Sâffât Suresi
Mekke döneminde inmiştir · 182 ayet · 23. cüz
DİYANETSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
ELMALILIAndolsun o saf bağlayıp duranlara.
DİYANETSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
ELMALILIO haykırıp da sürenlere.
DİYANETSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
ELMALILIVe o yolda zikir okuyanlara.
DİYANETSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
ELMALILIKi sizin ilâhınız birdir.
DİYANETSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
ELMALILIO, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
DİYANETŞüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik.
ELMALILIGerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
DİYANETOnu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.
ELMALILIOnu her inatçı şeytandan koruduk.
DİYANETOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
ELMALILIOnlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
DİYANETOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
ELMALILIUzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
DİYANETHele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.
ELMALILIAncak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
DİYANETAllah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.
ELMALILIŞimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
DİYANETEvet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.
ELMALILIFakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
DİYANETOnlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.
ELMALILIKendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
DİYANETBir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
ELMALILIBir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
DİYANET"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
ELMALILIVe diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
DİYANET"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
ELMALILI"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
DİYANET"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
ELMALILI"Önceki atalarımız da mı?.."
DİYANETDe ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak."
ELMALILIDe ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
DİYANETTek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.
ELMALILIÇünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
DİYANETŞöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."
ELMALILI"Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
DİYANETOnlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.
ELMALILI(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
DİYANETİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
ELMALILIToplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
DİYANETİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
ELMALILIToplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
DİYANET"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."
ELMALILIVe durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
DİYANETŞöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"
ELMALILI(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
DİYANETHayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.
ELMALILIHayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
DİYANETBirbirlerine dönüp soruşurlar.
ELMALILIOnlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
DİYANETİleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.
ELMALILIOnlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
DİYANETOnlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."
ELMALILI(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
DİYANET"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."
ELMALILI"Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
DİYANET"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."
ELMALILI"Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
DİYANET"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".
ELMALILI"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
DİYANETO gün hepsi azabda birleşirler.
ELMALILIO halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
DİYANETDoğrusu suçlulara böyle yaparız.
ELMALILIİşte biz günahkarlara böyle yaparız.
DİYANETOnlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.
ELMALILIÇünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
DİYANET"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.
ELMALILIVe: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
DİYANETHayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.
ELMALILIHayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
DİYANETŞüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.
ELMALILIElbette siz o acı azabı tadacaksınız.
DİYANETYaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.
ELMALILIBununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
DİYANETAncak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.
ELMALILISadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
DİYANETİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
ELMALILIİşte onlar için belli bir rızık vardır.
DİYANETİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
ELMALILIMeyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
DİYANETİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
ELMALILIMeyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
DİYANETİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
ELMALILI(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
DİYANETBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
ELMALILIİçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
DİYANETBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
ELMALILIİçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
DİYANETBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
ELMALILIOnda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
DİYANETYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
ELMALILIYanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
DİYANETYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
ELMALILISanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
DİYANETBirbirlerine dönüp sorarlar:
ELMALILIDerken birbirine dönüp sorarlar:
DİYANETİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
ELMALILIİçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
DİYANETİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
ELMALILIDerdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
DİYANETİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
ELMALILI"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
DİYANETYanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.
ELMALILI"Siz onu tanır mısınız?" der.
DİYANETBir bakar onu cehennemin ortasında görür.
ELMALILIDerken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
DİYANETOna der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."
ELMALILIOna şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
DİYANET"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum."
ELMALILI"Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
DİYANET"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
ELMALILI"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
DİYANET"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
ELMALILI"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
DİYANETİşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.
ELMALILIİşte bu büyük kurtuluştur.
DİYANETÇalışanlar bunun için çalışsın.
ELMALILIÇalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
DİYANETKonukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?
ELMALILINasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
DİYANETBiz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.
ELMALILIGerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
DİYANETO, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.
ELMALILIO bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
DİYANETTomurcukları şeytan başı gibidir.
ELMALILITomurcukları şeytanların başları gibidir.
DİYANETİşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.
ELMALILIMutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
DİYANETSonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.
ELMALILISonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
DİYANETDoğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.
ELMALILISonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
DİYANETOnlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
ELMALILIÇünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
DİYANETÖyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
ELMALILIŞimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
DİYANETOnlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
ELMALILIAndolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
DİYANETAnd olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.
ELMALILIGerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
DİYANETUyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
ELMALILISonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
DİYANETAllah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.
ELMALILIAncak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
DİYANETAnd olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.
ELMALILIAndolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
DİYANETOnu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
ELMALILIBiz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
DİYANETAncak onun soyunu sürekli kıldık.
ELMALILIHem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
DİYANETSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
ELMALILIHem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
DİYANETSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
ELMALILIBütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
DİYANETİşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
ELMALILIİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
DİYANETDoğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.
ELMALILIÇünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
DİYANETSonra, diğerlerini suda boğduk.
ELMALILISonra diğerlerini suda boğduk.
DİYANETİbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.
ELMALILIŞüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı.
DİYANETNitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.
ELMALILIÇünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
DİYANETİbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"
ELMALILIO babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
DİYANET"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"
ELMALILI"Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
DİYANET"Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"
ELMALILI"Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
DİYANETİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
ELMALILIDerken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
DİYANETİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
ELMALILIDerken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
DİYANETOnu bırakıp gittiler.
ELMALILIO zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
DİYANETO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
ELMALILIDerken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
DİYANETO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
ELMALILI(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
DİYANETSonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.
ELMALILINihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
DİYANETBunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.
ELMALILIBunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
DİYANETİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
ELMALILIİbrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
DİYANETİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
ELMALILI"Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
DİYANETPutperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.
ELMALILIOnlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
DİYANETOna düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
ELMALILIBöylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
DİYANETİbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.
ELMALILIBir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
DİYANET"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.
ELMALILI"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
DİYANETBiz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.
ELMALILIBiz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
DİYANETÇocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.
ELMALILIOğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
DİYANETBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
ELMALILINe zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
DİYANETBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
ELMALILIBiz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
DİYANETBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
ELMALILI"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
DİYANETDoğrusu bu apaçık bir deneme idi.
ELMALILI"Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
DİYANETOna fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
ELMALILIVe ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
DİYANETSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
ELMALILIKendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
DİYANETSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
ELMALILISelam olsun İbrahim'e...
DİYANETİşte iyileri böylece mükafatlandırırız.
ELMALILIİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
DİYANETDoğrusu o, inanmış kullarımızdandı.
ELMALILIÇünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
DİYANETOna, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.
ELMALILIOna bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.
DİYANETKendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.
ELMALILIHem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
DİYANETAnd olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.
ELMALILIAndolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
DİYANETİkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
ELMALILIHem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
DİYANETOnlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.
ELMALILIHem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
DİYANETHer ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.
ELMALILIHem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
DİYANETHer ikisini de doğru yola eriştirmiştik.
ELMALILIKendilerini doğru yola çıkardık.
DİYANETSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.
ELMALILISonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
DİYANETSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.
ELMALILISelam olsun, Musa ile Harun'a.
DİYANETDoğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.
ELMALILIİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
DİYANETİkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.
ELMALILIÇünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
DİYANETDoğrusu İlyas da peygamberlerdendir.
ELMALILIŞüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
DİYANETMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
ELMALILIHani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
DİYANETMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
ELMALILIHani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
DİYANETMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
ELMALILIHani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
DİYANETBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
ELMALILIFakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
DİYANETBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
ELMALILIAncak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
DİYANETSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
ELMALILIOna da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
DİYANETSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
ELMALILISelam olsun İlyâsîn'e.
DİYANETDoğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.
ELMALILIİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
DİYANETO, inanmış kullarımızdandı.
ELMALILIÇünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
DİYANETŞüphesiz Lut da peygamberlerdendir.
ELMALILIŞüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
DİYANETGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
ELMALILIHani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
DİYANETGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
ELMALILIAncak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
DİYANETSonra diğerlerini yok etmiştik.
ELMALILISonra diğerlerini helak etmiştik.
DİYANETSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
ELMALILIVe siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
DİYANETSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
ELMALILIVe siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
DİYANETDoğrusu Yunus da peygamberlerdendir.
ELMALILIŞüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
DİYANETDolu bir gemiye kaçmıştı.
ELMALILIHani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
DİYANETGemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
ELMALILI(Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.
DİYANETKendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
ELMALILIDerken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
DİYANETEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
ELMALILIEğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
DİYANETEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
ELMALILIEğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
DİYANETHalsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
ELMALILIBiz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
DİYANETOnun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
ELMALILIÜzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
DİYANETOnu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
ELMALILIBiz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
DİYANETSonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
ELMALILIO zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
DİYANETPutperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
ELMALILIŞimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?
DİYANETYoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?
ELMALILIYoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?
DİYANETDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
ELMALILIHa!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
DİYANETDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
ELMALILIHa!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
DİYANETAllah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
ELMALILI(Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?
DİYANETNe oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
ELMALILISize ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
DİYANETHiç düşünmez misiniz?
ELMALILIHiç düşünmüyor musunuz?
DİYANETYoksa apaçık bir deliliniz mi var?
ELMALILIYoksa sizin için açık bir delil mi var?
DİYANETDoğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
ELMALILIO halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
DİYANETAllah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
ELMALILIOnlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
DİYANETAllah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
ELMALILIAllah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
DİYANETAllah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.
ELMALILIFakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
DİYANETSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
ELMALILIÇünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
DİYANETSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
ELMALILIÇünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
DİYANETSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
ELMALILIÇünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
DİYANETMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
ELMALILI(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
DİYANETMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
ELMALILI(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
DİYANETMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
ELMALILI(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
DİYANETPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
ELMALILI(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
DİYANETPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
ELMALILI(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
DİYANETPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
ELMALILI(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
DİYANETBöyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
ELMALILIFakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
DİYANETAnd olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.
ELMALILIAndolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
DİYANETOnlar şüphesiz yardım göreceklerdir.
ELMALILIAndolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
DİYANETBizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.
ELMALILIAndolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
DİYANETBir süreye kadar onlara aldırış etme.
ELMALILIOnun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
DİYANETOnlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
ELMALILIOnlara (inecek azabı) gözetle. Yakında onlar da göreceklerdir.
DİYANETAzabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
ELMALILIYa şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
DİYANETO azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!
ELMALILIFakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
DİYANETBir süreye kadar onlardan yüz çevir.
ELMALILIYine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
DİYANETİnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
ELMALILI(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
DİYANETSenin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
ELMALILISenin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
DİYANETVe selam, peygamberleredir.
ELMALILIGönderilen bütün peygamberlere selam olsun.
DİYANETHamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır.
ELMALILIHamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.