Kamer Suresi
Mekke döneminde inmiştir · 55 ayet · 27. cüz
DİYANETKıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
ELMALILIKıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.
DİYANETKıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
ELMALILIBir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.
DİYANETYalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.
ELMALILIYalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.
DİYANETAnd olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.
ELMALILIAndolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.
DİYANETBu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor.
ELMALILIBunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor.
DİYANETÖyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;
ELMALILISen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.
DİYANETGözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
ELMALILIGözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler.
DİYANETGözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
ELMALILIO çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler.
DİYANETBu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: "Delidir" demişlerdi, yolu kesilmişti.
ELMALILIOnlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı.
DİYANETO da: "Ben yenildim, bana yardım et" diye Rabbine yalvarmıştı.
ELMALILIBunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı.
DİYANETBiz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
ELMALILIBiz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.
DİYANETYeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.
ELMALILIYeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
DİYANETOnu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
ELMALILINuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
DİYANETOnu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
ELMALILINankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
DİYANETAnd olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
ELMALILIBunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
DİYANETBenim azabım ve uyarmam nasılmış?
ELMALILIBenim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler)
DİYANETAnd olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
ELMALILIAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
DİYANETAd milleti peygamberini yalanlamıştı; Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
ELMALILIÂd (kavmi) da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
DİYANETNitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
ELMALILIBiz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
DİYANETNitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
ELMALILI(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
DİYANETBenim azabım ve uyarmam nasılmış?
ELMALILINasılmış benim azabım ve uyarım?
DİYANETAnd olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
ELMALILIAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
DİYANETSemud milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
ELMALILISemûd da o uyarıları yalanladılar.
DİYANET"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
ELMALILI"Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz." dediler.
DİYANET"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
ELMALILI"Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı, küstahın biridir" (dediler).
DİYANETYarın, kimin pek yalancı ve şımarık olduğunu bileceklerdir.
ELMALILIYarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
DİYANETDoğrusu, onları denemek üzere dişi deveyi gönderen Biziz. Salih'e şöyle demiştik: "Onları gözetle ve sabret;
ELMALILIBiz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol.
DİYANETOnlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle."
ELMALILIOnlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır.
DİYANETAma bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
ELMALILIBunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.
DİYANETBenim azabım ve uyarmam nasılmış?
ELMALILIAma azabım ve uyarılarım nasıl oldu.
DİYANETNitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.
ELMALILIBiz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.
DİYANETAnd olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
ELMALILIAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
DİYANETLut milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
ELMALILILût kavmi de uyarıları yalanladı.
DİYANETBiz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
ELMALILIBiz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
DİYANETBiz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
ELMALILIKatımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.
DİYANETLut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.
ELMALILI(Lût), onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular,
DİYANETAnd olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
ELMALILIOnun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
DİYANETAnd olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
ELMALILISabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
DİYANET"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
ELMALILI"Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
DİYANETAnd olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
ELMALILIAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
DİYANETAnd olsun ki, Firavun erkanına uyaranlar geldi.
ELMALILIŞüphesiz Firavun ailesine de uyarıcı peygamberler geldi.
DİYANETMucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.
ELMALILILakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince;
DİYANETSizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?
ELMALILIŞimdi sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraet mi var?
DİYANETYoksa: "Biz öç alabilecek bir topluluğuz" mu diyorlar?
ELMALILIYoksa "Biz birbirimize yardım eden bir topluluğuz." mu diyorlar?
DİYANETToplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.
ELMALILIHer halde o topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.
DİYANETKıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!
ELMALILIBilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.
DİYANETDoğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
ELMALILIMuhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
DİYANETAteşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.
ELMALILIO gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" (denilecek).
DİYANETŞüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.
ELMALILIHaberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık.
DİYANETBizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.
ELMALILIBuyruğumuz yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir.
DİYANETAnd olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
ELMALILIAndolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur?
DİYANETİnsanların yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
ELMALILIİşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur.
DİYANETKüçük ve büyük, hepsi satır satırdır.
ELMALILIKüçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.
DİYANETAllah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
ELMALILITakva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler.
DİYANETAllah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
ELMALILIGüçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar.