Minyatür üslubunda portreSultan Abdülmecid
سلطان عبد المجيدAbdülmecid·I. Abdülmecid·Abdülmecit·Sultan Abdülmecit
Sultan Abdülmecid, 1839-1861 yılları arasında hüküm süren 31. Osmanlı padişahı ve Tanzimat Fermanı'nın padişahıdır. Kırım Savaşı ve Dolmabahçe onun dönemidir.
Sultan Abdülmecid Kimdir?
24 dk okumaSultan Abdülmecid, 1839'dan 1861'e kadar yirmi iki yıl hüküm süren 31. Osmanlı padişahıdır. Babası II. Mahmud, annesi Bezmiâlem Sultan'dır. On altı yaşında, Nizip yenilgisinin haberi henüz İstanbul'a ulaşmamışken tahta çıktı; devraldığı devletin ordusu dağılmış, donanması Mısır'a kaçmıştı. Saltanatı, Osmanlı tarihinde Tanzimat Dönemi olarak adlandırılan sürecin ilk ve en yoğun evresidir. Adı iki büyük belgeyle anılır: 3 Kasım 1839'da Gülhane'de okunan Tanzimat Fermanı ve 18 Şubat 1856'da ilan edilen Islahat Fermanı. Birincisi bütün tebaanın can, mal ve namus güvenliğini, vergi ve askerlikte adaleti ilan etti; ikincisi Müslüman ve gayrimüslim tebaanın eşitliğini kanun önünde yazdı. Bu fermanlar Mustafa Reşid Paşa, Ali Paşa ve Fuad Paşa'nın eseridir; Sultan Abdülmecid onları destekleyen, tahtının gücünü onlarla paylaşan padişah oldu. Dış siyasette dönemi Mısır meselesinin çözümü (1840-1841), Macar mültecilerinin korunması (1849), Kırım Savaşı (1853-1856) ve Paris Antlaşması (1856) belirledi. Kırım Savaşı Osmanlı Devleti'nin İngiltere ve Fransa ile birlikte Rusya'ya karşı savaştığı ve kazandığı tek büyük savaştır; Paris Antlaşması ile devlet Avrupa devletler topluluğuna kabul edildi. Aynı savaş ilk dış borçlanmayı getirdi. Sultan Abdülmecid'in adı İstanbul'un siluetinde de yaşar: Dolmabahçe Sarayı, Ortaköy Camii, Hırka-i Şerif Camii, Ihlamur Kasrı, Küçüksu Kasrı ve Tophane Saat Kulesi onun eserleridir. Veremden 25 Haziran 1861'de otuz sekiz yaşında öldü. Dört oğlu, V. Murad, II. Abdülhamid, Sultan Reşad ve Sultan Vahdettin, ondan sonra padişah oldu; Osmanlı tarihinde dört oğlu tahta çıkan tek padişahtır.
Doğumu, Ailesi ve Şehzadelik Yılları
01 / 16 · 1 dkSultan Abdülmecid 25 Nisan 1823'te İstanbul'da doğdu. Babası II. Mahmud otuz yedi yaşındaydı ve o güne kadar doğan oğullarının hepsini bebekken kaybetmişti; Sultan Abdülmecid yetişkinliğe ulaşan ilk oğuldur. Doğumu, 1808'den beri hanedanın tek erkeği olan Mahmud için hanedanın devamı anlamına geliyordu ve İstanbul'da günlerce şenlik yapıldı. Annesi Bezmiâlem Sultan, 1807 dolaylarında Kafkasya'da doğmuş, saraya küçük yaşta alınmış bir cariyeydi.
Şehzadeliği, babasının reform yıllarına denk geldi. II. Mahmud oğlunu kafes geleneğine göre değil, Avrupa hükümdar çocukları gibi yetiştirmek istedi. Sultan Abdülmecid saray hocalarından Kur'an, Arapça, Farsça ve hat öğrendi; ayrıca Fransızca dersleri aldı ve bu dili konuşabilen ilk padişah oldu. Batı müziği, resim ve Avrupa gazeteleri sarayına girdi. Babasıyla birlikte resmi törenlere katıldı, 1830'lardaki gezilerde yanında bulundu.
Kardeşleri arasında öz kardeşi yoktu. Üvey kardeşi Sultan Abdülaziz 8 Şubat 1830'da doğdu; iki kardeş arasında yedi yaş fark vardı ve Sultan Abdülaziz, ağabeyinin saltanatı boyunca veliaht olarak sarayda, ancak gözetim altında kalmadan yaşadı. Sultan Abdülmecid şehzadeyi Kurbağalıdere'deki çiftliğinde serbest bıraktı; bu, kafes geleneğinin fiilen sona erdiğinin göstergesidir. Kız kardeşleri Saliha (1811-1843), Mihrimah (1812-1838), Atiye (1824-1850) ve Adile Sultan (1826-1899) idi; Adile Sultan hanedanın ilk kadın divan şairi olarak tanınır.
1839 baharında babasının veremi ağırlaştı. Mahmud Çamlıca'ya çekildi; Mısır'a karşı ordu Fırat'a doğru ilerliyordu. Sultan Abdülmecid on altı yaşındaydı ve ordu, donanma ya da divan işlerinde deneyimi yoktu. Sarayın ileri gelenleri, özellikle Serasker Koca Hüsrev Paşa, veliahtın çevresinde toplandı. Bezmiâlem Sultan, oğlunun saltanatının ilk yıllarında devlet işlerinde nüfuz sahibi olacaktı.
Şehzadeliğinde tek başına yaptığı kayıtlı bir görev yoktur; sancağa çıkma geleneği bir yüzyıldan uzun süredir uygulanmıyordu. Buna karşılık babasının fes ve setre giyen, portresini astıran, Avrupa elçileriyle görüşen bir hükümdar oluşu, Sultan Abdülmecid'in dünyaya bakışını belirledi. Tahta çıktığında Batı tarzı kıyafet ve tören ona doğal geliyordu.
Tahta Çıkışı: Nizip'in Gölgesinde
02 / 16 · 1 dkII. Mahmud 1 Temmuz 1839'da Çamlıca'da öldü. Sultan Abdülmecid aynı gün hanedanın en yaşlı erkeği olarak padişah ilan edildi; biat töreni 2 Temmuz 1839'da Topkapı Sarayı'nda yapıldı. Kaynaklar cülus tarihi olarak 1 ve 2 Temmuz'u birlikte verir. Kılıç kuşanma töreni Eyüp Sultan'da düzenlendi. Yeni padişah on altı yaşındaydı; Osmanlı tarihinde bu kadar genç tahta çıkan padişah 17. yüzyıldan beri görülmemişti.
Cülusun hemen ardından Serasker Koca Hüsrev Paşa, Sadrazam Mehmed Emin Rauf Paşa'nın elinden mührü alarak kendini sadrazam ilan etti ve padişah bunu onayladı. Bu, genç padişahın devlet adamları karşısındaki zayıflığının ilk göstergesiydi. Hüsrev Paşa, Mahmud'un reformcu kadrosunun en güçlü ismiydi ama Mustafa Reşid Paşa ile rakipti.
Birkaç gün içinde iki felaket haberi geldi. 24 Haziran 1839'da Nizip'te Hafız Mehmed Paşa'nın ordusu İbrahim Paşa'ya yenilmiş, dağılmıştı. Ardından Kaptanıderya Ahmed Fevzi Paşa, Hüsrev Paşa'nın donanmayı Rusya'ya teslim edeceği söylentisini gerekçe göstererek bütün donanmayı İskenderiye'ye götürüp Mehmed Ali Paşa'ya teslim etti. Devlet, ordusuz ve donanmasız kalmıştı; İstanbul'a giden yol İbrahim Paşa'ya açıktı.
Bu durumda Mehmed Ali Paşa'nın taleplerini kabul eden bir uzlaşma gündeme geldi. Ancak Avrupa devletleri, Rusya'nın Hünkar İskelesi Antlaşması gereği müdahale edip Boğazlar'a yerleşmesinden çekiniyordu. İngiltere, Avusturya, Prusya ve Rusya 27 Temmuz 1839'da ortak bir notayla Bab-ı Ali'ye Mısır meselesinin büyük devletler olmadan çözülmemesini bildirdi. Böylece Mısır sorunu Avrupa sorunu oldu ve Osmanlı Devleti nefes aldı.
Sultan Abdülmecid ilk aylarında Hüsrev Paşa ile Reşid Paşa arasındaki çekişmenin ortasında kaldı. Reşid Paşa, Londra elçiliğinden dönüp Hariciye Nazırı olmuş, İngiltere'nin desteğini Tanzimat'ın ilanına bağlamıştı. Genç padişah Reşid Paşa'nın planını kabul etti; bu karar saltanatının yönünü belirledi.
