
Tabanıyassı Mehmed Paşa
طبانى ياصى محمد پاشاTabanıbüyük Mehmed Paşa·Mehmed Paşa·Serdarıekrem Mehmed Paşa
Tabanıyassı Mehmed Paşa, 1632-1637 yıllarında IV. Murad'a sadrazamlık yapan, zorbaların tasfiyesini ve Revan seferini yürüten Osmanlı devlet adamıdır.
Tabanıyassı Mehmed Paşa Kimdir?
15 dk okumaTabanıyassı Mehmed Paşa, 18 Mayıs 1632 ile 2 Şubat 1637 tarihleri arasında dört yıl sekiz buçuk ay vezîriâzamlık yapan Osmanlı devlet adamıdır. Görevinin tamamı IV. Murad'ın saltanatındadır ve padişahın yönetimi doğrudan eline aldığı yıllara denk gelir.
Arnavut kökenlidir. Küçük yaşta girdiği sarayda Darüssaade Ağası Hacı Mustafa Ağa'ya intisap etti; onun himayesinde müteferrikalık ve kapıcılar kethüdalığı görevlerinde bulundu, mirahurluğa kadar yükseldi. 1628 yılında vezirlik payesiyle Mısır valiliğine tayin edildi ve iki yıl bu görevde kaldı. Ardından kubbe vezirliğine getirildi.
Sadarete, Topal Receb Paşa'nın divanda boğdurulmasının ardından 18 Mayıs 1632 tarihinde getirildi. İlk işi başkentte asayişi kurmak oldu. Kapıkulu ocaklarındaki ayaklanma elebaşılarının tasfiyesi onun sadaretinde yürütüldü; padişahla birlikte ayak divanı toplandı, sokaklarda denetim yapıldı ve ayaklanmaya karışanlar hakkında işlem uygulandı.
1633 yılındaki Cibali yangınından sonra alınan sert tedbirlerde padişahın başlıca yardımcısı oldu; kahvehaneler kapatıldı ve içki satılan yerler yıktırıldı. Taşrada Rumeli ve Anadolu beylerbeyiliklerinde tımar yoklamaları yaptırdı.
22 Ekim 1633 tarihinde şark serdarı sıfatıyla doğu seferine çıktı. 1635 yılındaki Revan seferine padişahla birlikte katıldı ve kalenin anahtarlarını ona teslim etti. Revan'ın ertesi yıl yeniden elden çıkması üzerine 2 Şubat 1637 tarihinde azledildi. Sonraki iki yıl içinde Özü seraskerliği, Budin beylerbeyiliği ve sadaret kaymakamlığı görevlerinde bulundu; 1639 yılının aralık ayında Yedikule'de öldürüldü.
Kaynakların bir kısmında doğum yılı olarak verilir; öldüğünde elli yaşlarında olduğu kaydına göre 1580'li yılların sonlarında doğduğu tahmin edilir.
Doğumu ve Kökeni
01 / 19 · 1 dkTabanıyassı Mehmed Paşa'nın doğum yılı kesin olarak bilinmez. Öldüğünde elli yaşlarında olduğu kaydedildiğine göre 1580'li yılların sonlarında doğduğu tahmin edilir. Kaynakların bir kısmı doğum yılı olarak 1589 yılını verir; bu yıl kesinleşmiş bir kayıt değildir.
Arnavut kökenlidir. Doğum yeri konusunda kaynaklar ayrışır. Bir kısmı Taşlıca'yı gösterir ve buradan devşirildiğini kaydeder; bir kısmı Drama'yı verir. Taşlıca kaydı daha yaygındır ve devşirme kökenine dair bilgiyle birlikte anılır.
Devşirme, Osmanlı Devleti'nde belirli bölgelerden çocuk toplanarak saray ve ordu kadrolarının yetiştirilmesi usulüydü. On altıncı ve on yedinci yüzyıllarda sadrazamların önemli bir bölümü bu yolla yetişmişti.
Anne ve babasının adı kayıtlarda yer almaz. Bu, devşirme kökenli devlet adamları için olağan bir durumdur; kayıt genellikle kişinin saraya girişiyle başlar.
Kaynaklarda Tabanıyassı ve Tabanıbüyük lakaplarıyla anılır. Bu lakapların ayaklarının büyüklüğünden geldiği belirtilir. Sefer kayıtlarında ve hatt-ı hümayunlarda Serdarıekrem Mehmed Paşa olarak da geçer.
Aynı dönemde Mehmed adını taşıyan başka vezirler de bulunduğu için, belgelerde ve tarih kitaplarında lakabıyla birlikte anılması yerleşmiş bir uygulamadır.
Sarayda Yetişmesi ve İlk Görevleri
02 / 19 · 1 dkKüçük yaşta saraya girdi ve burada Darüssaade Ağası Hacı Mustafa Ağa'ya intisap etti. Darüssaade ağası, harem teşkilatının başındaki görevliydi; aynı zamanda Haremeyn vakıflarının nazırıydı ve saray içinde geniş bir nüfuza sahipti. Bir devlet adamının yükselişinde böyle bir himaye ilişkisi belirleyici olurdu.
Onun himayesinde önce müteferrikalık görevinde bulundu. Müteferrika, hükümdarın ve vezirlerin maiyetinde bulunan hizmet sınıfıydı; bu sınıfa girenler saray çevresinde çeşitli işlerde görevlendirilirdi.
Ardından kapıcılar kethüdalığına getirildi. Kapıcılar kethüdası, saray kapılarındaki görevlilerin amiriydi ve protokol işlerinden sorumluydu. Bu makam, padişahın huzuruna çıkan kişilerin düzenini sağlaması bakımından saray teşkilatının görünür kademelerindendi.
