Öğle12:55·İkindi 16:01 İstanbul18°·Çok bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 14 Ekim 2026, Çarşamba
Ara
Pargalı İbrahim Paşa
Sadrazamlar · Yükselme dönemi

Pargalı İbrahim Paşa

ابراهيم پاشا

Makbul İbrahim Paşa·Maktul İbrahim Paşa·Frenk İbrahim Paşa·Serasker Sultan

Sadaret 1523-1536Doğum 1490'lı yıllar, PargaÖlüm 15 Mart 1536, İstanbul· 21 Ramazan 942

Pargalı İbrahim Paşa, 1523-1536 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamlığını yapan, Mohaç ve Irakeyn seferlerini yöneten devlet adamıdır.

46Yaşında öldü
1Sadaret dönemi
1Padişaha hizmet
6Savaş ve sefer
6Eser
1Çocuk

Pargalı İbrahim Paşa Kimdir?

15 dk okuma

Pargalı İbrahim Paşa, 1490'lı yıllarda o dönemde Venedik Cumhuriyeti'nin elinde bulunan Parga'da doğdu ve 15 Mart 1536 tarihinde İstanbul'da öldü. Çocuk yaşta esir düşerek Osmanlı topraklarına getirildi, Manisa'da şehzade olan Süleyman'ın hizmetine girdi ve onunla kurduğu yakınlık kariyerinin tamamını belirledi. Süleyman 1520 yılında tahta çıkınca hasodabaşı oldu, üç yıl sonra da sadrazamlığa getirildi.

27 Haziran 1523 tarihinde mührü aldığında otuz yaşlarındaydı ve vezirlik kademelerinden geçmemişti. Bu atama, Osmanlı teamüllerinin dışındaydı ve dönemin devlet adamları arasında tepki uyandırdı. Sadrazamlığı on iki yıl sekiz ay sürdü. Bu süre içinde Mısır'ın idari ve mali düzenini yeniden kurdu, Mohaç Muharebesi'nde ordunun sol kanadını yönetti, Viyana ve Alman seferlerinde padişahın yanında bulundu, Habsburglarla yürütülen görüşmeleri bizzat idare etti ve Irakeyn Seferi'nin öncü kolunun başında Tebriz'e girdi.

Aynı dönemde makamının sınırlarını genişletti. Sadrazamlık, Rumeli beylerbeyliği ve seraskerlik yetkilerini bir arada taşıdı, serasker sultan unvanını kullandı ve dış temsilcilerle padişahtan bağımsız görüşmeler yürüttü. Bu genişleme, hem divandaki hem de saraydaki dengeleri değiştirdi. Irakeyn Seferi dönüşünden iki ay sonra, 14 Mart'ı 15 Mart 1536'ya bağlayan gece saraydaki odasında boğularak idam edildi ve mal varlığına el konuldu. İdam için resmî bir gerekçe açıklanmadı. Osmanlı tarih yazımında hem makbul hem maktul sıfatlarıyla anılır.

1495

Venedik yönetimindeki Parga'da doğdu. Kaynaklarda doğum yılı için 1493 ve 1495 verilir.

Doğumu ve Kökeni

01 / 18 · 1 dk

İbrahim Paşa, 1490'lı yıllarda Epir kıyısındaki Parga kasabasında doğdu. Doğum yılı için kaynaklarda 1493 ve 1495 yılları verilir; ikisi arasında kesin bir tercih yapılmasını sağlayacak belge yoktur. Parga o tarihte Venedik Cumhuriyeti'nin yönetimindeydi ve Adriyatik ticaretinin küçük ama işlek limanlarından biriydi.

Ailesi Ortodoks Hristiyandı. Babasının denizci ya da balıkçı olduğu aktarılır; kaynaklarda ailenin varlıklı olduğuna dair bir kayıt bulunmaz. Etnik kökeni tartışmalıdır. Kimi araştırmacılar Rum, kimileri İtalyan, kimileri Arnavut ya da Hırvat kökenli olduğunu ileri sürer. Parga ve çevresi bu dört topluluğun iç içe yaşadığı bir bölge olduğu için, dönemin kayıtları köken sorusunu tek başına çözmeye yetmez.

Doğduğu çevrenin çok dilli yapısı sonraki hayatında belirleyici oldu. Rumca ve Slav dillerinin yanı sıra İtalyanca bildiği, saray eğitimi sırasında Türkçe, Arapça ve Farsça öğrendiği kaydedilir. Dil bilgisi, onu daha ilk yıllarda saraydaki yabancı temsilcilerle iletişim kurabilen az sayıdaki görevliden biri yaptı ve diplomasi alanındaki yükselişinin temelini oluşturdu.

Bir başka ayrıntı, müzikle ilgisidir. Şehzade Süleyman'ın maiyetine alındığı sırada telli bir çalgı çaldığı ve bu yeteneğinin dikkat çektiği aktarılır. Osmanlı saray hizmetinde müzik bilgisinin bir görevliyi öne çıkarması olağan dışı değildi; enderun eğitimi sanat dallarını da kapsıyordu.

Osmanlı Hizmetine Girişi

02 / 18 · 1 dk

İbrahim, çocuk yaşta esir düşerek Osmanlı topraklarına getirildi. Esir düşme biçimi kaynaklarda farklı anlatılır. Bir kısmına göre 1499-1503 yılları arasındaki Osmanlı Venedik savaşı sırasında bölgeye yapılan bir akında yakalandı; bir kısmına göre denizde korsanların eline geçti ve satıldı. Yaşı konusunda da farklı rakamlar verilir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım vardır. İbrahim, devşirme usulüyle alınmış bir çocuk değildir. Devşirme, Balkanlar'daki Hristiyan ailelerden belirli aralıklarla ve resmî bir düzen içinde çocuk toplanması anlamına gelir. İbrahim ise savaş ya da korsanlık yoluyla esir düşüp köle olarak el değiştiren bir çocuktu. Osmanlı üst yönetimine bu yoldan giren isimlerin sayısı, devşirme kökenlilere göre çok azdır.

Kaynakların önemli bir bölümü, onun bir süre Manisa çevresinde bir dul kadının yanında kaldığını ve eğitildiğini aktarır. Sonrasında sancakbeyi olarak görev yapan İskender Paşa'nın çevresine dahil olduğu ve Şehzade Süleyman ile ilk karşılaşmasının bu dönemde gerçekleştiği belirtilir.

Süleyman, Manisa sancakbeyi olarak bulunduğu yıllarda kendi maiyetini kuruyordu. İbrahim bu maiyete girdi ve şehzadenin en yakınındaki hizmetliler arasında yer aldı. Habsburg elçilerine yıllar sonra söylediği ifadelerde, padişahla aynı hafta doğduklarını ve çocukluğundan beri onun yanında yaşadığını söylemesi, bu erken yakınlığın kendisi tarafından da bir güç kaynağı sayıldığını gösterir.

Saraydaki Yükselişi

03 / 18 · 1 dk

Şehzade Süleyman 1520 yılında tahta çıktığında İbrahim'in konumu doğrudan değişti. Yeni padişah onu hasodabaşılığa getirdi. Hasoda, padişahın gündelik hayatının geçtiği ve en yakın hizmetlilerinin bulunduğu birimdi; hasodabaşı, padişaha her an ulaşabilen sayılı görevliden biriydi.

