Sabah05:53·Öğle 13:16 İstanbul24°·Parçalı bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 1 Ağustos 2026, Cumartesi
Ara
Kur'an-ı Kerim
الفجر

Fecr Suresi

Mekke döneminde inmiştir · 30 ayet · 30. cüz

وَٱلْفَجْرِ 1

DİYANETTanyerinin ağarmasına and olsun;

وَلَيَالٍ عَشْرٍ 2

DİYANETZilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;

وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ 3

DİYANETHerşeyin çiftine de, tekine de and olsun;

وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ 4

DİYANETGelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِّذِى حِجْرٍ 5

DİYANETGelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ 6

DİYANETRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ 7

DİYANETRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَـٰدِ 8

DİYANETRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ 9

DİYANETVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ 10

DİYANETVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِ 11

DİYANETVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ 12

DİYANETVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ 13

DİYANETRabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ 14

DİYANETDoğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.

فَأَمَّا ٱلْإِنسَـٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ 15

DİYANETRabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.

وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَـٰنَنِ 16

DİYANETAma onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.

كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ 17

DİYANETHayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.

وَلَا تَحَـٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ 18

DİYANETYoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.

وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا 19

DİYANETSize kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.

وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّا 20

DİYANETMalı pek çok seviyorsunuz.

كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا 21

DİYANETAma yer, çarpılıp paralandığı zaman;

وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا 22

DİYANETMelekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,

وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ 23

DİYANETO gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?

يَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى 24

DİYANET"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.

فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌ 25

DİYANETO gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌ 26

DİYANETHiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.

يَـٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ 27

DİYANETEy huzur içinde olan can!

ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً 28

DİYANETO, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!

فَٱدْخُلِى فِى عِبَـٰدِى 29

DİYANETEy can! İyi kullarımın arasına gir.

وَٱدْخُلِى جَنَّتِى 30

DİYANETCennetime gir.