Son olarak mirahurluğa yükseldi. Mirahur, saraya ve özellikle hükümdara ait hayvanlarla ilgilenen teşkilatın başıydı. Büyük mirahurluk, vezirlik yolundaki basamaklardan biri sayılırdı.
Bu görev sırası, onun saray içinden yetişen bir devlet adamı olduğunu gösterir. Ordu kademelerinden değil, iç saray teşkilatından gelmiştir. Aynı dönemde sadrazamlığa ulaşan isimlerin bir bölümü yeniçeri ocağından, bir bölümü ise bu yoldan gelmekteydi.
1628 yılında vezirlik payesi verilerek Mısır valiliğine tayin edildi. Bu tayinle saray dışındaki ilk büyük görevini üstlendi.
Mısır Valiliği
03 / 19 · 1 dk1628 yılında vezirlik payesiyle Mısır valiliğine tayin edildi ve kayıtlara göre 1630 yılına kadar bu görevde kaldı. Selefi Bayram Paşa, halefi Koca Musa Paşa'dır.
Mısır, Osmanlı Devleti'nin en yüksek gelir getiren eyaletiydi. Buradan her yıl merkeze gönderilen irsaliye hazinesi, devlet bütçesinin sabit kalemlerinden biriydi. Eyaletin yönetimi vezir rütbeli valilere verilirdi ve bu görev, sadaret yolundaki basamaklardan sayılırdı.
Dönem kayıtları, Mısır'da düzeni sağladığını ve devlet gelirlerini artırdığını belirtir. Bu değerlendirme, sonraki yıllarda hakkında yazılan metinlerde de tekrarlanır.
Eyaletteki idari düzen, Osmanlı taşra teşkilatının diğer bölgelerinden farklıydı. Beylerbeyi yanında sancak beyleri ve ocak ağalarından oluşan bir yapı vardı; valinin yetkisi bu yerel güç odaklarıyla dengelenirdi. Valilerin görev süresi genellikle kısaydı.
Mısır valiliğinden sonra başkente dönerek kubbe vezirliğine getirildi. Kubbe veziri, belirli bir görev bölgesi bulunmayan ve Divan-ı Hümayun toplantılarına katılan vezirdi. Bu makam, sadrazam adayı olarak sayılmanın şartıydı.
Bu görevdeyken başkentte kapıkulu ocaklarının yol açtığı ayaklanmalar sürüyordu. 1632 yılının şubat ve mayıs aylarındaki olaylar, sadaret makamının iki defa el değiştirmesiyle sonuçlandı.
Vezirlik payesiyle Mısır valiliğine tayin edildi; selefi Bayram Paşa'dır.
Sadrazamlığa Getirilişi
04 / 19 · 1 dk1632 yılının şubat ayında başkentte çıkan ayaklanmada Sadrazam Hafız Ahmed Paşa padişahın gözü önünde öldürülmüş ve sadarete Topal Receb Paşa getirilmişti. IV. Murad bu tayini istemeyerek yapmıştı.
Aynı yılın mayıs ayında padişah karşı harekete geçti. Topal Receb Paşa 18 Mayıs 1632 tarihinde divanda boğduruldu. Sadaret mührü aynı gün Tabanıyassı Mehmed Paşa'ya verildi.
Bu tayin, IV. Murad'ın yönetimi doğrudan eline aldığı dönemin başlangıcıdır. Padişah yirmi yaşındaydı ve saltanatının ilk dokuz yılı kapıkulu ocakları ile saray çevresinin ağırlığı altında geçmişti.
Yeni sadrazamın görevi açıktı: başkentte asayişi kurmak, kapıkulu ocaklarındaki ayaklanma düzenini dağıtmak ve devlet kademelerinde denetimi yeniden sağlamak. Kaynaklar bu işte padişaha sadakatle hizmet ettiğini kaydeder.
Sadaretinin ilk günlerinde yeni bir hareketlilik başladı. Mülazımlık kayıtları sebebiyle ayaklanan kapıkulu askerleri, hanlarda oda döşemeyenlere mülazımlık verilmemesi isteğinde ısrar ederek Okmeydanı'nda toplandı. Atmeydanı'nda yeni bir ayaklanma çıkacağı haberi yayıldı.
IV. Murad bir ferman yayımlayarak mülazımlık uygulamasının yasak olduğunu bildirdi ve meselenin görüşülmesi için ayak divanı toplanacağını ilan etti. Bu karar, sonraki tasfiyenin hukuki dayanağını oluşturdu.
Ayak Divanı ve Bağlılık Yemini
05 / 19 · 1 dkAyak divanı Sinan Paşa Köşkü'nde toplandı. Toplantıya devlet ricalinden vezirler, ulema ve ocak ağaları katıldı. Atmeydanı'ndaki ayaklanmanın ileri gelenleri olan ocak ihtiyarları da geldi; sahil halkla doldu.
Ayak divanı, padişahın halkın ve askerin taleplerini doğrudan dinlemek üzere ayakta yaptığı olağanüstü toplantıydı. On yedinci yüzyılda ocak ayaklanmalarının çözüm mercii olarak sık kullanıldı.
IV. Murad köşk önünde bir tahta oturarak toplantıyı yönetti. Katılanlar Kur'an üzerine yemin ederek padişaha bağlı kalacaklarını bildirdi. Bir hüccet yazıldı ve ayaklanma elebaşılarının yakalanıp yetkililere teslim edilmesi kararlaştırıldı. Sadrazamın imzası da bu belgede yer alır.
Hüccet, kadı huzurunda düzenlenen ve tarafların beyanını tespit eden resmî belgeydi. Bir ayaklanmanın hüccetle sonlandırılması, kararın hukuki bir zemine oturtulması anlamına geliyordu.
