Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul20°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Öküz Mehmed Paşa
Sadrazamlar · Duraklama dönemi

Öküz Mehmed Paşa

اوكوز محمد پاشا

Damat Mehmed Paşa·Öküz Kara Mehmed Paşa·Kulkıran Mehmed Paşa·Kara Mehmed Paşa

Sadaret 1614-1616 · 1619-1619Doğum bilinmiyor; İstanbul, KaragümrükÖlüm Halep; ölüm yılı kaynaklarda ayrışır, bir kısmı 1621, bir kısmı 1619 yılını verir

Öküz Mehmed Paşa, 1614-1616 ve 1619 yıllarında iki kez sadrazamlık yapan, Mısır'da vergi düzenini değiştiren ve Ulukışla külliyesini yaptıran devlet adamıdır.

2Kez sadrazam
2Padişaha hizmet
4Savaş ve sefer
8Eser
2Çocuk

Öküz Mehmed Paşa Kimdir?

16 dk okuma

Öküz Mehmed Paşa, iki ayrı dönemde sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. Birinci sadareti 17 Ekim 1614 ile 17 Kasım 1616 tarihleri arasında I. Ahmed döneminde, ikinci sadareti 18 Ocak 1619 ile 23 Aralık 1619 tarihleri arasında Genç Osman döneminde geçti.

İstanbul'un Karagümrük semtinde doğdu. Babasının aynı semtte öküz nalbantlığı yaptığı kaydedilir; Öküz lakabı bu meslekten gelir ve kaynaklara göre daha çok muhalifleri tarafından kullanılmıştır. Saraya alınarak yetiştirildi, iç kiler kethüdalığı ve silahdarlık görevlerinde bulundu, 1607 yılında vezirlik rütbesiyle Mısır beylerbeyiliğine gönderildi.

Mısır'daki dört buçuk yıllık valiliği kariyerinin en çok kaydedilen bölümüdür. Vergi tahsilatındaki aracı kademeleri kaldırdı, halktan çeşitli adlar altında toplanan yükleri sona erdirdi ve buna karşı çıkan ocak mensuplarına karşı sert tedbirler aldı. Bu uygulamaları sebebiyle Kulkıran lakabıyla anıldı.

1611 yılında başkente çağrıldı, aynı yılın ekim ayında kaptanıderyalığa getirildi ve I. Ahmed'in kızı Gevherhan Sultan ile nikâhlanarak Damat unvanını aldı. Nasuh Paşa'nın idam edilmesi üzerine 17 Ekim 1614 tarihinde vezîriâzamlığa yükseldi.

Birinci sadaretinin ana konusu doğu cephesiydi. 1616 yılında Revan önlerine varan ordunun kuşatması sonuç vermedi ve kuşatma kaldırıldı; sadrazam bu sefer sebebiyle azledildi. İkinci sadaretinde sikke düzenlemesi yaptı ve İran ile yürütülen müzakerelerin sonucunu bağlayan antlaşmayı tamamladı.

Kaptanıderya Güzelce Ali Paşa ile anlaşmazlığa düşünce 23 Aralık 1619 tarihinde görevden alındı, malları müsadere edildi ve Halep beylerbeyiliğine gönderildi. Halep'te öldü ve orada sağlığında yaptırdığı türbeye gömüldü.

1567

Saraya alınarak eğitime başladığı kaydedilir; doğum yılı bilinmemektedir.

Doğumu ve Kökeni

01 / 20 · 1 dk

Öküz Mehmed Paşa'nın doğum yılı bilinmez. Kaynaklarda kesinleşmiş bir doğum kaydı yoktur; hayatının ilk yılları hakkındaki bilgiler saraya alınmasıyla başlar.

Doğum yeri konusunda kaynaklar birleşir: İstanbul'un Karagümrük semtinde dünyaya geldi. Karagümrük, surların iç tarafında, Edirnekapı ile Fatih arasında kalan eski bir mahalledir. Kendisi de sonraki yıllarda buraya cami, çeşme ve mektepten oluşan bir hayrat bıraktı.

Kökeni konusunda kaynaklar Türk asıllı olduğunu kaydeder. Bu, on yedinci yüzyıl başındaki vezîriâzamlar arasında yaygın bir durum değildir; aynı dönemde makama gelenlerin büyük bölümü devşirme ya da saray hizmetine taşradan alınmış kişilerdi.

Babası Karagümrük'te öküz nalbantlığı yapıyordu. Nalbant, hayvanların tırnaklarına nal çakan zanaatkârdı; öküz nalbantlığı ise koşum ve yük hayvanlarına bakan ayrı bir koldu. Babasının adı kaynaklarda farklı verilir: vakfiyesinde Ali olarak geçerken Osmanlı tarihlerinde çoğunlukla başka bir isimle kaydedilir.

Öküz lakabı doğrudan bu meslekten gelir. Bu lakabın Oğuz adının değişmiş biçimi olduğu yolundaki açıklama kaynaklarda kabul görmez. Kaynaklar lakabın daha çok muhalifleri tarafından kullanıldığını belirtir. Ayrıca Kara lakabıyla da anılır.

Hayatının geri kalanında taşıdığı diğer iki sıfat sonradan kazanıldı: Mısır'daki uygulamaları sebebiyle Kulkıran, hanedanla evliliği sebebiyle Damat.

Saraya Girişi ve Yetişmesi

02 / 20 · 1 dk

Kaynaklar 1567 yılında saraya alınarak eğitime başladığını kaydeder. Bu tarihte saray içindeki eğitim düzeni, Enderun odaları esasına dayanıyordu.

Enderun, padişahın hizmetinde bulunacak görevlilerin ve taşraya gönderilecek idarecilerin yetiştirildiği saray içi mektepti. Öğrenci burada okuma yazma, din bilgisi, hat, hesap ve devlet usulü öğrenir, aynı zamanda sarayın farklı odalarında görev alarak uygulama tecrübesi kazanırdı. Odalar arasında kıdem sırasına göre geçiş yapılır, en yukarıda has oda bulunurdu.

Saray içindeki görevleri arasında iç kiler kethüdalığı sayılır. Kiler, sarayın yiyecek ve içecek işlerinin yürütüldüğü bölümdü; kethüda bu bölümün idaresinden sorumlu görevliydi. Bu makam, saray hizmetinde ilerlemenin bilinen basamaklarındandı.

Ardından has oda hizmetinde bulundu ve 1606 yılında silahdarlığa yükseldi. Silahdar, padişahın silahlarını taşıyan ve ona en yakın duran has oda görevlisiydi. Saray hiyerarşisinde en üst birkaç makamdan biriydi ve buradan doğrudan vezirliğe ve beylerbeyiliğe çıkılırdı.

Saraydan çıkma denilen bu geçiş 1607 yılında gerçekleşti. Kubbe vezirliği rütbesiyle Mısır beylerbeyiliğine tayin edildi.

Saray içinde geçen uzun yıllar, taşra tecrübesi olmadan doğrudan en büyük eyaletlerden birinin başına geçmesi anlamına geliyordu. Bu, on altıncı yüzyıl sonundan itibaren giderek yaygınlaşan bir kariyer çizgisiydi.

Mısır Beylerbeyiliği

03 / 20 · 1 dk

Mısır beylerbeyiliğine 1607 yılının nisan ayında tayin edildi ve görevi dört buçuk yıl sürdü.

Mısır, Osmanlı eyaletleri arasında ayrı bir yere sahipti. Salyaneli düzende yönetiliyordu: yıllık geliri toplandıktan sonra eyalet masrafları düşülüyor, kalan bölüm irsaliye adıyla İstanbul'a gönderiliyordu. Bu para merkez hazinesinin en düzenli kalemlerinden biriydi. Mekke ve Medine'ye gönderilen yıllık tahsisatın kaynağı da Mısır gelirleriydi.

Yeni vali göreve deniz yoluyla, İskenderiye limanından gitti. Mısır valileri karaya çıktıklarında keşşaf adı verilen yerel tahsil görevlileri tarafından karşılanırdı. Teamüle göre vali, bu görevlilerden derecelerine göre keşşafiye adı altında ödeme alır ve onları görevlerinde bırakırdı.

