Minyatür üslubunda portreII. Murad
مراد ثانىII. Murat·Sultan II. Murat·Koca Murad·Murad Han
II. Murad, 1421-1444 ve 1446-1451 yıllarında hüküm süren altıncı Osmanlı padişahıdır. Varna ve II. Kosova'da Haçlıları yendi, tahtı iki kez oğluna bıraktı.
II. Murad Kimdir?
22 dk okumaII. Murad, Osmanlı Devleti'nin altıncı hükümdarı ve Çelebi Mehmed'in oğludur. 1421'den 1444'e ve 1446'dan 1451'e kadar iki dönemde toplam yirmi sekiz yıl hüküm sürdü. Babasının yeniden birleştirdiği devleti, Selanik'in fethi (1430), Sırbistan'ın ilhakı (1439), Varna (1444) ve II. Kosova (1448) zaferleriyle Balkanlar'da kalıcı bir güç haline getirdi. Tahtı sağlığında oğlu Mehmed'e bırakan tek Osmanlı padişahıdır; Haçlı tehdidi üzerine geri döndü ve ikinci kez çekilmeden öldü. Bazı kaynaklara göre 1403 yılında ya da 1404 yılının Haziran ayında Amasya'da doğdu. Annesi Dulkadiroğlu Emine Hatun, babası Çelebi Mehmed'dir. 4 Haziran 1421'de Bursa'da, on yedi yaşında tahta çıktı; amcası Düzmece Mustafa'nın ve kardeşi Küçük Mustafa'nın ayaklanmalarını bastırdı, Aydın ve Menteşe beyliklerini ilhak etti, Germiyan'ı vasiyet yoluyla aldı. 1443-1444'te Macar komutan Hunyadi'nin Uzun Seferi'nde ağır kayıplar verdi, 1444'te Edirne-Segedin Antlaşması'nı imzalayıp tahttan çekildi; Haçlıların antlaşmayı bozması üzerine Varna'da ordunun başına döndü. Kültür hayatında Türkçe'yi devlet ve edebiyat dili olarak öne çıkardı; Edirne Üç Şerefeli Cami, Bursa Muradiye Külliyesi, Uzunköprü ve Üsküp Sultan Murad Camii onun döneminin eserleridir. Bazı kaynaklara göre 3 Şubat 1451'de Edirne'de öldü; vasiyeti üzerine Bursa Muradiye'de üstü açık sade bir türbeye gömüldü. Yerine oğlu Fatih Sultan Mehmed geçti. Bu madde II. Murad'ın hayatını, iki saltanatını, savaşlarını, antlaşmalarını, tahttan çekilme kararını, aile ağacını, ekonomik ve kültürel düzenlemelerini ve tarihçilerin değerlendirmelerini bir arada sunar. Kesin olmayan tarihler ve tartışmalı konular açıkça belirtilir.
Doğumu, Ailesi ve Şehzadelik Yılları
01 / 12 · 1 dkII. Murad, bazı kaynaklara göre 1403 yılında ya da 1404 yılının Haziran ayında Amasya'da doğdu. Babası Mehmed Çelebi o sırada Fetret Devri'nin ortasında, Amasya merkezli Rum bölgesinin hükümdarıydı. Annesi Emine Hatun, Dulkadiroğlu Nasıreddin Mehmed Bey'in kızıdır; bazı kaynaklara göre 1398 dolaylarında Elbistan'da doğdu ve babasıyla evliliği Fetret Devri'nin başında, 1403 dolaylarında yapıldı. Emine Hatun, oğlunun her iki saltanatında valide olarak Bursa'da yaşadı ve bazı kaynaklara göre 1449 dolaylarında Bursa'da öldü.
Kardeşleri bazı kaynaklarda Küçük Mustafa olarak geçer; Selçuk Hatun ve Sultan Hatun da Çelebi Mehmed'in kızlarıdır. Bazı kaynaklar Yusuf ve Mahmud adlı iki küçük kardeşi de anar; kroniklere göre babaları vasiyetinde onların Bizans'a rehin verilmesini istemiş, Murad bu vasiyeti uygulamamış ve iki şehzade 1423'te Bursa'da kör edilmişti. Küçük Mustafa (1408 dolaylarında doğdu), Hamid-ili sancak beyiydi ve Murad'ın tahta çıkışından sonra ayaklandı.
Murad, kaynaklara göre 1415 dolaylarında, on iki yaşında Amasya sancak beyi oldu; lalası Yörgüç Paşa'ydı. 1416'da Börklüce Mustafa ayaklanmasının bastırılmasında vezir Bayezid Paşa ile birlikte Karaburun seferine katıldı; bu, kaydedilen ilk askeri görevidir. Amasya'da Kara Tatarlar ve Canik beyleri ile uğraştı; 1419'da Samsun'un alınmasında Amasya birlikleri görev aldı. Amasya, babasının Fetret Devri'ndeki üssü olarak deneyimli bir yönetici kadrosuna sahipti; Murad'ın sonraki vezirlerinden bazıları bu çevreden geldi.
Eğitimini Amasya'da aldı; Amasya medreseleri on beşinci yüzyıl başında Anadolu'nun önde gelen ilim merkezlerindendi. Kroniklerde Murad'ın alimlere ve dervişlere düşkünlüğü, Bayrami tarikatının kurucusu Hacı Bayram Veli'ye saygısı ve Mevlevi çevreleriyle ilişkisi anlatılır. Türkçe şiir yazdı; "Muradi" mahlasını kullandığı ileri sürülür. Babasının Fetret Devri anlatıları ve Ankara yenilgisinin hafızası, Murad'ın ihtiyatlı ve dengeleyici siyasetini şekillendirdi.
1421'in başında babası hastalanınca Murad Amasya'daydı. Mehmed'in 26 Mayıs 1421'de Edirne'de ölümü kırk gün gizlendi; vezirler Bayezid Paşa ve Çandarlı İbrahim Paşa, Murad'a haber gönderdi. Murad, Amasya'dan Bursa'ya geldi ve bazı kaynaklara göre 4 Haziran 1421'de tahta çıktı. Bu tarih, ölümün açıklanmasından önce gerçekleşen fiili tahta çıkışı gösterir; bazı kaynaklar tören tarihini Haziran sonuna yerleştirir.
Tahta Çıkışı
02 / 12 · 1 dkII. Murad, bazı kaynaklara göre 4 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıktı. On yedi yaşındaydı. Tahta çıkışını iki taht iddiacısı tehdit etti: babasının kardeşi Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa) ve kendi kardeşi Küçük Mustafa. Bizans İmparatoru II. Manuel'in oğlu VIII. İoannis, Mehmed'in ölümünü fırsat bilerek Limni'de tutulan Düzmece Mustafa'yı serbest bıraktı; Mustafa Rumeli'ye geçti, akıncı beyleri Evrenosoğulları ve Turahan Bey'i yanına çekti.
Vezir Bayezid Paşa, Rumeli ordusuyla Mustafa'nın üzerine yürüdü; Sazlıdere'de (Edirne yakınında) Rumeli beyleri Mustafa'nın tarafına geçince Bayezid Paşa yakalandı ve idam edildi. Mustafa Edirne'de tahta oturdu, Gelibolu'yu ele geçirdi ve 1422'nin başında Anadolu'ya geçti. Murad, Cenevizli Giovanni Adorno'nun gemileriyle Boğaz'ı kapatacak bir donanma anlaşması yaptı ve Bursa'da orduyu topladı.
Ulubat Muharebesi, bazı kaynaklara göre 1422'de Uluabat Gölü kıyısında yapıldı. Mustafa'nın ordusu Ulubat köprüsünün karşısında konakladı; Murad'ın yanındaki Mihaloğlu Mehmed Bey, Rumeli akıncı beylerini yeniden Murad'ın tarafına çekti. Mustafa'nın ordusu dağıldı, kendisi Gelibolu üzerinden Edirne'ye kaçtı. Gelibolu Muharebesi, bazı kaynaklara göre aynı yıl Gelibolu Yarımadası'nda yapıldı: Murad, Adorno'nun gemileriyle Rumeli'ye geçti, Gelibolu'yu ele geçirdi ve Edirne'ye ilerledi. Mustafa yakalandı ve Edirne kalesinin burcunda asıldı; bazı kaynaklarda ölümü 1422, Edirne olarak geçer. Osmanlı kaynakları onu "Düzmece" (sahte) olarak anar; Bizans kaynakları gerçek şehzade kabul eder.
