Sabah06:31·Öğle 13:07 İstanbul27°·Az bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 9 Eylül 2026, Çarşamba
Ara
Halil Hamid Paşa
Sadrazamlar · Gerileme dönemi

Halil Hamid Paşa

خليل حامد پاشا

Halil Hamîd Efendi·Ispartalı Halil Hamid Paşa

Sadaret 1782-1785Doğum 1736, IspartaÖlüm 27 Nisan 1785, Bozcaada· 16 Cemaziyelahir 1199

Halil Hamid Paşa, 1782-1785 yılları arasında I. Abdülhamid'in sadrazamlığını yapan, ordu ve tersane düzenlemeleriyle bilinen Osmanlı devlet adamıdır.

49Yaşında öldü
1Sadaret dönemi
2Padişaha hizmet
8Eser
0Çocuk

Halil Hamid Paşa Kimdir?

14 dk okuma

Halil Hamid Paşa, 1736 yılında Isparta'da doğdu ve 27 Nisan 1785 tarihinde Bozcaada'da öldürüldü. Kariyeri Bâbıâli kalemlerinde başladı; kâtiplikten âmedciliğe, oradan reisülküttaplık ve sadaret kethüdâlığına yükseldi. Sadrazamlığa 31 Aralık 1782 tarihinde getirildi ve 31 Mart 1785 tarihine kadar görevde kaldı.

Sadareti, Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra Rusya karşısında ağırlaşan bunalımın yıllarına denk geldi. Rusya'nın 1783 yılında Kırım'ı ilhak etmesi, hazırlıksız bir savaşa girmemek ile kamuoyunun tepkisini karşılamak arasında sıkışan bir yönetim ortaya çıkardı. Halil Hamid Paşa, ilhakın tanınmasını kabul eden görüşün yanında yer aldı ve bunun karşılığında bütün ağırlığı askerî hazırlığa verdi.

Dönemindeki düzenlemeler dört başlıkta toplanır: Yeniçeri Ocağı'nın mevcut yoklaması ve fiilen hizmet vermeyenlerin maaş kayıtlarının iptali, Sürat Topçuları Ocağı'nın yeniden kurulması, Lağımcı ve Humbaracı ocaklarının düzene sokulması, mühendishânenin yeniden işler hale getirilmesi. Bu işlerde çok sayıda Fransız uzmandan yararlanıldı.

Görevden alınışı ani oldu. 31 Mart 1785 tarihinde sabaha karşı azledildi, mal varlığına el konuldu ve Gelibolu'ya sürgüne gönderildi. Bir süre sonra hakkında idam fermanı çıktı ve 27 Nisan 1785 tarihinde öldürüldü. Gövdesi Bozcaada'ya gömüldü, kesik başı İstanbul'a gönderildi ve daha sonra Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi.

1736

Isparta'da doğdu. Doğum günü kaynaklarda kayıtlı değildir.

Doğumu ve Ailesi

01 / 18 · 1 dk

Halil Hamid Paşa 1736 yılında Isparta'da doğdu. Doğum tarihi gün olarak kayıtlı değildir; kaynaklar yalnızca yılı verir.

Babasının adı kaynaklarda farklı geçer. Bir kısmı Hacı Mustafa Ağa, bir kısmı Ali Ağa adını verir. Annesinin adı Zeynep Hanım'dır; bu ad hem biyografi kayıtlarında hem de İstanbul'da annesi adına yaptırdığı çeşmenin kaydında görülür.

Aile İstanbul'a küçük yaşta göç etti. Kaynaklar, babasıyla birlikte İstanbul'a gelip öğrenimini burada sürdürdüğünü kaydeder. Bu göç, kariyerinin bütününü belirledi: taşra eşrafı çocuğu olarak değil, başkentteki kalem çevresinde yetişen bir memur olarak yükseldi.

On sekizinci yüzyılda Osmanlı devlet adamlığına giden üç ana yol vardı: saray ve Enderun, ilmiye ve askerî ocaklar, bir de Bâbıâli kalemleri. Yüzyılın ikinci yarısında kalem yolu belirgin biçimde öne çıktı; devletin işleyişi yazışmaya, kayıt tutmaya ve antlaşma metinleriyle uğraşmaya dayanır hale gelmişti. Halil Hamid Paşa bu üçüncü yolun tipik örneğidir.

Memleketiyle bağını hiç koparmadı. Sadareti sırasında Isparta'da cami genişletti, su getirtti ve müstakil bir kütüphane yaptırdı. Yakın çevredeki Burdur'da da bir kitaplık kurdurdu. Bu yatırımlar, sadrazamların çoğunlukla İstanbul'a yönelttiği hayrat harcamalarının doğduğu bölgeye yönlendirilmesi bakımından dikkat çeker.

