Akşam19:42·Yatsı 21:06 İstanbul25°·Parçalı bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 3 Eylül 2026, Perşembe
Ara
III. AhmedMinyatür üslubunda portre
Osmanlı Padişahları · 23. padişah · Gerileme dönemi

III. Ahmed

احمد ثالث

Üçüncü Ahmed·III. Ahmet·3. Ahmed·Lale Devri Padişahı

Saltanat 1703-1730Doğum 30 Aralık 1673, Hacıoğlupazarcığı· 20 Ramazan 1084Ölüm 1 Temmuz 1736, Topkapı Sarayı, İstanbul· 20 Safer 1149

III. Ahmed, 1703-1730 yılları arasında hüküm süren 23. Osmanlı padişahıdır. Prut zaferi, Pasarofça Antlaşması ve Lale Devri onun saltanatına denk gelir.

27Yıl saltanat
63Yaşında öldü
13Savaş ve sefer
6Eser
14Sadrazam
29Çocuk
1299140015001600170018001922
Kuruluş 1299-1453Yükselme 1453-1579Duraklama 1579-1699Gerileme 1699-1792Dağılma 1792-1922

III. Ahmed Kimdir?

24 dk okuma

III. Ahmed, 30 Aralık 1673 tarihinde Dobruca'daki Hacıoğlupazarcığı'nda doğan ve 22 Ağustos 1703 ile 1 Ekim 1730 tarihleri arasında yirmi yedi yıl tahtta kalan 23. Osmanlı padişahıdır. Babası IV. Mehmed, annesi Gülnuş Sultan, ağabeyi II. Mustafa'dır. Edirne Vakası adı verilen isyanın tahta çıkardığı bu padişah, saltanatını bir isyanla kazanıp bir isyanla yitirdi: 1730 Patrona Halil İsyanı onu yeğeni I. Mahmud lehine tahttan çekilmeye zorladı. Saltanatının ilk on beş yılı savaşla geçti. 1711 yılında Prut Nehri kıyısında Rus Çarı I. Petro'nun ordusunu kuşatan Osmanlı ordusu Azak'ı geri aldı; 1715 yılında Mora Yarımadası Venedik'ten alındı; ancak 1716 Petrovaradin ve 1717 Belgrad yenilgileri 1718 Pasarofça Antlaşması ile Belgrad, Banat ve Kuzey Sırbistan'ın Avusturya'ya bırakılmasıyla sonuçlandı. Doğuda Safevi Devleti'nin çöküşü üzerine 1723-1725 yıllarında Tiflis, Revan, Hemedan ve Tebriz alındı. Saltanatının son on iki yılı Osmanlı tarihine Lale Devri adıyla geçti. Damadı ve sadrazamı Nevşehirli İbrahim Paşa ile birlikte barış politikasını, Avrupa ile diplomatik teması, ilk Türkçe matbaayı, itfaiye teşkilatını, çeviri kurulunu, Sadabad köşklerini ve İstanbul'un çeşmelerini bu yıllarda hayata geçirdi. Levni'nin minyatürleri, Nedim'in şiirleri ve Topkapı Sarayı'nın kapısındaki III. Ahmed Çeşmesi bu dönemin simgeleridir. Padişahın kendisi hattat ve şairdi; çeşmesinin kitabesindeki tarih beytini bizzat yazdı. 1730 yılında İran'da Nadir'in karşı saldırısı, uzun süredir biriken hoşnutsuzluğu patlattı. 28 Eylül 1730 tarihinde başlayan Patrona Halil İsyanı İbrahim Paşa'nın idamı ve padişahın 1 Ekim 1730 tarihinde tahttan çekilmesiyle bitti. III. Ahmed altı yıl kafeste yaşadı ve 1 Temmuz 1736 tarihinde altmış iki yaşında öldü. Osmanlı hanedanının sonraki bütün padişahları onun soyundan gelir.

Doğumu, Ailesi ve Şehzadelik Yılları

01 / 14 · 1 dk

Şehzade Ahmed, 30 Aralık 1673 tarihinde Dobruca'da Hacıoğlupazarcığı kasabasında doğdu; bazı kaynaklar doğum gününü 31 Aralık olarak verir. Bugün Bulgaristan'ın Dobriç şehri olan bu kasaba, babası IV. Mehmed'in Lehistan seferi için ordugah kurduğu yerdi. Padişah, sefere annesi Gülnuş Sultan'ı da götürmüştü ve şehzade Kamaniçe seferinin dönüşünde ordugahta dünyaya geldi. Ordu içinde doğan son Osmanlı şehzadesi odur. Annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan Girit'in Resmo şehrinden esir alınarak saraya getirilmiş, IV. Mehmed'in hasekisi (gözde eşi) olmuştu. Ahmed, Gülnuş Sultan'ın ikinci oğluydu; ağabeyi Mustafa dokuz yaş büyüktü.

Çocukluğu babasının av tutkusuyla biçimlenen Edirne Sarayı'nda geçti. Ağabeyi ile birlikte hocaları Seyyid Feyzullah Efendi'den dini ilimleri, Hafız Osman'dan hat sanatını öğrendi. Hafız Osman'ın sülüs ve nesih yazısını iki kardeş de benimsedi; Ahmed'in hat sanatındaki ustalığı ilerleyen yıllarda çeşme kitabelerinde ve cami levhalarında görüldü. 1675 yılında Edirne'de ağabeyiyle birlikte sünnet edildi; bu düğünün ayrıntıları Nabi'nin Surname'sinde (düğün kitabı) anlatılır.

1687 yılında babasının tahttan indirilmesi on dört yaşındaki Ahmed'i kafese soktu. Kafes, şehzadelerin sarayın belirli dairelerinde gözetim altında yaşadığı ve devlet işlerinden uzak tutulduğu düzendi. Ahmed bu düzende on altı yıl geçirdi: önce amcaları II. Süleyman ve II. Ahmed, sonra ağabeyi II. Mustafa'nın saltanatında. Kafes yıllarında şiir ve hat ile uğraştı, Necib mahlasıyla şiirler yazdı. Ağabeyiyle arası iyiydi; II. Mustafa tahta çıktığında onu öldürtmedi ve saraydaki hayatını nispeten rahat sürdürmesine izin verdi.

Bu yıllarda hanedanın durumu belirsizdi. II. Mustafa'nın oğulları Mahmud (1696) ve Osman (1699) doğdu; amcası II. Ahmed'in oğulları İbrahim ve Selim küçük yaştaydı. Ahmed, ağabeyinin ardından tahta en yakın adaydı ve ekberiyet (hanedanın en yaşlı erkeğinin tahta geçmesi) kuralı gereği taht sırasındaki yerini korudu. Kız kardeşleri Hatice Sultan, Ümmügülsüm Sultan ve Fatma Sultan da Edirne'de büyüdü; Hatice Sultan sonradan Damad Hasan Paşa ile evlendi ve Ahmed'in saltanatında bu enişte ilk sadrazamı oldu.

Tahta Çıkışı

02 / 14 · 1 dk

1703 yazında İstanbul'da başlayan cebeci isyanı Edirne'ye yürüdü. Ağabeyi II. Mustafa 28 Aralık 1703 tarihinde ölmeden dört ay önce, 22 Ağustos 1703 tarihinde ordusu isyancılara katılınca tahttan indirildi. Aynı gün isyancılar Şehzade Ahmed'i Edirne Sarayı'ndan alıp tahta oturttu. Ahmed yirmi dokuz yaşındaydı. Biat töreni isyancıların gözetiminde yapıldı; şeyhülislam olarak isyancıların İstanbul'da seçtiği İmam Mehmed Efendi, sadrazam olarak Kavanoz Ahmed Paşa görev aldı. Cülus bahşişi (yeni padişahın askere dağıttığı para) isyancıların baskısıyla yüksek tutuldu ve hazine bunun için borçlandı.

III. Ahmed'in ilk kararı başkenti İstanbul'a taşımak oldu. 1703 Ekiminde Edirne'den ayrıldı ve Eyüp Sultan Türbesi'nde kılıç kuşandı. Bu, İstanbul halkının isyandaki temel talebiydi. İkinci kararı isyan liderlerini tasfiye etmekti. Önce onlara istedikleri makamları verdi, sonra kasım ayında eniştesi Damad Hasan Paşa'yı sadrazam yaptı ve Çalık Ahmed gibi isyan elebaşlarını birer birer İstanbul'dan uzaklaştırıp ortadan kaldırdı. 1704 yılı boyunca isyancı yeniçeri ağaları ve Edirne'de padişahın ordusunu terk eden komutanlar cezalandırıldı.

Tahta çıkış tarihi, ağabeyinin ölüm tarihiyle karıştırılır. II. Mustafa'nın tahttan indirilmesi ile ölümü arasında dört aydan fazla süre vardır; III. Ahmed bu sürede zaten padişahtı. Ağabeyine karşı iyi davrandı, ona sarayda ayrı bir daire ayırdı ve 28 Aralık 1703 tarihindeki ölümünde cenazesini törenle Yeni Cami'ye defnettirdi.

Yeni padişahın karşısındaki en büyük tehdit askerin kendisiydi. 1703 isyanı kapıkulu ocaklarının (padişahın maaşlı merkez ordusu) padişah değiştirebildiğini göstermişti. III. Ahmed saltanatı boyunca bu güçle uğraştı: sadrazamlarını sık değiştirdi, yeniçeri ağalarını denetim altında tuttu ve orduyu 1711'den itibaren seferlerle meşgul etti. Kardeş katli uygulamadı; amcasının oğulları Şehzade İbrahim ve Şehzade Selim ile ağabeyinin oğulları Mahmud ve Osman kafeste yaşamaya devam etti.

İç Siyaset ve Devlet Yönetimi

03 / 14 · 2 dk

III. Ahmed'in yirmi yedi yıllık saltanatında on dört sadrazam görev yaptı; bunların on üçü ilk on beş yıla sığar. Damad Hasan Paşa (16 Kasım 1703 - 28 Eylül 1704) isyan sonrası düzeni kurdu. Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa (28 Eylül 1704 - 25 Aralık 1704) iki ay dayandı. Baltacı Mehmed Paşa ilk kez 25 Aralık 1704 ile 3 Mayıs 1706 arasında sadrazam oldu. Çorlulu Ali Paşa (3 Mayıs 1706 - 15 Haziran 1710) dört yıl görevde kaldı; hazineyi düzeltti, donanmayı güçlendirdi, Tersane'yi onardı ve Fransa ile Rusya arasında denge politikası izledi. İsveç Kralı XII. Karl'ın Osmanlı topraklarına sığınmasından sonra savaş yanlısı çevrelerin baskısıyla azledildi ve Midilli'de idam edildi. Ardından Köprülüzade Numan Paşa iki ay sadrazamlık yaptı; adaletiyle tanınan bu paşa askere sert davranınca 18 Ağustos 1710 tarihinde yerine Baltacı Mehmed Paşa ikinci kez getirildi.

