Minyatür üslubunda portreKanuni Sultan Süleyman
قانونى سلطان سليمانI. Süleyman·Muhteşem Süleyman·Kanuni·Muhibbî
Kanuni Sultan Süleyman, 1520-1566 yılları arasında 46 yıl hüküm süren onuncu Osmanlı padişahıdır. Belgrad, Rodos, Mohaç ve Bağdat onun dönemidir.
Kanuni Sultan Süleyman Kimdir?
22 dk okumaKanuni Sultan Süleyman, 6 Kasım 1494'te Trabzon'da doğan, 1520'den 1566'ya kadar kırk altı yıl tahtta kalan onuncu Osmanlı padişahıdır. Osmanlı tarihinin en uzun saltanatı ona aittir. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Osmanlı'da "Valide Sultan" unvanını taşıyan ilk kadın olan Hafsa Sultan'dır. Türkçede kanunlarıyla "Kanuni", Avrupa dillerinde "Muhteşem" (Magnificent) lakabıyla anılır. Kefe ve Manisa'da sancakbeyliği yaptıktan sonra babasının 22 Eylül 1520'de ölümü üzerine rakipsiz olarak tahta çıktı. Saltanatı boyunca on üç büyük sefere bizzat komuta etti. 1521'de Belgrad'ı, 1522'de Rodos'u aldı; 29 Ağustos 1526'da Mohaç'ta Macar ordusunu iki saatte dağıtıp Macaristan Krallığı'nı yıktı. 1529'da Viyana'yı kuşattı ama alamadı; 1534'te Bağdat'ı, 1541'de Budin'i Osmanlı eyaleti yaptı. Barbaros Hayreddin Paşa'yı Kaptan-ı Derya yaparak 1538 Preveze zaferiyle Akdeniz'de Osmanlı üstünlüğünü kurdu. Cezayir, Trablusgarp, Yemen, Aden ve Basra onun döneminde Osmanlı'ya bağlandı; Osmanlı donanması Hint Okyanusu'nda Portekiz ile savaştı. 1555 Amasya Antlaşması Safevilerle ilk kalıcı barışı getirdi. İçeride Süleyman, Fatih'ten kalan kanunnameleri yeniledi, şeyhülislam Ebussuud Efendi ile şer'i hukuk ve örfi hukuku uzlaştırdı, tımar ve vergi düzenini yazılı kurallara bağladı. Mimar Sinan'a Şehzade Camii'ni, Süleymaniye Külliyesi'ni ve İstanbul'un su yollarını yaptırdı; Bakî ve Fuzulî gibi şairleri himaye etti, "Muhibbî" mahlasıyla Türk edebiyatının en hacimli divanlarından birini yazdı. Dönemi Osmanlı kültür ve sanatının klasik çağı sayılır. Kişisel hayatı Osmanlı tarihinin en çok tartışılan konularındandır. Cariye kökenli Hürrem Sultan ile nikah kıyarak harem geleneğini değiştirdi; sadrazamı ve yakın arkadaşı Pargalı İbrahim Paşa'yı 1536'da, oğlu Şehzade Mustafa'yı 1553'te idam ettirdi; oğlu Bayezid 1561'de İran'da öldürüldü. Süleyman, 6 Eylül 1566 gecesi Macaristan'da Zigetvar kuşatması sırasında yetmiş bir yaşında öldü. Cenazesi İstanbul'a getirildi ve Süleymaniye Camii'nin haziresindeki türbesine gömüldü. Yerine oğlu II. Selim geçti.
Doğumu, Ailesi ve Şehzadelik Yılları
01 / 12 · 1 dkSüleyman, 6 Kasım 1494'te Trabzon'da doğdu. Babası o sırada Trabzon sancakbeyi olan Şehzade Selim, annesi 1479 yıllarında doğan cariye kökenli Hafsa Hatun'dur. Süleyman, babasının yetişkinliğe ulaşan tek oğlu olarak büyüdü; kız kardeşleri Hatice, Beyhan, Hafize, Şah Huban ve Fatma Sultan da Trabzon'da doğdu. Çocukluğunu Karadeniz'in bu sınır şehrinde, Gürcü ve Safevi komşularla çevrili bir ortamda geçirdi. Adının Hz. Süleyman'dan alındığı ve dedesi II. Bayezid'in bu adı Kur'an'dan açtığı rivayet edilir.
İlk eğitimini Trabzon sarayında aldı. Hocası Hayreddin Efendi ile Kur'an, Arapça ve Farsça öğrendi; kuyumculuk ve hat sanatında ders aldı. Osmanlı şehzadelerinin bir zanaat öğrenme geleneğine uyarak kuyumculuk öğrendiği, sonraki yıllarda kendi elinden çıkma yüzükler yaptığı anlatılır. Trabzon'da tanıştığı Pargalı İbrahim adlı Rum kökenli devşirme genç, önce hizmetkarı sonra en yakın arkadaşı oldu ve kaderleri otuz yıl iç içe geçti.
1509'da, on beş yaşında Kırım'daki Kefe sancakbeyi olarak görevlendirildi; babasının 1510-1511'deki taht mücadelesinde Kefe, Selim'in üssü oldu. Süleyman dedesinin sağlığında Rumeli'de sancak istenirken bir ara Bolu'ya atanmış, amcası Ahmed'in itirazıyla bu atama iptal edilmişti. Babası 1512'de tahta çıkınca Süleyman İstanbul'a çağrıldı; 1513'te Manisa sancakbeyi oldu ve annesi Hafsa Hatun ile birlikte Manisa'ya yerleşti. Manisa, Saruhan sancağının merkeziydi ve veliaht şehzadelerin klasik sancağı sayılırdı.
Selim'in Çaldıran (1514) ve Mısır (1516-1518) seferleri sırasında Süleyman babasının vekili olarak Edirne'de kaldı ve Rumeli'nin güvenliğinden sorumlu oldu. Bu görev ona devlet işlerini ve divanı erken yaşta öğretti. Manisa'da geçirdiği yedi yıl aile hayatının da başlangıcıdır: ilk oğlu Mahmud 1512 yıllarında, Mustafa 1515'te, Murad 1519'da doğdu. Mustafa'nın annesi Mahidevran, Süleyman'ın bu dönemdeki en gözde cariyesiydi.
Süleyman, babasının 22 Eylül 1520'de Çorlu yakınında ölümü sırasında Manisa'daydı. Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa ölümü gizleyip Manisa'ya haberci gönderdi; Süleyman yola çıktı ve İstanbul'a ulaştı. Yirmi beş yaşındaydı, hayatta kalan kardeşi ve amcası yoktu; Osmanlı tarihinde kardeş katli yapmadan tahta çıkan ender padişahlardan biri oldu.
Tahta Çıkışı
02 / 12 · 1 dkSüleyman 30 Eylül 1520'de İstanbul'da tahta oturdu; bazı kayıtlar cülusu 10 Ekim 1520 olarak verir. Cülus töreni Topkapı Sarayı'nda yapıldı, ardından babasının cenazesi Fatih'te toprağa verildi. Yeniçerilere cülus bahşişi dağıtıldı; Süleyman bu bahşişi babasının bıraktığı dolu hazineden ödedi. Venedik elçisi Bartolomeo Contarini yeni padişahı "uzun boylu, ince, zayıf yüzlü, kemerli burunlu, hafif bıyıklı ve sakallı, okumayı seven, bilgili ve iyi huylu" diye tanımladı; Avrupa'da Selim'in sertliğinden sonra yumuşak bir hükümdar beklentisi doğdu.
İlk kararları bu beklentiyi doğrular gibiydi. Babasının İranlı tüccarlardan zorla aldığı malları iade etti ve İran ipek yasağını kaldırdı; Mısır seferinde İstanbul'a getirilen altı yüz Mısırlı esnafı serbest bıraktı; babasının donanma için zorla çalıştırdığı insanları salıverdi. Selim'in görevden aldığı ve idam ettirdiği kişilerin ailelerine mal iadesi yapıldı. Bu adımlar "adalet" temasını saltanatının başından itibaren öne çıkardı.
İlk sınav Suriye'den geldi. Şam beylerbeyi Canbirdi Gazali, Selim'in ölüm haberini alınca Ekim 1520'de Memlük sultanlığını yeniden kurduğunu ilan etti, Şam'da kendi adına hutbe okuttu ve Halep'i kuşattı. Süleyman, Rumeli beylerbeyi Ferhad Paşa'yı üzerine gönderdi; Gazali Ocak 1521'de Şam yakınındaki Mastaba'da yenildi ve öldürüldü, başı İstanbul'a getirildi. Bu isyanın çabuk bastırılması yeni padişahın otoritesini kurdu.
