Isha22:05·Fajr 04:10 İstanbul24°·Partly cloudy Duty pharmacy:Adalar 1 ay.agustos 2026, gun.cumartesi
Search

What Does kalem Mean?

1

Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç isim

Kâğıt, kalem, mürekkep, hepsi masanın üstündedir.Falih Rıfkı Atay
2

Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer

Kalemindeki odacıya aylığını kırdırırmış.Sermet Muhtar Alus
3

Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç

Taşçı kalemi.
Oymacı kalemi.
4

Bir listede, bir hesapta sıra ile yazılmış maddelerden her biri

Beş kalem ilaç.
Üç kalem yiyecek.
5

Bazı deyimlerde yazı mecaz

Kaleme almak.
6

► yazar mecaz

Peyami Safa, edebiyatımızın usta kalemlerindendir.
7

Aşı yapmak için bir ağaçtan kesilen ince çubuk

8

Kaşlara ve gözlere makyaj yapmak, dudak kenarlarını çizmek için kullanılan boyama aracı

9

Kalem biçiminde olan sıfat

Bizde ise pek iyi bilirim, üç kalem pirzola isteyeni kasap tersler.Melih Cevdet Anday
Proverbs and Idioms

: insan ne kadar bilgili olursa olsun her şeyi aklında tutamayacağı için unutulmaması istenilen şey mutlaka yazılmalıdır.

: boş vermek, bir an için göz ardı etmek:<i> 'Üniversiteyi filan bir kalem geçin, liseyi bile okuyamamıştı.' -</i>H. Taner.

: sürekli düşünce değiştirmek.

: 1) yazı yazmayı bilmek; 2) düşündüğünü güzel bir anlatımla yazmak:<i> 'Saz sanatkârı bütün kedileri sever. Aynı zamanda eli kalem tuttuğundan sevdiği kedilerin bir bir hikâyesini yazar.' -</i>H. Taner.

: herhangi bir nitelikte yazı yazabilmek:<i> Güçlü bir kalemi var.</i>

: hemen yazmaya başlamak:<i> 'Partinin kurulacağını duyunca kâğıda kaleme sarılmış, korkunç bir telgraf yazmıştı.' -</i>Y. Z. Ortaç.

: kalemin ucunu yontup kullanılabilecek bir duruma getirmek.

: <i> huk.</i> idam kararı verildiğinde bir daha idam kararı imzalamamak için hâkim kalemini kırmak.

: 1) yazı yazmak:<i> 'Namık Kemal'in tek başına kalem oynattığı alanlarda başyazarlar, fıkra yazarları, sanat eleştiricileri yetişir.' -</i>N. Cumalı. 2) bir yazıyı düzeltmek; 3) bir yazıda değişiklik yapmak.

: bir konuyu yazı durumuna getirmek, yazıyla anlatmak.

: yazılabilmek veya anlatılabilmek:<i> 'Köyün harman yerinde anlatımı kaleme gelmez bir çalışma var.' -</i>F. Otyam.

: hemen yazmaya başlamak:<i> 'Hemen kaleme sarıldı. Bir hafta her gece çalışmak suretiyle hikâyesini bitirdi.' -</i>H. E. Adıvar.