1521 yılındaki Belgrad seferine kapıcıbaşı sıfatıyla katıldı. Bu seferde kalenin alınması, yeni padişahın ilk büyük askerî başarısı oldu. Ertesi yıl düzenlenen Rodos seferinde de padişahın yanında bulundu; adanın alınmasıyla Doğu Akdeniz'deki en önemli Hristiyan üssü ortadan kalktı.

Bu iki sefer, İbrahim'in askerî ve idari işleri yakından görmesini sağladı. Saray hizmetinde kalmakla birlikte, ordunun sevk ve iaşesi, kale kuşatmalarının yürütülmesi ve sefer sırasındaki karar süreçleri konusunda deneyim kazandı.

Aynı yıllarda padişahla arasındaki ilişki, hizmetli ile efendi ilişkisinin ötesine geçti. Kaynaklar İbrahim'in sarayda kendisine ayrı bir daire verildiğini, padişahla birlikte yemek yediğini ve gece sohbetlerine katıldığını aktarır. Bu yakınlık, dönemin diğer devlet adamları arasında rahatsızlık yarattı ve sonraki yıllarda ona yöneltilen eleştirilerin kaynaklarından biri oldu.

Yükselişi hızlı olduğu kadar dar bir zemine dayanıyordu. Kariyerinin tamamı, tek bir kişinin, yani padişahın güvenine bağlıydı. Ordu içinde uzun yıllar hizmet ederek yükselen komutanların ya da ilmiye sınıfından gelen devlet adamlarının sahip olduğu bağımsız destek tabanı ona hiçbir zaman oluşmadı.

1520

Kanuni Sultan Süleyman tahta çıktı; hasodabaşılığa getirildi.

Sadrazamlığa Getirilişi

04 / 18 · 1 dk

27 Haziran 1523 tarihinde, uzun yıllardır görevde bulunan Piri Mehmed Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirildi. Atama, iki bakımdan teamül dışıydı. Birincisi, İbrahim vezirlik kademelerinden hiç geçmemişti; doğrudan saray hizmetinden divanın başına geçiyordu. İkincisi, yaşı otuz civarındaydı ve makam genellikle çok daha kıdemli isimlere veriliyordu.

Atamayla birlikte Rumeli beylerbeyliği de kendisine verildi. Böylece hem divanın başı hem de imparatorluğun Avrupa yakasındaki en büyük askerî ve idari birimin sorumlusu oldu. İki görevin tek elde toplanması, sadrazamlık makamının ağırlığını belirgin biçimde artırdı.

Atamanın en sert tepkisi ikinci vezir Ahmed Paşa'dan geldi. Makamı kendisinin hak ettiğini düşünen Ahmed Paşa, tepkisini açıkça gösterdi ve Mısır beylerbeyliğine gönderildi. Kısa süre sonra Kahire'de bağımsızlık iddiasıyla ayaklandı; ayaklanma bastırıldı ve kendisi öldürüldü. Bu olay, Osmanlı tarihinde Ahmed Paşa isyanı adıyla anılır.

1524 yılının Mayıs ayında İstanbul'da At Meydanı'nda düğünü yapıldı. Tören iki hafta sürdü ve dönemin en görkemli saray şenliklerinden biri oldu. Eşi, İskender Paşa'nın torunu olduğu belirtilen Muhsine Hatun'dur. Padişahın kız kardeşi Hatice Sultan ile evlendiği yönündeki yaygın bilgi, on dokuzuncu yüzyıl tarih yazımından gelir ve Osmanlı belgeleriyle desteklenmez.

Sadrazamlığın ilk yılları, makamın kurumsal ağırlığının arttığı yıllardır. Divan kararlarının hazırlanması, görev dağıtımı ve yabancı temsilcilerle görüşmeler giderek sadrazamın elinde toplandı.

Mısır Seferi ve Mısır Kanunnamesi

05 / 18 · 1 dk

Ahmed Paşa ayaklanmasının bastırılmasının ardından Mısır'ın idari düzeninin yeniden kurulması gerekti. İbrahim Paşa bu iş için görevlendirildi ve 1524 yılının sonlarında yola çıktı. 1525 yılının Mart ayında Kahire'ye ulaştı ve haziran ayına kadar bölgede kaldı.

Mısır, 1517 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştı ve kendine özgü bir vergi, tarım ve yönetim düzeni vardı. Memlük döneminden kalan yapılar tümüyle kaldırılmamış, üzerine Osmanlı düzeni eklenmişti. Bu ikili yapı, hem gelir tahsilinde hem de idarede karışıklığa yol açıyordu.

İbrahim Paşa bölgede kaldığı aylarda vergi kayıtlarını gözden geçirdi, borçlarından ötürü hapiste bulunanların durumunu inceledi, kadılık teşkilatını yeniden düzenledi ve emniyeti sağlamaya yönelik tedbirler aldı. Yaptığı düzenlemeler Mısır Kanunnamesi adıyla bilinen metinde toplandı. Bu metin, eyaletin vergi, adalet, askerî düzen ve beylerbeyi yetkilerini ayrıntılı biçimde belirledi ve uzun yıllar yürürlükte kaldı.

Aynı dönemde Kızıldeniz'deki Osmanlı varlığını güçlendirecek bir düzenleme yapıldı. Süveyş'te bir donanma birimi kuruldu ve başına Selman Reis getirildi. Bu adım, Hint Okyanusu'nda Portekiz ile sürecek uzun mücadelenin altyapısını oluşturdu.

Mısır düzenlemesi, İbrahim Paşa'nın idari alandaki en somut işidir. Askerî bir sefer değil, bir eyaletin kurumsal düzeninin yeniden kurulması niteliği taşır ve kendisinden sonraki uygulamaların da çerçevesini belirlemiştir.

Macaristan Seferi ve Mohaç Muharebesi

06 / 18 · 1 dk

1526 yılında Macaristan üzerine büyük bir sefer düzenlendi. Osmanlı ordusu ilkbaharda İstanbul'dan hareket etti; İbrahim Paşa hem sadrazam hem Rumeli beylerbeyi sıfatıyla ordunun öncü ve sol kanadını yönetti.

29 Ağustos 1526 tarihinde Mohaç Ovası'nda yapılan muharebe, dönemin en kısa ve en kesin sonuçlu meydan savaşlarından biri oldu. Macar ordusu ağır süvari hücumuna dayalı klasik bir düzen kurmuştu. Osmanlı tarafı ise topçu ateşi ve yeniçeri tüfeklerini merkeze aldı. Muharebe birkaç saat içinde bitti.

Macar kralı II. Lajos, geri çekilme sırasında bir dere yatağında boğuldu. Kralın ölümüyle Macaristan tahtı boşaldı ve ülkedeki iki taraflı taht mücadelesi başladı: bir tarafta Osmanlı'nın desteklediği Erdel voyvodası Jan Zapolya, diğer tarafta Habsburg hanedanından Ferdinand.

Muharebeden sonra ordu ilerleyerek eylül ayında Budin'e girdi. Şehir bu seferde kalıcı olarak alınmadı; Osmanlı kuvvetleri kışın gelmesiyle geri çekildi. Ancak Macaristan bundan sonra Osmanlı nüfuz alanı içinde kaldı.

