
Kenan Evren
Ahmet Kenan Evren·Orgeneral Evren
Kenan Evren, 12 Eylül 1980 askerî müdahalesinin ardından devlet başkanlığı yapan, 1982-1989 yıllarında görevde kalan yedinci Cumhurbaşkanıdır.
Kenan Evren
18 dk okumaKenan Evren, 17 Temmuz 1917 tarihinde Manisa'nın Alaşehir ilçesinde doğdu ve 9 Mayıs 2015 tarihinde Ankara'da öldü. Türkiye Cumhuriyeti'nin yedinci Cumhurbaşkanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin on yedinci Genelkurmay Başkanıdır. 1938 yılında Kara Harp Okulu'ndan topçu asteğmen olarak mezun oldu, 1949 yılında Harp Akademisi'ni bitirdi, Kore'de görev yaptı ve 1974 yılında orgeneral oldu. 5 Eylül 1977 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na, 7 Mart 1978 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı'na getirildi.
12 Eylül 1980 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde ülke yönetimine el koydu. Evren, kuvvet komutanlarıyla birlikte oluşturulan beş kişilik Millî Güvenlik Konseyi'nin başkanı ve devlet başkanı oldu. Meclis feshedildi, siyasi partiler kapatıldı ve yeni bir anayasa hazırlandı. 7 Kasım 1982 tarihinde yapılan halk oylamasında anayasa %91,37 oyla kabul edildi; anayasanın geçici 1. maddesi gereğince Evren 9 Kasım 1982 tarihinde yedi yıl için Cumhurbaşkanı oldu.
6 Kasım 1983 seçimleriyle sivil yönetime dönüldü. Evren'in Cumhurbaşkanlığı döneminde Turgut Özal başbakanlık yaptı; 1987 halk oylamasıyla siyasi yasaklar kaldırıldı. Görev süresi 9 Kasım 1989 tarihinde doldu. Emekliliğinde Marmaris'e yerleşti, resim yaptı ve anılarını yayımladı. 2012 yılında başlayan yargılamada Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi 18 Haziran 2014 tarihinde hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, cezayı takdiri indirimle müebbet hapse çevirdi ve rütbesinin erliğe indirilmesine karar verdi; dava, ölümü üzerine düşürüldü. Ankara'daki Devlet Mezarlığı'na defnedildi.
Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, Hayrullah Bey ile Naciye Hanım'ın oğlu olarak doğdu.
Doğumu ve Ailesi
01 / 17 · 1 dkKenan Evren 17 Temmuz 1917 tarihinde Manisa'nın Alaşehir ilçesinde doğdu. Tam adı Ahmet Kenan Evren'dir.
Babası Hayrullah Bey, Fatih Medresesi'nden mezun olup çeşitli memuriyetlerde bulunmuş bir devlet görevlisiydi; 7 Mayıs 1957 tarihinde öldü. Annesi Naciye Hanım 5 Ocak 1983 tarihinde, oğlu Cumhurbaşkanı iken öldü. Aile Rumeli kökenlidir: baba tarafı Preşova'dan, anne tarafı Ziştovi'den göç etmişti. Aile Alaşehir'e yerleşmiş ve Evren burada büyümüştür.
Çocukluğu Cumhuriyet'in ilk yıllarına denk geldi. Anılarında, ilk portre çalışmasının 1930 yılında Menemen'de öldürülen Asteğmen Kubilay'ın bir kartpostaldan büyüttüğü resmi olduğunu yazar; resme ilgisi bu yaşlarda başladı ve emeklilik yıllarında yeniden ortaya çıktı. Aynı anılarda 10 Kasım 1938 günü İstanbul'da Topçu Atış Okulu'nda öğrenciyken Atatürk'ün ölüm haberini aldığını ve İstanbul'daki cenaze törenine katıldığını anlatır.
27 Mayıs 1944 tarihinde Alaşehirli Sekine Hanım ile evlendi. Sekine Evren 1922 yılında Manisa'da doğmuştu; uzun süren bir hastalığın ardından 3 Mart 1982 tarihinde Ankara'da öldü. Çiftin Şenay, Gülay ve Miray adlarında üç kızı oldu.
Evren, ailesinin askerî liseye gitmesine başta razı olmadığını, bu yüzden bir süre sivil liselerde okuduğunu anılarında kaydeder. Askerlik mesleğine yönelişi kendi tercihiydi ve 1936 yılında askerî liseyi bitirmesiyle kesinleşti.
Eğitimi
02 / 17 · 1 dkİlkokulu Alaşehir'de okudu. Ortaokulu Manisa'da parasız yatılı olarak tamamladı. Askerî liseye gitmek istedi, ancak ailesi razı olmadığı için Balıkesir Lisesi'ne kaydoldu; ilk yılında sınıfta kaldı. Eğitiminin yarım kalmaması için aile İstanbul'a taşındı. Kadıköy Lisesi'nde bir yıl okuduktan sonra askerî lise sınavlarını kazandı.
Öğrenimine Topkapı'daki Maltepe Askerî Lisesi'nde devam etti ve bu okulu 1936 yılında bitirdi. Ardından Kara Harp Okulu'na girdi. 1938 yılında topçu asteğmen olarak mezun oldu; Şubat 1939'da teğmen oldu. Topçu Atış Okulu'ndaki öğrenimini 1940 yılında tamamladı ve Ağustos 1942'de üsteğmenliğe yükseldi.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Trakya'da görev yaptı. Türkiye savaşa girmedi, ancak ordu seferberlik düzeninde tutuldu ve genç subaylar bu yıllarda sınır bölgelerinde uzun süre kıta hizmeti yaptı.
1946 yılında Harp Akademisi'ne girdi ve 1949 yılında kurmay subay olarak mezun oldu. 1950 yılında kurmay yüzbaşı rütbesine yükseldi. Kurmaylık, Türk ordusunda üst komuta kademelerine giden yoldu; Evren'in sonraki kariyeri de bu çizgide ilerledi.
Eğitim hayatı boyunca askerlik dışında bir alana yönelmedi. Meslek içi kurslara ve NATO çerçevesindeki eğitim toplantılarına katıldı; 1950'li yıllarda Napoli'de yapılan NATO tatbikat ve eğitim toplantılarında görev aldı. Yabancı dil olarak İngilizce öğrendi.
