Minyatür üslubunda portreMurad Hüdavendigar
مراد خداوندگارI. Murad·Hüdavendigar·Gazi Hünkar·Murad-ı Evvel
Murad Hüdavendigar, 1362-1389 yılları arasında hüküm süren üçüncü Osmanlı padişahıdır. Edirne'yi alıp Rumeli'yi fethetti, I. Kosova Savaşı'nda şehit düştü.
Murad Hüdavendigar Kimdir?
19 dk okumaMurad Hüdavendigar, Osmanlı Devleti'nin üçüncü hükümdarı ve Orhan Gazi'nin oğludur. "Hüdavendigar" (Farsça: efendi, hükümdar) lakabıyla anılır. 1362'den 1389'a kadar yirmi yedi yıl süren saltanatında babasından aldığı Marmara devletini Balkanlar'ın ortasına, Tuna'ya ve Adriyatik yakınlarına taşıdı. Edirne'yi alarak Rumeli'de ikinci bir başkent kurdu; Filibe, Sofya, Niş ve Selanik yolunu açtı; Bizans, Bulgar ve Sırp hükümdarlarını vergiye bağladı. Bazı kaynaklara göre 29 Haziran 1326'da Bursa'da doğdu. Annesi Nilüfer Hatun (bazı kaynaklarda Nilüfer Sultan), babası Orhan Gazi'dır. Ağabeyi Süleyman Paşa'nın 1357'de ölümü üzerine Rumeli komutanlığına geçti ve 1362'de Bursa'da tahta çıktı. Saltanatında yeniçeri ocağı, kadıaskerlik, Rumeli beylerbeyliği ve tımar düzeni kuruldu; Osmanlı Devleti bir uç beyliğinden merkezi bir devlete dönüştü. Anadolu'da Germiyan çeyizi ve Hamidoğlu satın alması ile savaşsız toprak kazandı, Karamanoğulları'nı 1386'da Frenkyazısı'nda yendi. 28 Haziran 1389'da Kosova Ovası'nda Sırp Prensi Lazar'ın önderliğindeki Balkan ordusunu yendi; savaşın sonunda bir Sırp askeri tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Savaş alanında şehit düşen tek Osmanlı padişahıdır. İç organları Kosova'da, naaşı Bursa Çekirge'deki türbesindedir. Yerine oğlu Yıldırım Bayezid geçti. Bu madde Murad Hüdavendigar'ın hayatını, saltanatını, kurduğu kurumları, savaşlarını ve antlaşmalarını, aile ağacını, ekonomik ve kültürel düzenlemelerini ve tarihçilerin değerlendirmelerini bir arada sunar. Kesin olmayan tarihler ve tartışmalı konular açıkça belirtilir.
Doğumu, Ailesi ve Şehzadelik Yılları
01 / 12 · 1 dkMurad Hüdavendigar, bazı kaynaklara göre 29 Haziran 1326'da Bursa'da doğdu. Bu tarih, Bursa'nın fethinden (6 Nisan 1326) yalnızca birkaç ay sonrasına denk gelir; bazı kaynaklar doğumu 1319 ya da 1327 olarak verir. Babası ikinci Osmanlı padişahı Orhan Gazi, annesi Nilüfer Hatun'dur. Nilüfer Hatun, kroniklere göre Yarhisar tekfurunun kızı Holofira'dır; Bilecik'in fethi sırasında Müslüman olup Orhan Gazi ile evlendirildi. Bazı kaynaklarda adı Nilüfer Sultan olarak geçer ve 1362-1383 arasında valide olarak Bursa'da yaşadı. İznik'teki Nilüfer Hatun İmareti, oğlu tarafından onun adına yaptırıldı.
Kardeşleri bazı kaynaklarda Süleyman Paşa ve Halil Bey olarak geçer; İbrahim Bey ve Şerefullah Bey de Orhan Gazi'nin oğullarıdır. Süleyman Paşa (1306 dolaylarında doğdu), Rumeli fatihi ve Orhan Gazi'nin en büyük oğluydu; Murad ondan yaklaşık yirmi yaş küçüktü. Halil Bey (1346 dolaylarında doğdu), Bizans prensesi Teodora'nın oğluydu ve 1356'da Cenevizlilerce kaçırılıp 1358'de kurtarılmıştı. Murad'ın sancak yılları Bursa çevresinde, İnönü ve Sultanönü (Eskişehir) bölgesinde geçti; kroniklere göre babasının sağlığında bu bölgenin sancak beyliğini yaptı.
Eğitimini Bursa'da, babasının kurduğu medrese çevresinde aldı. Hocası olarak kroniklerde Bursa kadısı Çandarlı Kara Halil'in adı geçer; Ahi çevresiyle yakın ilişkisi sonraki yıllarda Ankara'nın Ahilerden alınmasında görülür. Okuma yazma bildiği, Bursa ve Edirne'deki vakfiyelerinde imzasının bulunduğu kabul edilir. Kroniklerde ona atfedilen birkaç Türkçe beyit vardır; kesinliği tartışmalıdır. Lalası (şehzade eğitmeni) Lala Şahin Paşa'dır; Şahin Paşa sonradan Rumeli'nin ilk beylerbeyi (eyalet komutanı) olacaktı.
Murad'ın hayatındaki dönüm noktası, ağabeyi Süleyman Paşa'nın 1357'de Bolayır yakınında avda attan düşerek ölmesidir. Orhan Gazi, Rumeli'deki komutanlığı Murad'a verdi; Murad, Lala Şahin ile Gelibolu'ya geçti. 1357-1362 arasında Trakya'da Süleyman Paşa'nın açtığı yolu izledi: kroniklere göre Çorlu, Lüleburgaz ve Burgaz alındı, Edirne yönüne akınlar yapıldı. Bu yıllarda Bizans, Halil'in kurtarılması karşılığında akınların durdurulmasını istemiş, Orhan Gazi kısa bir ateşkesi kabul etmişti; Murad'ın Rumeli faaliyeti bu kısıtlamanın içinde sürdü. 1362'de babasının ölüm haberi Trakya'ya ulaştığında Murad, Rumeli'deki ordunun başında deneyimli bir komutandı.
Tahta Çıkışı
02 / 12 · 1 dkOrhan Gazi, 1362 yılının Mart ayında Bursa'da öldü.Rumeli'deki ordunun ve Çandarlı Kara Halil'in başında olduğu ulema ile Ahi çevresinin desteği, Murad'ı tek güçlü aday yaptı. Süleyman Paşa beş yıl önce ölmüştü; kardeşleri Halil ve İbrahim siyasi güçten yoksundu.
Tahta çıkışın en tartışmalı yönü, kardeşleri Halil ve İbrahim'in akıbetidir. Bazı kaynaklarda her ikisinin ölümü 1362 dolaylarında gösterilir. Kroniklerde Murad'ın tahta çıktıktan sonra kardeşlerini öldürttüğü anlatılır; bu olay Osmanlı tarihinde taht için kardeş katlinin ilk örneği olarak değerlendirilir. Bazı tarihçiler, kaynakların yetersizliği nedeniyle ölümlerin doğal olabileceğini, bazıları ise İzmit'te yaşayan ve Bizans prensesiyle nişanlı olan Halil'in Bizans destekli bir taht iddiacısı olma ihtimalinin ortadan kaldırıldığını belirtir. Çağdaş bir belge bulunmadığı için mesele kesin olarak çözülmüş değildir.