Baltacı Mehmed Paşa Prut seferinin sadrazamıdır; 20 Kasım 1711 tarihinde Prut Antlaşması'nın yumuşaklığı gerekçesiyle azledildi ve Midilli'ye sürüldü. Gürcü Ağa Yusuf Paşa (20 Kasım 1711 - 11 Kasım 1712) Rusya ile ikinci savaş hazırlığını yürüttü. Silahdar Damat Ali Paşa (27 Nisan 1713 - 5 Ağustos 1716) Mora'yı geri aldı ve Petrovaradin'de şehit düştü; bu yüzden Şehit Ali Paşa diye bilinir. Arnavut Halil Paşa (21 Ağustos 1716 - 1 Ekim 1717) Belgrad'ı kaybetti. Nişancı Mehmed Paşa (1 Ekim 1717 - 9 Mayıs 1718) barış görüşmelerini başlattı. 9 Mayıs 1718 tarihinde göreve gelen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ise on iki yıl beş ay sadrazamlık yaptı ve 1 Ekim 1730 tarihinde isyancıların talebiyle idam edildi. Onun yerine atanan Silahdar Damat Mehmed Paşa, I. Mahmud'un ilk sadrazamı oldu.

Saltanatın ilk yarısında şeyhülislamlar da sık değişti; Feyzullah Efendi'nin akıbeti ilmiyeyi (din alimleri ve kadılardan oluşan bürokrasi) siyasetten uzak tutmuştu. İkinci yarıda Yenişehirli Abdullah Efendi 1718-1730 arasında kesintisiz şeyhülislamlık yaptı ve İbrahim Paşa'nın yeniliklerine fetva desteği verdi; matbaanın kurulmasına izin veren fetva da ona aittir.

İbrahim Paşa'nın idaresi merkeziyetçi ve barış yanlısıydı. Sadrazam, damadı Kaymak Mustafa Paşa'yı kaptan-ı derya (donanma komutanı), kethüdası Mehmed Paşa'yı kendi yardımcısı yaptı ve devlet makamlarını akrabalarıyla doldurdu; bu uygulama 1703'te Feyzullah Efendi'ye yöneltilen suçlamanın aynısını doğurdu. Taşrada valilerin görev sürelerini uzattı, Anadolu'daki göçleri durdurmak için köylülerin İstanbul'a gelişini yasaklayan fermanlar çıkardı, İstanbul'daki bekar odalarını denetletti. 1720 yılındaki şehzade sünnet düğünü ve 1724 yılındaki kız sultanların düğünleri halkla saray arasında bağ kurmayı amaçlıyordu.

İç güvenlik alanında en kalıcı adım 1720 yılında kurulan tulumbacı ocağıdır. Fransız asıllı Gerçek Davud Ağa'nın hazırladığı el tulumbasıyla çalışan bu birlik Osmanlı'nın ilk düzenli itfaiye teşkilatıdır. Buna rağmen 1718 ve 1729 yıllarında İstanbul'da büyük yangınlar çıktı; 1729 yangını Balat'tan Unkapanı'na uzanan mahalleleri yok etti. Aynı yıl İstanbul'da veba salgını da görüldü. 1719 yılında İstanbul'da şiddetli bir deprem yaşandı ve İzmit surları hasar gördü.

Seferler, Savaşlar ve Fetihler

04 / 14 · 3 dk

III. Ahmed'in saltanatında devlet üç cephede savaştı: Rusya (1710-1711), Venedik ve Avusturya (1714-1718), İran (1722-1730). Padişah bu seferlerin hiçbirine bizzat katılmadı; ordu sadrazamlarla sefere çıktı, padişah ise Edirne veya İstanbul'da kaldı.

Rusya ile savaşın sebebi İsveç Kralı XII. Karl'dı. 1709 yılında Poltava'da I. Petro'ya yenilen Karl, Osmanlı topraklarındaki Bender'e sığındı ve Osmanlıları Rusya'ya karşı savaşa çekmeye çalıştı. Kırım Hanı Devlet Giray ve Fransız elçisi de aynı yönde baskı yaptı. Rus askerlerinin Boğdan sınırına yaklaşması üzerine 20 Kasım 1710 tarihinde savaş ilan edildi ve Rus elçisi Tolstoy Yedikule'ye hapsedildi. Baltacı Mehmed Paşa komutasındaki ordu 1711 baharında Tuna'yı geçti. Petro, Boğdan Voyvodası Dimitri Kantemir'in daveti üzerine Yaş'a kadar ilerledi ancak beklediği Eflak desteği gelmedi. Osmanlı ordusu ve Kırım süvarisi 18-22 Temmuz 1711 tarihlerinde Prut Nehri kıyısında Stanileşti mevkiinde Rus ordusunu kuşattı. Rus ordusu açlık ve top ateşi altında dört gün dayandı; Petro barış istedi. 21 Temmuz 1711 tarihinde imzalanan Prut Antlaşması ile Azak Kalesi geri alındı, Rusya Taganrog ve Kamenka kalelerini yıkmayı, Lehistan işlerine karışmamayı ve XII. Karl'ın ülkesine güvenle dönmesini sağlamayı kabul etti. Baltacı Mehmed Paşa'nın Petro'yu esir almadığı için eleştirilmesi, Çariçe Katerina'nın mücevherleriyle rüşvet verdiği söylentisi ve Karl'ın öfkesi bu antlaşmanın çevresindeki tartışmalardır; çağdaş Osmanlı kaynakları rüşvet iddiasını doğrulamaz, yeniçerilerin savaşmak istememesini ve erzak sıkıntısını öne çıkarır.

Rusya antlaşma şartlarını geciktirince 1712 ve 1713 yıllarında iki kez daha savaş ilan edildi ancak çarpışma olmadı; 24 Haziran 1713 tarihinde Edirne Antlaşması ile Prut şartları kesinleşti. XII. Karl ise Bender'den gitmeyi reddetti. 1 Şubat 1713 tarihinde Bender'deki Osmanlı askerleri kralın karargahına saldırdı; Karl birkaç yüz İsveçliyle saatlerce direndi ve sonunda yakalandı. Bu olay Kalabalık (Kalabaliken) adıyla İsveç tarihine geçti. Karl 1714 sonbaharında Osmanlı topraklarından ayrıldı.

Venedik ile savaş 1714 Aralığında ilan edildi. Sebep, Karlofça ile Venedik'e bırakılan Mora'da Osmanlı tebaası Rumların şikayetleri ve Venedik'in Karadağ isyanına destek vermesiydi. Silahdar Damat Ali Paşa 1715 yazında yüz gün içinde Mora'nın tamamını geri aldı: Korint 3 Temmuz'da, Anabolu (Nafplion) 20 Temmuz'da, Modon ve Koron ağustos başında düştü. Bu, on sekizinci yüzyılda Osmanlı'nın Avrupa'da kazandığı tek kalıcı toprak oldu. Kaptan-ı derya Canım Hoca Mehmed Paşa da Ege'de Venedik'in elindeki Aya Mavra ve Suda kalelerini aldı. 1716 yazında Osmanlı ordusu Korfu Adası'nı kuşattı; Korfu Boğazı'ndaki deniz çarpışması 8 Temmuz 1716 tarihinde sonuçsuz kaldı ve kuşatma Ağustos ayında kaldırıldı.

Avusturya, Venedik ile 1716 Nisanında ittifak yaparak savaşa girdi. Silahdar Damat Ali Paşa Belgrad'dan kuzeye yürüdü ve 5 Ağustos 1716 tarihinde Petrovaradin'de Prens Eugen'in ordusuyla karşılaştı. Osmanlı ordusu dağıldı, sadrazam alnından vurularak öldü, ordu Belgrad'a çekildi. Aynı yılın Ekim ayında Temeşvar Kalesi düştü ve Banat kaybedildi. 1717 yılında Eugen Belgrad'ı kuşattı (18 Haziran - 18 Ağustos); Arnavut Halil Paşa'nın kuşatmayı yarmak için gelen ordusu 16 Ağustos 1717 tarihinde Belgrad önündeki savaşta yenildi ve kale iki gün sonra teslim oldu. Denizde ise 1717 yılında İmroz açıklarında Haziran ayında ve 19 Temmuz 1717 tarihinde Matapan Burnu'nda Venedik donanmasıyla iki büyük çarpışma yaşandı; ikisi de kesin sonuç vermedi ancak Venedik Ege'de ilerleyemedi. 20 Temmuz 1718 tarihinde Paşa Adası açıklarındaki son deniz muharebesi barışın imzalanmasından bir gün önce yapıldı ve yine sonuçsuz kaldı.

İran cephesi 1722 yılında açıldı. Afgan Mir Mahmud Ekim 1722'de İsfahan'ı alıp Safevi Şahı Hüseyin'i tahttan indirdi. Rusya Hazar kıyılarına indi; Osmanlı Devleti de Kafkasya ve Batı İran'a girdi. 23 Haziran 1723 tarihinde Tiflis alındı. 1724 yılında Rusya ile İstanbul'da imzalanan antlaşmayla Kuzeybatı İran paylaşıldı: Hazar kıyıları Rusya'ya, Gürcistan, Şirvan'ın batısı, Erivan, Tebriz, Hemedan ve Kirmanşah bölgeleri Osmanlı'ya bırakıldı. Osmanlı orduları 1724 yılında Ateni ve Zedavela'da Gürcü direnişini kırdı, Revan'ı (Erivan) 28 Eylül 1724 tarihinde, Hemedan'ı aynı yıl aldı; 1725 baharında Meğri Kalesi'nde Ermeni direnişçilerle çarpışıldı ve Tebriz 1725 Ağustosunda ele geçirildi. 1727 Hemedan Antlaşması ile Afgan hükümdarı Eşref bu fetihleri tanıdı.

Ancak Safevi şehzadesi Tahmasb'ın komutanı Nadir (Tahmasb Kulu Han) 1729 yılında Afganları yendi ve 1730 yılında Osmanlılara döndü. 1730 yazında Nihavend yakınındaki savaşta Osmanlı ordusu yenildi, Hemedan ve Tebriz ağustos ayında kaybedildi. İbrahim Paşa sefer için orduyu Üsküdar'da toplattı; padişahla birlikte 1730 Ağustosunda Üsküdar'a geçti ancak sefere çıkılmadı. Ordunun aylarca boş bekletilmesi ve Tebriz'in kaybı haberi Patrona Halil İsyanı'nın kıvılcımı oldu.

