin parçasıdır.

1743

Taşra hizmetinde vezirlik rütbesiyle valilik ve kale muhafızlıklarında bulunmaya başladı.

Savaş Tartışması ve Azli

07 / 19 · 1 dk

1768 yılına gelindiğinde Rusya ile ilişkiler gerginleşmişti. Lehistan'daki taht kavgası ve Rus kuvvetlerinin bu ülkedeki hareketleri, İstanbul'da savaş yanlısı görüşü güçlendirdi.

Muhsinzade Mehmed Paşa savaşa girilmesine karşı çıktı. Gerekçesi askerîydi: Rumeli'deki kalelerin savunma durumunu yetersiz buluyor, ordunun hazırlığının tamamlanmadığını savunuyordu. Uzun serhad hizmeti, bu değerlendirmeye dayanak sayıldı.

Sarayda ve divanda ağırlık kazanan görüş bunun tersiydi. III. Mustafa ve çevresindeki savaş yanlısı çevre, hazırlık gerekçesini erteleme olarak yorumladı. Sadrazamın tutumu, bu çevre tarafından kararsızlık biçiminde değerlendirildi.

7 Ağustos 1768 tarihinde görevden alındı ve yerine Silahdar Mahir Hamza Paşa getirildi. Bazı kaynaklar azil tarihini eylül ayı olarak verir; sadrazam listeleri ile biyografi kayıtları arasındaki bu fark, azil kararının alınması ile mührün fiilen devredilmesi arasındaki süreyle açıklanır.

Azil, mal varlığına el konulmasıyla sonuçlanmadı. Kaynaklar bunu, göreve saygı gösterilmesi olarak kaydeder ve dönemin diğer azillerinden ayırır.

Savaş, azlinden iki ay sonra başladı. Rus elçisinin 6 Ekim 1768 tarihinde tutuklanmasıyla iki devlet arasında savaş hali doğdu ve altı yıl sürecek mücadele açıldı.

Sürgün ve Mora'daki Görevi

08 / 19 · 1 dk

Azlinin ardından önce Bozcaada'ya gönderildi. Kısa süre sonra çıkan ikinci bir emirle Rodos'a geçmesi istendi; gerekçe, görevden alınan sadrazamların Gelibolu ve çevresinde kalmasının usulden olmadığıydı.

Rodos'taki mecburi ikamet uzun sürmedi. Savaşın ilk yılında alınan sonuçlar, tecrübeli vezirlerin yeniden göreve çağrılmasını gerektirdi. 20 Temmuz 1769 tarihinde affedilerek Mora'da Anapoli muhafızlığına tayin edildi. Anapoli, Mora yarımadasının doğu kıyısındaki kale şehridir.

1770 yılının şubat ayında Mora'da Rus donanmasının desteklediği bir ayaklanma çıktı. Rus amirali Orlov'un Mani yarımadasına gelmesiyle başlayan hareket, kısa sürede Laconia ve Messenia bölgelerine yayıldı; ayaklanmacılar Mistra kalesini ele geçirdi ve Koron kalesini altı hafta kuşattı.

Muhsinzade Mehmed Paşa, Anapoli'deki kuvvetin başına geçti ve kuzey eyaletlerinden çağırdığı birliklerle karşı harekâta girişti. Tripoliçe önündeki çarpışmada ayaklanmacı kuvvetler ile onlara katılan Rus müfrezesi dağıtıldı.

Rus donanmasının 1770 yılının haziran ayında bölgeden ayrılmasıyla ayaklanma sona erdi. Bastırma harekâtına katılan başıbozuk birlikler yarımadada yıllarca kaldı ve bölgede uzun süren bir karışıklık dönemi başladı.

Bu başarı, adının yeniden merkezde anılmasını sağladı ve ikinci sadaretinin yolunu açtı.

İkinci Sadareti ve Serdar-ı Ekremlik

09 / 19 · 1 dk

28 Kasım 1771 tarihinde ikinci kez sadrazamlığa getirildi. Bazı sadrazam listeleri tayin tarihini 11 Aralık 1771 olarak verir. Aynı kararla serdar-ı ekrem tayin edildi.

Serdar-ı ekrem, padişah sefere çıkmadığında ordunun başında bulunan ve padişahın yetkilerini taşıyan başkomutandır. Sadrazamın bu sıfatla cepheye gitmesi, merkezdeki işlerin sadaret kaymakamı tarafından yürütülmesi anlamına gelirdi.

Göreve geldiğinde savaş dördüncü yılındaydı ve tablo ağırdı. Rus kuvvetleri 1769 yılında Hotin'i almış, 1770 yılında Larga ve Kartal muharebelerinde Osmanlı ordusunu geri püskürtmüş, aynı yılın haziran ayında Çeşme'de Osmanlı donanmasını yakmıştı. 1771 yılında Kırım Rus denetimine geçti.

Ordunun karargâhı 19 Aralık 1771 tarihinde Şumnu'da kuruldu. Şumnu, Balkan geçitlerinin kuzeyinde, Tuna hattı ile İstanbul yolu arasındaki kilit noktadır. Mevcut, kaynaklara göre otuz bin ile kırk bin arasında değişiyordu ve bu kuvvetin önemli bir bölümü ayan birliklerinden oluşuyordu.

İkinci sadaretinin programı, kaybedilmiş bir savaşı kazanmaya çalışmak değil, savaşı kabul edilebilir şartlarla bitirmek üzerine kuruldu. Bunun için hem cephede hattı tutmak hem de barış görüşmelerini sürdürmek gerekiyordu.

1756

Avrupa'da Yedi Yıl Savaşları başladı; Osmanlı Devleti savaşın dışında kaldı.