Tahta çıkışın hemen ardından Anadolu'da bir sorunla karşılaştı. Orhan Gazi'nin son yıllarında Osmanlı elinde olan Ankara, Orhan Gazi'nin ölümüyle Ahiler tarafından yeniden ele geçirilmişti. Murad 1362'de Ankara üzerine yürüdü; şehir savaşsız teslim oldu. Kroniklerde Karamanoğulları'nın Ahileri kışkırttığı anlatılır. Bu sefer, Murad'ın Anadolu'daki otoritesini pekiştiren ilk hareketidir ve Rumeli ile Anadolu arasında dengeyi gözeten saltanat çizgisinin başlangıcıdır.
Murad'ın tahta çıkış töreninin ayrıntıları kaynaklarda yoktur. Bursa'daki beyler ve ulema tarafından biat edildiği (bağlılık yemini) ve babasının vezirlerinden Sinanüddin Fakih Yusuf Paşa'nın 1364'e kadar görevde kaldığı bilinir. 1364'te Bursa kadısı Çandarlı Kara Halil'i kadıasker, ardından vezir yaptı; bu atama ile Çandarlı ailesinin yüz yıl sürecek vezirlik dönemi başladı.
İç Siyaset ve Devlet Yönetimi
03 / 12 · 2 dkMurad Hüdavendigar döneminde Osmanlı Devleti'nin temel kurumları kuruldu. Bazı kaynaklarda iki veziri geçer: Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa (1364-1387) ve Çandarlı Ali Paşa (1387-1406). Kara Halil, Bilecik ve Bursa kadılığından geldi; 1363 dolaylarında kurulan kadıaskerlik (ordu kadılığı ve ulemanın en yüksek makamı) görevine ilk atanan kişidir. Vezirliği sırasında yeniçeri ocağının kuruluşu, pençik yasası ve tımar düzeni şekillendi. 1387'de Serez'de öldü ve İznik'teki türbesine gömüldü; oğlu Ali Paşa yerine geçti ve Yıldırım Bayezid döneminde de görevde kaldı.
Yeniçeri ocağı, Murad döneminin en kalıcı kurumudur. Kroniklere göre Karaman'dan gelen alim Kara Rüstem, savaş esirlerinin beşte birinin (pençik) İslam hukukuna göre hükümdara ait olduğunu hatırlattı; Kara Halil bu esirlerden maaşlı bir piyade ordusu kurulmasını önerdi. Esirler önce Türk köylülerinin yanına verilip Türkçe ve İslam öğrendi, sonra acemi ocağında eğitildi. Bu askere "yeni çeri" (yeni asker) adı verildi ve Hacı Bektaş geleneğine bağlandı. Kuruluş tarihi kaynaklarda 1363 ile 1365 arasında verilir. Ocak, padişaha doğrudan bağlı ilk maaşlı merkez ordusuydu ve kapıkulu (padişahın maaşlı merkez ordusu) sisteminin çekirdeğini oluşturdu.
Rumeli beylerbeyliği, Rumeli'deki bütün sancakların tek komutan altında toplanmasıyla kuruldu; ilk beylerbeyi Lala Şahin Paşa oldu, ardından Timurtaş Paşa geçti. Beylerbeyi, tımarlı sipahileri (toprak geliri karşılığında savaşan atlıları) seferde toplar ve barışta bölgeyi yönetirdi. Tımar sistemi bu dönemde Rumeli'de yaygınlaştı: fethedilen köyler sipahilere dağıtıldı, sipahi gelirine göre belirli sayıda cebelü (silahlı adam) besledi. Kroniklerde Timurtaş Paşa'nın tımar düzenini ve süvari kıyafetlerini düzenlediği, "voynuk" adlı Hristiyan yardımcı askeri sınıfı kurduğu anlatılır.
Divan (hükümdarın başkanlığındaki devlet meclisi) bu dönemde düzenli toplanmaya başladı; vezir, kadıasker ve defterdar (maliye sorumlusu) makamları belirginleşti. Murad, Rumeli ve Anadolu'da iki merkezli bir yönetim kurdu: Bursa Anadolu'nun, Edirne Rumeli'nin merkeziydi. Edirne'de 1365 dolaylarında Eski Saray'ı yaptırdı. Hükümdarın unvanı "sultan" ve "hünkar" olarak yerleşti; Murad, kroniklerde "Gazi Hünkar" olarak anılır.
Saltanatın en büyük iç krizi, oğlu Savcı Bey'in isyanıdır. 1373'te Murad Anadolu'da iken Rumeli'de bıraktığı Savcı Bey, Bizans İmparatoru V. İoannis'in oğlu Andronikos ile anlaşarak babalarına karşı ayaklandı. Murad hızla Rumeli'ye döndü; Savcı'nın ordusu dağıldı, Savcı Dimetoka'da yakalandı. Kroniklere göre Murad oğlunun gözlerine mil çektirdi ve ardından öldürttü; V. İoannis'ten de oğlu Andronikos'u kör etmesini istedi. Ölümü kroniklerde isyanın bastırılmasıyla aynı yıllara, 1373-1374'e yerleştirilir. Bu olay, Osmanlı hanedanında bir padişahın kendi oğlunu idam ettirdiği ilk örnektir.
Murad, Rumeli'deki fetihleri Türkmen nüfusun iskânıyla pekiştirdi. Anadolu'dan sürgün (zorunlu göç) yoluyla getirilen Yörükler Trakya, Filibe ovası ve Makedonya'ya yerleştirildi; sürgün edilen Hristiyan halk Anadolu'ya gönderildi. Bu iskân siyaseti, Balkanlar'da Türkçe konuşan nüfusun kalıcılaşmasını sağladı. Fethedilen bölgelerde yerel Hristiyan soylular tımar sistemine katıldı; Sırp, Bulgar ve Bizans prensleri vasal (bağımlı hükümdar) olarak Osmanlı ordusuna asker verdi.
Seferler, Savaşlar ve Fetihler
04 / 12 · 4 dkMurad Hüdavendigar'ın seferleri Rumeli'de Meriç vadisinden Kosova'ya, Anadolu'da Ankara'dan Konya'ya uzanır. İlk büyük hedef Edirne'ydi. Şehrin fethi kaynaklarda 1361, 1362, 1363 ve 1369 olarak farklı tarihlerle verilir; Osmanlı kronikleri 1362'yi, Bizans kaynakları 1369'u gösterir, tarihçi Halil İnalcık 1361'i savunur. Lala Şahin Paşa'nın Sazlıdere'de Bizans ve Bulgar birliklerini yenmesinden sonra şehir teslim oldu. Edirne, Bursa'nın yanında ikinci başkent oldu ve Rumeli seferlerinin üssü haline geldi. Aynı yıllarda Lala Şahin Filibe'yi (1363-1364), Evrenos Bey Gümülcine'yi, kroniklere göre 1364'e kadar Zağra ve Yanbolu'yu aldı.