Mehmed Paşa bu ödemeyi almadı. Kaynaklar bu şekilde vazgeçilen tutarın yüz bin altını geçtiğini kaydeder. Bu tek başına bir gelirden vazgeçme değil, tahsilat zincirinin bütününü değiştirmenin ilk adımıydı.

Mısır'da vergi, mültezimler eliyle toplanıyordu. Bu görevlilerin üstünde keşşaflar, onların da maiyetinde silahlı gruplar vardı. Her kademe kendi ödemesini bir alt kademeden çıkarıyor, en altta vergi mükellefi çeşitli adlar altında ek yükler ödüyordu.

Valinin ilk işi bu zinciri kısaltmak oldu. Mültezimleri doğrudan eyalet divanına bağladı, aradaki kademeyi kaldırdı ve halktan toplanan ek yükleri sona erdirdi.

Nisan 1607

Kubbe vezirliği rütbesiyle Mısır beylerbeyiliğine tayin edildi.

Mısır'daki Düzenlemeler ve Kulkıran Lakabı

04 / 20 · 1 dk

Vergi zincirinin kısaltılması, aradan çıkarılan kademelerin gelirini doğrudan etkiledi. Mısır'daki eyalet askerini oluşturan ocaklardan bir bölümü, kaldırılan ek yüklerin geri konmasını istedi.

İtiraz ayaklanmaya dönüştü. Vali, ayaklanmaya katılmayan diğer ocakların askerlerini kullanarak harekete geçti; olayların önde gelen isimleri yakalandı, ayaklanan ocakların mensupları sürgüne gönderildi. Kaynaklar bu şekilde birkaç bin kişilik bir kuvvetin askerlikten çıkarıldığını kaydeder. Olayların tarihini kaynakların bir kısmı 1609 yılına koyar.

Bu uygulamalar sebebiyle Mısır'da Kulkıran lakabıyla anıldı. Kul, burada eyaletin maaşlı asker sınıfını ifade ediyordu.

Vergi düzenlemelerinin ardından mali işlere geçildi. Eyalet hazinesinin gelir ve gider kalemleri elden geçirildi. Aynı dönemde bir para düzenlemesi de yapıldı: eksik, bozuk ve kırpık sikkeler tedavülden kaldırıldı ve dolaşımdaki paranın ayarı düzeltildi.

İmar tarafında Kahire'deki kale duvarları yeniden yaptırıldı. Mısır valileri, Kahire'de yükseltilmiş bir alan üzerindeki kalede oturuyordu ve buranın surları uzun süredir bakımsızdı. Kalenin içinde eyalet askeri için kışlalar inşa ettirildi; böylece askerin dağınık düzende değil kışlalarda bulunması sağlandı.

Devrin kaynakları bu görev dönemini geniş biçimde kaydeder. Aynı yıllarda Mekke'de ve hac yolu üzerindeki güzergâhlarda su getirtme ve kale onarımı işleri de yürütüldü.

Mısır'daki hizmetleri başkentte takdirle karşılandı ve 1611 yılında İstanbul'a çağrıldı.

Başkente Dönüşü ve Damatlık

05 / 20 · 1 dk

1611 yılında Mısır görevinden alınarak İstanbul'a çağrıldı. Başkente kara yoluyla döndü. İkameti için Atmeydanı'ndaki İbrahim Paşa Sarayı tahsis edildi; bu yapı, Kanuni Sultan Süleyman'ın vezîriâzamı İbrahim Paşa'dan kalan ve sonraki yüzyıllarda da devlet adamlarının kullanımına verilen büyük bir saraydı.

Başkente dönüşünde padişahın kızı Gevherhan Sultan'a namzet gösterildi. Nikâh 1612 yılının ocak ayında kıyıldı. Gevherhan Sultan, I. Ahmed ile Kösem Sultan'ın kızıydı ve nikâh sırasında küçük yaştaydı.

Bu evlilikle Damat unvanını aldı. Osmanlı düzeninde hanedan kadınlarıyla evlenen devlet adamları bu sıfatı taşırdı; unvan bir makam değil, akrabalık bildiren bir sıfattı. Hanedan kadınlarının vezirlerle evlendirilmesi, on altıncı ve on yedinci yüzyıllarda düzenli olarak uygulanan bir yöntemdi ve üst düzey görevlileri saraya bağlıyordu.

Nikâhın küçük yaşta kıyılması ve düğünün yıllar sonra yapılması bu düzenin bilinen uygulamasıydı. Aynı yıllarda I. Ahmed'in diğer kızları da devlet adamlarıyla nikâhlandı.

Damatlık, sonraki yıllarda konumunu doğrudan etkiledi. Nasuh Paşa'nın idamının ardından sadaret makamına getirilmesinde bu bağın rolü kaynaklarda belirtilir.

Divan toplantılarına ikinci vezir sıfatıyla katıldı. İkinci vezirlik, vezîriâzamdan sonra gelen kubbe veziriydi ve sadaret makamına en yakın konumdu.

Kaptanıderyalığı ve Akdeniz Seferleri

06 / 20 · 1 dk

Başkente dönüş yolundayken, Kayserili Halil Paşa'nın yerine kaptanıderya tayin edildiğine dair ferman kendisine ulaştı. Tayin 1611 yılının ekim ayındadır.

Kaptanıderya, donanmanın komutanı ve Cezayir eyaletinin beylerbeyiydi. Tersane işleri, gemi yapımı ve deniz seferleri onun sorumluluğundaydı; aynı zamanda divan üyesiydi.

1612 ve 1613 sefer mevsimlerinde donanmayla iki defa Akdeniz'e çıktı. Bu yıllarda Osmanlı sahilleri, Malta ve Toskana'ya bağlı gemilerin baskınlarına açıktı. Baskınların hedefi ticaret gemileri ve kıyı yerleşimleriydi.

İkinci sefer, Silifke yakınlarındaki Ağa Limanı'na yapılan saldırı üzerine başlatıldı. Donanma Kıbrıs, Trablusşam, Sayda ve Beyrut çevresinde dolaştı ve sahil güvenliğini sağlamaya çalıştı.

Aynı sefer sırasında Ma'noğlu Fahreddin meselesi ele alındı. Fahreddin, Lübnan dağlarındaki Dürzî emiriydi; merkeze göndermesi gereken hazineyi zamanında ve tam olarak sevketmiyordu. Kaynaklar seferin sonucunu onun itaatinin sağlanması olarak kaydeder.

Dönüş sırasında donanmadan ayrılan bir kadırga grubu Ege'de karşılaştığı gemilerle yaptığı çarpışmada kayıp verdi. Kaynaklar bu olayı ayrıntılarında farklı aktarır; ortak nokta, ticaret gemilerinde büyük zayiat olduğudur.

Bu olay üzerine 1613 yılında kaptanıderyalıktan alındı ve makam yeniden Kayserili Halil Paşa'ya verildi. Ancak ikinci vezirliğini korudu ve divandaki yerinde kaldı. Aynı dönemde sadaret kaymakamlığı da yaptı.

1607

İskenderiye'ye çıkışında keşşafiye ödemesini almayarak Mısır'daki tahsilat zincirinde değişikliğe girişti.

Birinci Sadrazamlığa Getirilişi

07 / 20 · 1 dk

17 Ekim 1614 tarihinde Sadrazam Nasuh Paşa azledildi ve aynı gün idam edildi. Boşalan sadaret makamına, ikinci vezir ve padişah damadı olan Mehmed Paşa getirildi.

Nasuh Paşa üç yıl iki ay sadrazamlık yapmıştı. Görevi sırasında Safevî Devleti ile 1612 yılında imzalanan ve kendi adıyla anılan antlaşmayı bağlamış, aynı dönemde Avusturya ile barış teyit edilmişti. Sadaretinin son aylarında hakkında birden çok iddia ortaya atılmış ve padişahın güveni sarsılmıştı.

Yeni sadrazamın önündeki en acil mesele doğu sınırıydı. Nasuh Paşa Antlaşması, Safevî tarafının her yıl belirli miktarda ipek göndermesini öngörüyordu. Bu yükümlülük yerine getirilmedi. Aynı sırada İran'a elçi olarak gönderilen İncili Mustafa Çavuş'tan da haber alınamadı.