Mustafa'nın ortadan kaldırılmasından sonra Murad, Bizans'ı cezalandırmak için 1422 yazında Konstantinopolis'i kuşattı; kuşatma Haziran'dan Eylül'e kadar sürdü ve Küçük Mustafa'nın Anadolu'da ayaklanması üzerine kaldırıldı. Küçük Mustafa, Karamanoğlu ve Germiyanoğlu'nun desteğiyle Bursa'yı kuşatmış, ardından İznik'i almıştı. İznik Muharebesi, bazı kaynaklara göre 1423 yılının Şubat ayında yapıldı: Mihaloğlu Mehmed Bey şehri geri aldı, Küçük Mustafa yakalanıp idam edildi; bazı kaynaklarda ölümü 1422 dolaylarında gösterilir. Bolu Muharebesi, bazı kaynaklara göre 1423'te Bolu yakınında, Küçük Mustafa'yı destekleyen Candaroğlu İsfendiyar Bey'e karşı kazanıldı; İsfendiyar yaralandı ve itaat etti. Bu iki yıllık mücadeleyle Murad'ın tahtı 1423'te güvenceye girdi.
İç Siyaset ve Devlet Yönetimi
03 / 12 · 2 dkII. Murad döneminde Osmanlı merkez yönetimi, Çandarlı ailesinin vezirliği altında istikrar kazandı. Bazı kaynaklarda üç veziri geçer: Çandarlı İbrahim Paşa (1421-1429), Koca Mehmed Nizamüddin Paşa (bazı kaynaklara göre 15 Eylül 1429'dan 1438'e) ve Çandarlı Halil Paşa (1439'dan 1453'e). Çandarlı İbrahim, Bayezid Paşa'nın ölümünden sonra vezir-i azam oldu ve 1429'da öldü. Koca Mehmed Nizamüddin Paşa, Amasya'nın Danişmendli kökenli ailelerinden geliyordu ve Selanik'in fethi ile Sırbistan seferlerinde görev yaptı; 1438'de görevden ayrıldı. Çandarlı Halil, İbrahim Paşa'nın oğludur; Varna ve II. Kosova'da orduyu yönetti, Murad'ın tahttan çekilmesi ve geri dönüşünde belirleyici rol oynadı; Fatih Sultan Mehmed'in saltanatında 1453'te idam edildi.
Murad döneminde devşirme sistemi (Hristiyan çocukların toplanıp Müslüman olarak yetiştirilmesi) düzenli hale geldi. Pençik yasasıyla savaş esirlerinden alınan yeniçeriler yetersiz kalınca Balkanlar'daki köylerden düzenli aralıklarla çocuk toplandı; bu çocuklar acemi ocağında eğitilip yeniçeri, kapıkulu süvarisi ya da saray hizmetine alındı. Devşirme, on beşinci yüzyıl ortasından itibaren Osmanlı merkez ordusunun ve yönetici sınıfının ana kaynağı oldu. Murad'ın son yıllarında devşirme kökenli komutanlar (Zağanos Paşa, Şehabeddin Paşa) ile Türk kökenli Çandarlı ailesi arasındaki rekabet, oğlunun saltanatında saray siyasetinin ana ekseni haline gelecekti.
Divan-ı Hümayun düzenli toplandı; vezir sayısı ikiye, sonra üçe çıktı. Kadıaskerlik Molla Fenari'nin oğlu ve öğrencileri tarafından yürütüldü; Molla Fenari 1424'te ilk şeyhülislam (ulemanın en yüksek makamı) olarak anılır, ancak bu makamın kurumsal başlangıcı tartışmalıdır. Tımar sistemi yeni fethedilen Selanik, Yanya ve Sırbistan topraklarına uygulandı; bu dönemin tahrir defterleri (Arvanid sancağı defteri 1431) günümüze ulaşan en eski Osmanlı sayım kayıtlarındandır.
Saltanatın en dikkat çekici siyasi olayı, Murad'ın 1444'te tahttan çekilmesidir. Uzun Sefer'in kayıpları, Karamanoğlu İbrahim Bey'in Anadolu'daki saldırısı ve büyük oğlu Alaeddin Ali'nin 1443'teki ölümü Murad'ı yıprattı. Edirne-Segedin Antlaşması'yla Macaristan'la on yıllık barış, Yenişehir Antlaşması'yla Karaman'la barış sağlandıktan sonra Murad, 1444 yazının sonunda (bazı kaynaklarda saltanat bitişi 1 Ağustos 1444) tahtı on iki yaşındaki oğlu Mehmed'e bıraktı ve Manisa'ya çekildi. Kroniklerde bu kararın sebebi olarak dervişlik arzusu, oğluna sağlığında saltanatı öğretme isteği ve yorgunluk gösterilir; bazı tarihçiler Çandarlı Halil'in genç padişah üzerinden yönetimi elinde tutma planını da ekler.
Mehmed'in ilk saltanatı (1444-1446) krizlerle geçti: Haçlı seferi (Varna'da Murad'ın ordu komutanlığıyla püskürtüldü), Edirne'de büyük yangın, akçenin değer kaybı ve 1446'da yeniçerilerin Buçuktepe ayaklanması. Çandarlı Halil, yeniçeri isyanını Murad'ı geri çağırmak için kullandı; Murad, bazı kaynaklara göre 1 Eylül 1446'da ikinci kez tahta çıktı, Mehmed Manisa'ya gönderildi. Bu olaylar dizisi, Osmanlı tarihinde bir padişahın sağlığında tahtı bırakıp geri alması bakımından tektir ve Mehmed ile Çandarlı Halil arasındaki düşmanlığın kaynağı oldu.
İç isyanlar bakımından Murad'ın saltanatı, 1421-1423 taht iddiacıları dışında sakin geçti. Aydınoğlu Cüneyd Bey'in 1424-1425 ayaklanması Batı Anadolu'da bastırıldı; Karamanoğlu İbrahim Bey'in saldırıları (1433, 1443) seferlerle püskürtüldü. Rumeli'de akıncı beyleri (Evrenosoğulları, Turahan Bey, Mihaloğulları) Murad'ın otoritesine bağlı kaldı; Turahan Bey, Uzun Sefer'deki başarısızlığından sonra 1444'te Tokat'ta hapsedildi ve Varna'dan sonra affedildi.
Seferler, Savaşlar ve Fetihler
04 / 12 · 4 dkII. Murad'ın seferleri Anadolu'da beyliklerin yeniden ilhakı, Balkanlar'da Venedik, Sırbistan, Macaristan ve Arnavutluk'a karşı yürütülen savaşlar olarak dört cephede ilerledi. 1421-1423 taht mücadelelerinden sonra ilk hedef Anadolu'ydu. Aydınoğlu Cüneyd Bey, Düzmece Mustafa'yı desteklemişti; Gülnas Muharebesi, bazı kaynaklara göre 1425'te Akhisar yakınındaki Gülnas mevkiinde Cüneyd'e karşı kazanıldı. Cüneyd, İpsili kalesine sığındı, 1425'te teslim oldu ve ailesiyle birlikte idam edildi; Aydın Beyliği kesin olarak ilhak edildi. Aynı yıllarda Menteşe (1424-1425) ve Teke (1426) beylikleri Osmanlı'ya katıldı. Germiyanoğlu II. Yakup Bey, 1428-1429'da ölümüyle topraklarını Osmanlı'ya vasiyet etti; Kütahya doğrudan sancak oldu.
Mora'da Rumeli akıncı beyi Turahan Bey, yarımadayı koruyan Hexamilion (Korint Berzahı'ndaki altı millik sur) duvarını Mayıs 1423'te yıktı, Mora'ya girdi ve karşısına çıkan Arnavut birliklerini dağıttı. Bu akın, Mora Despotluğu'nun Osmanlı baskısı altına girişinin başlangıcıdır; 1446'da Murad bizzat Hexamilion'u ikinci kez yıkacaktı.