Süleyman, Pîrî Mehmed Paşa'yı sadrazamlıkta bıraktı ve Manisa'dan getirdiği İbrahim'i hasodabaşı (padişahın özel hizmetinin başı) yaptı. Annesi Hafsa Sultan Manisa'dan İstanbul'a geldi ve haremin başına geçti; "Valide Sultan" unvanı ilk kez onun için kullanıldı. Selim'in bıraktığı hazırlıklar, yani tersanede bekleyen donanma ve sefer için toplanmış ordu, yeni padişahın önüne iki hedef koyuyordu: Fatih'in alamadığı Belgrad ve Rodos.
İç Siyaset ve Devlet Yönetimi
03 / 12 · 2 dkSüleyman'ın "Kanuni" lakabı, Osmanlı hukukunu yazılı kurallara bağlama çabasından gelir. Fatih Kanunnamesi'nden sonra devletin genişlemesi yeni kurallar gerektiriyordu. Süleyman döneminde genel bir kanunname ("Kanunname-i Al-i Osman") ile Mısır, Budin, Bağdat ve onlarca sancak için ayrı kanunnameler hazırlandı. Bu metinlerde reayanın (vergi veren köylü halkın) yükümlülükleri, tımar (asker beslemek için verilen toprak geliri) sahiplerinin hakları, ceza hukuku ve toprak tasarrufu düzenlendi. Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi ve şeyhülislam Ebussuud Efendi bu çalışmanın iki mimarıdır. Ebussuud, örfi hukuk (padişah kanunları) ile şer'i hukuku (İslam hukuku) uzlaştıran fetvalarıyla toprak rejimini "arazi-i miriye" (devlet mülkü toprak) ilkesine oturttu; 1545'ten 1574'e kadar şeyhülislam olarak kaldı.
Sadrazamlık makamı Süleyman döneminde dokuz kez el değiştirdi. Pîrî Mehmed Paşa 1523'te emekli edildi; yerine hasodabaşı Pargalı İbrahim 27 Haziran 1523'te sadrazam yapıldı. Devşirme bir sarayının doğrudan sadrazamlığa yükselmesi Osmanlı tarihinde ilkti ve devlet adamları arasında kıskançlık doğurdu. İbrahim Paşa on üç yıl boyunca sadrazam, Rumeli beylerbeyi ve serasker (ordu komutanı) olarak görev yaptı; 1524'te Mısır'ı yeniden düzenledi, Mohaç'ta ve Irakeyn seferinde orduya komuta etti. 15 Mart 1536'da Topkapı Sarayı'nda uyurken boğduruldu. Sebep tartışmalıdır: Bağdat seferinde "serasker sultan" unvanını kullanması, hazinedar İskender Çelebi'nin idamındaki rolü, Safevi elçileriyle ilişkisi ve Hürrem Sultan'ın etkisi ileri sürülür.
İbrahim'den sonra Ayas Mehmed Paşa (1536-1539, vebadan öldü), Lütfi Paşa (1539-1541, padişahın kız kardeşi Şah Sultan ile kavgası yüzünden azledildi), Hadım Süleyman Paşa (1541-1544, Hint seferinin komutanı, azledildi) sadrazam oldu. Kasım 1544'te Süleyman'ın damadı Rüstem Paşa göreve geldi; Mihrimah Sultan'ın eşi olan Rüstem, 1553'e kadar ve 1555'ten 1561'deki ölümüne kadar toplam on beş yıl sadrazamlık yaptı, hazineyi güçlendirdi, rüşvet ve mansıp satışını kurumsallaştırdığı iddiasıyla eleştirildi. Kara Ahmed Paşa 1553-1555 arasında sadrazam oldu ve 29 Eylül 1555'te idam edildi; Semiz Ali Paşa 1561-1565 arasında görev yaptı ve makamda öldü. Sokollu Mehmed Paşa 1565'te sadrazam oldu ve Süleyman'ın ölümünde ordunun başındaydı.
Saltanatın ilk yıllarında Anadolu'da bir dizi isyan patlak verdi. 1524'te Mısır beylerbeyi Hain Ahmed Paşa kendini sultan ilan etti ve öldürüldü; İbrahim Paşa 1525'te Mısır'ı yeniden düzenlemek için Kahire'ye gitti. Mart 1525'te İstanbul'da yeniçeriler, İbrahim'in yokluğunda sefer olmamasından yakınarak ayaklandı, Yahudi mahallesini ve vezir konaklarını yağmaladı; Süleyman elebaşıları idam ettirdi. 1526'da Bozok'ta Baba Zünnun, 1527'de Karaman ve Maraş'ta Kalender Çelebi ayaklandı; Kalender Çelebi isyanı Anadolu'nun büyük bölümüne yayıldı, İbrahim Paşa tımarları geri vererek Türkmen beylerini isyancılardan kopardı ve isyanı 1527 yazında bastırdı. Bu isyanlar tımar dağıtımındaki adaletsizliklere ve Kızılbaş hoşnutsuzluğuna dayanıyordu.
Saray içinde en büyük güç mücadelesi Hürrem Sultan ile Şehzade Mustafa'nın annesi Mahidevran ve İbrahim Paşa arasında yaşandı. Hürrem'in 1533-1534 dolaylarında nikahla padişahın eşi olması, Hafsa Sultan'ın 19 Mart 1534'te ölümü ve İbrahim'in 1536'da idamı, Hürrem'i haremin en güçlü kişisi yaptı. Damadı Rüstem Paşa ile birlikte Hürrem, tahtın kendi oğullarına kalmasını istiyordu. 6 Ekim 1553'te Şehzade Mustafa'nın Ereğli'de babasının çadırında boğdurulması bu mücadelenin sonucudur; olay yeniçeriler arasında öfke yarattı, Rüstem Paşa azledilmek zorunda kalındı. 1559'da Hürrem'in iki oğlu Selim ile Bayezid arasında patlak veren savaş, Bayezid'in İran'a kaçmasıyla bitti; Süleyman 1561'de Şah Tahmasb'a ödeme yaparak oğlunu ve dört torununu Kazvin'de boğdurttu.
Seferler, Savaşlar ve Fetihler
04 / 12 · 4 dkSüleyman'ın ilk seferi Belgrad'a oldu. Tuna ile Sava'nın birleştiği yerdeki bu kale, Fatih'in 1456'da alamadığı Orta Avrupa kapısıydı. Ordu Mayıs 1521'de İstanbul'dan çıktı; Böğürdelen (Şabac) alındı, Belgrad Temmuz başında kuşatıldı ve 29 Ağustos 1521'de teslim oldu. Ertesi yıl hedef Rodos'tu: Saint Jean Şövalyeleri'nin elindeki ada Anadolu kıyısına dört saat uzaklıktaydı ve Mısır yolunu tehdit ediyordu. Kuşatma 26 Temmuz 1522'de başladı; bazı kayıtlar 6 Temmuz tarihini verir. Beş ay süren kuşatmadan sonra şövalyeler 22 Aralık 1522'de teslim oldu, Büyük Üstat Villiers de l'Isle-Adam 1 Ocak 1523'te adayı terk etti. Şövalyeler sonradan Malta'ya yerleşti ve Süleyman kırk üç yıl sonra orada onlarla yeniden karşılaştı.
1526 Macaristan seferi Süleyman'ın en büyük meydan savaşını getirdi. Ordu Nisan 1526'da İstanbul'dan çıktı, Petervaradin ve İlok alındı. 29 Ağustos 1526'da Mohaç Ovası'nda Macar Kralı II. Lajos'un ordusu iki saat içinde dağıtıldı; kral kaçarken bataklıkta boğuldu, yedi piskopos ve Macar soyluluğunun çoğu öldü. Osmanlı ordusu 11 Eylül'de Budin'e girdi ama şehri elde tutmadı; Süleyman Erdel Voyvodası Yanoş Zapolya'yı Macar kralı olarak tanıdı. Avusturya Arşidükü Ferdinand da krallığı istedi; bu iki taraflı taht kavgası sonraki on beş yılın savaş sebebi oldu.