Antlaşmalar ve Dış İlişkiler

05 / 14 · 1 dk

III. Ahmed döneminin en önemli antlaşması 21 Temmuz 1718 tarihinde imzalanan Pasarofça Antlaşması'dır. İngiltere ve Hollanda elçilerinin arabuluculuğuyla Sırbistan'daki Pasarofça (Pojarevac) kasabasında yapılan görüşmelerde Osmanlı heyetine Nişancı Mehmed Paşa ve reisülküttab Silahdar Damat İbrahim Ağa (sonraki Nevşehirli İbrahim Paşa) katıldı. Antlaşmaya göre Belgrad ve Kuzey Sırbistan, Temeşvar ve Banat, Küçük Eflak (Oltenya) Avusturya'ya bırakıldı. Venedik Mora'yı geri alamadı ancak Dalmaçya'daki kazanımlarını ve Yedi Ada'yı korudu. Avusturya ile aynı gün yapılan ticaret antlaşması Avusturya tüccarlarına Osmanlı ülkesinde yüzde üç gümrükle ticaret hakkı verdi. Pasarofça, 1739 Belgrad Antlaşması'na kadar yirmi bir yıl yürürlükte kaldı.

Rusya ile 1711 Prut, 1713 Edirne ve 1724 İstanbul antlaşmaları imzalandı. 1724 İstanbul Antlaşması, Osmanlı ile Rusya'nın ilk kez üçüncü bir ülkenin topraklarını aralarında paylaştığı belgedir; Fransız elçisi Marquis de Bonnac arabuluculuk yaptı. İran'daki Afgan yönetimiyle 1727 Hemedan Antlaşması yapıldı.

Lale Devri diplomasisi Osmanlı tarihinde bir yeniliktir. İbrahim Paşa, Avrupa'yı yerinde tanımak için 1719 yılında Viyana'ya İbrahim Paşa'yı, 1720 yılında Paris'e Yirmisekiz Mehmed Çelebi'yi, 1722 yılında Moskova'ya Nişli Mehmed Ağa'yı, 1725 yılında Lehistan'a ve 1729 yılında İsfahan'a elçiler gönderdi. Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin Paris Sefaretnamesi, Fransız saray hayatını, operayı, rasathaneyi, matbaayı ve hastaneleri anlatan bir rapordur; oğlu Said Efendi bu geziden matbaa fikriyle döndü. Fransa ile 1720'den sonra yakınlaşıldı; Fransız elçisi Bonnac'ın ve mühendislerinin İstanbul'daki itibarı bu döneme dayanır.

İsveç, Osmanlı için 1709-1714 yılları arasında bir yük oldu. XII. Karl'ın Bender'deki masrafları hazineden karşılandı ve İsveç bu borcu ancak 1738 yılında ödedi. Lehistan ile Karlofça'nın barışı korundu. Kırım Hanlığı'nda Devlet Giray 1713 yılında azledildi, yerine Kaplan Giray ve Saadet Giray sırayla getirildi. Babür İmparatorluğu ile 1720'lerde elçi alışverişi sürdü ancak sonuç doğurmadı. Mısır'da Kazdağlı ve Fıkariye grupları arasındaki çekişme İstanbul'dan gönderilen valilerle dengelenmeye çalışıldı.

Ekonomi, Toprak ve Vergi

06 / 14 · 2 dk

III. Ahmed tahta çıktığında hazine 1703 isyanının cülus bahşişiyle boşalmıştı. Çorlulu Ali Paşa 1706-1710 yıllarında tasarruf politikası uyguladı, saray mutfağı ve hediye harcamalarını kıstı, ölmüş askerlerin maaşlarını defterden sildi. Bu politika sayesinde 1711 Prut seferi finanse edildi. 1714-1718 savaşları hazineyi yeniden tüketti; Pasarofça'dan sonra İbrahim Paşa'nın on iki yıllık barış dönemi Osmanlı on sekizinci yüzyılının en uzun mali toparlanma dönemi oldu.

Para alanında II. Süleyman döneminde başlayan kuruş sistemi yerleşti. Kuruş 40 para, para 3 akçe değerindeydi; zolota (30 paralık gümüş sikke) ve tuğralı altın da basıldı. 1720'lerde İstanbul'daki darphane yeni tekniklerle daha düzgün sikkeler üretti; III. Ahmed'in tuğralı altınları Osmanlı sikke tarihinin en itibarlı örnekleri arasındadır. Akçe artık hesap birimi olmuştu ve maaşlar kuruşla ödeniyordu. Avrupa'dan gelen gümüş sikkelerin (kara kuruş, esedi kuruş) piyasadaki ağırlığı sürdü.

Malikane sistemi (vergi kaynaklarının ömür boyu satışı) İbrahim Paşa döneminde genişledi. Devlet vergi kaynaklarını büyük peşin ödemelerle İstanbul'daki bürokrat ve askerlere sattı; bu sistem hazineye anında nakit sağladı ancak vergi toplamayı taşrada aracıların eline bıraktı. Tımar (askerlik karşılığı toprak geliri) sistemi gerilemeye devam etti; Balkanlarda kaybedilen topraklardan gelen sipahilere Anadolu'da boş dirlikler verildi.

Lale Devri'nin ekonomik yenilikleri arasında 1725 yılında Tekfur Sarayı'nda kurulan çini atölyesi, Hatayi kumaş dokuma atölyeleri ve Kağıthane çevresindeki bahçe tarımı sayılır. İznik çiniciliği çökmüştü; Tekfur Sarayı atölyesi İznik ustalarını İstanbul'a getirerek üretimi sürdürmeye çalıştı ve III. Ahmed Çeşmesi'nin çinileri burada yapıldı. Yeni ithal mallar arasında lale soğanları, Avrupa saatleri ve aynalar vardı; lale soğanlarının fiyatı 1720'lerde o kadar yükseldi ki 1726 yılında hükümet çiçek fiyatlarını denetleyen bir narh (resmi fiyat) listesi çıkardı.

Ticaret yollarında İran savaşı Tebriz-Halep ipek yolunu kesti ve İzmir'in ipek ticareti geriledi. Buna karşılık Mısır'dan gelen kahve ticareti büyüdü; İstanbul'daki kahvehaneler bu dönemde çoğaldı ve Sadabad'daki gezinti kültürüyle birleşti. Karadeniz ticareti Rusya'nın Azak'tan uzaklaştırılmasıyla Osmanlı tekelinde kaldı. Vergi alanında 1720'lerde cizye (gayrimüslimlerden alınan baş vergisi) tahsilatı düzene sokuldu ve üç kademeli (ala, evsat, edna) sistem sıkı uygulandı. Anadolu'da Celali kalıntısı eşkıya faaliyetleri yüzünden kimi yerlerde vergi toplanamadı; İbrahim Paşa köyleri terk eden reayanın (vergi veren halk) yerlerine dönmesini emreden fermanlar çıkardı.

Lale Devri

07 / 14 · 2 dk

Lale Devri, 1718 Pasarofça Antlaşması'ndan 1730 Patrona Halil İsyanı'na kadar süren on iki yıllık dönemin adıdır. Bu ad dönemin kendi kaynaklarında geçmez; tarihçi Ahmed Refik'in 1913 yılında yayımladığı Lale Devri kitabıyla yaygınlaştı, şair Yahya Kemal'in bu adı önerdiği söylenir. Adını, o yıllarda İstanbul'da bir tutkuya dönüşen lale yetiştiriciliğinden alır. Lale, Osmanlı süsleme sanatında on altıncı yüzyıldan beri kullanılan bir motifti; 1720'lerde ise yeni çeşitler yetiştirmek saray ve devlet adamları arasında yarışa dönüştü. Çiçek adları kayıt altına alındı, Şeyh Mehmed Lalezari gibi yetiştiriciler ün kazandı ve bir lale soğanı bir at fiyatına satılabildi.

Dönemin merkezi Kağıthane'deki Sadabad'dır. İbrahim Paşa 1722 yılında Kağıthane Deresi'ni mermer bir kanal (Cetvel-i Sim) içine aldırdı, kıyısına padişah için Sadabad Kasrı'nı ve devlet adamları için yüzden fazla köşk yaptırdı. Yapılar iki ay gibi kısa sürede tamamlandı. Padişah ve maiyeti ilkbaharda buraya taşınır, çırağan şenlikleri (gece bahçelerde kaplumbağaların sırtına mum konularak yapılan aydınlatma), helva sohbetleri ve lale bahçelerinde gezintiler düzenlenirdi. Boğaz kıyılarında da köşkler yapıldı: Beşiktaş'ta Çırağan, Üsküdar'da Şerefabad, Bebek'te Hümayunabad. Bu köşklerin çoğu 1730 isyanında yağmalandı veya sonradan yıkıldı.

Dönemin en kalıcı yeniliği matbaadır. Macar asıllı mühtedi (sonradan Müslüman olan) İbrahim Müteferrika, Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin oğlu Said Efendi ile birlikte Türkçe basım için başvurdu. Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi'nin fetvası dini kitaplar dışındaki eserlerin basımına izin verdi ve 1727 yılında padişah fermanı çıktı. İlk kitap, Vankulu Lügati adlı Arapça-Türkçe sözlük, 31 Ocak 1729 tarihinde basıldı. Müteferrika 1729-1742 yılları arasında on yedi kitap bastı; bunlar arasında Katip Çelebi'nin Cihannüma'sı, Naima Tarihi ve Tarih-i Hind-i Garbi (Amerika'yı anlatan kitap) vardır. Matbaanın 1729'da açılması, Gutenberg'den iki yüz yetmiş yıl sonradır; Osmanlı ülkesinde Yahudi, Ermeni ve Rum matbaaları on beşinci yüzyıl sonundan beri çalışıyordu, ancak Türkçe ve Arap harfli ilk devlet destekli matbaa budur.

İbrahim Paşa bir çeviri kurulu oluşturdu. Yirmi beş kadar alim ve şair Arapça ve Farsça tarih, coğrafya ve felsefe eserlerini Türkçeye çevirdi: Aynî'nin İkdü'l-Cüman adlı tarihi, Handmir'in Habibü's-Siyer'i ve Aristoteles'in Fizika'sının Arapça şerhi bu kurulun ürünleridir. Kütüphaneler açıldı: Topkapı Sarayı'nda 1719 yılında kurulan III. Ahmed Kütüphanesi (Enderun Kütüphanesi) bugün de ayaktadır ve padişahın Kur'an nüshaları ve el yazmaları burada korunur; Şehzadebaşı'nda İbrahim Paşa Kütüphanesi ve Nevşehir'de İbrahim Paşa Külliyesi (1726) aynı hareketin parçasıdır. 1720 yılında kurulan tulumbacı ocağı ve 1725 yılındaki çini atölyesi de bu döneme aittir.

