
İsmet İnönü
İsmet Paşa·Millî Şef
İsmet İnönü, 1938-1950 yılları arasında görev yapan ikinci Cumhurbaşkanı, Lozan heyetinin başkanı ve çok partili hayata geçişin yöneticisidir.
İsmet İnönü
16 dk okumaİsmet İnönü, 24 Eylül 1884 tarihinde İzmir'de doğdu ve 25 Aralık 1973 tarihinde Ankara'da öldü. Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak 11 Kasım 1938 ile 22 Mayıs 1950 tarihleri arasında görev yaptı. Asker kökenlidir: Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi Komutanı olarak Birinci ve İkinci İnönü Muharebelerini kazandı, Mudanya Mütarekesi'nde ve Lozan Barış Konferansı'nda Türk heyetine başkanlık etti.
Cumhuriyet'in ilanından sonra ilk hükûmeti kurdu ve 1925 ile 1937 yılları arasında kesintisiz başbakanlık yaptı. Atatürk'ün ölümünün ertesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından oy birliğiyle Cumhurbaşkanı seçildi. On iki yıllık görev süresi İkinci Dünya Savaşı yıllarına denk geldi; Türkiye bu savaşın dışında kaldı. 1945 yılından itibaren çok partili siyasi hayata geçiş kararı alındı, 1946 yılında ilk çok partili genel seçim yapıldı ve 14 Mayıs 1950 seçimlerinin ardından iktidar seçimle Demokrat Parti'ye devredildi.
Görevden ayrıldıktan sonra on yıl ana muhalefet lideri olarak çalıştı, 1961-1965 yıllarında üç koalisyon hükûmetine başbakanlık etti ve 1972 yılına kadar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığını sürdürdü. Ölümünden sonra Anıtkabir'e defnedildi.
İzmir'de doğdu. Babası Hacı Reşid Efendi, annesi Cevriye Hanım'dır.
Doğumu ve Ailesi
01 / 19 · 1 dkİsmet İnönü, 24 Eylül 1884 tarihinde İzmir'de doğdu. Babası Hacı Reşid Efendi, annesi Cevriye Hanım'dır. Babası adliye teşkilatında memur olarak çalıştı; görev yerlerinin değişmesi sebebiyle ailenin yaşamı çocukluk yıllarında Anadolu'nun farklı şehirlerinde geçti. İlköğrenimini Sivas'ta tamamladı.
Ailenin beş çocuğundan biriydi. Kardeşleri Ahmet Mithat, Hasan Rıza, Hayri ve Seniha'dır. Ağabeyi Ahmet Mithat askerî doktor oldu; Hasan Rıza ticaretle uğraştı; en küçük kardeşi Hayri genç yaşta öldü; kız kardeşi Seniha, topçu subayı Abdürrezzak Okatan ile evlendi. 1934 yılında Soyadı Kanunu çıktığında kendisine Atatürk tarafından İnönü soyadı verildi; kardeşleri ise Temelli soyadını aldı.
1916 yılında Mevhibe Hanım ile evlendi. Mevhibe İnönü 1897 yılında İstanbul'da doğmuş, 1992 yılında ölmüştür. Çiftin dört çocuğu oldu: 1919 doğumlu İzzet iki yaşında öldü; Ömer İnönü 1924, Erdal İnönü 1926, Özden İnönü (Toker) 1930 yılında doğdu. Erdal İnönü teorik fizikçi ve siyasetçi olarak tanındı; 1986-1993 yıllarında Sosyaldemokrat Halkçı Parti Genel Başkanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı, 2007 yılında öldü. Ömer İnönü 2004 yılında öldü.
Aile 1925 yılından itibaren Ankara'da, Çankaya'daki Pembe Köşk'te yaşadı. Bu ev bugün İnönü Vakfı tarafından müze olarak korunmaktadır.
Eğitimi
02 / 19 · 1 dkİlköğrenimini Sivas'ta tamamladı ve bir yıl Sivas Mülkiye İdadisi'nde okudu. 1897 yılında İstanbul'daki Mühendishane İdadisi'ne girdi. 1901 yılında Mühendishane-i Berri-i Hümayun'a, yani topçu subayı yetiştiren Kara Harp Okulu'na kabul edildi. Bu okulu 1903 yılında topçu teğmeni olarak ve sınıf birincisi olarak bitirdi.
Ardından kurmay subay yetiştiren Erkân-ı Harbiye Mektebi'ne devam etti. 26 Eylül 1906 tarihinde bu okuldan da birincilikle mezun oldu ve kurmay yüzbaşı rütbesiyle Edirne'deki İkinci Ordu'ya bağlı 8. Alay'da bölük komutanlığına atandı.
Mühendishane'de aldığı eğitim topçuluk, matematik ve istihkâm ağırlıklıydı; Erkân-ı Harbiye'de ise harekât planlaması, askerî tarih ve kurmay hizmetleri okutuluyordu. Her iki okulu da birincilikle bitirmesi, sonraki yıllarda kurmay görevlerine ve komutanlıklara hızla yükselmesinin dayanağı oldu.
Öğrencilik yıllarında yabancı dil öğrenimine önem verdi. Fransızca, Almanca, İngilizce ve Arapça bildiği kaynaklarda belirtilir; Lozan görüşmelerini ve savaş yıllarındaki diplomatik temasları bu dil bilgisiyle yürüttü. Askerî eğitimi boyunca matematik ve topçuluk alanlarındaki başarısıyla öne çıktı.
Edirne'deki görevi sırasında, 1907 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu. 1908 yılında kolağası rütbesine yükseldi. 13 Nisan 1909 tarihinde İstanbul'da başlayan ve 31 Mart Olayı olarak bilinen ayaklanmayı bastırmak üzere Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'nda görev aldı.
