İkindi17:10·Akşam 20:28 İstanbul24°·Parçalı bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 1 Ağustos 2026, Cumartesi
Ara
Kur'an-ı Kerim
النجم

Necm Suresi

Mekke döneminde inmiştir · 62 ayet · 27. cüz

وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ 1

DİYANETBatmakta olan yıldıza and olsun ki,

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ 2

DİYANETArkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır.

وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ 3

DİYANETO, kendiliğinden konuşmamaktadır.

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ 4

DİYANETOnun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir.

عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ 5

DİYANETOna, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.

ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ 6

DİYANETOna, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.

وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ 7

DİYANETOna, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ 8

DİYANETSonra yaklaşmış ve inmiştir.

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ 9

DİYANETAraları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.

فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ 10

DİYANETAllah o anda kuluna vahyedeceğini etti.

مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ 11

DİYANETGözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.

أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ 12

DİYANETEy inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız?

وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ 13

DİYANETAnd olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.

عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ 14

DİYANETAnd olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.

عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ 15

DİYANETOrada Me'va cenneti vardır.

إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ 16

DİYANETSidre'yi bürüyen bürüyordu.

مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ 17

DİYANETGözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.

لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ 18

DİYANETAnd olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü.

أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ 19

DİYANETEy inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz?

وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ 20

DİYANETEy inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz?

أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ 21

DİYANETDemek erkekler sizin, dişiler Allah'ın mı?

تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ 22

DİYANETÖyleyse bu haksız bir paylaşma;

إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَـٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ 23

DİYANETBunlar sizin ve babalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah onları destekleyen bir delil indirmemiştir. Onlar sadece sanıya ve canlarının istediğine uymaktadırlar. Oysa onlara Rablerinden and olsun ki doğruluk rehberi gelmiştir.

أَمْ لِلْإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ 24

DİYANETYoksa, her umduğu şey insanın mıdır?

فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ 25

DİYANETHayatın ilki de sonu da Allah'ındır.

۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَـٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ 26

DİYANETAllah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ 27

DİYANETDoğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar.

وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ ۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا 28

DİYANETOysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez.

فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا 29

DİYANETBizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlere aldırma.

ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ 30

DİYANETBu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى 31

DİYANETGöklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.

ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ 32

DİYANETGöklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.

أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ 33

DİYANETYüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?"

وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰٓ 34

DİYANETYüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?"

أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ 35

DİYANETGörülmeyenin ilmi yanında da o mu görüyor?

أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ 36

DİYANETYoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?

وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ 37

DİYANETYoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?

أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ 38

DİYANETHiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez;

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَـٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ 39

DİYANETİnsan ancak çalıştığına erişir.

وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ 40

DİYANETOnun çalışması şüphesiz görülecektir.

ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ 41

DİYANETSonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir.

وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ 42

DİYANETDoğrusu son varış Rabbinedir.

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ 43

DİYANETDoğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur.

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا 44

DİYANETDoğrusu dirilten de öldüren de O'dur.

وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ 45

DİYANETDoğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur.

مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ 46

DİYANETDoğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur.

وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ 47

DİYANETDoğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O'dur.

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ 48

DİYANETDoğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur.

وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ 49

DİYANETDoğrusu Şira yıldızının Rabbi O'dur.

وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ 50

DİYANETİlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.

وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ 51

DİYANETİlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.

وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ 52

DİYANETDaha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi.

وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ 53

DİYANETLut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.

فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ 54

DİYANETLut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ 55

DİYANETEy kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?

هَـٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ 56

DİYANETİşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır.

أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ 57

DİYANETKıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır.

لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ 58

DİYANETOnu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur.

أَفَمِنْ هَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ 59

DİYANETBu söze mi şaşıyorsunuz?

وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ 60

DİYANETGülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz.

وَأَنتُمْ سَـٰمِدُونَ 61

DİYANETHabersiz oyalanmaktasınız.

فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۩ 62

DİYANETArtık secdeye varın, Allah'a kulluk edin.