Selanik'in fethi, Venedik ile 1423-1430 arasında süren savaşın sonucudur. Bizans, Selanik'i savunamayacağını görünce 1423'te şehri Venedik'e devretti; Murad bunu tanımadı. Osmanlı kuvvetleri şehri yıllarca abluka altında tuttu; Venedik donanması Gelibolu'yu ablukaya aldı ve Ege'de karşılıklı akınlar yapıldı. 1430'da Murad ordunun başına geçti; Selanik 29 Mart 1430'da hücumla alındı, üç gün yağmalandı, ardından Anadolu'dan Müslüman nüfus yerleştirildi. Aynı yıl Sinan Paşa Yanya'yı (Epir) teslim aldı. Venedik ile 1430'da barış yapıldı; Venedik Selanik'ten vazgeçti.
Sırbistan ile ilişki 1427'de Stefan Lazareviç'in ölümüyle değişti. Yeni despot Cürac Brankoviç, Belgrad'ı Macaristan'a bıraktı; Murad 1428'de Güvercinlik'i (Golubaç) aldı ve Macar Kralı Sigismund'un kaleyi geri alma girişimi başarısız oldu. 1435'te Brankoviç'in kızı Mara ile evlenerek Sırbistan'ı vasal olarak tuttu; 1437'de Sigismund'un ölümünden sonra Sırbistan'a yöneldi. 1438'de Erdel'e (Transilvanya) büyük akın yapıldı, Sebeş ve çevresi yağmalandı. 1439'da Semendire (Smederevo) üç aylık kuşatmadan sonra 18 Ağustos'ta düştü; Sırbistan ilhak edildi, Brankoviç Macaristan'a kaçtı. Novo Brdo gümüş madenleri 1441'de alındı.
Belgrad Kuşatması 1440'ta yapıldı. Murad, Tuna kıyısındaki Macar kalesini Nisan'dan Ekim'e kadar altı ay kuşattı; sur altına lağım kazdırdı ve büyük toplar kullandı. Kale komutanı Jovan Talovac'ın savunması ve Tuna'dan gelen yardım kuşatmayı sonuçsuz bıraktı; Murad Edirne'ye çekildi. Bu, Osmanlıların Belgrad önündeki ilk başarısızlığıdır; şehir ancak 1521'de alınacaktı.
1441-1442'de Macar komutan Yanoş Hunyadi öne çıktı. 1441'de Semendire yakınında İshak Bey'i yendi. 1442 yılının Mart ayında Rumeli beylerbeyi Mezid Bey Erdel'e girdi: Sântimbru (18 Mart 1442) ve Hermannstadt (25 Mart 1442) adlarıyla iki çarpışma yaşandı. İlk çarpışmada Mezid Bey Hunyadi'yi geri püskürttü ve Erdel Piskoposu öldü; birkaç gün sonra Hermannstadt (Sibiu) önündeki ikinci çarpışmada Hunyadi Osmanlı ordusunu bozdu, Mezid Bey ve oğlu öldü. Vaskapı (Zajkány) Muharebesi 6 Eylül 1442'de yapıldı: Rumeli beylerbeyi Şehabeddin Paşa'nın Eflak üzerinden gönderdiği ordu, Yalomiça (İalomița) vadisinde, Demirkapı geçidi önünde Hunyadi tarafından yenildi. Bu iki yenilgi, Hunyadi'yi Avrupa'nın Osmanlılara karşı en ünlü komutanı yaptı.
Uzun Sefer, 1443 sonbaharında Hunyadi, Polonya-Macaristan Kralı I. Ulászló (Vladislav) ve Sırp Despotu Brankoviç'in ortak ordusuyla başladı. Niş Muharebesi, bazı kaynaklara göre 1 Kasım 1443'te Niş yakınında yapıldı; Osmanlı kuvvetleri dağınık biçimde savaşa girdi ve yenildi, Niş ve ardından Sofya Haçlıların eline geçti, Sofya yakıldı. Krujë'nin elden çıkışı 28 Kasım 1443'te gerçekleşti: Niş'te Osmanlı ordusundan ayrılan Arnavut asıllı sancak beyi İskender Bey (Skanderbeg), Akçahisar (Krujë) kalesini sahte bir fermanla ele geçirdi ve Osmanlı'ya karşı yirmi beş yıl sürecek direnişi başlattı. İzladi Derbendi Muharebesi, bazı kaynaklara göre 21 Aralık 1443'te İzladi (Zlatitsa) geçidinde yapıldı; kaynaklarda 12 Aralık tarihi de verilir. Murad, Balkan Dağları'ndaki geçidi kapattı ve kış şartlarında Haçlı ordusunu durdurdu; Haçlılar Edirne'ye ulaşamadan geri döndü. Geri çekilme sırasında 1444 yılının Ocak ayında Kunoviça'da Osmanlı artçısı yenildi ve Murad'ın eniştesi Mahmud Çelebi esir alındı.
1444 baharında Anadolu'da Karamanoğlu İbrahim Bey saldırıya geçti; Murad Anadolu'ya geçince Karamanoğlu barış istedi ve Yenişehir Antlaşması yapıldı. Torvioll Muharebesi 29 Haziran 1444'te Arnavutluk'ta Torvioll ovasında yapıldı. Ali Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, İskender Bey'in Arnavut birliklerine yenildi; bu, İskender Bey'in ilk büyük zaferidir.
Varna Muharebesi, 10 Kasım 1444'te Karadeniz kıyısındaki Varna önünde yapıldı. Papalık elçisi Cesarini'nin teşvikiyle Kral Ulászló ve Hunyadi, Edirne-Segedin Antlaşması'nı bozarak Tuna'yı geçti ve Varna'ya ulaştı; Venedik donanmasının Boğazları kapatması bekleniyordu. Manisa'daki Murad, oğlu Mehmed'in ve Çandarlı Halil'in çağrısıyla ordunun başına geçti; Ceneviz gemileriyle Anadolu'dan Rumeli'ye geçti. Savaşta Hunyadi Osmanlı kanatlarını dağıttı; ancak Kral Ulászló, Murad'ın yeniçerilerle tuttuğu merkeze saldırdı ve öldürüldü, başı bir mızrağa takılarak orduya gösterildi. Haçlı ordusu dağıldı, Cesarini kaçarken öldü, Hunyadi kurtuldu. Kroniklerde Murad'ın savaş öncesinde bozulan antlaşma metnini mızrağa taktırdığı anlatılır. Varna, Osmanlıları Avrupa'dan atmayı hedefleyen son büyük Haçlı seferinin yenilgisidir.
Mokra Muharebesi 10 Ekim 1445'te Makedonya'daki Mokra dağlarında İskender Bey'e karşı yapıldı ve Osmanlı kuvvetleri yenildi; bu savaş, Murad'ın Manisa'da olduğu Mehmed'in ilk saltanatına denk gelir. Otonetë Muharebesi 27 Eylül 1446'da Debre yakınında yapıldı. Osmanlı ordusu yine İskender Bey'e yenildi. 1446 yılının Aralık ayında Murad, Mora'ya yürüdü, Hexamilion surunu toplarla yıktı ve Mora Despotu Konstantin'i (sonraki son Bizans İmparatoru) vergiye bağladı.
Oranik Muharebesi 14 Ekim 1448'de Debre yakınında yapıldı ve İskender Bey'in zaferiyle sonuçlandı. Murad 1448'de bizzat Akçahisar'ı (Krujë) kuşattı; Mayıs'tan Ekim'e kadar süren kuşatma, Hunyadi'nin yeni bir sefere çıkması üzerine kaldırıldı. II. Kosova Muharebesi, bazı kaynaklara göre 26 Ekim 1448'de Kosova Ovası'nda yapıldı; kaynaklarda savaş 17-20 Ekim tarihleriyle üç gün sürmüş olarak da anlatılır. Hunyadi, Macar, Eflak ve Alman paralı askerlerinden oluşan orduyla Sırbistan üzerinden Kosova'ya indi; Brankoviç ona katılmadı. Murad, sayıca üstün orduyla üç gün süren savaşta Hunyadi'yi yendi; Eflak birlikleri taraf değiştirdi, Hunyadi kaçarken Brankoviç tarafından yakalanıp fidye ile serbest bırakıldı. Bu zafer, Macaristan'ın saldırı gücünü kırdı ve İstanbul'un fethi öncesinde Balkan cephesini güvenceye aldı.