Askerî Kariyeri: Yemen ve Birinci Dünya Savaşı
03 / 19 · 1 dkHareket Ordusu'ndaki görevinin ardından Yemen'e gönderildi. 1910 yılından 1913 yılına kadar Yemen'deki ayaklanmaların bastırılması harekâtında bulundu. Bu dönemde sınır anlaşmazlıkları ve yerel liderlerle yapılan görüşmelerde gösterdiği başarı, sonraki yıllarda diplomatik görevlere seçilmesinde etkili oldu.
Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde görev yaptı. Burada kolordu komutanı olarak, İkinci Ordu'da görevli Mustafa Kemal ile birlikte çalıştı. İki subay arasındaki yakın çalışma ilişkisi ve devletin geleceğine dair ortak görüşler bu dönemde şekillendi. Ocak 1917'de 4. Kolordu, Mayıs 1917'de 20. Kolordu ve Haziran 1917'de 3. Kolordu komutanlıklarına getirildi.
Savaşın son döneminde Suriye ve Filistin Cephesi'nde 3. Kolordu Komutanı olarak bulundu. Bu cephede Osmanlı kuvvetleri Eylül 1918'de ağır bir yenilgi aldı ve kuzeye çekildi. 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasıyla savaş sona erdiğinde albay rütbesindeydi. Dört yıl süren savaşta Osmanlı ordusu Kafkasya, Irak, Suriye ve Filistin cephelerinde ağır kayıplar vermişti; İnönü bu cephelerin ikisinde komuta kademesinde bulundu.
Mütareke döneminde İstanbul'da Harbiye Nezareti'nde çalıştı. Bu sırada Anadolu'daki Millî Mücadele hareketiyle temasını sürdürdü ve 1920 yılının başında Ankara'ya geçti.
Erkân-ı Harbiye Mektebi'nden birincilikle mezun oldu; kurmay yüzbaşı olarak Edirne'ye atandı.
Millî Mücadele ve İnönü Muharebeleri
04 / 19 · 1 dk23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Edirne milletvekili olarak katıldı. 3 Mayıs 1920 tarihinde kurulan İcra Vekilleri Heyeti'nde Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekili, yani genelkurmay işlerinden sorumlu bakan oldu. Bu görevle düzenli ordunun kuruluş çalışmalarını yürüttü.
Kasım 1920'de milletvekilliği ve vekillik görevleri üzerinde kalmak şartıyla Batı Cephesi'nin kuzey kesiminin komutanlığına getirildi. Çerkez Ethem kuvvetlerinin tasfiyesinde ve iç ayaklanmaların bastırılmasında rol aldı.
6-11 Ocak 1921 tarihlerinde Eskişehir yakınlarındaki İnönü mevkiinde Yunan ilerleyişi durduruldu. Birinci İnönü Muharebesi olarak anılan bu çarpışma, yeni kurulan düzenli ordunun ilk başarısıdır. Bu başarının ardından tuğgeneralliğe yükseltildi ve İsmet Paşa olarak anılmaya başlandı.
23 Mart ile 1 Nisan 1921 tarihleri arasında aynı bölgede İkinci İnönü Muharebesi yaşandı. Yunan ordusu Afyon ve Dumlupınar yönünde ilerledikten sonra Türk karşı taarruzuyla geri çekildi. Mustafa Kemal'in 1 Nisan 1921 tarihli tebrik telgrafında geçen 'Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz' cümlesi bu muharebeyle birlikte anılır.
Mayıs 1921'de Batı Cephesi'nin tamamının komutanlığına getirildi. Bu görevle Sakarya Meydan Muharebesi'nde ve Büyük Taarruz'da cephe komutanı olarak bulundu. Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanması üzerine Ekim 1922'de Mudanya'da yapılan ateşkes görüşmelerinde Büyük Millet Meclisi hükûmetini temsil etti.
Mudanya Mütarekesi ve Lozan Barış Konferansı
05 / 19 · 1 dkMudanya görüşmeleri 3 Ekim 1922 tarihinde başladı. Türk tarafını Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil etti; karşısında İngiltere, Fransa ve İtalya'nın askerî temsilcileri vardı. Mütareke 11 Ekim 1922 tarihinde imzalandı. Bu belgeyle Doğu Trakya savaşsız olarak Türkiye'ye bırakıldı ve barış konferansının yolu açıldı.
26 Ekim 1922 tarihinde Hariciye Vekili oldu ve barış konferansına gönderilecek heyetin başkanlığına seçildi. Heyette Rıza Nur ve Hasan Saka da bulunuyordu. Konferans 20 Kasım 1922 tarihinde Lozan'da açıldı. Kapitülasyonlar, Musul, İstanbul'un boşaltılması ve borçlar konularındaki anlaşmazlık sebebiyle görüşmeler 4 Şubat 1923 tarihinde kesildi.
Görüşmeler 23 Nisan 1923 tarihinde yeniden başladı. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Antlaşma, Sevr Antlaşması'nın yerine geçti; Türkiye'nin sınırlarını, kapitülasyonların kaldırılmasını, azınlıkların durumunu ve Boğazlar rejimini düzenledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi antlaşmayı 23 Ağustos 1923 tarihinde onayladı.
Lozan görüşmeleri boyunca İsmet Paşa'nın izlediği yöntem, temel konularda geri adım atmamak ve görüşmeleri uzatmaktan çekinmemek olarak tarif edilir. Konferans, askerî kariyerden gelen bir kişinin diplomatik alandaki ilk büyük görevi oldu ve sonraki siyasi hayatının belirleyici referansı haline geldi.
Siyasete Girişi ve Başbakanlık Yılları (1923-1937)
06 / 19 · 1 dkCumhuriyet 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edildi. Ertesi gün, 30 Ekim 1923 tarihinde İsmet Paşa Cumhuriyet'in ilk hükûmetini kurdu. Aynı dönemde Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliğini de üstlendi. İlk başbakanlığı 22 Kasım 1924 tarihine kadar sürdü; yerine Fethi Okyar hükûmet kurdu.