1529'da Süleyman Zapolya'yı desteklemek için yeniden Macaristan'a yürüdü, 8 Eylül'de Budin'i Ferdinand'ın garnizonundan geri aldı ve 27 Eylül 1529'da Viyana'yı kuşattı. Yağmurlu mevsim, ağır topların yolda kalması ve şehrin güçlü savunması yüzünden kuşatma 14 Ekim 1529'da kaldırıldı. 1532'deki "Alman seferi"nde Süleyman V. Karl'ı meydan savaşına çağırdı; imparator çıkmadı. Ordu Ağustos 1532'de Güns (Kőszeg) kalesini kuşattı; Nikola Jurišić'in komutasındaki küçük garnizon yirmi beş gün dayandı ve sembolik teslimle kurtuldu. Aynı seferde Kasım Bey komutasındaki akıncı kolu 19 Eylül 1532'de Leobersdorf yakınında Habsburg kuvvetlerince yok edildi; kaynaklar 29 Eylül tarihini de verir. Bu, Süleyman döneminin Avrupa'daki en ağır akıncı kaybıdır. 1533'te Ferdinand ile barış imzalandı.
Zapolya'nın 1540'ta ölümüyle Ferdinand Budin'i kuşatınca Süleyman 1541'de üçüncü kez Macaristan'a yürüdü, Ağustos 1541'de Ferdinand'ın kuşatmasını kaldırttı ve 29 Ağustos 1541'de Budin'i doğrudan Osmanlı eyaleti yaptı; Zapolya'nın bebek oğlu Yanoş Sigismund Erdel'e gönderildi. 1543 seferinde Estergon (10 Ağustos) ve İstolni Belgrad (Székesfehérvár, Eylül 1543) alındı. 1552'de Kara Ahmed Paşa Temeşvar'ı (Temmuz 1552), Lipova'yı ve Solnok'u aldı; Hadım Ali Paşa Şubat-Mart 1552'de Segedin'i geri alan Macar kuvvetlerini bozguna uğrattı, Ağustos 1552'de Sânandrei yakınında ve Plášťovce'de (Palast) Habsburg kuvvetlerini yendi. Aynı yıl Eğri kuşatması başarısız oldu. 1562'de Balassa'nın Habsburg kuvveti Szécsény'de (Sečany) yenildi. Süleyman'ın son seferi 1566 Zigetvar'dır: Zrínyi Miklós'un savunduğu kale 5 Ağustos 1566'da kuşatıldı, padişahın ölümünden bir gün sonra 7 Eylül 1566'da düştü.
Doğuda Süleyman iki büyük İran seferi yaptı. Irakeyn seferi 1533'te İbrahim Paşa'nın öncü kuvvetiyle başladı; Tebriz Temmuz 1534'te alındı, Süleyman orduya katıldı ve Bağdat Aralık 1534'te savaşsız teslim oldu. Padişah dört ay Bağdat'ta kaldı, İmam-ı Azam Ebu Hanife ve Abdülkadir Geylani'nin kabirlerini onarttı; Basra Körfezi'ne kadar Irak Osmanlı'ya bağlandı. 1548-1549 ikinci İran seferinde Van ve çevresi alındı; Şah Tahmasb meydan savaşından kaçındı. Kaynaklarda Ekim 1548'de Kemah yakınında bir çarpışma anılır. 1553-1555 Nahçıvan seferi Şehzade Mustafa'nın idamıyla gölgelendi; Taht-ı Süleyman çevresinde 1554'te Safevi topraklarına akınlar yapıldı ve 29 Mayıs 1555'te Amasya Antlaşması imzalandı. Gürcistan sınırında 1543'te Karagak'ta Osmanlı kuvvetleri Gürcü ordusuna yenildi; 1545'te Sohoista'da Osmanlı ordusu Kartli ve İmereti kuvvetlerini bozguna uğrattı.
Akdeniz'de Süleyman'ın adı Barbaros Hayreddin Paşa ile birlikte anılır. Barbaros, 1529'da Cezayir limanındaki İspanyol kalesi Peñón'u aldı; aynı yıl Aydın Reis Formentera açıklarında İspanyol kadırgalarını yendi. Barbaros 1533'te İstanbul'a çağrılıp Kaptan-ı Derya (donanma komutanı) yapıldı; Ağustos 1534'te Tunus'u aldı, V. Karl 1535'te Tunus'u geri aldı. 1537'de Süleyman bizzat Korfu seferine çıktı, Pulya kıyıları vuruldu, Antipaxos açıklarında Venedik gemileriyle çarpışıldı; aynı yıl Sousse'e bir baskın kaydedilir. 28 Eylül 1538'de Barbaros, Andrea Doria'nın komutasındaki Haçlı donanmasını Preveze önünde yendi; kaynaklar Gregoryen takvimle 8 Ekim tarihini de verir. Türkiye, Deniz Kuvvetleri Günü'nü bu zaferin anısına 27 Eylül'de kutlar. Preveze, Akdeniz'in otuz yıl boyunca Osmanlı denetiminde kalmasını sağladı.
Barbaros'un ölümünden (1546) sonra Turgut Reis, Piyale Paşa ve Salih Reis Akdeniz'i tuttu. Haziran 1540'ta Doria, Turgut Reis'i Korsika'daki Girolata Körfezi'nde bastı ve esir aldı; Ekim 1540'ta Alborán açıklarında Osmanlı-Cezayir filosu İspanyollara yenildi. Ekim 1541'de V. Karl'ın Cezayir'e çıkarması fırtınayla yok oldu. Turgut Reis Nisan 1551'de Cerbe'de Doria'nın ablukasından gemilerini karadan kaydırarak kurtuldu, Ağustos 1551'de Trablusgarp'ı aldı; Ağustos 1552'de Ponza açıklarında Doria'yı yendi. Salih Reis Ocak 1554'te Fas'a girip Sebu Nehri kıyısında Fas ordusunu yendi. 11-14 Mayıs 1560'ta Piyale Paşa, Cerbe'de İspanyol-Haçlı donanmasını yok etti. Süleyman'ın Akdeniz'deki tek büyük başarısızlığı 1565 Malta kuşatmasıdır: 18 Mayıs'ta başlayan kuşatma, Turgut Reis'in ölümü ve İspanyol yardımının gelmesiyle 11 Eylül 1565'te kaldırıldı.
Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'nda Osmanlı Portekiz ile savaştı. 1538'de Hadım Süleyman Paşa Süveyş'ten yola çıkıp Aden'i aldı ve Hindistan'daki Diu'yu kuşattı, kaleyi alamadı. Portekizliler 1541'de Kızıldeniz'e girip Sevakin ve Tur'a baskın yaptı. Osmanlı tüfekçileri 1542-1543'te Habeşistan'da Ahmed Gran'ın ordusunda Portekiz-Habeş kuvvetleriyle savaştı: Jarte'de (Nisan 1542) yenildi, Wofla'da (Ağustos 1542) kazandı, Wayna Daga'da (Şubat 1543) Ahmed Gran öldü ve ittifak dağıldı. Piri Reis 1548'de Aden'i geri aldı, 1552'de Hürmüz'ü kuşattı ama alamadı ve 1554'te Kahire'de idam edildi. Murat Reis 1553'te Hürmüz Boğazı'nda, Seydi Ali Reis Ağustos 1554'te Umman Körfezi'nde Portekiz donanmasına yenildi. Sonuç: Kızıldeniz ve Basra Körfezi Osmanlı'da, Hint Okyanusu Portekiz'de kaldı.
Süleyman'ın tek iç savaşı oğulları arasında oldu. Selim ve Bayezid'in orduları 30 Mayıs 1559'da Konya önünde karşılaştı; kaynaklar Gregoryen takvimle 9 Haziran'ı da verir. Sokollu Mehmed Paşa'nın desteklediği Selim kazandı, Bayezid Amasya üzerinden İran'a kaçtı. Süleyman'ın Boğdan seferi (1538) de anılmalıdır: Voyvoda Petru Rareş kaçtı, Bucak bölgesi ve Bender Osmanlı'ya katıldı.