Murad'ın son seferi 1450'de yine Akçahisar'a yapıldı; Mayıs'tan Kasım'a kadar süren kuşatma yine sonuçsuz kaldı ve Murad Edirne'ye döndü. İskender Bey'in direnişi, Murad'ın askeri kariyerindeki tek çözülmemiş sorun olarak oğluna kaldı; Akçahisar ancak 1478'de alınacaktı.
Antlaşmalar ve Dış İlişkiler
05 / 12 · 2 dkII.ancak dönemin en bilinen antlaşması olan Edirne-Segedin Antlaşması dahil bir dizi barış ve vasallık düzenlemesi yapıldı. Bizans ile ilişki 1422 kuşatmasından sonra 1424 yılının Şubat ayında yapılan antlaşmayla düzenlendi: Bizans yıllık üç yüz bin akçe vergi ödemeyi ve Karadeniz kıyısındaki bazı yerleri bırakmayı kabul etti. II. Manuel 1425'te öldü; VIII. İoannis, Murad ile barışı korudu ve 1439'da Floransa Konsili'nde Katolik Kilisesi ile birlik ilan ederek Batı'dan yardım aramaya çalıştı. Murad, Bizans'ın Düzmece Mustafa'yı desteklemesini unutmadı ama İstanbul'u yeniden kuşatmadı.
Venedik ile 1423-1430 Selanik savaşı 1430 barışıyla bitti; Venedik, Selanik'i tanıdı ve ticaret haklarını korudu. Ceneviz ile ilişki ittifak biçimindeydi: 1422'de Adorno'nun gemileri, 1444'te Varna öncesinde Anadolu'dan Rumeli'ye geçişte Ceneviz gemileri kullanıldı; Galata ve Sakız Cenevizlileri Osmanlı ile ticareti sürdürdü. Dubrovnik 1430'larda yıllık vergi karşılığı ticaret serbestliği aldı.
Macaristan ile ilişki, Sigismund'un ölümüne kadar (1437) sınır çatışmaları, ardından açık savaş biçiminde sürdü. Edirne-Segedin Antlaşması, 12 Haziran 1444'te Edirne'de Macar elçileriyle kararlaştırıldı ve Ağustos 1444'te Segedin'de Kral Ulászló tarafından onaylandı. On yıllık barış öngörüyor, Sırbistan'ı Brankoviç'e geri veriyor, Eflak'ı Macar himayesine bırakıyor ve Murad'ın esir eniştesi Mahmud Çelebi'nin serbest bırakılmasını sağlıyordu. Antlaşma, Papalık elçisi Cesarini'nin "kâfirlerle yapılan yemin bağlayıcı değildir" görüşüyle Haçlılar tarafından birkaç hafta içinde bozuldu ve Varna Savaşı'na yol açtı. Bu bozulma, Osmanlı ve Avrupa tarih yazımında Haçlı seferinin meşruiyeti tartışmasının merkezinde durur.
Sırbistan ile ilişki, Mara Brankoviç ile evlilik (1435), 1439 ilhak ve 1444'te Brankoviç'e iade biçiminde dalgalandı; Brankoviç 1448'de Hunyadi'ye katılmayarak Osmanlı ile barışı korudu. Eflak Voyvodası II. Vlad (Dracul), 1437'de Murad'a bağlılık bildirdi, 1442'de Hunyadi'yi destekledi, 1444'te Varna'ya asker gönderdi ve sonra yeniden Osmanlı'ya yaklaştı; oğulları Vlad (sonraki Kazıklı Voyvoda) ve Radu, Murad'ın sarayında rehin olarak tutuldu. Bosna Kralı vergiye bağlandı; Arnavutluk'ta İskender Bey 1443'ten itibaren düşman oldu.
Anadolu'da Karamanoğlu İbrahim Bey ile 1444 Yenişehir Antlaşması yapıldı; İbrahim Bey, Murad'ın kızıyla evliydi ve akrabalığa rağmen üç kez saldırdı. Candaroğlu İsfendiyar Bey 1423'ten sonra vasal olarak kaldı; Murad, İsfendiyar'ın oğlu II. İbrahim'in kızı Hatice Halime Hatun ile 1424 dolaylarında evlenerek bu bağı pekiştirdi. Dulkadiroğulları annesi yoluyla akraba, Memlükler barışçı komşu, Timurlu hükümdarı Şahruh ise nominal olarak tanınan uzak bir güçtü; kroniklere göre Şahruh 1435'te Murad'a hilat göndererek üstünlüğünü hatırlattı, Murad hilatı giydi ama itaat etmedi.
Ekonomi, Toprak ve Vergi
06 / 12 · 1 dkII. Murad döneminde Osmanlı ekonomisi genişledi; Selanik, Yanya, Sırbistan ve Batı Anadolu'nun ilhakı hazineye yeni gelir kaynakları sağladı. Novo Brdo ve Sırbistan'daki diğer gümüş madenlerinin 1441'de alınması, akçe basımı için gümüş sıkıntısını hafifletti. Akçe Bursa, Edirne, Serez, Ayasuluk, Amasya ve Novo Brdo'da basıldı; sikkelerde "Murad bin Mehmed" adı yer alır. 1444'te Mehmed'in ilk saltanatında akçenin gümüş içeriği düşürüldü (tağşiş); bu uygulama yeniçerilerin 1446 ayaklanmasının sebeplerinden biri oldu.
Toprak düzeninde tımar sistemi Rumeli'de olgunlaştı. 1431 tarihli Arvanid (Arnavutluk) sancağı tahrir defteri, tımarların dağılımını, sipahilerin yükümlülüklerini ve köylülerin vergilerini ayrıntılı gösterir; bu defter, Osmanlı toprak düzeninin en eski yazılı kaydıdır. Selanik'e Anadolu'dan Yörük ve Müslüman nüfus yerleştirildi; Sırbistan'da yerel Hristiyan soylular tımar alarak Osmanlı ordusuna katıldı. Vakıflar, Bursa Muradiye, Edirne Üç Şerefeli, Uzunköprü ve Üsküp gibi büyük yapıların giderini karşıladı.
Vergi düzeninde cizye, öşür ve çift resmi sürdü; vasal devletlerin haracı (Bizans üç yüz bin akçe, Sırbistan, Eflak, Bosna) düzenli gelirdi. Devşirme sistemi, köylerden toplanan çocukların eğitim giderini devlete yükledi; yeniçeri maaşları hazinenin en büyük düzenli gideriydi ve Buçuktepe ayaklanmasından sonra yarım akçe zam yapıldı, ayaklanmanın adı bu zamdan gelir.
Ticaret yollarında Selanik'in alınması Ege'nin en büyük limanını, Sırbistan'ın ilhakı İstanbul-Belgrad yolunu Osmanlı denetimine soktu. Uzunköprü (Ergene Köprüsü), Edirne'yi Gelibolu ve Selanik'e bağlayan yol üzerinde Ergene bataklığını aşmak için yaptırıldı; yanında kurulan Ergene kasabası (bugünkü Uzunköprü) kervansaray, cami ve imaretle bir menzil noktası oldu. Bursa ipek pazarı, Floransalı tüccarların 1430'larda Bursa'ya yerleşmesiyle büyüdü; Edirne, Rumeli'nin ticaret ve yönetim merkezi olarak Bursa'nın önüne geçti.
Doğal afetler bu dönemde kayda geçti: 1435-1436 kışı ve 1440'lardaki kıtlıklar, 1444'te Edirne'de büyük bir yangın ve veba salgınları kroniklerde anılır. Murad'ın son yıllarında Edirne'de Tunca kıyısında yeni saray (Edirne Sarayı) inşaatı başladı; bu yatırım, Edirne'nin başkent işlevini pekiştirdi.