Tuna Cephesi ve Şumnu Karargâhı

10 / 19 · 1 dk

Tuna nehri, savaşın son yıllarında iki tarafın belirleyici hattıydı. Kuzey kıyısı Rus denetimindeydi; Osmanlı savunması nehrin güneyindeki kalelere ve Balkan geçitlerine dayanıyordu.

Silistre, Rusçuk, Vidin ve Yergöğü bu hattın başlıca kaleleridir. Rus kuvvetleri her yıl nehri geçmeyi ve Balkanlar'ın güneyine sarkmayı denedi; Osmanlı ordusu ise geçitleri kapatmaya ve kaleleri ayakta tutmaya çalıştı.

Şumnu, bu savunma düzeninin merkeziydi. Karargâhın burada kurulması, ordunun hem Tuna kalelerine hem de Edirne yönündeki yola aynı anda bakabilmesini sağlıyordu. Sadrazam savaşın son üç yılını büyük ölçüde bu karargâhta geçirdi.

Ordunun asıl sorunu mevcut değil, tedarikti. Uzayan savaş, yiyecek ve cephane akışını zorlaştırmış, asker yazımı taşradaki ayan kuvvetlerine bağlı hale gelmişti. Kaynaklar, birliklerin bir kısmının sefer mevsimi dışında dağıldığını kaydeder.

1773 yılında Rus kuvvetleri Silistre üzerine yürüdü ve kaleyi kuşattı. Kuşatma sonuçsuz kaldı, ancak nehrin güneyindeki hattın kırılabileceğini gösterdi.

Aynı yıl içinde iki taraf da kesin sonuç alamadı. Bu durum, cephedeki dengenin yalnızca askerî değil, görüşme masasındaki tutumlar üzerinden çözüleceği anlamına geliyordu.

Focşani ve Bükreş Barış Görüşmeleri

11 / 19 · 1 dk

Barış arayışı, ikinci sadaretinin daha ilk yılında başladı. 30 Mayıs 1772 tarihinde dört aylık bir mütareke imzalandı ve silahlar sustu.

Mütarekenin ardından 1772 yılının ağustos ayında Focşani'de bir barış kongresi toplandı. Görüşmeler kısa sürede tıkandı; anlaşmazlığın merkezinde Kırım'ın hukukî durumu vardı. Rusya, hanlığın Osmanlı Devleti'nden tamamen ayrılmasını istiyor, Osmanlı tarafı ise bu ayrılığın kabul edilemeyeceğini bildiriyordu.

Görüşmeler 23 Ekim 1772 tarihinde Bükreş'te yeniden başladı. Bu ikinci kongre de aynı meselede kilitlendi ve sonuç vermeden dağıldı. Çarpışmalar 1772 yılının aralık ayından itibaren yeniden başladı.

Görüşmelerin başarısızlığı, iki tarafın Kırım'a yüklediği anlamın farklılığından kaynaklanıyordu. Rusya için hanlığın ayrılması, Karadeniz'in kuzeyinde serbest hareket imkânı demekti. Osmanlı tarafı için ise hanlığın bağı, hem sınır güvenliğinin hem de padişahın halife sıfatının konusuydu.

Muhsinzade Mehmed Paşa görüşmelerin sürdürülmesinden yanaydı. Cephedeki durumu yakından bildiği için, askerî bir çözümün beklenemeyeceği görüşündeydi. Buna karşılık İstanbul'daki divan, cepheden gelen değerlendirmeleri karşılıksız bulup şartları reddetti.

İki kongrenin sonuçsuz kalması, savaşın bir buçuk yıl daha sürmesine yol açtı.

1774 Seferi ve Mütareke

12 / 19 · 1 dk

1774 yılının başında iki gelişme aynı anda oldu. 21 Ocak 1774 tarihinde III. Mustafa öldü ve yerine kardeşi I. Abdülhamid tahta çıktı. Yeni padişah, savaşın sonuçlandırılması işini aynı sadrazama bıraktı.

Sefer mevsimi açıldığında Rus kuvvetleri Tuna'yı geçti. 20 Haziran 1774 tarihinde Kozluca yakınında yapılan çarpışmada Osmanlı kuvvetleri dağıldı ve Rus birlikleri Şumnu yönünde ilerleyerek karargâhı kuşatma tehdidi altına aldı.

Bu tablo görüşmeleri hızlandırdı. Ordunun tedarik hattı zorlanmış, kuvvetlerin bir bölümü dağılmıştı; cephede yeni bir sefer mevsimini bekleyecek imkân kalmamıştı.

Muhsinzade Mehmed Paşa barış şartlarını görüşmek üzere heyet gönderdi. Osmanlı tarafında görüşmeleri sadaret çevresinden Ahmed Resmî Efendi ile İbrahim Münib Efendi yürüttü. Rus tarafında Mareşal Pyotr Rumyantsev ile Nikolay Repnin bulunuyordu.

Görüşmeler kısa sürdü. Metin, ordugâhlar arasındaki Küçük Kaynarca köyünde hazırlandı ve 21 Temmuz 1774 tarihinde imzalandı.

Kaynaklar, iki yıl önceki görüşmelerde ortaya konan şartların bu kez daha ağır olduğunu kaydeder. 1772 yılında İstanbul'un reddettiği metin ile 1774 yılında kabul edilen metin arasındaki fark, savaşın son iki yılındaki gelişmelerin sonucudur.

Haziran 1758

III. Ahmed'in kızı Esma Sultan ile evlendi ve damat unvanını aldı. Kaynaklar evlilik gününü 23 ve 24 Haziran olarak farklı verir.

