Öğle13:16·İkindi 17:10 İstanbul24°·Parçalı bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 1 Ağustos 2026, Cumartesi
Ara
Kur'an-ı Kerim
المطففين

Mutaffifîn Suresi

Mekke döneminde inmiştir · 36 ayet · 30. cüz

وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ 1

DİYANETİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ 2

DİYANETİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ 3

DİYANETİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ 4

DİYANETBunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

لِيَوْمٍ عَظِيمٍ 5

DİYANETBunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ 6

DİYANETO gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ 7

DİYANETSakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ 8

DİYANETSiccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?

كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ 9

DİYANETO, yazılmış bir kitaptır.

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ 10

DİYANETYalanlayanların o gün vay haline!

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ 11

DİYANETOnlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ 12

DİYANETOysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ 13

DİYANETOna ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ 14

DİYANETHayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ 15

DİYANETHayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ 16

DİYANETSonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.

ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ 17

DİYANETSonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ 18

DİYANETAma iyilerin defteri yüksek katlardadır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ 19

DİYANETO yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?

كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ 20

DİYANETO, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ 21

DİYANETO, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ 22

DİYANETİyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ 23

DİYANETİyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ 24

DİYANETOnları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ 25

DİYANETSonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

خِتَـٰمُهُۥ مِسْكٌ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ 26

DİYANETSonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ 27

DİYANETOnun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ 28

DİYANETOnun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ 29

DİYANETSuçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.

وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ 30

DİYANETYanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ 31

DİYANETTaraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.

وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ 32

DİYANETİnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.

وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَـٰفِظِينَ 33

DİYANETOysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ 34

DİYANETBugün de, inananlar inkarcılara gülerler.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ 35

DİYANETTahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.

هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ 36

DİYANETTahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.