Kültür, Sanat, Bilim ve Mimari
07 / 12 · 2 dkII. Murad, Osmanlı kültür tarihinde Türkçe'nin yükselişiyle anılır. Kroniklere göre saray çevresinde Arapça ve Farsça eserlerin sade Türkçe'ye çevrilmesini istedi; Mercimek Ahmed'in 1432'de Murad'ın emriyle yaptığı "Kabusname" çevirisi bu politikanın en bilinen ürünüdür. Yazıcıoğlu Mehmed'in "Muhammediye"si (1449), Şeyhi'nin "Hüsrev ü Şirin"i ve "Harname"si, Ahmed-i Dai'nin eserleri, Yazıcıoğlu Ali'nin Oğuz soy kütüğünü Osmanlı hanedanına bağlayan "Tevarih-i Al-i Selçuk"u bu dönemde yazıldı. Kayı boyunun hanedan simgesi olarak öne çıkması ve Kayı damgasının sikkelerde kullanılması Murad dönemine aittir. Murad'ın kendisi de Türkçe şiirler yazdı; "Muradi" mahlasıyla anılan beyitleri kroniklerde yer alır.
Kaynaklarda Murad'ın eserleri şunlardır. Üç Şerefeli Cami, Edirne'de 1438-1447 arasında yaptırıldı; bazı kaynaklarda yapım yılı 1438 olarak geçer. Yirmi dört metre çapındaki merkezi kubbesi, dönemin en büyük Osmanlı kubbesiydi; dört minaresinden birinin üç şerefesi (balkonu) yapıya adını verdi ve üç ayrı merdiveniyle mimarlık tarihinde ilktir. Cami, klasik Osmanlı cami planına geçişin dönüm noktası sayılır ve ibadete açıktır. Muradiye Camii, Edirne'de 1435'te yaptırıldı; Mevlevihane olarak kurulan yapı, çini mihrabı ve duvar çinileriyle tanınır, ibadete açıktır. Topkapı Hamamı, Edirne'de Murad dönemine ait bir çifte hamamdır; yapı kısmen ayaktadır.
Uzunköprü, Ergene Nehri üzerinde 1426-1443 arasında yaptırıldı; bazı kaynaklarda Edirne olarak konumlanır. 1392 metre uzunluğu ve 174 kemeriyle dünyanın en uzun taş köprülerindendir; bugün Uzunköprü ilçesinde, onarımlarla kullanımdadır. Sultan Murad Camii, Üsküp'te 1436'da yaptırıldı; Balkanlar'daki en eski Osmanlı camilerinden biridir, 1689 yangınında ve depremlerde hasar gördü, onarılarak ibadete açık kaldı. Babası Çelebi Mehmed'in Bursa'daki Yeşil Türbe'si de 1421'de onun döneminde tamamlandı.
Bursa'daki Muradiye Külliyesi (1425-1426) Murad'ın en kapsamlı eseridir: cami, medrese, imaret, hamam ve Murad'ın türbesi ile sonradan eklenen on iki hanedan türbesinden oluşur. Cami, ters T planlı zaviyeli tipin son büyük örneğidir. Külliye, hanedan mezarlığı olarak Bursa'nın en çok ziyaret edilen alanlarından biridir. Edirne'de Tunca kıyısında 1450'de başlayan Edirne Sarayı (Saray-ı Cedid-i Amire), oğlu tarafından tamamlandı ve on dokuzuncu yüzyıla kadar kullanıldı. İlim hayatında Molla Fenari, Molla Yegan, Hızır Bey ve Hacı Bayram Veli öne çıkar; Murad'ın 1440'larda Edirne'de kurduğu Darülhadis Medresesi, ilk hadis ihtisas medresesidir. Ankara'da Hacı Bayram Veli'nin türbe ve zaviyesi Murad'ın himayesinde kuruldu; Edirne'de Mevlevihane ve Bayrami zaviyeleri açıldı. Gazavat-ı Sultan Murad adlı anonim eser, Varna seferini anlatan en ayrıntılı Osmanlı kaynağıdır.
Aile Hayatı, Eşleri ve Çocukları
08 / 12 · 2 dkII. Kaynaklarda Murad'ın eşleri şunlardır: Mara Brankoviç ve Tacünnisa Hatice Halime Sultan Hatun. Bunlara Fatih Sultan Mehmed'in annesi Hüma Hatun eklenir. Mara Brankoviç, Sırp Despotu Cürac Brankoviç ile İrini Kantakuzini'nin kızıdır; bazı kaynaklara göre 1401 ya da 1416 dolaylarında Vulçıtrın'da doğdu. 1435'te Murad ile evlendi; evlilik Sırbistan'ın vasallığını pekiştirmek için yapıldı ve Mara Hristiyan kaldı. Çocuğu olmadı. Bazı kaynaklarda Fatih Sultan Mehmed'in "manevi annesi" olarak anılır: Mehmed ona "anne" diye hitap etti, Murad'ın ölümünden sonra Sırbistan'a dönmesine izin verdi ve 1459'da Sırbistan'ın ilhakından sonra onu Serez yakınındaki Ježevo'da bir malikâneye yerleştirdi. Mara, Osmanlı ile Athos manastırları ve Venedik arasında aracılık yaptı ve bazı kaynaklara göre 23 Eylül 1487'de Serez'de öldü; kaynaklarda 14 Eylül tarihi de verilir.
Tacünnisa Hatice Halime Hatun, Candaroğlu II. İbrahim Bey'in kızıdır; bazı kaynaklara göre 1415 dolaylarında Devrekani'de doğdu. Murad ile evliliği 1424 dolaylarına, Candaroğlu'nun itaatinden sonraya yerleştirilir. Kaynaklarda Murad'ın son oğlu Küçük Ahmed'in annesi olarak geçer; Küçük Ahmed, 1451'de Mehmed'in tahta çıkışında boğduruldu ve Hatice Halime Hatun, Mehmed'in emriyle vezir İshak Paşa ile evlendirildi; bazı kaynaklarda eşleri arasında İshak Paşa da geçer. 1500 dolaylarında Bursa'da öldü. Bazı kaynaklar Murad'ın diğer eşleri arasında Amasyalı Mahmud Bey'in kızı Yeni Hatun'u ve Alime Hatun'u da sayar; bazı kaynaklarda bu adlar geçmez.
Hüma Hatun, bazı kaynaklara göre 1400 dolaylarında Kastamonu'da doğdu ve 1449 dolaylarında Bursa'da öldü; Muradiye Külliyesi'ndeki Hatuniye Türbesi'nde yatar. Kökeni tartışmalıdır: türbe kitabesinde "Hatun binti Abdullah" (Abdullah kızı Hatun) olarak anılması, cariye kökenli ve sonradan Müslüman olduğunu gösterir; Rum, Sırp, İtalyan ya da Yahudi kökenli olduğuna dair görüşler vardır, popüler kültürdeki "Ester Stella" adı kaynaklarda doğrulanmaz. Bazı kaynaklarda Fatih Sultan Mehmed ve Fatma Sultan'ın annesi olarak geçer ve 1444-1446'da Mehmed'in ilk saltanatında valide olarak anılır.
Kaynaklarda Murad'ın çocukları şunlardır: Fatih Sultan Mehmed ve Fatma Sultan. Fatih Sultan Mehmed, 30 Mart 1432'de Edirne'de doğdu; Hüma Hatun'un oğludur. 1444-1446'da ilk, 1451-1481'de ikinci saltanatını sürdü ve İstanbul'u fethetti. Fatma Sultan, bazı kaynaklara göre 1430 dolaylarında Edirne'de doğdu; Hüma Hatun'un kızıdır ve bazı kaynaklarda Zağanos Paşa ile evli gösterilir; ölümü 1464'ten sonradır ve Muradiye Külliyesi'nde gömülüdür. Bazı kaynaklar Zağanos Paşa'nın Murad'ın başka bir kızıyla evlendiğini yazar.