Küçük Kaynarca Antlaşması

13 / 19 · 1 dk

Antlaşma 21 Temmuz 1774 tarihinde, bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Küçük Kaynarca köyünde imzalandı. Osmanlı tarafındaki imza Muhsinzade Mehmed Paşa'ya, Rus tarafındaki imza Mareşal Pyotr Rumyantsev'e aittir.

Metin 28 maddeden oluşur. Osmanlı Türkçesi, Rusça ve İtalyanca olmak üzere üç dilde yazıldı; iki metin arasında anlaşmazlık çıkması halinde İtalyanca metnin esas alınacağı kaydedildi.

Antlaşma, altı yıl süren savaşı sona erdirdi. Rusya, işgal ettiği Eflak, Boğdan, Besarabya, Bender kalesi ve Adalar Denizi'ndeki adaları Osmanlı Devleti'ne geri verdi. Geri verilen yerlerin halkına iki yıllık vergi muafiyeti tanındı.

Metin yalnızca sınır düzenlemesi değildi. Ticaret, elçilik, esirler, ibadet ve unvan kullanımı gibi başlıklarda kalıcı hükümler taşıyordu. Bu yönüyle, iki devlet arasındaki ilişkinin bütününü yeniden tarif eden bir belge oldu.

Antlaşmanın onaylanma süreci, imzadan önceki iki yılın tartışmasını da kapattı. Kaynaklar, sadrazamın 1772 yılındaki görüşmelerde ortaya çıkan metni kendi başına onaylamaktan kaçınıp meseleyi İstanbul'a sorduğunu, divanın da reddettiğini kaydeder. 1774 yılında ise cephedeki durum, metnin kabulünden başka bir yol bırakmadı.

İmza sırasında sadrazam hastaydı. Bu, görevindeki son işi oldu.

Antlaşmanın Hükümleri

14 / 19 · 1 dk

Antlaşmanın en çok tartışılan maddesi Kırım'a ilişkin olanıdır. Metne göre Kırım Hanlığı siyasî bakımdan bağımsız sayılıyor, iki devletin de hanlığın iç işlerine karışmaması kabul ediliyordu. Buna karşılık dinî bağ sürüyordu: hanlık halkı, halife sıfatını taşıyan Osmanlı padişahını dinî önder olarak tanımaya devam edecekti.

Hukukî düzenleme, üç yüz yıla yakın süren bağın çözülmesi anlamına geliyordu. Hanlığın bağımsız sayılması, Karadeniz'in kuzey kıyısındaki düzeni değiştirdi ve sonraki dokuz yılın tartışma konusunu oluşturdu.

Toprak maddelerine göre Kılburun, Kerç, Yenikale ve Azak kaleleri Rusya'ya bırakıldı. Ayrıca Dinyeper ile Bug nehirleri arasındaki bölge ile Kabartay tarafındaki topraklar Rusya'nın oldu.

Ticaret ve deniz maddeleri, metnin uzun vadede en etkili bölümüdür. Rus ticaret gemilerine Karadeniz'de serbest dolaşım ve boğazlardan geçiş hakkı tanındı. Rusya'ya, İngiltere ve Fransa'ya tanınan kapitülasyon şartlarının aynısı verildi; İstanbul'da daimî elçilik ve Osmanlı şehirlerinde konsolosluk açma hakkı kabul edildi.

Dinî maddeler arasında, Rusya'nın İstanbul'da Ortodoks usulüne göre bir kilise yaptırabilmesi ve bu kilisenin Rus elçisinin gözetiminde bulunması yer alır. Esirler ve savaş tutsakları karşılıksız serbest bırakıldı.

Malî maddeye göre Rusya'ya savaş tazminatı ödenmesi kabul edildi. Kaynaklar bu tutarı 15.000 kese, karşılığı olarak da 4,5 milyon ruble biçiminde verir ve ödemenin üç yıla yayıldığını kaydeder.

Hastalığı ve Ölümü

15 / 19 · 1 dk

Antlaşmanın imzalandığı günlerde sağlığı bozulmuştu. Uzun süren sefer, karargâh hayatı ve yaşı, kaynaklarda hastalığın sebepleri arasında sayılır. Yetmiş yaşına yaklaşmıştı.

Barışın ardından ordunun geri çekilmesi ve İstanbul'a dönüş hazırlıkları başladı. Sadrazam yürüyemeyecek durumda olduğu için sedye ile taşındı.

4 Ağustos 1774 tarihinde, Karinabad yakınlarında öldü. Karinabad, Balkan geçitlerinin güneyinde, Şumnu ile Edirne arasındaki yol üzerindedir. Ölümü, Küçük Kaynarca Antlaşması'nın imzalanmasından iki hafta sonradır.

İlk defin yeri konusunda kaynaklar ayrışır: bir kısmı öldüğü yer olan Karinabad'ı, bir kısmı Edirne'deki Eski Cami hazîresini kaydeder. Naaşın daha sonra İstanbul'a nakledilmesi konusunda ise ayrılık yoktur.

Nakil, eşi Esma Sultan'ın başvurusu üzerine yapıldı. Kabri Eyüpsultan'dadır ve türbe kapısının yanına yerleştirildiği kaydedilir.

Görevi azille değil ölümle sona erdi. Yerine 11 Ağustos 1774 tarihinde İzzet Mehmed Paşa getirildi; sadrazam listelerinde görev bitiş tarihi 6 Ağustos 1774 olarak da yer alır. Bu fark, ölüm haberinin İstanbul'a ulaşma süresiyle açıklanır.

Cephede görevdeyken ölen sadrazamlar Osmanlı tarihinde az değildir; ancak bir barış antlaşmasını imzaladıktan iki hafta sonra ölmek, adının doğrudan o metinle birlikte anılması sonucunu doğurdu. Sadrazamlık listelerinde ikinci görev süresi, ölüm tarihine göre iki yıl sekiz ay olarak verilir.