Anılarında, Topçu Okulu yıllarında Namık Kemal'in şiirlerini ezbere okuduğunu ve resim yapmayı sürdürdüğünü yazar. Resme ilgisi, emeklilik döneminde ressamlığa dönüşecek olan uzun süreli bir uğraş oldu.
Askerî Kariyerinin İlk Yılları ve Kore
03 / 17 · 1 dkKurmay subay olduktan sonra 1952-1956 yılları arasında Genelkurmay Eğitim Şubesi'nde kısım amirliği yaptı. Bu görev sırasında Napoli'deki NATO manevra, tatbikat ve eğitim toplantılarına katıldı. Türkiye 1952 yılında NATO'ya üye olmuştu ve ordu, ittifakın eğitim ve teşkilat düzenine uyum sürecindeydi.
Yarbaylığa terfi ettikten sonra İstanbul'a atandı ve Birinci Ordu Harekât Dairesi başkan yardımcılığına getirildi. Kara Harp Akademisi'nde öğretmenlik yaptı.
1958-1959 yıllarında Dokuzuncu Kore Türk Tugayı'nda görev yaptı. Önce Harekât ve Eğitim Şube Müdürlüğü, ardından tugay kurmay başkanlığı görevlerinde bulundu. Kore Savaşı 1953 yılında ateşkesle durmuştu; Türk tugayı Birleşmiş Milletler kuvvetleri çerçevesinde bölgede kalmaya devam ediyordu. Evren bu görevdeki çalışmaları nedeniyle bir yıllık kıdem terfisi aldı ve devre arkadaşlarının önüne geçti. Bu kıdem, sonraki yıllarda Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'na yükselmesinde belirleyici oldu.
27 Mayıs 1960 askerî müdahalesi sırasında Ordu Donatım Okulu kurmay başkanıydı. Müdahaleden sonra Millî Birlik Komitesi subayları sınıflandırdı; Evren, Konya'daki İkinci Ordu Harekât Eğitim Başkanlığı'na atandı. 1961 yılında Muş'taki 227. Piyade Alayı komutanlığına gönderildi. Ardından Erzurum'daki 9. Kolordu kurmay başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Okullar Dairesi başkanlığı görevlerinde bulundu.
Okullar Dairesi başkanlığı sırasında 21 Mayıs 1963 tarihinde Talat Aydemir'in ikinci ayaklanma girişimi yaşandı; bu olayın ardından çok sayıda Harbiye öğrencisinin okulla ilişiği kesildi. Evren bu dönemi anılarında ayrıntılı biçimde anlatır.
Kara Harp Okulu'ndan topçu asteğmen olarak mezun oldu.
Generallik Yılları ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı
04 / 17 · 1 dkKenan Evren 1964 yılında tuğgeneral oldu ve Kara Kuvvetleri Okullar Dairesi başkanlığını sürdürdü. 1967 yılında tümgeneralliğe yükseldi; Isparta'daki 58. Er Eğitim Tümeni komutanlığına, ardından Konya'daki İkinci Ordu kurmay başkanlığına atandı.
1970 yılında korgeneral oldu ve Trabzon'daki 11. Kolordu komutanlığına gönderildi. Daha sonra Kara Kuvvetleri Denetleme Kurulu başkanlığı ve Kara Kuvvetleri kurmay başkanlığı görevlerini yürüttü. Kurmay başkanlığı sırasında, Temmuz ve Ağustos 1974'te Kıbrıs Barış Harekâtı yapıldı. 1974 yılında birinci sıradan orgeneralliğe terfi etti ve kurmay başkanlığını bir yıl daha sürdürdü.
1975-1976 yıllarında Orgeneral Semih Sancar'ın Genelkurmay Başkanlığı döneminde Genelkurmay İkinci Başkanı oldu. Bu görevdeyken Sovyetler Birliği'ne resmî ziyarette bulundu. 30 Ağustos 1976 tarihinde, Kıbrıs harekâtından sonra kurulan Ege Ordusu'nun komutanlığına atandı; bu görev 30 Ağustos 1977 tarihine kadar sürdü. Anılarına göre bu görevin ardından emekli olup İzmir'e yerleşmeyi planlıyordu.
1977 yazında Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda bir atama bunalımı yaşandı. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Namık Kemal Ersun 1 Haziran 1977 tarihinde Başbakan Süleyman Demirel tarafından resen emekliye sevk edildi. Bu göreve gelebilecek üç orgeneral de, hükûmet ile Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk arasındaki anlaşmazlığın ardından emekli oldu. Kıdem sıralamasında öne geçen Evren, 5 Eylül 1977 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı.
Altı ay sonra Genelkurmay Başkanı Sancar'ın görev süresinin uzatılmasına Bülent Ecevit hükûmeti karşı çıktı. Evren 7 Mart 1978 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı'na getirildi. Kırk yıllık askerlik hayatının son basamağına çıkmış oldu.
Genelkurmay Başkanlığı ve 27 Aralık 1979 Mektubu
05 / 17 · 1 dkEvren Genelkurmay Başkanlığı'na geldiğinde ülkede ekonomik sıkıntı derinleşiyor, siyasi şiddet ve toplumsal gerginlik artıyordu. 19-26 Aralık 1978 tarihlerinde yaşanan Kahramanmaraş olaylarının ardından 26 Aralık 1978 tarihinde on üç ilde sıkıyönetim ilan edildi ve kapsamı sonraki aylarda genişletildi. 1979 yılında Sovyetler Birliği Afganistan'a girdi, İran'da Şah yönetimi devrildi; Türkiye Soğuk Savaş'ın cephe ülkesi olarak bu gelişmelerden doğrudan etkilendi.
14 Ekim 1979 ara seçimlerinden sonra Ecevit hükûmeti istifa etti ve 12 Kasım 1979 tarihinde Demirel başkanlığında Adalet Partisi azınlık hükûmeti kuruldu. Bu dönemde Evren, kuvvet komutanlarıyla yaptığı görüşmelerde ülkenin 12 Mart 1971 dönemindekinden daha ağır bir durumda olduğunu ve alt rütbelerden gelebilecek bir hareketin tehlikesini gündeme getirdi. Anılarına göre Eylül 1979'da Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ali Haydar Saltık'a hazırlık çalışması yapması talimatını verdi.