Kaynaklarda anılan diğer çocuklar şunlardır. Şehzade Ahmed (Büyük Ahmed), Murad'ın en büyük oğluydu; Amasya sancak beyiyken 1437'de öldü. Şehzade Alaeddin Ali, Amasya sancak beyiydi ve 1443'te Amasya'da öldü; ölümü kaynaklarda hastalık ya da lalasının komplosu olarak anlatılır ve Murad'ı tahttan çekilme kararına götüren sebeplerden sayılır; Bursa Muradiye'de babasının yanında yatar. Şehzade Küçük Ahmed, Hatice Halime Hatun'dan 1450 dolaylarında doğdu ve 1451'de Mehmed'in emriyle boğduruldu; kardeş katlinin kanunname ile yazılı hale getirilmesinden önceki son örnektir. Şehzade Orhan Gazi, Hasan ve Hüseyin adlı oğullar ile Şehzade Hatun, Hatice Hatun ve Erhondu Hatun adlı kızlar bazı kaynaklarda sayılır; Karamanoğlu İbrahim Bey ve Kasım Bey'in Murad'ın kızlarıyla evlendiği kabul edilir.
Harem düzeni Edirne Sarayı'nda ve Bursa'da sürdü. Murad, Sırp ve Candaroğlu prensesleriyle siyasi, cariyelerle özel evlilikler yaptı; Mara'nın Hristiyan kalması ve Serez'e dönüşü, Osmanlı hareminin dini çeşitliliğinin son büyük örneğidir. Şehzadeler Amasya ve Manisa sancaklarına gönderildi; Mehmed'in Manisa'da geçirdiği yıllar, İstanbul fethinin hazırlık dönemi oldu.
Kişiliği, Görünüşü ve Günlük Hayatı
09 / 12 · 1 dkII. Murad, Osmanlı ve Bizans kaynaklarında ölçülü, sabırlı, dindar ve barışı savaşa tercih eden bir hükümdar olarak tasvir edilir. Bizans tarihçisi Dukas onun sözünde durduğunu, gereksiz kan dökmediğini ve düşmanlarına karşı bile adaletli olduğunu yazar; Osmanlı kronikleri onu "gazi" ve "veli" sıfatlarıyla anar. Kroniklere göre alimlerle ve dervişlerle sohbeti severdi; Hacı Bayram Veli'yi Edirne'ye davet ettiği, Emir Sultan'ın Bursa'daki tekkesini ziyaret ettiği ve Mevlevi ayinlerine katıldığı anlatılır.
Görünüşü hakkında çağdaş tasvir azdır; Osmanlı minyatürleri onu orta boylu, yuvarlak yüzlü, kumral sakallı ve sakin bakışlı gösterir. Burgonyalı gezgin Bertrandon de la Broquière, 1433'te Edirne'de Murad'ı gördü ve onu "kısa boylu, tıknaz, geniş omuzlu, Tatar yüzlü, uzun kemerli burunlu, küçük gözlü, esmer tenli, yirmi sekiz ya da otuz yaşlarında" diye tarif etti; ayrıca içkiye ve av eğlencelerine düşkünlüğünü, ama kimseyi keyfi olarak cezalandırmadığını yazdı. Bu tasvir, bir Osmanlı padişahının bir Batılı tarafından yapılan en eski ayrıntılı portresidir.
Günlük hayatı Edirne, Bursa ve Manisa arasında geçti. Av, Edirne çevresindeki kırlarda başlıca uğraşıydı; kroniklerde şiir meclisleri, alimlerle tartışmalar ve saz eşliğinde sohbetler anlatılır. Tahttan çekildikten sonra Manisa'da derviş hayatı yaşamak istediği, Bursa'da Muradiye Külliyesi'nin yanında bir zaviye kurdurduğu kaydedilir. Alkol kullanımı hem Broquière hem Bizans kaynaklarında geçer; Osmanlı kronikleri bu konuda sessizdir ya da olayı kınamadan anar.
Sağlığı, 1440'ların ortasından itibaren bozuldu. Uzun Sefer'in ve oğlu Alaeddin Ali'nin ölümünün ardından yorgunluk ve hastalıktan söz edilir. Ölümü, Bizans kaynaklarına göre bir içki meclisinin ardından geçirdiği felç sonucu oldu; Osmanlı kaynakları ölümü hastalık olarak verir. Vasiyeti, kişiliğini özetler: Bursa'da oğlu Alaeddin Ali'nin yanına, üstü açık sade bir türbeye gömülmek, yağmurun mezarına yağmasını istemek ve mezarını Kur'an okunacak bir yer olarak vakfetmek.
Ölümü ve Sonrası
10 / 12 · 1 dkII. Murad, bazı kaynaklara göre 3 Şubat 1451'de Edirne'de öldü. Kırk yedi ya da kırk sekiz yaşındaydı. Ölüm sebebi felçtir; Bizans tarihçisi Halkokondilis, Murad'ın Tunca kıyısındaki yeni sarayda verdiği bir ziyafetin ardından felç geçirdiğini ve üç gün sonra öldüğünü yazar. Osmanlı kronikleri ölümü kısa bir hastalık olarak anar. Zehirlenme ya da suikast iddiası kaynaklarda yoktur.
Ölüm haberi, Manisa'daki Şehzade Mehmed'e ulaşana kadar Çandarlı Halil Paşa tarafından gizlendi; kroniklere göre on üç gün sürdü. Mehmed, Manisa'dan hızla Edirne'ye geldi ve bazı kaynaklara göre 12 Şubat 1451'de tahta çıktı; kaynaklarda 18 Şubat tarihi de verilir. Tahta çıkışın hemen ardından Murad'ın Hatice Halime Hatun'dan olan bebek yaştaki oğlu Küçük Ahmed boğduruldu; Hatice Halime Hatun İshak Paşa ile evlendirildi. Mara Brankoviç, Mehmed'in izniyle Sırbistan'a döndü.
Murad'ın naaşı Bursa'ya götürüldü ve vasiyeti üzerine Muradiye Külliyesi'nde, oğlu Alaeddin Ali'nin türbesinin yanına gömüldü. Türbesi, vasiyetine uygun olarak sade tutuldu: kubbenin ortası açık bırakıldı, mezar toprak zemin üzerine yapıldı ve süslemeden kaçınıldı. Kroniklere göre Murad, mezarının üstüne bina yapılmamasını, yalnızca yağmurun yağmasını ve Cuma günleri Kur'an okunmasını vasiyet etmişti. Türbe, Muradiye'deki on iki hanedan türbesinin ilki ve en sadesidir; 1855 depreminde hasar gördü, onarıldı ve ziyarete açıktır.
Murad'ın ölümü, Fatih Sultan Mehmed'in ikinci ve asıl saltanatını başlattı. Mehmed, babasının Varna ve II. Kosova ile güvenceye aldığı Balkan cephesi, ilhak edilen Sırbistan ve Batı Anadolu, düzenli devşirme ordusu ve dolu hazine ile İstanbul'un fethine hazırlandı; fetih, Murad'ın ölümünden yirmi yedi ay sonra gerçekleşti. Çandarlı Halil, Murad'ın en güvendiği vezir olarak Mehmed'in ilk iki yılında görevde kaldı ve fetihten sonra idam edildi; bu idam, Murad döneminin siyasi kadrosunun tasfiyesi olarak yorumlanır.
Mirası ve Tarihçilerin Değerlendirmesi
11 / 12 · 2 dkOsmanlı tarih yazımında II. Murad, "gazi" ve "veli" sıfatlarıyla anılan, oğlunun büyük fethine zemin hazırlayan padişah olarak yer aldı. Aşıkpaşazade ve Neşri, onun adaletini, dindarlığını ve tahttan çekilme kararının samimiyetini över; Varna ve Kosova zaferlerini gaza geleneğinin doruğu olarak anlatır. Anonim "Gazavat-ı Sultan Murad", Varna seferini ayrıntılı işleyerek Murad'ı Haçlılara karşı İslam dünyasının kalkanı olarak sunar. On altıncı yüzyıl tarihçileri, Murad'ın Türkçe'ye verdiği desteği ve yaptırdığı eserleri anar.