Bâbıâli Kalemlerinde Yetişmesi

02 / 18 · 1 dk

İlk görevi Bâbıâli Divan Kalemi'ndeydi. Bu kalem, devletin resmî yazışmalarının ve fermanların hazırlandığı birimdi. Burada beylikçinin yanında kâtip olarak çalıştı; beylikçilik, divan kaleminin başındaki görevin adıdır.

Ara dönemde Eflak voyvodalığının İstanbul'daki kapı kethüdâsı olan İstavrikizâde'ye kâtiplik yaptı. Kapı kethüdâları, taşradaki valilerin ve voyvodaların merkezdeki işlerini yürüten temsilcilerdi. İstavrikizâde'nin öldürülmesi üzerine Bâbıâli'deki kâtiplik görevine döndü.

Dönemin nüfuzlu isimlerinden Darphane Emini Râif İsmâil Efendi'nin tavsiyesiyle Âmedî Kalemi'ne alındı. Âmedî Kalemi, sadrazam ile padişah arasındaki yazışmaları ve dış devletlerle yürütülen resmî muhaberatı hazırlayan birimdi; devletin en gizli işleri buradan geçerdi. Kalemde yükselerek hâcegânlık payesi aldı ve sonunda kalemin başı olan âmedci oldu.

Bu basamaklar, devlet teşkilâtını ve işleyişini ayrıntısıyla öğrenmesini sağladı. Sadareti sırasında yürüttüğü yoklama ve kayıt düzeltme işlerinin ayrıntısına inebilmesi, bu birikimle ilişkilendirilir.

1779 yılında büyük tezkireciliğe yükseldi. Büyük tezkireci, sadrazama sunulan arzları ve divan kararlarını düzenleyen üst düzey görevliydi. Aynı dönemde reisülküttaplığa en yakın aday sayıldığı kaydedilir; reisülküttaplık, dış işlerinin yürütücüsü olan makamdı.

Reisülküttaplık ve Sadaret Kethüdâlığı

03 / 18 · 1 dk

Kariyerinin merkez basamağı, sadaret kethüdâlığıdır. Sadaret kethüdâsı, sadrazamın en yakın yardımcısı ve iç işlerinin fiilî yürütücüsüydü; bugünkü anlamda içişlerinin sorumlusuna karşılık gelen bir makam sayılır.

Reisülküttaplığın ardından 1780 yılında Sadrazam Silâhdar Karavezir Mehmed Paşa'nın kethüdâlığına getirildi. Tersane eminliği görevi de bu yıllara aittir; tersane emini, donanmanın yapım ve onarım işlerinin mali sorumlusuydu.

1781 yılında sadaret değişikliği kariyerini kesintiye uğrattı. Yeni sadrazam Bolulu İzzet Mehmed Paşa onu sadaret kethüdâlığından aldı. Kısa bir süre daha alt düzeydeki tersane eminliğini sürdürdü.

İzzet Mehmed Paşa'nın 1782 yılında görevden alınması sırasında, doğrudan I. Abdülhamid'in emriyle ikinci kez sadaret kethüdâlığına getirildi. Padişahın adını bizzat vermesi, o tarihte merkezde tanınan ve güvenilen bir isim olduğunu gösterir.

Yeni sadrazam Yeğen Mehmed Paşa'nın görevi dört ay kadar sürdü. Bu kısa sadaretin ardından mühr-i hümayun 31 Aralık 1782 tarihinde Halil Hamid Paşa'ya verildi. Kırk altı yaşındaydı ve kariyerinin tamamı kalem hizmetinde geçmişti; ne bir eyalet valiliği ne de bir sefer komutanlığı yapmıştı. Bu, dönemin sadrazam profilindeki değişimin açık bir göstergesidir.

1750

Küçük yaşta babasıyla birlikte İstanbul'a geldi ve öğrenimini burada sürdürdü.

Devraldığı Tablo

04 / 18 · 1 dk

Sadarete geldiğinde devlet, iki büyük yenilginin sonuçlarıyla uğraşıyordu. 1699 yılındaki Karlofça Antlaşması ile başlayan geri çekilme, 1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile çok daha ağır bir aşamaya gelmişti.

