Kavramlar ve mücadele

Kapitalist toplumda hüküm süren türlü eşitsizlikleri yok etmek istiyor muyuz? Evetse, bunun yolu her bir sorunu virgülle birbirinden ayıran bir bakışla açılamaz. Bölgesel eşitsizlikleri, bazı din, mezhep veya inanç gruplarının ayrıcalıklı sayılıp diğerlerinin küçümsenmesini, toplumsal cinsiyet adaletsizliklerini, etnik ve ulusal karakterde olanları ve ekonomik sömürüden kaynaklananları aynı düzleme yerleştiremeyiz.
Kavramlar aracılığıyla düşünürüz. Sadece o kadar da değil; kavramlar aracılığıyla mücadele de ederiz.
Titizlik, bazen faydasız ve dolayısıyla gereksiz bir duyarlılıktan kaynaklanabilir. “Aşırı titizlik” denen şey işte… Ama gerekli duyarlılık gösterilip doğru kavramlar kullanılmazsa pratik mücadelede karaya oturmaktan kurtulamazsınız.
Örnek olsun; “Kürt sorunu” ifadesi Kürt yurttaşlarımızın memleket için bir dert kaynağı olduklarını çağrıştırabilir. Buradaki anlam kaymasının bir parçası “mesele” sözcüğünün güncellenmiş karşılığı olan “sorun”un negatif bir nüans içermesi.
… Haberin devamı aşağıdaki özgün kaynağında.