Antlaşmalar ve Dış İlişkiler
05 / 12 · 2 dkSüleyman dönemi, Osmanlı'nın Avrupa devletler sistemine sürekli bir aktör olarak girdiği dönemdir. 1533 İstanbul Antlaşması ile Ferdinand, Süleyman'ı "baba" olarak tanıdı, elindeki Macar toprakları için yıllık 30.000 duka vergi ödemeyi kabul etti ve sadrazam İbrahim Paşa ile "kardeş" sayıldı; bu, Habsburgların Osmanlı üstünlüğünü kabul ettiği ilk belgedir. 1547 barışı beş yıllığına aynı vergiyi yeniledi; 1562'de Busbecq'in müzakere ettiği barış sekiz yıl daha uzattı. Habsburg elçisi Ogier Ghiselin de Busbecq'in 1555-1562 arasında İstanbul'dan yazdığı mektuplar, Süleyman sarayının en canlı Avrupa kaynağıdır.
Fransa ile ilişki Süleyman'ın dış siyasetinin en özgün yönüdür. 1525'te Pavia'da V. Karl'a esir düşen Fransa Kralı I. François'nın annesi Süleyman'dan yardım istedi; Süleyman'ın cevap mektubu Osmanlı-Fransız ittifakının başlangıcıdır. Şubat 1536'da imzalanan Fransız-Osmanlı Antlaşması, Fransız tüccarlara Osmanlı limanlarında ticaret serbestliği, kendi konsolosları önünde yargılanma hakkı ve dini özgürlük tanıdı; "kapitülasyon" olarak bilinen bu ayrıcalıklar 1740'ta kalıcı hale getirildi ve 1923'e kadar sürdü. Antlaşmanın 1536'da resmen onaylanıp onaylanmadığı tarihçiler arasında tartışmalıdır. 1543'te Barbaros'un donanması Fransız filosuyla birlikte Nice'i kuşattı ve kışı Toulon'da geçirdi; bir Osmanlı donanmasının Fransız limanında kışlaması Avrupa'da şaşkınlık yarattı.
Venedik ile 1537-1540 savaşı Preveze zaferiyle sonuçlandı; Ekim 1540 barışında Venedik, Mora'daki son kaleleri Nafplion ve Monemvasia'yı bıraktı ve 300.000 duka tazminat ödedi. Bundan sonra Venedik Süleyman'ın ölümüne kadar barışı korudu. Papalık ile doğrudan ilişki kurulmadı; Süleyman, Luther'in Reform hareketini Habsburgları zayıflattığı için dolaylı olarak destekledi ve Alman Protestan prenslere mektup gönderdi.
Doğuda 29 Mayıs 1555 Amasya Antlaşması, Osmanlı ile Safeviler arasındaki ilk resmi barıştır. Irak ve Doğu Anadolu Osmanlı'da, Azerbaycan ve Tebriz İran'da kaldı; Safeviler Osmanlı hacılarının İran üzerinden Mekke'ye geçişini ve ilk üç halifeye lanet okunmasının durdurulmasını kabul etti. Bu barış 1578'e kadar yürürlükte kaldı. Süleyman ayrıca Hint Müslüman devletleriyle ilişki kurdu: Gucerat sultanı 1536'da Portekiz'e karşı yardım istedi, Babür hükümdarı Hümayun ile mektuplaşıldı, Açe Sultanlığı'na 1560'larda top ve topçu gönderildi. Polonya Kralı Zygmunt ile 1533'te "ebedi barış" imzalandı; Rusya ile ilk elçilik teatileri yapıldı.
Kırım Hanlığı Süleyman döneminde Osmanlı'nın kuzey ordusuydu; Sahib Giray 1551'de Süleyman'ın emriyle öldürüldü ve yerine Devlet Giray getirildi. Erdel, Eflak ve Boğdan vergi ödeyen vassal devletler olarak kaldı; Erdel'in özerk statüsü 1541'de kuruldu. Dubrovnik Cumhuriyeti vergi karşılığında ticaret ayrıcalıklarını korudu. Süleyman'ın elçilere gösterdiği tören düzeni, Topkapı Sarayı'nın protokolü ve elçilerin padişahın huzuruna koltuk altından tutularak çıkarılması geleneği bu dönemde yerleşti.
Ekonomi, Toprak ve Vergi
06 / 12 · 2 dkSüleyman'ın saltanatı Osmanlı ekonomisinin en geniş ve en düzenli dönemidir. Devlet Macaristan'dan Yemen'e, Cezayir'den Basra'ya uzanıyordu; 1527-1528 bütçesi 538 milyon akçe gelir gösterir ve bu gelirin dörtte biri Mısır'dan gelen irsaliyedir. Akçe, Süleyman döneminin büyük bölümünde değerini korudu; yüz dirhem gümüşten kesilen akçe sayısı babasının döneminden kalan düzeyde tutuldu ve büyük tağşiş (paranın gümüş oranını düşürme) 1585'e kadar yapılmadı. Altın sultani 55-60 akçe dolayında kaldı.
Tımar sistemi bu dönemde en geniş halini aldı. Rumeli ve Anadolu'da yüz binin üzerinde tımarlı sipahi vardı; Budin, Bağdat, Van ve Temeşvar eyaletlerinde yeni tahrirlerle (arazi ve nüfus sayımı) tımarlar dağıtıldı. Mısır, Yemen, Bağdat'ın bir kısmı ve Kuzey Afrika ise salyaneli (yıllık sabit vergi gönderen) eyaletler olarak ayrı tutuldu. Süleyman dönemi tahrir defterleri, Osmanlı nüfus tarihinin en tam kaynağıdır; imparatorluk nüfusunun 1530'larda 12-13 milyon, saltanatın sonunda 20 milyonu aştığı hesaplanır.
Vergi düzeni kanunnamelerle standartlaştırıldı. Müslüman reayadan alınan çift resmi (çiftlik vergisi), gayrimüslimlerden alınan cizye ve ispence, ürün üzerinden alınan öşür, koyun başına ağnam resmi ve olağanüstü durumlarda toplanan avarız bu dönemde yazılı oranlara bağlandı. Kanunnameler sancak sancak farklıydı; Süleyman fethettiği yerlerde eski yerel vergileri çoğunlukla korudu, aşırı olanları kaldırdı. Rüstem Paşa'nın sadrazamlığında mültezimlere (vergi toplama hakkını satın alan kişilere) verilen gelir kaynakları ve mansıp satışı hazineyi doldurdu ama yolsuzluk şikayetlerini artırdı.
Ticaret yolları Süleyman döneminde iki yönde işledi. Halep, İran ipeğinin Avrupa'ya çıkış kapısı oldu; Fransız ve Venedik tüccarları burada konsolosluk açtı. Bursa ipek pazarı Selim'in yasağının kalkmasıyla toparlandı. Kızıldeniz-Mısır baharat yolu Portekiz rekabetine rağmen 1550'lerde yeniden canlandı; Venedik baharatı yine İskenderiye'den almaya başladı. Basra'nın Osmanlı'ya bağlanması (1546) Hint mallarına ikinci bir giriş kapısı açtı. Kapitülasyonlar Fransız ticaretini teşvik etti; Marsilya-İskenderiye hattı bu dönemde kuruldu.
Süleyman altyapıya yatırım yaptı. Mimar Sinan'ın 1554-1563 arasında yaptığı Kırkçeşme su yolları, Mağlova Kemeri gibi devasa kemerlerle Belgrad Ormanı'nın suyunu İstanbul'a getirdi ve şehirdeki çeşme sayısı yüzlerce arttı. Büyükçekmece'de Sinan'ın köprüsü ve yanındaki kervansaray (1566-1567) Edirne yolunu güvenli kıldı; Marmaris'teki Hafsa Sultan Kervansarayı Rodos seferinin ikmal noktası oldu. Mekke'de Kabe'nin onarımı, Kudüs surlarının 1537-1541'de yeniden yapılması ve Şam'daki Süleymaniye Külliyesi hac yolunun altyapısıydı. Hürrem Sultan'ın Kudüs'te 1552'de kurduğu Haseki Sultan İmareti, hacılara ve yoksullara yemek dağıtan büyük bir vakıftı ve yüzyıllarca işledi.
