Tûr Suresi
Mekke döneminde inmiştir · 49 ayet · 27. cüz
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIAndolsun Tûr'a,
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIYayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIYayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIMa'mur eve,
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIYükseltilmiş tavana,
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIKaynatılmış denize, (andolsun ki)
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIRabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır.
DİYANETTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
ELMALILIOna engel olacak (hiçbir şey de) yoktur.
DİYANETGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
ELMALILIO gün gök, bir çalkanış çalkalanır
DİYANETGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
ELMALILIDağlar da bir yürüyüş yürür.
DİYANETGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
ELMALILIVay haline o gün yalanlayanların!
DİYANETGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
ELMALILIKi onlar, daldıkları bir batak (bâtıl)da oynayıp duruyorlar.
DİYANETCehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;
ELMALILIO gün onlar cehennem ateşine itilip kakılacaklar.
DİYANETCehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;
ELMALILI(Onlara): "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur" (denilecek).
DİYANETBu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.
ELMALILI"Bu da mı bir sihir? Yoksa siz görmüyor musunuz?
DİYANETBu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.
ELMALILIGirin oraya, ister sabredin ister etmeyin artık sizin için birdir. Siz hep yaptıklarınıza göre cezalandırılacaksınız" (denilecek).
DİYANETAllah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
ELMALILIŞüphesiz (günahlardan) korunanlar da cennetlerde, nimetler içindedirler.
DİYANETAllah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
ELMALILIRablerinin kendilerine verdiği ile zevk ü sefâ sürerler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
DİYANETOnlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.
ELMALILI(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için" (denilir.)
DİYANETOnlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.
ELMALILISıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Ayrıca biz onları ceylan gözlü hûrilerle evlendirdik.
DİYANETİnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.
ELMALILIİman edip zürriyetleri de iman ile kendilerine tâbi olanlar (yok mu?); işte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendilerinin amellerinden birşey de eksiltmedik. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.
DİYANETCennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
ELMALILIOnlara canlarının istediği meyvalar ve etlerden bol bol verdik.
DİYANETOrada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
ELMALILIOrada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de günaha sokma.
DİYANETSedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.
ELMALILIKendilerine ait bir takım hizmetçiler de onların etrafında dönerler. Bu gençler sanki sedefleri içine gizlenmiş inci gibidirler.
DİYANETBirbirlerine dönüp soruşurlar:
ELMALILIBirbirlerine yönelip soruyorlar.
DİYANET"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.
ELMALILIVe diyorlar ki: "Gerçekte biz daha önce (dünya hayatında) âilemiz içinde (âkibetimizden) korkardık".
DİYANET"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.
ELMALILI"Allah bize lutfetti de bizi (vücûdun) içine işleyen (kavurucu) azabdan korudu."
DİYANET"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.
ELMALILI"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur."
DİYANETÖğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin.
ELMALILI(Ey Muhammed!) sen hatırlat, öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kâhinsin, ne de mecnûn.
DİYANETYoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."
ELMALILIYoksa onlar (senin için): "Bir şâirdir, zamanın felaketlerine çarpılmasını gözetliyoruz." mu diyorlar?
DİYANETDe ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."
ELMALILIDe ki: Bekleyin, çünkü ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
DİYANETBunu onlara akılları mı buyuruyor? Yoksa onlar azgın bir millet midirler?
ELMALILIOnların akılları mı bunu emreder yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
DİYANETYahut: "Onu kendi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayır, inanmıyorlar.
ELMALILIYoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır onlar inanmıyorlar.
DİYANETEğer iddialarında samimi iseler Kuran'ın benzeri bir söz meydana getirsinler.
ELMALILIEğer doğru iseler onun benzeri bir söz meydana getirsinler.
DİYANETOnlar, yaratan olmaksızın mı yaratıldılar yoksa yaratanlar kendileri midir?
ELMALILIYoksa onlar, hiçbir şey olmadan (yani yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa kendileri yaratıcı mıdırlar?
DİYANETYoksa gökleri ve yeri kendileri mi yarattılar? Hayır, Allah'a kesin olarak inanmıyorlar.
ELMALILIYoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar düşünüp hakikati anlamazlar.
DİYANETYoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa onlar mı işe hakimdirler?
ELMALILIYoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yahut hâkim (her şeyin yöneticisi) kendileri midir?
DİYANETYoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
ELMALILIYoksa kendilerine mahsus (üzerine çıkıp sırları) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsin.
DİYANETDemek kızlar Allah'ın, oğullar sizin öyle mi?
ELMALILIDemek kızlar O'na, oğullar size öyle mi?
DİYANETYahut sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
ELMALILIYoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
DİYANETVeya, görülmeyeni bilmek kendilerine aittir de, onlar mı yazıyorlar?
ELMALILIYoksa gayb kendilerinin yanında da onlar mı yazıyorlar?
DİYANETYoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ama o tuzağa yakalanacak olanlar inkar edenlerdir.
ELMALILIYoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o küfredenlerin kendileri tuzağa düşeceklerdir.
DİYANETYoksa Allah'tan başka bir tanrıları mı vardır? Allah, onların ortak koşmalarından münezzehtir.
ELMALILIYoksa onların Allah'tan başka bir ilâhı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.
DİYANETGökten azap olarak düşen bir parça görseler: "Bulut kümesidir" derler.
ELMALILIGökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler.
DİYANETÇarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak.
ELMALILIArtık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.
DİYANETO gün, düzenleri kendilerine bir fayda vermez; yardım da görmezler.
ELMALILIO gün hiçbir tedbirlerinin kendilerine zerre kadar faydası olmayacak ve hiçbir şekilde yardım da görmeyeceklerdir.
DİYANETZulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.
ELMALILIŞüphesiz o zulmedenlere ondan başka da azab vardır. Fakat çokları bilmezler.
DİYANETRabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret; doğrusu sen, Bizim nezaretimiz altındasın; kalkarken Rabbini överek tesbih et;
ELMALILIRabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.
DİYANETGeceleyin ve yıldızlar kaybolurken de O'nu tesbih et.
ELMALILIGecenin bir kısmında ve yıldızların batışında da O'nu tesbih et