# göz Ne Demek?

1. Görme organı; basar, ayn, çeşm, dide (isim)
2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma
3. ► oda
4. Bakış, görüş
5. ► kaynak (I)
6. Delik, boşluk
7. ► çekmece
8. Terazi kefesi
9. ► nazar
10. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı
11. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri
12. ► hane
13. Bazı yaraların uç bölümü
- : çıkarına düşkün kimselerin arkadaşlığı işi bitinceye kadardır.
- : yaptığın işlerde uyanık davranmazsan çok kötü durumlarla karşılaşır, gözünü dört açmak zorunda kalırsın.
- : yoksulluk insanı öldürmez ama türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır.
- : yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.
- : kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.
- : tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez.
- : çok acıkmak:<i> 'Bu akşam açlıktan gözü dönmüş bir hâlde bir evin mutfağına girmişti.' -</i>S. F. Abasıyanık.
- : öfkelenerek veya kızarak ağır sözler söyledi.
- : iş sahipleri denetimlerini sürekli yaparlarsa işler yolunda gider.
- : ana babalar çocuklarına, mal sahipleri de mallarına iyi bakarlarsa iyi sonuçlar alınır.
- : çalışanlarını gereği gibi yöneten ve çalıştıran kişi iyi bir yöneticidir, sözünün eri olan kimse de yiğittir.
- : belirtileri meydanda olan yaşlılık ve izleri ortada duran üzüntü ne yapılsa gizlenemez.