Sırpsındığı Muharebesi, bazı kaynaklara göre 1364'te Meriç kıyısında yapıldı. Kroniklere göre Macar Kralı I. Lajos'un desteklediği Sırp, Bulgar, Bosna ve Eflak birliklerinden oluşan bir Haçlı ordusu Edirne üzerine yürüdü; Hacı İlbey, küçük bir akıncı birliğiyle gece baskını yaparak Meriç kıyısındaki düşman ordusunu dağıttı; kaçanların çoğu nehirde boğuldu. Savaşın adı "Sırpların kırıldığı yer" anlamına gelir. Bazı tarihçiler bu savaşın 1371 Çirmen Savaşı ile karıştırılmış olabileceğini, çağdaş Batı kaynaklarında 1364 tarihli bir Haçlı ordusunun geçmediğini belirtir. Osmanlı kronikleri savaşı ayrı bir olay olarak anlatır.
Gelibolu'nun kaybı ve geri alınması, bazı kaynaklarda "Gelibolu'nun Geri Alınması" başlığıyla 1366 tarihine kaydedilir. 1366'da Savoia Kontu VI. Amedeo, Bizans'a yardım için düzenlediği Haçlı seferinde Gelibolu'yu Osmanlılardan aldı ve Bizans'a verdi. Osmanlılar Anadolu ile Rumeli arasındaki en önemli geçiş noktasını on yıl boyunca kaybetti; asker geçişi Çanakkale'nin diğer limanlarından ve Ceneviz gemileriyle sürdürüldü. Gelibolu, 1376-1377'de Bizans taht kavgasında Murad'ın desteğini alan IV. Andronikos tarafından Osmanlılara geri verildi.
Çirmen Muharebesi, 26 Eylül 1371'de Meriç kıyısında, Edirne'nin batısındaki Çirmen (bugün Yunanistan'da Ormenio) yakınında yapıldı. Sırp Kralı Vukaşin ve kardeşi Despot Uglyeşa, Osmanlıları Trakya'dan atmak için Serez'den Edirne'ye yürüdü. Murad Anadolu'daydı; Rumeli kuvvetleri Lala Şahin ve Evrenos Bey komutasında gece baskınıyla Sırp ordusunu dağıttı. Vukaşin ve Uglyeşa savaşta öldü. Bu zafer Makedonya'yı Osmanlı akınlarına açtı; Vukaşin'in oğlu Kral Marko, Konstantin Dragaş ve diğer Sırp prensleri Osmanlı vasalı oldu. Bizans İmparatoru V. İoannis 1373'te, Bulgar Çarı İvan Şişman aynı yıllarda vergi ödemeyi ve sefere asker göndermeyi kabul etti.
1373-1380 arasında Rumeli'de Serez (1383), Manastır ve Ohri yönünde ilerleme sürdü; Anadolu'da ise savaşsız genişleme gerçekleşti. 1381'de oğlu Bayezid'in Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın kızı Devletşah Hatun ile evlenmesi karşılığında Kütahya, Simav, Emet ve Tavşanlı çeyiz olarak Osmanlı'ya geçti. Aynı yıllarda Hamidoğlu Hüseyin Bey'den Akşehir, Beyşehir, Seydişehir, Yalvaç, Karaağaç ve Isparta satın alındı. Bu kazanımlar Osmanlı sınırını Karamanoğulları ile temas noktasına getirdi.
Dubravnica Muharebesi 1381'de Sırbistan'da, Paraćin yakınında yapıldı. Prens Lazar'ın komutanları Crep ve Vitomir, Niş yönünden gelen bir Osmanlı akıncı birliğini yendi. Bu, Osmanlıların Sırp topraklarında kaydedilen ilk yenilgisidir ve Lazar'ın Balkan direnişinin önderi olarak öne çıkmasını sağladı. Sofya 1385 dolaylarında, Niş 1386'da alındı; Niş'in düşmesiyle Lazar bir süre için Osmanlı üstünlüğünü tanıdı.
Ploşnik Muharebesi, bazı kaynaklara göre 1385'te Toplica vadisindeki Ploçnik'te yapıldı; bazı kaynaklar 1386 ya da 1387 tarihini verir. Şahin Paşa komutasındaki bir akıncı kuvveti Lazar'ın ordusuna karşı ağır kayıp verdi. Savra Muharebesi ise bazı kaynaklara göre 1385 yılının Eylül ayında, Arnavutluk'ta Lushnja yakınındaki Savra ovasında yapıldı: Osmanlı kuvvetleri, Zeta hükümdarı II. Balşa'yı yendi; Balşa savaşta öldü ve Osmanlılar Adriyatik kıyısına ilk kez ulaştı. Aynı yıllarda Arnavut beyleri ile ilk vasallık ilişkileri kuruldu.
Frenkyazısı Muharebesi, 1386'da Konya Ovası'nda Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey'e karşı yapıldı. Alaeddin Ali, Murad'ın damadıydı; Nefise Hatun ile evliydi. Murad'ın Hamidoğlu topraklarını almasına karşı çıkarak Beyşehir'e saldırdı. Murad, Rumeli'den getirdiği vasal Sırp ve Bizans birlikleriyle Anadolu'ya geçti; Konya önündeki savaşta Karaman ordusu bozguna uğradı ve Alaeddin Ali şehre sığındı. Konya kuşatıldı; Nefise Hatun'un aracılığıyla barış yapıldı, Karamanoğlu Beyşehir'i geri verdi ve bağlılık bildirdi. Kroniklerde Murad'ın Konya çevresindeki Müslüman halkın malının yağmalanmasını yasakladığı anlatılır. Bu savaş, Osmanlıların bir Türkmen beyliğiyle yaptığı ilk büyük meydan savaşıdır.
Bileća Muharebesi 27 Ağustos 1388'de Hersek'te Bileća yakınında yapıldı. Şahin Paşa komutasındaki akıncı kuvveti, Bosna Kralı Tvrtko'nun komutanı Vlatko Vukoviç tarafından yenildi ve ağır kayıp verdi. Bu yenilgi, Balkan devletlerinin Osmanlı akınlarına karşı direnebildiğini gösterdi ve Lazar ile Tvrtko'yu ortak bir orduya yöneltti. Murad, bu iki yenilginin ardından ana ordu ile Sırbistan'a yürümeye karar verdi.
I. Kosova Muharebesi, Kosova Ovası'nda Priştine yakınında yapıldı; bazı kaynaklarda Murad Hüdavendigar'ın ölüm tarihi 28 Haziran 1389 olarak geçer, savaş kaynaklarda 15 Haziran (Jülyen takvimi) ve 28 Haziran tarihleriyle anılır. Murad, oğulları Bayezid ve Yakup ile birlikte, Rumeli beylerbeyi Timurtaş Paşa, Evrenos Bey ve vasal birliklerle Kosova'ya geldi. Karşısında Prens Lazar, damadı Vuk Brankoviç ve Bosna Kralı Tvrtko'nun gönderdiği Vlatko Vukoviç komutasındaki birlikler vardı. Savaşta Osmanlı sol kanadı önce sarsıldı; Bayezid'in komuta ettiği sağ kanat Sırp saldırısını kırdı. Lazar esir alınıp idam edildi, Vuk Brankoviç savaş alanından çekildi.