Bu iki gelişme üzerine barış durumu sona erdirildi ve doğu seferine karar verildi. Sefer görevi sadrazama verildi; serdâr-ı ekrem sıfatıyla ordunun başına geçti.

Serdâr-ı ekrem, padişah sefere çıkmadığında ordunun tamamına komuta eden vezîriâzamın unvanıydı. Bu sıfatla sefere çıkan sadrazam, padişahın yetkilerinin önemli bir bölümünü ordu içinde kullanırdı.

Hazırlıklar başkentte yapıldı. Ordu 1615 yılının ilkbaharında Üsküdar'a geçti ve doğu yönünde hareket etti. Hareket tarihi kaynaklarda 1615 yılının nisan ve mayıs aylarına konur.

Doğu Seferi ve Revan Kuşatması

08 / 20 · 1 dk

Ordu Üsküdar'dan hareket ettikten sonra, İncili Çavuş ile İran elçisinin anlaşma teklifi ve hediyelerle Van'a ulaştığı haberi geldi. Sefer yine de ertelenmedi.

Hareket mevsimi ilerlediği için askerî harekâta o yıl başlanmadı. Sadrazam kışı Halep'te geçirdi; ordunun birlikleri Anadolu'nun çeşitli merkezlerinde kışladı.

1616 yılının nisan ayında Halep'ten hareket edildi. Maraş, Halep, Trablus ve Adana kuvvetleri burada orduya katıldı; yol boyunca Anadolu, Rumeli, Diyarbekir ve Erzurum askerleri de katıldı. Ordu Erzurum ve Kars güzergâhından Revan önlerine ulaştı.

Kuşatma öncesinde ağır topların ve kale kuşatmasına mahsus silahların taşınmaması yönünde bir karar alınmıştı. Bu karar, Revan'ın toprak kale olduğu ve kolayca teslim alınacağı görüşüne dayanıyordu. Görüş yeniçeri ağası Muslu Ağa'ya aittir.

Kuşatma başladığında bu eksiklik ortaya çıktı. Kaynaklar kuşatmanın elli beş gün sürdüğünü ve büyük güçlük çekildiğini kaydeder. Çarpışmalarda yeniçeri ağası Muslu Ağa ile Tekeli Mehmed Paşa öldü.

Mevsimin ilerlemesi ve askerin kuşatmayı sürdürmedeki isteksizliği üzerine kuşatma kaldırıldı ve Erzurum'a çekilme kararı alındı. Kaynakların bir kısmı, karşı tarafın barış görüşmesi teklifiyle zaman kazandığını da kaydeder.

Çekilme güç şartlarda gerçekleşti. Ordunun Erzurum'a ulaşmasının ardından sadrazam görevden alındı.

Birinci Sadaretin Sonu

09 / 20 · 1 dk

Azil kararı 1616 yılının kasım ayında verildi. Sadaret mührü Kaptanıderya Kayserili Halil Paşa'ya verildi. Azil tarihi kaynaklarda 17 Kasım 1616 olarak geçer; kararın sefer bölgesindeki sadrazama ulaşması ve görev devri ise sonraki haftalara yayıldı.

Azlin gerekçesi kuşatmanın sonuçsuz kalmasıdır. Kaynaklar özellikle kuşatma malzemesinin taşınmaması kararını öne çıkarır. Kararın kendisine değil yeniçeri ağasına ait olması, sorumluluğu ortadan kaldırmadı: serdâr-ı ekrem sıfatıyla seferin bütün sonuçlarından sorumlu tutulan kişi sadrazamdı.

Birinci sadareti iki yıl bir ay sürdü. Bu süre, on yedinci yüzyıl başı için ortalamanın üstündedir; aynı dönemde sadaret makamı çoğunlukla bir iki yılda el değiştiriyordu.

Mâzul olarak başkente döndü ve bir süre Boğaz'ın Anadolu yakasındaki İstavroz Bahçesi'nde oturdu. Mâzul, görevden alınmış ama rütbesi korunmuş devlet adamını ifade ediyordu; bu kişiler yeni bir tayin beklerken çoğunlukla başkent dışında ikamet ettirilirdi.

Bu dönemde Aydın valiliğiyle görevlendirildi. Batı Anadolu'daki bu görev sırasında Kuşadası'ndaki yapı topluluğunu inşa ettirdi ve bölgedeki ticaretin gelişmesine yönelik düzenlemeler yaptı.

Revan kuşatmasının sonuçsuz kalması, doğu cephesindeki savaşın devamı anlamına geldi. Savaş, halefi Kayserili Halil Paşa döneminde de sürdü ve ancak 1618 yılında bir antlaşmayla durduruldu.

1609

Mısır'da vergi düzenlemelerine karşı çıkan ocakların ayaklanması bastırıldı; olayları kaynakların bir kısmı bu yıla koyar. Kulkıran lakabı bu uygulamalardan gelir.

Saltanat Değişiklikleri ve Sadaret Kaymakamlığı

10 / 20 · 1 dk

22 Kasım 1617 tarihinde I. Ahmed öldü. Bu ölüm, Osmanlı veraset düzeninde bir değişikliğin uygulandığı ilk andır.

O tarihe kadar taht babadan oğula geçiyordu. Saray ileri gelenleri bu defa ekberiyet, yani hanedanın en büyük erkek üyesinin tahta çıkması esasını uyguladılar. Böylece I. Ahmed'in oğlu yerine kardeşi I. Mustafa tahta çıkarıldı.

I. Mustafa'nın saltanatı üç ay kadar sürdü. 26 Şubat 1618 tarihinde tahttan indirildi ve yerine I. Ahmed'in oğlu, on beş yaşındaki Osman tahta çıkarıldı. Yeni padişah tarihte Genç Osman adıyla anılır.

Genç Osman'ın padişah olarak yaptığı ilk önemli tayinlerden biri, 9 Temmuz 1618 tarihinde sadaret kaymakamlığına Mehmed Paşa'yı getirmesi oldu. Kaymakam, sadrazamın başkentte bulunmadığı dönemlerde onun yerine bakan görevliydi; Sadrazam Kayserili Halil Paşa doğu cephesinde serdâr olarak bulunuyordu.

Doğu cephesinde ise gelişmeler olumsuzdu. Halil Paşa 1618 yılında Tebriz'e girdi, ancak ilerleyişi sırasında Pul-i Şikeste mevkiinde ağır bir yenilgiye uğradı. Bunun ardından 26 Eylül 1618 tarihinde Serav Antlaşması imzalandı.

Antlaşma, 1603 yılından beri süren savaşı sona erdirdi. Sadrazamın cephedeki başarısızlığı üzerine 18 Ocak 1619 tarihinde mühür geri alındı ve Mehmed Paşa ikinci defa sadrazamlığa getirildi.

İkinci Sadrazamlığı

11 / 20 · 1 dk

İkinci sadareti 18 Ocak 1619 tarihinde başladı ve on bir ay sürdü. Bu dönem, Genç Osman'ın saltanatının ilk yıllarına rastlar.

Göreve geldiğinde savaş durmuş, antlaşma imzalanmıştı. Bu yüzden sadaretin ana konusu sefer değil, maliye ve dış ilişkiler oldu.

İlk başlık paraydı. Sikke tashihi, yani dolaşımdaki paranın ayarının düzeltilmesi işine girişti. Ayarı düşük ve kırpık sikkelerin piyasada bulunması, ödemelerin gerçek değerini düşürüyor ve ulûfe ödemelerinde huzursuzluk yaratıyordu. Aynı işi Mısır valiliği sırasında da yapmıştı; oradaki tecrübe bu düzenlemenin dayanağı sayılır.

Kaynaklar bu düzenlemenin hazineyi bir ölçüde rahatlattığını kaydeder. Para ayarının korunması, on yedinci yüzyıl boyunca sadrazamların düzenli olarak karşılaştığı bir meseledir ve çoğunlukla ocak ödemeleriyle birlikte gündeme gelir.

İkinci başlık İran ile ilişkilerdi. Serav Antlaşması'nın imzalanmasından sonra iki taraf arasındaki hükümlerin bağlanması gerekiyordu. Bu iş ikinci sadaretinde tamamlandı.