8 Nisan 1763

Koca Ragıp Paşa öldü; savaş dışında kalma siyasetinin sürdüğü dönem sona ermeye başladı.

Tarikat Bağı ve Vakıfları

16 / 19 · 1 dk

Muhsinzade Mehmed Paşa, İstanbul'da kurulmuş olan Cerrâhiyye tarikatına bağlıydı. Tarikatın kurucusu Nûreddin Cerrâhî 1721 yılında ölmüş, adına kurulan tekke Karagümrük'te faaliyet gösteriyordu.

Tarikat çevresindeki en kalıcı katkısı yazılı olanıdır. Nûreddin Cerrâhî'nin hayatına dair kaleme aldığı eser, bu konudaki ilk çalışma sayılır. Bir devlet adamının kendi bağlı olduğu tarikatın kurucusu hakkında eser yazması, dönemin devlet adamlığı ile tasavvuf çevreleri arasındaki bağı gösteren örneklerden biridir.

Tekkeye değerli yazma eserlerden oluşan bir kütüphane vakfetti. Bu koleksiyon, 1782 yılındaki Balat yangınında yandı ve günümüze ulaşmadı.

Vakıflarının kapsamı yalnızca tekke ile sınırlı değildi. Sadrazamlık geliriyle kurduğu vakıflar ve İstanbul'daki gelir getiren mülkleri, kendisinden sonra da varlığını sürdürdü ve arşiv kayıtlarına dayanan çalışmaların konusu oldu.

On sekizinci yüzyıl sadrazamlarının çoğu adını cami, külliye ya da kütüphane gibi görünür yapılarla yaşattı. Muhsinzade Mehmed Paşa'nın kariyeri neredeyse tamamen taşrada ve cephede geçtiği için, hayratı bu ölçekte bir yapı bırakmadı. Adı, vakıf kayıtları ve tekke kütüphanesi üzerinden anılır.

Cerrâhiyye, İstanbul'da doğmuş tarikatlar arasında sayılır ve merkez tekkesi Karagümrük'tedir. Devlet adamlarının bir tarikat çevresine bağlanması, o dönemde hem şahsî bir tercih hem de şehrin sosyal hayatı içinde bir bağ kurma biçimiydi; vakfedilen kitaplar da bu bağın en somut izini bırakır.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

17 / 19 · 1 dk

Hakkında en çok anılan değerlendirme, sadaret çevresinde bulunan ve barış görüşmelerini yürüten Ahmed Resmî Efendi'ye aittir. Ahmed Resmî Efendi onu tecrübeli, temkinli ve ölçülü bir vezir olarak tanımlar.

Bu tanım, kariyerinin bütünüyle uyumludur. Uzun serhad hizmeti, savaş ve barış kararlarını askerî imkânlara bakarak değerlendiren bir yaklaşımı beraberinde getirdi. Birinci sadaretinde savaşa karşı çıkışı da, ikinci sadaretinde barış görüşmelerini sürdürmesi de aynı yaklaşımın parçasıdır.

Aynı temkinli tutum, kendisine yöneltilen eleştirinin de kaynağıdır. 1772 yılındaki görüşmelerde ortaya çıkan metni kendi yetkisiyle onaylamayıp İstanbul'a danışması, kaynakların bir kısmında fazla ihtiyat olarak değerlendirilir; savaşın iki yıl daha sürmesi bu kararla ilişkilendirilir. Kaynakların bir kısmı ise bu tutumu, serdar-ı ekremin yetkisini aşmama kaygısıyla açıklar.

İdarî tarafta merkezî denetimi savunan çizgide durdu. Taşra görevlerinin merkezden dağıtılması üzerinde durması, yerel güç odaklarının kalıcılaşmasına karşı bir tercihti.

Avrupa siyasetini takip ettiği kaydedilir. Rusya'nın ve Avusturya'nın hareket alanı hakkındaki değerlendirmeleri, sınır boyunda edindiği bilgiye dayanıyordu.

Tasavvufa bağlılığı ve kitap vakfetmesi, savaş yıllarının dışında kalan tarafını gösterir.

Mirası ve Tarihteki Yeri

18 / 19 · 1 dk

Muhsinzade Mehmed Paşa, Osmanlı tarihinde adı doğrudan tek bir belgeyle anılan sadrazamlardandır. Küçük Kaynarca Antlaşması'nın Osmanlı tarafındaki imzası ona aittir ve bu metin, sonraki elli yılın dış siyasetini belirleyen çerçeveyi kurdu.

Antlaşmanın Kırım'a ilişkin maddesi, imzadan dokuz yıl sonra 1783 yılında Rusya'nın hanlığı kendi topraklarına katmasıyla tartışmanın merkezine oturdu. Bu tarihe kadar 1779 yılında imzalanan Aynalıkavak düzenlemesiyle bir ara çözüm arandı; Osmanlı Devleti Rusya'nın desteklediği hanı tanıdı, buna karşılık hanların seçiminde padişahın halife sıfatıyla onayının alınması kabul edildi. Düzenleme kalıcı olmadı.

Ticaret ve elçilik maddeleri de uzun vadeli sonuçlar doğurdu. Karadeniz'in Rus ticaret gemilerine açılması, denizin kapalı bir Osmanlı iç denizi olma niteliğini sona erdirdi.

Savaşın ve antlaşmanın sorumluluğu tek bir kişiye bağlanmaz. Metnin ortaya çıktığı şartlar, 1768 yılında alınan savaş kararına, altı yıllık seferin gidişine ve 1772 yılındaki görüşmelerin sonuçsuz kalmasına dayanır. Kaynaklar, sadrazamın savaşa girilmesine baştan karşı çıkan isim olmasını, tablonun değerlendirilmesinde ayrıca kaydeder.