Kültür, Sanat, Bilim ve Mimari
07 / 12 · 2 dkSüleyman'ın adı Osmanlı mimarisinin en büyük ustası Mimar Sinan'la birlikte anılır. Sinan 1538'de mimarbaşı oldu ve Süleyman için ilk büyük eserini 1543'te ölen Şehzade Mehmed'in anısına yaptı: 1543-1548 arasında inşa edilen Şehzade Camii, dört yarım kubbeli merkezi planıyla Sinan'ın "çıraklık eserim" dediği yapıdır ve Fatih'te ayaktadır. Süleymaniye Külliyesi 1550-1557 arasında Haliç'e hakim tepeye yapıldı: cami, dört medrese, darüşşifa, tıp medresesi, imaret, kervansaray, hamam, sıbyan mektebi, kütüphane ve Süleyman ile Hürrem'in türbelerinden oluşur. Sinan bunu "kalfalık eserim" saydı; cami 27 Ekim 1557'de açıldı. Sinan'ın Süleyman için yaptığı öteki eserler arasında Kırkçeşme su yollarındaki Mağlova Kemeri (1554-1563), Büyükçekmece Köprüsü ve Kervansarayı (1566-1567), Şam'daki Süleymaniye Külliyesi (Tekkiye, 1554-1559) ve Mihrimah Sultan camileri sayılır.
Süleyman'ın adını taşıyan başka yapılar da vardır. Rodos'ta 1522 fethinden hemen sonra yaptırılan Süleymaniye Camii adanın ilk Osmanlı camisidir. Kudüs'te 1537-1541'de yenilenen surlar ve 1538'de yapılan Aslanlı Kapı, Eski Şehir'in bugünkü görünümünü verdi; Kubbetü's-Sahra'nın dış cephesindeki İznik çinileri de onun döneminden kalmadır. Mekke ve Medine'de su yolları ve medreseler yaptırıldı.
Edebiyatta Süleyman dönemi klasik Türk şiirinin zirvesidir. Padişah "Muhibbî" mahlasıyla iki bin sekiz yüzü aşkın gazel yazdı; divanı Türk edebiyatının en hacimlilerindendir. "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" beyti ona aittir. Bakî, "sultanü'ş-şuara" (şairler sultanı) olarak Süleyman'ın himayesinde yetişti ve padişahın ölümü üzerine yazdığı Kanuni Mersiyesi Türk şiirinin en ünlü ağıtıdır. Fuzulî, Bağdat'ın fethinde Süleyman'a kasideler sundu ve Bağdat vakıflarından maaş bağlandı; Hayalî, Zatî ve Taşlıcalı Yahya dönemin öteki büyük şairleridir. Taşlıcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa için yazdığı mersiye padişahı öfkelendirdi ama şair cezalandırılmadı.
Tarih ve coğrafyada Matrakçı Nasuh, Irakeyn seferinin menzillerini minyatürlerle resmetti ve Beyan-ı Menazil'i yazdı; Piri Reis 1521'de Kitab-ı Bahriye'yi tamamladı ve 1526'da Süleyman'a sundu, ikinci dünya haritasını 1528'de çizdi. Seydi Ali Reis, Hint Okyanusu'ndan karayoluyla dönüşünü Mir'atü'l-Memalik'te anlattı. Celalzade Mustafa'nın Tabakatü'l-Memalik'i ve Arifî'nin resimli Süleymannâme'si (1558) saltanatın resmi tarihleridir; Süleymannâme'nin minyatürleri Osmanlı nakkaşhanesinin klasik üslubunu kurdu. Şehnameci makamı (padişahın resmi tarihçisi) bu dönemde oluşturuldu.
Bilimde Süleymaniye Darüşşifası ve tıp medresesi Osmanlı'nın ilk sistemli tıp okuludur. Ebussuud Efendi'nin tefsiri, Kemalpaşazade'nin tarih ve fıkıh eserleri, Birgivî'nin ahlak kitapları dönemin ürünüdür. Saray nakkaşhanesinde Şahkulu'nun "saz üslubu" tezhip ve çini sanatını değiştirdi; İznik çinilerinde mercan kırmızısı ilk kez 1550'lerde kullanıldı. Süleyman'ın ısmarladığı dört katlı altın taç ve mücevherli tolga 1532'de Venedik'te yapılıp Viyana kapılarına götürüldü; bu, Avrupa'ya yönelik bir propaganda nesnesiydi.
Aile Hayatı, Eşleri ve Çocukları
08 / 12 · 2 dkSüleyman'ın hayatındaki kadınlar Osmanlı harem tarihinin dönüm noktasıdır. İlk gözdesi Fülane Hatun'dur; adı bilinmediği için kaynaklarda "falanca" anlamına gelen bu adla anılır. 1498 yıllarında doğduğu, ilk oğlu Mahmud'un annesi olduğu ve 1550 yılında Edirne'de öldüğü kaydedilir; bazı kaynaklar 1510 yıllarında bebekken ölen Ahmed adlı bir oğlu da ona bağlar. Gülfem Hatun, 1519'da doğan ve 1521'de ölen Şehzade Murad'ın annesidir; Üsküdar'da adını taşıyan camiyi yaptırdı ve 1561 yılında öldü, ölümünün padişahın emriyle olduğu yolunda bir rivayet vardır. Mahidevran Hatun 1500 yıllarında doğdu, Çerkes ya da Arnavut kökenli olduğu ileri sürülür; Şehzade Mustafa'nın annesi olarak 1533'e kadar Manisa'da, sonra Amasya'da yaşadı. Oğlunun 1553'teki idamından sonra Bursa'ya çekildi, yoksulluk içinde yaşadı ve II. Selim'in bağladığı maaşla oğlunun türbesini yaptırdı; 3 Şubat 1581'de Bursa'da öldü ve oğlunun yanına gömüldü.
Hürrem Sultan, Osmanlı tarihinde bir padişahla nikahla evlenen ilk cariyedir. 1505 yıllarında Rutenya'nın (bugünkü Batı Ukrayna) Rohatyn kasabasında doğduğu, Kırım Tatarlarınca esir alınıp saraya getirildiği kabul edilir; Avrupa'da Roxelana adıyla tanındı. İlk oğlu Mehmed'i 31 Ekim 1521'de doğurdu; onu Mihrimah (1522), Abdullah (1523), Selim (30 Mayıs 1524), Bayezid (1525) ve Cihangir (1531) izledi. Süleyman, harem geleneğine aykırı olarak birden çok çocuğu olan Hürrem'i yanından ayırmadı ve 1533-1534 dolaylarında onunla nikah kıydı; bazı kaynaklar bu tarihi 1531 olarak verir. Hürrem, Hafsa Sultan'ın 1534'teki ölümünden sonra haremin başına geçti, Eski Saray'dan Topkapı'ya taşındı ve padişahın seferdeyken yazdığı mektuplarla devlet işlerini izledi. Haseki Külliyesi (İstanbul, 1539), Kudüs'teki imareti ve Edirne, Mekke, Medine'deki vakıfları kadın vakıf geleneğini kurdu. 15 Nisan 1558'de İstanbul'da öldü; Süleymaniye haziresinde kendi türbesine gömüldü.
Süleyman'ın oğullarının çoğu babasından önce öldü. Şehzade Mahmud (1512 dolayları) 29 Ekim 1521'de, Şehzade Murad (1519) 1521 sonbaharında çiçek hastalığından öldü. Şehzade Mustafa 1515'te Manisa'da doğdu; 1533'te Manisa, 1541'de Amasya sancakbeyi oldu, yeniçerilerin ve halkın gözdesiydi. 6 Ekim 1553'te Nahçıvan seferine giden orduya katılmak için Konya Ereğli'deki babasının otağına girdi ve dilsiz cellatlarca boğduruldu; Bursa Muradiye'deki türbesini annesi yaptırdı. Şehzade Mehmed 1521'de doğdu, 1542'de Manisa sancakbeyi oldu ve 7 Kasım 1543'te Manisa'da çiçek hastalığından öldü; Şehzade Camii onun adına yapıldı. Şehzade Abdullah 1523'te doğdu ve 1526 yıllarında küçük yaşta öldü. Şehzade Cihangir 1531'de doğdu, kambur ve hastalıklıydı; Mustafa'nın idamından yedi hafta sonra 27 Kasım 1553'te Halep'te öldü, Şehzade Camii'nde gömülüdür ve Sinan'ın Tophane'deki Cihangir Camii onun adınadır. Şehzade Bayezid 1525'te doğdu; Kütahya sancakbeyi iken 1559'da ağabeyi Selim'e savaş açtı, Konya'da yenilince İran'a kaçtı ve 25 Eylül 1561'de Kazvin'de dört oğluyla birlikte boğduruldu, Sivas'ta gömülüdür. Selim 1524'te doğdu, Konya ve Manisa'da valilik yaptı ve tek hayatta kalan oğul olarak II. Selim adıyla tahta çıktı.