Şeyh Said ayaklanmasının başlamasının ardından Mart 1925'te yeniden başbakan oldu. Bu görevi 1937 yılına kadar kesintisiz sürdürdü. On iki yılı aşan bu dönem, Cumhuriyet inkılaplarının hayata geçirildiği yıllardır: Takrir-i Sükûn Kanunu, Şapka Kanunu, tekke ve zaviyelerin kapatılması, Medeni Kanun, harf inkılabı, Soyadı Kanunu ve kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması bu hükûmetler döneminde gerçekleşti.
Ekonomide devletçi bir çizgi izlendi. 1929 dünya ekonomik bunalımının etkisiyle korumacı gümrük politikası benimsendi, 1934 yılında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı uygulamaya konuldu; Sümerbank ve Etibank gibi devlet kuruluşları bu dönemde kuruldu. Demiryolu yapımı devlet eliyle sürdürüldü ve yabancı şirketlerin elindeki hatlar satın alındı.
Dış politikada Lozan'dan kalan sorunlar çözüldü: Musul meselesi 1926 yılında İngiltere ile yapılan antlaşmayla, Boğazlar rejimi 1936 yılında Montrö Sözleşmesi ile sonuçlandırıldı. Türkiye 1932 yılında Milletler Cemiyeti'ne üye oldu.
1934 yılında Atatürk'ün verdiği İnönü soyadını aldı. 1937 yılının Ekim ayında başbakanlıktan ayrıldı; yerine Celâl Bayar hükûmet kurdu. Malatya milletvekili olarak Meclis'te kaldı.
Mevhibe Hanım ile evlendi.
Cumhurbaşkanı Seçilmesi
07 / 19 · 1 dkAtatürk 10 Kasım 1938 tarihinde İstanbul'da öldü. Türkiye Büyük Millet Meclisi ertesi gün, 11 Kasım 1938 tarihinde Abdülhalik Renda başkanlığında olağanüstü toplandı. Oylamaya 399 milletvekilinden 348'i katıldı ve Malatya Milletvekili İsmet İnönü 348 oyun tamamını alarak ilk turda Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı seçildi. Aynı gün Meclis önünde yemin etti.
Cumhurbaşkanlığının yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına da getirildi. 26 Aralık 1938 tarihinde toplanan CHP Birinci Olağanüstü Kurultayı onu partinin 'değişmez genel başkanı' seçti ve kendisine 'Millî Şef' unvanı verildi. Aynı kurultayda Atatürk için 'Ebedî Şef' unvanı kabul edildi. Bu düzenlemeyle devlet başkanlığı ile parti başkanlığı tek kişide birleşti.
Dönemin uygulamasına göre Cumhurbaşkanı her yeni Meclis döneminin başında yeniden seçiliyordu. 26 Mart 1939 genel seçimlerinin ardından 3 Nisan 1939 tarihinde 413 oyla, 1943 seçimlerinin ardından 8 Mart 1943 tarihinde 435 oyla yeniden seçildi. Her iki oylamada da başka aday yoktu.
21 Temmuz 1946 tarihindeki ilk çok partili genel seçimin ardından 5 Ağustos 1946 tarihinde yapılan oylama, Cumhuriyet tarihinde birden fazla adayın oy aldığı ilk Cumhurbaşkanı seçimi oldu. İnönü 388 oy aldı; Demokrat Parti'nin adayı Mareşal Fevzi Çakmak 59, Yusuf Kemal Tengirşenk 2 oy aldı, 16 oy boş çıktı. Bu, dördüncü ve son Cumhurbaşkanlığı seçimidir.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: İkinci Dünya Savaşı ve Dış Politika
08 / 19 · 1 dkİnönü'nün görev süresinin ilk yılında Hatay meselesi sonuçlandı. 23 Haziran 1939 tarihinde Fransa ile Ankara'da yapılan anlaşmanın ardından Hatay Meclisi 29 Haziran 1939 tarihinde Türkiye'ye katılma kararı aldı; Türkiye Büyük Millet Meclisi 7 Temmuz 1939 tarihinde Hatay'ı il olarak kabul eden kanunu çıkardı ve Fransız birlikleri 23 Temmuz 1939 tarihinde bölgeden ayrıldı.
1 Eylül 1939 tarihinde Almanya'nın Polonya'ya saldırmasıyla İkinci Dünya Savaşı başladı. Türkiye 19 Ekim 1939 tarihinde İngiltere ve Fransa ile Karşılıklı Yardım Antlaşması imzaladı; ancak antlaşmaya eklenen bir protokol, Türkiye'yi Sovyetler Birliği ile savaşa sürükleyebilecek yükümlülüklerden muaf tutuyordu. Fransa'nın 1940 yılında yenilmesi ve Almanya'nın 1941 yılında Balkanlar'a inmesiyle Türkiye'nin durumu zorlaştı. 18 Haziran 1941 tarihinde Almanya ile Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması imzalandı; dört gün sonra Almanya Sovyetler Birliği'ne saldırdı.
Savaş boyunca hükûmetin izlediği çizgi, iki tarafla da ilişkiyi sürdürerek fiilî savaşın dışında kalmaktı. Müttefikler Türkiye'yi savaşa sokmak için baskı yaptı. İnönü, Ocak 1943'te Adana yakınlarında Churchill ile, 4-6 Aralık 1943 tarihlerinde Kahire'de Roosevelt ve Churchill ile görüştü. Bu görüşmelerde Türkiye'nin savaşa girmesi için gerekli askerî donanımın sağlanmadığı gerekçesiyle tarafsızlık sürdürüldü.
Ağustos 1944'te Almanya ile diplomatik ilişkiler kesildi. Yalta Konferansı'nda, kurulacak Birleşmiş Milletler'e yalnızca 1 Mart 1945 tarihine kadar savaş ilan etmiş devletlerin kurucu üye olabileceği kararlaştırıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Şubat 1945 tarihinde Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etme kararı aldı. Türkiye 1945 yılında Birleşmiş Milletler'in kurucu üyeleri arasında yer aldı.
