Surah Hicr
Revealed in Mecca · 99 verses · Juz 14
DIYANETElif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.
ELMALILIElif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir.
DIYANETİnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
ELMALILIBir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
DIYANETBırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.
ELMALILIOnları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.
DIYANETYok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.
ELMALILIBiz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.
DIYANETHiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.
ELMALILIHiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.
DIYANETOnlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
ELMALILIDediler ki: "Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun."
DIYANETOnlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
ELMALILI"Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin."
DIYANETBiz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
ELMALILIBiz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.
DIYANETDoğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.
ELMALILIHiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.
DIYANETAnd olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.
ELMALILIAndolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik.
DIYANETOnlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.
ELMALILIOnlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.
DIYANETAynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
ELMALILIBiz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.
DIYANETAynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
ELMALILIKur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.
DIYANETOnlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
ELMALILIOnlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,
DIYANETOnlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
ELMALILI"Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.
DIYANETAnd olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
ELMALILIAndolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.
DIYANETOnları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
ELMALILIVe göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.
DIYANETFakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.
ELMALILIAncak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.
DIYANETYeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.
ELMALILIYeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.
DIYANETOrada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
ELMALILIOrada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.
DIYANETHazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
ELMALILIHer şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.
DIYANETRüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.
ELMALILIBiz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.
DIYANETDoğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.
ELMALILIElbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.
DIYANETAnd olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.
ELMALILIAndolsun ki biz, içinizden İslâm'da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.
DIYANETDoğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.
ELMALILIŞüphesiz Rabbin O'dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir.
DIYANETAnd olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.
ELMALILIAndolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
DIYANETCinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.
ELMALILICinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.
DIYANET'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
ELMALILIEy Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım."
DIYANET'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
ELMALILIBen, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."
DIYANETBunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
ELMALILIBunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.
DIYANETBunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
ELMALILIYalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.
DIYANETAllah: "Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?" dedi.
ELMALILIAllah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?"
DIYANETO: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.
ELMALILIİblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim."
DIYANET"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
ELMALILIAllah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."
DIYANET"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
ELMALILI"Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir."
DIYANET"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.
ELMALILIİblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.
DIYANETAllah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
ELMALILIAllah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin."
DIYANETAllah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
ELMALILI"Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."
DIYANET"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
ELMALILIİblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!"
DIYANET"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
ELMALILI"Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."
DIYANET'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
ELMALILIAllah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur."
DIYANET'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
ELMALILI"Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."
DIYANET"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."
ELMALILI"Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir."
DIYANETO cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.
ELMALILI"Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır."
DIYANETAllah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.
ELMALILIAllahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.
DIYANET"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.
ELMALILIOnlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir.
DIYANETBiz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.
ELMALILIBiz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.
DIYANETOnlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
ELMALILIOrada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
DIYANETKullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
ELMALILIKullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.
DIYANETKullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
ELMALILIBununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere:
DIYANETOnlara İbrahim'in konuklarını da anlat:
ELMALILIHem o kullara, İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
DIYANETİbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
ELMALILIHani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.
DIYANETİbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
ELMALILIMelekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
DIYANET"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:
ELMALILIİbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"
DIYANET"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.
ELMALILIMelekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.
DIYANET"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
ELMALILIİbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
DIYANET"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
ELMALILI"Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.
DIYANETŞöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
ELMALILIMelekler şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik.
DIYANETŞöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
ELMALILIAncak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız.
DIYANETŞöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
ELMALILIYalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.
DIYANETElçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
ELMALILIMelek olan elçiler, Lût kavmine gelince,
DIYANETElçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
ELMALILILût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz."
DIYANET"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
ELMALILIElçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."
DIYANET"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
ELMALILI"Sana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz."
DIYANET"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
ELMALILI"Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."
DIYANETBöylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.
ELMALILIBiz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."
DIYANETŞehir halkı, sevinerek geldiler.
ELMALILIŞehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.
DIYANETLut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
ELMALILILût, kavmine şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin."
DIYANETLut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
ELMALILI"Allah'tan korkun! Beni mahcub etmeyin."
DIYANET"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.
ELMALILILût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?"
DIYANETLut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.
ELMALILILût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).
DIYANETSenin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
ELMALILIResulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
DIYANETTanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.
ELMALILIGüneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.
DIYANETMemleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.
ELMALILIBiz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
DIYANETBunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.
ELMALILIGerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.
DIYANETO şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.
ELMALILIHem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.
DIYANETBunda inananlar için ibret vardır.
ELMALILIŞüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.
DIYANETEykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.
ELMALILIEyke halkı da gerçekten zalimlerdi.
DIYANETBunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.
ELMALILIBiz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.
DIYANETAnd olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.
ELMALILIŞüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.
DIYANETOnlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.
ELMALILIBiz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı
DIYANETDağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.
ELMALILIOnlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.
DIYANETSabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.
ELMALILIOnları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.
DIYANETYaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.
ELMALILIKazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.
DIYANETBiz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.
ELMALILIBiz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.
DIYANETDoğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.
ELMALILIŞüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.
DIYANETAnd olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.
ELMALILIAndolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.
DIYANETKafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.
ELMALILISakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.
DIYANETDe ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."
ELMALILIDe ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."
DIYANETKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ELMALILI(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).
DIYANETKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ELMALILIOnlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.
DIYANETKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ELMALILIRabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
DIYANETKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ELMALILIRabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
DIYANETArtık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.
ELMALILIŞimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.
DIYANETAllah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.
ELMALILIMuhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
DIYANETAllah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.
ELMALILIOnlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.
DIYANETAnd olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.
ELMALILIGerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.
DIYANETRabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.
ELMALILIO halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.
DIYANETRabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.
ELMALILIVe sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.