Cumhuriyet dönemi tarihçileri, Murad'ı Osmanlı kurumlarının olgunlaştığı dönemin hükümdarı olarak değerlendirir. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Murad dönemini devşirme sisteminin ve merkez teşkilatının yerleşmesi açısından inceledi. Halil İnalcık'ın 1954 tarihli "Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar" adlı çalışması, 1444-1446 krizini, Murad'ın tahttan çekilmesini, Çandarlı Halil ile Zağanos Paşa arasındaki rekabeti ve Mehmed'in ilk saltanatını belgelerle yeniden kurdu; İnalcık, tahttan çekilmeyi Çandarlı'nın siyasi tasarımı olarak yorumladı. Feridun Emecen, Murad'ın Türkçe kültür politikasını ve Kayı kimliğinin inşasını inceledi.
Yabancı tarihçiler arasında Colin Imber'in 2006 tarihli "Varna Haçlı Seferi" adlı çalışması, Edirne-Segedin Antlaşması'nın bozulmasını ve Varna'yı Osmanlı, Macar, Polonya ve Papalık kaynaklarıyla karşılaştırdı. Kenneth Setton, Papalık ve Levant tarihinde Murad dönemini Haçlı fikrinin son büyük denemesi olarak işledi. Franz Babinger, Fatih Sultan Mehmed biyografisinde Murad'ı oğlunun karşıtı, ölçülü ve barışçı bir figür olarak çizdi. Sırp ve Macar tarihçiliği, Brankoviç'in 1448'de Hunyadi'ye katılmamasını ve Mara'nın rolünü Osmanlı-Sırp ilişkilerinin belirleyici unsuru olarak tartışır; Arnavut tarihçiliği Murad'ı İskender Bey'in düşmanı olarak işler.
Tartışmalı konular şunlardır: doğum tarihi (1403 mü Haziran 1404 mü), tahttan çekilmenin sebebi (dervişlik arzusu mu, Çandarlı'nın tasarımı mı), Edirne-Segedin Antlaşması'nın Murad tarafından da bozulup bozulmadığı, ikinci tahta çıkış tarihi (bazı kaynaklarda 1 Eylül 1446; kaynaklarda Mayıs ve Ağustos 1446 da verilir) ve Hüma Hatun'un kökeni. Varna Savaşı'nın gününde ve II. Kosova'nın süresinde de kaynaklar farklılaşır.
Popüler kültürde II. Murad, Fatih'i konu alan dizi ve filmlerde babası olarak yer aldı: "Fatih" (2013), "Mehmed: Bir Cihan Fatihi" (2018), "Mehmed: Fetihler Sultanı" (2024) ve "Rise of Empires: Ottoman" (2020) yapımlarında Murad'ın tahttan çekilmesi, Mehmed ile ilişkisi ve Çandarlı Halil ile gerilimi işlendi. Arnavutluk'ta 1953 yapımı "İskender Bey" filmi onu düşman hükümdar olarak canlandırdı. Adı Edirne Üç Şerefeli Cami'de, Bursa Muradiye semtinde, Uzunköprü'de ve Üsküp'teki camide yaşar. Uzunköprü, 2015'te UNESCO Dünya Mirası geçici listesine alındı; Bursa Muradiye Külliyesi 2014'te Dünya Mirası Listesi'ne giren alanlar arasındadır.
Aynı Yıllarda Dünya
12 / 12 · 1 dkII. Murad'ın saltanat yılları (1421-1451), Avrupa'da Yüz Yıl Savaşları'nın son döneminin ve Haçlı fikrinin son büyük denemelerinin yıllarıdır. Jeanne d'Arc 1429'da Orléans kuşatmasını kırdı ve 1431'de yakıldı; Fransa 1450'lerde İngilizleri kıtadan attı. Bohemya'da Hussit Savaşları 1434'te bitti. Basel Konsili (1431-1449) ve Floransa Konsili (1439) toplandı; Floransa'da Bizans ile Katolik Kilisesi arasında birlik ilan edildi ama Konstantinopolis halkı bunu reddetti. Johannes Gutenberg 1450 dolaylarında Mainz'da matbaayı kurdu. Floransa'da Cosimo de' Medici 1434'te iktidara geldi; Brunelleschi'nin kubbesi 1436'da tamamlandı. Portekizliler 1434'te Bojador Burnu'nu geçti ve Batı Afrika kıyısını keşfe başladı.
Balkanlar ve Orta Avrupa'da Macar komutan Yanoş Hunyadi Osmanlılara karşı direnişin simgesi oldu, 1446'da Macaristan naibi seçildi. Polonya-Macaristan Kralı I. Ulászló Varna'da öldü. Sırp Despotu Cürac Brankoviç Osmanlı ile Macaristan arasında denge kurmaya çalıştı. Arnavutluk'ta İskender Bey 1443'ten itibaren yirmi beş yıl sürecek direnişi başlattı; 1444'te Lezhë Birliği kuruldu. Eflak'ta II. Vlad Dracul ve oğulları Osmanlı-Macar rekabetinin ortasında kaldı. Bizans, VIII. İoannis'in 1448'de ölümüyle son imparator XI. Konstantin'e geçti.
Asya'da Timurlu Devleti'ni Şahruh (1447'ye kadar) ve Semerkant'ta gözlemevi kuran Uluğ Bey (1449'da öldürüldü) yönetti. Karakoyunlu Cihanşah Tebriz'de güçlendi. Çin'de Ming Hanedanı 1433'te Zheng He'nin son seferiyle deniz yolculuklarını bitirdi; 1449 Tumu Savaşı'nda Ming İmparatoru Moğollara esir düştü. Memlük Sultanı Barsbay 1426'da Kıbrıs'ı vergiye bağladı. Hindistan'da Vijayanagara ve Bahmani sultanlıkları rekabet ediyordu. Amerika'da Aztek hükümdarı İtzcoatl 1428'de Üçlü İttifak'ı kurdu; İnka hükümdarı Pachacuti 1438'de tahta çıkarak imparatorluğu genişletmeye başladı.
Kronoloji
54 olay- 15. yüzyıl
Bazı kaynaklara göre 1403'te ya da Haziran 1404'te Amasya'da doğdu.
Babası Çelebi Mehmed Çamurlu zaferiyle tek hükümdar oldu.
Amasya sancak beyi oldu (kaynaklarda 1415 dolayları); lalası Yörgüç Paşa.
Karaburun seferinde Börklüce Mustafa ayaklanmasının bastırılmasına katıldı.
Düzmece Mustafa Bizans tarafından serbest bırakıldı; Sazlıdere'de Bayezid Paşa öldürüldü, Mustafa Edirne'yi aldı. Yeşil Türbe tamamlandı.
Babası Çelebi Mehmed Edirne'de öldü; ölüm kırk gün gizlendi.
Bursa'da tahta çıktı; Çandarlı İbrahim Paşa vezir-i azam oldu (1421-1429).
Ulubat Muharebesi: Mustafa'nın ordusu dağıldı; Gelibolu Muharebesi ile Rumeli'ye geçildi, Mustafa Edirne'de asıldı.
Konstantinopolis kuşatması (Haziran-Eylül 1422); Küçük Mustafa ayaklanması üzerine kaldırıldı.
İznik Muharebesi: Küçük Mustafa yakalanıp idam edildi; Bolu Muharebesi'nde Candaroğlu İsfendiyar yenildi.
Davia Muharebesi: Turahan Bey Hexamilion'u yıkıp Mora'da Arnavut birliklerini yendi; Bizans Selanik'i Venedik'e devretti.
Bizans ile antlaşma (Şubat 1424): yıllık üç yüz bin akçe vergi; Hatice Halime Hatun ile evlilik (1424 dolayları).
Bursa Muradiye Külliyesi yaptırıldı (1425-1426).
Gülnas Muharebesi: Aydınoğlu Cüneyd Bey Akhisar yakınında yenildi, İpsili'de teslim olup idam edildi; Aydın ve Menteşe ilhak edildi.
Uzunköprü'nün yapımı başladı (1426-1443); Teke Beyliği ilhak edildi.