Savaşın bitiminde Sovyetler Birliği, 1925 tarihli dostluk antlaşmasını yenilemeyeceğini bildirdi ve Boğazlar ile doğu sınırına ilişkin talepler gündeme geldi. Bu gelişme Türkiye'yi Batı ile yakınlaşmaya yöneltti. 12 Mart 1947 tarihinde açıklanan Truman Doktrini çerçevesinde 12 Temmuz 1947 tarihinde Türk-Amerikan yardım anlaşması, 4 Temmuz 1948 tarihinde ise Marshall Planı kapsamında Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalandı.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Ekonomi ve Savaş Yıllarında İç Politika
09 / 19 · 1 dkTürkiye savaşa girmedi, ancak savaş ekonomisi yaşadı. Savaş boyunca büyük bir ordu silah altında tutuldu; bu durum tarımsal üretimi düşürdü ve devlet giderlerini artırdı. Hükûmet 1940 yılında Millî Korunma Kanunu ile fiyat, üretim ve dağıtım üzerinde geniş yetkiler aldı. Büyük şehirlerde ekmek karneye bağlandı.
Savaş yıllarında fiyatlar hızla yükseldi. Karaborsa ve stokçuluk yaygınlaştı. Şükrü Saracoğlu hükûmeti 11 Kasım 1942 tarihinde Varlık Vergisi Kanunu'nu çıkardı; kanun, servet sahiplerinden bir defaya mahsus olağanüstü vergi alınmasını öngörüyordu. Vergi tarhiyatının komisyonlarca ve itiraz yolu kapalı biçimde yapılması, mükelleflerin büyük bölümünün gayrimüslim olması ve ödeme yapamayanların Aşkale'de çalışma yükümlülüğüne tabi tutulması, uygulamayı sonraki yıllarda en çok tartışılan konulardan biri haline getirdi. Kanun 15 Mart 1944 tarihinde yürürlükten kaldırıldı. 1943 yılında ayrıca Toprak Mahsulleri Vergisi getirildi.
Savaş döneminde basın ve siyasi hayat sıkı denetim altındaydı. Tek parti düzeni sürdü, Meclis'te CHP dışında grup bulunmuyordu; 1939 yılında parti içinde denetim amacıyla Müstakil Grup oluşturuldu.
Savaşın bitmesiyle birlikte ekonomik ve siyasi baskı azaldı. 1945 yılında çıkarılan Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, parti içinde büyük toprak sahibi milletvekillerinin muhalefetine yol açtı ve bu tartışma çok partili hayata geçişin tetikleyicilerinden biri oldu. Savaş sonrasında dış yardımların gelmesiyle tarımda makineleşme başladı ve 1946 yılında Türk lirası devalüe edildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Edirne milletvekili olarak katıldı.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi: Eğitim ve Kültür
10 / 19 · 1 dkSavaş yıllarının en kalıcı eğitim girişimi Köy Enstitüleri oldu. 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı kanunla kurulan enstitüler, köy çocuklarını hem öğretmen hem de tarım ve zanaat alanında uygulayıcı olarak yetiştirmeyi hedefliyordu. Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'in yönetiminde ve İsmail Hakkı Tonguç'un uygulamasıyla ülke genelinde 21 enstitü açıldı. 1942 yılında Hasanoğlan'da Yüksek Köy Enstitüsü kuruldu. Enstitüler 1954 yılında kapatıldı.
1940 yılında Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde Tercüme Bürosu kuruldu ve dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi programı başlatıldı. Bu program yüzlerce eserin Türkçeye kazandırılmasını sağladı ve Cumhuriyet döneminin en kapsamlı çeviri hareketi olarak anılır.
Yükseköğretimde 1944 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi, 1946 yılında Ankara Üniversitesi kuruldu. Aynı yıl üniversitelere özerklik tanıyan Üniversiteler Kanunu çıkarıldı. 1946 yılında Millî Kütüphane'nin kuruluş çalışmaları başladı.
Atatürk için Ankara'da yapılacak anıt mezarın yeri Rasattepe olarak belirlendi, 1941 yılında uluslararası proje yarışması açıldı ve Anıtkabir'in yapımına 9 Ekim 1944 tarihinde başlandı. Yapı 1953 yılında tamamlandı.
Bu dönemde Cumhurbaşkanı'nın portresi, yürürlükteki mevzuat gereğince banknot ve pullara basıldı. Çok partili döneme geçişle birlikte Millî Şef unvanı ve değişmez genel başkanlık 1946 yılındaki CHP Kurultayı'nda kaldırıldı.
Çok Partili Hayata Geçiş
11 / 19 · 1 dkSavaşın sona ermesiyle birlikte tek parti düzeninin değiştirilmesi gündeme geldi. İnönü 19 Mayıs 1945 tarihinde yayımladığı demeçte, savaşın gerektirdiği tedbirler kalktıkça demokrasi ilkelerinin daha geniş ölçüde uygulanacağını açıkladı. Haziran 1945'te Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan, CHP Meclis Grubu'na parti ve ülke yönetiminde serbestleşme isteyen Dörtlü Takrir'i verdi; takrir reddedildi.
18 Temmuz 1945 tarihinde Nuri Demirağ'ın kurduğu Millî Kalkınma Partisi, çok partili dönemin ilk muhalefet partisi oldu. İnönü 1 Kasım 1945 tarihinde Meclis'in açılışında yaptığı konuşmada, ülkenin tek eksiğinin hükûmet partisinin karşısında bir muhalefet partisi bulunmaması olduğunu söyledi. 7 Ocak 1946 tarihinde Bayar, Menderes, Köprülü ve Koraltan Demokrat Parti'yi kurdu.