Tanzimat Fermanı: 3 Kasım 1839
03 / 16 · 1 dkTanzimat Fermanı, Gülhane Hatt-ı Hümayunu adıyla 3 Kasım 1839'da Topkapı Sarayı'nın Gülhane bahçesinde, devlet adamları, ulema, yabancı elçiler ve halk önünde Hariciye Nazırı Mustafa Reşid Paşa tarafından okundu. Ferman Sultan Abdülmecid'in adını taşıyordu, metnini Reşid Paşa hazırlamıştı. On altı yaşındaki padişah töreni bir köşkten izledi ve fermana uyacağına Hırka-i Saadet dairesinde yemin etti.
Fermanın ana ilkeleri şunlardı: bütün tebaanın, din ayrımı gözetmeksizin can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması; verginin herkesin gücüne göre ve belirli kurallarla alınması, iltizam (vergi toplama hakkının kiraya verilmesi) uygulamasının kaldırılması; askerlik süresinin belirlenmesi ve askere almanın düzenli olması; kimsenin yargılanmadan cezalandırılmaması ve müsaderenin (mal varlığına el konması) yasaklanması; kanunların meclislerde görüşülerek yapılması ve padişahın onayıyla yürürlüğe girmesi. Ferman, bu ilkelere uymayanların rütbesine bakılmaksızın cezalandırılacağını yazıyordu.
Belge bir anayasa değildi; padişahın tek taraflı iradesiyle ilan edilmiş bir vaat metniydi. Ancak hükümdarın kendi yetkisini kanunla sınırlayacağını ilan etmesi, Osmanlı hukuk tarihinde bir dönüm noktası oldu. Ferman Avrupa'ya İngiltere ve Fransa'nın desteğini kazanmak, içeride ise gayrimüslim tebaayı devlete bağlamak amacı taşıyordu. Reşid Paşa, Mısır meselesinde büyük devletlerin desteğini bu fermanla sağladı.
Uygulama zor oldu. 1840'ta iltizam kaldırılıp yerine maaşlı muhassıllar (vergi tahsildarları) atandı; iki yılda gelirler düşünce 1842'de iltizama geri dönüldü. 1840'ta Ceza Kanunnamesi, 1850'de Ticaret Kanunu çıkarıldı. Vilayetlerde meclisler kuruldu, gayrimüslim temsilciler bu meclislere girdi. Askerlik 1843'te beş yıl muvazzaf, yedi yıl redif olarak düzenlendi ve kura usulü getirildi.
Fermana tepki de oldu. Ulemanın bir kısmı gayrimüslimlere eşitlik vaadini şeriata aykırı buldu; taşrada ayan ve mültezimler gelir kaybına direndi; 1841'de Niş'te, 1849-1850'de Vidin'de Bulgar köylüleri vergi ve toprak düzenine karşı ayaklandı. Reşid Paşa 1841'de görevden uzaklaştırıldı, 1845'te geri döndü, 1846'da sadrazam oldu. Tanzimat'ın kurumsallaşması onun ve yetiştirdiği Ali ve Fuad Paşaların sadaretlerinde gerçekleşti.
Mısır Meselesi ve Boğazlar Sözleşmesi
04 / 16 · 1 dkNizip'ten sonra Mehmed Ali Paşa, Suriye'nin kendisine ve ailesine miras yoluyla verilmesini istiyordu. Fransa onu destekliyordu; İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya ise Osmanlı bütünlüğünden yanaydı. 15 Temmuz 1840'ta Londra'da bu dört devlet ile Osmanlı Devleti arasında Londra Antlaşması imzalandı: Mehmed Ali'ye Mısır ırsi olarak, Suriye'nin güneyi (Akka) ise ömür boyu teklif edildi; reddederse zor kullanılacaktı. Fransa antlaşmaya katılmadı ve Avrupa'da savaş tehlikesi doğdu.
Mehmed Ali teklifi reddetti. Eylül 1840'ta İngiliz, Avusturya ve Osmanlı donanması Beyrut'u bombaladı; Osmanlı ve İngiliz birlikleri Cüniye'ye çıktı ve Nahr el-Kelb'de Mısır kuvvetlerini geri attı. Lübnan'da Maruni ve Dürzi köylüler İbrahim Paşa'ya karşı ayaklandı. 26 Eylül 1840'ta Sayda, 10 Ekim'de Beyrut düştü; 3 Kasım 1840'ta Akka bombalandı, cephanelik infilak etti ve kale ele geçirildi. İbrahim Paşa Suriye'den çekilmek zorunda kaldı. Fransa geri adım attı; Thiers hükümeti düştü.
Şubat 1841'de Sultan Abdülmecid'in fermanıyla Mısır valiliği Mehmed Ali'nin ailesine ırsi olarak verildi; Suriye, Adana ve Girit Osmanlı'ya döndü, Mısır'ın vergisi ve ordusunun büyüklüğü sınırlandı, donanma İstanbul'a iade edildi. Bu ferman, Mısır'ın 1914'e kadar sürecek hukuki statüsünü belirledi.
13 Temmuz 1841'de Londra'da beş büyük devlet ile Osmanlı Devleti Boğazlar Sözleşmesi'ni imzaladı. Barış zamanında Boğazlar'ın bütün yabancı savaş gemilerine kapalı olması ilkesi uluslararası hukuk kuralı haline geldi; Hünkar İskelesi Antlaşması'nın Rusya'ya tanıdığı ayrıcalık sona erdi. Boğazlar meselesi ilk kez çok taraflı bir belgeyle düzenlenmiş oldu.
Mısır meselesinin çözümü, Sultan Abdülmecid'in saltanatının ilk büyük diplomatik başarısıydı ve Tanzimat politikasının meyvesi olarak görüldü. Ancak devletin kendi gücüyle değil, İngiltere'nin desteğiyle kurtulduğu gerçeği, sonraki yirmi yılda dış politikanın Londra'ya bağımlılığını da belirledi.
İç Siyaset ve Devlet Yönetimi
05 / 16 · 2 dkSultan Abdülmecid'in saltanatında iktidar, padişahtan çok Bab-ı Ali'nin (sadrazamlık ve nezaretlerin bulunduğu hükümet merkezi) reformcu bürokratlarındaydı. Mustafa Reşid Paşa altı kez sadrazam oldu; onun yetiştirdiği Mehmed Emin Ali Paşa ve Keçecizade Mehmed Fuad Paşa Hariciye Nezareti ve sadrazamlık arasında dönüşümlü olarak görev yaptı. Koca Hüsrev Paşa, Rauf Paşa, Topal İzzet Paşa, Damat Mehmed Ali Paşa, Mustafa Naili Paşa, Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa ve Mütercim Rüşdü Paşa diğer sadrazamlardır. Yirmi iki yılda yirmiye yakın sadaret değişikliği oldu; Sultan Abdülmecid azil ve tayinlerde sarayın ve saray kadınlarının etkisine açıktı.
Kanun yapma işi Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye'de yürütüldü; 1854'te Meclis-i Ali-i Tanzimat kurularak yasama işleri buraya devredildi, 1861'de iki meclis birleştirildi. 1840 Ceza Kanunnamesi, 1850 Ticaret Kanunnamesi, 1858 Ceza Kanunnamesi (Fransız modelinde) ve 1858 Arazi Kanunnamesi bu meclislerin ürünüdür. Taşrada 1840'ta eyalet meclisleri, 1849'da yeni idari düzenlemeler yapıldı; kaza ve sancak meclislerine Müslüman ve gayrimüslim üyeler alındı.
Eğitimde 1846'da Meclis-i Maarif-i Umumiye ve 1847'de Mekatib-i Umumiye Nezareti kuruldu; 1848'de Darülmuallimin (öğretmen okulu), 1859'da Mekteb-i Mülkiye (memur okulu) açıldı; rüşdiyeler yaygınlaştırıldı. 1851'de Encümen-i Daniş (bilim akademisi) kuruldu, üyeleri arasında Ahmed Cevdet Efendi ve yabancı bilginler vardı. 1846'da Darülfünun (üniversite) fikri ortaya atıldı, binası yapıldı, dersler 1863'te başladı. 1857'de Maarif Nezareti kuruldu.