Aynı yıl İstanbul'da geniş katılımlı bir divan toplantısı yapıldı ve İran şahının gönderdiği elçi, nâme ve hediyelerle kabul edildi. Elçilik heyetleri, iki devlet arasındaki antlaşmaların uygulamaya geçtiğinin göstergesi sayılırdı.

Başkentte donanma ve Akdeniz meseleleri de gündeme geldi; bu konu sadaretinin sonunu hazırlayan anlaşmazlığın da çıkış noktası oldu.

İran ile Antlaşmanın Bağlanması

12 / 20 · 1 dk

1603 yılında başlayan Osmanlı Safevî savaşı, on beş yıl boyunca aralıklarla sürdü. Bu sürede iki taraf arasında iki ayrı antlaşma yapıldı ve ikisi de uzun ömürlü olmadı.

Birincisi 1612 yılında Nasuh Paşa sadaretinde imzalanan antlaşmadır. Bu düzenleme sınırları 1555 yılındaki Amasya Antlaşması çizgisine döndürüyor ve karşı tarafa yıllık ipek yükümlülüğü getiriyordu. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi savaşın yeniden başlamasının gerekçesi oldu.

İkincisi 26 Eylül 1618 tarihli Serav Antlaşması'dır. Antlaşma Kayserili Halil Paşa'nın sadaretinde, Pul-i Şikeste yenilgisinin ardından imzalandı ve yıllık ipek miktarını azaltarak savaşı durdurdu.

Öküz Mehmed Paşa'nın ikinci sadaretinde yapılan iş, bu müzakerelerde varılan sonuçların esas alındığı antlaşmanın bağlanmasıydı. İşlem 29 Eylül 1619 tarihinde tamamlandı.

Bu ayrım kaynaklarda karışır. Serav Antlaşması'nın imzalanması ile bir yıl sonraki bağlanma işlemi zaman zaman aynı olay sayılır. Antlaşmanın kendisi 1618 yılına, tamamlanması ise 1619 yılına aittir.

Düzenlemenin sonucu, doğu sınırında yaklaşık on üç yıl sürecek bir sükûnet oldu. Savaş 1623 yılında Bağdat'ın elden çıkmasıyla yeniden başladı ve ancak 1639 yılındaki Kasr-ı Şirin Antlaşması ile uzun süreli bir çözüme bağlandı.

1611

Dört buçuk yıl süren Mısır beylerbeyiliğinin ardından İstanbul'a çağrıldı.

Güzelce Ali Paşa ile Anlaşmazlık ve Azli

13 / 20 · 1 dk

1619 yılında Kaptanıderya Güzelce Ali Paşa, Akdeniz'de ele geçirdiği gemileri ve yükleriyle birlikte başkente döndü. Getirilenler padişaha sunuldu ve karşılığında ödüllendirildi.

Sadrazam bu işleme itiraz etti. İtirazın dayanağı, ele geçirilen malların Osmanlı Devleti ile ticaret ahidnamesi bulunan devletlerin tüccarlarına ait olmasıydı. Ahidname, yabancı devlet tebaasına ticaret ve hukuk alanında tanınan şartları belirleyen belgeydi; bu belgelere bağlı ticaretin korunması sadrazamın sorumluluğundaydı.

İkinci itiraz mali nitelikteydi. Sadrazam, kaptanıderyanın Venedik'ten alınan ödemelerin önemli bir bölümünü hazineye aktarmadığını bildirdi. Venedik elçisi de divana gelerek devletinin şikâyetini sundu.

Mesele sadrazamın istediği yönde sonuçlanmadı. Ele geçirilen malların deniz hukukuna uygun olduğu yönünde görüş alındı ve şikâyet karşılıksız kaldı.

Anlaşmazlık büyüdü. Kaptanıderya hazineye yeni gelir sağlama ve saraya daha fazla katkı yapma taahhüdünde bulundu. Bu tablo karşısında padişah kararını verdi.

23 Aralık 1619 tarihinde Öküz Mehmed Paşa sadrazamlıktan azledildi. Mühür Güzelce Ali Paşa'ya verildi.

Yeni sadrazam hazineye kaynak bulmak için eski devlet adamlarının mallarına el koyma yoluna gitti. Selefinin bütün malları müsadere edildi. Ardından Halep beylerbeyiliğiyle başkentten uzaklaştırıldı.

İki sadaretinin toplam süresi üç yıl birkaç gündür.

Halep Beylerbeyiliği ve Ölümü

14 / 20 · 1 dk

Azlinden sonra Halep beylerbeyiliğine gönderildi. Halep, Suriye'nin kuzeyindeki büyük eyalet merkeziydi; İran ve Hicaz yollarının kesiştiği noktada bulunması sebebiyle hem ticarî hem askerî bakımdan önemliydi.

Görevi, mallarının müsadere edilmiş olması sebebiyle ağır mali sıkıntı içinde geçti. Aynı dönemde hastaydı. Kaynaklar, bir buçuk yıl süren beylerbeyiliği boyunca beylerbeyi divanına ancak birkaç defa çıkabildiğini ve bayram yemeklerine katılamadığını kaydeder.

Görevlerinin yürütülmesinde ona, o sırada Halep'te muhassıl-ı emvâl olarak bulunan tarihçi Hasanbeyzâde Ahmed Paşa ile kendi kethüdası yardımcı oldu. Muhassıl-ı emvâl, bir bölgedeki devlet gelirlerinin toplanmasıyla görevli memurdu.

Hastalığı ilerledi ve Halep'te öldü. Ölüm yılı kaynaklarda ayrışır: bir kısım kaynak 1619, bir kısım kaynak 1621 yılını verir. Azlinin 23 Aralık 1619 tarihinde gerçekleşmesi ve Halep'teki görevinin bir buçuk yıl sürmesi, 1621 yılını gösteren kayıtlarla uyumludur. Eşinin 9 Aralık 1621 tarihinde yeniden evlendirildiği kaydı da aynı yönü işaret eder.

Halep'te sağlığında yaptırdığı, Şeyh Ebûbekir Zâviyesi civarındaki türbeye gömüldü.

Vasiyeti üzerine terekesi kethüdası tarafından İstanbul'da bulunan eşi Gevherhan Sultan'a ulaştırıldı. Dul kalan Gevherhan Sultan 9 Aralık 1621 tarihinde Vezir Receb Paşa ile, onun ölümünden sonra da başka bir devlet adamıyla evlendirildi.

Ulukışla ve Kuşadası Külliyeleri

15 / 20 · 1 dk

Öküz Mehmed Paşa'nın bugüne ulaşan en önemli iki eseri, Niğde'nin Ulukışla ilçesindeki ve Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki yapı topluluklarıdır. İkisinin de vakfiyesi 1619 yılının kasım ve aralık aylarına tarihlidir; yapıların bu tarihten önce tamamlanmış olması gerekir.

Ulukışla külliyesi, Konya ile Adana arasındaki yol üzerinde kurulmuş bir menzil külliyesidir. Menzil külliyesi, uzun yol güzergâhlarında yolcuların konaklaması, hayvanların bakımı ve güvenliğin sağlanması için kurulan yapı topluluğuydu. Cami, kervansaray, arasta, hamam, mektep, fırın ve kahvehaneden oluşur; kaynaklar burada ayrıca bir imaret ve zaviye bulunduğunu, bu yapıların günümüze ulaşmadığını kaydeder.

Külliyenin arastası, üzeri örtülü bir çarşı koridoruna açılan 24 dükkândan oluşur. Cami kare planlı ve kubbelidir, önünde üç birimli bir son cemaat yeri bulunur. Yapı topluluğu 1969 yılında onarımdan geçti.

Kuşadası külliyesi kale ile liman arasındaki alandadır. Cami, mektep, hamam, han, bezzâzlar çarşısı, fırın, kahvehane, evler, mahzenler, odalar, dükkânlar ve değirmenden oluşuyordu. Bunlardan cami, han ve hamam bugüne ulaştı.

Kesme taşla inşa edilen han, duvarlarının üstündeki mazgal ve dendan dizileriyle kale görünümündedir. İki katlıdır ve biri limana, biri çarşıya açılan iki kapısı vardır.

Her iki külliye de yol güzergâhı üzerinde kurulmuş, ticaretin ve yolculuğun güvenliğini hedefleyen yapılardır.