Budin'den İstanbul'a getirilen bronz heykeller, bu seferin en çok tartışılan sonucudur. Herkül, Apollon ve Diana'yı temsil eden üç heykel, At Meydanı'ndaki sadrazam sarayının önüne dikildi. Heykellerin bir meydanda sergilenmesi İstanbul'da tepki topladı. Şair Figani'ye atfedilen bir beyit bu tepkiyi dile getirdi ve şairin sonunu hazırladı.

27 Haziran 1523

Piri Mehmed Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirildi; Rumeli beylerbeyliği de kendisine verildi.

Viyana Kuşatması

07 / 18 · 1 dk

Mohaç sonrası Macaristan'da kurulan denge kalıcı olmadı. Ferdinand'ın Budin'i ele geçirmesi üzerine 1529 yılında yeni bir sefer düzenlendi. Ordu 10 Mayıs 1529 tarihinde İstanbul'dan hareket etti; İbrahim Paşa serasker sıfatıyla seferin askerî yönetimini üstlendi.

8 Eylül 1529 tarihinde Budin alındı ve Zapolya Macar kralı olarak tahta oturtuldu. Ordu buradan kuzeybatıya yöneldi ve Viyana önlerine geldi.

Kuşatma 27 Eylül 1529 tarihinde başladı. Şehrin surları güçlüydü ve savunma iyi hazırlanmıştı. Osmanlı ordusunun en büyük eksiği ağır kuşatma toplarıydı: yolların çamurdan geçilmez hale gelmesi sebebiyle bu toplar geride bırakılmıştı. Lağım kazılarak sur altına barut yerleştirme yöntemi denendi, birkaç gedik açıldı, ancak yapılan hücumlar sonuç vermedi.

Kuşatma 15 Ekim 1529 tarihinde kaldırıldı. Kararın gerekçeleri arasında kışın yaklaşması, iaşe sıkıntısı ve Linz çevresinde toplanan yardım kuvvetleri hakkında gelen haberler sayılır. Ordu geri çekilirken akıncı birlikleri çevre bölgelere sevk edildi.

Viyana önünde alınan sonuç, Osmanlı ilerleyişinin coğrafi sınırını gösterdi. İstanbul'dan Viyana'ya kadar uzanan mesafe, bir sefer mevsimi içinde kuşatma yürütmeye yetmiyordu. Bu sınır, sonraki yüz elli yıl boyunca Orta Avrupa'daki Osmanlı siyasetinin temel kısıtı olarak kaldı.

Alman Seferi ve 1533 İstanbul Antlaşması

08 / 18 · 1 dk

Habsburglarla mücadele 1532 yılında yeniden askerî alana taşındı. Ordu 25 Nisan 1532 tarihinde İstanbul'dan hareket etti. Seferin açıklanan hedefi, Kutsal Roma imparatoru V. Karl'ı meydan muharebesine zorlamaktı.

Ordu Macaristan üzerinden ilerlerken Batı Macaristan'daki Güns Kalesi önünde durdu. Küçük bir garnizonun savunduğu kale ağustos ayında haftalarca direndi ve ordunun ilerleyişini geciktirdi. Kale sonunda teslim alındı, ancak V. Karl meydan muharebesine çıkmadı. Ordu Avusturya topraklarında akınlar yaptıktan sonra geri döndü.

Askerî sonuç alınamayınca görüşme yolu açıldı. Ferdinand'ın elçileri İstanbul'a geldi ve görüşmeleri doğrudan İbrahim Paşa yürüttü. 1533 yılında varılan anlaşmayla Zapolya'nın Macaristan kralı olduğu kabul edildi, Ferdinand elinde tuttuğu Macar toprakları için Osmanlı'ya vergi ödemeyi kabul etti ve Habsburg tarafının Osmanlı ile yazışmalarında muhatabının sadrazam olduğu esası benimsendi.

Bu son madde, protokol açısından dikkat çekicidir. Ferdinand'ın padişaha değil sadrazama denk sayılması, İbrahim Paşa'nın makamına verdiği ağırlığı gösterir. Aynı yıllarda Habsburg elçilerine söylediği ve elçilik raporlarına geçen ifadeler de bu anlayışı yansıtır.

Anlaşma, Orta Avrupa'da yaklaşık on yıl sürecek bir duraklama sağladı ve Osmanlı'nın ağırlığını doğu cephesine kaydırmasına imkân verdi.

Akdeniz Siyaseti ve Fransa ile Yakınlaşma

09 / 18 · 1 dk

İbrahim Paşa'nın sadareti, Osmanlı deniz gücünün yeniden yapılandığı yıllara denk gelir. Cezayir'de kendi gücünü kurmuş olan Barbaros Hayreddin, 1533 yılında İstanbul'a çağrıldı ve donanmanın başına getirildi. Bu atama, Osmanlı denizciliğini kıyı savunmasından açık deniz siyasetine taşıyan adım olarak değerlendirilir.

Aynı dönemde Batı Avrupa'da Habsburg hanedanına karşı bir denge arayışı vardı. Fransa kralı I. François, 1525 yılında Pavia'da esir düştükten sonra V. Karl karşısında müttefik arıyordu. İki taraf arasındaki temaslar İbrahim Paşa'nın sadareti sırasında yoğunlaştı.

1535 yılında Fransa'nın daimî elçisi Jean de La Forêt İstanbul'a geldi. Görüşmelerde hem askerî işbirliği hem de Fransız tüccarlarına tanınacak ticari ayrıcalıklar ele alındı. Bu görüşmelerden çıkan metnin hukuki durumu tartışmalıdır: kimi araştırmacılar 1536 yılında bir antlaşma metninin hazırlandığını, kimileri metnin onaylanmadığını ve ilk kesin kapitülasyonların daha sonraki tarihlerde verildiğini belirtir.

Tartışmanın dışında kalan husus, iki devlet arasındaki yakınlaşmanın bu yıllarda kurulmuş olmasıdır. Sonraki on yıllarda Osmanlı ve Fransız donanmaları Akdeniz'de ortak hareket etti.

Venedik ile ilişkilerde ise barışı koruma tercihi öne çıktı. Venedik elçilik raporları, İbrahim Paşa'nın Cumhuriyet ile çatışmadan kaçındığını ve ticari ilişkilerin sürmesine önem verdiğini kaydeder.

1525

Mısır Kanunnamesi hazırlandı; Süveyş'te donanma birimi kuruldu.

Irakeyn Seferi: Tebriz ve Bağdat

10 / 18 · 1 dk

Doğu sınırında Safevi Devleti ile gerginlik artınca 1533 yılının Ekim ayında İbrahim Paşa serdar tayin edildi ve ordunun öncü kolu ile yola çıktı. Aralık ayında Halep'e ulaştı ve kışı burada geçirdi. 1534 yılının Mayıs ayında Diyarbakır'a vardı.

Buradan Azerbaycan'a yöneldi. Tebriz'e giriş tarihi kaynaklarda farklı verilir: bir kısmı temmuz ayını, bir kısmı 6 Ağustos 1534 tarihini kaydeder. Şehir büyük ölçüde boşaltıldığı için ciddi bir direnişle karşılaşılmadı.