İsyanlar ve iç gerginlikler sürdü. 1841 Niş ve 1850 Vidin köylü ayaklanmaları, 1847 Arnavut ayaklanması (Ergiri-Yanya bölgesi, 28 Ağustos 1847 çarpışması), 1852-1853 Karadağ harekatı (Ömer Paşa), 1854-1855 Yezdanşer ayaklanması (Bitlis ve Musul çevresi) ve 1858 Karadağ çatışmaları bastırıldı ya da uzlaşmayla kapandı. Lübnan'da 1841 ve 1845'te Maruni-Dürzi çatışmaları çıktı; 1860'ta Şam ve Lübnan'da binlerce Hristiyanın öldürüldüğü olaylar üzerine Fransa asker çıkardı, Fuad Paşa olağanüstü yetkiyle bölgeye gitti, sorumlular idam edildi ve 1861'de Lübnan'a özerk mutasarrıflık statüsü verildi.
1859 Eylül'ünde Kuleli Vakası ortaya çıktı: Şeyh Ahmed adlı bir Nakşibendi şeyhinin çevresinde toplanan subay ve ulemadan bir grup, Tanzimat'a ve padişahın israfına karşı bir darbe planlamış, plan ortaya çıkınca Kuleli Kışlası'nda yargılanmıştı. Bazı tarihçiler bunu Osmanlı'daki ilk meşrutiyet girişimi olarak görür; diğerleri dini tepkili bir komplo sayar. Sultan Abdülmecid idam cezalarını sürgüne çevirdi.
Sarayda annesi Bezmiâlem Sultan 1853'teki ölümüne kadar nüfuzluydu; Gureba Hastanesi ve Valide Mektebi onun eseridir. Kız kardeşlerinin kocaları, Damat Mehmed Ali Paşa ve Ahmed Fethi Paşa, devlet yönetiminde yer aldı. Sultan Abdülmecid, veziriazamlarını sık değiştirmesine karşın Tanzimat'ın ana çizgisinden ayrılmadı; reformcu bürokratlar, padişahın desteğini her zaman buldu.
Kırım Savaşı (1853-1856)
06 / 16 · 2 dkSavaşın görünürdeki nedeni Kudüs'teki kutsal yerlerin korunması meselesiydi: Fransa Katolik, Rusya Ortodoks rahiplerin haklarını savunuyordu. Rusya, Osmanlı Ortodoks tebaası üzerinde himaye hakkı istedi. Şubat 1853'te Çar'ın elçisi Prens Menşikov İstanbul'a geldi ve bu talebi ültimatom biçiminde sundu; Bab-ı Ali, İngiliz elçisi Stratford Canning'in desteğiyle reddetti. Rusya Temmuz 1853'te Eflak ve Boğdan'ı işgal etti. Osmanlı Devleti 4 Ekim 1853'te savaş ilan etti.
İlk çarpışmalar Tuna'da ve Kafkasya'da oldu. Ömer Paşa (Sırp asıllı Mihail Latas) 4 Kasım 1853'te Oltenitsa'da Rusları püskürttü, Cetate'de (31 Aralık 1853 - 6 Ocak 1854) başarı kazandı. Kafkasya'da Şekvetil kalesi alındı, ama Ahıska'da (Kasım 1853) ve Pitsunda'da Rus üstünlüğü görüldü. 30 Kasım 1853'te Amiral Nahimov, Osman Paşa'nın filosunu Sinop limanında imha etti. Sinop Baskını İngiliz ve Fransız kamuoyunu ayağa kaldırdı; iki devlet 27-28 Mart 1854'te Rusya'ya savaş ilan etti. Sardinya-Piyemonte 1855'te müttefiklere katıldı.
1854'te Ruslar Silistre'yi kuşattı; Musa Paşa'nın savunması ve Avusturya'nın baskısı üzerine 23 Haziran 1854'te kuşatma kaldırıldı ve Rus ordusu Eflak-Boğdan'dan çekildi. Kafkasya'da Nigoiti (Haziran 1854) ve Çoloki (16 Haziran 1854) Rus zaferiyle bitti. Savaş bu noktada bitebilirdi; ancak müttefikler Rusya'nın Karadeniz gücünü kırmak için Eylül 1854'te Kırım'a asker çıkardı.
Kırım'da 20 Eylül 1854 Alma, 25 Ekim 1854 Balaklava (Hafif Süvari Tugayı'nın hücumu ve İnce Kırmızı Hat bu gün yaşandı; Osmanlı tabyaları düştü), 5 Kasım 1854 İnkerman muharebeleri yapıldı. Sivastopol kuşatması Ekim 1854'te başladı. Ömer Paşa 17 Şubat 1855'te Gözleve'de Rus saldırısını püskürttü; Osmanlı birlikleri kışı hastalık ve açlıkla geçirdi. 16 Ağustos 1855'te Çernaya'da Fransız ve Sardinya kuvvetleri son Rus taarruzunu durdurdu. 8 Eylül 1855'te Malakof tabyası düştü, Ruslar 9 Eylül'de Sivastopol'u boşalttı.
Doğuda Kars, Haziran 1855'ten itibaren General Muravyov tarafından kuşatıldı. İngiliz subay Williams Paşa'nın yönettiği savunma 29 Eylül'deki büyük Rus saldırısını püskürttü, ama Ömer Paşa'nın İngur'u geçerek (6 Kasım 1855) Mingrelya'dan yaptığı yardım harekatı gecikti; Kars 28 Kasım 1855'te açlıktan teslim oldu.
Kırım Savaşı, telgrafın, buharlı gemilerin ve savaş muhabirlerinin ilk büyük savaşıydı. Florence Nightingale Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'nda hastane kurdu. Osmanlı ordusu müttefiklerin yanında ikinci sınıf muamele gördü; ama Silistre, Gözleve ve Tuna'daki savunmalar Tanzimat ordusunun ilk başarıları sayıldı. Savaş, Osmanlı maliyesine ilk dış borçları (1854 ve 1855) yükledi.
Islahat Fermanı ve Paris Antlaşması
07 / 16 · 1 dkBarış görüşmeleri başlamadan önce müttefikler, Osmanlı Devleti'nin gayrimüslim tebaası için yeni güvenceler vermesini istedi. Amaç, Rusya'nın Ortodoksları koruma iddiasına zemin bırakmamaktı. Ali Paşa ve Fuad Paşa, İngiliz ve Fransız elçileriyle birlikte yeni bir ferman hazırladı. Islahat Fermanı 18 Şubat 1856'da hazırlandı ve Bab-ı Ali'de okundu; kaynaklarda ilan tarihi olarak 28 Şubat 1856 da geçer.
Ferman, Tanzimat'ın ilkelerini yineledi ve genişletti: din, dil ve ırk ayrımının resmi yazışmalarda kullanılması yasaklandı; gayrimüslimler devlet memurluğuna, askeri okullara ve meclislere kabul edildi; cizye (gayrimüslimlerden alınan baş vergisi) kaldırılıp yerine bedel-i askeri (askerlik bedeli) kondu; karma mahkemeler kuruldu; gayrimüslim cemaatlerin patrikhane yönetimleri düzenlendi; yabancılara mülk edinme hakkı vaat edildi; işkence yasaklandı, hapishaneler ıslah edildi.
Ferman içeride tepki topladı. Müslüman kesimin bir bölümü gayrimüslimlerle eşitliği şeriata ve devletin kuruluş düzenine aykırı buldu; Ahmed Cevdet Paşa'nın deyişiyle Müslümanlar için "ağlama günü" oldu. Gayrimüslim cemaat önderleri de cemaat içi düzenlemelerden ve askerlik yükümlülüğünden hoşnut kalmadı. Fermanı Tanzimat'ın doğal devamı sayanlarla dış baskının ürünü sayanlar arasındaki tartışma bugün de sürer.
Paris Antlaşması 30 Mart 1856'da Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya, Sardinya ve Prusya arasında imzalandı. Karadeniz tarafsız ve silahsız ilan edildi; Rusya ve Osmanlı Devleti burada donanma bulunduramayacaktı. Tuna'da seyrüsefer serbest bırakıldı ve bir Tuna komisyonu kuruldu. Rusya, Besarabya'nın güneyini Boğdan'a bıraktı ve Tuna ağzından çekildi. Eflak ve Boğdan'ın özerkliği büyük devletlerin ortak güvencesine alındı; Kars Osmanlı'ya iade edildi. Osmanlı Devleti Avrupa devletler hukukundan yararlanan bir üye olarak kabul edildi ve toprak bütünlüğü güvence altına alındı. Islahat Fermanı antlaşmada anıldı, ancak büyük devletlere müdahale hakkı verilmedi.
Antlaşmanın sonuçları karışıktı. Osmanlı Devleti Rusya'nın Karadeniz'deki tehdidinden bir süreliğine kurtuldu; ama Karadeniz'in silahsızlandırılması kendi kıyılarını da savunmasız bıraktı. Eflak ve Boğdan 1859'da tek prens altında birleşerek Romanya'nın temelini attı; 1856'nın güvenceleri 1871'de Rusya tarafından tek taraflı bozuldu. Tarihçiler Paris'i Osmanlı diplomasisinin zirvesi ama askeri gücün değil müttefik desteğinin ürünü olarak değerlendirir.
