
Fahri Korutürk
Fahri Sabit Korutürk·Oramiral Korutürk
Fahri Korutürk, 1973-1980 yılları arasında görev yapan altıncı Cumhurbaşkanı, emekli oramiral ve eski Moskova Büyükelçisidir.
Fahri Korutürk
17 dk okumaFahri Korutürk, 1903 yılında İstanbul'da doğdu ve 12 Ekim 1987 tarihinde İstanbul'da öldü. Türkiye Cumhuriyeti'nin altıncı Cumhurbaşkanıdır. 6 Nisan 1973 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından on beşinci turda 365 oyla seçildi ve yedi yıllık anayasal süresini dolduran 6 Nisan 1980 tarihine kadar görev yaptı.
Meslek hayatı denizde başladı. 1923 yılında Deniz Harp Okulu'ndan, 1933 yılında Deniz Harp Akademisi'nden mezun oldu. Roma, Berlin ve Stockholm'de deniz ataşeliği yaptı, 1936 yılındaki Montrö Boğazlar Konferansı'na deniz müşaviri olarak katıldı. Tuğamiralliğe 1950 yılında yükseldi, oramiral rütbesiyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yaptı ve 1960 yılında emekli oldu. Ardından Moskova ve Madrid büyükelçiliklerinde bulundu, 1968 yılında Cumhuriyet Senatosu kontenjan üyeliğine getirildi.
Cumhurbaşkanlığı dönemi, koalisyon hükûmetleri, hükûmet bunalımları ve siyasi şiddetin arttığı yıllara denk geldi. Yedi yılda sekiz hükûmet kuruldu. Kıbrıs Barış Harekâtı, Boğaziçi Köprüsü'nün açılışı, 1977 seçimleri ve 27 Aralık 1979 tarihli komutanlar mektubu bu dönemin öne çıkan olaylarıdır. Görev süresi dolduğunda Meclis yeni Cumhurbaşkanını seçemedi; makama Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil vekâlet etti ve bu durum 12 Eylül 1980 tarihine kadar sürdü.
İstanbul'da, Osman Sabit Bey ile Emine Nesrin Hanım'ın oğlu olarak doğdu.
Doğumu ve Ailesi
01 / 18 · 1 dkFahri Korutürk 1903 yılında İstanbul'da doğdu. Doğum günü kaynaklarda farklı geçer: Türkçe ve İngilizce ansiklopedi maddelerinde 15 Ağustos, bazı gazete yazılarında 13 Ağustos yazılıdır; Cumhurbaşkanlığı resmî biyografisi yalnızca yılı verir. Doğduğu semt Sultanahmet'tir.
Babası Erzincanlı Osman Sabit Bey, annesi Emine Nesrin Hanım'dır. Babası eski bir askerdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi albümünde adı Esseyit Hasan Fahri olarak kayıtlıdır; Soyadı Kanunu'ndan önce Fahri Sabit adıyla tanındı ve resmî kayıtlarda uzun süre Fahri Sabit Korutürk biçiminde anıldı.
Soyadını Mustafa Kemal Atatürk verdi. Resmî biyografilerde bu olayın tarihi 18 Mart 1934 olarak geçer. Korutürk'ün 1965 yılında yazdığı bir mektupta ise karşılaşmayı 1935 ilkbaharında Ankara'da bir lokantada yaşadığını anlatır; anlatıya göre Atatürk kendisine inkılapların korunmasını gençliğe emanet ettiğini söyleyerek Korutürk soyadını önerdi. İki kaynak tarih konusunda ayrılır, olayın kendisinde birleşir.
1944 yılında ressam Emel Cimcoz ile evlendi. Emel Korutürk eski milletvekili Salâh Cimcoz'un kızıdır ve İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde İbrahim Çallı'nın öğrencisi olmuştur. Çiftin Osman, Selâh ve Ayşe adlarında üç çocuğu oldu. Oğulları Osman ve Selâh Korutürk diplomat olarak görev yaptı.
Korutürk Almanca, İngilizce ve İtalyanca biliyordu. Gençlik yılları İstanbul'da ve denizde geçti; kendi anlatımına göre Ankara'yı ilk kez 1935 yılında, kurmay stajı için gittiğinde gördü.
Eğitimi
02 / 18 · 1 dkİlk öğrenimini İstanbul'da Tefeyyüz Numune ve Reşadiye Numune mekteplerinde tamamladı. 1916 yılında Heybeliada'daki Bahriye Mektebi'ne girdi. Bu okul, deniz subayı yetiştiren Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu'nun o dönemdeki adıdır. Öğrenciliği Birinci Dünya Savaşı, Mondros Mütarekesi ve İstanbul'un işgali yıllarına denk geldi.
1923 yılında Deniz Harp Okulu'nu güverte mühendis teğmen rütbesiyle bitirdi. Mezuniyetinin ardından 1 Mart 1923 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında Hamidiye ve Yavuz gemilerinde eğitim ve staj gördü. Sonraki yıllarda çeşitli gemilerde görev yaptı ve torpido kurslarına katıldı.
1930 yılında açılan Deniz Harp Akademisi'ne 1931 yılında girdi ve 1933 yılında mezun olarak kurmay subay oldu. Akademinin ilk mezunları arasındadır. Kurmaylığın onaylanması için Genelkurmay'da karargâh stajı gerekiyordu; bu stajı Genelkurmay İstihbarat Şubesi'nde yaptı. Kendi anlatımına göre Deniz Harp Akademisi'nin yetiştirdiği ilk kurmay subaylardan biri olmanın sorumluluğunu taşıyordu.
Yabancı dil eğitimini büyük ölçüde kendi çabasıyla ve Denizaltı Filosu'ndaki yabancı uzmanlarla temas ederek ilerletti. Deniz Harp Akademisi'nde ders veren Alman subaylarının dersleri de bu birikimde etkili oldu. Almanca ve İngilizceyi bu yıllarda öğrendi; İtalyancayı Roma'daki ataşelik görevi sırasında geliştirdi.
Eğitim hayatı boyunca denizcilik dışında bir alana yönelmedi. Siyasete girişi çok sonra, altmış beş yaşında ve atanmış senatör olarak gerçekleşti.