Dönemin kültürel yüzünü nakkaş Levni ve şair Nedim temsil eder. Edirneli Abdülcelil Çelebi, yani Levni, 1720 sünnet düğününü anlatan Surname-i Vehbi'yi 137 minyatürle resimledi ve tek figürlü kadın-erkek portrelerinden oluşan albümüyle Osmanlı minyatürüne yeni bir üslup getirdi. Nedim, Sadabad'ı ve İstanbul'u öven şarkı ve gazelleriyle divan şiirine gündelik hayatı soktu; İbrahim Paşa'nın kütüphanesinde hafız-ı kütüb (kütüphaneci) olarak çalıştı ve 1730 isyanında öldü. Bu dönemde saray kadınları da görünür oldu: kızlar sultanlar Boğaz'da köşk sahibi oldu, Fatma Sultan'ın Sadabad'daki köşkü dönemin sohbet merkeziydi.

Lale Devri'ne bakış iki türlüdür. Bir görüşe göre bu dönem Osmanlı'nın Batı'ya açılan ilk penceresi, barış ve reform çağıdır. Diğer görüşe göre halk yoksulluk ve savaş kayıplarıyla boğuşurken saray ve seçkinlerin eğlenceye dalması bir çürüme belirtisidir ve 1730 isyanı bu ayrışmanın sonucudur. İki görüşün ortak noktası, dönemin İstanbul'un görünümünü ve Osmanlı seçkinlerinin dünya algısını kalıcı biçimde değiştirdiğidir.

Kültür, Sanat, Bilim ve Mimari

08 / 14 · 2 dk

III. Ahmed'in adını taşıyan en tanınmış eser, Topkapı Sarayı'nın Bab-ı Hümayun kapısı önündeki III. Ahmed Çeşmesi'dir. 1728 yılında tamamlanan yapı dört cepheli bir meydan çeşmesi ve dört köşesindeki sebillerden (yolculara su dağıtılan pencereli yapı) oluşur; geniş saçağı, çini panoları, mermer üzerine altın yaldızlı kabartmaları ve Seyyid Vehbi'nin kasidesinin yazıldığı kuşak yazısıyla Lale Devri mimarisinin başyapıtı sayılır. Kitabenin tarih beytini ve talik hattını padişahın kendisi yazdı. Aynı yıl Üsküdar iskele meydanında ikinci bir III. Ahmed Çeşmesi (Üsküdar Meydan Çeşmesi) yapıldı; bu çeşme de dört cepheli olup bugün iskelenin yanında durur. Kaynaklarda Fatih'te de padişah adına yazılmış çeşmeler geçer.

Topkapı Sarayı içinde 1719 yılında yaptırdığı III. Ahmed Kütüphanesi, Enderun avlusunun ortasında dört eyvanlı, kubbeli, mermer kaplı bir yapıdır; içi çini ve sedef kakmalı dolaplarla döşelidir ve padişahın vakfettiği yazmalar bugün Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndedir. Yine sarayda Yemiş Odası olarak bilinen III. Ahmed'in has odası, duvarları meyve ve çiçek resimleriyle bezeli olduğu için bu adı alır ve Lale Devri süsleme anlayışının en iyi örneğidir.

Cami yapımında padişah adına kaydedilen yapılar sınırlıdır; Mora'nın 1715'te geri alınmasından sonra yarımadadaki kaleler ve camiler onarıldı. İstanbul'da Karagümrük'te Nureddin Cerrahi Tekkesi padişahın himayesinde gelişti: Cerrahiyye tarikatının kurucusu Nureddin Cerrahi 1703 yılında burada tekkesini açtı, padişah tekkeye vakıf gelirleri bağladı ve tekkenin yanına Nureddin-i Cerrahi Tekkesi Çeşmesi yapıldı; tekke bugün de aynı yerde faaldir. Ayrıca Üsküdar'daki Yeni Valide Camii (1708-1710) annesi Gülnuş Sultan'ın vakfıdır ve padişah yapımına destek verdi; Gülnuş Sultan'ın üstü açık türbesi bu caminin avlusundadır.

İbrahim Paşa'nın eserleri de dönemin parçasıdır: Şehzadebaşı'ndaki Damat İbrahim Paşa Külliyesi (1720; dârülhadis, kütüphane, sebil, çeşme), Nevşehir'deki İbrahim Paşa Külliyesi (1726; cami, medrese, imaret, kütüphane, hamam), Ürgüp ve Muşkara'daki (Nevşehir'in eski adı) yapılar. Nevşehir şehri bu külliye çevresinde büyüdü ve adını sadrazamdan aldı.

Edebiyatta Nedim, Seyyid Vehbi, Nabi (1712'de öldü), Şeyhülislam Es'ad Efendi ve tarihçi Raşid Mehmed Efendi dönemin kalemleridir. Raşid'in vakanüvis tarihi 1660-1722 yıllarını, Küçük Çelebizade İsmail Asım'ın tarihi 1722-1729 yıllarını anlatır. Musiki alanında Tanburi Mustafa Çavuş ve Hafız Post'un öğrencileri saray fasıllarında görev aldı; Dimitri Kantemir Prut'tan önce İstanbul'da yazdığı nota sistemiyle Osmanlı musikisini kayda geçiren ilk kişilerdendir. Padişahın kendisi Necib mahlasıyla şiir yazdı ve hattat olarak Hafız Osman'ın öğrencisiydi; İstanbul'daki bazı camilere kendi eliyle yazdığı levhaları armağan etti.

Aile Hayatı, Eşleri ve Çocukları

09 / 14 · 3 dk

III. Ahmed'in haremi Osmanlı tarihinin en kalabalık haremlerinden biridir; kaynaklar en az on iki eşinden ve elliye yakın çocuğundan söz eder, çocuklarının büyük kısmı küçük yaşta öldü. Annesi Gülnuş Sultan 1703-1715 arasında valide sultan (padişahın annesi, haremin başı) olarak Edirne'den İstanbul'a taşınan haremi yönetti; 6 Kasım 1715 tarihinde öldü ve Üsküdar'daki Yeni Valide Camii'nin avlusuna gömüldü.

Başkadını Emetullah Kadın'dır; 1690 yılı civarında doğdu, Fatma Sultan'ın annesidir ve 1740 yılı civarında İstanbul'da öldü. Rabia Şermi Kadın (kaynaklarda Rabia Sermi Sultan olarak da geçer) 1698 yılı civarında doğdu; I. Abdülhamid'in ve Zeynep Asıma Sultan'ın annesidir, 1732 yılında öldü ve Yeni Cami'ye gömüldü; oğlu tahta çıkmadan öldüğü için valide sultan olamadı ve oğlu Beylerbeyi Camii'ni onun adına yaptırdı. Mihrişah Emine Kadın, III. Mustafa'nın ve Ümmügülsüm Sultan'ın annesidir; 1732 yılında öldü ve İstanbul'da gömüldü. Ayşe Hanım Kadın 1682 yılı civarında doğdu ve 1747 yılı civarında öldü. Emine Muslı Kadın, Ayşe Sultan'ın annesidir. Kaynaklarda ayrıca Rukiye Kadın, Hatice Kadın, Ümmügülsüm Kadın, Hace Hanife Kadın, Şahin Kadın ve Hürrem Kadın adları geçer.

Oğulları arasında ikisi tahta çıktı. Şehzade Mustafa 28 Ocak 1717 tarihinde Edirne Sarayı'nda doğdu ve 1757 yılında III. Mustafa adıyla padişah oldu. Şehzade Abdülhamid 20 Mart 1725 tarihinde Topkapı Sarayı'nda doğdu ve 1774 yılında I. Abdülhamid adıyla tahta geçti. Şehzade Mehmed 1717 yılı civarında doğdu, amcasının oğlu III. Osman'ın saltanatında 22 Aralık 1756 tarihinde öldü; ölümünde zehirlenme şüphesi vardır ve dönemin kaynakları bunu tartışır. Şehzade Süleyman 1710 yılında doğup 1732 yılında, Şehzade Bayezid 1718 yılında doğup 1771 yılında kafeste öldü. Şehzade İbrahim, Şehzade Selim, Şehzade Murad, Şehzade Numan, Şehzade Seyfeddin ve Şehzade Abdülmelik adları küçük yaşta ölen oğulları arasında kaydedilir.

Kızları on sekizinci yüzyıl siyasetinde damat sadrazamlar aracılığıyla rol oynadı. Fatma Sultan 22 Eylül 1704 tarihinde doğdu; 13 Mayıs 1709 tarihinde beş yaşındayken Silahdar Ali Paşa ile nikahlandı, paşa 1716'da Petrovaradin'de ölünce 1717 Martında Nevşehirli İbrahim Paşa ile evlendirildi; Lale Devri'nin en görünür kadınıydı, 3 Ocak 1733 tarihinde öldü ve Yeni Cami'ye gömüldü. Ümmügülsüm Sultan 7 Şubat 1708 tarihinde doğdu, İbrahim Paşa'nın kethüdası Mehmed Paşa ile evlendi, 1732 Kasımında öldü. Hatice Sultan 27 Eylül 1710 tarihinde Topkapı Sarayı'nda doğdu, 1738 yılında öldü. Atike Sultan 29 Mart 1712 tarihinde doğdu, İbrahim Paşa'nın oğlu Nevşehirli Mehmed Paşa ile evlendi, 2 Nisan 1738 tarihinde öldü. Zeynep Asıma Sultan 8 Nisan 1714 tarihinde doğdu; Sinek Mustafa Paşa ile, onun 1764'te ölümünden sonra Melek Mehmed Paşa ile evlendi, Gülhane'de 1769 yılında Zeynep Sultan Camii'ni yaptırdı ve 25 Mart 1774 tarihinde öldü, kendi camisinin haziresine gömüldü. Saliha Sultan 21 Mart 1715 tarihinde doğdu; Sarı Mustafa Paşa, Ali Paşa ve Koca Ragıp Paşa ile evlendi, 11 Ekim 1778 tarihinde öldü, Eyüp'e gömüldü. Ayşe Sultan 11 Ekim 1715 tarihinde doğdu; Silahdar Mehmed Paşa ile evlendi, 9 Temmuz 1775 tarihinde öldü. Esma Sultan (Büyük Esma Sultan) 14 Mart 1726 tarihinde doğdu; Yakup Paşa ve Muhsinzade Mehmed Paşa ile evlendi, Boğaz'daki sahilsarayı ve mücevher koleksiyonuyla tanındı, 13 Ağustos 1788 tarihinde öldü, Eyüp'e gömüldü. Zübeyde Sultan 29 Mart 1728 tarihinde doğdu; Köprülüzade Numan Paşa ile evlendi, 4 Haziran 1756 tarihinde öldü. Kaynaklar Rukiye, Emine, Emetullah, Naile, Sabiha, Rabia, Nazife, Ümmüseleme ve Reyhan adlı küçük yaşta ölen kızlardan da söz eder.