İlk çok partili genel seçim 21 Temmuz 1946 tarihinde yapıldı. Seçim tek dereceli ve çoğunluk sistemine göre yapıldı; ancak açık oy ve gizli sayım usulü uygulandı. CHP 465 milletvekilliğinin 397'sini, DP 61'ini kazandı. Seçim sonuçlarına ilişkin itirazlar sonraki yıllarda tartışma konusu oldu.
Recep Peker hükûmeti döneminde iktidar ile muhalefet arasındaki gerginlik arttı. İnönü, Peker ve Bayar ile bir dizi görüşme yaptıktan sonra 12 Temmuz 1947 tarihinde bir beyanname yayımladı. 12 Temmuz Beyannamesi olarak anılan metin, muhalefetin iktidarla eşit haklara sahip olduğunu ve Cumhurbaşkanı'nın iki partiye eşit mesafede duracağını ilan etti. Peker Eylül 1947'de başbakanlıktan ayrıldı.
1950 yılında çıkarılan yeni Seçim Kanunu ile gizli oy, açık sayım ve yargı denetimi ilkeleri kabul edildi. Bu düzenleme, 14 Mayıs 1950 seçimlerinin sonucunun taraflarca kabul edilmesini sağlayan zemini oluşturdu.
Başbakanları ve Hükûmetler
12 / 19 · 1 dkİnönü'nün on iki yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde altı başbakan görev yaptı. Atatürk döneminden devralınan Celâl Bayar hükûmeti 11 Kasım 1938 tarihinde yeniden kuruldu ve 25 Ocak 1939 tarihine kadar sürdü.
Refik Saydam 25 Ocak 1939 tarihinde başbakan oldu; 1939 seçimlerinin ardından ikinci hükûmetini kurdu. Savaşın ilk yıllarını yöneten Saydam, 8 Temmuz 1942 tarihinde İstanbul'da görevi başında öldü. Yerine Şükrü Saracoğlu geçti; Saracoğlu'nun iki hükûmeti 9 Temmuz 1942 ile 7 Ağustos 1946 tarihleri arasında görev yaptı. Varlık Vergisi, Kahire görüşmeleri, savaş ilanı ve çok partili hayata geçiş kararı bu dönemde gerçekleşti.
1946 seçimlerinin ardından 7 Ağustos 1946 tarihinde Recep Peker hükûmeti kuruldu. Peker'in muhalefete karşı sert tutumu 12 Temmuz Beyannamesi ile sonuçlandı ve Peker Eylül 1947'de görevden ayrıldı. Hasan Saka Eylül 1947'den 16 Ocak 1949 tarihine kadar iki hükûmet kurdu. Son olarak Şemsettin Günaltay 16 Ocak 1949 tarihinde başbakan oldu ve 22 Mayıs 1950 tarihinde iktidarı Demokrat Parti'ye devretti. 1950 Seçim Kanunu Günaltay hükûmeti döneminde çıkarıldı.
Bu dönemde Cumhurbaşkanı aynı zamanda iktidar partisinin genel başkanı olduğu için hükûmetlerin belirlenmesinde doğrudan rol oynadı. 1946 yılından sonra parti başkanlığı fiilen ikinci plana çekildi ve İnönü, 12 Temmuz Beyannamesi ile tarafsız devlet başkanı konumunu öne çıkardı.
Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekili oldu.
1950 Seçimi ve Görevden Ayrılması
13 / 19 · 1 dk14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan genel seçim, gizli oy ve açık sayım usulüyle ve yargı denetiminde gerçekleşti. Seçime katılım yüzde 89'u aştı. Demokrat Parti oyların yüzde 55,2'sini alarak 487 milletvekilliğinin 416'sını kazandı; Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 39,6 oyla 69 milletvekilliği elde etti. Çoğunluk sistemi sebebiyle oy oranı ile sandalye dağılımı arasında büyük fark oluştu.
İnönü seçim sonucunu kabul etti. Yeni Meclis 22 Mayıs 1950 tarihinde toplandı; aynı gün Celâl Bayar üçüncü Cumhurbaşkanı seçildi ve Adnan Menderes ilk Demokrat Parti hükûmetini kurdu. Yirmi yedi yıllık tek parti iktidarı bu tarihte seçimle sona erdi. Türk siyasi tarihinde iktidarın ilk kez serbest seçimle el değiştirmesi olarak kaydedilen bu geçiş, dönemin basınında 'beyaz devrim' olarak adlandırıldı.
İnönü Çankaya'dan ayrılıp Pembe Köşk'e döndü ve Malatya milletvekili olarak Meclis'te kaldı. CHP Genel Başkanlığını sürdürdü.
1950 yılından 1960 yılına kadar ana muhalefet lideri olarak çalıştı. 1954 ve 1957 seçimlerinde CHP iktidara gelemedi. Bu dönemde iktidar ile muhalefet arasındaki gerginlik giderek arttı.
Muhalefet Yılları ve 27 Mayıs
14 / 19 · 1 dk1960 yılının Nisan ayında Demokrat Parti çoğunluğu, muhalefetin faaliyetlerini incelemek üzere Tahkikat Komisyonu kurulmasını gündeme getirdi. 18 Nisan 1960 tarihinde Meclis'te bu konuda yapılan görüşmede İnönü, demokratik rejimin baskı rejimine dönüştürülmesinin tehlikeli olduğunu söyledi ve 'Bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam' dedi. Konuşmanın yayımlanması hükûmetçe yasaklandı.
27 Mayıs 1960 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. Millî Birlik Komitesi kuruldu, Meclis feshedildi ve Demokrat Parti yöneticileri Yassıada'da yargılandı. İnönü, hazırlanacak yeni anayasa için oluşturulan Kurucu Meclis'e üye seçildi. 1961 Anayasası 9 Temmuz 1961 tarihinde yüzde 61,7 oyla halkoylamasında kabul edildi.