Deniz Ataşelikleri ve Montrö Konferansı
03 / 18 · 1 dkKurmay subay olduktan sonra 11 Kasım 1934 tarihinde Genelkurmay XI. Şube'ye atandı. 11 Aralık 1935 tarihinde Roma Büyükelçiliği deniz ataşeliğine getirildi. Bu görev, yurt dışındaki ilk atamasıydı.
1936 yılında toplanan Montrö Boğazlar Konferansı'na Türk heyetinde deniz müşaviri olarak katıldı. 20 Temmuz 1936 tarihinde imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Boğazlar'ın statüsünü yeniden düzenledi ve Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını tanıdı. Korutürk, bu görüşmelerde deniz ulaşımı ve savaş gemilerinin geçişine ilişkin teknik konularda heyete danışmanlık yaptı.
25 Aralık 1936 tarihinde görevi Berlin Büyükelçiliği deniz ataşeliğine nakledildi. 3 Kasım 1938 tarihinde bu görevden ayrılarak Denizaltı Gemileri Komutanlığı kurmay başkanlığına atandı. Türkiye'nin denizaltı filosunun kurulduğu ve genişletildiği bu dönemde denizaltı konusundaki uzmanlığı derinleşti.
İkinci Dünya Savaşı'nın ortasında, 29 Ocak 1942 tarihinde ikinci kez Berlin Büyükelçiliği deniz ataşesi oldu. Stockholm deniz ataşeliğini de ek görev olarak yürüttü. Savaş yıllarında Berlin'de bulunması, Alman donanmasını ve savaşın deniz cephesini yakından izlemesini sağladı. Bu dönemde İskajerak Deniz Muharebesi üzerine bir konferans metni hazırladı; bu metin daha sonra yayımlandı.
Ataşelik görevleri, Korutürk'ün diplomatik protokolü ve uluslararası ilişkileri öğrendiği yıllardır. Emeklilik sonrası Moskova Büyükelçiliği'ne atanmasında bu birikim etkili oldu.
Deniz Harp Okulu'nu güverte mühendis teğmen rütbesiyle bitirdi; Hamidiye ve Yavuz gemilerinde staj gördü.
Komuta Görevleri ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı
04 / 18 · 1 dkSavaş sonrasında Türkiye'ye dönen Korutürk, 1950 yılında tuğamiral rütbesine yükseldi. Bu rütbede İstanbul Deniz Komutanlığı ve Denizaltı Filosu Komutanlığı görevlerini yürüttü. 1953 yılında tümamiral oldu; Harp Filosu Komutanlığı, Deniz Eğitim Komutanlığı ve Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı görevlerinde bulundu.
1955 yılında Donanma Komutanlığı'na getirildi ve bu görevi 1956 yılına kadar sürdürdü. 1956 yılında koramiral rütbesine terfi etti; Boğazlar ve Marmara Deniz Kolordu Komutanlığı yaptı. 1950'li yılların sonunda oramiral oldu. Terfi yılı kaynaklarda 1958 ya da 1959 olarak geçer.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine ilişkin tarihler kaynaklarda farklıdır. Bir kayda göre 1957 yılı sonunda Deniz Kuvvetleri komutan vekilliğine getirildi ve 1959 yılında asaleten komutan oldu; başka kaynaklar görev başlangıcını doğrudan 1957 yılı olarak verir. Görevin 1960 yılına kadar sürdüğü konusunda kaynaklar birleşir. Korutürk, Türk Deniz Kuvvetleri'nin üçüncü komutanı olarak kayıtlıdır.
27 Mayıs 1960 askerî müdahalesi sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak görevdeydi. Müdahale sonrasında kurulan yönetim tarafından önce Dışişleri Bakanlığı'na getirilmesi düşünüldü, ancak bundan vazgeçildi. 27 Haziran 1960 tarihinde Moskova Büyükelçiliği'ne atandı. 27 Ağustos 1960 tarihinde askerlikten emekli edildi ve kadrosu Dışişleri Bakanlığı'na nakledildi.
Otuz yedi yıllık askerlik hayatı böylece sona erdi. Denizaltı, filo komutanlığı, istihbarat ve ataşelik görevlerini kapsayan bu kariyer, onu Türkiye'nin ilk denizci Cumhurbaşkanı yapan yoldur.
Moskova ve Madrid Büyükelçilikleri
05 / 18 · 1 dkKorutürk 27 Haziran 1960 tarihinde Moskova Büyükelçiliği'ne atandı. Bu atama, 27 Mayıs sonrasında kurulan yönetimin kararıydı. Görevi dört yıldan fazla sürdü ve 5 Eylül 1964 tarihinde sona erdi.
Moskova yılları Soğuk Savaş'ın gergin bir dönemine denk geldi. 1961 yılında Berlin Duvarı örüldü, 1962 yılında Küba füze bunalımı yaşandı. Türkiye NATO üyesiydi ve topraklarında Amerikan üsleri bulunuyordu; bu yüzden Ankara ile Moskova arasındaki ilişkiler ihtiyatlı bir çizgide yürüyordu. Korutürk'ün görev süresi, iki ülke arasındaki ilişkilerin 1960'ların ortasında yumuşamaya başladığı yılları kapsar.
Moskova'dan sonra Madrid Büyükelçiliği'ne getirildi. Bu görev kısa sürdü. 1 Ağustos 1965 tarihinde, meslekten büyükelçi olmadığını ileri sürerek Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa etti ve emekli oldu. Bu gerekçe, kendisinin diplomatlığı geçici bir görev olarak gördüğünü gösterir.
Büyükelçilik yılları Korutürk'e dış politikayı içeriden tanıma imkânı verdi. Cumhurbaşkanlığı döneminde Kıbrıs, Ege ve ABD ambargosu gibi konularla karşılaştığında bu deneyime dayandı. Yakın çevresi, onun Moskova'da edindiği izlenimlerin Sovyetler Birliği ile ilişkilerde temkinli bir tutum izlemesinde etkili olduğunu aktarır.
1965 yılından 1968 yılına kadar resmî bir görev almadı. Bu üç yıl, elli yılı aşan kamu hizmetinin tek uzun arasıdır. 1965 yılının Aralık ayında eski bir silah arkadaşının isteğiyle Atatürk ile karşılaşmasını anlatan uzun mektubu da bu dönemde yazdı.