Seferler, Savaşlar ve Fetihler
08 / 16 · 2 dkSultan Abdülmecid döneminde devlet fetih yapmadı; savaşlar savunma ve iç düzen niteliğindeydi. Bunların ilki, cülusundan bir hafta önce yapılan Nizip Muharebesi'dir (24 Haziran 1839); ordunun dağılması saltanatının ilk yılını belirledi.
1840 Suriye harekatı, Mısır'a karşı ilk askeri başarıdır. Eylül 1840'ta müttefik donanma Beyrut'u bombaladı, Osmanlı ve İngiliz birlikleri karaya çıktı; Nahr el-Kelb'de Mısır kuvvetleri püskürtüldü, 26 Eylül'de Sayda, 3 Kasım 1840'ta Akka düştü. Bu harekatta Osmanlı kuvvetlerine İzzet Mehmed Paşa, İngiliz donanmasına Amiral Stopford ve Napier komuta etti. Mehmed Ali Paşa, Şubat 1841'de fermanı kabul etti.
1847'de Güney Arnavutluk'ta Tanzimat vergilerine ve askerliğe karşı ayaklanma çıktı; Ergiri, Delvine ve Yanya çevresindeki çarpışmalar Ağustos 1847'de Osmanlı kuvvetlerinin üstünlüğüyle bitti, önderler sürgün edildi. 1852-1853'te Ömer Paşa Karadağ'a karşı harekat düzenledi; Avusturya'nın baskısıyla durduruldu.
Kırım Savaşı bu dönemin savaşlar listesinin çoğunu oluşturur: Oltenitsa (4 Kasım 1853), Pitsunda (9 Kasım 1853), Ahıska (13 Kasım 1853), Şekvetil (1853), Sinop (30 Kasım 1853), Cetate (31 Aralık 1853), Silistre (Mayıs-Haziran 1854), Nigoiti (Mayıs-Haziran 1854), Çoloki (Haziran 1854), Alma (20 Eylül 1854), Balaklava ve İnce Kırmızı Hat (25 Ekim 1854), Sivastopol kuşatması (Ekim 1854 - Eylül 1855), Gözleve (17 Şubat 1855), Çernaya (16 Ağustos 1855), İngur (6 Kasım 1855) ve Kars kuşatması (Haziran-Kasım 1855). Osmanlı kuvvetleri Oltenitsa, Cetate, Silistre, Şekvetil, Gözleve ve İngur'da başarılı oldu; Sinop, Ahıska, Nigoiti, Çoloki ve Kars'ta yenildi. Alma, Balaklava, Çernaya ve Sivastopol müttefik harekatlarıdır.
1854-1855'te Bitlis-Musul bölgesinde Kürt beyi Yezdanşer ayaklandı; Bitlis çevresi el değiştirdi, ayaklanma 1855'te bastırıldı ve Yezdanşer İstanbul'a getirildi. Bazı kaynaklardaki Bitlis'in ele geçirilmesi bu olayla ilgilidir.
1858'de Karadağ sınırında çatışma yeniden başladı. 28 Nisan - 1 Mayıs 1858'de Grahovac'ta Hüseyin Paşa komutasındaki Osmanlı kolu Karadağ kuvvetlerine yenildi; 28 Temmuz 1858'de Karadağlılar Kolašin'i bastı. Büyük devletlerin komisyonu Karadağ sınırını çizdi; Karadağ'ın fiili bağımsızlığı pekişti.
Bu dönemde ordu Tanzimat düzenine göre yeniden kuruldu: 1843'te ordu beş, sonra altı ordu bölgesine ayrıldı (Hassa, Dersaadet, Rumeli, Anadolu, Arabistan, Irak), askerlik kura ile beş yıla indirildi, redif teşkilatı düzenlendi. Donanma, Mısır'dan iade edilen gemilerle ve yeni buharlı gemilerle yeniden kuruldu; Kırım Savaşı'nda Sinop'ta kaybedilen filo, savaş sonunda İngiltere'den alınan gemilerle tamamlandı.
Antlaşmalar ve Dış İlişkiler
09 / 16 · 1 dk15 Temmuz 1840 Londra Antlaşması Mısır meselesinde İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya'yı Osmanlı'nın yanına aldı. 13 Temmuz 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi Boğazlar'ın savaş gemilerine kapalılığını uluslararası kural yaptı. 1846'da İran ile sınır sorunları görüşülmeye başlandı ve 31 Mayıs 1847'de İkinci Erzurum Antlaşması imzalandı; Muhammara (Hürremşehr) İran'a, Süleymaniye Osmanlı'ya bırakıldı, sınır komisyonu kuruldu.
1849'da Macar ve Polonyalı mülteciler meselesi çıktı. 1848 devrimlerinin bastırılmasından sonra Lajos Kossuth ve binlerce Macar, Polonyalı Bem ve Dembinski Osmanlı topraklarına sığındı. Rusya ve Avusturya mültecilerin iadesini istedi, savaş tehdidinde bulundu. Sultan Abdülmecid, Reşid Paşa'nın tavsiyesiyle iadeyi reddetti; İngiltere ve Fransa donanmalarını Çanakkale'ye gönderdi, Rusya ve Avusturya geri adım attı. Mültecilerin bir kısmı Müslüman oldu ve Osmanlı ordusunda görev aldı; bu olay Sultan Abdülmecid'e Avrupa liberal kamuoyunda büyük saygınlık kazandırdı.
Kırım Savaşı öncesinde 12 Mart 1854'te İngiltere ve Fransa ile ittifak antlaşması imzalandı. 30 Mart 1856 Paris Antlaşması savaşı bitirdi ve devleti Avrupa devletler topluluğuna aldı. 1856'da İngiltere ile köle ticaretine karşı düzenlemeler yapıldı; Karadeniz'de köle ticareti 1857'de yasaklandı. 1858-1861'de Eflak-Boğdan'ın birleşmesi, Lübnan'ın statüsü ve Karadağ sınırı büyük devletlerle görüşüldü; 9 Haziran 1861 Lübnan Nizamnamesi bölgeye Hristiyan mutasarrıf yönetiminde özerklik verdi.
Sultan Abdülmecid, yabancı hükümdarlarla kişisel ilişki kuran ilk padişahtır. Fransa İmparatoru III. Napolyon ve İngiltere Kraliçesi Victoria ile mektuplaştı, Kırım Savaşı sırasında müttefik komutanları kabul etti, 1856'da İngiltere'nin en yüksek nişanı Dizbağı Nişanı'nı (Order of the Garter) aldı. 1852'de Mecidiye Nişanı'nı kurdu ve yabancı devlet adamlarına verdi. Elçilikler düzenli hale geldi: Londra, Paris, Viyana, Berlin ve Petersburg'da büyükelçiler bulunduruldu.
Dış politikanın yürütücüleri Reşid, Ali ve Fuad Paşalardı. Reşid Paşa İngiltere'ye, Ali ve Fuad Paşalar Fransa'ya daha yakındı; Kırım Savaşı'ndan sonra Fransa'nın etkisi arttı. Rusya ile ilişkiler savaştan sonra soğuk kaldı; Avusturya ile Balkanlar'da rekabet sürdü.
Ekonomi, Toprak ve Vergi
10 / 16 · 1 dkSultan Abdülmecid dönemi, Osmanlı maliyesinin modern biçimini almaya başladığı ama borç yükünün de doğduğu dönemdir. 1840'ta ilk kağıt para, kaime-i mutebere-i nakdiye çıkarıldı; faizli devlet tahvili niteliğindeki bu kağıtlar zamanla faizsiz kağıt paraya dönüştü ve değer kaybetti. 1844'te tashih-i sikke (paranın düzeltilmesi) ile yeni para düzeni kuruldu: bir altın lira 100 kuruş, gümüş mecidiye 20 kuruş olarak belirlendi ve II. Mahmud döneminin tağşişleri durduruldu. Bu düzen 1922'ye kadar sürdü.
Vergi alanında Tanzimat'ın ilkeleri uygulanmaya çalışıldı. 1840'ta iltizam kaldırıldı, maaşlı muhassıllar atandı; gelirler düşünce 1842'de iltizama dönüldü. Aşar (tarım ürünlerinden alınan onda bir vergisi) temel gelir kaynağı olarak kaldı. Cizye 1856'da bedel-i askeriye dönüştü. 1858 Arazi Kanunnamesi devlet toprağını (miri) yeniden tanımladı, tapu düzenini kurdu ve toprak üzerindeki bireysel tasarruf haklarını genişletti; bu kanun Osmanlı toprak hukukunun 20. yüzyıla kadar süren temeli oldu.