Ekim 1611

Kayserili Halil Paşa'nın yerine kaptanıderyalığa tayin edildi.

Diğer Eserleri ve Vakıfları

16 / 20 · 1 dk

İki büyük külliyenin dışında, görev yaptığı ve uğradığı hemen her yerde imar ve onarım işleri yürüttü. Kaynaklar hayır eserlerinin listesini verir ve toplamda on civarında cami ve mescit ile çok sayıda vakıf ev, hamam, su kuyusu, su yolu, çeşme, dükkân, fırın, han, mektep ve değirmen yaptırdığını kaydeder.

Doğduğu semt olan Karagümrük'te cami, çeşme ve mektepten oluşan bir hayrat bıraktı. Buradaki cami 1729 yılındaki Balat yangınında tamamen yandı; 1987 yılında aslî ölçülerine uygun olarak yeniden inşa edildi ve ibadete açıldı.

Sakız adasında bir camisi bulunur. Çatalca ve Çanakkale de eserlerinin bulunduğu yerler arasında sayılır.

Mısır'daki görevi sırasında Kahire kalesinin duvarlarını yeniden yaptırdı ve kale içine asker kışlaları inşa ettirdi. Aynı dönemde Mekke'ye ve hac yolu güzergâhlarına su getirtti, yol üzerindeki kaleleri onarttı. Hac yolunun güvenliği ve su ihtiyacı, Osmanlı devlet adamlarının vakıf faaliyetlerinde düzenli olarak yer alan konulardı.

Kuşadası kalesini yaptırarak buraya vakıflar tahsis ettiği de kaydedilir. Vakıflarının kayıtları on sekizinci yüzyılın sonunda yeniden düzenlenmiş ve bir vakfiye defterinde toplanmıştır.

Mevlevî olduğu belirtilir. Mevlevîlik, on yedinci yüzyılda saray ve devlet çevresinde yaygın bir tarikattı; devlet adamlarının bu yola bağlı olması ve mevlevîhânelere vakıf tahsis etmesi sık görülürdü.

Hizmet Ettiği Padişahlar

17 / 20 · 1 dk

Öküz Mehmed Paşa iki padişaha sadrazamlık yaptı: I. Ahmed ve Genç Osman. Saray hizmeti ise daha eskiye, on altıncı yüzyılın ikinci yarısına uzanır.

I. Ahmed 1603 yılında, on üç yaşında tahta çıktı ve 22 Kasım 1617 tarihine kadar hüküm sürdü. Saltanatı, Celâlî hareketlerinin ve doğu cephesindeki savaşın yoğun olduğu bir döneme rastlar. Sultanahmet Camii onun döneminde yapıldı ve kardeş katli uygulaması onun kararıyla sona erdi.

Mehmed Paşa'nın yükselişi bu padişahın dönemindedir. Vezirlik rütbesi, Mısır beylerbeyiliği, kaptanıderyalık, damatlık ve birinci sadaret bu saltanata aittir.

I. Ahmed'in ölümünden sonra kısa bir ara dönem yaşandı. Kardeşi I. Mustafa üç ay kadar tahtta kaldı ve 26 Şubat 1618 tarihinde tahttan indirildi.

Genç Osman aynı gün, on beş yaşında tahta çıktı. Saltanatı 19 Mayıs 1622 tarihine kadar sürdü. Mehmed Paşa'yı önce sadaret kaymakamlığına, sonra ikinci defa sadrazamlığa getirdi ve 23 Aralık 1619 tarihinde görevden aldı.

Genç Osman'ın saltanatı Osmanlı tarihinde ayrı bir yer tutar: 1622 yılındaki ayaklanmada öldürülen ilk padişahtır. Bu olay, Öküz Mehmed Paşa'nın ölümünden sonra gerçekleşti.

İki saltanat arasındaki geçiş, veraset düzeninde ekberiyet esasının uygulanmaya başlamasıyla da anılır.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

18 / 20 · 1 dk

Dönem kaynakları ve sonraki tarih çalışmaları, Öküz Mehmed Paşa'yı ağırbaşlı, ciddi ve cömert bir devlet adamı olarak tarif eder. Aynı kayıtlar hükümet başkanlığındaki iktidarını orta derecede değerlendirir.

Yönetim tarzının en belirgin özelliği, mali düzenlemelere yönelmesidir. Mısır'da vergi zincirini kısaltması, sikke ayarını düzeltmesi ve ikinci sadaretinde aynı işi merkezde tekrarlaması bu çizginin parçalarıdır. Her iki düzenlemede de yöntem aynıdır: aradaki kademeleri kaldırmak ve ödemenin gerçek değerini korumak.

Uygulamalarının doğurduğu tepki de aynı yöndedir. Mısır'da kaldırılan ek yükler ocak mensuplarının gelirini azalttı ve ayaklanmaya yol açtı. Merkezdeki anlaşmazlığı ise ticaret ahidnamelerinin korunması ile donanmanın ele geçirdiği malların paylaşımı meselesi doğurdu.

Askerî tarafta durum farklıdır. Revan kuşatması, kuşatma malzemesinin taşınmaması kararı sebebiyle sonuçsuz kaldı. Kararın kaynağı yeniçeri ağasının görüşü olsa da sorumluluk serdâr-ı ekrem sıfatını taşıyan sadrazama ait sayıldı ve azlinin gerekçesi oldu.

Hayır eserlerinin çokluğu kaynakların üzerinde durduğu bir başka özelliktir. Yol güzergâhlarına kurulan menzil külliyeleri, hac yolundaki su ve kale işleri ve doğduğu semte bıraktığı hayrat bu başlıktadır.

On yedinci yüzyıl başının sık değişen sadaret düzeninde iki defa makama gelmiş olması, saray içindeki konumunun ve damatlık bağının sonucudur.

Ocak 1612

I. Ahmed'in kızı Gevherhan Sultan ile nikâhlandı ve Damat unvanını aldı.

Mirası ve Tarihteki Yeri

19 / 20 · 1 dk

Öküz Mehmed Paşa'nın Osmanlı tarihindeki yeri üç başlıkla tanımlanır: Mısır'daki vergi düzenlemeleri, iki dönemlik sadareti ve bıraktığı yapılar.

Mısır valiliği, kariyerinin en çok anılan bölümüdür. Tahsilat zincirinden aracı kademelerin çıkarılması ve halktan toplanan ek yüklerin kaldırılması, eyaletin gelir düzenini doğrudan değiştirdi. Devrin kaynakları bu görev dönemini ayrıntılı olarak kaydeder.

Sadareti ise dönemin genel tablosunu yansıtır. On yedinci yüzyılın ilk çeyreğinde sadaret makamı sık el değiştiriyor, sadrazamların çoğu bir iki yıl içinde azlediliyordu. Aynı kişinin iki defa makama gelmesi de bu düzenin parçasıdır.

Doğu cephesindeki savaş onun sadaretlerinde sona ermedi ama düzenlemeleri bu yönde ilerledi. Revan kuşatmasının sonuçsuz kalması savaşın uzamasına yol açtı; ikinci sadaretinde ise 1618 yılındaki antlaşmanın sonuçları bağlandı ve doğu sınırında bir sükûnet dönemi başladı.

Bugüne ulaşan mirası büyük ölçüde yapılarıdır. Ulukışla ve Kuşadası külliyeleri, on yedinci yüzyıl başındaki menzil ve liman yerleşmelerinin örnekleri olarak ayakta durmaktadır. Kuşadası'ndaki han, uzun yıllar sonra farklı işlevlerle kullanılmaya devam etti.

Karşılaştığı düzenleme sorunları da kendisinden sonraki sadrazamlara devroldu. Sikke ayarının korunması ve tahsilat zincirinin kısaltılması, yüzyıl boyunca tekrar tekrar gündeme gelen konular oldu.

Aynı Yıllarda Dünya

20 / 20 · 1 dk

1607: Kuzey Amerika'da Jamestown yerleşimi kuruldu.

1609: İspanya ile Hollanda arasında On İki Yıl Mütarekesi imzalandı; Galileo gökyüzü gözlemleri için teleskobunu kullanmaya başladı.

1610: Fransa Kralı IV. Henri öldürüldü; yerine dokuz yaşındaki XIII. Louis geçti.