Siyasete Girişi: Kontenjan Senatörlüğü
06 / 18 · 1 dk1961 Anayasası, Cumhurbaşkanına Cumhuriyet Senatosu'na on beş üye atama yetkisi veriyordu. Bu üyeler kontenjan senatörü olarak adlandırılırdı ve genellikle emekli askerler, diplomatlar, bilim insanları ve bürokratlar arasından seçilirdi.
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 7 Haziran 1968 tarihinde Fahri Korutürk'ü kontenjan senatörlüğüne getirdi. Korutürk bu tarihe kadar hiçbir siyasi partide yer almamıştı ve seçimle gelen bir görevde bulunmamıştı. Senatörlüğü, 6 Nisan 1973 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilmesine kadar sürdü.
Senatörlük yılları Türkiye'nin çalkantılı bir döneminde geçti. 1968 öğrenci hareketleri, 1970 işçi olayları ve 12 Mart 1971 Muhtırası bu yıllara denk gelir. Muhtıranın ardından Nihat Erim ve Ferit Melen başbakanlığında partiler üstü hükûmetler kuruldu. Korutürk, Senato'da bağımsız bir üye olarak kaldı; siyasi tartışmalarda öne çıkmadı ve partiler arasında taraf tutmadı.
Bu tutum, 1973 baharında Cumhurbaşkanlığı seçimi kilitlendiğinde onun adının gündeme gelmesini sağladı. Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel yıllar sonra, İhsan Sabri Çağlayangil ile birlikte Korutürk'ü düşündüklerini, kimseyle sürtüşmesi olmayan bir insan olduğu için Bülent Ecevit'e önerdiklerini ve Ecevit'in kabul ettiğini anlattı.
Korutürk'ün siyasete girişi, klasik anlamda bir siyasi kariyer değildir. Parti üyeliği, milletvekilliği ya da bakanlık yapmadı. Senato'ya atanmış bir devlet adamı olarak girdi ve oradan doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na seçildi. Selefi Cevdet Sunay da 1966 yılında kontenjan senatörlüğünden Cumhurbaşkanlığı'na seçilmişti.
Deniz Harp Akademisi'nin ilk mezunları arasında kurmay subay oldu.
Cumhurbaşkanı Seçilmesi
07 / 18 · 1 dkCevdet Sunay'ın yedi yıllık görev süresi 1973 yılının Mart ayında doluyordu. Adalet Partisi, Sunay'ın süresini uzatmak için anayasa değişikliği önerdi; öneri Meclis'te gerekli üçte iki çoğunluğu bulamadı ve reddedildi. Bunun üzerine seçim takvimi işledi.
Seçim 13 Mart 1973 tarihinde başladı. 1961 Anayasası'na göre Cumhurbaşkanı, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'nun birleşik toplantısında seçiliyordu. İlk iki turda üye tam sayısının üçte ikisi, yani en az 423 oy gerekiyordu; sonraki turlarda salt çoğunluk, yani 318 oy yetiyordu.
Başlangıçta Genelkurmay Başkanlığı'ndan 5 Mart 1973 tarihinde emekliye ayrılıp kontenjan senatörü yapılan Faruk Gürler ile Cumhuriyet Senatosu Başkanı Tekin Arıburun adaydı. Demokratik Parti Genel Başkanı Ferruh Bozbeyli de adaylığını açıkladı. Cumhuriyet Halk Partisi ile Adalet Partisi, Gürler'in seçilmesine karşı ortak tutum aldı. Turlar art arda sonuçsuz kaldı; Gürler ve Arıburun adaylıktan çekildi.
Kilit, Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi'nin Korutürk üzerinde anlaşmasıyla açıldı. 6 Nisan 1973 tarihinde yapılan on beşinci turda 557 üye oy kullandı. Fahri Korutürk 365 oy aldı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin altıncı Cumhurbaşkanı seçildi. Ferruh Bozbeyli 51 oyda kaldı.
Korutürk aynı gün Meclis kürsüsünde ant içti. Ant sonrası kısa konuşmasında, Büyük Millet Meclisi'nin gösterdiği güvene teşekkür etti ve görevini andına sadık kalarak yerine getireceğini söyledi. Görevi devraldığı Cevdet Sunay gibi o da asker kökenliydi; ancak Sunay'dan farklı olarak doğrudan Genelkurmay'dan değil, büyükelçilik ve senatörlükten geliyordu.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Hükûmet Bunalımları
08 / 18 · 1 dkKorutürk göreve başladığında Ferit Melen'in partiler üstü hükûmeti görevdeydi. Melen istifa etti ve 15 Nisan 1973 tarihinde kontenjan senatörü Naim Talu başbakanlığında, Adalet Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi'nden oluşan bir koalisyon kuruldu. Bu hükûmet, seçimleri yaptırmak üzere görev aldı.
14 Ekim 1973 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi oyların %33,30'unu alarak 185 milletvekili, Adalet Partisi %29,82 ile 149 milletvekili çıkardı. Hiçbir parti 450 sandalyeli Millet Meclisi'nde çoğunluğu sağlayamadı. Korutürk hükûmeti kurma görevini sırayla Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel'e verdi; ikisi de hükûmet kuramadı. Talu'nun yeni bir hükûmet kurma denemesi de sonuç vermedi.
26 Ocak 1974 tarihinde Ecevit, Millî Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile koalisyon kurdu. Bu hükûmet Kıbrıs Barış Harekâtı'nı yürüttü; ancak ortaklar arasındaki anlaşmazlık sonbaharda koalisyonun dağılmasına yol açtı. Hükûmet 17 Kasım 1974 tarihine kadar görevde kaldı.
Korutürk, uzun bir bunalımın ardından Cumhuriyet Senatosu üyesi Sadi Irmak'ı hükûmet kurmakla görevlendirdi. Irmak'ın büyük ölçüde Meclis dışından oluşan hükûmeti güvenoyu alamadı, ancak yeni hükûmet kurulana kadar görevde kaldı. 31 Mart 1975 tarihinde Demirel, Adalet Partisi öncülüğünde Millî Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi'nin katıldığı Milliyetçi Cephe koalisyonunu kurdu. Bu hükûmet 1977 seçimlerine kadar görev yaptı.