Kırım Savaşı ilk dış borçlanmayı getirdi. 1854'te Londra'da 3 milyon sterlin, 1855'te 5 milyon sterlin borç alındı; Mısır vergisi ve gümrük gelirleri teminat gösterildi. 1858 ve 1860'ta yeni borçlanmalar izledi. 1856'da İngiliz sermayesiyle Osmanlı Bankası (Ottoman Bank) kuruldu; 1863'te Bank-ı Osmani-i Şahane olarak devlet bankası niteliği kazanacaktı. Borçlanma, Sultan Abdülaziz döneminde büyüyerek 1875 iflasına uzanan sürecin başlangıcıdır.
Ticarette 1838 Balta Limanı düzeni sürdü; ithalat arttı, İzmir, Selanik ve Beyrut limanları büyüdü. 1850 Ticaret Kanunu, ticaret mahkemelerini kurdu. 1851'de Şirket-i Hayriye, ilk Osmanlı anonim şirketi olarak Boğaz'da vapur işletmeye başladı. 1855'te telgraf hattı (Kırım Savaşı için) İstanbul'a bağlandı, 1856'da ilk demiryolu imtiyazı (İzmir-Aydın) İngiliz şirketine verildi. 1855-1856'da Dolmabahçe'de havagazı fabrikası kuruldu.
Sanayi alanında devlet fabrikaları sürdü: Feshane genişletildi, Hereke Fabrikası 1843'te saray için kumaş ve halı üretmeye başladı, Zeytinburnu demir fabrikası ve Bakırköy bez fabrikası açıldı. Bu girişimler dış rekabete dayanamadı; el sanayisi, özellikle dokuma, ithal mallar karşısında geriledi.
Sarayın harcamaları maliyenin en tartışmalı kalemiydi. Dolmabahçe Sarayı'nın yapımı, kasırlar, düğünler ve hanedan maaşları bütçeyi zorladı. Kuleli Vakası'nın gerekçelerinden biri bu israftı. Sultan Abdülmecid'in ölümünde hazine boştu ve dış borç 1861'de yaklaşık 15 milyon sterline yaklaşmıştı; halefi Sultan Abdülaziz bu yükü devraldı.
Kültür, Sanat, Bilim ve Mimari
11 / 16 · 1 dkSultan Abdülmecid, İstanbul'un 19. yüzyıl siluetini belirleyen padişahtır. En büyük eseri Dolmabahçe Sarayı'dır: 1843'te başlandı, 1856'da tamamlandı, mimarları Garabet Amira Balyan ve oğlu Nigoğos Balyan'dır. Boğaz kıyısında 600 metre cephesi, 285 odası, 46 salonu ve Muayede Salonu'nun 4,5 tonluk avizesiyle Avrupa saraylarına denk bir yapı olarak tasarlandı. Hanedan Topkapı'dan buraya taşındı. Sarayın yanına 1853-1855'te annesi adına Bezmiâlem Valide Sultan (Dolmabahçe) Camii yapıldı.
Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii, 1854-1856, Nigoğos Balyan), barok süslemesi ve Boğaz kıyısındaki konumuyla İstanbul'un en çok fotoğraflanan yapılarındandır; bugün ibadete açıktır.
Kasırlar ve köşkler: Beşiktaş'ta Ihlamur Kasrı (1849-1855, Nigoğos Balyan; Merasim ve Maiyet köşkleri), Göksu'da Küçüksu Kasrı (1857), Topkapı Sarayı'nda Mecidiye Köşkü (1840). Fındıklı'da kızları Cemile ve Münire Sultan için yaptırdığı Çifte Saraylar (1856-1859) bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin binasıdır. Kandilli'deki Adile Sultan Sarayı (1861'de tamamlandı) kız kardeşi için yaptırıldı, sonradan kız lisesi oldu, 1986 yangınından sonra restore edildi. Tophane Saat Kulesi (1848-1849) Nusretiye Camii'nin yanına dikildi. Beykoz Kasrı, Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın ailesi tarafından padişaha sunulmak üzere yapıldı (1855).
Dini ve hayır eserleri arasında Fatih'te Hz. Muhammed'in hırkasının korunması için yaptırılan Hırka-i Şerif Camii (1851) ve her yıl İstanbul'dan gönderilen Kabe kapı perdesi sayılır; Kabe'nin dış örtüsü kisve ise Mısır'dan gönderilirdi. 1847-1849'da Ayasofya, İsviçreli Fossati kardeşlere onarıldı; mozaikler ortaya çıkarılıp yeniden sıvandı, büyük hat levhaları Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye yazdırıldı. 1846'da Hazine-i Evrak (devlet arşivi) binası yapıldı.
Bilimde Encümen-i Daniş (1851), Darülmuallimin (1848), Mekteb-i Mülkiye (1859), Mekteb-i Harbiye'nin Pangaltı'daki yeni binası (1848) ve Tıbbiye'nin gelişmesi dönemin adımlarıdır. Ahmed Cevdet Efendi tarih ve hukuk çalışmalarına bu dönemde başladı. Basında 1840'ta Ceride-i Havadis (William Churchill), 1860'ta Tercüman-ı Ahval (Agah Efendi ve Şinasi) yayına girdi; Şinasi'nin Şair Evlenmesi (1860) ilk Türkçe tiyatro oyunudur. Naum Tiyatrosu'nda İtalyan operası sahnelendi, Sultan Abdülmecid opera izleyen ilk padişah oldu; Muzıka-yı Hümayun Donizetti Paşa yönetiminde gelişti, Mecidiye Marşı bestelendi.
Sultan Abdülmecid'in kendi sanatı hat ve Batı müziğine ilgiydi; hat hocası Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ydi. Resmi Avrupalı ressamlara yaptırdı; tören üniformasıyla portreleri Dolmabahçe'de sergilenir.
Aile Hayatı, Eşleri ve Çocukları
12 / 16 · 3 dkSultan Abdülmecid'in haremi, hanedan kayıtlarında en kalabalık olanlardan biridir: aile ağacında yirmi üç eşi, on yedi çocuğu kayıtlıdır; hanedan listelerinde kırka yakın çocuğu doğduğu ve çoğunun küçük yaşta öldüğü yazılır. Osmanlı tarihinde dört oğlu padişah olan tek hükümdardır: V. Murad, II. Abdülhamid, Sultan Reşad ve Sultan Vahdettin.
Kadınefendileri (padişahın çocuk sahibi olmuş eşleri) sırayla şunlardır. Servetsezâ Kadınefendi (1 Eylül 1823 Maykop - 25 Eylül 1878), başkadın; çocuğu olmadı, Yavuz Selim Camii haziresine gömüldü. Şevkefza Kadınefendi (12 Aralık 1820 Fas - 17 Eylül 1889), V. Murad'ın annesi, 1876'da doksan üç gün valide sultan oldu. Tirimüjgan Kadınefendi (16 Ağustos 1819 Çerkesya - 2 Kasım 1853), II. Abdülhamid'in annesi, oğlu on bir yaşındayken öldü. Gülcemal Kadınefendi (1826 dolaylarında Arnavutluk - 15 Aralık 1851), Sultan Reşad ile Refia ve Fatma Sultan'ın annesi. Verdicenan Kadınefendi (18 Ekim 1825 Sohum - 9 Kasım 1889), Şehzade Ahmed Kemaleddin ile Münire Sultan'ın annesi. Piristû Kadınefendi (1826 dolaylarında Çerkesya - 1904 dolaylarında), çocuğu olmadı ama annesiz kalan Abdülhamid'i büyüttü ve 1876'da onun valide sultanı sayıldı; Osmanlı tarihinin son valide sultanıdır. Gülüstü Kadınefendi (1831 dolaylarında Sohum - 1861), Sultan Vahdettin ile Mediha Sultan'ın annesi, Sultan Abdülmecid ile aynı yıl öldü. Bezmiara Kadınefendi (1834 dolaylarında Çerkesya - 25 Ocak 1909), 1847 dolaylarında evlendi, 1859'da boşandı ve sonradan Ferik Tevfik Paşa ile evlendi; kızı Emine Cavidan Hanım. Mahitab Kadınefendi (1830 dolaylarında Mahaçkale - 20 Temmuz 1888), Şehzade Ahmed Nureddin'in annesi. Şayan Kadınefendi (1829 dolaylarında Soçi - 1862) ve Hoşyar Kadınefendi (1825 dolaylarında Zugdidi - 1849 dolaylarında) çocuksuzdur.