15 Ekim 1961 tarihinde yapılan genel seçim nispi temsil sistemiyle gerçekleşti. CHP yüzde 36,7 oyla 450 milletvekilliğinin 173'ünü kazanarak birinci parti oldu; Adalet Partisi 158, Yeni Türkiye Partisi 65, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 54 milletvekilliği aldı. Hiçbir parti tek başına çoğunluğu sağlayamadı.
26 Ekim 1961 tarihinde Cemal Gürsel Cumhurbaşkanı seçildi ve İnönü'yü hükûmeti kurmakla görevlendirdi. Böylece İnönü, on bir yıl aradan sonra yeniden başbakanlığa geldi.
Koalisyon Hükûmetleri (1961-1965)
15 / 19 · 1 dkİnönü, Türkiye'nin ilk koalisyon hükûmetini 20 Kasım 1961 tarihinde CHP ile Adalet Partisi arasında kurdu. Bu hükûmet 25 Haziran 1962 tarihine kadar sürdü. Koalisyonun en zor gündemi, Yassıada'da mahkûm edilen Demokrat Partililer için af tartışmasıydı.
22 Şubat 1962 tarihinde Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir'in öncülüğünde Ankara'da bir ayaklanma girişimi yaşandı. Ordunun büyük bölümü hükûmetin yanında yer aldı, girişim aynı gün sona erdi ve katılanlar emekliye ayrıldı. Aydemir 20-21 Mayıs 1963 tarihlerinde ikinci bir girişimde bulundu; bu da bastırıldı. Aydemir yargılandı, idam cezası 5 Temmuz 1964 tarihinde infaz edildi.
İkinci İnönü koalisyonu 25 Haziran 1962 tarihinde CHP, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve bağımsızlarla kuruldu. Bu hükûmet döneminde 12 Eylül 1963 tarihinde Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Ankara Anlaşması imzalandı; anlaşma Türkiye'nin Avrupa ile bütünleşme sürecinin başlangıcı sayılır. Aynı dönemde Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı uygulamaya konuldu. Hükûmet 25 Aralık 1963 tarihinde sona erdi.
Üçüncü koalisyon 25 Aralık 1963 tarihinde CHP ve bağımsız milletvekilleriyle azınlık hükûmeti olarak kuruldu. Bu dönem Kıbrıs bunalımıyla geçti. 21 Aralık 1963 tarihinde adada Türklere yönelik saldırılar başlamıştı. Türkiye'nin müdahale hazırlığı üzerine ABD Başkanı Johnson 5 Haziran 1964 tarihli mektubunda Türkiye'yi uyardı. İnönü, Time dergisine 16 Nisan 1964 tarihinde verdiği demeçte, müttefiklerin tutumu değişmezse yeni bir dünya düzeninin kurulacağını ve Türkiye'nin orada yerini bulacağını söylemişti. Ağustos 1964'te Erenköy bölgesinde Türk uçakları harekât yaptı.
Şubat 1965'te bütçenin Meclis'te reddedilmesi üzerine İnönü istifa etti; hükûmet 20 Şubat 1965 tarihinde sona erdi ve Suat Hayri Ürgüplü başkanlığında yeni koalisyon kuruldu.
Birinci İnönü Muharebesi başladı; 11 Ocak'ta Yunan ilerleyişi durduruldu. Tuğgeneral oldu.
Son Yılları ve Ölümü
16 / 19 · 1 dk10 Ekim 1965 genel seçimlerinde Adalet Partisi yüzde 52,9 oyla tek başına iktidara geldi; CHP yüzde 28,8 oyla 134 milletvekilliği aldı. İnönü seçim öncesinde partisinin çizgisini 'ortanın solu' olarak tanımladı. Bu kavram parti içinde uzun tartışmalara yol açtı ve Bülent Ecevit'in genel sekreterliğiyle güçlenen yeni kanadın dayanağı oldu.
12 Mart 1971 muhtırasının ardından kurulan partiler üstü hükûmetlere CHP'nin katılması konusunda İnönü ile Ecevit arasında görüş ayrılığı çıktı. Ecevit genel sekreterlikten ayrıldı. 6-7 Mayıs 1972 tarihlerinde toplanan CHP Beşinci Olağanüstü Kurultayı'nda İnönü'nün desteklediği Parti Meclisi güvensizlik oyu aldı. İnönü 8 Mayıs 1972 tarihinde otuz üç yıl sürdürdüğü genel başkanlıktan istifa etti; yerine Bülent Ecevit seçildi.
Kasım 1972'de parti üyeliğinden ve milletvekilliğinden ayrıldı. 1961 Anayasası gereğince eski cumhurbaşkanı sıfatıyla Cumhuriyet Senatosu tabii üyesi olarak görevini sürdürdü.
25 Aralık 1973 tarihinde Ankara'da, seksen dokuz yaşında öldü. 28 Aralık 1973 tarihinde devlet töreniyle Anıtkabir'e, Atatürk'ün mozolesinin karşısındaki alana defnedildi. Anıtkabir'e defnedilen ikinci ve tek diğer kişidir.
Mirası
17 / 19 · 1 dkİnönü'nün siyasi mirası iki ayrı dönemde değerlendirilir. Birincisi, Kurtuluş Savaşı komutanlığı, Lozan ve Cumhuriyet'in ilk on beş yılındaki başbakanlığıdır. Bu dönemde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak inkılapların uygulanmasını yürüttü. Kendisi için kullanılan 'İkinci Adam' nitelemesi bu dönemi anlatır.
İkincisi, Cumhurbaşkanlığı ve sonrasıdır. Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'nın dışında tutulması, kayıplarını ölçmek zor olan bir sonuç olarak dönemin en çok anılan başarısıdır. Savaş yıllarının ekonomik sıkıntısı ve tek parti uygulamaları ise aynı dönemin eleştirilen yönleridir.
1945 sonrasında çok partili hayata geçiş kararı, 12 Temmuz Beyannamesi ve 1950 seçimlerinin ardından iktidarın devri, Türk demokrasi tarihinin dönüm noktaları olarak kabul edilir. İnönü'nün iktidarı elinde tutabilecek konumdayken seçim yolunu açması ve sonucu kabul etmesi, hakkındaki değerlendirmelerde en çok öne çıkarılan noktadır.