Küçük Kaynarca, Kırım Hanlığı'nın Osmanlı Devleti'nden ayrılmasını ve bağımsız sayılmasını getirmişti. Uygulamada bu, hanlığın Rusya'nın etki alanına geçmesi anlamına geliyordu. Antlaşma ayrıca Rusya'ya Karadeniz'de ticaret ve gemi işletme hakkı tanıyor, ağır bir savaş tazminatı yüklüyordu.

1779 yılında imzalanan Aynalıkavak düzenlemesi, Kırım'daki taht kavgasını geçici olarak yatıştırdı. Osmanlı Devleti, Rusya'nın desteklediği hanı tanıdı; buna karşılık hanların seçiminde padişahın halife sıfatıyla onayının alınması kabul edildi. Bu düzenleme kalıcı olmadı.

Mali tablo da ağırdı. Uzun savaşın masrafları, savaş tazminatı ve Kırım'ın kaybıyla başlayan göç dalgası hazineyi zorluyordu. Askerî tablo bundan iyi değildi: Yeniçeri Ocağı'nın kayıtları gerçek mevcudu yansıtmıyor, teknik sınıflar ihmal edilmiş durumda bulunuyordu.

Halil Hamid Paşa'nın önündeki soru açıktı: yeni bir savaşın kaçınılmaz olduğu kabul ediliyorsa, o savaşa kadar geçecek sürede ne yapılabilirdi. Sadaretinin iki yıl üç aylık programı bu sorunun cevabı olarak kuruldu.

Kırım Meselesi ve 1783 İlhakı

05 / 18 · 1 dk

Sadaretinin en ağır meselesi Kırım'dır. Rusya, 1783 yılında Kırım'ı doğrudan kendi topraklarına kattığını ilan etti. Bu, Küçük Kaynarca ile kurulan bağımsız hanlık düzeninin sona ermesi demekti.

Osmanlı Devleti bu gelişme karşısında üç seçenekle karşı karşıyaydı: sessiz kalmak, bir beyanname ile protesto etmek ya da savaşa girmek. Protestonun bile hazırlıksız bir savaşa yol açacağı endişesi ağır basıyordu. Rusya ise daha ileri gitti ve ilhakın resmen kabul edildiğini belgeleyen bir senet verilmesini istedi.

Kamuoyunun tepkisi büyüktü. Kırım'ın elden çıkması, Osmanlı toplumunda müslüman nüfusu bulunan bir bölgenin ilk kez kalıcı biçimde kaybı olarak algılandı ve merkezî yönetim üzerinde ağır bir baskı oluşturdu.

18 Aralık 1783 tarihinde, devlet ileri gelenlerinin ve ulemânın katıldığı bir toplantı yapıldı. Toplantı kamuoyundan özellikle gizli tutuldu. Dönemin en etkili isimlerinden Cezayirli Gazi Hasan Paşa da katılanlar arasındaydı. Toplantıda oy birliğiyle, ilhakı tanıyan bir senedin verilmesi kabul edildi.

Aynı toplantıda, hazırlıkların tamamlanmadığı gerekçesiyle Rusya ile yeni bir savaşa girilmemesi de kararlaştırıldı. Bu karar, bozgunla bitecek bir mücadelede daha fazla toprak kaybedilmesini önleme düşüncesine dayandırıldı. Karar Halil Hamid Paşa'nın görüşü doğrultusunda alındı ve sonradan ona yöneltilen eleştirilerin başında geldi.

Yeniçeri Ocağının Yoklanması

06 / 18 · 1 dk

Kırım kararının doğrudan sonucu, askerî düzenlemenin hız kazanması oldu. Yapılması gereken ilk iş Yeniçeri Ocağı'nın ıslahıydı ve bunun ilk adımı mevcudun yoklanmasıydı.

Ocağın maaş düzeni esâmî denilen maaş belgelerine dayanıyordu. Zamanla bu belgeler ocak mensuplarının elinden çıkmış, alınıp satılan bir gelir kâğıdına dönüşmüştü. Kaynaklar, esâmîlerin yalnızca onda birinin ocağın elinde bulunduğunu kaydeder. Sonuç, hizmet vermeyen kişiler adına hazineden ödeme yapılmasıydı.

Halil Hamid Paşa yoklama yaptırdı. Fiilen hizmet vermeyenlerin elindeki esâmîlerin hükümsüz olduğu ilan edildi ve ulûfenin kırdırılarak alınıp satılması yasaklandı. Yoklamalar sonucunda açığa çıkan binlerce boş esâmî hazineye devredildi.