İkballer ve hanımlar (haremde daha alt derecedeki eşler): Düzdidil Hanım (1825 dolaylarında - 18 Ağustos 1845), Cemile Sultan'ın annesi; Nükhetsezâ Hanım (2 Ocak 1827 Abhazya - 15 Mayıs 1850), Şehzade Mehmed Burhaneddin'in annesi; Nesrin Hanım (1826 dolaylarında Fas - 2 Ocak 1853), Behice Sultan'ın annesi; Nalândil Hanım (1823 dolaylarında Anapa - 23 Ekim 1865), Seniha Sultan'ın annesi; Şayeste Hanım (1838 dolaylarında Sohum - 11 Şubat 1912), Naile Sultan'ın annesi ve Vahideddin'i büyüten kadın; Serfiraz Hanım (1837 dolaylarında Tokat - 9 Haziran 1905), Şehzade Selim Süleyman'ın annesi; Zeynifelek Hanım (1824 dolaylarında - 1842 dolaylarında), Behiye Sultan'ın annesi; Navekmisal Hanım (1827 dolaylarında - 5 Ağustos 1854), Ceylanyar Hanım (1830 dolaylarında Soçi - 17 Ocak 1855), Nergizev Hanım (1830 dolaylarında Anapa - 26 Ekim 1848), Neveser Hanım (1841 dolaylarında) ve Yıldız Hanım (1842 dolaylarında Kuzey Kafkasya - 1880 dolaylarında; 1858 dolaylarında evlendi). Eşlerinin büyük çoğunluğu Kafkasya kökenlidir; Şevkefza ve Nesrin Hanım Fas doğumlu, Serfiraz Hanım Tokatlı, Gülcemal Arnavut olarak kayıtlıdır.
Oğulları: V. Murad (21 Eylül 1840 - 29 Ağustos 1904), Şevkefza'dan; II. Abdülhamid (21 Eylül 1842 - 10 Şubat 1918), Tirimüjgan'dan; Sultan Reşad (Mehmed Reşad, 2 Kasım 1844 - 3 Temmuz 1918), Gülcemal'den; Şehzade Ahmed Kemaleddin (3 Aralık 1847 - 26 Nisan 1905), Verdicenan'dan; Şehzade Mehmed Burhaneddin (22 Mayıs 1849 - 4 Kasım 1876), Nükhetsezâ'dan, oğlu Şehzade İbrahim Tevfik; Şehzade Ahmed Nureddin (31 Mart 1852 - 3 Ocak 1884), Mahitab'dan; Şehzade Selim Süleyman (25 Temmuz 1860 - 12 Temmuz 1909), Serfiraz'dan; Sultan Vahdettin (Mehmed Vahideddin, 14 Ocak 1861 - 16 Mayıs 1926), Gülüstü'den.
Kızları: Fatma Sultan (1 Kasım 1840 - 28 Temmuz 1884), Gülcemal'den; Ali Galib Paşa ile (1854), sonra Damat Nuri Paşa ile (1859) evlendi. Refia Sultan (1842 dolaylarında - 1880 dolaylarında), Gülcemal'den; Damat Mahmud Edhem Paşa ile evlendi. Cemile Sultan (18 Ağustos 1843 - 26 Şubat 1915), Düzdidil'den; Damat Mahmud Celaleddin Paşa ile evlendi, Çifte Saraylar'ın bir kanadı ona verildi. Münire Sultan (9 Aralık 1844 - 29 Haziran 1862), Verdicenan'dan; Mısırlı Prens İbrahim İlhami Paşa ile evlendi, dört çocuğu oldu. Behice Sultan (26 Ağustos 1848 - 20 Aralık 1876), Nesrin'den; veremliydi, evlendikten kısa süre sonra öldü. Seniha Sultan (7 Aralık 1851 - 15 Eylül 1931), Nalândil'den; Damat Mahmud Celaleddin Paşa (Cemile Sultan'ın eşiyle aynı adı taşıyan başka bir paşa) ile evlendi, oğulları Prens Sabahattin ve Lütfullah Bey'dir; Nice'te sürgünde öldü. Mediha Sultan (30 Temmuz 1856 - 3 Aralık 1928), Gülüstü'den; Damat Ferid Paşa ile evlendi, Sanremo'da öldü. Naile Sultan (30 Eylül 1856 - 18 Ocak 1882), Şayeste'den. Behiye Sultan, Zeynifelek'ten, küçük yaşta öldü.
Harem düzeni Dolmabahçe'ye taşınmasıyla değişti: kadınefendiler ayrı dairelerde, Avrupa mobilyalarıyla yaşadı; şehzadeler kafes yerine kendi köşklerinde büyüdü, Avrupalı hocalardan ders aldı. Sultan Abdülmecid'in eşlerine ve kızlarına ayırdığı harcamalar, dönemin israf eleştirilerinin başında gelir.
Kişiliği, Görünüşü ve Günlük Hayatı
13 / 16 · 1 dkÇağdaşları Sultan Abdülmecid'i yumuşak huylu, nazik, merhametli ve kararsız olarak tanımlar. İdam cezalarını sürgüne çevirmesi, Kuleli Vakası sanıklarını affetmesi ve Macar mültecilerini iade etmemesi bu tabiatın örnekleridir. Devlet adamlarına karşı otoriter değildi; Reşid, Ali ve Fuad Paşaların ve saray kadınlarının etkisine açıktı. Bu, Tanzimat'ın bürokratik niteliğini güçlendirdi.
Görünüşü portrelerden ve fotoğraflardan bilinir; fotoğrafı çekilen ilk Osmanlı padişahıdır. İnce yapılı, solgun yüzlü, koyu renk sakallı, büyük gözlüydü. Fes, koyu renk üniforma ve nişanlarla resmedildi. Veremin izleri yüzünde erken yaşta belirdi; 1850'lerin sonunda zayıflığı yabancı elçilerin raporlarına girdi.
Fransızca konuşuyor, Avrupa gazetelerini takip ediyordu. Batı müziğini, operayı ve tiyatroyu sevdi; Naum Tiyatrosu'na gitti, sarayda İtalyan ve Fransız sanatçıları dinledi. Hat sanatıyla ilgilendi; Kazasker Mustafa İzzet Efendi'den ders aldı. Boğaz'da saltanat kayığıyla gezmeyi, Ihlamur ve Küçüksu kasırlarında dinlenmeyi severdi.
Dindar bir kişilikti; Hırka-i Şerif Camii'ni yaptırdı, cuma selamlığını aksatmadı, Ramazan törenlerine önem verdi. Aynı zamanda gayrimüslim tebaaya eşit davranma ilkesini içtenlikle benimsediği kaynaklarda yazılır; Fener Rum Patrikhanesi'ni ve Ermeni Patrikhanesi'ni ziyaret eden ilk padişahtır.
Kaynaklarda içkiye düşkünlüğü de geçer; bazı tarihçiler bunun veremini ağırlaştırdığını yazar. Haremdeki kadınlara ve çocuklarına düşkündü, düğünleri ve doğumları büyük törenlerle kutladı. Saray masrafları konusunda uyarılara kulak asmadı; Dolmabahçe'nin yapımı ve saray harcamaları için borçlanmaya gitmekten çekinmedi. Kişiliği hakkında yaygın değerlendirme, iyi niyetli ama zayıf iradeli bir hükümdar olduğu yönündedir.
Ölümü ve Sonrası
14 / 16 · 1 dkSultan Abdülmecid'in veremi 1850'lerin sonunda ilerledi. 1861 baharında Ihlamur Kasrı'na çekildi; hekimler Avrupa'da tedavi önerdi, padişah gitmedi. Haziran ayında durumu ağırlaştı. 25 Haziran 1861'de, otuz sekiz yaşında İstanbul'da öldü. Annesi Bezmiâlem Sultan 1853'te, eşlerinden Gülüstü Kadınefendi aynı yıl, kendisinden önce ölmüştü. Cenaze töreni Topkapı Sarayı'ndan yapıldı; naaşı Yavuz Selim Camii haziresinde kendi adına yaptırılan türbeye, Sultan Abdülmecid Türbesi'ne defnedildi. Türbe bugün ziyarete açıktır.
Ölümü sırasında hazine boştu, dış borçlar birikmişti ve Lübnan bunalımı yeni kapanmıştı. Tahta, veraset kuralı gereği hanedanın en yaşlı erkeği olan kardeşi Sultan Abdülaziz geçti (25 Haziran 1861). Sultan Abdülmecid'in en büyük oğlu Murad yirmi yaşındaydı; Sultan Abdülmecid'in kendi oğlunu veliaht yapmak için veraset kuralını değiştirmeyi düşündüğü ancak vazgeçtiği kaynaklarda yazılır. Sultan Abdülaziz, ağabeyinin kadınlarını ve çocuklarını Dolmabahçe'den Feriye Sarayı'na taşıttı.