1961-1965 koalisyonları, askerî müdahale sonrasında sivil yönetimin yeniden kurulmasını sağladı. İki ayaklanma girişiminin bastırılması ve seçim takviminin korunması bu döneme ait kazanımlardır.
Adı Malatya'daki İnönü Üniversitesi'ne, İstanbul'daki eski İnönü Stadyumu'na, çok sayıda okul, cadde ve bulvara verildi. Ankara'daki Pembe Köşk, İnönü Vakfı tarafından müze olarak korunmaktadır. Cumhurbaşkanlığı döneminde bastırılan portreli banknot ve pullar koleksiyon değeri taşır.
Hakkında Yazılanlar ve Anma
18 / 19 · 1 dkİnönü hakkındaki en kapsamlı biyografi, Şevket Süreyya Aydemir'in 1966-1968 yıllarında üç cilt olarak yayımladığı 'İkinci Adam' adlı eseridir. Aydemir, aynı yazarın Atatürk için yazdığı 'Tek Adam' ile birlikte okunan bu çalışmada İnönü'nün hayatını Cumhuriyet tarihiyle iç içe anlatır.
İnönü'nün kendi anlatımına dayanan hatıraları, ölümünden sonra Sabahattin Selek tarafından derlenerek 'Hatıralar' adıyla yayımlandı. Kızı Özden Toker ve torunları tarafından yürütülen İnönü Vakfı, arşiv belgelerini ve mektupları düzenli olarak yayımlamaktadır. Metin Heper'in 'İsmet İnönü: The Making of a Turkish Statesman' adlı çalışması İngilizce literatürdeki başlıca biyografidir.
Lozan görüşmeleri, İkinci Dünya Savaşı diplomasisi ve çok partili hayata geçiş üzerine yazılan akademik çalışmalar İnönü'yü merkezî figür olarak ele alır. Bu çalışmalarda tarafsızlık politikası, Varlık Vergisi ve 1946 seçimleri en çok tartışılan başlıklardır.
Ölüm yıl dönümü olan 25 Aralık'ta Anıtkabir'deki kabri başında anma töreni düzenlenir. Cumhuriyet Halk Partisi ve İnönü Vakfı bu törenleri her yıl sürdürür. Pembe Köşk'te sergilenen eşyalar, kütüphane ve fotoğraflar İnönü'nün özel hayatına ve çalışma düzenine ilişkin başlıca kaynaklardır.
Popüler kültürde İnönü, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemini konu alan belgesel ve dizilerde yer almaktadır.
İkinci İnönü Muharebesi başladı; 1 Nisan'da Türk zaferiyle sonuçlandı.
Aynı Yıllarda Dünya
19 / 19 · 1 dk1939: Almanya'nın Polonya'ya saldırmasıyla İkinci Dünya Savaşı başladı.
1940: Fransa Almanya'ya teslim oldu; Churchill İngiltere'de başbakan oldu.
1941: Almanya Sovyetler Birliği'ne saldırdı; Japonya'nın Pearl Harbor baskınıyla ABD savaşa girdi.
1943: Stalingrad'da Alman ordusu teslim oldu; Tahran ve Kahire konferansları toplandı.
1945: Almanya ve Japonya teslim oldu; Birleşmiş Milletler kuruldu; Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atıldı.
1947: Truman Doktrini açıklandı; Marshall Planı ilan edildi; Hindistan ve Pakistan bağımsız oldu.
1948: İsrail devleti kuruldu; Berlin ablukası başladı.
1949: NATO kuruldu; Çin Halk Cumhuriyeti ilan edildi.
1950: Kore Savaşı başladı; Türkiye Kore'ye asker gönderme kararı aldı.
Kronoloji
59 olay- 19. yüzyıl
İzmir'de doğdu. Babası Hacı Reşid Efendi, annesi Cevriye Hanım'dır.
- 20. yüzyıl
Mühendishane-i Berri-i Hümayun'u topçu teğmeni olarak birincilikle bitirdi.
Erkân-ı Harbiye Mektebi'nden birincilikle mezun oldu; kurmay yüzbaşı olarak Edirne'ye atandı.
31 Mart Olayı'nı bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı.
Yemen'deki görevini tamamladı.
Mevhibe Hanım ile evlendi.
Kafkas Cephesi'nde kolordu komutanlığı yaptı; ardından Suriye ve Filistin Cephesi'ne geçti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Edirne milletvekili olarak katıldı.
Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekili oldu.
Birinci İnönü Muharebesi başladı; 11 Ocak'ta Yunan ilerleyişi durduruldu. Tuğgeneral oldu.
İkinci İnönü Muharebesi başladı; 1 Nisan'da Türk zaferiyle sonuçlandı.
Batı Cephesi'nin tamamının komutanlığına getirildi.
Türk heyetinin başkanı olarak Mudanya Mütarekesi'ni imzaladı.
Hariciye Vekili oldu.
Lozan Barış Konferansı açıldı; Türk heyetine başkanlık etti.
Lozan Barış Antlaşması'nı imzaladı.
Cumhuriyet'in ilk hükûmetini kurdu.
İlk başbakanlığı sona erdi.
Yeniden başbakan oldu; görevi 1937 yılına kadar kesintisiz sürdü.
Soyadı Kanunu ile Atatürk'ün verdiği İnönü soyadını aldı.
Başbakanlıktan ayrıldı; yerine Celâl Bayar hükûmet kurdu.
TBMM tarafından 348 oyla, oy birliğiyle ikinci Cumhurbaşkanı seçildi.
CHP Olağanüstü Kurultayı'nda değişmez genel başkan seçildi; Millî Şef unvanı verildi.
Yeni Meclis tarafından 413 oyla yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.
Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını düzenleyen kanun TBMM'de kabul edildi.