Güvercinlik alındı; Germiyanoğlu II. Yakup Bey topraklarını Osmanlı'ya vasiyet etti (1428-1429).
Koca Mehmed Nizamüddin Paşa vezir-i azam oldu (1429-1438).
Kızı Fatma Sultan, bazı kaynaklara göre Edirne'de doğdu.
Selanik fethedildi; Yanya teslim oldu; Venedik ile barış.
Arvanid sancağı tahrir defteri düzenlendi; en eski Osmanlı sayım kaydı.
Oğlu Mehmed Edirne'de doğdu; Mercimek Ahmed'in Kabusname çevirisi tamamlandı.
Bertrandon de la Broquière Edirne'de Murat'ı gördü ve tasvir etti.
Mara Brankoviç ile evlendi; Edirne Muradiye Camii yaptırıldı; Şahruh hilat gönderdi.
Üsküp Sultan Murad Camii yaptırıldı.
Büyük oğlu Şehzade Ahmed Amasya'da öldü; Macar Kralı Sigismund öldü.
Erdel akını, Sebeş yağmalandı; Edirne Üç Şerefeli Cami'nin yapımı başladı (1438-1447); Koca Mehmed Paşa görevden ayrıldı.
Çandarlı Halil Paşa vezir-i azam oldu (1439-1453).
Semendire düştü; Sırbistan ilhak edildi, Brankoviç Macaristan'a kaçtı.
Belgrad Kuşatması (Nisan-Ekim): altı ay süren kuşatma sonuçsuz kaldı.
Novo Brdo gümüş madenleri alındı; Hunyadi Semendire yakınında İshak Bey'i yendi.
Sântimbru ve Hermannstadt Muharebeleri (Mart 1442): Mezid Bey önce Hunyadi'yi püskürttü, sonra yenilip öldü.
Vazag (Yalomiça) Muharebesi: Şehabeddin Paşa'nın ordusu Hunyadi'ye yenildi (kaynaklarda 2-6 Eylül).
Oğlu Şehzade Alaeddin Ali Amasya'da öldü.
Niş Muharebesi: Uzun Sefer'de Osmanlı kuvvetleri yenildi, Niş ve Sofya düştü.
İskender Bey Akçahisar'ı (Krujë) ele geçirdi, Arnavut direnişi başladı (kaynaklarda 28 Kasım).
İzladi Derbendi Muharebesi: Haçlı ordusu Balkan geçidinde durduruldu (kaynaklarda 12 Aralık).
Kunoviça çarpışması: geri çekilen Haçlılar Osmanlı artçısını yendi, Mahmud Çelebi esir düştü.
Edirne-Segedin Antlaşması Edirne'de kararlaştırıldı; Ağustos'ta Segedin'de onaylandı.
Torvioll Muharebesi: Ali Paşa İskender Bey'e yenildi (kaynaklarda 29 Haziran).
Bazı kaynaklarda ilk saltanatının bitişi; tahtı oğlu Mehmed'e bırakıp Manisa'ya çekildi.
Varna Muharebesi: Haçlı ordusu yenildi, Kral Ulászló öldü; Murat ordunun başındaydı.
Mokra Muharebesi: Osmanlı kuvvetleri İskender Bey'e yenildi.
Buçuktepe yeniçeri ayaklanmasından sonra ikinci kez tahta çıktı; Mehmed Manisa'ya gönderildi.
Otonete Muharebesi: Osmanlı ordusu İskender Bey'e yenildi (kaynaklarda 27 Eylül).
Mora seferi: Hexamilion yıkıldı, Mora Despotu Konstantin vergiye bağlandı.
Edirne Üç Şerefeli Cami tamamlandı.
Oranik çarpışması İskender Bey'in zaferiyle bitti; Akçahisar kuşatması (Mayıs-Ekim) kaldırıldı.
II. Kosova Muharebesi: Hunyadi yenildi (kaynaklarda 17-20 Ekim, üç gün).
Annesi Emine Hatun ve Hüma Hatun bazı kaynaklara göre Bursa'da öldü; Yazıcıoğlu'nun Muhammediye'si tamamlandı.
İkinci Akçahisar kuşatması (Mayıs-Kasım) sonuçsuz kaldı; Edirne Sarayı inşaatı başladı; oğlu Küçük Ahmed doğdu.
Bursa Muradiye'de vasiyetine uygun üstü açık türbeye gömüldü.
Edirne'de felç geçirerek öldü; ölüm Çandarlı Halil tarafından gizlendi.
Bazı kaynaklarda ikinci saltanatının bitişi; Fatih Sultan Mehmed Edirne'de tahta çıktı, Küçük Ahmed boğduruldu.
Eşi Mara Brankoviç Serez'de öldü.
Savaşlar ve Seferler
26 kayıtAntlaşmalar
5 antlaşmaSadrazamları
3 sadrazamEserleri
8 eserTuğrası
Padişah nişanıMurad bin Mehmed Han muzaffer dâimâ
'Muzaffer dâimâ' duası ilk kez II. Murad'ın tuğrasında görülür ve bundan sonra bütün padişah tuğralarının değişmez parçası olur. Tuğra bu dönemde klasik biçimine yaklaşır: sere, beyze, tuğ ve kol bölümleri ayrışmıştır.
- Anlamı
- Mehmed Han oğlu Murad, daima muzaffer
- Okunuşu
- Murâd-ı Sânî
Aile Ağacı
31 kişi
7. kuşakSüleyman Şah
6. kuşakErtuğrul Gazi
5. kuşakOsman Gazi1299-1324
4. kuşakOrhan Gazi1326-1362
3. kuşakMurad Hüdavendigar1362-1389
2. kuşakYıldırım Bayezid1389-1402
1. kuşakÇelebi Mehmed1413-1421
KendisiII. Murad1421-1444 · 1446-1451
Çelebi Mehmed1413-1421
Emine Hatun1421-1449
Hüma Hatun1449
Tacünnisa Hatice Halime Sultan Hatun1424-1500
Mara Brankoviç1435-1487
Yeni Hatun
Hundi Ümmügülsüm Hatun1486
II. Murad1421-1444 · 1446-1451
Fatih Sultan Mehmed1444-1446 · 1451-1481
Fatma Sultan1430
Şehzade Ahmed (Büyük Ahmed)1419
Şehzade Alaeddin Ali1425
Şehzade Küçük Ahmed1450
Şehzade İsfendiyar1425
Şehzade Hüseyin1439
Şehzade Orhan1441
Şehzade Hasan1444
Hundi Hatun1423
Hatice Hatun1425
Hafsa Hatun1426
Selçuk Hatun1430
Küçük Mustafa1422-1423
Selçuk Hatun1485
Sultan Hatun1444Sözleri
Padişah sensin, düşmanla savaşacaksan ordunun başında sen ol.
1444'te Varna öncesi tahtı bırakıp çağrıldığında oğlu Mehmed'e yazdığı rivayet edilen cevap üzerine Mehmed'in ona yazdığı ünlü mektup; kroniklerde aktarılır (rivayet)Çağdaşları
6 kişiİlkler ve Enler
5 başlıkOsmanlı Padişahları
36 padişah · 623 yıl



































Yanlış Bilinenler
6 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruII. Murad'ın annesi kimdir?
II. Murad'ın eşleri kimdir?
II. Murad dönemi önemli olayları nelerdir?
II. Murad nasıl öldü?
II. Murad kimin oğludur?
II. Murad'ın kaç çocuğu vardı?
II. Murad'ın türbesi nerede?
II. Murad kaç kez tahta çıktı?
II. Murad'dan sonra tahta kim geçti?
II. Murad'ın oğulları kimlerdir?
II. Murad neden tahttan çekildi?
II. Murad Varna Savaşı'nı nasıl kazandı?
II. Murad hangi savaşları kazandı?
II. Murad'ın imzaladığı Edirne-Segedin Antlaşması nedir?
Üç Şerefeli Cami'yi II. Murad mı yaptırdı?
Son güncelleme: 3 Eylül 2026