Sultan Abdülmecid'in sadrazamı Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa, Ağustos 1861'de azledildi, yerine Ali Paşa geldi; Kasım'da Fuad Paşa sadrazam oldu. Tanzimat kadrosu Sultan Abdülaziz'in ilk on yılında da iktidarda kaldı; bu yüzden Sultan Abdülmecid'in ölümü siyasi bir kopuş yaratmadı. Ali Paşa'nın 1871'deki ölümüne kadar Tanzimat politikası sürdü.
Sultan Abdülmecid'in dört oğlu sırasıyla tahta çıktı: V. Murad 1876'da doksan üç gün, II. Abdülhamid 1876-1909, Sultan Reşad 1909-1918, Sultan Vahdettin 1918-1922. Kızları ve damatları II. Abdülhamid ve Meşrutiyet dönemlerinin siyasetinde yer aldı: Seniha Sultan'ın oğlu Prens Sabahattin Jön Türk hareketinin önderlerinden, Mediha Sultan'ın kocası Damat Ferid Paşa Mütareke döneminin sadrazamı oldu. Hanedanın 1924'te sürgüne gönderilen bütün üyeleri onun soyundan ya da kardeşi Sultan Abdülaziz'in soyundandır.
Mirası ve Tarihçilerin Değerlendirmesi
15 / 16 · 1 dkOsmanlı tarihçileri Sultan Abdülmecid'i Tanzimat'ın padişahı olarak anar. Vakanüvis Ahmed Lütfi Efendi'nin tarihi dönemi olay olay kaydeder; Ahmed Cevdet Paşa, Tezakir ve Maruzat'ta dönemi içeriden anlatır, Reşid Paşa'yı över, Islahat Fermanı'nı eleştirir ve padişahın israfını kaydeder. Namık Kemal ve Yeni Osmanlılar, 1860'larda Tanzimat'ı taklitçi ve halktan kopuk bulurken Sultan Abdülmecid'in kişiliğine saygı gösterdi.
Cumhuriyet dönemi tarihçileri Tanzimat'ı Türk modernleşmesinin kurucu evresi olarak değerlendirir. Enver Ziya Karal, Sultan Abdülmecid dönemini Osmanlı Tarihi'nin beşinci ve altıncı ciltlerinde ayrıntılı işler ve fermanları hukuk devletinin başlangıcı sayar. Niyazi Berkes, Tanzimat'ı laikleşme yolunda adım olarak görürken Islahat Fermanı'nın dış baskı ürünü olduğunu vurgular. Halil İnalcık, Tanzimat'ın toplumsal etkilerini köylü ayaklanmalarıyla birlikte inceler. Şerif Mardin, Yeni Osmanlıların Tanzimat eleştirisini bu dönemle ilişkilendirir. Eleştirel görüşler, dış borçlanma, saray israfı ve reformların taşrada uygulanamaması üzerinde durur.
Yabancı tarihçiler, Roderic Davison başta olmak üzere, Sultan Abdülmecid dönemini Osmanlı reformunun en verimli yılları sayar; Davison'un Reform in the Ottoman Empire adlı çalışması bu dönemi inceler. Stanford Shaw, Sultan Abdülmecid'i reformcu bürokratlara alan açan padişah olarak nitelendirir. Kırım Savaşı literatüründe Osmanlı katkısı uzun süre ihmal edilmiş, son dönem araştırmalar Silistre ve Tuna savunmasını öne çıkarmıştır.
Popüler kültürde Sultan Abdülmecid, Dolmabahçe Sarayı ile özdeşleşir; saray her yıl milyonlarca ziyaretçi tarafından gezilir. Kırım Savaşı ve Florence Nightingale hikayesi onun dönemini dünyaya tanıtır. Televizyon dizilerinde ve tarih belgesellerinde Tanzimat Fermanı'nın okunması, Macar mültecileri ve Dolmabahçe'nin yapımı işlenir. Mecidiye adı, kurduğu nişanda, bastırdığı parada, Ortaköy ve Yeşilköy camilerinde ve Kızıltoprak'taki Mecidiye Köşkü'nde yaşar.
Mirası, Osmanlı devletinin hukuk ve yönetim yapısında ölçülür: can ve mal güvenliği ilkesi, kanun önünde eşitlik vaadi, Arazi Kanunnamesi, ticaret ve ceza kanunları, vilayet meclisleri, eğitim kurumları ve Avrupa devletler topluluğuna kabul onun döneminde kuruldu. Aynı dönem dış borç ve mali bağımlılığın başlangıcıdır. Sultan Abdülmecid, kendisi güçlü bir hükümdar olmasa da, devletin dönüşmesine izin veren padişah olarak tarihe geçmiştir.
Aynı Yıllarda Dünya
16 / 16 · 1 dkSultan Abdülmecid'in saltanatı (1839-1861), Avrupa'da 1848 devrimlerinin ve ulusal birleşme hareketlerinin dönemidir. 1848'de Paris, Viyana, Berlin, Budapeşte ve Milano'da ayaklanmalar çıktı; Fransa'da İkinci Cumhuriyet kuruldu, 1852'de III. Napolyon imparator oldu. Macar bağımsızlık savaşı Rus müdahalesiyle 1849'da ezildi ve mülteciler Osmanlı'ya sığındı. İtalya'da Cavour'un Piyemonte'si 1859'da Avusturya'yı yendi, 1861'de İtalya Krallığı ilan edildi. Almanya'da Prusya yükseldi; Bismarck 1862'de başbakan olacaktı. İngiltere'de Victoria dönemi sanayi ve demiryolu genişlemesiyle sürdü, 1851'de Londra'da ilk dünya sergisi Crystal Palace'ta açıldı. Rusya'da 1855'te II. Aleksandr tahta çıktı ve 1861'de serfliği kaldırdı.
Amerika'da Meksika-ABD savaşı (1846-1848) Kaliforniya ve Teksas'ı ABD'ye kattı; 1849'da altına hücum başladı. Kölelik tartışması 1861'de İç Savaş'a dönüştü; Lincoln, Sultan Abdülmecid'in öldüğü yıl başkan oldu. Latin Amerika'da yeni cumhuriyetler iç savaşlarla uğraştı.
Asya'da Birinci Afyon Savaşı (1839-1842) Çin'i İngiltere'ye açtı, Hong Kong ele geçirildi; Taiping İsyanı (1850-1864) milyonlarca can aldı; İkinci Afyon Savaşı 1860'ta Pekin'in işgaliyle bitti. Japonya 1853-1854'te Amiral Perry'nin gemileriyle dış dünyaya açılmak zorunda kaldı. Hindistan'da 1857 Sipahi Ayaklanması bastırıldı ve Babür hanedanı sona erdi, Hindistan İngiliz tacına bağlandı. İran'da Nasırüddin Şah 1848'de tahta çıktı. Bilim ve teknikte telgraf 1844'te, fotoğraf 1839'da yaygınlaştı; Darwin 1859'da Türlerin Kökeni'ni yayımladı; Süveyş Kanalı'nın kazısı 1859'da başladı.
Kronoloji
49 olay- 19. yüzyıl
İstanbul'da doğdu; babası II. Mahmud, annesi Bezmiâlem Sultan.
Kardeşi Sultan Abdülaziz doğdu.
Temmuz: Kaptanıderya Ahmed Fevzi Paşa donanmayı Mısır'a teslim etti; dört büyük devletin ortak notası (27 Temmuz).
Nizip Muharebesi: Osmanlı ordusu İbrahim Paşa'ya yenildi.
II. Mahmud öldü; Sultan Abdülmecid padişah ilan edildi.
Biat töreni yapıldı; Koca Hüsrev Paşa mührü alarak sadrazam oldu.
Gülhane'de Tanzimat Fermanı okundu.
İlk kağıt para (kaime) çıkarıldı; Ceza Kanunnamesi; iltizam kaldırıldı, muhassıllar atandı; Ceride-i Havadis yayına başladı.
Mısır meselesinde Londra Antlaşması imzalandı.
Sayda alındı; Nahr el-Kelb'de Mısır kuvvetleri püskürtüldü.
Akka bombalanıp ele geçirildi.
Şubat: Mısır valiliği Mehmed Ali'nin ailesine ırsi olarak verildi.
Londra Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
Topal İzzet Mehmed Paşa sadrazam oldu; Niş'te köylü ayaklanması.
Dolmabahçe Sarayı'nın yapımına başlandı; ordu düzeni ve kura usulü askerlik; Hereke Fabrikası.