Kanuni Sultan Süleyman 14 Haziran 1534 tarihinde Üsküdar'dan hareket etmiş, temmuz ayında Konya'ya ulaşmıştı. 28 Eylül 1534 tarihinde Tebriz'e girdi ve iki ordu birleşti. Buradan güneye, Bağdat yönüne hareket edildi. Bağdat 28 Kasım 1534 tarihinde savaşsız alındı. Şehirdeki türbe ve makamlar onarıldı, Ebu Hanife'nin türbesi yeniden inşa edildi.

Sefer 1535 yılında da sürdü. Ordu 3 Temmuz 1535 tarihinde yeniden Tebriz'e döndü, ancak Safevi kuvvetleriyle meydan muharebesi yapılamadı. Ağustos ayında şehirden çekilindi ve Doğu Anadolu üzerinden dönüş yoluna girildi.

Ordu 8 Ocak 1536 tarihinde İstanbul'a ulaştı. Sefer, Bağdat'ın ve Irak'ın Osmanlı topraklarına katılmasıyla sonuçlandı. Buna karşılık Azerbaycan'da kalıcı bir hâkimiyet kurulamadı ve iki devlet arasındaki sınır meselesi çözülmedi. Seferin uzunluğu, insan ve hayvan kaybı ile maliyeti, İstanbul'da eleştiri konusu oldu.

Serasker Sultan Unvanı ve İskender Çelebi Meselesi

11 / 18 · 1 dk

Irakeyn Seferi sırasında İbrahim Paşa'ya seraskerlik yetkisi verildi ve serasker sultan unvanını kullandı. Osmanlı tarihinde bu unvanı taşıyan ilk devlet adamıdır. Unvan, ordunun başındaki mutlak yetkiyi ifade ediyordu; ancak içindeki sultan kelimesi hanedan dışındaki bir kişi için kullanıldığında ağır bir anlam taşıyordu.

Sefer sırasında baş defterdar İskender Çelebi ile arası açıldı. İskender Çelebi, maliyenin başındaki isimdi, geniş bir servete ve kendi yetiştirdiği kalabalık bir maiyete sahipti. İki isim arasındaki gerginliğin, ordunun iaşesi ve mali işlerin yürütülmesi konusundaki anlaşmazlıklardan doğduğu kaydedilir.

Kaynaklarda anlatılan bir olay, gerginliğin niteliğini gösterir. Ordu içinde tellalların emirleri serasker sultanın buyruğudur diye duyurması üzerine İskender Çelebi, serdarın buyruğu denmesi gerektiğini söylemiş ve bu itiraz iki isim arasındaki mesafeyi açmıştır.

İskender Çelebi önce görevinden alındı, ardından hakkında yapılan suçlamalar üzerine Bağdat'ta idam edildi. Mal varlığına el konuldu. İdamın ardından, verdiği ifadelerin doğru olmadığı ve suçlamaların dayanaksız kaldığı yönünde görüşler dile getirildi.

Bu olay, İbrahim Paşa'nın İstanbul'daki konumunu zayıflattı. Maliye teşkilatı içinde İskender Çelebi'nin yetiştirdiği kadro etkisini koruyordu ve olay, sadrazamın yetkilerini aştığı yönündeki değerlendirmelere somut bir dayanak sağladı.

Divan Düzeni ve Yönetim Usulü

12 / 18 · 1 dk

İbrahim Paşa'nın sadareti, sadrazamlık makamının yetki alanının genişlediği bir dönemdir. Kendisinden önce divanın başı olan sadrazam, kararların hazırlanmasında birinci isimdi; ancak dış temsilcilerle görüşme, atama ve mali tasarruf konularında padişahın doğrudan devreye girmesi olağandı.

Bu dönemde uygulama değişti. Yabancı elçilerle görüşmeler doğrudan sadrazam tarafından yürütüldü, anlaşma metinleri onun eliyle hazırlandı, taşra atamalarının önemli bir bölümü onun teklifiyle yapıldı. Sefer dönemlerinde seraskerlik yetkisi de eklenince, askerî ve sivil idare aynı elde toplandı.

Bu yoğunlaşmanın iki sonucu oldu. Birincisi, kararların hızlanması ve dış temsilciler açısından tek bir muhatabın ortaya çıkmasıdır. 1533 görüşmelerinde Habsburg tarafının sadrazamı muhatap kabul etmesi bu durumun sonucudur. İkincisi, divan içindeki diğer vezirlerin ve maliye teşkilatının etkisinin azalmasıdır.

Uygulamada kurumsal bir düzenleme yapılmadı. Yetki genişlemesi, makamın tanımının değişmesinden değil, padişahın kişisel güveninden kaynaklanıyordu. Bu sebeple genişleme, güven ortadan kalktığında geri alınabilecek nitelikteydi.

Buna karşılık dönemin uygulamaları, sonraki yüzyıllarda sadrazamlık makamının kazanacağı ağırlığın ilk örneklerini oluşturdu. On yedinci yüzyılda Köprülü ailesinin şart koşarak aldığı geniş yetkiler, bu erken uygulamayla karşılaştırılır.

29 Ağustos 1526

Mohaç Muharebesi kazanıldı; Macar kralı II. Lajos öldü.

İbrahim Paşa Sarayı ve Sanat Hamiliği

13 / 18 · 1 dk

At Meydanı'nın kenarında yaptırdığı saray, döneminin en dikkat çekici sivil yapısıydı. Yapının masraflarının padişah tarafından karşılandığı aktarılır. Saray, sadrazamın konutu olmanın yanında resmî törenlerin izlendiği, elçilerin kabul edildiği ve şenliklerin seyredildiği bir merkez işlevi gördü.

1524 yılındaki düğün töreni ve 1530 yılında şehzadeler için düzenlenen sünnet şenliği bu meydanda yapıldı. Şenliklerin ayrıntıları dönem kaynaklarında ve minyatürlerde ayrıntılı biçimde kaydedilmiştir.

Yapı, Osmanlı sivil mimarisinin ayakta kalabilmiş en eski büyük örneklerinden biridir. Yüzyıllar içinde çeşitli amaçlarla kullanıldı, önemli bölümleri yıkıldı ve kalan kısmı yirminci yüzyılda onarılarak Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ne dönüştürüldü.

İbrahim Paşa, şair ve sanatçıları himaye etmesiyle de anılır. Çevresinde toplanan şairlere destek verdi, kitap istinsahını ve tezhip işlerini destekledi. Kendisi de Farsça ve Arapça okuyabilecek düzeyde eğitim görmüştü.

Budin'den getirilen ve sarayın önüne dikilen üç bronz heykel, sanat himayesinin en tartışmalı yönüdür. Heykellerin bir meydanda sergilenmesi, İstanbul'da dinî hassasiyetleri gerekçe gösteren tepkilere yol açtı. Şair Figani'ye atfedilen bir beyit, dünyaya iki İbrahim geldiğini, birinin put kırdığını diğerinin put diktiğini söylüyordu. Beyit sebebiyle şair cezalandırıldı ve öldürüldü. Heykeller de İbrahim Paşa'nın idamından sonra kaldırıldı.

