İstanbul-Atina arasında sanatsal değişim rotası

Deniz Burak BAYRAK
Türkiye ve Yunanistan’ın çağdaş sanat sahnelerinin diyaloğunu güçlendirmek için yedi yıldır iş birliği yapan SAHA ve Atina merkezli sanat kurumu ARTWORKS, 2026 Misafir Küratör Değişim Programı katılımcılarını açıkladı. Merve Elveren, Atina’da; Steffi Stouri ise İstanbul’da çalışmalarını sürdürecek. Altı hafta sürecek program, ev sahibi ülkenin sanat ekosistemini yakından tanıma, araştırmalarını geliştirme ve yeni profesyonel ilişkiler kurma imkânı sunuyor. Programı SAHA Direktörü Serra Şentürk anlattı.
SAHA ve ARTWORKS arasındaki bu iş birliği yedi yıldır devam ediyor. Bu süre içinde Türkiye ve Yunanistan’ın çağdaş sanat sahneleri arasındaki ilişkide ne tür bir değişim gözlemlediniz?
SAHA ve ARTWORKS arasındaki iş birliğinin başlangıcını da kapsayan son 10 yıl, Türkiye ve Yunanistan’daki çağdaş sanat sahnelerinin birbirini daha yakından tanımaya ve karşılıklı olarak beslemeye başladığı önemli bir dönem. Bugün Türkiye ve Yunanistan’daki sanatçılar ve kültür profesyonelleri, birbirlerini yalnızca coğrafi yakınlık üzerinden değil, benzer dönüşümler ve farklı deneyimler üzerinden değerlendiriyorlar. Tarihsel bağlar ve güncel toplumsal konuların yanı sıra, sanat üretimini ve kültürel kurumları çevreleyen ekonomik ve politik koşullar da ortak bir tartışma zemini yaratıyor. Bunun sonucu olarak, her iki coğrafyadan da sanatçı ve küratörlerin birbirlerinin sahnelerine daha doğal bir biçimde dâhil olduklarını; sergiler, araştırmalar, konuk programları ve profesyonel karşılaşmalar aracılığıyla ilişkilerin çeşitlendiğini görüyoruz. Aynı dönemde Atina’nın uluslararası sanat dünyasındaki görünürlüğünün artması ve İstanbul’un bölgesel bir üretim ve tartışma merkezi olarak taşıdığı dinamizm, bu karşılaşmaları son yıllarda daha da anlamlı kıldı. Bu zaman diliminde, SAHA’nın Yunanistan’daki öncü sanat kurumlarında Türkiye’den davetli sanatçıların projelerine sağladığı desteklere ek olarak, 2020’de hayata geçirilen ARTWORKS işbirliğinin ilk yıllarında iki ülke arasındaki ilişki daha çok bireysel temaslar, sanatçı ve kurum ziyaretleri üzerinden ilerliyordu. Zaman içinde bu temaslar, daha süreklilik taşıyan, kurumsal ve üretime dayalı ilişkilere dönüştü. Örneğin, Sakız Adası merkezli DEO Projects’in ilk kez 2023 yazında Türkiye’den sanatçıları davet ettiği program, kurucusu küratör Akis Kokkinos’un SAHA Küratöryel Program çerçevesinde, İstanbul’da yerel ağlarımızın desteğiyle derinleştirdiği araştırma ve dört yıldır süren diyaloğumuz sonucunda, her sene ülkemizden farklı sanatçıların yeni eserlerinin dâhil olduğu, iki coğrafyanın perspektiflerini yan yana getiren bir platform niteliği kazandı. Dolayısıyla, her iki kurumun sanatçı ve küratörleri destekleyen yapısı sayesinde, iki ülkenin çağdaş sanat ekosistemleri arasında karşılıklı bir öğrenme ve dayanışma zemini oluştu. SAHA açısından bu ortaklık, yalnızca eserlerin değil, fikirlerin, deneyimlerin ve ilişkilerin dolaşımıyla da güçlendiğini gösteren güzel bir örnek.
… Haberin devamı aşağıdaki özgün kaynağında.