Tashih-i sikke: altın lira 100 kuruş, gümüş mecidiye 20 kuruş.
Bezmiâlem Valide Sultan Gureba Hastanesi açıldı.
Mustafa Reşid Paşa ilk kez sadrazam oldu.
İkinci Erzurum Antlaşması (31 Mayıs); Ayasofya onarımı başladı; Arnavut ayaklanması bastırıldı (28 Ağustos Yanya çarpışması).
Darülmuallimin açıldı; Tophane Saat Kulesi dikildi.
Macar ve Polonyalı mültecilerin iadesi reddedildi; Ihlamur Kasrı'nın yapımı başladı.
Ticaret Kanunnamesi; Vidin ayaklanması.
Hırka-i Şerif Camii tamamlandı; Encümen-i Daniş ve Şirket-i Hayriye kuruldu.
Mecidiye Nişanı kuruldu; Ali Paşa (7 Ağustos) ve Damat Mehmed Ali Paşa (4 Ekim) sadrazam oldu.
Şubat: Menşikov İstanbul'a geldi; Ortodoks tebaa üzerinde himaye talebi reddedildi.
Annesi Bezmiâlem Valide Sultan öldü.
Rusya'ya savaş ilan edildi; Kırım Savaşı başladı.
Oltenitsa'da Ömer Paşa Rusları püskürttü.
Sinop Baskını: Osmanlı filosu imha edildi.
Ağustos: İlk dış borç (3 milyon sterlin) alındı.
İngiltere ve Fransa ile ittifak; iki devlet 27-28 Mart'ta Rusya'ya savaş ilan etti.
Silistre kuşatması kaldırıldı.
Alma Muharebesi; müttefikler Kırım'da.
Balaklava Muharebesi ve İnce Kırmızı Hat.
Telgraf hattı İstanbul'a ulaştı; Dolmabahçe Camii tamamlandı; Kabe kapı perdesi gönderildi; Yezdanşer ayaklanması bastırıldı.
Gözleve'de Ömer Paşa Rus saldırısını püskürttü.
Sivastopol düştü.
Kars Ruslara teslim oldu.
Dolmabahçe Sarayı tamamlandı, hanedan taşındı; Ortaköy Camii bitti; Osmanlı Bankası kuruldu; İzmir-Aydın demiryolu imtiyazı.
Islahat Fermanı ilan edildi.
Paris Antlaşması imzalandı; Kars iade edildi, Karadeniz tarafsızlaştı.
Küçüksu Kasrı tamamlandı; Maarif Nezareti kuruldu; Mustafa Naili Paşa (2 Ağustos) ve Reşid Paşa (23 Ekim) sadrazam oldu.
Arazi Kanunnamesi ve yeni Ceza Kanunnamesi; Grahovac (28 Nisan) ve Kolašin (28 Temmuz) yenilgileri.
Mustafa Reşid Paşa görevdeyken öldü.
Mekteb-i Mülkiye açıldı; Kuleli Vakası (Eylül); Çifte Saraylar tamamlandı.
Tercüman-ı Ahval yayına başladı; Şam ve Lübnan olayları, Fuad Paşa görevlendirildi; Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa sadrazam (27 Mayıs).
Adile Sultan Sarayı tamamlandı.
Lübnan Nizamnamesi ile özerk mutasarrıflık kuruldu.
Veremden öldü; Sultan Abdülaziz tahta çıktı. Yavuz Selim Camii haziresindeki türbesine defnedildi.
Savaşlar ve Seferler
25 kayıtAntlaşmalar
7 antlaşmaSadrazamları
9 sadrazamEserleri
10 eserTuğrası
Padişah nişanıAbdülmecid Han bin Mahmud el-muzaffer dâimâ
Sultan Abdülmecid'in tuğrası hattat Mustafa Rakım ekolünün ölçülerine göre çekilmiştir; Dolmabahçe Sarayı'nın kapı ve tavanlarında, Ortaköy ve Hırka-i Şerif camilerinde taş ve alçı üzerinde işlenmiştir. Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı bu tuğrayı taşır.
- Anlamı
- Mahmud oğlu Abdülmecid Han, daima muzaffer
- Okunuşu
- Sultân Abdülmecîd
Aile Ağacı
67 kişi
20. kuşakErtuğrul Gazi
19. kuşakOsman Gazi1299-1324
18. kuşakOrhan Gazi1326-1362
17. kuşakMurad Hüdavendigar1362-1389
16. kuşakYıldırım Bayezid1389-1402
15. kuşakÇelebi Mehmed1413-1421
14. kuşakII. Murad1421-1444 · 1446-1451
13. kuşakFatih Sultan Mehmed1444-1446 · 1451-1481
12. kuşakII. Bayezid1481-1512
11. kuşakYavuz Sultan Selim1512-1520
10. kuşakKanuni Sultan Süleyman1520-1566
9. kuşakII. Selim1566-1574
8. kuşakIII. Murad1574-1595
7. kuşakIII. Mehmed1595-1603
6. kuşakI. Ahmed1603-1617
5. kuşakSultan İbrahim1640-1648
4. kuşakIV. Mehmed1648-1687
3. kuşakIII. Ahmed1703-1730
2. kuşakI. Abdülhamid1774-1789
1. kuşakII. Mahmud1808-1839
KendisiSultan Abdülmecid1839-1861
II. Mahmud1808-1839
Bezmiâlem Valide Sultan1807-1853
Servetsezâ Kadınefendi1823-1878
Şevkefza Sultan1820-1876
Tirimüjgan Sultan1819-1853
Gülcemal Kadın Efendi1826-1851
Verdicenan Kadınefendi1825-1889
Piristû Kadın Efendi1826-1904
Gülüstü Kadın Efendi1831-1854
Bezmiara Kadınefendi1834-1859
Mahitab Kadınefendi1830-1888
Şayan Kadınefendi1829-1862
Hoşyar Kadın Efendi1825-1849
Düzdidil Hanım1825-1845
Nükhetsezâ Hanım1827-1850
Nesrin Hanım1826-1853
Nalândil Hanım1823-1865
Şayeste Hanım1838-1912
Serfiraz Hanım1837-1905
Zeynifelek Hanım1824-1842
Navekmisal Hanım1827-1854
Ceylanyar Hanım1830-1855
Nergizev Hanım1830-1848
Neveser Hanım1841
Yıldız Hanım Efendi1842-1858
Sultan Abdülmecid1839-1861
V. Murad1876-1876
Fatma Sultan1840
Refia Sultan1842
II. Abdülhamid1876-1909
Cemile Sultan1843
Sultan Reşad1909-1918
Münire Sultan1844
Şehzade Ahmed Kemaleddin1847
Behice Sultan1848
Şehzade Mehmed Burhaneddin1849
Seniha Sultan1851
Şehzade Ahmed Nureddin1852
Mediha Sultan1856
Naile Sultan1856
Şehzade Selim Süleyman1860
Sultan Vahdettin1918-1922
Behiye Sultan
Sultan Abdülaziz1861-1876
Adile Sultan1826-1899
Saliha Sultan1811-1843
Mihrimah Sultan1812-1838
Atiye Sultan1824-1850Sözleri
Dini ne olursa olsun bütün tebaam benim evladımdır.
Tanzimat döneminde söylediği rivayet edilen söz (rivayet)Çağdaşları
7 kişiİlkler ve Enler
7 başlıkOsmanlı Padişahları
36 padişah · 623 yıl



































Yanlış Bilinenler
5 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruSultan Abdülmecid'in annesi kimdir?
Kırım Savaşı Sultan Abdülmecid döneminde mi oldu?
Sultan Abdülmecid döneminde Osmanlı ilk dış borcu ne zaman aldı?
Sultan Abdülmecid nasıl öldü?
Sultan Abdülmecid kimin oğludur?
Sultan Abdülmecid'in kaç çocuğu vardı?
Sultan Abdülmecid'in türbesi nerede?
Sultan Abdülmecid kaç yaşında tahta çıktı?
Sultan Abdülmecid'den sonra tahta kim geçti?
Sultan Abdülmecid'i tahttan indirmek isteyen grubun adı nedir?
Sultan Abdülmecid kaçıncı Osmanlı padişahıdır?
Sultan Abdülmecid'in Tanzimat Fermanı ne zaman ve kim tarafından okundu?
Sultan Abdülmecid'in Islahat Fermanı nedir?
Dolmabahçe Sarayı'nı Sultan Abdülmecid mi yaptırdı?
Sultan Abdülmecid Macar mültecilerini neden iade etmedi?
Son güncelleme: 3 Eylül 2026