1611: İngiltere'de Kral James İncili yayımlandı.

1613: Rusya'da Romanov hanedanı tahta geçti.

1618: Prag'daki olayların ardından Otuz Yıl Savaşları başladı.

1620: Beyaz Dağ Muharebesi yapıldı; Mayflower gemisiyle gelen topluluk Kuzey Amerika'ya yerleşti.

1621: İspanya ile Hollanda arasındaki mütareke sona erdi ve savaş yeniden başladı.

Kronoloji

32 olay
  • 16. yüzyıl
  • Saraya alınarak eğitime başladığı kaydedilir; doğum yılı bilinmemektedir.

  • 17. yüzyıl
  • İç kiler kethüdalığından sonra silahdarlığa yükseldi.

  • İskenderiye'ye çıkışında keşşafiye ödemesini almayarak Mısır'daki tahsilat zincirinde değişikliğe girişti.

  • Kubbe vezirliği rütbesiyle Mısır beylerbeyiliğine tayin edildi.

  • Mısır'da vergi düzenlemelerine karşı çıkan ocakların ayaklanması bastırıldı; olayları kaynakların bir kısmı bu yıla koyar. Kulkıran lakabı bu uygulamalardan gelir.

  • Kahire kalesinin duvarları yeniden yaptırıldı ve kale içine eyalet askeri için kışlalar inşa edildi.

  • Dört buçuk yıl süren Mısır beylerbeyiliğinin ardından İstanbul'a çağrıldı.

  • Kayserili Halil Paşa'nın yerine kaptanıderyalığa tayin edildi.

  • Donanmayla birinci Akdeniz seferine çıktı.

  • I. Ahmed'in kızı Gevherhan Sultan ile nikâhlandı ve Damat unvanını aldı.

  • İkinci Akdeniz seferi yapıldı; Kıbrıs, Trablusşam, Sayda ve Beyrut çevresinde sahil güvenliği sağlandı ve Ma'noğlu Fahreddin'in itaati temin edildi.

  • Ege'de verilen kayıp üzerine kaptanıderyalıktan alındı; ikinci vezirliği korundu ve sadaret kaymakamlığı yaptı.

  • Nasuh Paşa'nın azledilerek idam edilmesi üzerine birinci defa vezîriâzamlığa getirildi.

  • İlkbaharda doğu seferi için Üsküdar'dan hareket edildi; hareket tarihi kaynaklarda nisan ve mayıs aylarına konur.

  • Kışı Halep'te geçirdi; ordunun birlikleri Anadolu'nun çeşitli merkezlerinde kışladı.

  • Elli beş gün süren kuşatma kaldırıldı ve Erzurum'a çekilme kararı alındı; çarpışmalarda yeniçeri ağası Muslu Ağa ile Tekeli Mehmed Paşa öldü.

  • Halep'ten hareket edildi; Erzurum ve Kars güzergâhından Revan yönüne ilerlendi.

  • Ordu Revan önlerine ulaştı ve kuşatma başladı; ağır kuşatma silahları getirilmediği için güçlük çekildi.

  • Birinci sadaretten azledildi; mühür Kaptanıderya Kayserili Halil Paşa'ya verildi.

  • I. Ahmed öldü; ekberiyet esası uygulanarak kardeşi I. Mustafa tahta çıkarıldı.

  • I. Mustafa tahttan indirildi ve Genç Osman tahta çıktı.

  • Genç Osman tarafından sadaret kaymakamlığına getirildi.

  • Serav Antlaşması imzalandı; antlaşma Kayserili Halil Paşa'nın sadaretinde yapıldı.

  • Sikke tashihine girişildi; dolaşımdaki paranın ayarı düzeltilerek hazine bir ölçüde rahatlatıldı.

  • İran şahının elçisi nâme ve hediyelerle geniş katılımlı bir divan toplantısında kabul edildi.

  • Kayserili Halil Paşa'nın azli üzerine ikinci defa sadrazamlığa getirildi.

  • Kayserili Halil Paşa döneminde yürütülen müzakerelerde varılan sonuçların esas alındığı antlaşma bağlandı.

  • Kuşadası ve Ulukışla külliyelerinin vakfiyeleri düzenlendi; yapıların bu tarihten önce tamamlandığı anlaşılır.

  • Kaptanıderya Güzelce Ali Paşa ile anlaşmazlık üzerine sadrazamlıktan azledildi; mühür Ali Paşa'ya verildi.

  • Malları müsadere edildi ve Halep beylerbeyiliğiyle başkentten uzaklaştırıldı; görevi hastalık ve mali sıkıntı içinde geçti.

  • Halep'te öldü ve sağlığında yaptırdığı türbeye gömüldü; ölüm yılı kaynakların bir kısmında 1619 olarak verilir.

  • Dul kalan eşi Gevherhan Sultan, Vezir Receb Paşa ile evlendirildi.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 3 yıl
17 Ekim 1614 - 17 Kasım 1616Padişah: I. Ahmed · Nasuh Paşa'nın azledilerek idam edilmesi üzerine göreve geldi. Serdâr-ı ekrem olarak yürütülen doğu seferinde Revan kuşatmasının sonuçsuz kalması üzerine azledildi; yerine Kayserili Halil Paşa getirildi.
2 yıl 1 ay
18 Ocak 1619 - 23 Aralık 1619Padişah: Genç Osman · Kayserili Halil Paşa'nın doğu cephesindeki başarısızlığı üzerine ikinci defa göreve getirildi. Sikke tashihi yapıldı ve İran ile yürütülen müzakerelerin sonucu bağlandı. Kaptanıderya Güzelce Ali Paşa ile anlaşmazlık üzerine azledildi.
11 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

2 padişah

Savaşlar ve Seferler

4 kayıt
0Zafer
0Yenilgi
4Sonuçsuz
Mısır'da ocak ayaklanmasının bastırılmasıMısır eyalet ocaklarının bir bölümü · Kaldırılan ek vergilerin geri konması istenmişti. Ayaklanmaya katılmayan ocakların askeriyle hareket edildi; kaynaklar birkaç bin kişilik bir kuvvetin askerlikten çıkarıldığını kaydeder.
Ayaklanma bastırıldı
Birinci Akdeniz seferiAkdeniz'de baskın düzenleyen gemiler · Kaptanıderya sıfatıyla donanmanın başında çıkılan ilk sefer mevsimidir.
Sahil güvenliği sağlanmaya çalışıldı
İkinci Akdeniz seferiAkdeniz'de baskın düzenleyen gemiler · Silifke yakınlarındaki Ağa Limanı'na yapılan saldırı üzerine başlatıldı. Kıbrıs, Trablusşam, Sayda ve Beyrut çevresinde dolaşıldı ve Ma'noğlu Fahreddin'in itaati sağlandı. Dönüşte Ege'de verilen kayıp üzerine kaptanıderyalıktan alındı.
Kıyı güvenliği sağlandı, dönüşte kayıp verildi
Doğu seferi ve Revan kuşatmasıSafevî Devleti · Serdâr-ı ekrem sıfatıyla yürütüldü. Ağır kuşatma silahları getirilmediği için güçlük çekildi; kuşatmanın elli beş gün sürdüğü kaydedilir. Yeniçeri ağası Muslu Ağa ile Tekeli Mehmed Paşa çarpışmalarda öldü. Seferin sonucu birinci sadaretin sona ermesine yol açtı.
Kuşatma kaldırıldı, Revan alınamadı

Antlaşmalar

1 antlaşma
İran ile antlaşmanın bağlanmasıSafevî Devleti · Kayserili Halil Paşa döneminde yürütülen müzakerelerde varılan sonuçların esas alındığı antlaşma, ikinci sadaretinde tamamlandı. Serav Antlaşması'nın kendisi 26 Eylül 1618 tarihinde, Halil Paşa'nın sadaretinde imzalanmıştı.

