Mürselât Suresi
Mekke döneminde inmiştir · 50 ayet · 29. cüz
DİYANETBirbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
ELMALILIAndolsun birbiri ardınca gönderilenlere,
DİYANETBirbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
ELMALILIBüküp devirenlere,
DİYANETBirbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
ELMALILIYaydıkça yayanlara,
DİYANETBirbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
ELMALILISeçip ayıranlara,
DİYANETBirbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
ELMALILIBir öğüt bırakanlara,
DİYANETBirbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
ELMALILIGerek özür için olsun, gerek uyarı için,
DİYANETBirbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
ELMALILIHerhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktır.
DİYANETYıldızların ışığı giderildiği zaman,
ELMALILIHani o yıldızlar silindiği zaman,
DİYANETGök yarıldığı zaman,
ELMALILIGök yarıldığı zaman,
DİYANETDağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
ELMALILIDağlar savrulduğu zaman,
DİYANETPeygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
ELMALILIElçiler, tayin edilen vakitlerine erdirildikleri zaman,
DİYANETBu, hangi güne bırakılmıştı?
ELMALILIBunlar hangi güne ertelendiler?
DİYANETHüküm gününe bırakılmıştı.
ELMALILIHüküm gününe..
DİYANETHüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
ELMALILIBildin mi, nedir o hüküm günü?
DİYANETO gün yalanlamış olanların vay haline!
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANETÖncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
ELMALILIBiz, öncekileri helak etmedik mi?
DİYANETÖncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
ELMALILISonra geridekileri de onlara katarız.
DİYANETSuçlulara böyle yaparız.
ELMALILIBiz suçlulara böyle yaparız.
DİYANETO gün, yalanlamış olanların vay haline!.
ELMALILIO gün yalanlayanların vah haline!
DİYANETSizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
ELMALILIBiz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı?
DİYANETSizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
ELMALILIOnu sağlam bir yerde oturttuk.
DİYANETSizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
ELMALILIBelli bir süreye kadar.
DİYANETBuna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
ELMALILIDemek ki biçimlendirmişiz. Ne güzel biçimlendireniz biz.
DİYANETO gün yalanlamış olanların vay haline!
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANETBiz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
ELMALILIYeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı?
DİYANETBiz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
ELMALILIGerek diriler, gerekse ölüler için.
DİYANETOrada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
ELMALILIOrada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı?
DİYANETYalanlamış olanların vay o gün haline!
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANETİnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
ELMALILI(Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru."
DİYANET"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
ELMALILI"Haydi gidin o üç çatallı gölgeye (cehenneme)."
DİYANET"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
ELMALILIO, ne gölgelendirir, ne alevden korur.
DİYANETO gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
ELMALILIO, saray gibi kıvılcımlar atar.
DİYANETO gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
ELMALILISanki o kıvılcımlar, sarı sarı (erkek deve sürüleridir).
DİYANETYalanlamış olanların o gün vay haline!
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANETBu, onların konuşamayacakları gündür.
ELMALILIBugün, konuşamıyacakları gündür.
DİYANETOnlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
ELMALILIKendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler.
DİYANETYalanlamış olanların o gün vay haline!
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANET"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
ELMALILIBu, işte o hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık.
DİYANET"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
ELMALILIBir hileniz varsa beni atlatın.
DİYANETYalanlamış olanların o gün vay haline!.
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANETAllah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
ELMALILIKuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır.
DİYANETCanlarının istediği meyveler arasındadırlar.
ELMALILICanlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar.
DİYANETOnlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
ELMALILI(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).
DİYANETBiz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
ELMALILIİşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız.
DİYANETO gün yalanlamış olanların vay haline
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANETYiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
ELMALILIYiyin, zevklenin biraz, çünkü siz suçlularsınız.
DİYANETO gün yalanlamış olanların vay haline!
ELMALILIO gün yalanlayanların vay haline!
DİYANETOnlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
ELMALILIOnlara: "Rüku edin" denildiği zaman etmezler.
DİYANETO gün yalanlamış olanların vay haline!
ELMALILIVay haline o gün yalanlayanların!
DİYANETKuran'dan başka hangi söze inanacaklar?
ELMALILIArtık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?