Kızlarından en ünlüsü Mihrimah Sultan'dır. 1522'de İstanbul'da doğdu, 1539'da Diyarbakır beylerbeyi Rüstem Paşa ile evlendi; kocasının sadrazamlığında babasının en yakın danışmanlarından oldu, Sinan'a Üsküdar (1548) ve Edirnekapı (1565) Mihrimah Sultan camilerini yaptırdı, 25 Ocak 1578'de öldü ve babasının türbesine gömüldü. Raziye Sultan adında Manisa doğumlu bir kızı daha bilinir; annesi belirsizdir, İstanbul'da öldü. Bazı kaynaklar Mahidevran'dan doğan Fatma adlı bir kızı da anar; ayrıntıları belirsizdir.
Süleyman'ın harem düzeni bir dönüm noktasıdır. Haremin Eski Saray'dan Topkapı'ya taşınması, "haseki" (padişahın gözde eşi) unvanının resmi statü kazanması, valide sultan makamının kurulması ve şehzade annelerinin oğullarıyla sancağa gitme geleneğinin Hürrem ile kırılması hep onun döneminde oldu. Bu değişiklikler sonraki yüzyılda "kadınlar saltanatı" denilen dönemin zeminini hazırladı.
Kişiliği, Görünüşü ve Günlük Hayatı
09 / 12 · 1 dkVenedik elçilerinin raporları Süleyman'ın görünüşünü yıllar içinde izler. 1520'de Contarini onu uzun boylu, ince, kemerli burunlu ve soluk tenli diye anlattı; 1534'te Daniello de Ludovisi "uzun boyun, ince yüz, sarkık bıyık ve seyrek sakal" kaydetti. Yaşlılığında gut hastalığı ve bacaklarındaki şişlik yüzünden at binmekte zorlandı; Busbecq 1555'te onu "yüzü solgun, yüz hatları sert ama saygı uyandıran" bir yaşlı olarak gördü. Nakkaş Osman'ın ve Avrupalı ressamların portreleri iri sarıklı, ince yüzlü, uzun boyunlu bir hükümdar gösterir; Tiziano'ya atfedilen portre onu hiç görmeden yapılmıştır.
Süleyman düzenli ve ölçülü yaşadı. Sabah erken kalkar, divanı kafes arkasından izler, öğleden sonra kitap okur ve şiir yazardı. Kuyumculukla uğraştığı, Avrupa'dan saat ve harita getirttiği bilinir. Av, ok atma ve cirit gençlik tutkularıydı; Edirne çevresindeki av seferlerine yaşlılığında bile çıktı. Yemekte sadeliği tercih etti; hayatının son yıllarında hekimlerin uyarısıyla şarap yasağını sarayda sıkılaştırdı, İstanbul'daki meyhaneleri kapattı ve altın-gümüş sofra takımlarını kaldırdı. Dindarlığı yaşla arttı; Ebussuud ile fıkıh tartışmaları yaptığı, Kur'an'ı kendi eliyle istinsah ettiği (kopyaladığı) anlatılır.
Kişiliğinde iki yön bir aradaydı: adalet vurgusu ve acımasız kararlar. Kanunnameleri, fakirlere yardımı, elçilere ölçülü davranışı, babasının haksızlıklarını düzeltmesi bir yandadır; en yakın arkadaşı İbrahim'i, oğlu Mustafa'yı ve Bayezid'i öldürtmesi, Kara Ahmed Paşa'nın idamı, 1525'te yeniçeri elebaşılarını bizzat kılıçla cezalandırması öte yanda. Çağdaşları onu hem sabırlı hem de kırıldığında affetmez diye tanımladı. Hürrem'e yazdığı şiirler ve Hürrem'in ona mektupları, sert kabuğun altındaki duygusal bağı gösterir.
Süleyman çok gezen bir hükümdardı: kırk altı yılın yaklaşık on yılını sefer yollarında geçirdi, Bağdat'tan Viyana'ya, Tebriz'den Korfu'ya kadar ordunun başında yürüdü. Ordugahta askerle aynı koşulları paylaşır, kuşatmalarda siperleri bizzat denetlerdi. Yaşlılığında sağlığı bozuldu: gut, dizanteri ve muhtemelen kalp yetmezliği son yıllarını zorlaştırdı. 1566'da Zigetvar'a yetmiş bir yaşında, at yerine arabayla gitti; sefere çıkmasının nedeni, on üç yıldır sefere çıkmayan padişahın ordu üzerindeki otoritesini yenilemek isteğiydi.
Ölümü ve Sonrası
10 / 12 · 1 dkSüleyman son seferine 1 Mayıs 1566'da İstanbul'dan çıktı. Hedef, Habsburg İmparatoru II. Maximilian'ın 1565'te başlattığı sınır saldırılarına karşılık vermek ve Zrínyi Miklós'un elindeki Zigetvar kalesini almaktı. Ordu Belgrad üzerinden ilerledi; Erdel Prensi Yanoş Sigismund Zemun'da padişahı ziyaret etti. Zigetvar 5 Ağustos 1566'da kuşatıldı; bazı kaynaklar kuşatmanın 16 Ağustos'ta tam gücüne ulaştığını yazar. Bataklıkla çevrili kale üç bölümden oluşuyordu ve iki bölümü Ağustos sonunda düştü.
Padişah 6 Eylül 1566 gecesi, kalenin iç bölümüne son saldırıdan saatler önce otağında öldü; kaynaklar ölüm anı için 6 Eylül gecesi ile 7 Eylül sabahı arasında farklı saatler verir. Yetmiş bir yaşındaydı; ölüm sebebi doğal, muhtemelen kalp yetmezliği ya da felçti. Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa ölümü gizledi: hekimbaşı ve birkaç yakın görevli dışında kimseye söylenmedi, padişahın ölüm haberi ordunun moralini bozmasın diye emirler onun adına çıkarılmaya devam etti. Zrínyi 7 Eylül'de son çıkışını yaptı ve öldü; kale aynı gün alındı. Süleyman'ın iç organları Osmanlı geleneğine göre otağının yerine gömüldü; burada sonradan bir türbe yapıldı ve Zigetvar yakınındaki Turbék bölgesinde kalıntıları 2015'te arkeologlarca bulundu.
Sokollu, Kütahya'daki Şehzade Selim'e gizlice haber gönderdi. Selim önce İstanbul'a gidip tahta çıktı, sonra Belgrad'a gelerek orduyla buluştu; ölüm, ancak ordu Belgrad'a vardığında, kırk sekiz gün sonra ilan edildi. Cenaze İstanbul'a götürüldü ve Süleymaniye Camii'nin kıble tarafındaki, Sinan'ın yaptığı sekizgen türbeye gömüldü; Hürrem'in türbesi hemen yanındadır. Bakî'nin Kanuni Mersiyesi bu ölüm üzerine yazıldı.
Süleyman'ın ölümü Osmanlı tarihinde bir dönemin kapanışı sayılır. II. Selim sefere çıkmayan ilk padişah oldu; devlet işleri Sokollu'ya kaldı. 1568'de Habsburglarla Edirne Antlaşması imzalanarak Macaristan sınırı Süleyman'ın bıraktığı biçimde donduruldu. Süleyman'ın yaptırdığı Süleymaniye, Şehzade ve su yolları, kanunnameleri ve kapitülasyonlar sonraki yüzyıllara kaldı; bıraktığı devlet Avrupa, Asya ve Afrika'da yaklaşık 2,3 milyon kilometrekareye yayılıyordu.
Mirası ve Tarihçilerin Değerlendirmesi
11 / 12 · 1 dkOsmanlı tarihçileri Süleyman'ı "sahib-kıran" (çağının en büyük hükümdarı) olarak yüceltti. Celalzade, Arifî ve Lokman'ın resimli tarihleri saltanatı ideal adaletin dönemi diye anlattı; Kanuni lakabı 16. yüzyıl sonundan itibaren yerleşti. 17. yüzyılda Koçi Bey, devletin bozulmasını anlatırken Süleyman dönemini ölçü aldı ve bu bakış "Kanuni devri altın çağ" kalıbını Osmanlı düşüncesine yerleştirdi. Mustafa Ali gibi eleştirel yazarlar ise Rüstem Paşa döneminde mansıp satışının başlamasını çöküşün ilk tohumu saydı.