Yedi yılda sekiz hükûmet kuruldu. Korutürk, kaynaklarda kendi ifadesiyle aktarılan bir deyişle Türkiye'yi bu dönemde hükûmetsiz bırakmamaya çalıştı. Görevlendirmeleri Meclis aritmetiğine göre yaptı, güvenoyu alamayan hükûmetleri yeni hükûmet kurulana kadar görevde tuttu.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: 1977 Seçimleri ve Siyasi Şiddet
09 / 18 · 1 dk5 Haziran 1977 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi %41,38 oyla 213, Adalet Partisi %36,88 oyla 189 milletvekili çıkardı. CHP birinci parti oldu, ancak 226 sandalyelik çoğunluğa ulaşamadı. Korutürk hükûmeti kurma görevini Ecevit'e verdi. 21 Haziran 1977 tarihinde kurulan azınlık hükûmeti güvenoyu alamadı ve bir ay sürdü.
21 Temmuz 1977 tarihinde Demirel, İkinci Milliyetçi Cephe hükûmetini kurdu. Bu hükûmet 31 Aralık 1977 tarihinde CHP'nin verdiği gensoru ile düşürüldü. Korutürk görevi yeniden Ecevit'e verdi; Ecevit, Adalet Partisi'nden ayrılan bağımsız milletvekillerinin desteğiyle 5 Ocak 1978 tarihinde hükûmetini kurdu.
Bu yıllarda siyasi şiddet hızla tırmandı. 1 Mayıs 1977 tarihinde İstanbul Taksim Meydanı'ndaki işçi bayramı kutlamalarında çıkan olaylarda otuzdan fazla kişi öldü. Sağ ve sol gruplar arasındaki silahlı çatışmalar üniversitelere, mahallelere ve kasabalara yayıldı. 19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylarda resmî kayıtlara göre yüzden fazla kişi hayatını kaybetti.
Kahramanmaraş olaylarının ardından 26 Aralık 1978 tarihinde on üç ilde sıkıyönetim ilan edildi; sıkıyönetim kapsamı sonraki aylarda genişletildi. 14 Ekim 1979 ara seçimlerinde boş bulunan milletvekilliklerini muhalefet kazandı. Ecevit istifa etti ve 12 Kasım 1979 tarihinde Demirel, Adalet Partisi azınlık hükûmetini kurdu.
Korutürk bu dönemde partiler arasında uzlaşma arayışını sürdürdü. Cumhurbaşkanının yetkilerini artıracak bir anayasa değişikliği yapılması temennisini dile getirdi, ancak bu yönde bir adım atılmadı. 1961 Anayasası'nın Cumhurbaşkanına tanıdığı yetkiler sınırlıydı; hükûmet kurma görevini vermek, kararnameleri imzalamak ve Meclis'e mesaj göndermek dışında doğrudan müdahale aracı yoktu.
Resmî biyografilere göre Atatürk tarafından Korutürk soyadı verildi.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Kıbrıs Barış Harekâtı ve Dış Politika
10 / 18 · 1 dk15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs'ta Yunanistan'daki askerî yönetimin desteğiyle Cumhurbaşkanı Makarios'a karşı darbe yapıldı ve Nikos Sampson yönetimi ele geçirdi. Türkiye, 1960 Garanti Anlaşması'na dayanarak harekete geçti.
16 Temmuz 1974 tarihinde Çankaya Köşkü'nde Korutürk başkanlığında toplanan Millî Güvenlik Kurulu'nda harekât kararı alındı. Toplantıya Başbakan Bülent Ecevit, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, bakanlar ve kuvvet komutanları katıldı. Korutürk'ün bu toplantıda Kıbrıs Türklerini korumak için bir şey yapılacaksa sırasının şimdi olduğunu, şimdi yapılmazsa bir daha yapılamayacağını söylediği sonraki yıllarda aktarıldı.
20 Temmuz 1974 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri adaya hava indirme ve deniz çıkarma harekâtı başlattı. 22 Temmuz'da ateşkes ilan edildi. 25-30 Temmuz tarihleri arasında Cenevre'de birinci konferans toplandı; 8 Ağustos'ta başlayan ikinci konferans sonuç vermedi. 14 Ağustos 1974 tarihinde ikinci harekât başladı ve birkaç gün içinde tamamlandı. Adanın kuzeyi Türk kontrolüne geçti. 13 Şubat 1975 tarihinde Kıbrıs Türk Federe Devleti ilan edildi.
Harekât, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ağır bir bunalım yarattı. Amerikan Kongresi, Şubat 1975'te Türkiye'ye silah ambargosu uyguladı. Ambargo yaklaşık üç yıl sürdü. Yunanistan'da ise askerî yönetim 23 Temmuz 1974 tarihinde çöktü ve Konstantin Karamanlis başbakan oldu.
Ege Denizi'nde kıta sahanlığı ve hava sahası anlaşmazlıkları bu dönemde tırmandı. Yunanistan ile ilişkiler gergin kaldı. Sovyetler Birliği ile ekonomik ilişkiler gelişti; Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ortaklık ilişkisi sürdü. Korutürk bu dönemde dış politikada Kıbrıs ve ABD ilişkilerinin ağırlığını taşıyan bir devlet başkanı oldu.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Ekonomi ve Toplum
11 / 18 · 1 dkKorutürk'ün göreve başladığı 1973 yılı, dünya ekonomisinde petrol krizinin başladığı yıldır. Ekim 1973'te Arap-İsrail savaşının ardından petrol fiyatları birkaç ay içinde dört kata çıktı. Enerjide dışa bağımlı Türkiye bu şoku ağır yaşadı. İthalat faturası büyüdü, döviz rezervleri eridi.
1970'lerin ikinci yarısında ekonomi giderek daraldı. Dış borç ödemeleri aksadı, döviz darboğazı yaşandı. 1978 ve 1979 yıllarında enflasyon yüksek düzeylere çıktı, temel tüketim mallarında kuyruklar oluştu, elektrik kesintileri ve akaryakıt sıkıntısı günlük hayatın parçası oldu. Hükûmetler Uluslararası Para Fonu ile istikrar programları üzerinde anlaştı, ancak siyasi istikrarsızlık uygulamayı güçleştirdi.
Bu dönemde büyük altyapı yatırımları da hizmete girdi. 30 Ekim 1973 tarihinde, Cumhuriyet'in ellinci yılı kutlamaları çerçevesinde Boğaziçi Köprüsü açıldı; açılışı Korutürk yaptı. Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan ilk köprü, 1970 yılında yapımına başlanan bir projeydi.