Harem düzeninde III. Ahmed dönemi iki yenilik getirdi. Birincisi, kız sultanların küçük yaşta nişanlanıp nikahlanması ve evliliğin ancak ergenlikte fiilen başlaması uygulaması yaygınlaştı; bu sayede padişah damatlarını erkenden kendine bağladı. İkincisi, kız sultanlara Boğaz ve Haliç kıyısında sahilsaraylar tahsis edildi ve bu kadınlar vakıflar kurarak kamusal hayatta göründü. 1720 yılında dört şehzadenin sünnet düğünü on beş gün sürdü ve Okmeydanı'nda halka açık şenliklerle kutlandı; 1724 yılında da beş kız sultanın düğünü birlikte yapıldı.

Kişiliği, Görünüşü ve Günlük Hayatı

10 / 14 · 1 dk

Levni'nin albümündeki portresi III. Ahmed'in görünüşü hakkında en güvenilir kaynaktır: uzun yüzlü, badem gözlü, siyah sakallı, büyük sarıklı, oturuşu dik bir hükümdar. Yabancı elçiler onu orta boylu, esmer ve nazik olarak tanımlar. Sağlığı yirmi yedi yıllık saltanat boyunca ciddi sorun çıkarmadı; altmış iki yaşında öldü.

Karakterinin en belirgin yanı ihtiyatlılıktı. 1703'te kendisini tahta çıkaran askerin gücünü hiç unutmadı ve büyük kararları sadrazamlarına bıraktı; Prut'a, Mora'ya, Petrovaradin'e gitmedi. 1730'da Üsküdar'a geçmesi bir sefer başlangıcı değil, gösteri niteliğindeydi. Bazı tarihçiler bu tutumu korkaklık, bazıları ise babasının ve ağabeyinin akıbetinden çıkarılmış bir ders olarak yorumlar. Para konusunda titizdi; Çorlulu Ali Paşa'nın tasarruflarını destekledi ve kendi hazinesini (ceb-i hümayun) ayrıntılı defterlerle takip ettirdi. Bu yüzden bazı çağdaşları onu cimrilikle suçladı.

Sanata düşkündü. Hat çalışırdı; sülüs ve celi yazıda ustaydı ve çeşmesinin kitabesini kendi yazdı. Şiirde Necib mahlasını kullandı. Bahçe ve çiçek merakı Lale Devri'nin kişisel kaynağıdır; Sadabad'daki lale bahçelerini bizzat gezer, yeni çeşitlere ad verirdi. Musiki meclislerine katılır, Levni'nin resimlerini inceler, sarayın Yemiş Odası'nda dinlenirdi. Kitaplara ve yazmalara meraklıydı; kütüphanesine vakfettiği eserler arasında kendi eliyle yazdığı Kur'an nüshaları vardır.

Günlük hayatını mevsimlere göre düzenlerdi: kış aylarında Topkapı Sarayı, ilkbahar ve yazda Sadabad, Beşiktaş ve Boğaz köşkleri. Cuma selamlıklarına (padişahın cuma namazına törenle gidişi) düzenli katıldı ve halkla bu vesileyle temas kurdu. Tebdil-i kıyafet (kıyafet değiştirerek kimliğini gizleme) ile İstanbul'da dolaştığı, çarşıdaki fiyatları ve halkın konuşmalarını dinlediği anlatılır. Kızlarının düğünlerinde ve şehzadelerinin sünnetlerinde büyük şenlikler düzenlemesi, halkın gözünde cömert bir padişah imajı kurma çabasıydı. Aile bağları güçlüydü; annesine, ağabeyine ve kızlarına düşkünlüğü kaynaklarda sık vurgulanır.

Patrona Halil İsyanı ve Tahttan Çekilmesi

11 / 14 · 1 dk

1730 yılının yazında İran'da Nadir'in saldırısı Hemedan ve Tebriz'i düşürdü. İbrahim Paşa sefer için orduyu Üsküdar'da toplattı; padişah 1730 Ağustosunda otağını Üsküdar'a kurdu ama ordu haftalarca bekletildi. Asker, sefer bahanesiyle toplanan vergilere ve harcanmayan sefer hazırlığına öfkeliydi. İstanbul esnafı ise Sadabad'ın masraflarını, damatların servetlerini ve savaş kaybını konuşuyordu. Tebriz'in kaybedildiği haberi Eylül sonunda şehre ulaştı.

28 Eylül 1730 tarihinde Bayezid Meydanı'nda Arnavut asıllı eski bir yeniçeri ve hamam tellağı olan Patrona Halil, Muslu Beşe ve Ali Usta ile birlikte on yedi kişilik bir grupla isyan başlattı. Kalabalık saatler içinde büyüdü; yeniçeriler kışlalarından çıkıp isyana katıldı, Ağakapısı basıldı, hapishaneler açıldı. İsyancılar İbrahim Paşa'nın, damatları Kaymak Mustafa Paşa ve Kethüda Mehmed Paşa'nın ve Şeyhülislam Abdullah Efendi'nin kendilerine teslim edilmesini istedi. Padişah Üsküdar'dan Topkapı'ya döndü ve iki gün direndi. 30 Eylül gecesi sadrazam ve iki damadı sarayda boğduruldu; cesetleri 1 Ekim 1730 sabahı isyancılara teslim edildi. İsyancılar İbrahim Paşa'nın cesedinin gerçek olmadığını öne sürüp padişahın kendisinin tahttan çekilmesini istedi.

1 Ekim 1730 tarihinde III. Ahmed yeğeni Şehzade Mahmud'u kafesten çıkardı, ona kendi eliyle biat etti ve tahttan çekildi. Bazı kaynaklar cülusu 2 Ekim, hicri takvim çevrimine dayanan kayıtlar ise 20 Eylül olarak verir. Ahmed, yeğenine sadrazamlarına fazla güvenmemesini ve sık sık değiştirmesini öğütlediği anlatılır. Bu, Osmanlı tarihinde bir padişahın tahtı halefine kendi elleriyle devrettiği nadir olaylardan biridir. İsyancılar Sadabad köşklerini yıkmak istedi; I. Mahmud köşklerin yakılmasına izin vermedi ancak isyancıların baskısıyla bir kısmı yıkıldı. Nedim isyan sırasında öldü. Patrona Halil'in kendisi 25 Kasım 1730 tarihinde I. Mahmud'un düzenlediği bir toplantıda sarayda öldürüldü.

İsyanın sebepleri üzerinde tarihçiler farklı ağırlıklar koyar. Bir görüşe göre asıl sebep İran savaşının kötü yönetimi ve askerin tavrıdır; diğer görüşe göre Lale Devri'nin lüksü ile halkın yoksulluğu arasındaki uçurum belirleyicidir. Üçüncü bir görüş, İbrahim Paşa'nın akrabalarını makamlara doldurmasıyla dışlanan bürokrat ve ulema kesiminin isyanı örgütlediğini öne sürer. Kaynaklarda isyancıların İstanbul'a taşra göçmenleri arasından toplandığı ve ekonomik hoşnutsuzluğun rol oynadığı da yazar.

Ölümü ve Sonrası

12 / 14 · 1 dk

Tahttan çekildikten sonra III. Ahmed, Topkapı Sarayı'nda daha önce kendisinin yirmi yedi yıl önce çıktığı kafes dairesine döndü. Yeğeni I. Mahmud ona saygılı davrandı; eski padişahın hizmetine ayrı bir kadro ayrıldı ve kızları ziyaretine geldi. Altı yıl bu düzende yaşadı. 1732 yılında iki eşi Rabia Şermi ve Mihrişah Emine, 1733 yılında en sevdiği kızı Fatma Sultan öldü.

III. Ahmed 1 Temmuz 1736 tarihinde Topkapı Sarayı'nda altmış iki yaşında öldü. Ölüm sebebi kaynaklarda yaşlılık ve hastalık olarak geçer; şüpheli bir durum kaydedilmez. Cenaze namazı sarayda kılındı ve Yeni Cami'deki Hatice Turhan Sultan Türbesi'ne, babası IV. Mehmed ve ağabeyi II. Mustafa'nın yanına gömüldü. Bu türbe daha sonra I. Mahmud ve III. Osman'ı da ağırladı ve on sekizinci yüzyılın ilk yarısındaki bütün padişahların defin yeri oldu.

Ölümünden sonra hanedanın geleceği onun oğullarına bağlı kaldı. I. Mahmud ve III. Osman çocuksuz öldüğü için taht 30 Ekim 1757 tarihinde oğlu III. Mustafa'ya, 1774 yılında diğer oğlu I. Abdülhamid'e geçti. Sonraki bütün Osmanlı padişahları bu iki oğlunun soyundan geldi; bu yüzden III. Ahmed, hanedanın on sekizinci yüzyıl sonrası bütün kollarının atasıdır. Kızlarından Zeynep ve Esma Sultanlar kendi vakıflarıyla, damatları Koca Ragıp Paşa ve Muhsinzade Mehmed Paşa sadrazamlıklarıyla onun döneminin mirasını taşıdı.

Mirası ve Tarihçilerin Değerlendirmesi

13 / 14 · 1 dk

Osmanlı tarihçileri III. Ahmed'i daha çok sadrazamları üzerinden değerlendirdi. Raşid ve Çelebizade Asım'ın resmi tarihleri İbrahim Paşa dönemini barış ve imar çağı olarak anlatır. 1730 sonrasında yazılan Abdi Tarihi ve Destari Salih Tarihi ise isyanı anlatırken Lale Devri'nin israfını eleştirir. Şemdanizade Fındıklılı Süleyman Efendi on sekizinci yüzyıl ortasında yazdığı tarihinde İbrahim Paşa'yı ağır dille yargılar ve padişahı zayıf bulur.

Cumhuriyet dönemi tarihçiliğinde III. Ahmed'in dönemi Batılılaşmanın başlangıcı olarak ele alındı. Ahmed Refik'in Lale Devri kitabı bu dönemi romantik bir üslupla anlattı ve adı yerleştirdi. İsmail Hakkı Uzunçarşılı Osmanlı Tarihi'nde dönemi ayrıntılı işledi. Halil İnalcık ve sonraki kuşak, Lale Devri'ni yalnızca lüks ve eğlenceyle değil matbaa, çeviri kurulu, diplomasi ve mali reformla tanımladı. Son dönem araştırmacılar, dönemin adının sonradan verildiğini ve lale merakının tüketim kültürü değişiminin bir parçası olduğunu vurgular; bazıları da 1730 isyanının bir Batılılaşma tepkisi değil ekonomik ve siyasi bir kriz olduğunu savunur.