Eserleri

8 eser
menzil külliyesiÖküz Mehmed Paşa Külliyesi1619 · Ulukışla, Niğde · Konya ile Adana arasındaki yol üzerinde kuruldu. Cami, kervansaray, arasta, hamam, mektep, fırın ve kahvehaneden oluşur; arastada 24 dükkân bulunur. Kaynaklar burada ayrıca imaret ve zaviye bulunduğunu, bunların günümüze ulaşmadığını kaydeder. Vakfiye 1619 yılının kasım ve aralık aylarına tarihlidir; yapı 1969 yılında onarıldı.
külliyeÖküz Mehmed Paşa Külliyesi1619 · Kuşadası, Aydın · Kale ile liman arasındadır. Cami, mektep, hamam, han, bezzâzlar çarşısı, fırın, kahvehane, evler, mahzenler, odalar, dükkânlar ve değirmenden oluşuyordu; bunlardan cami, han ve hamam bugüne ulaştı. Kesme taşla inşa edilen han, mazgal ve dendan dizileriyle kale görünümündedir.
cami, çeşme ve mektepKaragümrük hayratıKaragümrük, İstanbul · Doğduğu semte bıraktığı yapı topluluğudur. Cami 1729 yılındaki Balat yangınında tamamen yandı ve 1987 yılında aslî ölçülerine uygun olarak yeniden inşa edildi.
camiSakız'daki camiSakız adası · Kaynaklarda hayır eserleri arasında sayılır.
kale ve kışlaKahire kalesi duvarları ve kışlalar1607-1611 · Kahire, Mısır · Mısır beylerbeyiliği sırasında bakımsız kalan kale duvarları yeniden yaptırıldı ve kale içine eyalet askeri için kışlalar inşa edildi.
su yolu ve kaleHac yolu su yolları ve kale onarımları1607-1611 · Mekke, Şam ve Hicaz yolları · Mekke'ye ve hac yolu güzergâhlarına su getirtildi, yol üzerindeki kaleler onarıldı.
düzenlemeMısır'da vergi ve para düzenlemeleri1607-1611 · Mısır eyaleti · Tahsilat zincirindeki aracı kademeler kaldırıldı, mültezimler doğrudan eyalet divanına bağlandı, halktan çeşitli adlar altında toplanan ek yükler sona erdirildi ve eksik, bozuk ve kırpık sikkeler tedavülden kaldırıldı.
düzenlemeSikke tashihi1619 · Osmanlı Devleti · İkinci sadaretinde dolaşımdaki paranın ayarı düzeltildi; kaynaklar bu düzenlemenin hazineyi bir ölçüde rahatlattığını kaydeder.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Öküz Mehmed Paşa

Sadrazamlık makamının alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Öküz Mehmed Paşa mührü iki defa aldı. Birincisinde, 17 Ekim 1614 tarihinde Nasuh Paşa'nın azledilip idam edilmesi üzerine mühür kendisine verildi; bu mühürle serdâr-ı ekrem sıfatını taşıyarak doğu seferini yönetti ve 1616 yılının kasım ayında Revan kuşatmasının sonuçsuz kalması üzerine mühür Kaptanıderya Kayserili Halil Paşa'ya devredildi. İkincisinde, 18 Ocak 1619 tarihinde aynı Halil Paşa'nın azli üzerine mühür yeniden kendisine verildi. 23 Aralık 1619 tarihinde mühür geri alınarak Kaptanıderya Güzelce Ali Paşa'ya teslim edildi; ardından malları müsadere edilip Halep beylerbeyiliğine gönderildi.

Aile Ağacı

5 kişi
Aile ağacı
Babası
Annesi
EşiGSGevherhan Sultan1621
Öküz Mehmed PaşaÖküz Mehmed Paşa
OğluAAli
KızıAAyşe
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

11 kişi
A
I. AhmedOsmanlı padişahı · 1603-1617Birinci sadaret mührünü ondan aldı; kızı Gevherhan Sultan ile evlendi
GO
Genç OsmanOsmanlı padişahı · 1618-1622İkinci sadaret mührünü ondan aldı ve 23 Aralık 1619 tarihinde ona iade etti
NP
Nasuh PaşaSadrazam · 1611-1614Selefidir; azledildiği gün idam edilmesi üzerine sadaret makamına getirildi
KH
Kayserili Halil PaşaKaptanıderya ve sadrazam · 1616-1619Kaptanıderyalıkta hem selefi hem halefidir; birinci sadaretinden sonra makamı ona bıraktı, ikinci sadaretini onun azliyle aldı
GA
Güzelce Ali PaşaKaptanıderya ve sadrazam · 1619-1621İkinci sadaretinin halefidir; aralarındaki anlaşmazlık azlinin sebebidir ve mallarını müsadere ettirdi
GS
Gevherhan SultanHanedan üyesi · 1612-1621I. Ahmed'in kızı ve eşidir; terekesi vasiyeti üzerine ona ulaştırıldı
KS
Kösem SultanValide sultan · 1623-1651Eşi Gevherhan Sultan'ın annesidir
ŞA
Şah AbbasSafevî hükümdarı · 1588-1629Doğu seferlerinin ve iki devlet arasındaki antlaşmaların karşı tarafındaki hükümdardır
MF
Ma'noğlu FahreddinDürzî emiri · 1613Akdeniz seferi sırasında itaati sağlanan yerel emirdir
HA
Hasanbeyzâde Ahmed PaşaDevlet adamı ve tarihçi · 1620-1621Halep'te muhassıl-ı emvâl olarak bulunurken beylerbeyilik görevlerinin yürütülmesinde yardımcı oldu
GM
Gürcü Mehmed PaşaSadrazam · 1651-1652Cebecibaşı olarak onun doğu seferinde bulundu; sonraki yıllarda sadaret mühürlerini teslim etme görevini de üstlendi

İlkler ve Enler

6 başlık
Mısır'da vergi tahsilat zincirinden aracı kademelerin kaldırılması1607-1611
Genç Osman'ın padişah olarak yaptığı ilk önemli tayinlerden biri olarak sadaret kaymakamlığına getirilmesi9 Temmuz 1618
Konya ile Adana arasındaki yol üzerinde kurulan menzil külliyesiUlukışla, vakfiye 1619
Kuşadası'nda kale, liman ve külliyeyi birlikte kuran yerleşim düzeniVakfiye 1619
Kulkıran lakabının kaynağı olan ocak düzenlemesiMısır, 1609
Aynı kişinin hem sadaret kaymakamlığından hem mâzul vezirlikten ikinci defa sadarete gelmesi18 Ocak 1619

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

4 madde

Yanlış Bilinenler

7 başlık
YanlışÖküz lakabı, Oğuz adının zamanla değişmiş biçimidir.
DoğruLakap babasının Karagümrük'te öküz nalbantlığı yapmasıyla ilgilidir. Kaynaklar Oğuz açıklamasını kabul etmez ve sıfatın daha çok muhalifleri tarafından kullanıldığını belirtir.
YanlışSerav Antlaşması Öküz Mehmed Paşa'nın sadaretinde imzalandı.
DoğruAntlaşma 26 Eylül 1618 tarihinde Kayserili Halil Paşa'nın sadaretinde imzalandı. Öküz Mehmed Paşa ikinci defa sadrazam olduğunda antlaşma zaten yürürlükteydi; onun döneminde yapılan iş, müzakerelerde varılan sonuçların esas alındığı antlaşmanın 29 Eylül 1619 tarihinde bağlanmasıdır.
Yanlış1616 yılındaki seferde Revan alındı.
DoğruKuşatma sonuç vermedi ve kaldırıldı; şehir alınamadı. Ağır kuşatma silahlarının taşınmaması kararı güçlüğün başlıca sebebi olarak kaydedilir. Seferin sonucu birinci sadaretin sona ermesine yol açtı.
YanlışHalep'te 1619 yılında öldü.
DoğruÖlüm yılı kaynaklarda ayrışır. Azli 23 Aralık 1619 tarihindedir ve Halep beylerbeyiliğinin bir buçuk yıl sürdüğü kaydedilir; eşi Gevherhan Sultan da 9 Aralık 1621 tarihinde yeniden evlendirilmiştir. Bu kayıtlar 1621 yılını gösteren kaynaklarla uyumludur.
YanlışDamat unvanını sadrazam olduktan sonra aldı.
DoğruGevherhan Sultan ile nikâhı 1612 yılının ocak ayında kıyıldı; sadrazamlığa ise 17 Ekim 1614 tarihinde getirildi. Damatlık bağı, sadaret makamına gelmesinden önce kurulmuştu.
YanlışUlukışla ve Kuşadası külliyeleri birinci sadareti sırasında yapıldı.
DoğruHer iki külliyenin vakfiyesi de 1619 yılına tarihlidir, yani ikinci sadaret yılına. Kuşadası'ndaki yapılar iki sadaret arasında yürüttüğü Aydın valiliği döneminde başlatıldı.
YanlışKaptanıderyalıktan alındıktan sonra devlet görevlerinden tamamen uzaklaştı.
Doğru1613 yılında kaptanıderyalıktan alındı, ancak ikinci vezirliğini korudu ve divandaki yerinde kaldı. Aynı dönemde sadaret kaymakamlığı da yaptı; bir yıl sonra vezîriâzamlığa getirildi.

