# Abese Suresi: Arapça Metni ve Türkçe Meali

| Alan | Değer |
| --- | --- |
| Sure sırası | 80 / 114 |
| Ayet sayısı | 42 |
| İniş yeri | Mekke |
| İniş sırası | 24 |
| Cüz | 30 |
| Arapça adı | عبس |

**Abese Suresi**, Mekke döneminde inmiştir ve 42 ayettir. Aşağıda her ayetin Arapça metni ve Diyanet İşleri Türkçe meali verilmiştir; sayfada Elmalılı meali ve 5 kariden sesli okuma da bulunur.

**1.**  عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

**2.** أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

**3.** وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ

Ne bilirsin, belki de o arınacak;

**4.** أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ

Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.

**5.** أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

**6.** فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

**7.** وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ

Arınmak istememesinden sana ne?

**8.** وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

**9.** وَهُوَ يَخْشَىٰ

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

**10.** فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

**11.** كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ

Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.

**12.** فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

Dileyen onu öğüt kabul eder.

**13.** فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

**14.** مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

**15.** بِأَيْدِى سَفَرَةٍ

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

**16.** كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

**17.** قُتِلَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ

Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!

**18.** مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ

Allah onu hangi şeyden yaratmış?

**19.** مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ

Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;

**20.** ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ

Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.

**21.** ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ

Sonra onu öldürür ve kabre koyar.

**22.** ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ

Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.

**23.** كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ

Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.

**24.** فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ

İnsan, yiyeceğine bir baksın;

**25.** أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا

Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.

**26.** ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

**27.** فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

**28.** وَعِنَبًا وَقَضْبًا

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

**29.** وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

**30.** وَحَدَآئِقَ غُلْبًا

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

**31.** وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّا

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

**32.** مَّتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ

Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.

**33.** فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ

O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;

**34.** يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

**35.** وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

**36.** وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

**37.** لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ

O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.

**38.** وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

**39.** ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

**40.** وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

**41.** تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

**42.** أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ

İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.

---
Oku ve dinle: https://com.com.tr/kuran/abese-suresi
Önceki sure: https://com.com.tr/kuran/naziat-suresi.md
Sonraki sure: https://com.com.tr/kuran/tekvir-suresi.md
Tüm sureler: https://com.com.tr/kuran.md