Yabancı tarihçiler için III. Ahmed dönemi Prut ve Pasarofça ile öne çıkar. Rus tarihçiliğinde Prut, Petro'nun kariyerinin en tehlikeli anı olarak anlatılır. İsveç tarihçiliği XII. Karl'ın Bender yıllarını ve Kalabalık olayını ayrıntılı işler. Avusturya tarihçileri Pasarofça'yı Habsburg genişlemesinin doruğu sayar. Lady Mary Wortley Montagu'nun 1717-1718 yıllarında İstanbul'dan yazdığı mektuplar, dönemin Osmanlı seçkin hayatını Avrupa'ya tanıtan ilk kadın tanıklığıdır ve çiçek aşısını Avrupa'ya taşıdı.

Popüler kültürde Lale Devri sık işlendi. Yahya Kemal'in şiirlerinde Sadabad ve Nedim, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir kitabında bu dönem estetik bir hayal olarak yer alır. 1960'ların Türk sinemasında Lale Devri adlı filmler çekildi; 2010'lu yıllarda aynı adlı bir televizyon dizisi yapıldı ancak konusu tarihi değildi. Nedim'in şarkıları bugün de Türk musikisinde okunur. III. Ahmed Çeşmesi İstanbul'un en çok fotoğraflanan yapılarından biridir ve turistik rehberlerde Topkapı Sarayı'nın simgesi olarak sunulur.

Mirası dört başlıkta özetlenebilir: Türkçe matbaa ve çeviri hareketiyle başlayan bilgi açılımı, sefaretnamelerle başlayan Avrupa'yı tanıma çabası, Mora'nın geri alınmasıyla Karlofça'nın kısmen dengelenmesi ve hanedanın bütün sonraki kollarının atası olması. Pasarofça kayıpları ve 1730 isyanı ise sicilinin diğer yüzüdür.

Aynı Yıllarda Dünya

14 / 14 · 1 dk

III. Ahmed'in saltanatı 1703-1730 yılları arasında Avrupa'nın büyük dönüşüm dönemine denk gelir. İspanya Veraset Savaşı 1713 Utrecht ve 1714 Rastatt antlaşmalarıyla bitti; İngiltere Cebelitarık'ı aldı ve deniz gücü olarak yükseldi. Büyük Kuzey Savaşı'nda İsveç Kralı XII. Karl 1709 Poltava'da yenilip Osmanlı topraklarına sığındı ve savaş 1721 Nystad Antlaşması ile Rusya'nın Baltık'a yerleşmesiyle sona erdi; I. Petro 1703'te Petersburg'u kurdu, 1721'de imparator unvanını aldı ve 1725'te öldü. Fransa'da XIV. Louis 1715'te öldü, XV. Louis'nin naiplik dönemi başladı; 1720'de John Law'un Mississippi balonu ve İngiltere'de Güney Denizi balonu patladı. 1714'te Hannover hanedanından I. George İngiltere tahtına çıktı ve Robert Walpole 1721'de ilk başbakan sayılan makama geldi.

Bilim ve sanatta Isaac Newton 1727'de öldü; Johann Sebastian Bach Köthen ve Leipzig'de kantatlarını, Georg Friedrich Händel Londra'da operalarını, Antonio Vivaldi Venedik'te Dört Mevsim'i (1725) besteledi. Daniel Defoe 1719'da Robinson Crusoe'yu, Jonathan Swift 1726'da Gulliver'in Gezileri'ni yayımladı. Fahrenheit 1724'te sıcaklık ölçeğini tanımladı. Lady Mary Wortley Montagu İstanbul'da gördüğü çiçek aşısını 1721'de İngiltere'ye taşıdı.

Asya'da Safevi İmparatorluğu 1722'de Afgan Mir Mahmud'un İsfahan'ı almasıyla çöktü ve Nadir'in yükselişi başladı. Babür İmparatorluğu Evrengzib'in 1707'deki ölümünden sonra parçalanmaya başladı; Marathalar Hindistan'ın büyük kısmına hakim oldu. Çin'de Kangxi 1722'de öldü, Yongzheng tahta çıktı. Amerika'da İngiliz kolonileri büyüyordu; 1718'de New Orleans kuruldu. Afrika'da Aşanti İmparatorluğu Altın Sahili'nde güçleniyordu.

Kronoloji

48 olay
  • 17. yüzyıl
  • Dobruca'da Hacıoğlupazarcığı ordugahında doğdu; babası IV. Mehmed, annesi Gülnuş Sultan.

  • Edirne'de ağabeyi Mustafa ile birlikte sünnet edildi.

  • Babası tahttan indirildi; on dört yaşında kafese alındı.

  • Ağabeyi II. Mustafa tahta çıktı; Ahmed kafeste kaldı.

  • 18. yüzyıl
  • Edirne Vakası: isyancılar II. Mustafa'yı indirip Ahmed'i tahta çıkardı.

  • Eniştesi Damad Hasan Paşa sadrazam oldu; isyan liderleri tasfiye edilmeye başlandı.

  • Ağabeyi II. Mustafa öldü.

  • Kızı Fatma Sultan doğdu.

  • Baltacı Mehmed Paşa ilk kez sadrazam oldu.

  • Çorlulu Ali Paşa sadrazam oldu; tasarruf ve donanma reformu.

  • Poltava'da yenilen İsveç Kralı XII. Karl Bender'e sığındı.

  • Çorlulu Ali Paşa azledildi; Köprülüzade Numan Paşa iki ay sadrazamlık yaptı.

  • Baltacı Mehmed Paşa ikinci kez sadrazam oldu.

  • Rusya'ya savaş ilan edildi.

  • Prut Antlaşması: Petro'nun kuşatılan ordusu barış istedi, Azak geri alındı.

  • Baltacı Mehmed Paşa azledildi; Gürcü Ağa Yusuf Paşa sadrazam oldu.

  • Bender'de Kalabalık olayı: XII. Karl'ın karargahı basıldı, kral yakalandı.

  • Hoca İbrahim Paşa bir günlük sadrazamlık yaptı.

  • Silahdar Damat Ali Paşa sadrazam oldu.

  • Rusya ile Edirne Antlaşması; Prut şartları kesinleşti.

  • Venedik'e savaş ilan edildi.

  • Korint alındı; Mora'nın fethi yüz gün içinde tamamlandı.

  • Annesi Gülnuş Sultan öldü.

  • Korfu Deniz Muharebesi; Korfu kuşatması Ağustos'ta kaldırıldı.

  • Petrovaradin Muharebesi: Silahdar Ali Paşa şehit düştü, ordu bozuldu.

  • Oğlu Şehzade Mustafa (III. Mustafa) Edirne Sarayı'nda doğdu.

  • Prens Eugen Belgrad'ı kuşattı.

  • Matapan Deniz Muharebesi: Venedik ile sonuçsuz karşılaşma.

  • Belgrad önündeki savaş kaybedildi; kale 18 Ağustos'ta teslim oldu.

  • Nevşehirli Damat İbrahim Paşa sadrazam oldu.

  • Pasarofça Antlaşması: Belgrad, Banat ve Küçük Eflak Avusturya'ya bırakıldı; Mora Osmanlı'da kaldı.

  • Topkapı Sarayı'nda III. Ahmed Kütüphanesi yapıldı; İstanbul'da deprem.

  • Dört şehzadenin on beş günlük sünnet düğünü; tulumbacı ocağı kuruldu; Yirmisekiz Mehmed Çelebi Paris'e gönderildi.

  • Kağıthane'de Sadabad Kasrı ve köşkleri yapıldı; İsfahan Afganların eline geçti.

  • Tiflis alındı; İran seferleri başladı.

  • Rusya ile İstanbul Antlaşması: Kuzeybatı İran paylaşıldı.

  • Revan (Erivan) alındı; aynı yıl Hemedan düştü.

  • Tebriz alındı; Tekfur Sarayı'nda çini atölyesi kuruldu.

  • Oğlu Şehzade Abdülhamid (I. Abdülhamid) Topkapı Sarayı'nda doğdu.

  • Nevşehir'de İbrahim Paşa Külliyesi tamamlandı.

  • Matbaa kurulması için ferman çıktı; Afganlarla Hemedan Antlaşması.

  • Bab-ı Hümayun önünde III. Ahmed Çeşmesi ve Üsküdar'da ikinci çeşme tamamlandı.

  • Balat'tan Unkapanı'na uzanan büyük İstanbul yangını; veba salgını.

  • İbrahim Müteferrika ilk Türkçe basılı kitap Vankulu Lügati'ni bastı.

  • Nihavend'de Nadir'e yenilgi; Hemedan ve Tebriz kaybedildi.

  • Patrona Halil İsyanı Bayezid Meydanı'nda başladı.

  • İbrahim Paşa idam edildi; padişah yeğeni I. Mahmud lehine tahttan çekildi.

  • Topkapı Sarayı'nda öldü; Yeni Cami'deki Hatice Turhan Sultan Türbesi'ne gömüldü.

Savaşlar ve Seferler

13 kayıt
4Zafer
4Yenilgi
5Sonuçsuz
Prut MuharebesiRusya · Baltacı Mehmed Paşa, Petro'nun ordusunu Stanileşti'de kuşattı; Prut Antlaşması ile Azak geri alındı.
Osmanlı zaferi
Kalabalık (Bender)İsveç Kralı XII. Karl'ın maiyeti · Bender'deki kral karargahı basıldı, Karl yakalandı; kaynaklarda Kalabaliken-i Bender olarak da geçer.
Osmanlı zaferi
Mora'nın FethiVenedik Cumhuriyeti · Korint, Anabolu, Modon ve Koron yüz gün içinde alındı.
Osmanlı zaferi
Korfu Deniz MuharebesiVenedik Cumhuriyeti · Korfu Boğazı'nda; kuşatma Ağustos 1716'da kaldırıldı.
sonuçsuz
Petrovaradin MuharebesiAvusturya · Silahdar Damat Ali Paşa öldü; Temeşvar aynı yıl düştü.
Osmanlı yenilgisi
İmroz Deniz MuharebesiVenedik Cumhuriyeti · Gökçeada açıklarında üç günlük çarpışma; kaynaklarda kesin gün farklı verilir.
sonuçsuz
Belgrad KuşatmasıAvusturya · Prens Eugen kuşattı; kale 18 Ağustos 1717'de teslim oldu.
Osmanlı yenilgisi
Matapan Deniz MuharebesiVenedik Cumhuriyeti · Mora'nın güney ucunda; Venedik Ege'ye giremedi.
sonuçsuz
Belgrad MuharebesiAvusturya · Arnavut Halil Paşa'nın kuşatmayı yarma girişimi başarısız oldu.
Osmanlı yenilgisi
Paşa Adası Deniz MuharebesiVenedik Cumhuriyeti · Pasarofça'dan bir gün önce yapılan son deniz çarpışması.
sonuçsuz
Tiflis'in Zaptı (1723)Gürcü Kartli Krallığı · İran seferlerinin ilk büyük kazanımı.
Osmanlı zaferi
Meğri MuharebesiErmeni direnişçileri · Meğri Kalesi önünde Davit Bek'in direnişi.
Osmanlı ilerleyişi durduruldu
Nihavend Muharebesiİran (Nadir) · Hemedan ve Tebriz'in kaybına yol açtı; Patrona Halil İsyanı'nın kıvılcımı.
Osmanlı yenilgisi

Antlaşmalar

5 antlaşma
Prut AntlaşmasıRusya · Azak geri alındı; Rusya Taganrog'u yıkmayı ve Lehistan'a karışmamayı kabul etti.
Edirne AntlaşmasıRusya · Prut şartlarını kesinleştirdi.
Pasarofça AntlaşmasıAvusturya, Venedik · Belgrad, Banat, Küçük Eflak Avusturya'ya; Mora Osmanlı'da kaldı; Avusturya'ya ticaret ayrıcalığı.
İstanbul AntlaşmasıRusya · Kuzeybatı İran'ın paylaşımı; Fransız elçisi Bonnac arabuluculuk yaptı.
Hemedan Antlaşmasıİran'daki Afgan yönetimi (Eşref) · Osmanlı'nın Batı İran fetihleri tanındı.