Bu toplantı, önceki yıl boyunca süren karışıklığın dönüm noktasıdır. Ayaklanmanın talepleri reddedilmiş, buna karşılık asilerin teslimi karara bağlanmıştır.
Sadrazam bundan sonra her gün konağında toplantı yaptı. Toplantıların ardından ya kıyafet değiştirerek ya da açıkça şehirde denetim gezisine çıktı. Bu uygulama, başkentte düzenin doğrudan sadrazam eliyle takip edildiğini gösteren örneklerdendir.
Zorbaların Tasfiyesi
06 / 19 · 1 dkAyak divanının ardından ayaklanma elebaşıları hakkında işlem başladı. Kaynaklar, aralarında Saka Mehmed ve Cin Ali adlı kişilerin de bulunduğu elebaşıların yakalanarak idam edildiğini kaydeder.
Kapıkulu askerlerinin barındığı hanlar boşaltıldı. Bu hanlar, ocak mensuplarının başkentte toplandığı ve ayaklanma hazırlığı yaptığı yerlerdi. Boşaltılmaları, örgütlenme zemininin ortadan kaldırılması anlamına geliyordu.
Sokaklarda düzene aykırı biçimde dolaşan sipahi askerleri hakkında işlem yapıldı. Yakalanamayan elebaşıların ocak kayıtları silindi. Kayıt silme, kişinin ulufe hakkını ve ocak mensubiyetini kaybetmesi demekti.
Eyaletlere fermanlar gönderildi. Bu fermanlarda, taşrada asilik yapanlar hakkında işlem yapılması ve yalnızca ulufe almak için kapıkulu esamesi taşıyanların kayıtlarının temizlenmesi emredildi. Esame, ulufe hakkını gösteren kayıt belgesiydi; sahibi ölse ya da ayrılsa bile elde kalan bu belgeler hazineden karşılıksız ödeme çıkmasına yol açıyordu.
Bu uygulamalarla kapıkulu ocaklarında disiplin kuruldu ve başkentte asayiş sağlandı. Sonuç, 1622 yılından beri süren ocak ağırlığının kırılmasıdır.
Tasfiye, IV. Murad döneminin en çok anılan icraatlarındandır ve sadrazamın adı bu işle birlikte anılır. Padişahın sonraki yıllarda Revan ve Bağdat seferlerini kendi kumandasında yürütebilmesinin şartı da bu düzenin kurulmuş olmasıdır.
Topal Receb Paşa divanda boğduruldu; aynı gün vezîriâzamlığa getirildi.
Cibali Yangını ve Alınan Tedbirler
07 / 19 · 1 dk1633 yılının eylül ayında Cibali'de çıkan yangın başkentin büyük bir bölümünü yaktı. Kaynaklar yangının şehrin beşte birini etkilediğini kaydeder.
Yangının tütün kullanımından kaynaklandığı gerekçesiyle sert tedbirler alındı. IV. Murad tütün yasağı ilan etti. Sadrazam bu tedbirlerin uygulanmasında padişahın başlıca yardımcısı oldu.
Uygulama sırasında kahvehaneler kapatıldı ve içki satılan yerler yıktırıldı. Kahvehaneler, on yedinci yüzyıl başında başkentte yaygınlaşmış ve siyasi konuşmaların yapıldığı yerler haline gelmişti; kapatılmaları hem yangın gerekçesine hem asayiş kaygısına dayandırıldı.
Tütün, on altıncı yüzyılın sonlarında Osmanlı topraklarına girmiş ve kısa sürede yaygınlaşmıştı. Kullanımına dair tartışma hem ilmiye çevrelerinde hem yönetimde sürüyordu. 1633 yangını, yasağın uygulanmasına giden kararın gerekçesi oldu.
Yasak, padişahın saltanatı boyunca yürürlükte kaldı. Denetimin doğrudan padişah ve sadrazam tarafından yapıldığı, kıyafet değiştirerek yapılan gezilerde kaydedilir.
Bu tedbirler dönemin iç siyasetinde ayrı bir başlık oluşturur. Başkentteki toplanma yerlerinin kapatılması, ocak ayaklanmalarının önlenmesine yönelik düzenlemelerle aynı çizgidedir.
Yangının bir başka sonucu, ahşap yapılaşmanın getirdiği riskin yeniden gündeme gelmesidir. Başkentte yangın, on yedinci yüzyıl boyunca düzenli aralıklarla tekrarlanan ve mahalleleri bütünüyle yok eden bir olaydı; söndürme işi mahalle halkı ile yeniçeri ocağının sorumluluğundaydı. Cibali yangınından sonra alınan kararlar, hem yapı düzenini hem de şehirdeki toplanma yerlerini kapsadı.
Taşrada Tımar Yoklamaları
08 / 19 · 1 dkSadrazam taşrada da düzenlemeye girişti. Rumeli ve Anadolu beylerbeyiliklerinde yapılan tımar tevcihlerinin hak edenlere verilmesi için yoklamalar yaptırdı.
Tımar, belirli bir bölgenin vergi gelirinin sefere asker çıkarma karşılığında bir sipahiye tahsis edilmesiydi. Düzenin işlemesi, tımarların gerçekten sefere katılan kişilere verilmesine bağlıydı. On yedinci yüzyıl başında bu bağ zayıflamış, tımarlar sefer yükümlülüğü olmayan kişilere geçmeye başlamıştı.
Yoklama, dirlik sahiplerinin ve askerî kadroların yerinde sayılmasıydı. Kayıt ile gerçek arasındaki farkın kapatılması amaçlanıyordu.