Künye

Doğumbilinmiyor; İstanbul, Karagümrük
ÖlümHalep; ölüm yılı kaynaklarda ayrışır, bir kısmı 1621, bir kısmı 1619 yılını verir
GörevSadrazam, 17 Ekim 1614 - 17 Kasım 1616 ve 18 Ocak 1619 - 23 Aralık 1619; daha önce silahdar, Mısır beylerbeyi, kaptanıderya ve sadaret kaymakamı
SıraSadrazam
PadişahI. Ahmed ve Genç Osman
Babasıbilinmiyor; Karagümrük'te öküz nalbantlığı yaptığı kaydedilir
Memleketİstanbul, Karagümrük
DefinŞeyh Ebûbekir Zâviyesi civarında sağlığında yaptırdığı türbe, Halep
UnvanVezîriâzam, Damat, Kaptanıderya, Serdâr-ı ekrem

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Öküz Mehmed Paşa hangi yıllarda sadrazamlık yaptı?
İki ayrı dönemde sadrazamlık yaptı. Birincisi 17 Ekim 1614 ile 17 Kasım 1616 tarihleri arasında I. Ahmed döneminde, ikincisi 18 Ocak 1619 ile 23 Aralık 1619 tarihleri arasında Genç Osman dönemindedir. İki görevin toplamı üç yıl birkaç gündür.
Öküz Mehmed Paşa nereli ve hangi kökendendir?
İstanbul'un Karagümrük semtinde doğdu ve kaynaklar Türk asıllı olduğunu kaydeder. Doğum yılı bilinmemektedir. Babasının aynı semtte öküz nalbantlığı yaptığı belirtilir.
Öküz lakabı nereden gelir?
Lakap babasının Karagümrük'teki öküz nalbantlığı mesleğinden gelir. Kaynaklar bu sıfatın daha çok muhalifleri tarafından kullanıldığını belirtir. Lakabın Oğuz adının değişmiş biçimi olduğu yolundaki açıklama kaynaklarda kabul görmez.
Kulkıran lakabı ne anlama gelir?
Kul, burada Mısır eyaletinin maaşlı asker sınıfını ifade eder. Mehmed Paşa Mısır'da vergi tahsilat zincirini kısaltınca gelirleri azalan ocaklardan bir bölümü ayaklandı; ayaklanma bastırıldı ve çok sayıda kişi askerlikten çıkarıldı. Bu uygulamalar sebebiyle Mısır'da Kulkıran lakabıyla anıldı.
Öküz Mehmed Paşa Mısır'da ne yaptı?
1607 yılından itibaren dört buçuk yıl Mısır beylerbeyiliği yaptı. Vergi tahsilatındaki aracı kademeleri kaldırarak mültezimleri doğrudan eyalet divanına bağladı ve halktan çeşitli adlar altında toplanan ek yükleri sona erdirdi. Eksik ve kırpık sikkeleri tedavülden kaldırdı, Kahire kalesinin duvarlarını yeniden yaptırdı ve kale içine kışlalar inşa ettirdi.
Damat unvanını nasıl aldı?
1611 yılında Mısır'dan çağrıldıktan sonra I. Ahmed'in kızı Gevherhan Sultan'a namzet gösterildi ve nikâh 1612 yılının ocak ayında kıyıldı. Hanedan kadınlarıyla evlenen devlet adamları Damat sıfatını taşırdı. Bu bağ, iki yıl sonra sadaret makamına gelmesinde de rol oynadı.
Kaptanıderyalık görevini ne zaman yaptı?
1611 yılının ekim ayında Kayserili Halil Paşa'nın yerine kaptanıderyalığa getirildi. 1612 ve 1613 sefer mevsimlerinde donanmayla iki defa Akdeniz'e çıktı. 1613 yılında Ege'de verilen kayıp üzerine görevden alındı ve makam yeniden Halil Paşa'ya verildi.
Revan kuşatması neden sonuçsuz kaldı?
Kuşatma öncesinde ağır topların ve kale kuşatmasına mahsus silahların taşınmaması kararı alınmıştı. Karar, Revan'ın toprak kale olduğu ve kolayca teslim alınacağı görüşüne dayanıyordu. Kuşatma başlayınca bu eksiklik ortaya çıktı; kaynaklar kuşatmanın elli beş gün sürdüğünü kaydeder. Mevsimin ilerlemesi üzerine kuşatma kaldırıldı.
Öküz Mehmed Paşa birinci sadaretinden neden azledildi?
Azlin gerekçesi Revan kuşatmasının sonuçsuz kalmasıdır. Serdâr-ı ekrem sıfatını taşıyan sadrazam, seferin bütün sonuçlarından sorumlu tutuluyordu. Azil kararı 1616 yılının kasım ayında verildi ve mühür Kaptanıderya Kayserili Halil Paşa'ya devredildi.
Serav Antlaşması'nı Öküz Mehmed Paşa mı imzaladı?
Hayır. Serav Antlaşması 26 Eylül 1618 tarihinde, Kayserili Halil Paşa'nın sadaretinde imzalandı. Öküz Mehmed Paşa'nın ikinci sadaretinde yapılan iş, bu müzakerelerde varılan sonuçların esas alındığı antlaşmanın 29 Eylül 1619 tarihinde bağlanmasıdır.
İkinci sadaretinden neden azledildi?
Kaptanıderya Güzelce Ali Paşa'nın Akdeniz'de ele geçirdiği gemilerin yükleri konusunda anlaşmazlığa düştüler. Sadrazam, malların ticaret ahidnamesi bulunan devletlerin tüccarlarına ait olduğunu ve alınan ödemelerin bir bölümünün hazineye aktarılmadığını bildirdi. Şikâyet sonuç vermedi ve 23 Aralık 1619 tarihinde azledildi.
Öküz Mehmed Paşa ne zaman ve nerede öldü?
Azlinden sonra Halep beylerbeyiliğine gönderildi ve orada öldü. Ölüm yılı kaynaklarda ayrışır: bir kısmı 1619, bir kısmı 1621 yılını verir. Halep'teki görevinin bir buçuk yıl sürdüğü ve eşinin 9 Aralık 1621 tarihinde yeniden evlendirildiği kayıtları 1621 yılını gösterir.
Ulukışla'daki külliye ne zaman ve niçin yapıldı?
Konya ile Adana arasındaki yol üzerinde kurulmuş bir menzil külliyesidir; vakfiyesi 1619 yılının kasım ve aralık aylarına tarihlidir. Cami, kervansaray, arasta, hamam, mektep, fırın ve kahvehaneden oluşur. Amaç, uzun yol güzergâhında konaklama ve güvenlik ihtiyacını karşılamaktı.
Kuşadası'ndaki külliyeden bugüne ne kaldı?
Külliye kale ile liman arasında kurulmuştu ve cami, mektep, hamam, han, bezzâzlar çarşısı, fırın, kahvehane, evler, dükkânlar ve değirmenden oluşuyordu. Bunlardan cami, han ve hamam bugüne ulaştı. Kesme taşla inşa edilen iki katlı han, duvarlarının üstündeki mazgal dizileriyle kale görünümündedir.
Öküz Mehmed Paşa hangi padişahlara hizmet etti?
Birinci sadareti I. Ahmed, ikinci sadareti Genç Osman dönemindedir. Saray hizmeti ise daha eskiye uzanır. I. Ahmed'in 22 Kasım 1617 tarihinde ölmesinden sonra kısa süre I. Mustafa tahtta kaldı; 26 Şubat 1618 tarihinde Genç Osman tahta çıktı.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q3820159 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026