Toplumsal yapı hızla değişiyordu. Kırdan kente göç sürdü, büyük şehirlerin çevresinde gecekondu mahalleleri büyüdü. Sendikalar güçlendi, grevler yaygınlaştı. Üniversitelerde ve liselerde siyasi kutuplaşma derinleşti. Bu ortam, siyasi şiddetin zeminini oluşturdu.
Korutürk ve eşi Emel Korutürk, kültür ve sanat alanında görünür bir çaba gösterdi. Emel Korutürk Çankaya Köşkü'nde sanatçılar için ilk kabulleri düzenledi ve özel sanat galerilerinin açılmasını destekledi. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nin kurulmasında çiftin katkısı oldu.
Görev süresi boyunca Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsızlığını korumaya çalıştı ve kamuoyu önünde tartışmalara girmekten kaçındı.
27 Aralık 1979 Mektubu
12 / 18 · 1 dk1979 yılının sonunda siyasi şiddet en yüksek düzeyine ulaştı. Siyasi cinayetler günlük hale gelmişti, sıkıyönetim çok sayıda ili kapsıyordu ve Meclis'te partiler arasındaki uzlaşmazlık sürüyordu.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun, siyasi partilere yönelik bir uyarı mektubu hazırladı. Mektup, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin görüşü başlığını taşıyordu ve ülke bütünlüğünün korunması için partilerin uzlaşmasını istiyordu.
Mektup 27 Aralık 1979 tarihinde Cumhurbaşkanı Korutürk'e verildi. Korutürk mektubu birkaç gün açıklamadı. Yakın çevresi bu gecikmeyi yeni yıl öncesinde halkın moralini bozmak istememesine bağlar. 1 Ocak 1980 tarihinde Evren ve komutanları kabul etti.
2 Ocak 1980 tarihinde Başbakan Süleyman Demirel ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit'i Çankaya Köşkü'ne ayrı ayrı çağırdı ve mektubun birer örneğini verdi. Aktarılan ifadesine göre konunun Meclis çatısı altında, karışıklığa yol açmadan çözülmesini istedi ve yetkinin Meclis'te olduğunu hatırlattı. Mektup aynı gün basında yer aldı.
Mektubun ardından partiler arasında somut bir uzlaşma sağlanamadı. Demirel hükûmeti görevini sürdürdü; Ecevit'in liderliğindeki CHP muhalefette kaldı. Korutürk'ün görev süresinin dolmasına üç ay kalmıştı ve Meclis'in yeni Cumhurbaşkanını seçebileceği konusunda ciddi kuşkular vardı. Bu mektup, Korutürk'ün Cumhurbaşkanlığı döneminin son büyük olayıdır ve 12 Eylül 1980 askerî müdahalesine giden sürecin belgelerinden biri olarak anılır.
Deniz müşaviri olarak katıldığı Montrö Boğazlar Konferansı sözleşmeyle sonuçlandı.
Başbakanları ve Hükûmetler
13 / 18 · 1 dkFahri Korutürk'ün yedi yıllık görev süresinde sekiz hükûmet kuruldu; beş farklı kişi başbakanlık yaptı. Bu sayı, 1961 Anayasası döneminin en yoğun hükûmet değişimidir.
Göreve başladığında Ferit Melen'in partiler üstü hükûmeti işbaşındaydı; bu hükûmet 15 Nisan 1973 tarihinde görevi devretti. Naim Talu, 15 Nisan 1973 tarihinden 1974 yılının Ocak ayına kadar Adalet Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi koalisyonuna başkanlık etti ve 14 Ekim 1973 seçimlerini yaptırdı.
Bülent Ecevit üç kez başbakan oldu. İlk hükûmeti 26 Ocak 1974 tarihinde Millî Selamet Partisi ile koalisyon olarak kuruldu ve 17 Kasım 1974 tarihine kadar sürdü; Kıbrıs Barış Harekâtı bu hükûmet döneminde yapıldı. İkinci hükûmeti 21 Haziran 1977 tarihinde kurulan azınlık hükûmetiydi ve güvenoyu alamadığı için 21 Temmuz 1977 tarihinde son buldu. Üçüncü hükûmeti 5 Ocak 1978 tarihinde kuruldu ve Kasım 1979'a kadar görev yaptı.
Sadi Irmak, 17 Kasım 1974 tarihinden 31 Mart 1975 tarihine kadar, büyük ölçüde Meclis dışından oluşan bir hükûmete başkanlık etti. Bu hükûmet güvenoyu alamadı, ancak yeni hükûmet kurulana kadar görevde kaldı.
Süleyman Demirel de üç kez başbakan oldu. Birinci Milliyetçi Cephe hükûmeti 31 Mart 1975 tarihinde kuruldu ve 21 Haziran 1977 tarihine kadar sürdü. İkinci Milliyetçi Cephe hükûmeti 21 Temmuz 1977 tarihinde kuruldu ve 31 Aralık 1977 tarihinde gensoru ile düşürüldü. Üçüncü hükûmeti, 12 Kasım 1979 tarihinde kurulan Adalet Partisi azınlık hükûmetidir; bu hükûmet Korutürk'ün görev süresinin bitiminden sonra da görevde kaldı ve 12 Eylül 1980 askerî müdahalesiyle son buldu.
Korutürk, güvenoyu alamayan hükûmetleri yeni hükûmet kurulana kadar görevde tutarak devlet işlerinin kesintisiz yürümesini sağlamaya çalıştı. Hükûmet kurma görevini verirken Meclis'teki sandalye dağılımını esas aldı ve bu tutumdan ayrılmadı.
Görevden Ayrılması ve Seçilemeyen Halef
14 / 18 · 1 dk1961 Anayasası'na göre Cumhurbaşkanının görev süresi yedi yıldı ve ikinci kez seçilmesi mümkün değildi. Korutürk'ün süresi 6 Nisan 1980 tarihinde doluyordu. Yeni Cumhurbaşkanı seçimi için Türkiye Büyük Millet Meclisi 1980 yılının Mart ayında toplanmaya başladı.
Adalet Partisi Sadettin Bilgiç'i, ardından emekli Orgeneral Faik Türün'ü destekledi. Cumhuriyet Halk Partisi, emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur'u aday gösterdi. Batur, doksan üçüncü turda 303 oya ulaştı; ancak gerekli salt çoğunluk olan 318 oyu hiçbir aday bulamadı. Turlar aylarca sürdü; toplam tur sayısı kaynaklarda 115 ya da 124 olarak geçer. Bazı oy pusulalarına sanatçı adlarının yazıldığı da kayıtlara geçti.