Dönem kayıtları, bu uygulama sırasında birçok sipahi ve yeniçerinin ulufeden vazgeçip tımar almaya başladığını aktarır. Bu yönelim, merkez hazinesi üzerindeki nakit ulufe yükünü azaltan bir sonuçtu.
Aynı dönemde Cebelilübnan'da Dürzî emiri Manoğlu Fahreddin'in isyanı bastırıldı. Fahreddin, bölgede uzun süredir kendi yönetimini kurmuş ve dış devletlerle ilişki geliştirmişti; yakalanarak başkente getirildi ve 1635 yılında idam edildi.
Buna karşılık Yemen ve Habeş gibi uzak eyaletlerde duruma hâkim olunamadı. Merkezden uzaklık, ikmal güçlüğü ve yerel güç odaklarının ağırlığı bu eyaletlerde merkezî denetimi sınırlı kıldı.
Şark Serdarlığı ve Halep Kışlağı
09 / 19 · 1 dkSafevîlerin Van Kalesi'ni kuşatması üzerine doğu cephesi yeniden gündeme geldi. IV. Murad'ın İran seferine bizzat çıkmasından önce sadrazamın hareket etmesi istendi. Şark serdarı sıfatıyla Üsküdar'a geçti ve bir hafta sonra yola çıktı; tarih 22 Ekim 1633'tür. Başkentte sadaret kaymakamı olarak Bayram Paşa kaldı.
Aynı sırada gemilerle şahi darpzen topları Payas Limanı'na nakledildi. Payas, Akdeniz üzerinden doğu cephesine ağır malzeme sevkinde kullanılan limandı.
Serdarın amacı Van'ı kurtarmaktı. Yolda İran'dan kaçan Şirvan hâkimi Davud Han ile görüştü.
Kışlamak üzere gittiği Halep'te yeni bir meseleyle karşılaştı. Ulufelerinin ayarı düşük sikkelerle ödenmesine karşı çıkan yeniçerilerle uğraşmak zorunda kaldı. Sikke ayarının düşmesi, on yedinci yüzyıl boyunca ordu içindeki huzursuzlukların düzenli sebeplerindendir.
Ayaklanma elebaşıları hakkında işlem yapılarak sükûnet sağlandı. Ardından sefer hazırlıklarına başlandı.
Baharda Diyarbekir'e geçildi. Bu hareket, ordunun doğu cephesine kalıcı biçimde yerleşmesi anlamına geliyordu. Diyarbekir, on yedinci yüzyıl boyunca doğu seferlerinin toplanma ve ikmal merkeziydi.
Bir sadrazamın yıllarca başkent dışında, ordunun başında kalması bu dönemin olağan uygulamasıydı. Sadaret işleri başkentte kaymakam tarafından yürütülür, karar yazışmaları iki merkez arasında gider gelirdi. Bu düzen, serdarın merkezdeki gelişmeleri gecikmeli öğrenmesine ve kendi konumunu savunamamasına yol açardı. Mehmed Paşa'nın 1637 yılındaki azli de bu tablonun içinde değerlendirilir.
Sinan Paşa Köşkü'nde ayak divanı toplandı; katılanlar padişaha bağlılık yemini etti ve elebaşıların teslimi hüccetle karara bağlandı.
Çülek Ovasındaki Bekleyiş
10 / 19 · 1 dkSadrazam yaz mevsimini Çülek ovasında geçirdi. Altı ay kadar süren bu bekleyiş sırasında seferin Bağdat'a yöneleceği düşüncesiyle hazırlık yaptı.
Planı iki başlıktan oluşuyordu. Birincisi Bağdat surlarının önündeki hendeklerin doldurulmasıydı. İkincisi Dicle ırmağının Bağdat yönünden kesilmesiydi. Bu ikinci plan için Diyarbekir'de binlerce çuval yapağı hazırlattı; yapağı çuvalları, su akışını kesmek amacıyla nehir yatağına yerleştirilmek üzere düşünülmüştü.
Faaliyetlerden sonuç alınamadı. Bağdat seferi bu dönemde gerçekleşmedi.
Seferin Safevî işgalindeki Revan'a karşı yapılacağını öğrenince, padişah idaresindeki orduyla buluşmak üzere Diyarbekir üzerinden Erzurum'a hareket etti.
1635 yılının mayıs ayında Sınır ovası denilen yerde padişahla görüştü. Tedarik ettiği erzağı ve sancak-ı şerifi teslim etti. Aynı görüşmede padişaha elli bin kese kuruş, dört murassa raht ve eyerli at, otuz beş bohça çuha, iki murassa hançer ile çeşitli kumaşlar sundu. Kendisine iki samur kürk giydirildi.
Sancak-ı şerif, seferlerde ordunun önünde taşınan ve devlet alameti sayılan sancaktı. Serdarın bunu padişaha teslim etmesi, sefer kumandasının el değiştirdiğini gösteren resmî davranıştı. Bu görüşmeden sonra İran yönünde hareket edildi.
Revan Seferi
11 / 19 · 1 dkIV. Murad Revan seferine 28 Mart 1635 tarihinde çıkmıştı. Üç aylık yürüyüşün ardından ordu 27 Temmuz tarihinde Revan kalesi önlerine geldi.
Kuşatma kısa sürdü. Kaynakların bir kısmı süreyi on bir gün, bir kısmı on iki gün olarak verir. Kale 8 Ağustos 1635 tarihinde teslim oldu.
Revan'ın anahtarlarını padişaha Tabanıyassı Mehmed Paşa teslim etti. Bu hizmeti karşılığında kendisine hilat giydirildi ve sadrazamlıkla birlikte Rumeli beylerbeyiliği arpalık olarak verildi. Arpalık, bir görevliye ek gelir sağlamak üzere tahsis edilen dirlikti.
