Antidepresan kullananlar dikkat: Meğer beyinde sahte bir his değil, bakın ne yapıyormuş!

Toplumda en çok merak edilen ancak bir o kadar da kulaktan dolma bilgilerin hakim olduğu konuların başında ruh sağlığı ve antidepresan kullanımı geliyor. Birçok kişi yaşadığı ruhsal sıkıntıları ‘iradesizlik' ya da ‘karakter zayıflığı' olarak değerlendirirken, ilaç tedavisine başlamayı bir başarısızlık olarak görebiliyor. Oysa uzmanlar, beynin de tıpkı diğer organlar gibi hastalanabileceğini ve biyolojik bir müdahaleye ihtiyaç duyabileceğini vurguluyor. Konuya ilişkin uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, antidepresanlar hakkında şehir efsanelerini çürütecek bilgiler verdi.
"Kendi kendinizin doktoru olmaya çalışmayın"
Toplumda yaygın olan ‘kendini topla, biraz iradeli ol' baskısının hastalara yapılan büyük bir haksızlık olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Tansiyonu fırlayan birine 'hadi iradenle tansiyonunu düşür' veya bir şeker hastasına 'iradenle insülin salgıla' demiyoruz. Beynimiz de etten kemikten biyolojik bir organ. Kimyası hastalandığında, bunu sadece iradeyle yenmesini beklemek doğru değildir. Fiziksel bir rahatsızlık için ilaç kullanmakla ruhsal bir rahatsızlık için ilaç kullanmak arasında tıbben hiçbir fark yoktur. İnsanın üzülmesi, yas tutması doğaldır ve her üzüntüde reçete yazılmaz. Ancak bu durum haftalarca sürüyor, uykuyu ve iştahı bozuyor, kişiyi işlevsiz hale getiriyorsa tıbbi müdahale şarttır. Doktora gitmek bir zayıflık değil, kendinize verdiğiniz değerin kanıtıdır. Kendi kendinin doktoru olmaya çalışmak ise son derece tehlikeli bir kumardır" dedi.
Bağımlılık efsanesi gerçeği yansıtmıyor
… Haberin devamı aşağıdaki özgün kaynağında.



