Yâsîn Suresi
Mekke döneminde inmiştir · 83 ayet · 22. cüz
DİYANETYa, Sin.
ELMALILIYâsîn.
DİYANETKuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
ELMALILIEy Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi ile gönderilen peygamberlerdensin.
DİYANETKuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
ELMALILIEy Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi ile gönderilen peygamberlerdensin.
DİYANETKuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
ELMALILIDosdoğru bir yol üzerindesin.
DİYANETBu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
ELMALILIBabaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
DİYANETBu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
ELMALILIBabaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
DİYANETAnd olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.
ELMALILIAndolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
DİYANETBoyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkalar geçirmişizdir, bunun için başları yukarı kalkıktır.
ELMALILIÇünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
DİYANETÖnlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık göremezler.
ELMALILIHem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.
DİYANETOnları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
ELMALILIOnları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
DİYANETSen ancak, Kuran'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.
ELMALILISen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
DİYANETŞüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biziz; herşeyi, apaçık bir kitabda saymışızdır.
ELMALILIGerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir "imamı mübin"de (ana kitapta, yani Levhi mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
DİYANETİnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat:
ELMALILISen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.
DİYANETOnlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: "Biz size gönderildik" demişlerdi.
ELMALILIHani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.
DİYANET"Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman da bir şey indirmemiştir. Sadece yalan söylüyorsunuz" dediler.
ELMALILIOnlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.
DİYANETElçiler: "Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir" demişlerdi.
ELMALILIPeygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz."
DİYANETElçiler: "Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir" demişlerdi.
ELMALILI"Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."
DİYANET"Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmezseniz and olsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunacaktır" dediler.
ELMALILIOnlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."
DİYANETElçiler: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz" demişlerdi.
ELMALILIPeygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."
DİYANETŞehrin öbür ucundan koşarak bir adam gelmiş ve şöyle demişti: "Ey Milletim! Gönderilen elçilere uyun."
ELMALILIO sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"
DİYANET"Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar."
ELMALILI"Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."
DİYANET"Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döneceksiniz."
ELMALILI"Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
DİYANET"O'nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar."
ELMALILI"Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."
DİYANET"Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum."
ELMALILI"Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
DİYANET"Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin."
ELMALILI"Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."
DİYANETOna "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
ELMALILI(Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"
DİYANETOna "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
ELMALILI"Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."
DİYANETOndan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
ELMALILIBiz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
DİYANETOndan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
ELMALILISadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
DİYANETKullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.
ELMALILIYazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
DİYANETKendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?
ELMALILIGörmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
DİYANETHepsi huzurumuza getirileceklerdir.
ELMALILIOnların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
DİYANETİşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.
ELMALILIHem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
DİYANETOrada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.
ELMALILIBiz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
DİYANETOnun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?
ELMALILI(Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
DİYANETYerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.
ELMALILIYerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir.
DİYANETOnlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.
ELMALILIGece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
DİYANETGüneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah'ın kanunudur.
ELMALILIGüneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
DİYANETAy için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.
ELMALILIAy'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
DİYANETAya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her biri bir yörüngede yürürler.
ELMALILINe güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
DİYANETOnlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.
ELMALILIOnlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
DİYANETOnlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.
ELMALILIYine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
DİYANETDilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.
ELMALILIEğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
DİYANETAma katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.
ELMALILIAncak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
DİYANETOnlara: "Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız" dendiği zaman yüz çevirirler.
ELMALILIDurum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,
DİYANETZaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.
ELMALILIVe kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
DİYANETOnlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin" denince inkar edenler inananlara: "Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.
ELMALILIOnlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.
DİYANET"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
ELMALILIYine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar.
DİYANETÇekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.
ELMALILIOnlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
DİYANETO zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
ELMALILIO zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
DİYANETSura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.
ELMALILISûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
DİYANET"Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir.
ELMALILIOnlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.
DİYANETTek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.
ELMALILIBaşka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
DİYANETArtık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.
ELMALILIArtık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
DİYANETDoğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.
ELMALILIGerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
DİYANETOnlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
ELMALILIKendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
DİYANETOrada meyveler ve her istedikleri onlarındır.
ELMALILIOnlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
DİYANETMerhametli olan Rab katından onlara selam vardır.
ELMALILI(Onlara) Rahîm olan Rab'den "selâm" sözü vardır.
DİYANETAllah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
ELMALILIEy günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.
DİYANETAllah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
ELMALILI"Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)
DİYANETAllah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
ELMALILI"Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)
DİYANETAnd olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?
ELMALILIBöyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
DİYANETİşte bu, size söz verilen cehennemdir.
ELMALILIİşte bu size vaad edilen cehennemdir.
DİYANETBugün, inkarcılığınıza karşılık oraya girin.
ELMALILIBugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
DİYANETİşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.
ELMALILIBugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
DİYANETDilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?
ELMALILIHem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?
DİYANETDilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.
ELMALILIYine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
DİYANETUzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?
ELMALILIBununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
DİYANETBiz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.
ELMALILIBiz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.
DİYANETDiri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.
ELMALILI(Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
DİYANETKudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.
ELMALILIŞunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
DİYANETOnları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.
ELMALILIOnları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
DİYANETOnlarda daha nice faydalar, içecekler vardır; şükretmezler mi?
ELMALILIOnlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
DİYANETAllah'ı bırakıp da, kendilerine yardımı dokunur diye, başka tanrılar edindiler.
ELMALILIOnlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
DİYANETOysa onlar yardım edemezler, ancak kendileri o tanrılara koruyuculuk için nöbet beklerler.
ELMALILIOnların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
DİYANETBunların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da şüphesiz biliriz.
ELMALILIO halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
DİYANETİnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?
ELMALILIİnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
DİYANETİnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?
ELMALILIYaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.
DİYANETDe ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecektir. O, her türlü yaratmayı bilendir."
ELMALILIDe ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir."
DİYANETYaş ağaçtan size ateş çıkarandır. Ondan ateş yakarsınız.
ELMALILISize o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
DİYANETGökleri ve yeri yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı? Elbette olur; çünkü O, yaratan ve bilendir.
ELMALILIGökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
DİYANETBir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu sadece, o şeye "Ol" demektir, hemen olur.
ELMALILIO'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
DİYANETHer şeyin hükümranlığı elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah münezzehtir.
ELMALILIO halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.