Cumhuriyet dönemi tarihçileri altın çağ anlatısını sorguladı. Halil İnalcık, Süleyman'ın kanunnamelerini Osmanlı klasik düzeninin tamamlanışı olarak görürken, saltanatın son yıllarında hazine açıklarının ve tımar sisteminin çözülmesinin başladığını yazdı. Feridun Emecen, Mustafa'nın idamını ve Bayezid olayını hanedan siyasetinin yapısal sorunu olarak değerlendirir. Kanuni'nin Viyana'da durdurulması, Avrupa tarihçiliğinde "Osmanlı yayılmasının sınırı" olarak ele alındı; Türk tarihçiler ise Viyana'nın hedef değil gösteri olduğunu, Macaristan'ın elde tutulmasının asıl amaç olduğunu vurgular.
Yabancı tarihçiler Süleyman'ı Avrupa'nın "Muhteşem Süleyman"ı yaptı. Busbecq'in mektupları ve Venedik raporları onu adil ama korkulan bir hükümdar diye anlattı. 20. yüzyılda Stanford Shaw, Roger Merriman ve Halil İnalcık'ın İngilizce eserleri, Süleyman'ı V. Karl ve I. François ile aynı düzlemde "Rönesans hükümdarı" olarak inceledi. Leslie Peirce'in harem üzerine çalışması, Hürrem'in rolünü entrika anlatısından çıkarıp kurumsal bir dönüşüm olarak yeniden yorumladı. Kaya Şahin'in Celalzade üzerine kitabı, Süleyman imajının nasıl kurgulandığını gösterir. Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi'nin duvarında tarihin büyük kanun yapıcıları arasında Süleyman'ın kabartması yer alır.
Popüler kültürde Süleyman, 2011-2014 arasında yayımlanan ve seksenden fazla ülkede izlenen Muhteşem Yüzyıl dizisiyle dünya çapında tanındı; Halit Ergenç'in canlandırdığı Süleyman ve Meryem Uzerli'nin Hürrem'i diziyi Türkiye'nin en çok ihraç edilen yapımı yaptı. Dizi, hareme ağırlık vermesi nedeniyle Türkiye'de tartışma yarattı. Daha önce 1987'de Muhteşem Süleyman adlı bir sergi Amerika'da büyük müzeleri dolaşmıştı. Romanlarda Süleyman ve Hürrem sık işlenen bir çift oldu; Ukrayna'da Roxelana ulusal bir figür sayılır. Süleymaniye Camii, İstanbul silüetinin simgesi olarak adını her gün hatırlatır.
Aynı Yıllarda Dünya
12 / 12 · 1 dkSüleyman'ın çağdaşları Avrupa'nın en güçlü hükümdarlarıydı. Kutsal Roma İmparatoru V. Karl 1519'dan 1556'daki feragatine kadar İspanya, Almanya, Hollanda ve İtalya'nın yarısını yönetti; Fransa Kralı I. François 1547'ye, İngiltere Kralı VIII. Henry 1547'ye kadar tahtta kaldı. V. Karl ile François arasındaki İtalya Savaşları, Süleyman'ın Fransa ittifakının zeminiydi; Karl 1527'de Roma'yı yağmalattı, 1535'te Tunus'u aldı, 1541'de Cezayir'de yenildi. Luther'in Reform'u 1555 Augsburg Barışı'yla Almanya'yı böldü; Henry 1534'te İngiliz Kilisesi'ni Roma'dan ayırdı. Trento Konsili 1545'te başladı, Cizvit tarikatı 1540'ta kuruldu. Kopernik 1543'te güneş merkezli evren kuramını yayımladı; Michelangelo 1564'te öldü.
Amerika kıtasında İspanya imparatorluk kurdu. Cortés 1521'de Aztek başkenti Tenochtitlan'ı, Pizarro 1533'te İnka başkenti Cuzco'yu aldı; Potosí gümüş madenleri 1545'te işletilmeye başlandı ve Amerika gümüşü 1550'lerden sonra Osmanlı pazarlarına ulaşarak yüzyıl sonundaki fiyat devrimini hazırladı. Macellan'ın filosu 1522'de dünyayı dolaşmayı tamamladı. Portekiz 1557'de Makao'ya yerleşti; Japonya'ya 1543'te ilk Avrupalılar ulaştı ve tüfeği götürdü.
Asya'da Babür 1526'da Panipat'ta Delhi Sultanlığı'nı yıkarak Hindistan'da Babür İmparatorluğu'nu kurdu; torunu Ekber 1556'da tahta çıktı. Safevi Şahı I. Tahmasb 1524'ten 1576'ya kadar hüküm sürdü ve Süleyman'ın üç İran seferine meydan savaşı vermeden dayandı. Rusya'da IV. İvan (Korkunç) 1547'de çar unvanını aldı, 1552'de Kazan'ı, 1556'da Astrahan'ı fethederek Volga'yı Rus nehri yaptı; bu, Osmanlı ile Rusya'nın ilk karşı karşıya gelişinin sebebi oldu. Çin'de Ming imparatoru Jiajing hüküm sürüyor, Japonya'da Sengoku iç savaşları devam ediyordu.
Kronoloji
69 olay- 15. yüzyıl
Trabzon'da doğdu; babası Şehzade Selim, annesi Hafsa Hatun.
- 16. yüzyıl
Kefe sancakbeyi oldu.
Babası Selim'in taht mücadelesinde Kefe, Selim'in üssü oldu.
İlk oğlu Mahmud doğdu; babası Yavuz Sultan Selim tahta çıktı.
Manisa sancakbeyi oldu; annesi Hafsa Hatun ile Manisa'ya yerleşti.
Babasının Çaldıran seferi sırasında Edirne'de Rumeli'nin muhafızı olarak kaldı.
Oğlu Mustafa Manisa'da doğdu; annesi Mahidevran.
Oğlu Murad doğdu; annesi Gülfem Hatun.
Canbirdi Gazali Şam'da isyan etti; Ocak 1521'de Ferhad Paşa isyanı bastırdı.
Babası Yavuz Sultan Selim Çorlu yakınında öldü.
İstanbul'da tahta çıktı; bazı kayıtlar 10 Ekim 1520 tarihini verir.
Belgrad fethedildi.
Oğlu Mehmed doğdu; annesi Hürrem. Aynı yıl Mahmud ve Murad çiçek hastalığından öldü.
Manisa'da Hafsa Sultan Külliyesi tamamlandı; Rodos'ta Süleymaniye Camii yaptırıldı.
Rodos kuşatması başladı; bazı kayıtlar 6 Temmuz tarihini verir.
Rodos Şövalyeleri teslim oldu; ada 1 Ocak 1523'te boşaltıldı.
Pargalı İbrahim Paşa sadrazam oldu; Pîrî Mehmed Paşa emekli edildi.
Oğlu Selim 30 Mayıs'ta doğdu; Mısır'da Hain Ahmed Paşa isyanı bastırıldı.
Oğlu Bayezid doğdu; Mart'ta İstanbul'da yeniçeri ayaklanması; İbrahim Paşa Mısır'ı yeniden düzenledi.
Mohaç Meydan Muharebesi'nde Macar ordusu yok edildi; Kral II. Lajos öldü.
Budin'e girildi; Yanoş Zapolya Macar kralı olarak tanındı.
Kalender Çelebi isyanı İbrahim Paşa tarafından bastırıldı.
Barbaros Hayreddin Cezayir'deki İspanyol kalesi Peñón'u aldı.
Aydın Reis Formentera açıklarında İspanyol kadırgalarını yendi.
Viyana kuşatması başladı; 14 Ekim'de kaldırıldı.
Oğlu Cihangir doğdu; Modon'a Haçlı baskını püskürtüldü.
Alman seferinde Güns (Kőszeg) kuşatıldı; Kasım Bey'in akıncıları Leobersdorf'ta yok edildi.
Ferdinand ile İstanbul Antlaşması imzalandı; Barbaros Kaptan-ı Derya oldu; Hürrem ile nikah bu yıllara tarihlenir.
İbrahim Paşa Tebriz'e girdi; Barbaros Ağustos'ta Tunus'u aldı.
Bağdat savaşsız teslim oldu; padişah dört ay şehirde kaldı.
Annesi Hafsa Sultan öldü.
V. Karl Tunus'u geri aldı; ordu Tebriz'e ikinci kez girdi ve İstanbul'a döndü.
Fransa ile kapitülasyon antlaşması imzalandı.
