Asr17:10·Maghrib 20:28 İstanbul24°·Partly cloudy Duty pharmacy:Adalar 1 ay.agustos 2026, gun.cumartesi
Search

What Does göz Mean?

1

Görme organı; basar, ayn, çeşm, dide isim

2

Bazı deyimlerde, görme ve bakma

Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin.
3

► oda

Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşuZiya Osman Saba
4

Bakış, görüş

Bu sefer alacaklı gözüyle baktım.
5

► kaynak (I)

Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?Tarık Buğra
6

Delik, boşluk

İğnenin gözü.
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır.Sait Faik Abasıyanık
7

► çekmece

Masanın gözleri.
8

Terazi kefesi

9

► nazar

İnsanı gözle yiyip bitirirler.Ömer Seyfettin
10

Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı

Gözüm canım efendim.
11

Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri

Göz aşısı.
12

► hane

Dama tahtasında altmış dört göz vardır.
13

Bazı yaraların uç bölümü

Çıbanın gözü.
Proverbs and Idioms

: çıkarına düşkün kimselerin arkadaşlığı işi bitinceye kadardır.

: yaptığın işlerde uyanık davranmazsan çok kötü durumlarla karşılaşır, gözünü dört açmak zorunda kalırsın.

: yoksulluk insanı öldürmez ama türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır.

: yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.

: kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.

: tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez.

: çok acıkmak:<i> 'Bu akşam açlıktan gözü dönmüş bir hâlde bir evin mutfağına girmişti.' -</i>S. F. Abasıyanık.

: öfkelenerek veya kızarak ağır sözler söyledi.

: iş sahipleri denetimlerini sürekli yaparlarsa işler yolunda gider.

: ana babalar çocuklarına, mal sahipleri de mallarına iyi bakarlarsa iyi sonuçlar alınır.

: çalışanlarını gereği gibi yöneten ve çalıştıran kişi iyi bir yöneticidir, sözünün eri olan kimse de yiğittir.

: belirtileri meydanda olan yaşlılık ve izleri ortada duran üzüntü ne yapılsa gizlenemez.