Surah Mutaffifîn
Revealed in Mecca · 36 verses · Juz 30
DIYANETİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
ELMALILIEksik ölçüp tartanların vay haline!
DIYANETİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
ELMALILIOnlar insanlardan kendilerine bir şey aldıkları zaman tam ölçerler.
DIYANETİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
ELMALILIKendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar.
DIYANETBunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
ELMALILIOnlar tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı?
DIYANETBunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
ELMALILIBüyük bir gün için.
DIYANETO gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.
ELMALILIÖyle bir gün ki, insanlar o gün Rabblerinin huzurunda divan duracaklar.
DIYANETSakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.
ELMALILIHayır hayır, kötülerin yazısı muhakkak Siccin'dedir.
DIYANETSiccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?
ELMALILIBildin mi sen, Siccin nedir?
DIYANETO, yazılmış bir kitaptır.
ELMALILIYazılmış bir kitaptır o.
DIYANETYalanlayanların o gün vay haline!
ELMALILIVay haline yalanlayanların o gün!
DIYANETOnlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.
ELMALILIOnlar ceza gününü yalanlayanlardır.
DIYANETOysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.
ELMALILIOnu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün olanlar yalanlar.
DIYANETOna ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.
ELMALILIOna âyetlerimiz okunduğu zaman, "eskilerin masalları" der.
DIYANETHayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.
ELMALILIHayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.
DIYANETHayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.
ELMALILIHayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.
DIYANETSonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
ELMALILISonra onlar muhakkak cehenneme girecekler.
DIYANETSonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
ELMALILISonra da onlara: "İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir" denilecek.
DIYANETAma iyilerin defteri yüksek katlardadır.
ELMALILIHayır hayır, iyilerin yazısı muhakkak Illiyyîn'dedir.
DIYANETO yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?
ELMALILIBildin mi sen, Illiyyîn nedir?
DIYANETO, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
ELMALILIYazılmış bir kitaptır o.
DIYANETO, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
ELMALILIAllah'a yaklaştırılmış melekler ona tanık olurlar.
DIYANETİyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
ELMALILIHaberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir.
DIYANETİyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
ELMALILITahtlar üzerinde etrafa bakarlar.
DIYANETOnları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.
ELMALILIYüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.
DIYANETSonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
ELMALILIOnlara damgalı saf bir içki sunulur.
DIYANETSonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
ELMALILIOnun sonu misktir. İşte ona imrensin artık imrenenler.
DIYANETOnun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
ELMALILIKarışımı Tesnim'dendir (En üstün cennet şarabındandır).
DIYANETOnun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
ELMALILIAllah'a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır o.
DIYANETSuçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
ELMALILIDoğrusu o suç işleyenler inananlara gülüyorlardı.
DIYANETYanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
ELMALILIOnlara uğradıkları vakit birbirlerine göz kırpıyorlardı.
DIYANETTaraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
ELMALILIEvlerine döndükleri zaman zevklenerek dönüyorlardı.
DIYANETİnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
ELMALILIMüminleri gördükleri vakit; "işte bunlar sapıklar" diyorlardı.
DIYANETOysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
ELMALILIOysa onlar müminler üzerine bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
DIYANETBugün de, inananlar inkarcılara gülerler.
ELMALILIİşte bugün de inananlar kâfirlere gülecek.
DIYANETTahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
ELMALILIKoltuklar üzerinde etrafa bakacaklar.
DIYANETTahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
ELMALILINasıl, kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?