5 Nisan 1980 tarihinde Korutürk Anıtkabir'e veda ziyareti yaptı. 6 Nisan 1980 tarihinde görev süresi doldu ve Çankaya Köşkü'nden ayrıldı. Anayasa gereği Cumhurbaşkanlığı makamına, 6 Kasım 1979 tarihinden beri Cumhuriyet Senatosu Başkanı olan İhsan Sabri Çağlayangil vekâlet etmeye başladı. Korutürk ise anayasanın eski cumhurbaşkanlarına tanıdığı hakla Cumhuriyet Senatosu tabii üyesi oldu.
Çağlayangil'in vekâleti beş ay altı gün sürdü. Bu süre boyunca Meclis Cumhurbaşkanı seçemedi. Türkiye tarihinde ilk kez bir Cumhurbaşkanının görev süresi dolduğunda halefi belirlenememişti.
Meclis Başkanlığı bir sonraki oylama turunu 12 Eylül 1980 tarihine koymuştu. O sabah Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu; Meclis feshedildi ve seçim süreci sona erdi. Cumhuriyet Senatosu'nun kapatılmasıyla Korutürk'ün tabii senatörlüğü de bitti. Yetmiş yedi yaşındaydı ve elli yılı aşan kamu hizmeti bu tarihte sona erdi.
Son Yılları ve Ölümü
15 / 18 · 1 dk12 Eylül 1980 sonrasında Korutürk kamu görevi almadı. İstanbul'a döndü ve Kadıköy'ün Moda semtinde yaşadı. Eşi Emel Korutürk de son yıllarını aynı semtte geçirdi. Siyasi açıklama yapmaktan kaçındı, kamuoyu önüne çıkmadı.
Bu yıllarda Türkiye önemli dönüşümlerden geçti. 7 Kasım 1982 tarihinde yeni anayasa halk oylamasıyla kabul edildi, 6 Kasım 1983 seçimleriyle sivil yönetime dönüldü, Turgut Özal başbakan oldu. Korutürk bu gelişmeleri emekli bir devlet adamı olarak izledi.
12 Ekim 1987 tarihinde İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Seksen dört yaşındaydı. Ölümü, 29 Kasım 1987 genel seçimlerinin kampanya dönemine denk geldi.
Cenazesi Ankara'ya götürüldü. 16 Ekim 1987 tarihinde devlet töreniyle, yapımı henüz süren Devlet Mezarlığı'na defnedildi. Devlet Mezarlığı, Anıtkabir'in bir mezarlık olmadığı gerekçesiyle cumhurbaşkanları ve Kurtuluş Savaşı komutanları için kurulmuş bir anıt mezarlıktır; resmî açılışı 30 Ağustos 1988 tarihinde yapıldı. Korutürk buraya defnedilen ilk cumhurbaşkanıdır; Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay'ın naaşları açılış töreninde nakledildi.
Eşi Emel Korutürk 11 Mart 2013 tarihinde İstanbul'da öldü ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Ressam Emel Cimcoz ile evlendi.
Mirası
16 / 18 · 1 dkFahri Korutürk, 1961 Anayasası döneminin üç Cumhurbaşkanından sonuncusudur. Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay gibi asker kökenlidir; ancak onlardan farklı olarak Genelkurmay'dan değil, büyükelçilik ve senatörlükten Çankaya'ya çıktı. Bu yol, onun makamda partiler karşısında eşit mesafeli durmasını kolaylaştırdı.
Dönemine ilişkin değerlendirmelerin ortak noktası, Cumhurbaşkanlığı yetkilerinin sınırlı olduğu bir sistemde uzlaşma arayan bir devlet başkanı olmasıdır. Sekiz hükûmetin kurulduğu yedi yılda görevlendirmeleri Meclis aritmetiğine göre yaptı, güvenoyu alamayan hükûmetleri yeni hükûmet kurulana kadar görevde tuttu. Yetkilerinin artırılması yönündeki temennisi sonuçsuz kaldı; 1982 Anayasası Cumhurbaşkanına daha geniş yetkiler tanıdı.
Kıbrıs Barış Harekâtı döneminin Cumhurbaşkanı olarak Millî Güvenlik Kurulu'ndaki tutumu, sonraki yıllarda toplantı katılımcılarının anlatımlarıyla kamuoyuna yansıdı ve harekât kararının alınmasındaki rolü öne çıkarıldı.
27 Aralık 1979 mektubunu kamuoyuna açıklama biçimi ve partileri Meclis'te çözüm bulmaya çağırması, dönemin tarih yazımında sivil siyasetin sürdürülmesi yönündeki son çağrılardan biri olarak değerlendirilir. Görev süresinin dolmasının ardından halefinin seçilememesi, 1961 Anayasası düzeninin tıkanmasının somut göstergesi sayılır.
Denizcilik alanındaki mirası da belirgindir. Deniz Harp Akademisi'nin ilk mezunlarındandır, Deniz Kuvvetleri'nin üçüncü komutanıdır ve Türkiye'nin ilk denizci Cumhurbaşkanıdır. Adı, deniz kuvvetleri tarihinde denizaltı uzmanlığı ve Montrö Konferansı'ndaki görevi ile anılır.
Emel Korutürk ile birlikte kültür ve sanata verdiği destek, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nin kuruluşunda somutlaştı. Çankaya Köşkü'nde sanatçılar için düzenlenen kabuller, Cumhurbaşkanlığı'nın kültür alanındaki görünürlüğünü artırdı.
Hakkında Yazılanlar ve Anma
17 / 18 · 1 dkKorutürk hakkındaki en kapsamlı biyografi, Hikmet Özdemir'in Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan Fahri S. Korutürk adlı çalışmasıdır. Kitap, Korutürk'ün askerlik, diplomasi ve Cumhurbaşkanlığı yıllarını belgelere ve kendi yazdıklarına dayanarak ele alır; 1 Aralık 1965 tarihli mektubu da bu çalışmada yer alır.
Kendi eserleri arasında İskajerak Deniz Muharebesi Hakkında Bir Konferans ile Cumhurbaşkanlığı döneminde yaptığı konuşmaları toplayan üç ciltlik Söylev ve Demeçler (Ankara, 1975) bulunur. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi'nde Atilla Çetin imzalı bir madde, Türk Ansiklopedisi ve Büyük Larousse gibi genel ansiklopedilerde biyografisi yer alır.