İki ayrı sadaret döneminde toplam altı yıla yakın görev yaptı. Birinci dönemi taşra idaresinin merkeze bağlanması çabasıyla, ikinci dönemi ise savaşın sonlandırılmasıyla anılır.

30 Mart 1765

Birinci kez sadrazamlığa getirildi; mühr-i hümayunu III. Mustafa'dan aldı.

Aynı Yıllarda Dünya

19 / 19 · 1 dk

1763: Paris ve Hubertusburg antlaşmalarıyla Yedi Yıl Savaşları sona erdi.

1766: 22 Mayıs günü İstanbul'da büyük bir deprem oldu; Fatih Camii'nin kubbesi ve minareleri yıkıldı.

1769: James Watt geliştirdiği buhar makinesinin patentini aldı.

1770: Çeşme'de Osmanlı donanması Rus filosu tarafından yakıldı.

1772: Rusya, Prusya ve Avusturya arasında Lehistan'ın birinci paylaşımı yapıldı.

1773: Rusya'da Pugaçov ayaklanması başladı.

1774: Fransa'da XV. Louis öldü, yerine XVI. Louis tahta çıktı.

1774: Kuzey Amerika'da Britanya yönetimine karşı Birinci Kıta Kongresi toplandı.

Kronoloji

37 olay
  • 18. yüzyıl
  • İstanbul'da Molla Gürani semtinde doğdu. Doğum yılı kaynaklarda yaklaşık olarak verilir.

  • Babası Muhsinzade Abdullah Paşa sadrazamlığa getirildi; kendisi bu dönemde kapıcılar kethüdalığı görevinde bulundu.

  • Taşra hizmetinde vezirlik rütbesiyle valilik ve kale muhafızlıklarında bulunmaya başladı.

  • Avrupa'da Yedi Yıl Savaşları başladı; Osmanlı Devleti savaşın dışında kaldı.

  • III. Ahmed'in kızı Esma Sultan ile evlendi ve damat unvanını aldı. Kaynaklar evlilik gününü 23 ve 24 Haziran olarak farklı verir.

  • Koca Ragıp Paşa öldü; savaş dışında kalma siyasetinin sürdüğü dönem sona ermeye başladı.

  • Rumeli ve Anadolu'ya gönderilen emirlerle sancak idarelerinin merkezden yazılı izinle verilmesi kuralı tekrarlandı.

  • Birinci kez sadrazamlığa getirildi; mühr-i hümayunu III. Mustafa'dan aldı.

  • Taşra görevlerinin dağıtımına ilişkin düzenleme yenilendi; Çapanoğulları ve Karaosmanoğulları gibi ayan aileleri bu uygulamanın muhatabı oldu.

  • İstanbul'da büyük deprem oldu; Fatih Camii ve çevresindeki yapılar ağır hasar gördü.

  • Rusya ile savaşa girilmesine karşı çıktığı için sadrazamlıktan azledildi; yerine Silahdar Mahir Hamza Paşa getirildi.

  • Önce Bozcaada'ya gönderildi, ardından çıkan ikinci emirle Rodos'a geçmesi istendi. Mal varlığına el konulmadı.

  • Rus elçisinin tutuklanmasıyla Rusya ile savaş hali başladı.

  • Rus kuvvetleri Dinyester'i geçerek Boğdan'a girdi ve Hotin kalesini aldı.

  • Affedilerek Mora'da Anapoli muhafızlığına tayin edildi.

  • Anapoli'deki kuvvetin başına geçerek Tripoliçe önünde ayaklanmacı kuvvetleri ve onlara katılan Rus müfrezesini dağıttı.

  • Mora'da Rus donanmasının desteklediği ayaklanma başladı; ayaklanmacılar Mistra'yı ele geçirdi ve Koron'u kuşattı.

  • Çeşme'de Osmanlı donanması Rus filosu tarafından yakıldı.

  • Kartal Muharebesi'nde Osmanlı ordusu Tuna'nın kuzeyinde ağır kayıp verdi.

  • Rus kuvvetleri Kırım'ı denetim altına aldı.

  • İkinci kez sadrazamlığa ve aynı zamanda serdar-ı ekremliğe getirildi. Bazı sadrazam listeleri tarihi 11 Aralık 1771 olarak verir.

  • Ordunun karargâhı Şumnu'da kuruldu.

  • Rusya ile dört aylık mütareke imzalandı.

  • Focşani'de barış kongresi toplandı; görüşmeler Kırım'ın hukukî durumu üzerinde tıkandı.

  • Görüşmeler Bükreş'te yeniden başladı; bu kongre de sonuçsuz kaldı.

  • Görüşmelerin kesilmesi üzerine çarpışmalar yeniden başladı.

  • Rus kuvvetleri Silistre üzerine yürüdü ve kaleyi kuşattı; kuşatma sonuç vermedi.

  • Naaşı, eşi Esma Sultan'ın başvurusu üzerine İstanbul'a nakledildi ve Eyüpsultan'a defnedildi.

  • III. Mustafa öldü, yerine I. Abdülhamid tahta çıktı; sadaret ve serdar-ı ekremlik görevi devam etti.

  • Kozluca yakınındaki çarpışmada Osmanlı kuvvetleri dağıldı; Rus birlikleri Şumnu yönünde ilerledi.

  • Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı; Osmanlı tarafındaki imza kendisine, Rus tarafındaki imza Mareşal Pyotr Rumyantsev'e aittir.