Murad'ın ölümü hakkında iki anlatı vardır. Osmanlı kroniklerine göre savaş bittikten sonra ovayı dolaşırken, yaralılar arasında yatan Miloş Kobiliç (Sırp geleneğinde Miloş Obiliç) adlı bir Sırp askeri tarafından hançerle öldürüldü. Sırp ve bazı Batı kaynaklarına göre Miloş, savaştan önce ya da savaş sırasında Osmanlı karargâhına girip Murad'ı öldürdü. Bazı kaynaklarda ölüm sebebi bıçaklama, ölüm türü cinayet olarak geçer. Ölüm haberi ordudan gizlendi; Bayezid savaş alanında padişah ilan edildi ve kardeşi Yakup Çelebi aynı gün öldürüldü. Kosova zaferi, Sırp Despotluğu'nu Osmanlı vasalı haline getirdi ve Balkanlar'daki en büyük direnişi kırdı.
Antlaşmalar ve Dış İlişkiler
05 / 12 · 1 dkMurad Hüdavendigar döneminde yazılı bir barış antlaşması metni günümüze ulaşmamıştır; Dış ilişkiler vasallık düzenlemeleri, evlilik bağları ve ticaret anlaşmaları biçiminde yürütüldü. En kalıcı düzenleme, Balkan hükümdarlarının Osmanlı hakimiyetini tanıdığı vasallık anlaşmalarıdır: hükümdar tahtında kalıyor, yıllık vergi ödüyor ve seferlere asker gönderiyordu.
Bizans ile ilişki, 1373'te V. İoannis'in vasallığı kabul etmesiyle şekillendi. İmparator, Murad'ın Anadolu seferine bizzat katıldı; oğlu Andronikos'un Savcı Bey ile aynı yıl ayaklanması bu ittifakın ürünüdür. 1376'da Andronikos Cenevizlilerin ve Murad'ın desteğiyle babasını tahttan indirdi; karşılığında Gelibolu'yu Osmanlılara geri verdi. 1379'da V. İoannis Murad'ın desteğiyle tahta döndü ve vergiyi artırdı. Bu dönemde Bizans tahtı fiilen Murad'ın onayına bağlı hale geldi.
Bulgar Çarlığı ile ilişki 1370'lerde vasallığa dönüştü. Çar İvan Şişman, kız kardeşi Tamara'yı (bazı kaynaklarda Tamara Hatun) Murad ile evlendirerek barışı sağladı; evlilik kaynaklarda 1378 dolaylarına yerleştirilir. Sofya'nın 1385 dolaylarında alınması ve Şişman'ın 1388'de Çandarlı Ali Paşa'nın seferiyle yeniden itaate zorlanması, vasallığın kırılganlığını gösterir. Sırbistan ile ilişki 1371 Çirmen'den sonra Makedonya prenslerinin vasallığı, Lazar ile ise savaş ve kısa barışlar biçiminde sürdü.
Anadolu'da Germiyan ve Hamidoğulları ile ilişkiler evlilik ve satın alma yoluyla yürütüldü; Karamanoğulları ile ilişki Nefise Hatun'un evliliğine rağmen 1386'da savaşa dönüştü ve barışla sonuçlandı. Candaroğulları ile dostluk sürdü; kroniklerde Candaroğlu'nun kızıyla Murad'ın evlendiği anlatılır. Memlük Sultanlığı ile ilk diplomatik temas bu döneme yerleştirilir: kroniklere göre Murad, Kahire'ye elçi göndererek gaza faaliyetlerini bildirdi ve iyi ilişki kurdu.
İtalyan devletleriyle ticaret ilişkileri gelişti. Cenevizliler Galata ve Foça üzerinden Bursa ipeği ve şap ticaretini sürdürdü; 1387'de Ceneviz ile bir ticaret anlaşması yapıldığı kaynaklarda geçer. Venedik ile Gelibolu'nun 1366'da kaybı sırasında gerginlik yaşandı; Dubrovnik (Ragusa) Cumhuriyeti ile yıllık vergi karşılığı ticaret serbestliği ilişkisi bu dönemde başladı. Macaristan Kralı I. Lajos ile doğrudan savaş yaşanmadı; Macar tehdidi Bulgar ve Sırp topraklarına yapılan akınlarla dengelendi.
Ekonomi, Toprak ve Vergi
06 / 12 · 1 dkMurad Hüdavendigar döneminde akçe, Osmanlı ekonomisinin ana para birimi olarak kaldı; Bursa ve Edirne'de basıldı. Sikkelerde "Murad bin Orhan Gazi" adı ve basım yılı yazılıdır. Akçenin gümüş içeriği Orhan Gazi dönemine yakın düzeyde korundu; Rumeli fetihleriyle gümüş madenlerine (Sırbistan'daki Novo Brdo henüz Osmanlı elinde değildi) ulaşma hedefi bu dönemde şekillendi. Ganimet, vasal vergileri ve savaş esirlerinden alınan pençik, hazinenin temel gelirleriydi.
Tımar sistemi, Murad döneminde Rumeli'de kurumsal hale geldi. Fethedilen topraklar dirlik (gelir kaynağı) olarak sipahilere dağıtıldı; sipahi, köylüden öşür (ürün vergisi) ve çift resmi (toprak vergisi) topladı, karşılığında seferde cebelü ile hizmet etti. Timurtaş Paşa'nın düzenlemeleriyle tımarların büyüklüğü ve sipahi yükümlülükleri sınıflandırıldı. Bu düzen, hazineye yük olmadan büyük bir süvari ordusu beslemeyi sağladı ve Osmanlı fetihlerinin ekonomik motoru oldu.
Yeniçeri ocağının kurulması, maaşlı asker giderini hazineye ekledi. Pençik yasası ile savaş esirlerinin beşte biri devlete ait sayıldı; esirler ya ocağa alındı ya da satılarak gelir sağlandı. Müslüman olmayan halktan cizye alınmaya devam etti; vasal hükümdarların yıllık vergileri de haraç (bağımlı devlet vergisi) adıyla hazineye girdi. Kroniklerde Bizans'ın yıllık vergisinin otuz bin altına ulaştığı yazılır; rakam kesin değildir.
Ticaret yollarında Edirne'nin alınması, İstanbul-Belgrad kara yolunu (Via Egnatia'nın kuzey kolu ve Orta Balkan yolu) Osmanlı denetimine soktu. Filibe ve Edirne kervansaraylarla donatıldı; Bursa ipek pazarı Ceneviz ve Floransa tüccarlarını çekmeye devam etti. Anadolu'da Hamidoğlu topraklarının satın alınması, Antalya limanına giden yolun bir bölümünü Osmanlı eline verdi. Vakıf kurumu şehirleşmeyi finanse etti: Bursa Hüdavendigar, İznik Nilüfer Hatun ve Edirne'deki imaretler yoksullara yemek dağıtıyor, medreselerin giderini karşılıyordu.