Sadrazamları

14 sadrazam
Rami Mehmed Paşa1703II. Mustafa'nın son sadrazamı; 22 Ağustos 1703'te isyancılarca görevden uzaklaştırıldı, sonra Mısır valisi oldu.
Damad Hasan Paşa1703-1704Padişahın eniştesi; 16 Kasım 1703'te atandı, isyan liderlerini tasfiye etti, 28 Eylül 1704'te azledildi.
Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa170428 Ekim - 25 Aralık 1704 arasında iki ay görev yaptı, azledildi.
Baltacı Mehmet Paşa1704-1706 ve 1710-1711İlk dönemde azledildi; ikinci dönemde Prut seferine komuta etti, 20 Kasım 1711'de azledilip Midilli'ye sürüldü, orada öldü.
Çorlulu Ali Paşa1706-1710Padişahın damadı; tasarruf ve donanma reformu; 15 Haziran 1710'da azledildi, 1711 Aralığında Midilli'de idam edildi.
Köprülüzade Numan Paşa1710Haziran-Ağustos 1710 arasında iki ay görev yaptı; adaletiyle tanındı, azledildi.
Gürcü Ağa Yusuf Paşa1711-171220 Kasım 1711 - 11 Kasım 1712; Rusya ile ikinci savaş hazırlığı, azledildi.
Silahdar Süleyman Paşa1712-1713Kaynaklarda Nişancı Süleyman Paşa olarak da geçer; Kasım 1712 - Nisan 1713 arasında görev yaptı, azledildi.
Hoca İbrahim Paşa17136-7 Nisan 1713; bir gün sadrazamlık yaptı, Osmanlı tarihinin en kısa süreli sadrazamı.
Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716Fatma Sultan'ın eşi; Mora'yı geri aldı, 5 Ağustos 1716'da Petrovaradin'de şehit düştü.
Arnavut Halil Paşa1716-171721 Ağustos 1716 - 1 Ekim 1717; Belgrad'ı kaybetti, azledildi.
Nişancı Mehmed Paşa1717-17181 Ekim 1717 - 9 Mayıs 1718; Pasarofça görüşmelerini başlattı, azledildi.
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730Fatma Sultan'ın eşi; Lale Devri'nin sadrazamı; 1 Ekim 1730'da Patrona Halil İsyanı'nda idam edildi.
Silahdar Damat Mehmet Paşa1730-1731Ayşe Sultan'ın eşi; isyan sırasında 1 Ekim 1730'da atandı, I. Mahmud döneminde 23 Ocak 1731'de azledildi.

Eserleri

6 eser
meydan çeşmesi ve sebilIII. Ahmed Çeşmesi1728 · İstanbul, Topkapı Sarayı Bab-ı Hümayun önü · Lale Devri mimarisinin başyapıtı; kitabesini padişah yazdı; bugün ayaktadır.
meydan çeşmesiIII. Ahmed Çeşmesi (Üsküdar)1728 · İstanbul, Üsküdar iskele meydanı · Dört cepheli; bugün iskele yanında durur.
kütüphaneIII. Ahmed Kütüphanesi1719 · İstanbul, Topkapı Sarayı Enderun avlusu · Kubbeli, çini kaplı; yazmalar müze kütüphanesindedir, bina ayaktadır.
saraySadabad Kasrı ve köşkleri1722 · İstanbul, Kağıthane · İbrahim Paşa yaptırdı; 1730'da kısmen yıkıldı, sonraki yüzyıllarda yenilendi, bugün yalnızca kanal izleri kaldı.
has odaYemiş Odası1705 · İstanbul, Topkapı Sarayı Harem · Meyve ve çiçek resimli duvarlarıyla Lale Devri süslemesinin örneği; ayaktadır.
matbaaMüteferrika Matbaası1727 · İstanbul, Sultanselim · İlk Türkçe basımevi; ilk kitap 31 Ocak 1729'da basıldı.

Tuğrası

Padişah nişanı
احمد ثالث

Ahmed bin Mehmed Han el-muzaffer dâimâ

III. Ahmed usta bir hattattı; Topkapı Sarayı'ndaki Bâbüssaâde üstündeki besmele ve Üsküdar Yeni Valide Camii kitabesi onun elindendir. Tuğrasını bizzat çektiği fermanlar vardır; Lale Devri tezhibiyle bezeli tuğralı fermanlar dönemin sanat zevkini yansıtır.

Anlamı
Mehmed Han oğlu Ahmed, daima muzaffer
Okunuşu
Ahmed-i Sâlis

Aile Ağacı

64 kişi
Yedi kuşak ata
Aile ağacı
BabasıIV. MehmedIV. Mehmed1648-1687
AnnesiGülnuş SultanGülnuş Sultan1695-1715
EşiEmetullah KadınEmetullah Kadın1690-1740
EşiRabia Şermi KadınRabia Şermi Kadın1698-1732
EşiMihrişah Emine KadınMihrişah Emine Kadın1732
EşiAyşe Hanım KadınAyşe Hanım Kadın1682-1747
EşiEmine Muslı KadınEmine Muslı Kadın
EşiRukiye KadınRukiye Kadın
EşiHatice KadınHatice Kadın
EşiÜmmügülsüm KadınÜmmügülsüm Kadın
EşiHace Hanife KadınHace Hanife Kadın
EşiŞahin KadınŞahin Kadın
EşiHürrem KadınHürrem Kadın
III. AhmedIII. Ahmed1703-1730
OğluIII. MustafaIII. Mustafa1757-1774OğluI. AbdülhamidI. Abdülhamid1774-1789
OğluŞehzade MehmedŞehzade Mehmed1717
OğluŞehzade SüleymanŞehzade Süleyman1710
OğluŞehzade BayezidŞehzade Bayezid1718
OğluŞehzade İbrahimŞehzade İbrahim
OğluŞehzade SelimŞehzade Selim1512-1520
OğluŞehzade MuradŞehzade Murad
OğluŞehzade NumanŞehzade Numan
OğluŞehzade SeyfeddinŞehzade Seyfeddin
OğluŞehzade AbdülmelikŞehzade Abdülmelik
KızıFatma SultanFatma Sultan1704
KızıÜmmügülsüm SultanÜmmügülsüm Sultan1708
KızıHatice SultanHatice Sultan1710
KızıAtike SultanAtike Sultan1712
KızıZeynep Asıma SultanZeynep Asıma Sultan1714
KızıSaliha SultanSaliha Sultan1715
KızıAyşe SultanAyşe Sultan1715
KızıEsma SultanEsma Sultan1726
KızıZübeyde SultanZübeyde Sultan1728
KızıRukiye SultanRukiye Sultan
KızıEmine SultanEmine Sultan
KızıEmetullah SultanEmetullah Sultan
KızıNaile SultanNaile Sultan
KızıSabiha SultanSabiha Sultan
KızıRabia SultanRabia Sultan
KızıNazife SultanNazife Sultan
KızıÜmmüseleme SultanÜmmüseleme Sultan
KızıReyhan SultanReyhan Sultan
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan
Kardeşleri
KardeşiII. MustafaII. Mustafa1695-1703
Kız kardeşiHatice SultanHatice Sultan1743
Kız kardeşiÜmmügülsüm SultanÜmmügülsüm Sultan
Kız kardeşiFatma SultanFatma Sultan

Sözleri

Necîb mahlasıyla: Dil-i mecrûhuma rahm eyle bir dem / Ki her dem senden özge kimsem olmaz

Necîb divanından beyit

Çağdaşları

7 kişi
ND
Nevşehirli Damat İbrahim PaşaSadrazam, damadı · 1718-1730Lale Devri'nin yöneticisi, isyanda öldürüldü
P(
I. Petro (Büyük Petro)Rus çarı · 1682-17251711 Prut'ta kuşatıldı
K
XII. Karlİsveç kralı · 1697-1718Poltava'dan sonra Osmanlı'ya sığındı
İM
İbrahim MüteferrikaMatbaacı · 1674-17451727'de ilk Türkçe matbaayı kurdu
L
LevnîNakkaş · ö. 1732Surname-i Vehbi minyatürleri
N
NedîmŞair · 1681-1730Lale Devri'nin sesi
PH
Patrona Halilİsyan önderi · ö. 1730III. Ahmed'i tahttan indiren ayaklanma

İlkler ve Enler

6 başlık
İlk Türkçe matbaanın kurulduğu dönem1727, İbrahim Müteferrika
Lale Devri padişahı1718-1730
Avrupa'ya ilk geçici elçiler1720 Yirmisekiz Mehmed Çelebi, Paris
İlk itfaiye teşkilatı1720 Tulumbacı Ocağı, Gerçek Davud Ağa
Hattat padişahTopkapı ve Üsküdar'daki kitabeler onun elinden
Kendi isteğiyle tahtı bırakan padişahlardan1 Ekim 1730, yeğeni I. Mahmud lehine

Osmanlı Padişahları

36 padişah · 623 yıl

Yanlış Bilinenler

5 başlık
YanlışLale Devri adı o dönemde kullanılıyordu.
DoğruLale Devri adı dönemin kendi kaynaklarında geçmez. Tarihçi Ahmed Refik'in 1913 yılında yayımladığı kitapla yaygınlaştı; adı şair Yahya Kemal'in önerdiği söylenir. Dönemin insanları bu yılları İbrahim Paşa'nın sadareti olarak anıyordu.
YanlışBaltacı Mehmed Paşa, Çariçe Katerina'nın verdiği mücevherler karşılığında Petro'yu serbest bıraktı.
DoğruBu iddia çağdaş Osmanlı kaynaklarında yer almaz; Katerina'nın mücevherleriyle ilgili söylenti sonradan Avrupa kaynaklarında büyüdü. Osmanlı kaynakları yeniçerilerin savaşmak istememesini, erzak sıkıntısını ve Azak'ın geri alınmasını barışın gerekçesi olarak gösterir. Konu tartışmalıdır; kesin bir rüşvet kanıtı yoktur.
YanlışIII. Ahmed Patrona Halil tarafından öldürüldü.
DoğruÖldürülmedi. 1 Ekim 1730 tarihinde tahtı yeğeni I. Mahmud'a kendi eliyle devretti ve altı yıl sarayda yaşadı; 1 Temmuz 1736 tarihinde doğal sebeplerle öldü. Patrona Halil ise 25 Kasım 1730 tarihinde I. Mahmud'un emriyle sarayda öldürüldü.
YanlışMatbaayı Osmanlı ülkesine ilk kez İbrahim Müteferrika getirdi.
DoğruOsmanlı ülkesinde Yahudi matbaaları 1490'lardan, Ermeni matbaası 1567'den, Rum matbaası 1627'den beri çalışıyordu. Müteferrika'nın 1727'de kurduğu matbaa Arap harfleriyle Türkçe basım yapan ilk devlet destekli matbaadır.
YanlışIII. Ahmed Prut seferine bizzat katıldı ve Petro'yu yendi.
DoğruPadişah hiçbir sefere bizzat katılmadı. Prut'ta orduya Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa komuta etti; padişah o sırada Edirne'de bulunuyordu. 1730'da Üsküdar'a geçmesi de sefer başlangıcı olmadı.