  • İstanbul'a sedye ile götürülürken Karinabad yakınlarında öldü; görevi azille değil ölümle sona erdi.

  • Yerine İzzet Mehmed Paşa sadrazamlığa getirildi.

  • Aynalıkavak düzenlemesiyle Kırım'daki taht meselesine ara çözüm arandı; hanların seçiminde padişahın halife sıfatıyla onayı kabul edildi.

  • Balat yangınında, Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'ne vakfettiği yazma eser koleksiyonu yandı.

  • Rusya Kırım'ı kendi topraklarına kattığını ilan etti; Küçük Kaynarca ile kurulan bağımsız hanlık düzeni sona erdi.

  • Eşi Esma Sultan İstanbul'da öldü ve Eyüpsultan'a defnedildi.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 6 yıl
30 Mart 1765 - 7 Ağustos 1768Padişah: III. Mustafa · Rusya ile savaşa girilmesine karşı çıktığı için azledildi. Kaynakların bir kısmı azil tarihini 1768 yılının eylül ayı olarak verir.
3 yıl 4 ay
28 Kasım 1771 - 4 Ağustos 1774Padişah: III. Mustafa ve I. Abdülhamid · Aynı kararla serdar-ı ekrem tayin edildi. Görev ölümüyle sona erdi. Sadrazam listelerinde başlangıç 11 Aralık 1771, bitiş 6 Ağustos 1774 olarak da yer alır.
2 yıl 8 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

2 padişah

Savaşlar ve Seferler

4 kayıt
0Zafer
0Yenilgi
4Sonuçsuz
1768-1774 Osmanlı Rus SavaşıRusya · Savaşa girilmesine birinci sadaretinde karşı çıktı; savaşın son üç yılında serdar-ı ekrem sıfatıyla ordunun başında bulundu.
Küçük Kaynarca Antlaşması ile sona erdi
Mora'daki ayaklanmanın bastırılmasıRus donanmasının desteklediği ayaklanmacı kuvvetler · Anapoli muhafızı olarak kuvvetin başına geçti ve Tripoliçe önündeki çarpışmada ayaklanmacıları dağıttı. Rus donanması haziran ayında bölgeden ayrıldı.
Ayaklanma bastırıldı
Silistre'nin savunulmasıRusya · Rus kuvvetleri Tuna'yı geçerek kaleyi kuşattı; kale elde tutuldu.
Kuşatma sonuç vermedi
Kozluca çarpışmasıRusya · Rus birliklerinin Şumnu yönünde ilerlemesi barış görüşmelerinin hızlanmasına yol açtı.
Osmanlı kuvvetleri dağıldı

Antlaşmalar

2 antlaşma
Dört aylık mütarekeRusya · Focşani ve Bükreş kongrelerinin toplanmasına imkân verdi; görüşmelerin sonuçsuz kalmasıyla çarpışmalar yeniden başladı.
Küçük Kaynarca AntlaşmasıRusya · 28 maddeden oluşur; Osmanlı Türkçesi, Rusça ve İtalyanca yazıldı. Osmanlı tarafındaki imza Muhsinzade Mehmed Paşa'ya, Rus tarafındaki imza Mareşal Pyotr Rumyantsev'e aittir.

Eserleri

3 eser
kitapNûreddin Cerrâhî'nin hayatına dair eserİstanbul · Cerrâhiyye tarikatının kurucusu hakkında kaleme alınan ilk çalışma sayılır.
kütüphane vakfıNûreddin Cerrâhî Tekkesi KütüphanesiKaragümrük, İstanbul · Değerli yazma eserlerden oluşan koleksiyon tekkeye vakfedildi; 1782 yılındaki Balat yangınında yandı.
vakıfMuhsinzade Mehmed Paşa vakıflarıİstanbul · Sadrazamlık gelirleriyle kurulan vakıflar ve gelir getiren mülkler, arşiv kayıtlarına dayanan çalışmaların konusudur.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Muhsinzade Mehmed Paşa

Sadrazamlığın alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Muhsinzade Mehmed Paşa mührü iki kez aldı: 30 Mart 1765 tarihinde III. Mustafa'dan, 28 Kasım 1771 tarihinde yine aynı padişahtan. İkinci tayininde mühürle birlikte serdar-ı ekremlik de verildi; bu sıfat, padişah sefere çıkmadığında ordunun başında bulunan komutanın padişah yetkilerini taşıması anlamına gelir. Mühür birinci dönemde azille geri alındı, ikinci dönemde ise ölümüyle boşaldı.

Aile Ağacı

3 kişi
Aile ağacı
BabasıMAMuhsinzade Abdullah Paşa1737
Annesi
EşiESEsma Sultan
Muhsinzade Mehmed PaşaMuhsinzade Mehmed Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

9 kişi
M
III. MustafaOsmanlı padişahı · 1757-1774Mührü iki kez ondan aldı; 1768 yılındaki azil de onun kararıdır
A
I. AbdülhamidOsmanlı padişahı · 1774-1789Küçük Kaynarca Antlaşması onun saltanatının ilk yılında imzalandı
ES
Esma SultanHanedan üyesi · 1726-1788Eşidir; III. Ahmed'in kızı ve iki padişahın kız kardeşidir
AR
Ahmed Resmî EfendiDiplomat ve tarihçi · 1700-1783Küçük Kaynarca görüşmelerini Osmanlı tarafında yürüttü; hakkındaki değerlendirme de ona aittir
KR
Koca Ragıp PaşaSadrazam · 1757-1763Kendisinden önceki dönemin savaş dışında kalma siyasetini kuran sadrazamdır
K
II. KaterinaRusya imparatoriçesi · 1762-1796Savaşın ve Küçük Kaynarca Antlaşması'nın Rus tarafındaki hükümdarıdır
PR
Pyotr RumyantsevRus mareşali · 1768-1774Antlaşmanın Rus tarafındaki imza sahibidir
AS
Aleksandr SuvorovRus komutanı · 1774Kozluca yakınındaki çarpışmayı yöneten Rus komutandır
CG
Cezayirli Gazi Hasan PaşaKaptanıderya · 1770-1790Çeşme baskınından sonra donanmanın yeniden kurulmasını yürüttü; sonraki yılların en etkili ismi oldu