Dönemin siyasetçileri anılarında Korutürk'e yer verdi. Süleyman Demirel, 1973 seçiminde adının nasıl gündeme geldiğini anlattı. Kenan Evren anılarında 27 Aralık 1979 mektubunun Korutürk'e sunulmasını ve sonrasını yazdı. Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Nahit Özgür'ün anlatımı, 16 Temmuz 1974 toplantısındaki sözlerinin kaynağıdır.
Gazeteci Aydın Hasan'ın 2013 yılında Milliyet gazetesinde yayımlanan Korutürk'lü Yıllar dizisi, Cumhurbaşkanlığı dönemini hükûmet bunalımları, Kıbrıs ve 12 Eylül'e giden süreç üzerinden anlattı. Belgesel niteliğinde televizyon yapımları da hazırlandı.
Adı Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinde mahalle, cadde ve okullara verildi. Emel Korutürk'ün resimleri ve Çankaya Köşkü'ndeki kültür etkinlikleri, çiftin sanat alanındaki izini sürdüren konular arasındadır.
Korutürk hakkındaki yazılarda öne çıkan nitelemeler, ölçülülük, tarafsızlık ve devlet geleneğine bağlılıktır. Siyasi bir tabanı olmadığı için hakkındaki değerlendirmeler partiler arasında büyük farklılık göstermez; bu durum, onu Cumhuriyet tarihinin en az tartışılan cumhurbaşkanlarından biri yapar.
Aynı Yıllarda Dünya
18 / 18 · 1 dk1973: Ekim ayında Arap-İsrail savaşı çıktı; petrol ihracatçısı ülkelerin ambargosu dünya çapında petrol krizine yol açtı. Şili'de 11 Eylül'de askerî darbe oldu.
1974: ABD Başkanı Richard Nixon Watergate skandalı sonucu Ağustos ayında istifa etti. Portekiz'de 25 Nisan Karanfil Devrimi yaşandı, Yunanistan'da askerî yönetim 23 Temmuz'da çöktü.
1975: 30 Nisan'da Saygon düştü ve Vietnam Savaşı sona erdi. İspanya'da Francisco Franco 20 Kasım'da öldü, Juan Carlos kral oldu. Lübnan İç Savaşı başladı.
1976: Çin'de Mao Zedong öldü. Amerika Birleşik Devletleri'nde Jimmy Carter başkan seçildi.
1977: Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat Kudüs'ü ziyaret etti; Ortadoğu'da barış süreci başladı.
1978: Mısır ile İsrail arasında 17 Eylül'de Camp David Anlaşmaları imzalandı. 16 Ekim'de II. Jean Paul papa seçildi.
1979: İran'da Şah ülkeyi terk etti, Şubat ayında İslam Devrimi gerçekleşti. Mayıs ayında Margaret Thatcher Birleşik Krallık'ta başbakan oldu. Aralık ayında Sovyetler Birliği Afganistan'a girdi.
1980: Eylül ayında Irak ile İran arasında savaş başladı. Polonya'da Dayanışma sendikası kuruldu.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirildi; kaynaklar vekâlet ve asalet tarihlerinde ayrılır.
Kronoloji
54 olay- 20. yüzyıl
İstanbul'da, Osman Sabit Bey ile Emine Nesrin Hanım'ın oğlu olarak doğdu.
Heybeliada'daki Bahriye Mektebi'ne girdi.
Deniz Harp Okulu'nu güverte mühendis teğmen rütbesiyle bitirdi; Hamidiye ve Yavuz gemilerinde staj gördü.
Deniz Harp Akademisi'ne girdi.
Deniz Harp Akademisi'nin ilk mezunları arasında kurmay subay oldu.
Resmî biyografilere göre Atatürk tarafından Korutürk soyadı verildi.
Genelkurmay XI. Şube'ye atandı.
Roma Büyükelçiliği deniz ataşeliğine atandı.
Deniz müşaviri olarak katıldığı Montrö Boğazlar Konferansı sözleşmeyle sonuçlandı.
Berlin Büyükelçiliği deniz ataşeliğine nakledildi.
Denizaltı Gemileri Komutanlığı kurmay başkanlığına getirildi.
İkinci kez Berlin deniz ataşesi oldu; Stockholm ataşeliğini ek görev olarak yürüttü.
Ressam Emel Cimcoz ile evlendi.
Tuğamiral rütbesine yükseldi; İstanbul Deniz Komutanlığı ve Denizaltı Filosu Komutanlığı yaptı.
Tümamiral oldu; Harp Filosu Komutanlığı ve Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı görevlerinde bulundu.
Donanma Komutanlığı'na getirildi; görevi 29 Ağustos 1956 tarihine kadar sürdü.
Koramiral rütbesine terfi etti.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirildi; kaynaklar vekâlet ve asalet tarihlerinde ayrılır.
Askerî müdahale sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak görevdeydi.
Moskova Büyükelçiliği'ne atandı.
Askerlikten emekli edildi; kadrosu Dışişleri Bakanlığı'na nakledildi.
Moskova Büyükelçiliği görevi sona erdi; ardından Madrid Büyükelçiliği'ne getirildi.
Meslekten büyükelçi olmadığını belirterek Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa etti.
Atatürk ile 1935 yılındaki karşılaşmasını anlatan mektubunu yazdı.
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu kontenjan senatörlüğüne getirildi.
Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde başladı.
On beşinci turda 557 oydan 365'ini alarak altıncı Cumhurbaşkanı seçildi ve ant içti.
Naim Talu hükûmeti kuruldu.
Genel seçimler yapıldı; CHP %33,30, AP %29,82 oy aldı, hiçbir parti çoğunluğu sağlayamadı.
Boğaziçi Köprüsü'nü Cumhuriyet'in ellinci yılı kutlamaları çerçevesinde açtı.
Bülent Ecevit başbakanlığında CHP-MSP koalisyon hükûmeti kuruldu.
Çankaya Köşkü'nde Millî Güvenlik Kurulu toplandı; Kıbrıs harekâtı kararı alındı.
Kıbrıs Barış Harekâtı başladı; 22 Temmuz'da ateşkes ilan edildi.
İkinci Kıbrıs harekâtı başladı.
Sadi Irmak hükûmeti kuruldu.