Künye

Doğum30 Aralık 1673, Hacıoğlupazarcığı (Dobruca)Hicri 20 Ramazan 1084
Ölüm1 Temmuz 1736, Topkapı Sarayı, İstanbul (62 yaşında)Hicri 20 Safer 1149
Saltanat22 Ağustos 1703 - 1 Ekim 1730 (27 yıl 1 ay)
Sıra23. padişah
BabasıIV. Mehmed
AnnesiGülnuş Sultan
HalefiI. Mahmud
SelefiII. Mustafa
DefinHatice Turhan Sultan Türbesi, Yeni Cami, İstanbul
LakabıLale Devri padişahı; şiirde Necib

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
III. Ahmed'in annesi kimdir?
Annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan'dır. Girit'in Resmo şehrinde doğdu, 1645 Girit seferinde esir alınarak saraya girdi ve IV. Mehmed'in hasekisi oldu. 1695-1715 yılları arasında iki oğlunun (II. Mustafa ve III. Ahmed) saltanatında valide sultan olarak yaşadı; Üsküdar'daki Yeni Valide Camii'ni yaptırdı.
Lale Devri III. Ahmed döneminde mi yaşandı?
Lale Devri III. Ahmed döneminde, 1718 Pasarofça Antlaşması ile 1730 Patrona Halil İsyanı arasında yaşandı. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın yönettiği bu on iki yılda matbaa kuruldu, Sadabad yapıldı, Avrupa'ya elçiler gönderildi. Dönemin adı yirminci yüzyılda tarihçi Ahmed Refik tarafından yaygınlaştırıldı.
Prut Savaşı III. Ahmed döneminde mi yapıldı?
Prut Savaşı III. Ahmed döneminde, 18-22 Temmuz 1711 tarihlerinde yapıldı. Baltacı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus Çarı I. Petro'nun ordusunu Prut Nehri kıyısında kuşattı; 21 Temmuz 1711 Prut Antlaşması ile Azak geri alındı. Baltacı'nın Petro'yu esir almadığı için eleştirilmesi bu savaşın en bilinen tartışmasıdır.
İlk Türkçe matbaa III. Ahmed döneminde mi kuruldu?
İlk Türkçe matbaa III. Ahmed döneminde, 1727 yılında İbrahim Müteferrika tarafından kuruldu. Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi'nin fetvası ve padişah fermanıyla açılan matbaanın ilk kitabı Vankulu Lügati 31 Ocak 1729 tarihinde basıldı. Müteferrika ölümüne kadar on yedi kitap bastı. Kronoloji kaydı, 6 Şubat 1695: Ağabeyi II. Mustafa tahta çıktı; Ahmed kafeste kaldı.
III. Ahmed nasıl öldü?
Tahttan çekildikten altı yıl sonra 1 Temmuz 1736 tarihinde Topkapı Sarayı'nda altmış iki yaşında doğal sebeplerle öldü. Kaynaklar şüpheli bir durum kaydetmez. Yeni Cami'deki Hatice Turhan Sultan Türbesi'ne gömüldü. Künyedeki ölüm kaydı: 1 Temmuz 1736, Topkapı Sarayı, İstanbul (62 yaşında). Defin yeri: Hatice Turhan Sultan Türbesi, Yeni Cami, İstanbul.
III. Ahmed kimin oğludur?
III. Ahmed, IV. Mehmed ile Gülnuş Sultan'ın oğludur. Babası IV. Mehmed: 19. Osmanlı padişahı, Avcı Mehmed; 1687'de tahttan indirildi. Annesi Gülnuş Sultan: Girit Resmo doğumlu; 1695-1715 valide sultan; Üsküdar Yeni Valide Camii'nin banisi. Künyeye göre babası IV. Mehmed, annesi Gülnuş Sultan; III. Ahmed 30 Aralık 1673, Hacıoğlupazarcığı (Dobruca) tarihinde doğdu.
III. Ahmed'in kaç çocuğu vardı?
Kaynaklar elliye yakın çocuğu olduğunu kaydeder; büyük kısmı küçük yaşta öldü. Oğullarından III. Mustafa ve I. Abdülhamid tahta çıktı. Kızları Fatma, Zeynep, Saliha, Ayşe, Esma ve Zübeyde Sultanlar dönemin sadrazam ve vezirleriyle evlendirildi. Mustafa, I. Abdülhamid, Şehzade Mehmed, Şehzade Süleyman, Şehzade Bayezid, Şehzade İbrahim, Şehzade Selim, Şehzade Murad, Şehzade Numan, Şehzade Seyfeddin, Şehzade Abdülmelik, Fatma Sultan. ve diğerleri.
III. Ahmed'in türbesi nerede?
Mezarı İstanbul Eminönü'nde Yeni Cami'nin yanındaki Hatice Turhan Sultan Türbesi'ndedir. Babası IV. Mehmed ve ağabeyi II. Mustafa'nın yanına gömüldü. Türbe bugün ziyarete açıktır. III. Ahmed 1 Temmuz 1736, Topkapı Sarayı, İstanbul (62 yaşında) tarihinde öldü; künyedeki defin kaydı: Hatice Turhan Sultan Türbesi, Yeni Cami, İstanbul.
III. Ahmed kaç yıl tahtta kaldı?
Yirmi yedi yıl tahtta kaldı. 22 Ağustos 1703 tarihinde Edirne Vakası ile tahta çıktı ve 1 Ekim 1730 tarihinde Patrona Halil İsyanı sonucu tahttan çekildi. Saltanatı on sekizinci yüzyılın en uzun saltanatlarından biridir. III. Ahmed'in saltanat aralığı: 22 Ağustos 1703 - 1 Ekim 1730 (27 yıl 1 ay). Selefi II. Mustafa, halefi I. Mahmud.
III. Ahmed'den sonra tahta kim geçti?
III. Ahmed'den sonra tahta I. Mahmud geçti; I. Mahmud'un saltanatı 1 Ekim 1730 (bazı kaynaklarda 20 Eylül 1730) - 13 Aralık 1754 (24 yıl 2 ay). I. Mahmud 2 Ağustos 1696, Edirne tarihinde doğmuştu ve 24. padişah olarak tahta çıktı. Künyedeki halef kaydı: I. Mahmud.
III. Ahmed'in kütüphanesi nerededir?
III. Ahmed'in kütüphanesi Topkapı Sarayı'nın üçüncü avlusunda, Arz Odası'nın arkasındadır; 1719'da yapıldı. Enderun Kütüphanesi de denilen yapı, padişahın kendi kitaplarıyla saraydaki yazmaları toplamak için kuruldu ve Lale Devri'nin kültür politikasının simgesidir. Bugün Topkapı Sarayı Müzesi içinde ziyaret edilir. Kronoloji kaydı, 1719: Topkapı Sarayı'nda III. Ahmed Kütüphanesi yapıldı; İstanbul'da deprem.
III. Ahmed neden tahttan indirildi?
1730 Patrona Halil İsyanı yüzünden tahttan çekildi. İran'da Nadir'e karşı Tebriz'in kaybı, sefer için toplanan ordunun Üsküdar'da aylarca bekletilmesi ve Lale Devri harcamalarına duyulan tepki isyanı doğurdu. İsyancılar sadrazam İbrahim Paşa'nın idamıyla yetinmeyince padişah 1 Ekim 1730 tarihinde yeğeni I. Mahmud lehine tahtı bıraktı.
III. Ahmed Çeşmesi nerede ve ne zaman yapıldı?
III. Ahmed Çeşmesi İstanbul'da Topkapı Sarayı'nın Bab-ı Hümayun kapısının önünde, Ayasofya'nın arkasındadır; 1728 yılında tamamlandı. Dört cepheli meydan çeşmesi ve köşelerindeki sebillerden oluşur, kitabesindeki tarih beytini padişah kendi eliyle yazdı. Üsküdar iskele meydanında aynı adı taşıyan ikinci bir çeşme de aynı yıl yapıldı.
III. Ahmed Pasarofça Antlaşması ile hangi toprakları kaybetti?
21 Temmuz 1718 tarihli Pasarofça Antlaşması ile Belgrad, Kuzey Sırbistan, Temeşvar ve Banat ile Küçük Eflak (Oltenya) Avusturya'ya bırakıldı. Buna karşılık 1715'te Venedik'ten geri alınan Mora Osmanlı'da kaldı. Antlaşma 1739 Belgrad Antlaşması'na kadar yürürlükte kaldı. Kronoloji kaydı, 6 Şubat 1695: Ağabeyi II. Mustafa tahta çıktı; Ahmed kafeste kaldı.
III. Ahmed hangi dizide veya filmde anlatıldı?
Lale Devri adıyla 1960'larda Türk sinemasında filmler çekildi ve dönem edebiyatta Yahya Kemal ile Tanpınar'ın eserlerinde işlendi. 2010'larda yayımlanan Lale Devri adlı televizyon dizisi tarihi bir yapım değildir. III. Ahmed'in kendisini merkeze alan bir dizi henüz çekilmemiştir. Kronoloji kaydı, 6 Şubat 1695: Ağabeyi II. Mustafa tahta çıktı; Ahmed kafeste kaldı.

Son güncelleme: 3 Eylül 2026