Toprak ve nüfus siyasetinde sürgün yöntemi kullanıldı. Saruhan ve Menteşe bölgesinden Yörükler Filibe ovasına yerleştirildi; Rumeli'de "yörük" adıyla askeri bir sınıf oluşturuldu. Bu iskân, fethedilen toprakların vergilendirilebilir üretime açılmasını sağladı. Bizans ve Bulgar köylerinin eski vergi kayıtları büyük ölçüde korundu; Osmanlı tahrir (sayım) defterleri geleneğinin ilk örnekleri bu döneme atfedilir, ancak günümüze ulaşan en eski defterler on beşinci yüzyıla aittir.
Kültür, Sanat, Bilim ve Mimari
07 / 12 · 1 dkMurad Hüdavendigar'ın bazı kaynaklarda geçen eseri Bursa'daki Hüdavendigar Camii'dir. Çekirge semtinde, 1365-1385 arasında yapılan bu cami Osmanlı mimarisinde eşi olmayan bir plana sahiptir: alt katta ters T planlı zaviyeli cami, üst katta medrese odaları yer alır; iki işlev tek yapıda birleşir. Yanındaki imaret, hamam ve türbe ile Hüdavendigar Külliyesi'ni oluşturur. Cami bugün ibadete açıktır; türbede Murad Hüdavendigar ve oğlu Yakup Çelebi yatar. Yapının Bizans ya da İtalyan ustaların katkısıyla yapıldığı, cephesindeki kemerli galeriden dolayı ileri sürülür.
Bursa'da Çekirge'deki Eski Kaplıca, Roma döneminden kalan bir hamamın Murad tarafından yeniden yaptırılmasıyla ortaya çıktı ve bugün de kaplıca olarak kullanılır. Edirne'de 1365 dolaylarında yaptırılan Eski Saray (Saray-ı Atik), Osmanlıların ilk saray yapısıydı; on yedinci yüzyılda terk edildi ve günümüze ulaşmadı. Filibe'de Hüdavendigar (Cuma) Camii ilk olarak Murad tarafından yaptırıldı; bugünkü yapı II. Murad döneminde yenilendi. İznik'te 1388 tarihli Nilüfer Hatun İmareti, annesi adına yaptırıldı; yapı bugün İznik Müzesi olarak kullanılmaktadır. Bilecik, Yenişehir ve Gelibolu'da ona atfedilen küçük camiler vardır.
İlim hayatında Bursa ve İznik medreseleri gelişmeye devam etti. Kadıaskerlik makamının kurulması, ulemanın devlet içindeki yerini kurumsallaştırdı. Kara Halil'in çevresinde yetişen kadılar Rumeli şehirlerine atandı; İznik'te Molla Fenari'nin hocası Alaeddin Esved ders verdi. Dini hayatta Hacı Bektaş geleneği yeniçeri ocağıyla ilişkilendirildi; Bursa'da Abdal Murad ve Geyikli Baba zaviyeleri, Rumeli'de Seyyid Ali Sultan (Kızıl Deli) gibi kolonizatör dervişler fethedilen bölgelerde yerleşti.
Türkçe edebiyat, saray çevresinde henüz gelişmemişti; ancak dönemin sonuna doğru Germiyan sarayından gelen şairler Osmanlı hizmetine girmeye başladı. Şeyhoğlu Mustafa'nın "Hurşidname"si ve Ahmedî'nin eserleri Germiyan çevresinde yazıldı ve Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı sarayına ulaştı. Murad'ın kendisine kroniklerde birkaç beyit atfedilir; şair olarak anılmaz. Vakfiyeleri Arapça ve Türkçe düzenlendi; 1366 tarihli bir Türkçe vakfiyesi, Osmanlı Türkçesinin en eski belgelerinden biri kabul edilir.
Askeri kültürde Murad dönemi, yeniçeri börkü, sancak ve mehter geleneğinin biçimlendiği dönemdir. Kroniklerde padişahın seferde çadırının önünde tuğ (at kuyruğundan sancak) dikildiği, savaş öncesi dua ve kurbanla gaza ruhunun canlandırıldığı anlatılır. Kosova'da savaş öncesi Murad'ın yaptığı dua, kroniklerde Osmanlı hükümdar imgesinin ilk büyük metinlerinden biri olarak aktarılır.
Aile Hayatı, Eşleri ve Çocukları
08 / 12 · 2 dkMurad Hüdavendigar'ın bazı kaynaklarda geçen eşi Tamara Hatun'dur. Bulgar Çarı İvan Aleksandır ile Sarah-Teodora'nın kızı olan Tamara (Bulgar kaynaklarında Kera Tamara), bazı kaynaklara göre 1340 dolaylarında doğdu. Kardeşi Çar İvan Şişman, Osmanlı baskısını hafifletmek için onu Murad ile evlendirdi; evlilik kaynaklarda 1378 dolaylarına yerleştirilir. Bazı kaynaklarda ölümü 1378 dolaylarında Bursa'da gösterilir ve Bursa'da gömülü olduğu yazılır; Bulgar kaynakları onun Hristiyan kaldığını ve Murad'ın ölümünden sonra da yaşadığını belirtir. Tamara'dan çocuğu kaydedilmemiştir.
Yıldırım Bayezid'in annesi Gülçiçek Hatun, bazı kaynaklarda Murad'ın eşleri arasında değil, Bayezid'in annesi olarak geçer. 1335 dolaylarında Bithynia'da doğdu; Rum kökenli bir cariye olduğu kabul edilir. 1389 dolaylarında Bursa'da öldü; Bursa'da kendi adıyla anılan türbesi vardır ve oğlunun saltanatında valide olarak Bursa'da yaşadı. Bazı kaynaklar Murad'ın diğer eşleri arasında Kızıl Murad Bey'in kızı Paşa Melek Hatun ile Candaroğlu'nun bir kızını da sayar; bazı kaynaklarda bu adlar geçmez.
Kaynaklarda Murad'ın altı çocuğu geçer; en tanınmış dördü şunlardır. Yıldırım Bayezid, bazı kaynaklara göre 8 Mart 1354'te doğdu; doğum yeri bazı kaynaklarda Edirne olarak gösterilir, ancak Edirne o tarihte henüz Osmanlı elinde olmadığı için Bursa doğumlu olduğu da ileri sürülür. Gülçiçek Hatun'dan olan bu oğul, 1381'de Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın kızı Devletşah Hatun ile evlendi, Kütahya sancak beyi oldu, Kosova'da sağ kanadı yönetti ve babasının ölümüyle tahta çıktı.
Yakup Çelebi, bazı kaynaklara göre 1359 dolaylarında Bursa'da doğdu. Karesi sancak beyi olarak görev yaptı ve Kosova'da ordunun bir kanadını yönetti. Babasının ölüm haberi kendisinden gizlendi; Bayezid'in tahta çıkışıyla aynı gün, kroniklere göre babasının çadırına çağrılarak boğduruldu. Bursa'da babasının türbesine gömüldü. Ölümü, Osmanlı tarihinde tahta çıkan padişahın kardeşini öldürtmesinin ilk açık örneğidir ve daha sonra Fatih Sultan Mehmed'in kanunnamesinde yer alacak uygulamanın öncüsü sayılır.