İbrahim Paşa Topkapı Sarayı'nda boğduruldu; Ayas Mehmed Paşa sadrazam oldu.
Korfu seferi; Pulya kıyıları vuruldu; Vertizo'da (Gorjani) Habsburg ordusu yenildi.
Boğdan seferi; Bucak ve Bender alındı; Kudüs'te Aslanlı Kapı yapıldı; Hadım Süleyman Paşa Aden'i alıp Diu'yu kuşattı.
Preveze Deniz Muharebesi'nde Barbaros Haçlı donanmasını yendi; Gregoryen takvimle 8 Ekim.
Ayas Paşa vebadan öldü; Lütfi Paşa sadrazam oldu; Mihrimah Sultan Rüstem Paşa ile evlendi.
Venedik ile barış; Turgut Reis Girolata'da esir düştü; Alborán'da yenilgi.
Hadım Süleyman Paşa sadrazam oldu; Budin 29 Ağustos'ta eyalet yapıldı; V. Karl'ın Cezayir çıkarması fırtınayla yok oldu.
Habeşistan'da Osmanlı tüfekçileri Jarte'de yenildi, Wofla'da kazandı.
Estergon ve İstolni Belgrad alındı; Barbaros Toulon'da kışladı; Karagak'ta Gürcülere yenilgi.
Oğlu Şehzade Mehmed Manisa'da öldü; Şehzade Camii'nin yapımına başlandı.
Damadı Rüstem Paşa sadrazam oldu.
Ebussuud Efendi şeyhülislam oldu; Sohoista'da Gürcü ordusu yenildi; Marmaris'te Hafsa Sultan Kervansarayı yapıldı.
Barbaros Hayreddin Paşa öldü; Basra Osmanlı'ya bağlandı.
Habsburglarla beş yıllık barış imzalandı.
Şehzade Camii tamamlandı; Piri Reis Aden'i geri aldı; ikinci İran seferinde Van alındı
Süleymaniye Külliyesi'nin yapımına başlandı; Hürrem Sultan'ın Kudüs vakfiyesi düzenlendi.
Turgut Reis Cerbe'de Doria'dan kurtuldu ve Trablusgarp'ı aldı; Sahib Giray öldürüldü.
Temeşvar, Lipova ve Solnok alındı; Segedin, Sânandrei ve Palast'ta zafer; Eğri kuşatması başarısız; Ponza'da Turgut Reis Doria'yı yendi; Piri Reis Hürmüz'ü kuşattı.
Şehzade Mustafa Ereğli'de boğduruldu; Rüstem Paşa azledildi, Kara Ahmed Paşa sadrazam oldu.
Oğlu Cihangir Halep'te öldü.
Nahçıvan seferi; Taht-ı Süleyman'a akın; Şam'da Süleymaniye Külliyesi'nin yapımına başlandı; Seydi Ali Reis Umman Körfezi'nde yenildi; Kırkçeşme su yolları başladı.
Safevilerle Amasya Antlaşması imzalandı.
Kara Ahmed Paşa idam edildi; Rüstem Paşa yeniden sadrazam oldu.
Süleymaniye Camii ibadete açıldı.
Hürrem Sultan öldü.
Konya Muharebesi'nde Selim, Bayezid'i yendi; Bayezid İran'a kaçtı. Gregoryen takvimle 9 Haziran.
Cerbe Deniz Muharebesi'nde Piyale Paşa Haçlı donanmasını yok etti.
Rüstem Paşa öldü, Semiz Ali Paşa sadrazam oldu; Gülfem Hatun öldü.
Şehzade Bayezid Kazvin'de dört oğluyla boğduruldu.
Habsburglarla barış sekiz yıl uzatıldı; Szécsény'de Habsburg kuvveti yenildi.
Kırkçeşme su yolları ve Mağlova Kemeri tamamlandı.
Malta kuşatması (18 Mayıs-11 Eylül) başarısız oldu, Turgut Reis öldü; Semiz Ali Paşa öldü, Sokollu Mehmed Paşa sadrazam oldu.
Büyükçekmece Köprüsü ve Kervansarayı tamamlandı; cenazesi Süleymaniye türbesine gömüldü.
On üçüncü ve son seferi için İstanbul'dan çıktı.
Zigetvar kuşatması başladı.
Zigetvar önünde otağında öldü; ölüm Sokollu tarafından gizlendi, kale ertesi gün alındı.
Savaşlar ve Seferler
41 kayıtAntlaşmalar
7 antlaşmaSadrazamları
9 sadrazam · 8 maddesi varEserleri
12 eserTuğrası
Padişah nişanıSüleyman Şah bin Selim Şah Han el-muzaffer dâimâ
Kanuni'nin tuğrası klasik Osmanlı tuğrasının en görkemli örneklerindendir; fermanlarda beyzeleri altın ve lacivert tezhiple, çiçek ve rumî motiflerle bezenmiştir. Topkapı Sarayı ve dünya müzelerindeki tezhipli tuğralar bu döneme aittir. Şah unvanı hem kendisi hem babası için tuğrada yer alır.
- Anlamı
- Selim Şah Han oğlu Süleyman Şah, daima muzaffer
- Okunuşu
- Kânûnî Sultân Süleymân (Süleymân-ı Evvel)
Aile Ağacı
33 kişi
10. kuşakErtuğrul Gaziö. 1280 dolayları
9. kuşakOsman Gazi1299-1324
8. kuşakOrhan Gazi1326-1362
7. kuşakMurad Hüdavendigar1362-1389
6. kuşakYıldırım Bayezid1389-1402
5. kuşakÇelebi Mehmed1413-1421
4. kuşakII. Murad1421-1444 · 1446-1451
3. kuşakFatih Sultan Mehmed1444-1446 · 1451-1481
2. kuşakII. Bayezid1481-1512
1. kuşakYavuz Sultan Selim1512-1520
KendisiKanuni Sultan Süleyman1520-1566
Yavuz Sultan Selim1512-1520
Hafsa Sultan1479-1534
Fülane Hatun1498-1550
Gülfem Hatun1561
Mahidevran Hatun1500-1581
Hürrem Sultan1505-1558
Kanuni Sultan Süleyman1520-1566
Şehzade Ahmed1510
Şehzade Mahmud1513
Şehzade Mustafa1515
Şehzade Murad1515
Şehzade Mehmed1521
Mihrimah Sultan1522
Şehzade Abdullah1523
II. Selim1566-1574
Şehzade Bayezid1525
Şehzade Cihangir1531
Raziye Sultan1521
Fatma Sultan1521
Hatice Sultan1496-1543
Beyhan Sultan1497-1557
Hafize Sultan1495-1538
Şah Huban Sultan1500-1572
Fatma Sultan1500-1570Sözleri
Mahlası MuhibbîHalk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
Muhibbî mahlasıyla yazdığı gazel; Muhibbî DivanıCelis-i halvetim, varım, habibim, mah-ı tabanım / Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım
Hürrem Sultan için yazdığı gazel; Muhibbî DivanıBen ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren, Allah'ın yeryüzündeki gölgesiyim.
Fransa kralı I. François'ya 1526 tarihli mektubunun girişi; Feridun Bey MünşeatıÇağdaşları
7 kişiİlkler ve Enler
6 başlıkOsmanlı Padişahları
36 padişah · 623 yıl



































Yanlış Bilinenler
6 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruKanuni Sultan Süleyman'ın annesi kimdir?
Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi kimdir?
Kanuni Sultan Süleyman dönemi önemli olayları nelerdir?
Kanuni Sultan Süleyman nasıl öldü?
Kanuni Sultan Süleyman kimin oğludur?
Kanuni Sultan Süleyman'ın kaç çocuğu vardı?
Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesi nerede?
Kanuni Sultan Süleyman kaç yıl tahtta kaldı?
Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra tahta kim geçti?
Kanuni Sultan Süleyman'a neden Kanuni denir?
Kanuni Sultan Süleyman'a Kanuni unvanı ne zaman verildi?
Kanuni Sultan Süleyman nereleri fethetti?
Kanuni Sultan Süleyman kaçıncı padişahtır?
Kanuni Sultan Süleyman hangi savaşları kazandı?
Kanuni Sultan Süleyman Viyana'yı neden alamadı?
Son güncelleme: 3 Eylül 2026