Aralık 1979'da komutanlarla yapılan görüşmelerin ardından bir uyarı mektubu hazırlandı. Evren ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'un imzaladığı mektup, 27 Aralık 1979 tarihinde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e verildi. Mektup, siyasi partileri ülke bütünlüğünün korunması için uzlaşmaya ve anayasal kuruluşları göreve çağırıyordu.
Korutürk mektubu 2 Ocak 1980 tarihinde Başbakan Demirel ve CHP Genel Başkanı Ecevit'e iletti; mektup aynı gün basında yer aldı. Partiler arasında somut bir uzlaşma çıkmadı.
6 Nisan 1980 tarihinde Korutürk'ün görev süresi doldu; Meclis aylarca süren oylamalarda yeni Cumhurbaşkanını seçemedi. Genelkurmay'da Bayrak Harekâtı adı verilen plan 1980 yazında tamamlandı. Evren 30 Ağustos 1980 Zafer Bayramı konuşmasında ülkenin sorunlarının çözümü için alınması gereken önlemleri kamuoyu önünde dile getirdi.
Siyasete Girişi: 12 Eylül 1980 ve Devlet Başkanlığı
06 / 17 · 1 dk12 Eylül 1980 sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde ülke yönetimine el koydu. Saat 03.00'te radyo, televizyon ve iletişim kuruluşlarına el konuldu; saat 04.00'te Millî Güvenlik Konseyi'nin bir numaralı bildirisi radyodan okundu. Saat 13.00'te Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren radyo ve televizyondan halka hitap etti ve müdahalenin gerekçelerini açıkladı. Resmî Gazete'de yayımlanan açıklamada müdahale, yönetime el koyma olarak tanımlandı.
Demirel hükûmeti görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi, milletvekili dokunulmazlıkları kaldırıldı ve siyasi faaliyet yasaklandı. Siyasi parti liderleri askerî tesislerde zorunlu ikamete tabi tutuldu. Bütün yurtta sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Genelkurmay Başkanı Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan beş kişilik Millî Güvenlik Konseyi kuruldu. Konsey yasama ve yürütme yetkilerini üstlendi. Evren aynı zamanda Konsey başkanlığı ve devlet başkanlığı görevlerini aldı. Orgeneral Ali Haydar Saltık Konsey ve Devlet Başkanlığı Genel Sekreteri oldu.
Evren siyasete bir partiden ya da seçimden değil, bu görevle girdi. Hiçbir siyasi partiye üye olmadı ve seçimle bir makama gelmedi. Devlet başkanlığı görevi 12 Eylül 1980 tarihinden 9 Kasım 1982 tarihine kadar, Cumhurbaşkanlığı görevi ise 1982 Anayasası'nın geçici 1. maddesi gereğince 9 Kasım 1982 tarihinden 9 Kasım 1989 tarihine kadar sürdü.
21 Eylül 1980 tarihinde emekli Oramiral Bülend Ulusu başbakanlığında bir hükûmet kuruldu. Turgut Özal bu hükûmette ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Evren, 2 Ekim 1980 tarihinde Van'dan başlayan yurt gezilerinde halka hitap etti ve konuşmalarında müdahalenin gerekçelerini anlattı. Genelkurmay Başkanlığı görevini 1 Temmuz 1983 tarihine kadar sürdürdü.
Sekine Hanım ile evlendi.
Millî Güvenlik Konseyi Dönemi (1980-1983)
07 / 17 · 1 dkMillî Güvenlik Konseyi 12 Eylül 1980 tarihinden 7 Aralık 1983 tarihine kadar yasama ve yürütme yetkilerini elinde tuttu. Bu dönemde çok sayıda kanun çıkarıldı; anayasanın öngördüğü kanunların önemli bölümü Kurucu Meclis döneminde kabul edildi.
Siyasi partiler 16 Ekim 1981 tarihinde kapatıldı. 23 Ekim 1981 tarihinde 160 üyeli Danışma Meclisi kuruldu; üyelerin 120'si valilerin gösterdiği adaylar arasından, 40'ı doğrudan Konsey tarafından belirlendi. Danışma Meclisi ile Millî Güvenlik Konseyi birlikte Kurucu Meclis'i oluşturdu. Anayasa Komisyonu başkanlığına Orhan Aldıkaçtı getirildi. 6 Kasım 1981 tarihinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu yürürlüğe girdi ve Yükseköğretim Kurulu kuruldu.
Dönemin en ağır sonuçları yargı alanında yaşandı. Kaynaklara göre 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi askerî mahkemelerde yargılandı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Ölüm cezaları infaz edildi: 1980-1984 yılları arasında infaz edilen kişi sayısı kaynaklarda 48 ya da 50 olarak geçer. İlk infazlar Ekim 1980'de yapıldı; Türkiye'de infaz edilen son ölüm cezası 25 Ekim 1984 tarihinde Burdur'da uygulandı.
Ekonomide 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan serbest piyasa yönelimi sürdürüldü; Özal bu programın uygulayıcısıydı. Uluslararası Para Fonu ile 18 Haziran 1980 tarihinde yapılan anlaşma yürürlükte kaldı.
Dış politikada Türkiye NATO yükümlülüklerine bağlı kalacağını açıkladı. Ekim 1980'de Yunanistan'ın NATO askerî kanadına dönüşüne konulan çekince kaldırıldı. Avrupa Konseyi ile ilişkiler, insan hakları ve demokrasiye dönüş takvimi nedeniyle gergin geçti.
Evren, 23 Temmuz 1981 tarihinde Erzurum'da yaptığı konuşmada okullara zorunlu din dersi konulacağını açıkladı; bu düzenleme 1982 Anayasası'nın 24. maddesine girdi. Anılarında, bu dönemde Genelkurmay Başkanı maaşı dışında maaş almadığını ve Çankaya Köşkü'ne taşınmadığını yazar.
Cumhurbaşkanı Seçilmesi: 1982 Anayasası ve Halk Oylaması
08 / 17 · 1 dkDanışma Meclisi Anayasa Komisyonu taslağını 17 Temmuz 1982 tarihinde tamamladı. Metin Danışma Meclisi'nde görüşüldü ve 23 Eylül 1982 tarihinde Millî Güvenlik Konseyi'ne sunuldu. Konsey metne son biçimini verdi ve halk oylamasına götürdü.