Ordu ileri harekâtı sürdürdü ve aynı yılın eylül ayında Tebriz'e girdi. Şehir tahliye edildikten sonra dönüş yoluna çıkıldı. Mehmed Paşa padişahla birlikte Revan'dan Tebriz'e gitti.
Dönüşte bazı yeniçeri birliklerini ve tımar sahiplerini yoklamak, sınır meselelerini çözmek için bir süre Van'da kaldı. Bu sırada İran şahına bir mektup gönderdi; mektupta seferin gerekçesini anlattı ve barışın iki taraf için yararına dikkat çekti.
Ardından Diyarbekir'e gidip padişahla görüştü ve Bağdat seferi hazırlıkları için burada kaldı. Sefer sonunda Revan kalesine Murtaza Paşa kumandasında on iki bin kişilik bir garnizon bırakılmıştı.
Revan'ın Kaybı
12 / 19 · 1 dkOsmanlı ordusunun çekilmesinin ardından Safevî hükümdarı Şah Safî harekete geçti. 16 Kasım 1635 tarihinde Tebriz'e geldikten sonra 25 Kasım tarihinde ordusunun başında Revan'ı kuşattı.
Haber gelince Mehmed Paşa durumu hemen başkente bildirdi ve kışın soğuğuna rağmen emrindeki askerlerle Kars yönüne gelmesi emrini aldı. Anadolu, Karaman, Sivas, Maraş, Halep, Trablusşam, Erzurum, Trabzon, Çıldır ve Kars valilerinin Erzurum'da toplanması için buyruldular gönderdi.
Yolların karla kapanması yüzünden askerin toplanmasının güç olacağını başkente bildirdi. IV. Murad'ın kesin emri Revan'a yardım edilmesi yönündeydi.
1636 yılının ocak ayı sonlarında hareket etti. Diyarbekir, Harput, Pertek, Çemişgezek ve Kemah üzerinden Erzurum'a ulaştı. Hasankale yörelerinde askerinin bir bölümünü soğuk sebebiyle kaybetti. Yanında on ile on beş bin arası asker vardı; diğer kuvvetler kış şartları yüzünden toplanamamıştı.
Revan muhafızları gerekli yardımı alamadı. Dört ayı aşan direnişin ardından kale 1 Nisan 1636 tarihinde Safevî kuvvetlerine teslim edildi.
Şiddetli soğuk ve kar sebebiyle Hasankale'de mahsur kalan Mehmed Paşa durumu başkente bildirdi. Gelen emirde padişahın bizzat sefere çıkacağı belirtildi ve kendisinden sınır boylarının meseleleriyle ilgilenmesi istendi. Van Kalesi'ni takviye için on top naklettirdi ve diğer sınır şehirlerinin tahkimiyle uğraştı.
Ayaklanma elebaşıları hakkında işlem yapıldı, kapıkulu hanları boşaltıldı ve yakalanamayanların ocak kayıtları silindi.
Azli
13 / 19 · 1 dkMehmed Paşa Diyarbekir'e döndü ve orduyu çeşitli kışlaklara dağıttı. Bu arada barış için İran şahıyla haberleşti ve karşı tarafın barıştan yana olduğunu anladı.
Kısa süre sonra, Revan'ı geri alamadığı gerekçesiyle 2 Şubat 1637 tarihinde sadrazamlıktan azledildi. Görev süresi dört yıl sekiz buçuk aydır. Yerine sadaret kaymakamı Bayram Paşa getirildi.
Görünürdeki sebep Revan'ın kaybıdır. Ancak kaybın üzerinden on ay geçtikten sonra azledilmesi, gerçek sebebin merkezdeki siyasi denge olduğu yönünde değerlendirilir. Dönem kaynakları bu noktada sadaret kaymakamı Bayram Paşa'nın rolüne işaret eder.
Başkente çağrılan Mehmed Paşa üç ay kadar Çinili Köşk'te bostancıbaşı hapsinde tutuldu. Çinili Köşk, Topkapı Sarayı'nı çevreleyen surlar içinde Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmış yapıdır ve bu dönemde gözetim yeri olarak da kullanılıyordu.
Diyarbekir'den gelen mal varlığına el konuldu. Azledilen vezirlerin mallarına el konulması, dönemin olağan uygulamalarındandı.
Hapis süresi sonunda affedildi. Bu af, azlin ardından idam beklentisi bulunan bir devlet adamı için istisna sayılır ve kayıtlarda ayrıca belirtilir.
Dönem kayıtlarının bir kısmı affın gerekçesi olarak, Revan'ın kaybında kış şartlarının belirleyici olduğunun anlaşılmasını gösterir. Kuvvetlerin kar yüzünden toplanamaması ve ordunun Hasankale'de mahsur kalması, sadrazamın raporlarında zaten başkente bildirilmişti.
Azilden Sonraki Görevleri
14 / 19 · 1 dkAffedildikten sonra 24 Temmuz 1637 tarihinde beylerbeyi sıfatıyla Özü seraskerliğine tayin edildi ve vezirlik hasları geri verildi. Özü eyaletinin merkezi Silistre'ydi ve eyalet, Karadeniz'in kuzeybatısındaki sınır bölgesini kapsıyordu.
Bu görev sırasında Eflak voyvodalığına Boğdan voyvodasının oğlunu getirmek istedi. Eski bir sadrazam olmasına rağmen voyvodaların kendisine beklediği ilgiyi göstermemesi, aralarının açılmasına yol açtı. Voyvoda, Eflak ve Boğdan beyleri için kullanılan unvandı; bu iki bölge Osmanlı Devleti'ne bağlı, kendi yöneticileri bulunan yerlerdi.
