What Does kalem Mean?
Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç isim
Kâğıt, kalem, mürekkep, hepsi masanın üstündedir.Falih Rıfkı Atay
Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer
Kalemindeki odacıya aylığını kırdırırmış.Sermet Muhtar Alus
Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç
Taşçı kalemi.
Oymacı kalemi.
Bir listede, bir hesapta sıra ile yazılmış maddelerden her biri
Beş kalem ilaç.
Üç kalem yiyecek.
Bazı deyimlerde yazı mecaz
Kaleme almak.
► yazar mecaz
Peyami Safa, edebiyatımızın usta kalemlerindendir.
Aşı yapmak için bir ağaçtan kesilen ince çubuk
Kaşlara ve gözlere makyaj yapmak, dudak kenarlarını çizmek için kullanılan boyama aracı
Kalem biçiminde olan sıfat
Bizde ise pek iyi bilirim, üç kalem pirzola isteyeni kasap tersler.Melih Cevdet Anday
: insan ne kadar bilgili olursa olsun her şeyi aklında tutamayacağı için unutulmaması istenilen şey mutlaka yazılmalıdır.
: boş vermek, bir an için göz ardı etmek:<i> 'Üniversiteyi filan bir kalem geçin, liseyi bile okuyamamıştı.' -</i>H. Taner.
: sürekli düşünce değiştirmek.
: 1) yazı yazmayı bilmek; 2) düşündüğünü güzel bir anlatımla yazmak:<i> 'Saz sanatkârı bütün kedileri sever. Aynı zamanda eli kalem tuttuğundan sevdiği kedilerin bir bir hikâyesini yazar.' -</i>H. Taner.
: herhangi bir nitelikte yazı yazabilmek:<i> Güçlü bir kalemi var.</i>
: hemen yazmaya başlamak:<i> 'Partinin kurulacağını duyunca kâğıda kaleme sarılmış, korkunç bir telgraf yazmıştı.' -</i>Y. Z. Ortaç.
: kalemin ucunu yontup kullanılabilecek bir duruma getirmek.
: <i> huk.</i> idam kararı verildiğinde bir daha idam kararı imzalamamak için hâkim kalemini kırmak.
: 1) yazı yazmak:<i> 'Namık Kemal'in tek başına kalem oynattığı alanlarda başyazarlar, fıkra yazarları, sanat eleştiricileri yetişir.' -</i>N. Cumalı. 2) bir yazıyı düzeltmek; 3) bir yazıda değişiklik yapmak.
: bir konuyu yazı durumuna getirmek, yazıyla anlatmak.
: yazılabilmek veya anlatılabilmek:<i> 'Köyün harman yerinde anlatımı kaleme gelmez bir çalışma var.' -</i>F. Otyam.
: hemen yazmaya başlamak:<i> 'Hemen kaleme sarıldı. Bir hafta her gece çalışmak suretiyle hikâyesini bitirdi.' -</i>H. E. Adıvar.