Evren, anayasanın tanıtımı için il il dolaşarak konuşmalar yaptı. Anayasa aleyhinde propaganda yapılması yasaklandı. Halk oylaması 7 Kasım 1982 Pazar günü yapıldı. Oylamada 20.690.914 kayıtlı seçmenin %91,27'si oy kullandı. Geçerli oyların 17.215.559'u, yani %91,37'si kabul, 1.626.431'i, yani %8,63'ü ret yönünde çıktı.
Anayasa metni, oylamayla birlikte Cumhurbaşkanlığı seçimini de düzenliyordu. Geçici 1. maddeye göre anayasanın halk oylamasıyla kabul edilmesi hâlinde, oylama tarihinde Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı olan kişi Cumhurbaşkanı unvanını alıyor ve yedi yıl bu görevde kalıyordu. Sonuçların resmen ilan edildiği 9 Kasım 1982 tarihinde anayasa yürürlüğe girdi ve Kenan Evren Türkiye Cumhuriyeti'nin yedinci Cumhurbaşkanı oldu.
Bu, Türkiye tarihinde Cumhurbaşkanının halk oylamasıyla göreve geldiği ilk ve o tarihe kadar tek örnektir; ancak oylama bir adaylar arası seçim değil, anayasanın kabulüne bağlı bir düzenlemeydi.
Anayasanın geçici 2. maddesi Millî Güvenlik Konseyi'ni, sivil Meclis toplandıktan sonra altı yıl süreyle Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ne dönüştürüyordu. Geçici 4. madde 12 Eylül öncesi parti liderlerine on yıl, diğer yöneticilere beş yıl siyaset yasağı getirdi. Geçici 15. madde Konsey döneminin işlem ve eylemleri hakkında yargı yolunu kapattı; bu madde 12 Eylül 2010 halk oylamasıyla kaldırıldı.
Evren Cumhurbaşkanı olduktan sonra Genelkurmay Başkanlığı'nı bir süre daha sürdürdü ve 1 Temmuz 1983 tarihinde bu görevi Orgeneral Nurettin Ersin'e devrederek askerlikten ayrıldı.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Sivil Yönetime Geçiş
09 / 17 · 1 dk1982 Anayasası ile Cumhuriyet Senatosu kaldırıldı ve tek meclisli sisteme geçildi; 1983 yılında Siyasi Partiler Kanunu ve Milletvekili Seçimi Kanunu çıkarıldı. Yeni partilerin kurulmasına, kurucuların Millî Güvenlik Konseyi onayından geçmesi şartıyla izin verildi. 6 Kasım 1983 seçimlerine yalnızca üç parti katılabildi: Turgut Özal'ın Anavatan Partisi, Necdet Calp'in Halkçı Partisi ve emekli Orgeneral Turgut Sunalp'in Milliyetçi Demokrasi Partisi.
Seçimde Anavatan Partisi %45,14 oyla 211, Halkçı Parti %30,46 oyla 117, Milliyetçi Demokrasi Partisi %23,27 oyla 71 milletvekili çıkardı. Katılım %92'yi aştı. Evren seçim öncesi konuşmasında Milliyetçi Demokrasi Partisi lehine tutum almıştı; seçmen Anavatan Partisi'ni tercih etti.
7 Aralık 1983 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı oluştu ve Evren yasama yılını açış konuşmasını yaptı. Aynı gün Millî Güvenlik Konseyi'nin görevi sona erdi; Konsey üyeleri altı yıl süreyle Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ni oluşturdu. 13 Aralık 1983 tarihinde Özal hükûmeti kuruldu. Böylece 12 Eylül ara rejimi biçimsel olarak sona erdi.
Özal döneminde Evren ile hükûmet arasında ilişkiler genellikle uyum içinde yürüdü. Evren, 1983-1989 arasında her yıl Meclis'in açılışında konuşma yaptı; bu konuşmalarda anarşiyle mücadele, ekonomi, Kıbrıs ve parlamentonun saygınlığı üzerinde durdu.
6 Eylül 1987 tarihinde yapılan halk oylamasında, 12 Eylül öncesi siyasetçilere getirilen yasakların kaldırılması %50,16 evet oyuyla kabul edildi. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş yeniden siyasete döndü. 29 Kasım 1987 erken seçiminde Anavatan Partisi %36,31 oyla 292 milletvekili kazandı; Demirel'in Doğru Yol Partisi ve Erdal İnönü'nün Sosyaldemokrat Halkçı Parti Meclis'e girdi. Yeni yasama yılının açılışında Evren kürsüye geldiğinde Doğru Yol Partisi ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti milletvekilleri ayağa kalkmadı.
1987 yılında Genelkurmay Başkanlığı atamasında Başbakan Özal'ın tercihi Orgeneral Necip Torumtay oldu; Evren bu atamayı içeren üçlü kararnameyi imzaladı.
Harp Akademisi'nden kurmay subay olarak mezun oldu.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Dış Politika
10 / 17 · 1 dkEvren döneminde dış politikanın ağırlık noktaları Batı ile ilişkilerin onarılması, Kıbrıs ve Ortadoğu oldu.
12 Eylül 1980 sonrasında Avrupa Konseyi ve Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ilişkiler gerginleşti. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye'deki yargılamaları, ölüm cezalarını ve demokrasiye dönüş takvimini eleştirdi. Evren 7 Aralık 1983 tarihli Meclis konuşmasında bu tutumu Türkiye'nin iç işlerine karışma olarak niteledi ve bağımsız mahkemelerin kararlarına müdahale edilemeyeceğini söyledi. 1983 seçimleri ve 1987 halk oylamasından sonra ilişkiler yeniden normalleşti; Türkiye 14 Nisan 1987 tarihinde Avrupa Ekonomik Topluluğu'na tam üyelik başvurusu yaptı.
Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler 29 Mart 1980 tarihinde imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması çerçevesinde sürdü. Türkiye NATO yükümlülüklerine bağlılığını her fırsatta vurguladı. Ekim 1980'de Yunanistan'ın NATO askerî kanadına dönüşü kabul edildi; Ege'deki komuta kontrol alanlarına ilişkin görüşmeler ise sonuç vermedi.
