İkindi17:10·Akşam 20:28 İstanbul24°·Parçalı bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 1 Ağustos 2026, Cumartesi
Ara

Barış ve barışmak

Gündem28 Temmuz 2026 00:114 gün önce
Barış ve barışmak

Sinan Sönmez

Lozan’a karşı çıkarak 1923 öncesini savunmak, şeriat bayrağı altında toplanarak silahlı isyan başlatanlara sahip çıkarak mı demokrasi yolunda ilerlenecektir?

Barış bir ütopya mı? Söylence mi? Son dünya savaşından günümüze dek toplumları sarsan, derin tahrip edici sarsıntılar yaratan birçok savaş yaşandı, yaşanıyor. Ülkemiz sınırlarının dışındaki yakın coğrafyada; kuzeyde, doğuda, güneyde silahlı çatışmalar, işgaller, katliamlar sürüp gidiyor. Çatışmaları tetikleyen, küresel ve bölgesel düzenin hakimi olmaya soyunan ABD ve İsrail uzak ara ön sırada yer alıyor. Örneğin ABD’de yönetim Demokratik Parti ve Cumhuriyetçiler arasında gidip gelse de emperyalist politika, hegemonik güç hırsı ve saldırganlık doğrudan veya çeşitli kılıflarda sürdürülüyor. ABD emperyalizmiyle özdeşleşen İsrail yayılmacılık doğrultusunda saldırganlık ve katliamlarda geri adım atmıyor.

Barış sözcüğü kaçınılmaz olarak 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Barış Derneği’ne karşı cunta rejiminin giriştiği saldırıyı, yöneticiler ve üyelerinden bir bölümünün haksız, hukuksuz şekilde hapsini çağrıştırıyor. Mevcut koşullarda ise barış ortamı ve demokrasi talep ve tartışmaları, periyodik görüşmeler ve tekrarlanan argümanlar ile lastik gibi sündürülerek son şekli verilmeye çalışılan çerçeve yasayla sınırlandırılmak isteniyor. Acaba demokrasiye yöneliş ve iç barış Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı sonuç bildirgesinde vurgulandığı üzere “hiçbir kategorik ayrım yapılmaksızın tüm örgütsel kademeleri ve yapıları kapsayacak şekilde bütünlüklü bir yaklaşımla ele alındığında” mı sağlanacaktır? Demokrasi yalnızca çerçeve yasanın onaylanmasıyla elde edilmesi beklenen gelişmelere mi bağlıdır? Bu ortamda DEM Parti milletvekili, İmralı Heyeti üyesi ve TBMM başkanvekili etiketlerini taşıyan kişinin muhalif basını tehdit edercesine hükümetten, dolayısıyla Cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanının eleştirel sesleri susturmak için müdahalesini talep etmesi ne tür bir demokrasi anlayışını yansıtmıştır? Bu bağlamda yüzyıllık esareti gündeme defalarca getirip Lozan’a karşı çıkarak 1923 öncesini savunmak, şeriat bayrağı altında toplanarak silahlı isyan başlatanlara sahip çıkarak mı demokrasi yolunda ilerlenecektir?

… Haberin devamı aşağıdaki özgün kaynağında.

Kaynağından oku · haber.sol.org.tr ↗
Bu içerik otomatik olarak derlenmiştir. Tüm hakları özgün yayıncısına aittir (haber.sol.org.tr).

İlgili Haberler