Eserleri ve Vakıfları

14 / 18 · 1 dk

İbrahim Paşa'nın imar faaliyetleri, on iki yıl sekiz aylık sadaret süresine yayılmıştır. En bilinen yapısı At Meydanı'ndaki sarayıdır; ancak vakıf kayıtları, imparatorluğun farklı bölgelerinde cami, medrese, hamam ve çeşmeler yaptırdığını gösterir.

Bugünkü Bulgaristan sınırları içinde kalan Hezargrad'da, yani Razgrad'da, bir cami ve çevresinde külliye kurdu. Yapının inşasına 1530'lu yıllarda başlandı; idamı üzerine iş yarım kaldı ve cami sonraki yıllarda tamamlandı. Balkanlar'da ayakta kalan büyük ölçekli Osmanlı yapıları arasında sayılır. Camiye ve medreseye gelir sağlamak üzere Niğbolu sancağındaki bazı yerlerin vakfedildiğini gösteren 1533 tarihli bir vakıf kaydı bulunur.

İstanbul'da Haliç kıyısında, Galata tarafında yaptırdığı cami de kaynaklarda geçer. Eski Yağkapanı Camii adıyla da anılan bu yapı, ölümünden kısa süre önce tamamlanmıştır.

Osmanlı kayıtlarında ayrıca Selanik ve Kavala'da hayratı bulunduğu belirtilir. Bu yapıların bir kısmı günümüze ulaşmamıştır.

En kalıcı eseri ise bir yapı değil bir metindir. 1525 yılında Mısır için hazırlanan kanunname, eyaletin vergi düzenini, adalet teşkilatını ve beylerbeyinin yetkilerini belirledi ve yüzyıllarca uygulandı.

İdamının ardından mal varlığına el konuldu. Müsadere kayıtları, sahip olduğu taşınır ve taşınmazların kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi veren belgeler arasındadır.

İdamı ve Sonrası

15 / 18 · 1 dk

Ordu 8 Ocak 1536 tarihinde Irakeyn Seferi'nden İstanbul'a döndü. İki ay sonra, ramazan ayında, İbrahim Paşa iftar için saraya davet edildi. 14 Mart'ı 15 Mart 1536'ya bağlayan gece, kaldığı odada boğularak idam edildi.

İdam için resmî bir gerekçe açıklanmadı. Dönem kayıtlarında karar, herhangi bir sebep gösterilmeden aktarılır. Bu sessizlik, olayın sonraki yüzyıllarda sürekli tartışılmasının başlıca sebebidir.

Kaynaklarda öne çıkarılan etkenler şunlardır: yetkilerinin makamın sınırlarını aşacak biçimde genişlemesi ve serasker sultan unvanını kullanması, İskender Çelebi'nin idamının maliye teşkilatında ve divanda yarattığı tepki, Irakeyn Seferi'nin maliyeti ve sonuçları, saray içindeki denge değişiklikleri. Bu etkenlerin her birinin ağırlığı konusunda araştırmacılar arasında görüş birliği yoktur.

İdamdan sonra mal varlığına el konuldu. Sarayı ve diğer taşınmazları hazineye geçti, At Meydanı'ndaki heykeller kaldırıldı. Yerine ikinci vezir Ayas Mehmed Paşa sadrazamlığa getirildi.

Mezarının yeri kesin olarak bilinmez. Bir kısım kaynak Galata'da bir tekkenin haziresine gömüldüğünü ve mezarına taş konulmadığını yazar; Sicill-i Osmanî ise Okmeydanı'na defnedildiğini kaydeder. Yakın yıllarda yapılan araştırmalar Galata'daki tekke ihtimalini öne çıkarmıştır, ancak kesin bir sonuca varılmamıştır.

Osmanlı tarih yazımında sadaretinin ilk yılları için makbul, sonu için maktul sıfatları kullanılır. Bu ikili adlandırma, hakkındaki değerlendirmelerin en kısa özetidir.

27 Eylül 1529

Viyana kuşatması başladı.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

16 / 18 · 1 dk

Dönem kaynakları ve elçilik raporları İbrahim Paşa'yı çabuk kavrayan, birden çok dil bilen ve görüşmelerde inisiyatif alan bir yönetici olarak tarif eder. Venedik elçilerinin raporlarında görüşmelerini bizzat yürüttüğü, karar almakta gecikmediği ve muhataplarına doğrudan konuştuğu kaydedilir.

Yönetim anlayışının belirleyici yanı, yetkinin tek elde toplanmasına verdiği önemdir. Divan işlerini, dış görüşmeleri ve sefer sırasındaki askerî kararları kendi eliyle yürütmeyi tercih etti. Bu tercih, kararların hızlanmasını sağladığı kadar, hata payını da tek kişiye yükledi.

1533 yılında Habsburg elçilerine söylediği ve raporlara geçen ifadeler, kendi konumunu nasıl gördüğünü açıkça ortaya koyar. Devleti kendisinin idare ettiğini, görevleri kendisinin dağıttığını ve verdiği kararların geri alınmadığını söylemesi, dönemin diplomatik dilinde alışılmış bir üslup değildi.

Padişahla ilişkisi, kariyerinin hem dayanağı hem sınırıydı. Kaynaklar iki ismin çocukluktan gelen yakınlığını sık sık vurgular. Ancak bu ilişkinin kurumsal bir karşılığı yoktu; İbrahim Paşa'nın ordu içinde ya da ilmiye teşkilatında bağımsız bir desteği hiçbir zaman oluşmadı.

Sanat ve kültür alanındaki ilgisi, dönemin diğer devlet adamlarından ayrıldığı bir yöndür. Şairleri himaye etti, kitap topladı, mimari işlere doğrudan müdahil oldu. Sarayının önüne heykel dikmesi, kendi çevresinin beklentileriyle toplumsal hassasiyetler arasındaki mesafeyi göremediği yönünde değerlendirilmiştir.

Mirası ve Tarihteki Yeri

17 / 18 · 1 dk

İbrahim Paşa, Osmanlı Devleti'nin en geniş sınırlara ulaştığı dönemin ilk on üç yılında devletin idaresinde birinci isim oldu. Bu süre, kendisinden önceki sadrazamların görev süreleriyle karşılaştırıldığında uzundur ve Sokollu Mehmed Paşa'ya kadar aşılmamıştır.

Somut mirası birkaç başlıkta toplanır. Mısır Kanunnamesi, bir eyaletin idari düzenini belirleyen ve uzun süre yürürlükte kalan bir metindir. 1533 yılında Habsburglarla varılan anlaşma, Orta Avrupa'da bir denge kurdu. Irakeyn Seferi, Bağdat ve Irak'ı Osmanlı topraklarına kattı. Barbaros Hayreddin'in donanmanın başına getirilmesi, Akdeniz siyasetinin yönünü değiştirdi.

Kurumsal açıdan sadaretinin en çok tartışılan yanı, sadrazamlık makamının yetki alanını genişletmesidir. Yetki genişlemesi kurala bağlanmadığı için kalıcı olmadı; ancak makamın sonraki yüzyıllarda kazanacağı ağırlığın erken bir örneği sayılır.

İdamının gerekçesiz bırakılması, hakkındaki tartışmayı bugüne taşıdı. Bir görüşe göre yetkilerini aşması ve unvan kullanımı düşüşünü hazırladı. Diğer görüşe göre saray içindeki denge değişiklikleri belirleyici oldu. Kaynaklarda kesin bir hükme varılmasını sağlayacak belge bulunmadığı için tartışma sürmektedir.