Kıbrıs'ta 15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. Evren aynı yılın Aralık ayındaki Meclis konuşmasında ilanın Türkiye'nin bilgisi dışında yapıldığını, ancak Türkiye'nin bu Cumhuriyeti tanımamasının düşünülemeyeceğini söyledi. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıyan tek ülke olarak kaldı.
Ortadoğu ve İslam ülkeleriyle ilişkiler geliştirildi. Türkiye İslam Zirve Konferanslarına 1984 yılından itibaren Cumhurbaşkanı düzeyinde katıldı. Pakistan Devlet Başkanı Ziya ül-Hak ile yakın ilişki kuruldu. 1980-1988 İran-Irak Savaşı boyunca Türkiye tarafsız kaldı ve iki ülkeyle de ticaretini sürdürdü.
Ermeni örgütlerinin Türk diplomatlarına yönelik saldırıları bu dönemde sürdü; 7 Ağustos 1982 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı'na yapılan saldırı Türkiye topraklarındaki en ağır olaylardan biri oldu. 15 Ağustos 1984 tarihinde Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla başlayan bölücü terör, Evren'in Cumhurbaşkanlığının ikinci yarısında güvenlik gündeminin merkezine yerleşti.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Ekonomi ve Toplum
11 / 17 · 1 dkEvren'in devlet başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yılları, Türkiye ekonomisinin ithal ikameci modelden dışa açık serbest piyasa modeline geçtiği dönemdir. 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan bu dönüşüm, Ulusu hükûmetinde Özal'ın başbakan yardımcılığı, 1983'ten sonra ise Özal'ın başbakanlığı döneminde sürdürüldü.
Döviz kuru serbestleştirildi, ihracat teşvik edildi, ithalat kademeli olarak serbest bırakıldı. Kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesi gündeme geldi. 1984 yılında Türk vatandaşlarının döviz bulundurması serbest bırakıldı, 1985 yılında katma değer vergisi yürürlüğe girdi. Ekonomi 1980'lerin ortasında büyüdü, ancak enflasyon yüksek kaldı.
Altyapı yatırımları öne çıktı. Atatürk Barajı'nın yapımı sürdü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü 3 Temmuz 1988 tarihinde açıldı, otoyol yapımı hızlandı, telefon ağı genişledi. Televizyonda renkli yayına geçildi ve yayın süreleri uzadı.
Toplumsal alanda 12 Eylül düzenlemeleri etkili oldu. Yükseköğretim Kurulu üniversiteleri merkezî bir düzene bağladı. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ilk ve orta öğretimde zorunlu hale geldi. Sendikal faaliyetler 1983 yılında çıkarılan yeni kanunlarla yeniden düzenlendi; 12 Eylül sonrasında bazı sendika konfederasyonlarının faaliyeti durduruldu ve yöneticileri yargılandı. Dernekler ve basın yeni yasal çerçeveye tabi tutuldu.
Evren, üniversitelerde başörtüsüne ilişkin 1988 tarihli kanun değişikliğini Anayasa Mahkemesi'ne götürdü; Mahkeme 1989 yılında düzenlemeyi iptal etti. Bu konu sonraki yıllarda Türkiye siyasetinin uzun süreli tartışmalarından biri oldu.
Cumhurbaşkanlığı döneminde Evren yurt gezilerini sürdürdü ve konuşmalarında halka doğrudan hitap etti. Konuşmalarını genellikle hemşehrilerim sözüyle açması, dönemin basınında sık sık not edildi. 1987 sonrasında eski siyasetçilerin Meclis'e dönmesiyle Cumhurbaşkanı ile muhalefet arasındaki mesafe açıldı.
Başbakanları ve Hükûmetler
12 / 17 · 1 dkKenan Evren'in devlet başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde iki kişi başbakanlık yaptı: Bülend Ulusu ve Turgut Özal. Bu, 1961 Anayasası döneminin sık hükûmet değişimlerinin ardından belirgin bir istikrar dönemidir.
12 Eylül 1980 tarihinde Süleyman Demirel'in Adalet Partisi azınlık hükûmeti görevden alındı. 21 Eylül 1980 tarihinde emekli Oramiral Bülend Ulusu başbakanlığında bir hükûmet kuruldu. Ulusu, 9 Ağustos 1977 ile 10 Ağustos 1980 tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapmıştı. Hükûmet üyeleri Meclis dışından, büyük ölçüde bürokrat ve teknokratlardan seçildi; Turgut Özal ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Ulusu hükûmeti Millî Güvenlik Konseyi'ne karşı sorumluydu ve 13 Aralık 1983 tarihine kadar görev yaptı.
6 Kasım 1983 seçimlerinin ardından Evren, Anavatan Partisi Genel Başkanı Turgut Özal'ı hükûmeti kurmakla görevlendirdi. Özal'ın ilk hükûmeti 13 Aralık 1983 tarihinde göreve başladı. 29 Kasım 1987 seçimlerinden sonra Özal ikinci hükûmetini kurdu; bu hükûmet 21 Aralık 1987 tarihinden Özal'ın Cumhurbaşkanı seçildiği 9 Kasım 1989 tarihine kadar görev yaptı.
Evren ile Özal arasındaki ilişki, askerî yönetimden sivil yönetime geçişin belirleyici unsurlarından biri oldu. 1987 Genelkurmay Başkanlığı atamasında Özal'ın tercihinin kabul edilmesi, sivil hükûmetin ordu üzerindeki yetkisi bakımından kayda değer bir örnek olarak anılır.
1982 Anayasası Cumhurbaşkanına, 1961 Anayasası'na göre daha geniş yetkiler tanıdı: Anayasa Mahkemesi ve yüksek yargı organlarına üye seçme, Yükseköğretim Kurulu üyelerini ve rektörleri atama, kanunları Meclis'e geri gönderme, Millî Güvenlik Kurulu'na başkanlık etme bu yetkiler arasındaydı. Evren bu yetkileri Özal hükûmetleri döneminde kullandı; kanunları geri gönderme ve Anayasa Mahkemesi'ne başvurma yetkisi başörtüsü düzenlemesi gibi konularda gündeme geldi.
Dokuzuncu Kore Türk Tugayı'nda harekât ve eğitim şube müdürü, ardından kurmay başkanı olarak görev yaptı.