ABD Kongresi Türkiye'ye silah ambargosu uyguladı; 13 Şubat'ta Kıbrıs Türk Federe Devleti ilan edildi.
Süleyman Demirel başbakanlığında Birinci Milliyetçi Cephe hükûmeti kuruldu.
İstanbul Taksim'de 1 Mayıs kutlamalarında otuzdan fazla kişi öldü.
Genel seçimlerde CHP %41,38 ile 213, AP %36,88 ile 189 milletvekili çıkardı.
Ecevit azınlık hükûmeti kuruldu; güvenoyu alamadı.
İkinci Milliyetçi Cephe hükûmeti kuruldu; 31 Aralık 1977'de gensoruyla düşürüldü.
Üçüncü Ecevit hükûmeti kuruldu.
Kahramanmaraş olaylarının ardından on üç ilde sıkıyönetim ilan edildi.
Ara seçimleri muhalefet kazandı; Ecevit istifa etti.
Demirel başbakanlığında Adalet Partisi azınlık hükûmeti kuruldu.
Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının uyarı mektubu Korutürk'e verildi.
Mektubu Demirel ve Ecevit'e verdi; mektup kamuoyuna açıklandı.
Yeni Cumhurbaşkanı seçimi için Meclis oylamalara başladı; hiçbir aday çoğunluğu bulamadı.
Anıtkabir'e veda ziyareti yaptı.
Yedi yıllık görev süresi doldu; makama Senato Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil vekâlet etmeye başladı, kendisi tabii senatör oldu.
Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu; Meclis ve Senato feshedildi, tabii senatörlüğü sona erdi.
İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.
Ankara'da yapımı süren Devlet Mezarlığı'na defnedildi; buraya defnedilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
- 21. yüzyıl
Eşi Emel Korutürk İstanbul'da öldü.
Antlaşmalar
3 antlaşmaBaşbakanları
9 başbakanCumhurbaşkanı Seçimleri
1 seçimEserleri
4 eserİmzası
Resmî imzaFahri Korutürk
Cumhurbaşkanlığı belgelerinde ve kararnamelerde F. S. Korutürk biçiminde, ad ve baba adının baş harfleriyle imza attı. Eğik ve akıcı bir el yazısı imzasıydı; Boğaziçi Köprüsü açılış belgesi gibi resmî kayıtlarda yer alır.
Aile Ağacı
6 kişi
Fahri KorutürkSözleri
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk'ün her türlü sorunun çözüm yeri olarak işaret buyurdukları Yüce Meclisin, naçiz şahsıma gösterdiği ilgi ve güvene şükranlarımı arz ederim.
TBMM Birleşik Toplantısı, ant içme sonrası konuşma, 6 Nisan 1973Bana tevcih buyurulan bu yüksek görevi, biraz önce içtiğim anda sadık kalarak, başta Yüce Meclis olmak üzere, bütün Milletimin ve Devlet kuruluşlarımızın desteği ile gereği gibi yerine getirmeye çalışacağım. Bu konuda rehberim andım olacaktır.
TBMM Birleşik Toplantısı, ant içme sonrası konuşma, 6 Nisan 1973Beyler, Kıbrıs Türklerini korumak için bir şey yapmak istiyorsanız, sırası şimdidir; eğer şimdi yapmazsanız bir daha hiçbir zaman yapamazsınız.
Millî Güvenlik Kurulu toplantısı, Çankaya Köşkü, 16 Temmuz 1974; MGK Genel Sekreteri Nahit Özgür'ün aktarımı, Milliyet, Korutürk'lü Yıllar, 16 Mart 20131935 senesi ilkbahara girerken hayatımda ilk defa Ankara'ya gidiyordum. İstiklâl Harbi'nden sonra Ankara, Anadolu'nun ortasında bir efsane, bir hayal şehri idi.
Raşit Metel'e mektup, 1 Aralık 1965; Hikmet Özdemir, Fahri S. Korutürk, Atatürk Araştırma MerkeziAtatürk, daima halk arasında idi. Ona kır kahvelerinden halkevlerine, orduevlerinden şehir lokantalarına kadar her toplulukta tesadüf etmek mümkündü.
Raşit Metel'e mektup, 1 Aralık 1965; Hikmet Özdemir, Fahri S. Korutürk, Atatürk Araştırma MerkeziMeslek ve memuriyet hayatımın müteakip yıllarında deruhte ettiğim hizmetlerde, Atatürk ile karşılaştığım gecenin hatırasını ve bilhassa o geceyi kaparken Atatürk'ün bana söylediklerini daima bütün tazeliği ile canlandırarak, karşılaştığım müşkül ve mesuliyetli davaların hallinde bana sonsuz bir kuvvet kaynağı olduğunu hiçbir zaman unutamıyorum.
Raşit Metel'e mektup, 1 Aralık 1965; Hikmet Özdemir, Fahri S. Korutürk, Atatürk Araştırma MerkeziÇağdaşları
10 kişiİlkler ve Enler
6 başlıkTürkiye Cumhurbaşkanları
12 cumhurbaşkanı · 1923'ten günümüze











Yanlış Bilinenler
7 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruFahri Korutürk kimdir?
Fahri Korutürk ne zaman ve nasıl Cumhurbaşkanı seçildi?
Fahri Korutürk kaç yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı?
Fahri Korutürk soyadını kimden aldı?
Fahri Korutürk hangi askerî görevlerde bulundu?
Fahri Korutürk büyükelçilik yaptı mı?
Fahri Korutürk döneminde kaç hükûmet kuruldu?
Fahri Korutürk Kıbrıs Barış Harekâtı'nda hangi rolü oynadı?
Fahri Korutürk 12 Eylül 1980'de görevde miydi?
27 Aralık 1979 mektubu nedir?
Fahri Korutürk ne zaman ve nasıl öldü?
Fahri Korutürk nereye defnedildi?
Fahri Korutürk'ün eşi ve çocukları kimdir?
Fahri Korutürk hangi dilleri biliyordu?
Fahri Korutürk'ten önce ve sonra kim Cumhurbaşkanıydı?
Kaynaklar: T.C. Cumhurbaşkanlığı resmî biyografisi (tccb.gov.tr), TBMM Tutanak Dergisi ve albümleri, Yüksek Seçim Kurulu kesin sonuçları, Resmî Gazete · Son güncelleme: 5 Eylül 2026