At Meydanı'ndaki sarayı bugün Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır ve adı bu yapı aracılığıyla yaşamaktadır. Osmanlı edebiyatında ve daha sonra popüler kültürde, iktidarın yükselişi ve düşüşü üzerine sık işlenen bir konu olmuştur.

Aynı Yıllarda Dünya

18 / 18 · 1 dk

1519: V. Karl Kutsal Roma imparatoru seçildi; Habsburg gücü İspanya ve Orta Avrupa'da birleşti.

1521: Martin Luther Worms Diyeti'nde görüşlerini geri almayı reddetti; Reform hareketi Almanya'da yayıldı.

1525: Pavia Muharebesi'nde Fransa kralı I. François esir düştü; Fransa Habsburglara karşı müttefik aramaya başladı.

1526: Babür, Panipat'ta kazandığı zaferle Hindistan'da Babür Devleti'ni kurdu.

1527: İmparatorluk kuvvetleri Roma'yı yağmaladı; papalığın İtalya'daki siyasi ağırlığı sarsıldı.

1529: Cambrai Barışı ile Fransa ve Habsburglar arasındaki savaş geçici olarak sona erdi.

1533: İngiltere kralı VIII. Henry papalıktan ayrıldı; Anglikan Kilisesi'nin kuruluş süreci başladı.

1533: Francisco Pizarro İnka başkenti Cusco'ya girdi; İspanya'nın Güney Amerika'daki hâkimiyeti kuruldu.

1534: Fransız denizci Jacques Cartier Kanada kıyılarına ulaştı.

1535: V. Karl'ın donanması Tunus'u aldı; Akdeniz'de Osmanlı ve Habsburg rekabeti sertleşti.

15 Ekim 1529

Viyana kuşatması kaldırıldı; ordu geri çekildi.

Kronoloji

34 olay
  • 15. yüzyıl
  • Venedik yönetimindeki Parga'da doğdu. Kaynaklarda doğum yılı için 1493 ve 1495 verilir.

  • 16. yüzyıl
  • Kanuni Sultan Süleyman tahta çıktı; hasodabaşılığa getirildi.

  • Belgrad seferine kapıcıbaşı sıfatıyla katıldı.

  • Rodos seferinde padişahın yanında bulundu.

  • Piri Mehmed Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirildi; Rumeli beylerbeyliği de kendisine verildi.

  • Mısır'daki düzeni yeniden kurmak üzere görevlendirildi ve yola çıktı.

  • At Meydanı'nda iki hafta süren düğün töreni yapıldı.

  • Mısır Kanunnamesi hazırlandı; Süveyş'te donanma birimi kuruldu.

  • Kahire'ye ulaştı; vergi, adalet ve emniyet düzenlemelerine başladı.

  • Mısır'daki görevini tamamlayarak İstanbul'a döndü.

  • Mohaç Muharebesi kazanıldı; Macar kralı II. Lajos öldü.

  • Budin'e girildi; üç bronz heykel İstanbul'a getirildi.

  • Babasının İstanbul'a geldiği ve Yunus adıyla anıldığı kaydedilir.

  • Viyana seferi için ordu İstanbul'dan hareket etti.

  • Budin alındı; Jan Zapolya Macar kralı olarak tahta oturtuldu.

  • Viyana kuşatması başladı.

  • Viyana kuşatması kaldırıldı; ordu geri çekildi.

  • At Meydanı'nda şehzadeler için sünnet şenliği düzenlendi.

  • Alman seferi için ordu İstanbul'dan hareket etti.

  • Güns Kalesi kuşatıldı; V. Karl meydan muharebesine çıkmadı.

  • Habsburglarla İstanbul Antlaşması yapıldı; görüşmeleri bizzat yürüttü.

  • Barbaros Hayreddin İstanbul'a çağrıldı ve donanmanın başına getirildi.

  • Irakeyn Seferi'nin serdarı tayin edildi ve öncü kolla yola çıktı.

  • Halep'e ulaştı ve kışı burada geçirdi.

  • Diyarbakır'a vardı; Azerbaycan yönünde ilerlemeye başladı.

  • Kanuni Sultan Süleyman Üsküdar'dan hareket ederek sefere katıldı.

  • Tebriz'e girdi. Bazı kaynaklar bu tarihi temmuz ayı olarak kaydeder.

  • Kanuni Sultan Süleyman Tebriz'e girdi; iki ordu birleşti.

  • Bağdat savaşsız alındı; Irak Osmanlı topraklarına katıldı.

  • Baş defterdar İskender Çelebi görevden alındı ve Bağdat'ta idam edildi.

  • Fransa'nın daimî elçisi Jean de La Forêt İstanbul'a geldi; ticari ayrıcalık görüşmeleri yapıldı.

  • Tebriz'den çekilindi; ordu Doğu Anadolu üzerinden dönüş yoluna girdi.

  • Ordu Irakeyn Seferi'nden İstanbul'a döndü.

  • Saraydaki odasında boğularak idam edildi; mal varlığına el konuldu.

Sadareti

1 dönem · yaklaşık 13 yıl
27 Haziran 1523 - 15 Mart 1536Padişah: Kanuni Sultan Süleyman · Rumeli beylerbeyliği ve sefer dönemlerinde seraskerlik yetkisini de taşıdı
12 yıl 8 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

1 padişah

Savaşlar ve Seferler

6 kayıt
1Zafer
0Yenilgi
5Sonuçsuz
Belgrad SeferiMacaristan Krallığı · Kapıcıbaşı sıfatıyla katıldı
Kale alındı
Rodos SeferiSen Jan Şövalyeleri · Padişahın yanında bulundu
Ada alındı
Alman Seferi ve Güns KuşatmasıKutsal Roma İmparatorluğu · V. Karl'ı savaşa zorlama hedefi gerçekleşmedi
Meydan muharebesi yapılmadı
Irakeyn SeferiSafevi Devleti · Serdar ve serasker sıfatıyla öncü kolun başında bulundu
Bağdat ve Irak alındı
Viyana KuşatmasıHabsburg Avusturyası · Seferin askerî yönetimini üstlendi
Kuşatma kaldırıldı
Mohaç MuharebesiMacaristan Krallığı · Ordunun öncü ve sol kanadını yönetti
Osmanlı zaferi

Antlaşmalar

2 antlaşma
İstanbul AntlaşmasıHabsburg Avusturyası · Zapolya'nın krallığı kabul edildi, Ferdinand elindeki topraklar için vergi ödemeyi üstlendi, Habsburg tarafının muhatabı sadrazam sayıldı
Fransa ile ticaret görüşmeleriFransa Krallığı · Elçi Jean de La Forêt ile yürütüldü; ortaya çıkan metnin onaylanıp onaylanmadığı tartışmalıdır