Savcı Bey'in doğum yılı kesin değildir; kroniklerde 1373'teki isyanın ardından gözlerine mil çekilip öldürüldüğü anlatılır, ölüm yılı 1373-1374 olarak verilir. Nefise Hatun, bazı kaynaklara göre 1363 dolaylarında Bursa'da doğdu ve 1400 dolaylarında Konya'da öldü. Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey ile evlendi; Karaman hükümdarları Fatih Sultan Mehmed Bey ve Ali Bey'in annesidir. 1386 Frenkyazısı savaşından sonra babası ile kocası arasındaki barışta aracı oldu. Karaman ve Osmanlı hanedanları arasındaki bu akrabalık, on beşinci yüzyıl boyunca iki devlet arasındaki ilişkilerde sürekli anıldı.
Harem düzeni Murad döneminde saray kurumu olmaya başladı. Bursa ve Edirne saraylarında eşler, cariyeler ve şehzadelerin anneleri ayrı dairelerde yaşadı. Şehzadeler erken yaşta sancağa gönderildi: Bayezid Kütahya'ya, Yakup Karesi'ye, Savcı ise Rumeli'de babasının vekilliğine. Bu uygulama, şehzadelerin yönetim tecrübesi kazanmasını sağlarken taht kavgalarının da zeminini hazırladı. Annesi Nilüfer Hatun, bazı kaynaklara göre 1383'e kadar Bursa'da valide olarak yaşadı ve Orhan Gazi Türbesi'ne gömüldü.
Kişiliği, Görünüşü ve Günlük Hayatı
09 / 12 · 1 dkMurad Hüdavendigar hakkında çağdaş bir portre, Bizans tarihçileri ve on beşinci yüzyıl Osmanlı kroniklerinden derlenir. Osmanlı kronikleri onu orta boylu, yuvarlak yüzlü, kalın kaşlı ve sık sakallı olarak tasvir eder; bu tasvirin kalıplaşmış olma ihtimali vardır. Kişiliğinde öne çıkan özellikler cesaret, disiplin ve dindarlıktır. Kroniklerde Kosova öncesi duası, savaşlarda ordunun önünde bulunması ve Konya'da halkın malını koruması bu özelliklerin örnekleri olarak anlatılır.
Bizans ve Batı kaynakları onu farklı yansıtır. Bizans tarihçisi Dukas ve Halkokondilis, Murad'ı tedbirli, sözünde duran ama sert bir hükümdar olarak anlatır; Savcı Bey'i kör ettirmesi ve V. İoannis'e oğlunu kör etmesini emretmesi bu sertliğin örnekleri olarak aktarılır. Sırp geleneği onu Kosova'nın fatihi ve düşmanı olarak anar; Sırp halk şiirinde Miloş Obiliç'in Murad'ı öldürmesi ulusal kahramanlık anlatısına dönüştü.
Günlük hayatı seferlerle geçti; yirmi yedi yıllık saltanatının büyük kısmında Bursa ile Edirne arasında ve ordunun başında yaşadı. Avcılık ve at binme başlıca uğraşlarıydı. Kroniklerde Edirne yakınında av için sık sık kırlara çıktığı, Bursa Çekirge'deki kaplıcaya gittiği anlatılır. Alimlerle ve dervişlerle ilişkisi babası gibi yakındı; Kara Halil ve Kara Rüstem gibi ulemanın önerilerini uyguladı.
Sağlığı hakkında bilgi azdır. Altmış iki yaşında hâlâ orduyu bizzat yönetmesi, sağlığının iyi olduğunu gösterir. Kaynaklarda nikris hastalığından söz eden anlatılar Osman ve Orhan Gazi için verilirken Murad için verilmez. Kişilik yorumlarında tarihçiler, kardeşlerini ve oğlunu öldürtmesini dönemin taht anlayışıyla, Konya'daki ve fethedilen Hristiyan bölgelerdeki ılımlı tutumunu ise fetih siyasetinin gerekleriyle açıklar; iki tutum aynı hükümdarda birleşir.
Ölümü ve Sonrası
10 / 12 · 1 dkMurad Hüdavendigar, bazı kaynaklara göre 28 Haziran 1389'da Kosova Ovası'nda öldü; kaynaklarda savaş tarihi Jülyen takvimine göre 15 Haziran olarak da verilir. Ölüm sebebi bıçaklanma, ölüm türü cinayettir. Osmanlı kroniklerine göre zaferden sonra savaş alanını dolaşırken, ölü taklidi yapan Miloş adlı bir Sırp askeri tarafından hançerlendi. Sırp ve bazı Batı kaynaklarına göre Miloş, teslim olmak bahanesiyle Osmanlı karargâhına girip Murad'ı öldürdü. Bazı Batı kaynakları ise Murad'ın savaş sırasında öldüğünü yazar. Hangi anlatının doğru olduğu kesin değildir; ortak nokta, Murad'ın Kosova'da bir Sırp tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir.
Ölüm haberi ordudan gizlendi. Vezir Çandarlı Ali Paşa ve komutanlar, o sırada sağ kanatta bulunan Bayezid'i çağırarak padişah ilan etti. Yakup Çelebi babasının çadırına çağrılarak öldürüldü; kroniklere göre bu karar beylerin tavsiyesiyle alındı. Esir alınan Prens Lazar ve Sırp soyluları, Murad'ın naaşının önünde idam edildi. Bu üç olay, aynı günün akşamında gerçekleşti ve Osmanlı tarihinin en yoğun saatlerinden biri olarak anlatılır.
Murad'ın iç organları savaş alanına gömüldü; bu yere Meşhed-i Hüdavendigar (Priştine yakınındaki Mazgit köyünde) adıyla bir türbe yapıldı. Türbe on dokuzuncu yüzyılda II. Abdülhamid tarafından onarıldı ve bugün Kosova'da ziyaret edilmektedir. Naaşı tahnit edilerek Bursa'ya getirildi ve Çekirge'deki Hüdavendigar Külliyesi'nin türbesine defnedildi; yanına oğlu Yakup Çelebi gömüldü. Türbe 1855 depreminde hasar gördü, onarıldı ve bugün ziyarete açıktır.
Kosova zaferi ve Murad'ın ölümü Balkanlar'da dengeyi değiştirdi. Lazar'ın oğlu Stefan Lazareviç Osmanlı vasalı oldu ve kız kardeşi Olivera Despina, Bayezid ile evlendirildi. Bulgar Çarlığı 1393'te Tırnova'nın düşmesiyle sona erecek, Bizans 1394'te kuşatılacaktı. Bayezid, babasının kurduğu kurumları ve orduyu devraldı; Anadolu beyliklerini hızla ilhak ederek Osmanlı'yı imparatorluğa dönüştürme girişimine başladı. Murad'ın ölümü Osmanlı geleneğinde şehitlik olarak anıldı; padişah, "Şehit Hünkar" lakabıyla anılır.
