İkindi17:10·Akşam 20:28 İstanbul24°·Parçalı bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 1 Ağustos 2026, Cumartesi
Ara
Kur'an-ı Kerim
عبس

Abese Suresi

Mekke döneminde inmiştir · 42 ayet · 30. cüz

عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ 1

DİYANETYanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ 2

DİYANETYanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ 3

DİYANETNe bilirsin, belki de o arınacak;

أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ 4

DİYANETYahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.

أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ 5

DİYANETAma sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ 6

DİYANETAma sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ 7

DİYANETArınmak istememesinden sana ne?

وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ 8

DİYANETSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

وَهُوَ يَخْشَىٰ 9

DİYANETSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ 10

DİYANETSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ 11

DİYANETDikkat et; bu Kuran bir öğüttür.

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ 12

DİYANETDileyen onu öğüt kabul eder.

فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ 13

DİYANETO, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ 14

DİYANETO, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

بِأَيْدِى سَفَرَةٍ 15

DİYANETİyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ 16

DİYANETİyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

قُتِلَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ 17

DİYANETCanı çıksın o insanın, o ne nankördür!

مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ 18

DİYANETAllah onu hangi şeyden yaratmış?

مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ 19

DİYANETOnu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;

ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ 20

DİYANETSonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ 21

DİYANETSonra onu öldürür ve kabre koyar.

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ 22

DİYANETSonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.

كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ 23

DİYANETHayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ 24

DİYANETİnsan, yiyeceğine bir baksın;

أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا 25

DİYANETDoğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.

ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا 26

DİYANETSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا 27

DİYANETSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَعِنَبًا وَقَضْبًا 28

DİYANETSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا 29

DİYANETSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَحَدَآئِقَ غُلْبًا 30

DİYANETSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّا 31

DİYANETSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

مَّتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ 32

DİYANETBunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ 33

DİYANETO muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;

يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ 34

DİYANETO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ 35

DİYANETO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ 36

DİYANETO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ 37

DİYANETO gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ 38

DİYANETO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ 39

DİYANETO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ 40

DİYANETO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ 41

DİYANETO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ 42

DİYANETİşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.