Eserleri

6 eser
sarayİbrahim Paşa Sarayı1520'li yıllar · At Meydanı, İstanbul · Osmanlı sivil mimarisinin ayakta kalan en eski büyük örneklerinden; bugün Türk ve İslam Eserleri Müzesi
kanunnameMısır Kanunnamesi1525 · Mısır · Eyaletin vergi, adalet ve idare düzenini belirledi, uzun yıllar yürürlükte kaldı
cami ve külliyeİbrahim Paşa Camii ve Külliyesi1530'lu yıllar · Hezargrad (Razgrad), Bulgaristan · İnşası idamıyla yarım kaldı, sonraki yıllarda tamamlandı
camiMakbul İbrahim Paşa Camii1530'lu yıllar · Galata, İstanbul · Eski Yağkapanı Camii adıyla da anılır
kurumSüveyş donanma birimi1525 · Süveyş, Mısır · Kızıldeniz ve Hint Okyanusu siyasetinin altyapısını oluşturdu
vakıfSelanik ve Kavala hayratıSelanik ve Kavala · Osmanlı kayıtlarında geçer; yapıların bir kısmı günümüze ulaşmamıştır

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Pargalı İbrahim Paşa

Sadrazamlığın alameti olan mühr-i hümayun, 27 Haziran 1523 tarihinde Piri Mehmed Paşa'dan alınarak İbrahim Paşa'ya verildi. Mührü on iki yıl sekiz ay taşıdı; 15 Mart 1536 tarihindeki idamıyla mühür geri alınıp ikinci vezir Ayas Mehmed Paşa'ya teslim edildi.

Aile Ağacı

5 kişi
Aile ağacı
BabasıYYunus1527
Annesi
EşiMHMuhsine Hatun
Pargalı İbrahim PaşaPargalı İbrahim Paşa
OğluMŞMehmed Şah
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan
Kardeşleri
Kardeşi

Sözleri

Bu büyük devleti idare eden benim; ne yaparsam yapılmış olarak kalır, çünkü bütün iktidar benim elimdedir.

1533 yılında Habsburg elçilerine söylediği ve elçilik raporlarına geçen ifade

Memuriyetleri ben veririm, eyaletleri ben dağıtırım; verdiğim verilmiş, reddettiğim reddedilmiştir.

1533 yılında Habsburg elçilerine söylediği ve elçilik raporlarına geçen ifade

Efendim olan padişahı bir aslana, kendimi de o aslanın bekçisine benzetirim.

1533 yılında Habsburg elçilerine söylediği ve elçilik raporlarına geçen ifade

Çocukluğumdan beri efendimle birlikte yaşadım; aynı hafta doğduk.

1533 yılında Habsburg elçilerine söylediği ve elçilik raporlarına geçen ifade

Çağdaşları

10 kişi
KS
Kanuni Sultan SüleymanOsmanlı padişahı · 1520-1566Şehzadeliğinden itibaren yakınında bulundu; sadrazamlığa onun kararıyla getirildi
K
V. KarlKutsal Roma imparatoru · 1519-15561532 seferinin hedefiydi, meydan muharebesine çıkmadı
F
I. FerdinandAvusturya arşidükü · 1521-15641533 İstanbul Antlaşması'nın karşı tarafıdır
F
I. FrançoisFransa kralı · 1515-1547Habsburglara karşı Osmanlı ile yakınlaşmayı yürüttü
BH
Barbaros Hayreddin PaşaKaptan-ı derya · 1533-15461533 yılında İstanbul'a çağrılarak donanmanın başına getirildi
İÇ
İskender ÇelebiBaş defterdar · ö. 1535Irakeyn Seferi sırasında görevden alındı ve Bağdat'ta idam edildi
ŞT
Şah TahmasbSafevi şahı · 1524-1576Irakeyn Seferi'nin karşı tarafıdır, meydan muharebesinden kaçındı
L
II. LajosMacaristan kralı · 1516-1526Mohaç Muharebesi sonrasında geri çekilirken öldü
JZ
Jan ZapolyaMacaristan kralı · 1526-1540Osmanlı desteğiyle Macar tahtına oturtuldu
PM
Piri Mehmed PaşaSadrazam · 1518-1523Yerine İbrahim Paşa getirildi

İlkler ve Enler

6 başlık
Serasker sultan unvanını taşıyan ilk devlet adamıIrakeyn Seferi, 1534
Vezirlik kademelerinden geçmeden doğrudan sadrazam olan devlet adamı27 Haziran 1523
Sadrazamlık ile Rumeli beylerbeyliğinin aynı kişide birleşmesi1523
Mısır eyaletinin Osmanlı düzenini belirleyen ilk kapsamlı kanunnameMısır Kanunnamesi, 1525
Habsburg hükümdarının protokolde sadrazama denk sayılması1533 İstanbul Antlaşması
Kızıldeniz'de daimî bir Osmanlı donanma biriminin kurulmasıSüveyş kaptanlığı, 1525

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

10 madde

Yanlış Bilinenler

7 başlık
YanlışPargalı İbrahim Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'ın kız kardeşi Hatice Sultan ile evlendi ve damat unvanı taşıdı.
DoğruBu evliliği gösteren bir Osmanlı belgesi bulunmaz; bilgi on dokuzuncu yüzyıl tarih yazımından gelir. Kaynaklarda eşi olarak, İskender Paşa'nın torunu olduğu belirtilen Muhsine Hatun geçer ve düğünü 1524 yılının Mayıs ayında yapılmıştır.
YanlışDevşirme usulüyle toplanarak saraya alındı.
DoğruDevşirme, Hristiyan ailelerden resmî bir düzen içinde çocuk toplanmasıdır. İbrahim Paşa çocuk yaşta esir düşerek köle olarak Osmanlı topraklarına getirildi. Esir düşme biçimi kaynaklarda savaş akını ya da korsanlık olarak farklı aktarılır.
Yanlışİdam kararının gerekçesi resmen açıklandı.
DoğruDönem kayıtlarında idam, herhangi bir sebep gösterilmeden aktarılır. Sonradan öne sürülen gerekçelerin hepsi araştırmacıların değerlendirmesidir ve aralarında görüş birliği yoktur.
YanlışOsmanlı tarihinin en uzun süre görev yapan sadrazamıdır.
DoğruOn iki yıl sekiz ay görev yaptı. Sokollu Mehmed Paşa 1565 ile 1579 yılları arasında yaklaşık on dört yıl sadrazamlık yaptı ve süre bakımından onu geçti.
YanlışMohaç Muharebesi'nde orduyu tek başına yönetti.
DoğruOrdunun başında Kanuni Sultan Süleyman bulunuyordu. İbrahim Paşa, sadrazam ve Rumeli beylerbeyi sıfatıyla öncü ve sol kanadın yönetiminden sorumluydu.
YanlışMezarının yeri bellidir ve türbesi bulunmaktadır.
DoğruMezarının yeri kesin olarak bilinmez ve kendisine türbe yapılmamıştır. Kaynaklarda Galata'da bir tekke haziresi ve Okmeydanı olmak üzere iki ayrı kayıt bulunur.
YanlışFransa ile ilk kapitülasyonlar onun sadaretinde imzalanıp yürürlüğe girdi.
Doğru1535 yılında Fransız elçisi Jean de La Forêt ile ticari ayrıcalık görüşmeleri yapıldığı kesindir. Ancak ortaya çıkan metnin onaylanıp onaylanmadığı ve yürürlüğe girip girmediği araştırmacılar arasında tartışmalıdır.