23 Şubat 1638 tarihinde Budin beylerbeyiliğine getirildi. Budin, Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'daki en ileri eyalet merkeziydi ve beylerbeyiliği sınır savunmasının merkezinde bulunan bir görevdi.
Çok geçmeden bu görevden de alınıp merkeze çağrıldı.
Bağdat seferinden dönmekte olan IV. Murad'ı Ankara'da karşıladı. Padişah kendisine sadaret kaymakamlığını verdi; tarih 20 Mayıs 1639'dur. Sadaret kaymakamı, sadrazamın başkentte bulunmadığı dönemlerde ona vekâlet eden görevliydi.
Bu tayin, azlinden iki yıl sonra yeniden devletin üst yönetimine dönmesi anlamına geliyordu. Ancak görev süresi kısa sürdü.
Aynı sırada sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa Bağdat'ın alınmasından sonra serdar sıfatıyla orduyla doğuda kalmıştı. Sadaret makamının başkentte boş kalması, kaymakamlığın ağırlığını artıran bir durumdu; kaymakam divan toplantılarını yönetir, atamaları yürütür ve elçi işlerine bakardı.
Sadaret Kaymakamlığı ve Ölümü
15 / 19 · 1 dkSadaret kaymakamlığı sırasında, Özü seraskerliği döneminde arası açılmış olan Eflak ve Boğdan voyvodalarını görevden aldı. Bu karar kendi aleyhine döndü.
Voyvodalar, gönderdikleri para ve hediyelerle padişah nezdinde nüfuz sahibi olan Musahib Silahdar Mustafa Paşa'ya durumu bildirdi ve yerlerinde bırakılmalarını istedi. Mustafa Paşa, meseleyi doğrudan padişaha şikâyet etmelerini söyledi ve konu IV. Murad'a ulaştı.
Voyvodaların ayaklanıp sorun çıkarabileceğini düşünen padişah, Mehmed Paşa'yı görevden aldı. Yerine Deli Hüseyin Paşa kaymakamlığa getirildi.
Mehmed Paşa önce Yedikule'de hapsedildi ve 16 Aralık 1639 gecesi burada öldürüldü. Kaynaklar boğularak öldürüldüğünü kaydeder. Bütün mallarına el konuldu.
Naima'nın dayandığı kaynak olan Şarihulmenarzade, onun Mısır'da düzeni sağlayıp devlet gelirlerini artırdığını, sadrazamlığı sırasında ayaklanma elebaşıları hakkında işlem yürüttüğünü, buna karşılık Silahdar Mustafa Paşa ile Deli Hüseyin Paşa'nın rekabeti yüzünden öldürüldüğünü yazar. Aynı kayda göre Budin'e gönderilmesi de Silahdar Paşa'nın isteğiyle olmuştu.
Mezarı Üsküdar'da Miskinler Tekkesi arkasındaki set üstündedir; bugünkü Karacaahmet Mezarlığı'nın bu bölümündedir. Yakın çalışma arkadaşlarından Başmüsteşar Bergamalı Fazlı Ağa, Reisülküttab Kadri Efendi ve kethüdası Macar Ali Ağa da bir süre hapsedildi.
Cibali yangını başkentin büyük bölümünü yaktı; kaynaklar şehrin beşte birinin etkilendiğini kaydeder.
Kişiliği ve Yönetim Anlayışı
16 / 19 · 1 dkDönem kaynakları Tabanıyassı Mehmed Paşa'yı akıllı, cömert ve tedbirli bir devlet adamı olarak tarif eder. Aynı kaynaklar içten pazarlıklı olduğunu, okuma yazma bilmemesi sebebiyle devlet sırlarını saklamakta güçlük çektiğini ve bu yönüyle eleştirildiğini kaydeder.
Ümmî oluşu, yani okuma yazma bilmemesi, kayıtlarda üzerinde durulan bir noktadır. Aynı durum on yedinci yüzyılın diğer bazı sadrazamları için de kaydedilmiştir; yazılı işler kethüda ve reisülküttab eliyle yürütülürdü.
Yönetim tarzının merkezinde denetim vardı. Ocak kayıtlarının elden geçirilmesi, tımar yoklamaları, esame temizliği ve başkentte doğrudan sokak denetimi aynı yaklaşımın parçalarıdır.
Padişahla ilişkisi, sadaretinin belirleyici unsurudur. Kaynaklar IV. Murad'a sadakatle hizmet ettiğini ve padişahın icraatlarında başlıca yardımcısı olduğunu kaydeder. Tütün yasağının uygulanması bu iş birliğinin en görünür örneğidir.
Askerî tarafta sonuçları karışıktır. Revan'ın alınmasında rol aldı ve kalenin anahtarlarını padişaha teslim etti; buna karşılık kalenin ertesi yıl kaybedilmesi azlinin gerekçesi oldu.
Beş yıla yakın süren sadareti, on yedinci yüzyılın ilk yarısındaki en uzun görev sürelerindendir. Bu süre, tek bir programın baştan sona yürütülmesine imkân vermiştir.
Hizmet Ettiği Padişah
17 / 19 · 1 dkTabanıyassı Mehmed Paşa yalnızca IV. Murad'a sadrazamlık yaptı. Sadareti, padişahın yönetimi doğrudan eline aldığı döneme denk gelir.
IV. Murad 1623 yılında on bir yaşında tahta çıkmıştı. Saltanatının ilk dokuz yılında kararlar valide sultan, kapıkulu ocakları ve saray çevresi arasında alındı. 1632 yılının şubat ayındaki ayaklanmada padişah sadrazamını asilere teslim etmek zorunda kalmıştı.
