Sabah05:53·Öğle 13:16 İstanbul24°·Parçalı bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 1 Ağustos 2026, Cumartesi
Ara
Kur'an-ı Kerim
النبإ

Nebe Suresi

Mekke döneminde inmiştir · 40 ayet · 30. cüz

عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ 1

DİYANETNeyi soruşturuyorlar?

عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ 2

DİYANETÜzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ 3

DİYANETÜzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

كَلَّا سَيَعْلَمُونَ 4

DİYANETHayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ 5

DİYANETYine hayır; elbette görüp bileceklerdir.

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَـٰدًا 6

DİYANETBiz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا 7

DİYANETBiz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

وَخَلَقْنَـٰكُمْ أَزْوَٰجًا 8

DİYANETSizi çift çift yarattık;

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا 9

DİYANETUykunuzu dinlenme vakti kıldık;

وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا 10

DİYANETGeceyi bir örtü yaptık;

وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا 11

DİYANETGündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;

وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا 12

DİYANETÜstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;

وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا 13

DİYANETParlak ışık veren güneşi varettik;

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا 14

DİYANETTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا 15

DİYANETTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا 16

DİYANETTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًا 17

DİYANETDoğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.

يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا 18

DİYANETSura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.

وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًا 19

DİYANETGökler kapı kapı açılacaktır.

وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا 20

DİYANETDağlar yürütülüp serap olacaktır.

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا 21

DİYANETCehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابًا 22

DİYANETCehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا 23

DİYANETOrada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا 24

DİYANETOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا 25

DİYANETOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

جَزَآءً وِفَاقًا 26

DİYANETOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا 27

DİYANETÇünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.

وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًا 28

DİYANETAyetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.

وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًا 29

DİYANETBiz de herşeyi yazıp saymışızdır.

فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا 30

DİYANETŞöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا 31

DİYANETDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

حَدَآئِقَ وَأَعْنَـٰبًا 32

DİYANETDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا 33

DİYANETDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

وَكَأْسًا دِهَاقًا 34

DİYANETDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا 35

DİYANETOrada boş ve yalan söz işitmezler.

جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا 36

DİYANETBunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.

رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا 37

DİYANETO, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.

يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا 38

DİYANETCebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.

ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا 39

DİYANETİşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.

إِنَّآ أَنذَرْنَـٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا 40

DİYANETSizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.