Görevden Ayrılması ve Marmaris Yılları
13 / 17 · 1 dkEvren'in yedi yıllık görev süresi 9 Kasım 1989 tarihinde doldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi 20, 24 ve 31 Ekim 1989 tarihlerinde yapılan üç turlu oylamada Turgut Özal'ı Cumhurbaşkanı seçti. Üçüncü turda 285 milletvekili oy kullandı ve Özal 263 oy aldı; Sosyaldemokrat Halkçı Parti ile Doğru Yol Partisi oylamayı boykot etti. Evren 9 Kasım 1989 tarihinde görevi Özal'a devretti.
Görevden ayrıldıktan sonra siyasetten uzak durdu ve Marmaris'in Armutalan beldesindeki evine yerleşti. Burada resim yapmaya başladı; yağlı boya tablolarından oluşan sergiler açtı ve tablolarının bir bölümü satıldı. 1990 yılında Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'ne layık görüldü.
Marmaris yıllarında anılarını yazdı. Kenan Evren'in Anıları adıyla altı cilt halinde yayımlanan bu eser, 12 Eylül dönemine ilişkin birinci elden kaynaklardan biridir ve dönem üzerine yapılan çalışmalarda sık sık kullanılır.
2000 yılında dönemin Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, Evren hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca iddianame hazırladı. İddianame kabul edilmedi; anayasanın geçici 15. maddesi yargı yolunu kapatıyordu.
Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin görevi 1989 yılında sona ermişti. Evren, kamuoyu önüne nadiren çıktı; zaman zaman gazetecilere verdiği demeçler ve anılarındaki değerlendirmeler gündeme geldi. 12 Eylül'ün yıl dönümlerinde hakkında yapılan tartışmalar sürdü, ancak kendisi aktif bir savunma ya da siyasi faaliyet içine girmedi.
Sağlığı ilerleyen yaşına bağlı olarak zayıfladı. 2012 yılında başlayan yargılamaya, yaşı ve rahatsızlıkları nedeniyle Ankara'daki Gülhane Askerî Tıp Akademisi'nden görüntülü bağlantıyla katıldı.
Yargılanması ve Ölümü
14 / 17 · 1 dk12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk oylamasıyla 1982 Anayasası'nın geçici 15. maddesi kaldırıldı ve 12 Eylül dönemi işlemleri hakkındaki yargı engeli ortadan kalktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Nisan 2011 tarihinde soruşturma başlattı. Hazırlanan iddianame Ocak 2012'de kabul edildi; sanıklar, hayatta olan iki Millî Güvenlik Konseyi üyesi Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'ydı.
Duruşmalar 4 Nisan 2012 tarihinde Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı; bu mahkemenin kapatılması üzerine dava Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne devredildi. Evren savunmasını görüntülü bağlantıyla yaptı; suçlamaları kabul etmedi ve kurucu iktidar niteliği taşıdıklarını ileri sürdü.
18 Haziran 2014 tarihinde Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi, anayasayı değiştirmeye ve ortadan kaldırmaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından Evren ve Şahinkaya hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, cezayı takdiri indirimle müebbet hapse çevirdi ve Askerî Ceza Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca rütbelerinin erliğe indirilmesine karar verdi. Karar temyiz edildi.
Evren, 9 Mayıs 2015 tarihinde Ankara'daki Gülhane Askerî Tıp Akademisi'nde öldü. Doksan yedi yaşındaydı. Tahsin Şahinkaya da 9 Temmuz 2015 tarihinde öldü.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 31 Mayıs 2022 tarihinde sanıkların ölümü nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verdi; ilk derece mahkemesinin kararı böylece kesinleşmedi.
Evren'in cenazesi 12 Mayıs 2015 tarihinde Ankara'da Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınan namazın ardından Devlet Mezarlığı'na defnedildi. Bazı siyasi partiler törene katılmadı. Devlet Mezarlığı'na defnedilen dördüncü cumhurbaşkanıdır.
Mirası
15 / 17 · 1 dkKenan Evren, Cumhuriyet tarihinde en uzun süre devletin başında kalan asker kökenli isimlerden biridir: 12 Eylül 1980'den 9 Kasım 1989'a kadar dokuz yıl iki ay devlet başkanı ve Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Adı, 12 Eylül dönemiyle özdeşleşmiştir.
Döneminin en kalıcı sonucu 1982 Anayasası'dır. Anayasa, sonraki on yıllarda çok sayıda değişiklik geçirdi; 1987, 1995, 2001, 2004, 2007, 2010 ve 2017 değişiklikleriyle özgürlükler alanı genişletildi, siyasi yasaklar kaldırıldı, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve 2017'de Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi getirildi. Buna karşılık 1982 Anayasası'nın temel çerçevesi yürürlükte kaldı. Yükseköğretim Kurulu, zorunlu din kültürü dersi, %10 seçim barajı gibi düzenlemeler uzun süre Türkiye siyasetinin tartışma konuları arasında yer aldı.
12 Eylül döneminde yaşananlar, gözaltılar, yargılamalar ve infazlar Türkiye'nin toplumsal hafızasında ağır bir yer tutar. Bu dönem hakkındaki değerlendirmeler siyasi tutumlara göre farklılık gösterir; bir kesim müdahaleyi iç savaş tehlikesini önleyen bir zorunluluk olarak görür, başka bir kesim demokrasinin kesintiye uğratılması ve ağır hak ihlalleri olarak nitelendirir.
2010 halk oylamasıyla geçici 15. maddenin kaldırılması ve ardından açılan dava, Türkiye'de bir askerî müdahalenin liderinin yargı önüne çıkarıldığı ilk örnektir. 18 Haziran 2014 tarihli karar temyiz aşamasında sanıkların ölümüyle kesinleşmedi.
Askerî kariyerinde Kore görevi, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasındaki kurmay başkanlığı ve Ege Ordusu'nun ilk komutanlarından olması öne çıkar. Genelkurmay Başkanlığı beş yıl dört ay sürdü.
Kişisel mirasında anıları ve resimleri yer alır. Altı ciltlik anıları, dönemin karar süreçlerine ilişkin birinci elden kaynak olarak tarih yazımında kullanılır. Resimleri sergilendi ve satıldı; 1990 Atatürk Uluslararası Barış Ödülü kendisine verildi.
Tuğgeneral oldu; Kara Kuvvetleri Okullar Dairesi başkanlığını sürdürdü.