İlkler ve Enler

5 başlık
Kırım Hanlığı'nın Osmanlı Devleti'nden ayrılmasını kabul eden antlaşmayı imzalayan sadrazam21 Temmuz 1774
Osmanlı tarihinde savaş tazminatı ödenmesini öngören ilk antlaşmayı imzalayan sadrazam1774
Rus ticaret gemilerine Karadeniz'de serbest dolaşım ve boğazlardan geçiş hakkı tanıyan antlaşmayı imzalayan sadrazam1774
Rusya'ya İstanbul'da daimî elçilik ve Osmanlı şehirlerinde konsolosluk hakkı veren antlaşmayı imzalayan sadrazam1774
Nûreddin Cerrâhî'nin hayatına dair ilk eseri kaleme alan devlet adamıon sekizinci yüzyıl

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

5 madde

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışKüçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım doğrudan Rusya'ya verildi.
DoğruAntlaşma Kırım Hanlığı'nı siyasî bakımdan bağımsız saydı ve iki devletin de hanlığın iç işlerine karışmamasını kabul etti; halkın halife sıfatıyla Osmanlı padişahına dinî bağlılığı sürdü. Rusya hanlığı 1783 yılında, antlaşmadan dokuz yıl sonra kendi topraklarına kattı.
YanlışMuhsinzade Mehmed Paşa 1768 yılındaki savaşın başlamasından sorumludur.
DoğruSavaşa girilmesine karşı çıktığı için 7 Ağustos 1768 tarihinde görevden alındı. Rus elçisinin tutuklanmasıyla savaş hali, azlinden iki ay sonra 6 Ekim 1768 tarihinde doğdu. Cepheye ikinci sadaretinde, 1771 yılında döndü.
YanlışKüçük Kaynarca Antlaşması yalnızca toprak maddelerinden oluşur.
DoğruMetin 28 maddedir ve ticaret, elçilik, konsolosluk, esirlerin serbest bırakılması, ibadet ve unvan kullanımı gibi başlıkları da kapsar. Rus ticaret gemilerine Karadeniz'de serbest dolaşım hakkı ve Rusya'ya kapitülasyon şartlarının tanınması, uzun vadede en etkili hükümler arasında sayılır.
YanlışAntlaşma imzalandıktan sonra azledildi.
DoğruGörevi azille sona ermedi. İmza sırasında hastaydı ve İstanbul'a dönmek üzere sedye ile yola çıkarıldı; 4 Ağustos 1774 tarihinde Karinabad yakınlarında öldü. Yerine 11 Ağustos 1774 tarihinde İzzet Mehmed Paşa getirildi.
YanlışSadrazamlığa merkez kalemlerinden geldi.
DoğruKariyeri saray hizmetinde başladı ve neredeyse tamamı taşrada geçti. Maraş, Adana, Halep, Anadolu ve Bosna valilikleri ile İnebahtı, Bender, Hotin, Özi ve Eğriboz muhafızlıklarında bulundu, Rumeli beylerbeyliğine birden çok kez tayin edildi.
YanlışKüçük Kaynarca görüşmelerini sadrazam tek başına yürüttü.
DoğruOsmanlı tarafında görüşmeleri Ahmed Resmî Efendi ile İbrahim Münib Efendi yürüttü, Rus tarafında Mareşal Pyotr Rumyantsev ile Nikolay Repnin bulundu. Sadrazamın imzası nihaî metne aittir. Antlaşma Osmanlı Türkçesi, Rusça ve İtalyanca olmak üzere üç dilde yazıldı.

Künye

Doğum1704 dolayları, İstanbul
Ölüm4 Ağustos 1774, Karinabad yakınlarıHicri 25 Cemaziyelevvel 1188
GörevSadrazam, 30 Mart 1765 - 7 Ağustos 1768 ve 28 Kasım 1771 - 4 Ağustos 1774
SıraSadrazam
PadişahIII. Mustafa, I. Abdülhamid
BabasıMuhsinzade Abdullah Paşa
Memleketİstanbul
DefinEyüpsultan, İstanbul
UnvanVezîriâzam, Serdar-ı Ekrem, Damat