Mirası ve Tarihçilerin Değerlendirmesi
11 / 12 · 1 dkOsmanlı tarih yazımında Murad Hüdavendigar, devletin kurumlarını kuran ve Rumeli'yi fetheden gazi padişah olarak yer aldı. Aşıkpaşazade, Neşri ve Oruç Bey, yeniçeri ocağının, kadıaskerliğin, tımar düzeninin ve Rumeli beylerbeyliğinin onun döneminde kurulduğunu anlatır. Kosova şehitliği, hükümdar imgesini kutsallaştırdı; on altıncı yüzyıl tarihçileri Hoca Sadeddin ve Gelibolulu Mustafa Ali, Murad'ı Kosova duasıyla birlikte anar. Sikkeleri ve vakfiyeleri, "Hüdavendigar" lakabının kendi döneminde kullanıldığını gösterir.
Cumhuriyet dönemi tarihçileri kurumsal mirasını ön plana çıkarır. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, kapıkulu ocakları ve merkez teşkilatı üzerine çalışmalarında Murad dönemini başlangıç noktası aldı. Halil İnalcık, Edirne'nin fethini 1361'e tarihledi, Rumeli'deki iskân ve tımar düzenini Osmanlı fetih yönteminin özü olarak inceledi ve Murad'ı "devletin ikinci kurucusu" olarak niteledi. Feridun Emecen, Kosova Savaşı'nın kaynaklarını karşılaştırarak Murad'ın ölümüne dair anlatıların oluşumunu inceledi.
Yabancı tarihçiler Murad'ı Balkan tarihinin dönüm noktası olarak ele alır. Paul Wittek gaza tezini onun "Gazi Hünkar" unvanına dayandırdı. Colin Imber, Osmanlı kroniklerinin 1364 Sırpsındığı Savaşı'nı Çirmen ile karıştırmış olabileceğini ileri sürdü. Sırp tarihçiliği Kosova'yı ulusal kimliğin kurucu olayı olarak işledi; savaşın sonucunu Osmanlı zaferi yerine "iki tarafın da ağır kayıp verdiği belirsiz sonuç" olarak yorumlayan görüşler vardır. Tarihçilerin çoğu, Lazar'ın idamı ve Sırbistan'ın vasallığı nedeniyle savaşı Osmanlı stratejik zaferi sayar. Thomas Emmert ve Noel Malcolm, Kosova mitinin oluşumunu inceledi.
Tartışmalı konular üçtür: Edirne'nin fetih tarihi (1361-1369 arası), kardeşleri Halil ve İbrahim'in ölümü (doğal mı siyasi mi) ve Kosova'daki ölümünün biçimi (savaştan önce mi sonra mı). Sırpsındığı Savaşı'nın gerçekten ayrı bir olay olup olmadığı da tartışılır. Bu sorular kaynakların azlığı nedeniyle kesin cevaplanamaz; tarihçiler Bizans, Sırp, Batı ve Osmanlı kaynaklarını karşılaştırarak yaklaşık cevaplar üretir.
Popüler kültürde Murad Hüdavendigar, 1989 yapımı Yugoslav filmi "Kosova Savaşı"nda (Boj na Kosovu) Sırp bakış açısıyla canlandırıldı. Türk televizyonunda kendisine ayrılmış bir dizi yoktur; "Kuruluş: Osman" dizisinde çocukluk dönemiyle anılır. Adı Bursa'daki Hüdavendigar Camii ve Külliyesi'nde, Kosova'daki Meşhed-i Hüdavendigar'da, Bursa'nın "Hüdavendigar" olarak anılan tarihi adında ve Türkiye'nin birçok şehrindeki Murat Hüdavendigar okullarında yaşar. Kosova'daki türbesi, Türkiye ile Kosova arasındaki resmi ziyaretlerin durağıdır.
Aynı Yıllarda Dünya
12 / 12 · 1 dkMurad Hüdavendigar'ın saltanat yılları (1362-1389), Avrupa'da Yüz Yıl Savaşları'nın ve Papalık bölünmesinin dönemidir. Fransa Kralı V. Charles 1360 Brétigny Antlaşması'nın kayıplarını 1370'lerde geri aldı. 1378'de Roma ve Avignon'da iki ayrı papa seçildi ve Büyük Bölünme (Schisma) başladı. İngiltere'de 1381 Köylü Ayaklanması bastırıldı, John Wycliffe İncil'i İngilizceye çevirdi, Chaucer "Canterbury Hikâyeleri"ni yazmaya başladı. Floransa'da 1378 Ciompi (yün işçileri) ayaklanması çıktı. Hansa Birliği 1370 Stralsund Barışı ile Danimarka'ya üstünlük sağladı. 1386'da Litvanya Büyük Dükü Jogaila, Polonya Kraliçesi Jadwiga ile evlenerek Hristiyan oldu ve iki devlet birleşti.
Balkanlar'da Sırp Çarlığı 1371 Çirmen yenilgisiyle parçalandı; Bosna Kralı Tvrtko 1377'de taç giydi. Macaristan Kralı I. Lajos 1382'de öldü, tahtı kızı Maria ve Luxemburglu Sigismund'a kaldı. Bizans, taht kavgalarıyla (V. İoannis ile IV. Andronikos) Osmanlı himayesine girdi. Rusya'da Moskova Prensi Dmitri Donskoy 1380'de Kulikovo'da Altın Orda'yı yendi; 1382'de Toktamış Moskova'yı yaktı.
Asya'da Çin'de 1368'de Ming Hanedanı kuruldu ve Moğollar kuzeye sürüldü. Timur 1370'te Semerkant'ta iktidarı ele geçirdi ve 1380'lerde İran'ı fethetmeye başladı; on üç yıl sonra Bayezid ile karşılaşacaktı. Mısır'da 1382'de Burci Memlükleri iktidara geldi. Hindistan'da Vijayanagara İmparatorluğu güçlendi. Afrika'da Mali zayıflarken Songay yükseliyordu. Amerika'da Aztekler Tenochtitlan'da ilk tlatoani'lerini (hükümdar) seçmiş, İnkalar Cuzco çevresinde genişlemeye başlamıştı. Kara Ölüm'ün 1360'lardaki ve 1370'lerdeki yeni dalgaları Avrupa ve Yakın Doğu'da nüfusu düşürmeye devam etti.
Kronoloji
33 olay- 14. yüzyıl
Bazı kaynaklara göre Bursa'da doğdu; bazı kaynaklar 1319 ya da 1327'yi verir.
Oğlu Bayezid, bazı kaynaklara göre doğdu; doğum yeri bazı kaynaklarda Edirne olarak geçer.
Ağabeyi Süleyman Paşa öldü; Murad Rumeli komutanlığına geçti.
Oğlu Yakup Çelebi, bazı kaynaklara göre Bursa'da doğdu.
Kardeşleri Halil Bey ve İbrahim Bey, bazı kaynaklara göre bu yıl öldü; kroniklerde öldürüldükleri anlatılır.
Ankara, Ahilerden geri alındı; Edirne'nin fethi Osmanlı kroniklerine göre bu yıl (kaynaklarda 1361-1369).
Oğlu Savcı Bey, bazı kaynaklara göre Bursa'da doğdu.
Orhan Gazi öldü; Murad Bursa'da tahta çıktı. Bazı kaynaklarda saltanat başlangıcı 1362 yılı olarak geçer.