Hakkında Yazılanlar ve Anma
16 / 17 · 1 dkKenan Evren hakkındaki en önemli birinci el kaynak, kendi kaleminden çıkan altı ciltlik Kenan Evren'in Anıları'dır. Eser, çocukluğundan Cumhurbaşkanlığının sonuna kadar olan dönemi günlük kayıtlarına dayanarak anlatır.
Gazeteci Mehmet Ali Birand'ın 12 Eylül Saat 04.00 (1984) adlı kitabı, müdahalenin hazırlık ve uygulama sürecini ilk kez ayrıntılı biçimde anlatan çalışmadır; Birand daha sonra 12 Eylül: Türkiye'nin Miladı (1999) adlı belgesel ve kitapla konuya döndü. Emekli Orgeneral Nevzat Bölügiray'ın Sokaktaki Asker (1989) adlı kitabı dönemi asker gözüyle değerlendirir. William Hale'in Türkiye'de Ordu ve Siyaset adlı çalışması, 12 Eylül'ü Türkiye'deki sivil-asker ilişkileri bağlamına yerleştirir.
Bülent Tanör'ün Türkiye Tarihi dizisindeki Siyasal Tarih (1980-1995) bölümü ve Cumhuriyet Ansiklopedisi dönemi kapsar. Evren'in konuşmaları üzerine akademik incelemeler, 12 Eylül'ün meşrulaştırılmasında kullanılan söylemi çözümler.
12 Eylül'ün yıl dönümleri her yıl anma, protesto ve tartışmalara sahne olur. 12 Eylül 2010 halk oylaması ve 2012-2014 yargılaması, dönemi yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Belgesel filmler, televizyon dizileri ve romanlar dönemi işledi.
Evren'in cenazesi 12 Mayıs 2015 tarihinde devlet töreniyle kaldırıldı ve Devlet Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra adı kamu alanlarında tartışma konusu oldu; adını taşıyan bazı okul, cadde ve bulvarların adı belediye kararlarıyla değiştirildi.
Hakkındaki yazılarda öne çıkan iki çizgi vardır: müdahaleyi kaçınılmaz gören ve dönemin kanun ve düzen vurgusunu öne çıkaran değerlendirmeler ile hak ihlallerini, yargılamaları ve demokrasinin kesintisini merkeze alan değerlendirmeler. Bu iki çizgi, Türkiye'de 12 Eylül üzerine süren tartışmanın ana eksenini oluşturur.
Aynı Yıllarda Dünya
17 / 17 · 1 dk1980: Eylül ayında İran ile Irak arasında sekiz yıl sürecek savaş başladı. Polonya'da Dayanışma sendikası kuruldu. Kasım ayında ABD'de Ronald Reagan başkan seçildi.
1981: Reagan Ocak ayında göreve başladı. Mayıs ayında Fransa'da François Mitterrand cumhurbaşkanı seçildi. Yunanistan Avrupa Ekonomik Topluluğu'na katıldı.
1982: Falkland Savaşı yaşandı. Federal Almanya'da Helmut Kohl şansölye oldu. Sovyetler Birliği'nde Leonid Brejnev öldü.
1983: ABD Grenada'ya müdahale etti. Avrupa'da orta menzilli füze yerleştirmeleri büyük gösterilere yol açtı.
1985: Mart ayında Mihail Gorbaçov Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri oldu. Kasım ayında Cenevre'de Reagan-Gorbaçov zirvesi yapıldı.
1986: 26 Nisan'da Çernobil nükleer santralinde kaza oldu; radyoaktif bulut Türkiye'nin Karadeniz kıyılarını da etkiledi.
1987: Aralık ayında ABD ile Sovyetler Birliği arasında orta menzilli nükleer füzelerin kaldırılmasını öngören anlaşma imzalandı.
1988: İran-Irak Savaşı Ağustos ayında ateşkesle sona erdi. Sovyetler Birliği Afganistan'dan çekilmeye başladı.
1989: Şubat ayında Sovyet birlikleri Afganistan'dan tamamen çekildi. Haziran ayında Pekin'de Tiananmen olayları yaşandı. 9 Kasım'da Berlin Duvarı açıldı; Doğu Avrupa'da komünist yönetimler art arda değişti.
Kronoloji
53 olay- 20. yüzyıl
Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, Hayrullah Bey ile Naciye Hanım'ın oğlu olarak doğdu.
Maltepe Askerî Lisesi'ni bitirdi.
Kara Harp Okulu'ndan topçu asteğmen olarak mezun oldu.
Atatürk'ün ölümünü Topçu Atış Okulu öğrencisiyken İstanbul'da yaşadı; İstanbul'daki cenaze törenine katıldı.
Topçu Atış Okulu'nu tamamladı.
Üsteğmenliğe terfi etti; İkinci Dünya Savaşı yıllarında Trakya'da görev yaptı.
Sekine Hanım ile evlendi.
Harp Akademisi'ne girdi.
Harp Akademisi'nden kurmay subay olarak mezun oldu.
Genelkurmay Eğitim Şubesi'nde göreve başladı; 1956 yılına kadar bu görevde kaldı.
Dokuzuncu Kore Türk Tugayı'nda harekât ve eğitim şube müdürü, ardından kurmay başkanı olarak görev yaptı.
Askerî müdahale sırasında Ordu Donatım Okulu kurmay başkanıydı.
Muş'taki 227. Piyade Alayı komutanlığına atandı.
Tuğgeneral oldu; Kara Kuvvetleri Okullar Dairesi başkanlığını sürdürdü.
Tümgeneral oldu; Isparta 58. Er Eğitim Tümeni komutanlığına atandı.
Korgeneral oldu; Trabzon 11. Kolordu komutanlığına atandı.
Kara Kuvvetleri kurmay başkanı olarak Kıbrıs Barış Harekâtı'nı yaşadı; aynı yıl orgeneral oldu.
Genelkurmay İkinci Başkanlığı'na getirildi; bu görevde Sovyetler Birliği'ni ziyaret etti.
Ege Ordusu Komutanlığı'na atandı.
Kara Kuvvetleri Komutanı oldu.
Genelkurmay Başkanlığı'na atandı.
Kahramanmaraş olaylarının ardından on üç ilde sıkıyönetim ilan edildi.
Kuvvet komutanlarıyla imzaladığı uyarı mektubunu Cumhurbaşkanı Korutürk'e verdi.