Aynı yılın mayıs ayında Topal Receb Paşa'nın ortadan kaldırılması ve Tabanıyassı Mehmed Paşa'nın sadarete getirilmesi bu tablonun değiştiği andır. Ayak divanı, bağlılık yemini ve ardından yürütülen tasfiye, padişahın yönetimi eline almasının adımlarıdır.
Sonraki yıllarda padişah seferleri kendi kumandasında yürüttü. 1635 yılında Revan, 1638 yılında Bağdat seferlerini bizzat yönetti. Sadrazam bu seferlerin ilkinde serdar ve sonra padişahın maiyetinde yer aldı.
Azil kararını da aynı padişah verdi. 1637 yılındaki azilden sonra affedilmesi, yeniden görevlendirilmesi ve 1639 yılında öldürülmesi kararlarının hepsi IV. Murad dönemindedir.
Padişah, Mehmed Paşa'nın öldürülmesinden iki ay kadar sonra, 1640 yılının şubat ayında öldü. Yerine kardeşi İbrahim tahta çıktı.
Mirası ve Tarihteki Yeri
18 / 19 · 1 dkTabanıyassı Mehmed Paşa'nın Osmanlı tarihindeki yeri iki başlıkla tanımlanır: başkentte asayişin kurulması ve Revan seferindeki rolü.
1632 yılındaki tasfiye, 1622 yılından beri süren kapıkulu ağırlığının kırılmasıyla sonuçlandı. Ayak divanında alınan karar, elebaşılar hakkında yapılan işlem, hanların boşaltılması ve kayıtların temizlenmesi bu sonucun adımlarıdır. Bundan sonra IV. Murad seferleri kendi kumandasında yürütebildi.
Revan seferinde kalenin anahtarlarını padişaha teslim etmesi, kendisine Rumeli beylerbeyiliğinin arpalık olarak verilmesiyle karşılık buldu. Aynı kalenin ertesi yıl elden çıkması ise azlinin gerekçesi oldu. Bu iki sonuç, sadaretinin askerî tarafını özetler.
Taşradaki tımar yoklamaları ve esame temizliği, sonraki yılların mali düzenlemelerine zemin hazırladı. Kemankeş Kara Mustafa Paşa'nın 1640 yılından sonra yürüttüğü kapıkulu mevcudunun azaltılması çalışması aynı çizgide değerlendirilir.
Tütün yasağı ve kahvehanelerin kapatılması, döneminin en çok anılan iç düzenlemeleridir ve IV. Murad'ın adıyla birlikte hatırlanır.
Bilinen bir cami, köprü ya da külliyesi kaydedilmemiştir. Mezarı Üsküdar'da Miskinler Tekkesi arkasındaki set üstündedir.
Kaynaklar onu IV. Murad dönemi düzenlemelerine katkısı olan bir sadrazam olarak anar. Beş yıla yakın görev süresi, dönemin ortalamasının belirgin biçimde üstündedir.
Yangının ardından tütün yasağı ilan edildi; kahvehaneler kapatıldı ve içki satılan yerler yıktırıldı. Uygulamanın başlıca yürütücüsü oldu.
Aynı Yıllarda Dünya
19 / 19 · 1 dk1632: Lützen Muharebesi yapıldı ve İsveç Kralı II. Gustav Adolf öldü; Hindistan'da Tac Mahal'in inşası başladı.
1633: Galileo Galilei Roma'da yargılandı.
1634: Nördlingen Muharebesi yapıldı; İsveç ordusu Güney Almanya'daki üstünlüğünü kaybetti.
1635: Fransa, Otuz Yıl Savaşları'na doğrudan taraf olarak girdi.
1636: Kuzey Amerika'da Harvard Koleji kuruldu.
1637: Fransız düşünür Descartes'in Yöntem Üzerine Konuşma adlı eseri yayımlandı; Hollanda'da lale fiyatları çöktü.
1639: İskoçya'da Piskoposluk Savaşları başladı; İngiltere'de kral ile parlamento arasındaki gerginlik derinleşti.
1640: Portekiz İspanya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti; Katalonya'da ayaklanma çıktı.
Kronoloji
32 olay- 16. yüzyıl
Kaynakların bir kısmında doğum yılı olarak verilir; öldüğünde elli yaşlarında olduğu kaydına göre 1580'li yılların sonlarında doğduğu tahmin edilir.
- 17. yüzyıl
Vezirlik payesiyle Mısır valiliğine tayin edildi; selefi Bayram Paşa'dır.
Mısır valiliği sona erdi; yerine Koca Musa Paşa getirildi. Başkente dönerek kubbe vezirliğine tayin edildi.
Ayaklanma elebaşıları hakkında işlem yapıldı, kapıkulu hanları boşaltıldı ve yakalanamayanların ocak kayıtları silindi.
Eyaletlere fermanlar gönderilerek taşrada asilik yapanlar ve yalnızca ulufe için esame taşıyanlar hakkında işlem emredildi.
Başkentteki ayaklanmada Sadrazam Hafız Ahmed Paşa öldürüldü ve sadarete Topal Receb Paşa getirildi.
Topal Receb Paşa divanda boğduruldu; aynı gün vezîriâzamlığa getirildi.
Sinan Paşa Köşkü'nde ayak divanı toplandı; katılanlar padişaha bağlılık yemini etti ve elebaşıların teslimi hüccetle karara bağlandı.
Mülazımlık kayıtları sebebiyle ayaklanan kapıkulu askerleri Okmeydanı'nda toplandı; padişah mülazımlık uygulamasının yasak olduğunu bildiren bir ferman yayımladı.
Yangının ardından tütün yasağı ilan edildi; kahvehaneler kapatıldı ve içki satılan yerler yıktırıldı. Uygulamanın başlıca yürütücüsü oldu.