İngiltere ve Fransa ile Karşılıklı Yardım Antlaşması imzalandı.
Köy Enstitüleri Kanunu çıkarıldı.
Almanya ile Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması imzalandı.
Başbakan Refik Saydam görevi başında öldü; yerine Şükrü Saracoğlu geçti.
Varlık Vergisi Kanunu çıkarıldı.
Adana yakınlarında Churchill ile görüştü.
435 oyla üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi.
Kahire'de Roosevelt ve Churchill ile görüştü; Türkiye tarafsızlığını sürdürdü.
TBMM Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etme kararı aldı.
Demokrasi ilkelerinin daha geniş ölçüde uygulanacağını açıkladı.
Meclis açış konuşmasında muhalefet partisi eksikliğine işaret etti.
Demokrat Parti kuruldu.
İlk çok partili genel seçim yapıldı; CHP 397, DP 61 milletvekilliği kazandı.
388 oyla dördüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi; Fevzi Çakmak 59 oy aldı.
12 Temmuz Beyannamesi yayımlandı; aynı gün Türk-Amerikan yardım anlaşması imzalandı.
Marshall Planı kapsamında Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalandı.
Genel seçimde Demokrat Parti 416, CHP 69 milletvekilliği kazandı.
Cumhurbaşkanlığı sona erdi; Celâl Bayar seçildi, iktidar devredildi.
TBMM'de 'Bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam' dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu; İnönü Kurucu Meclis üyesi oldu.
Nispi temsille yapılan seçimde CHP 173 milletvekilliğiyle birinci parti oldu.
Türkiye'nin ilk koalisyon hükûmetini CHP-AP ortaklığıyla kurdu.
Talat Aydemir'in ayaklanma girişimi bastırıldı.
İkinci koalisyon hükûmetini kurdu.
Talat Aydemir'in ikinci girişimi bastırıldı.
Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Ankara Anlaşması imzalandı.
Üçüncü koalisyon hükûmetini azınlık hükûmeti olarak kurdu.
Time dergisine 'yeni bir dünya kurulur' demecini verdi.
ABD Başkanı Johnson'ın Kıbrıs konusundaki mektubu geldi.
Bütçenin reddi üzerine istifa etti; başbakanlığı sona erdi.
CHP Genel Başkanlığından istifa etti.
CHP üyeliğinden ve milletvekilliğinden ayrıldı; Cumhuriyet Senatosu tabii üyesi olarak kaldı.
Ankara'da öldü.
Devlet töreniyle Anıtkabir'e defnedildi.
Savaşlar ve Seferler
7 kayıtAntlaşmalar
9 antlaşmaBaşbakanları
6 başbakanCumhurbaşkanı Seçimleri
4 seçimEserleri
7 eserİmzası
Resmî imzaİsmet İnönü
İmzasında 'İsmet İnönü' adı okunaklı, eğik ve tek çizgide birleşik harflerle yer alır. Cumhurbaşkanlığı döneminde kanunları ve kararnameleri onaylarken kullandığı bu imza, ayrıca portresinin bulunduğu banknotlarda ve resmî belgelerde görülür.
Aile Ağacı
11 kişi
İsmet İnönüSözleri
Harp zamanlarının ihtiyatlı tedbirlere lüzum gösteren darlıkları kalktıkça, memleketin siyaset ve fikir hayatında demokrasi prensipleri daha geniş ölçüde hüküm sürecektir.
19 Mayıs 1945 Gençlik ve Spor Bayramı demeciBizim tek eksiğimiz, hükûmet partisinin karşısında bir parti bulunmamasıdır.
1 Kasım 1945, TBMM yasama yılı açış konuşmasıMuhalefet, teminat içinde yaşayacak ve iktidarın kendisini ezmek niyetinde olmadığından müsterih olacaktır. İktidar, muhalefetin kanun haklarından başka bir şey düşünmediğinden müsterih bulunacaktır.
12 Temmuz 1947 BeyannamesiBu demokratik rejimi istikametinden ayırıp baskı rejimi haline getirmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam.
18 Nisan 1960, TBMM, Tahkikat Komisyonu görüşmeleriYeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur.
16 Nisan 1964, Time dergisine verdiği demeç (İngilizce aslından çeviri); Johnson mektubundan önce söylenmiştirBu anda Atatürk'ün hatırası, teselli bulmaz acılarla dolu olan kalbimizin aziz timsalidir.
11 Kasım 1938, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra TBMM'de yaptığı konuşmaÇağdaşları
9 kişiİlkler ve Enler
7 başlıkTürkiye Cumhurbaşkanları
12 cumhurbaşkanı · 1923'ten günümüze











Yanlış Bilinenler
7 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
14 soruİsmet İnönü kimdir?
İsmet İnönü nasıl Cumhurbaşkanı seçildi?
İsmet İnönü kaç kez Cumhurbaşkanı seçildi?
İsmet İnönü'ye neden Millî Şef denir?
İsmet İnönü döneminde Türkiye İkinci Dünya Savaşı'na girdi mi?
İsmet İnönü çok partili hayata nasıl geçti?
12 Temmuz Beyannamesi nedir?
İsmet İnönü 1950 seçimini neden kaybetti?
İsmet İnönü kaç yıl başbakanlık yaptı?
İsmet İnönü Lozan'da ne yaptı?
İnönü Muharebeleri ne zaman oldu?
İsmet İnönü'nün eşi ve çocukları kimdir?
İsmet İnönü kaç yaşında öldü ve nereye defnedildi?
İsmet İnönü CHP Genel Başkanlığından neden ayrıldı?
Kaynaklar: T.C. Cumhurbaşkanlığı resmî biyografisi (tccb.gov.tr), TBMM Tutanak Dergisi ve albümleri, Yüksek Seçim Kurulu kesin sonuçları, Resmî Gazete · Son güncelleme: 5 Eylül 2026