Korutürk'ün görev süresi doldu; Meclis yeni Cumhurbaşkanını seçemedi.
Zafer Bayramı konuşmasında ülkedeki sorunlar için alınması gereken önlemleri dile getirdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu; Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı oldu.
Bülend Ulusu hükûmeti kuruldu.
İlk ölüm cezaları infaz edildi; Van'dan başlayan yurt gezilerinde halka hitap etti.
Siyasi partiler kapatıldı.
160 üyeli Danışma Meclisi kuruldu.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu yürürlüğe girdi.
Eşi Sekine Evren Ankara'da öldü.
1982 Anayasası halk oylamasında %91,37 oyla kabul edildi.
Anayasanın geçici 1. maddesi gereğince yedinci Cumhurbaşkanı olarak göreve başladı.
Annesi Naciye Hanım öldü.
Genelkurmay Başkanlığı'nı Orgeneral Nurettin Ersin'e devrederek askerlikten ayrıldı.
Genel seçimler yapıldı; Anavatan Partisi %45,14 oyla 211 milletvekili kazandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
TBMM Başkanlık Divanı oluştu, Millî Güvenlik Konseyi'nin görevi sona erdi; Evren Meclis'te açış konuşması yaptı.
Turgut Özal hükûmeti kuruldu.
Türkiye'de son ölüm cezası infaz edildi.
Türkiye Avrupa Ekonomik Topluluğu'na tam üyelik başvurusu yaptı.
Halk oylamasında siyasi yasakların kaldırılması %50,16 oyla kabul edildi.
Erken genel seçimde Anavatan Partisi %36,31 oyla 292 milletvekili kazandı.
TBMM üçüncü turda Turgut Özal'ı 263 oyla Cumhurbaşkanı seçti.
Görev süresi doldu; görevi Turgut Özal'a devretti ve Marmaris'e yerleşti.
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'ne layık görüldü; anılarının ilk ciltleri yayımlandı.
- 21. yüzyıl
Halk oylamasıyla anayasanın geçici 15. maddesi kaldırıldı.
Ankara'da 12 Eylül davasının duruşmaları başladı.
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, cezayı takdiri indirimle müebbet hapse çevirdi ve rütbesinin erliğe indirilmesine karar verdi.
Ankara'da Gülhane Askerî Tıp Akademisi'nde öldü.
Devlet Mezarlığı'na defnedildi.
Yargıtay, sanıkların ölümü nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verdi.
Savaşlar ve Seferler
2 kayıtAntlaşmalar
2 antlaşmaBaşbakanları
3 başbakanCumhurbaşkanı Seçimleri
1 seçimEserleri
4 eserİmzası
Resmî imzaKenan Evren
Resmî belgelerde Kenan Evren biçiminde, okunaklı ve düz bir el yazısı imzası kullandı. Millî Güvenlik Konseyi kararları, 1982 Anayasası'nın yayım kararı ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri bu imzayı taşır; emeklilik döneminde tablolarını da aynı imzayla imzaladı.
Aile Ağacı
6 kişi
Kenan EvrenSözleri
Türkiye'de saygınlığının üzerine toz bile kondurulmaması gereken müesseselerin başında Parlamento gelir. Saygınlığını koruyan bir parlamento, sistemin dinamosudur, en büyük güç kaynağıdır.
TBMM yasama yılı açış konuşması, 7 Aralık 1983; TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 17, Cilt 1, 5. BirleşimAlacağınız kararlarda, uygulamalarda, parti çıkarlarından önce milletin yararlarını göz önünde tutacağınıza inanıyorum.
TBMM yasama yılı açış konuşması, 7 Aralık 1983; TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 17, Cilt 1, 5. BirleşimAnarşi ve terörle mücadelede siyasî partiler, mutlaka görüş birliği içinde olmak zorundadırlar.
TBMM yasama yılı açış konuşması, 7 Aralık 1983; TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 17, Cilt 1, 5. BirleşimRüşvet alma ve verme her şeyden evvel bir terbiye meselesidir. Bu terbiye, aile ocağından başlar, okullarımızda devam eder.
TBMM yasama yılı açış konuşması, 7 Aralık 1983; TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 17, Cilt 1, 5. BirleşimAh bu iktidar hırsı, koltuk hırsı yok mu; her kötülük buradan kaynaklanıyor.
Kenan Evren'in Anıları, 1. cilt, İstanbul, 1990Dünyada kimseden çekinmeden dolaşabilmek, konuşabilmek, alnı açık olabilmek kadar insanı kendinden emin duruma getiren, rahatlatan başka bir zevk olduğunu zannetmiyorum.
Kenan Evren'in Anıları, 1. cilt, İstanbul, 1990İlk portre resmim de Kubilay'ın kartpostaldan büyüterek yaptığım resmi oldu.
Kenan Evren'in Anıları, 1. cilt, İstanbul, 1990Herkesten dürüstlük, vefakârlık, kadirbilirlik beklenmez ki.
Kenan Evren'in Anıları, 2. cilt, İstanbul, 1991Çağdaşları
10 kişiİlkler ve Enler
6 başlıkTürkiye Cumhurbaşkanları
12 cumhurbaşkanı · 1923'ten günümüze











Yanlış Bilinenler
7 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruKenan Evren kimdir?
Kenan Evren nasıl Cumhurbaşkanı oldu?
Kenan Evren kaç yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı?
12 Eylül 1980'de ne oldu?
Millî Güvenlik Konseyi kimlerden oluşuyordu?
1982 Anayasası halk oylamasının sonucu neydi?
Kenan Evren döneminde kim başbakandı?
Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığı'nı ne zaman yaptı?
Kenan Evren yargılandı mı?
Kenan Evren ne zaman ve nerede öldü?
Kenan Evren'in eşi ve çocukları kimdir?
Kenan Evren emekliliğinde ne yaptı?
Kenan Evren'den önce ve sonra kim Cumhurbaşkanıydı?
1987 halk oylamasında ne karara bağlandı?
Kenan Evren Kore'de görev yaptı mı?
Kaynaklar: T.C. Cumhurbaşkanlığı resmî biyografisi (tccb.gov.tr), TBMM Tutanak Dergisi ve albümleri, Yüksek Seçim Kurulu kesin sonuçları, Resmî Gazete · Son güncelleme: 5 Eylül 2026