Künye

Doğum1490'lı yıllar, Parga (kaynaklarda 1493 ve 1495 verilir)
Ölüm15 Mart 1536, İstanbulHicri 21 Ramazan 942
Görev27 Haziran 1523 - 15 Mart 1536 (12 yıl 8 ay), tek dönem
SıraKanuni Sultan Süleyman dönemi sadrazamı
PadişahKanuni Sultan Süleyman
BabasıYunus (Müslüman olduktan sonra anıldığı ad)
MemleketParga, Epir
DefinKesin olarak bilinmiyor; Galata'da bir tekke haziresi ve Okmeydanı olmak üzere iki ayrı kayıt bulunur
UnvanVezir-i azam, serasker sultan, Rumeli beylerbeyi

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Pargalı İbrahim Paşa nereli ve hangi kökenden gelir?
O dönemde Venedik yönetiminde bulunan Parga'da, Epir kıyısında doğdu. Ailesi Ortodoks Hristiyandı ve babasının denizcilikle uğraştığı aktarılır. Etnik kökeni tartışmalıdır; kaynaklarda Rum, İtalyan, Arnavut ve Hırvat kökenli olduğu yönünde farklı görüşler bulunur.
Pargalı İbrahim Paşa devşirme mi?
Hayır. Devşirme, Hristiyan ailelerden resmî bir düzen içinde çocuk toplanması usulüdür. İbrahim Paşa ise çocuk yaşta esir düşerek köle olarak Osmanlı topraklarına getirildi. Esir düşme biçimi kaynaklarda farklı anlatılır; bir kısmı savaş akınını, bir kısmı korsanları kaydeder.
Pargalı İbrahim Paşa ne zaman sadrazam oldu?
27 Haziran 1523 tarihinde, Piri Mehmed Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirildi. Vezirlik kademelerinden geçmeden doğrudan saray hizmetinden divanın başına geçmesi, dönemin teamüllerine aykırıydı. Aynı atamayla Rumeli beylerbeyliği de kendisine verildi.
Pargalı İbrahim Paşa kaç yıl sadrazamlık yaptı?
27 Haziran 1523 ile 15 Mart 1536 tarihleri arasında, on iki yıl sekiz ay görev yaptı. Tek dönem sadrazamlık yaptı. Bu süre, kendisinden önceki sadrazamların görev sürelerine göre uzundur ve Sokollu Mehmed Paşa'ya kadar aşılmamıştır.
Pargalı İbrahim Paşa Hatice Sultan ile mi evlendi?
Bu bilgiyi destekleyen bir Osmanlı belgesi bulunmaz. Yaygınlaşması on dokuzuncu yüzyıl tarih yazımına dayanır. Kaynaklarda eşi olarak, İskender Paşa'nın torunu olduğu belirtilen Muhsine Hatun geçer. Düğünü 1524 yılının Mayıs ayında At Meydanı'nda yapıldı.
Pargalı İbrahim Paşa Mısır'da ne yaptı?
Ahmed Paşa ayaklanmasının ardından eyaletin düzenini yeniden kurmak için görevlendirildi. 1525 yılının Mart ayından haziran ayına kadar bölgede kaldı, vergi kayıtlarını ve kadılık teşkilatını gözden geçirdi. Yaptığı düzenlemeler Mısır Kanunnamesi adıyla bilinen metinde toplandı.
Pargalı İbrahim Paşa Mohaç Muharebesi'nde hangi görevde bulundu?
29 Ağustos 1526 tarihinde yapılan muharebede hem sadrazam hem Rumeli beylerbeyi sıfatıyla ordunun öncü ve sol kanadını yönetti. Ordunun başında padişah bulunuyordu. Muharebe birkaç saat içinde sonuçlandı ve Macar kralı II. Lajos geri çekilirken öldü.
Pargalı İbrahim Paşa Viyana Kuşatması'nda ne yaptı?
1529 seferinde serasker sıfatıyla askerî yönetimi üstlendi. Kuşatma 27 Eylül 1529 tarihinde başladı ve 15 Ekim 1529 tarihinde kaldırıldı. Ağır kuşatma toplarının yolda bırakılması, kışın yaklaşması ve iaşe sıkıntısı çekilmenin başlıca sebepleri olarak kaydedilir.
Serasker sultan unvanı ne anlama gelir ve Pargalı İbrahim Paşa'ya neden verildi?
Unvan, ordunun başındaki mutlak yetkiyi ifade eder ve İbrahim Paşa'ya Irakeyn Seferi sırasında verildi. Osmanlı tarihinde bu unvanı taşıyan ilk devlet adamıdır. İçindeki sultan kelimesinin hanedan dışında bir kişi için kullanılması, sonraki tartışmaların başlıca konularından biri oldu.
Pargalı İbrahim Paşa ile İskender Çelebi arasında ne oldu?
Irakeyn Seferi sırasında baş defterdar İskender Çelebi ile arası açıldı. Anlaşmazlığın ordunun iaşesi ve mali işlerin yürütülmesinden doğduğu kaydedilir. İskender Çelebi önce görevden alındı, ardından Bağdat'ta idam edildi ve mal varlığına el konuldu. Bu olay İbrahim Paşa'nın İstanbul'daki konumunu zayıflattı.
Pargalı İbrahim Paşa neden idam edildi?
İdam için resmî bir gerekçe açıklanmadı ve dönem kayıtlarında karar sebep gösterilmeden aktarılır. Kaynaklarda öne çıkarılan etkenler, yetkilerinin makam sınırlarını aşacak biçimde genişlemesi, serasker sultan unvanını kullanması, İskender Çelebi'nin idamının yarattığı tepki ve Irakeyn Seferi'nin maliyetidir.
Pargalı İbrahim Paşa ne zaman ve nasıl öldü?
14 Mart'ı 15 Mart 1536'ya bağlayan gece, ramazan ayında iftar için davet edildiği sarayda, kaldığı odada boğularak idam edildi. İdamın ardından mal varlığına el konuldu ve At Meydanı'ndaki heykeller kaldırıldı. Yerine ikinci vezir Ayas Mehmed Paşa getirildi.
Pargalı İbrahim Paşa'nın mezarı nerede?
Mezarının yeri kesin olarak bilinmez. Bir kısım kaynak Galata'da bir tekkenin haziresine gömüldüğünü ve mezar taşı konulmadığını yazar. Sicill-i Osmanî ise Okmeydanı'na defnedildiğini kaydeder. Yakın yıllarda yapılan araştırmalar Galata ihtimalini öne çıkarmıştır.
Pargalı İbrahim Paşa'nın eserleri nelerdir?
En bilinen yapısı At Meydanı'ndaki sarayıdır; bugün Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılır. Ayrıca Hezargrad'da bir cami ve külliye, Galata'da bir cami yaptırdı. Selanik ve Kavala'da hayratı bulunduğu kayıtlıdır. Mısır Kanunnamesi ise en uzun ömürlü eseridir.
Pargalı İbrahim Paşa'ya neden hem makbul hem maktul deniyor?
Makbul, padişahın güvenini kazanmış ve makamda yükselmiş olmasına işaret eder. Maktul ise idam edilmiş olmasını anlatır. Osmanlı tarih yazımı bu iki sıfatı birlikte kullanarak aynı kişinin yükselişini ve düşüşünü tek adlandırmada toplar.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q511943 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026