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Muhsinzade Mehmed Paşa hangi yıllarda sadrazamlık yaptı?
İki ayrı dönemde görev yaptı. Birincisi 30 Mart 1765 ile 7 Ağustos 1768 arasında, ikincisi 28 Kasım 1771 ile 4 Ağustos 1774 arasındadır. İkinci görevi azille değil ölümüyle sona erdi.
Muhsinzade Mehmed Paşa'nın babası kimdir?
Babası, 1737 yılında sadrazamlık yapan Muhsinzade Abdullah Paşa'dır. Baba oğul aynı makama gelen Osmanlı devlet adamlarındandır. Kendisi devlet hizmetine silahşor olarak girdi, babasının sadareti sırasında kapıcılar kethüdalığında bulundu.
Muhsinzade Mehmed Paşa neden 1768 yılında azledildi?
Rusya ile savaşa girilmesine karşı çıktı; Rumeli kalelerinin savunma durumunu ve ordunun hazırlığını yetersiz buluyordu. Sarayda ağırlık kazanan savaş yanlısı görüş bu tutumu kararsızlık olarak değerlendirdi. 7 Ağustos 1768 tarihinde görevden alındı ve yerine Silahdar Mahir Hamza Paşa getirildi.
Muhsinzade Mehmed Paşa azledildikten sonra nereye gönderildi?
Önce Bozcaada'ya gönderildi, ardından çıkan ikinci bir emirle Rodos'a geçmesi istendi. Mal varlığına el konulmadı. 20 Temmuz 1769 tarihinde affedilerek Mora'da Anapoli muhafızlığına tayin edildi.
Muhsinzade Mehmed Paşa Mora'da ne yaptı?
1770 yılının şubat ayında Rus donanmasının desteğiyle başlayan ayaklanma sırasında Anapoli'deki kuvvetin başına geçti. Kuzey eyaletlerinden çağırdığı birliklerle Tripoliçe önünde ayaklanmacı kuvvetleri ve onlara katılan Rus müfrezesini dağıttı. Rus donanmasının haziran ayında bölgeden ayrılmasıyla ayaklanma sona erdi.
Serdar-ı ekrem ne demektir ve Muhsinzade Mehmed Paşa neden bu unvanı taşıdı?
Serdar-ı ekrem, padişah sefere çıkmadığında ordunun başında bulunan ve padişahın yetkilerini taşıyan başkomutandır. Muhsinzade Mehmed Paşa 28 Kasım 1771 tarihinde ikinci kez sadrazamlığa getirilirken aynı kararla serdar-ı ekrem tayin edildi. Savaşın son üç yılını büyük ölçüde Şumnu'daki karargâhta geçirdi.
Küçük Kaynarca Antlaşması ne zaman ve nerede imzalandı?
Antlaşma 21 Temmuz 1774 tarihinde, bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Küçük Kaynarca köyünde imzalandı. Osmanlı tarafındaki imza Muhsinzade Mehmed Paşa'ya, Rus tarafındaki imza Mareşal Pyotr Rumyantsev'e aittir. Metin 28 maddeden oluşur.
Küçük Kaynarca Antlaşması Kırım hakkında ne getirdi?
Metne göre Kırım Hanlığı siyasî bakımdan bağımsız sayıldı ve iki devletin de hanlığın iç işlerine karışmaması kabul edildi. Dinî bağ sürdü: hanlık halkı halife sıfatını taşıyan Osmanlı padişahını dinî önder olarak tanımaya devam edecekti. Bu düzen, Rusya'nın 1783 yılında hanlığı kendi topraklarına katmasıyla sona erdi.
Küçük Kaynarca Antlaşması'nın diğer başlıca maddeleri nelerdir?
Kılburun, Kerç, Yenikale ve Azak kaleleri ile Dinyeper ve Bug arasındaki bölge Rusya'ya bırakıldı. Rus ticaret gemilerine Karadeniz'de serbest dolaşım ve boğazlardan geçiş hakkı tanındı, İstanbul'da daimî elçilik ve şehirlerde konsolosluk açma hakkı kabul edildi. Rusya işgal ettiği Eflak, Boğdan, Besarabya ve adaları geri verdi.
Küçük Kaynarca Antlaşması'nda tazminat ödendi mi?
Antlaşma Rusya'ya savaş tazminatı ödenmesini öngördü. Kaynaklar tutarı 15.000 kese, karşılığı olarak da 4,5 milyon ruble biçiminde verir. Ödemenin üç yıla yayıldığı kaydedilir.
Barış görüşmeleri neden 1772 yılında sonuçsuz kaldı?
30 Mayıs 1772 tarihinde dört aylık mütareke imzalandı, ardından ağustos ayında Focşani'de, ekim ayında Bükreş'te kongreler toplandı. Görüşmeler Kırım'ın hukukî durumu üzerinde tıkandı. Sadrazam ortaya çıkan metni kendi yetkisiyle onaylamayıp İstanbul'a danıştı, divan da şartları reddetti; çarpışmalar aralık ayında yeniden başladı.
Muhsinzade Mehmed Paşa ne zaman ve nerede öldü?
Antlaşmanın imzalandığı günlerde hastaydı ve İstanbul'a sedye ile götürülüyordu. 4 Ağustos 1774 tarihinde Karinabad yakınlarında öldü. Ölümü, Küçük Kaynarca Antlaşması'nın imzalanmasından iki hafta sonradır.
Muhsinzade Mehmed Paşa nereye gömüldü?
İlk defin yeri konusunda kaynaklar ayrışır; bir kısmı öldüğü yer olan Karinabad'ı, bir kısmı Edirne'deki Eski Cami hazîresini kaydeder. Naaşı daha sonra eşi Esma Sultan'ın başvurusu üzerine İstanbul'a nakledildi. Kabri Eyüpsultan'dadır.
Muhsinzade Mehmed Paşa'nın eşi kimdir?
Eşi, III. Ahmed'in kızı Esma Sultan'dır. 1758 yılının haziran ayında evlendiler ve bu evlilikle damat unvanını aldı. Esma Sultan, hizmet ettiği iki padişahın, III. Mustafa ile I. Abdülhamid'in kız kardeşiydi.
Muhsinzade Mehmed Paşa'nın tarikat bağı var mıydı?
İstanbul'da kurulmuş olan Cerrâhiyye tarikatına bağlıydı. Tarikatın kurucusu Nûreddin Cerrâhî'nin hayatına dair kaleme aldığı eser, bu konudaki ilk çalışma sayılır. Karagümrük'teki tekkeye değerli yazma eserlerden oluşan bir kütüphane vakfetti; koleksiyon 1782 yılındaki Balat yangınında yandı.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q1584182 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026