Cibali yangını başkentin büyük bölümünü yaktı; kaynaklar şehrin beşte birinin etkilendiğini kaydeder.
Şark serdarı sıfatıyla Üsküdar'dan hareket etti; başkentte sadaret kaymakamı olarak Bayram Paşa kaldı.
Halep'te kışlarken ulufelerinin ayarı düşük sikkelerle ödenmesine karşı çıkan yeniçerilerle uğraştı; sükûnet sağlandıktan sonra sefer hazırlığına başlandı.
Baharda Diyarbekir'e geçti ve yaz mevsimini Çülek ovasında geçirdi; Dicle'yi kesmek için binlerce çuval yapağı hazırlattı.
IV. Murad Revan seferine çıktı.
Cebelilübnan'da isyanı bastırılan Dürzî emiri Manoğlu Fahreddin başkentte idam edildi.
Sınır ovası denilen yerde padişahla görüştü; erzağı ve sancak-ı şerifi teslim etti, hediyeler sundu ve kendisine iki samur kürk giydirildi.
Osmanlı ordusu Revan kalesi önlerine geldi ve kuşatma başladı.
Revan kalesi teslim oldu; anahtarları padişaha o teslim etti. Kendisine hilat giydirildi ve Rumeli beylerbeyiliği arpalık olarak verildi.
Padişahla birlikte Revan'dan Tebriz'e gidildi; şehir tahliye edildikten sonra dönüş yoluna çıkıldı.
Şah Safî ordusunun başında Revan'ı kuşattı; kalede Murtaza Paşa kumandasında on iki bin kişilik garnizon bulunuyordu.
Hasankale'de mahsur kaldıktan sonra Van Kalesi'ni takviye için on top naklettirdi ve sınır şehirlerinin tahkimiyle uğraştı.
Ayın sonlarında Revan'a yardım için hareket etti; Diyarbekir, Harput, Pertek, Çemişgezek ve Kemah üzerinden Erzurum'a ulaştı.
Dört ayı aşan direnişin ardından Revan kalesi Safevî kuvvetlerine teslim edildi.
Başkente çağrılarak üç ay kadar Çinili Köşk'te bostancıbaşı hapsinde tutuldu; Diyarbekir'den gelen mal varlığına el konuldu.
Revan'ı geri alamadığı gerekçesiyle sadrazamlıktan azledildi; yerine Bayram Paşa getirildi.
Affedilerek beylerbeyi sıfatıyla Özü seraskerliğine tayin edildi ve vezirlik hasları geri verildi.
Budin beylerbeyiliğine getirildi; kısa süre sonra bu görevden de alınarak merkeze çağrıldı.
Eflak ve Boğdan voyvodalarını görevden aldı; voyvodaların Silahdar Mustafa Paşa aracılığıyla padişaha şikâyette bulunması üzerine kaymakamlıktan alındı.
Bağdat seferinden dönen IV. Murad'ı Ankara'da karşıladı ve sadaret kaymakamlığına getirildi.
Yedikule'de hapsedildikten sonra gece öldürüldü; bütün mallarına el konuldu ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi arkasına gömüldü.
IV. Murad öldü; yerine kardeşi İbrahim tahta çıktı.
Sadareti
1 dönem · yaklaşık 5 yılHizmet Ettiği Padişahlar
1 padişahSavaşlar ve Seferler
5 kayıtEserleri
4 eserMühr-i Hümayun
Sadrazamlık alametiSadrazamlık makamının alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Tabanıyassı Mehmed Paşa mührü 18 Mayıs 1632 tarihinde, selefi Topal Receb Paşa'nın divanda boğdurulmasının hemen ardından aynı gün aldı. Sefer sırasında serdar sıfatıyla mühürle birlikte orduda bulundu; 1635 yılının mayıs ayında Sınır ovasında padişahla buluştuğunda sancak-ı şerifi teslim ederek sefer kumandasını ona bıraktı. Mühür 2 Şubat 1637 tarihinde geri alındı ve sadaret kaymakamı Bayram Paşa'ya verildi. İki yıl sonra, 20 Mayıs 1639 tarihinde sadaret kaymakamlığına getirilerek sadrazam vekilliği yetkisini yeniden kullandı.
Aile Ağacı
2 kişi
Tabanıyassı Mehmed PaşaÇağdaşları
11 kişiİlkler ve Enler
6 başlıkOsmanlı Sadrazamları
84 madde · sadaret sırasıyla



















































































İlgili Maddeler
9 madde








Yanlış Bilinenler
6 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruTabanıyassı Mehmed Paşa hangi tarihler arasında sadrazamlık yaptı?
Tabanıyassı lakabı nereden gelir?
Tabanıyassı Mehmed Paşa nereli ve hangi kökendendir?
Sadrazamlıktan önce hangi görevlerde bulundu?
Sadrazamlığa nasıl getirildi?
Zorbaların tasfiyesi nasıl yürütüldü?
Tütün yasağıyla ilgisi nedir?
Revan seferindeki rolü neydi?
Revan neden ve ne zaman kaybedildi?
Tabanıyassı Mehmed Paşa neden azledildi?
Azledildikten sonra ne oldu?
Tabanıyassı Mehmed Paşa ne zaman ve nasıl öldü?
Tabanıyassı Mehmed Paşa 1637 yılında mı öldü?
Mezarı nerededir?
Dönem kaynakları Tabanıyassı Mehmed Paşa'yı nasıl tarif eder?
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q3820443 · Son güncelleme: 27 Eylül 2026