Kadıaskerlik kuruldu, Çandarlı Kara Halil ilk kadıasker oldu; yeniçeri ocağının kuruluşu (1363-1365); Kızı Nefise Hatun bu yıl dolaylarında doğdu.
Lala Şahin Paşa Filibe'yi aldı (1363-1364); Rumeli beylerbeyliği kuruldu.
Sırpsındığı Muharebesi: Hacı İlbey'in gece baskınıyla Haçlı ordusu Meriç kıyısında dağıtıldı; savaşın Çirmen ile karıştırılmış olabileceği tartışılır.
Bazı kaynaklara göre Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa vezir oldu (1364-1387).
Edirne'de Eski Saray yaptırıldı; Bursa Hüdavendigar Camii'nin yapımı başladı (1365-1385).
Savoia Kontu VI. Amedeo Gelibolu'yu aldı ve Bizans'a verdi; bazı kaynaklarda 'Gelibolu'nun Geri Alınması' olarak geçer.
Türkçe vakfiyesi düzenlendi; Osmanlı Türkçesinin en eski belgelerinden biri.
Çirmen Muharebesi: Sırp Kralı Vukaşin ve Despot Uglyeşa Meriç kıyısında yenildi ve öldü; Makedonya açıldı.
Bizans İmparatoru V. İoannis vasallığı kabul etti; oğlu Savcı Bey, Andronikos ile ayaklandı, isyan bastırıldı, Savcı kör edildi.
IV. Andronikos, Murad'ın desteğiyle Bizans tahtına çıktı; Gelibolu 1376-1377'de Osmanlılara geri verildi.
Bulgar Çarı İvan Şişman'ın kız kardeşi Tamara Hatun ile evlendi (kaynaklarda 1378 dolayları).
Dubravnica (Dubravnica) Muharebesi: Osmanlı akıncı birliği Lazar'ın komutanlarınca yenildi; tarih kaynaklarda 1380-1381.
Bayezid, Germiyanoğlu Devletşah Hatun ile evlendi; Kütahya, Simav, Emet, Tavşanlı çeyiz olarak alındı. Hamidoğlu'ndan Akşehir, Beyşehir, Seydişehir, Yalvaç, Karaağaç, Isparta satın alındı.
Serez alındı; annesi Nilüfer Hatun bazı kaynaklara göre bu yıl dolaylarında öldü.
Sofya alındı (kaynaklarda 1382-1385); Savcı Bey bazı kaynaklara göre bu yıl öldü.
Ploşnik Muharebesi: Şahin Paşa'nın akıncı kuvveti Lazar'a yenildi (kaynaklarda 1385-1387).
Savra Muharebesi: Zeta hükümdarı II. Balşa yenildi ve öldü; Osmanlılar Adriyatik'e ulaştı.
Niş alındı; Frenkyazısı Muharebesi'nde Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey Konya Ovası'nda yenildi, Nefise Hatun'un aracılığıyla barış yapıldı.
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa Serez'de öldü; oğlu Çandarlı Ali Paşa vezir oldu (1387-1406).
Çandarlı Ali Paşa Bulgaristan seferiyle İvan Şişman'ı yeniden itaate zorladı; İznik Nilüfer Hatun İmareti tamamlandı.
Bileća Muharebesi: Şahin Paşa'nın akıncıları Bosna komutanı Vlatko Vukoviç'e yenildi (bazı kaynaklarda 27 Ağustos).
İç organları Kosova'da Meşhed-i Hüdavendigar'a, naaşı Bursa Çekirge'deki Hüdavendigar Türbesi'ne defnedildi; Gülçiçek Hatun bazı kaynaklara göre bu yıl dolaylarında öldü.
I. Kosova Muharebesi: Prens Lazar'ın ordusu yenildi, Lazar idam edildi; Murad savaş alanında bıçaklanarak öldü (Jülyen takvimine göre 15 Haziran).
Bayezid savaş alanında padişah ilan edildi; Yakup Çelebi öldürüldü.
- 15. yüzyıl
Kızı Nefise Hatun, bazı kaynaklara göre Konya'da öldü.
Savaşlar ve Seferler
11 kayıtAntlaşmalar
6 antlaşmaSadrazamları
3 sadrazamEserleri
6 eserTuğrası
Padişah nişanıMurad bin Orhan
I. Murad'ın tuğrası 1366 tarihli bir vakfiyede yer alır ve babasınınki gibi ad ile baba adından oluşur. Bu dönemde tuğra henüz sanat eseri değil, belgeyi onaylayan bir nişandır; hattat eli değil kâtip eli ürünüdür.
- Anlamı
- Orhan oğlu Murad
- Okunuşu
- Murâd-ı Hüdâvendigâr (Murâd-ı Evvel)
Aile Ağacı
22 kişi
7. kuşakBayındır
6. kuşakKızıl Boğa
5. kuşakKaya Alp
4. kuşakSüleyman Şah
3. kuşakErtuğrul Gazi
2. kuşakOsman Gazi1299-1324
1. kuşakOrhan Gazi1326-1362
KendisiMurad Hüdavendigar1362-1389
Orhan Gazi1326-1362
Nilüfer Hatun1362-1383
Tamara Hatun1378
Gülçiçek Hatun1335-1389
Paşa Melek Hatun
Murad Hüdavendigar1362-1389
Yıldırım Bayezid1389-1402
Yakup Çelebi1359
Savcı Bey1373-1374
Nefise Hatun1363
Şehzade İbrahim1365
Yahşi Bey
Süleyman Paşa1357
Halil Bey1356-1362
İbrahim Bey1362
Şerefullah BeySözleri
Ya Rabbi! Bu müminleri küffar elinde mağlup edip helâk eyleme. Yalnız beni şehit eyle, askerimi kırdırma.
Kosova Savaşı öncesi duası; Neşrî ve Aşıkpaşazade tarihlerinde aktarılır (rivayet)Çağdaşları
6 kişiİlkler ve Enler
5 başlıkOsmanlı Padişahları
36 padişah · 623 yıl



































Yanlış Bilinenler
5 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruMurad Hüdavendigar'ın annesi kimdir?
Yeniçeri ocağı Murad Hüdavendigar döneminde mi kuruldu?
Murad Hüdavendigar nasıl öldü?
Murad Hüdavendigar kimin oğludur?
Murad Hüdavendigar'ın kaç çocuğu vardı?
Murad Hüdavendigar'ın türbesi nerede?
Murad Hüdavendigar kaç yıl tahtta kaldı?
Murad Hüdavendigar'dan sonra tahta kim geçti?
Murad Hüdavendigar'ın lakabı neden Hüdavendigar?
Murad Hüdavendigar ne demek?
Murad Hüdavendigar hangi savaşları kazandı?
Murad Hüdavendigar oğlu Savcı Bey'i neden cezalandırdı?
Murad Hüdavendigar kaçıncı Osmanlı padişahıdır?
Murad Hüdavendigar Edirne'yi ne zaman fethetti?
Murad Hüdavendigar hangi filmde ya da dizide anlatıldı?
Son güncelleme: 3 Eylül 2026