Bu uygulama, hazine için doğrudan kazançtı; ancak geniş bir menfaat çevresini karşısına aldı. Esâmî gelirinden geçinenler yalnızca ocak mensupları değildi; İstanbul'un esnaf ve ayan çevrelerinde de bu belgeleri elinde tutanlar vardı.

Aynı yıllarda tımarlı süvari düzeni ve ocak teşkilâtı hakkında da yeni nizamlar çıkarıldı. Düzenlemelerin ortak amacı, kayıtlar ile gerçek mevcudu birbirine uydurmak ve ödemeyi hizmet karşılığı hale getirmekti.

Kaynaklar, azlinin ve sonrasındaki idamının sebepleri arasında bu düzenlemelerden zarar gören çevrelerin düşmanlığını ayrıca sayar.

1760

Bâbıâli Divan Kalemi'ne alındı ve beylikçi yanında kâtip oldu.

Sürat Topçuları, Lağımcı ve Humbaracı Ocakları

07 / 18 · 1 dk

Askerî teknik sınıfların yeniden düzenlenmesi, sadaretinin en somut icraatıdır. Bu sınıflar, dönemin savaş usullerinin gerektirdiği uzmanlığı taşıyan küçük ama belirleyici birliklerdi.

Sürat Topçuları Ocağı, III. Mustafa'nın saltanatının son yılında, 1774 tarihinde kurulmuştu. Ocağın amacı, Avrupa ordularındaki gibi dakikada sekiz on atış yapabilen, hızlı ve isabetli bir topçu sınıfı oluşturmaktı. Kısa sürede ihmale uğrayarak dağılmıştı.

Halil Hamid Paşa bu sınıfı yeniden kurdu. Fransa'dan teknik yardım ve öğretmen sağladı, ocağın mevcudunu artırdı ve işleyişini düzenleyen bir nizamnâme hazırlattı. Nizamnâme, talim programını ve ödeme düzenini yazılı kurala bağlıyordu.

Lağımcı ve Humbaracı ocakları için de aynı yöntem uygulandı. Lağımcılar kale kuşatmalarında tünel açan ve patlayıcı yerleştiren sınıftı; humbaracılar havan topu ve el bombası kullanıyordu. Her iki ocakta da yoklama yapıldı, esâmîlerin gerçekten hizmet edenlerin elinde bulunması sağlandı ve belirli programlı talimler hazırlatıldı.

Düzenlemelerin ortak özelliği, kalıcı olmayı hedeflemesidir: kurulmuş bir birliğin ihmalle dağılmasını önlemek için talim, kayıt ve ödeme birlikte kurala bağlandı.

Bu hazırlığın karşılığı ölümünden sonra görüldü. 1787 yılında başlayan savaşta yığılan mühimmatın ilk üç yılın ihtiyacını karşıladığı kaydedilir; dönemin sadrazamı, sefere kendisinin değil Halil Hamid Paşa'nın çıktığını söyleyerek bu hazırlığa işaret etmiştir.

Mühendishânenin İhyası ve Fransız Uzmanlar

08 / 18 · 1 dk

Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun, 1773 yılında III. Mustafa döneminde tersane içinde bir hendese odası olarak açılmıştı. Amaç, donanmanın ve tersanenin ihtiyaç duyduğu teknik bilgiyi yerinde üretmekti. Okul 1782 yılında bu adı almış, ancak işleyişi aksamıştı.

Halil Hamid Paşa okulun yeniden işler hale getirilmesine özel önem verdi. Öğretim kadrosu genişletildi: Fransız mühendisler Lafitte-Clavé ve Monnier ile birlikte, matematik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Gelenbevî İsmâil Efendi gibi Osmanlı hocaları görevlendirildi.

1784 yılından itibaren derslerde mühendislik çizimi ve tahkimat teknikleri okutuldu. Ders kitaplarının büyük bölümü Fransızcaydı ve matematik, astronomi, mühendislik, silah, savaş usulleri ve seyir konularını kapsıyordu. Yeni öğrenci kaydedilerek ordunun mühendislik hizmetlerini karşılayacak eleman yetiştirilmesine çalışıldı.

Okulun yanında, tahkimat konusunda ayrı bir eğitim düzeni kuruldu. Fransız uzmanlar hem donanmaya deniz savaşı usullerini hem de kale yapımı ve savunması tekniklerini öğretti.

Bu iş birliği, Fransa ile kurulan siyasî yakınlığın teknik ayağıdır. Çok sayıda Fransız topçu subayı ve mühendisi Osmanlı hizmetinde çalıştı. Uzmanların çalışması Halil Hamid Paşa'nın ölümünden sonra da bir süre devam etti; iki devlet arasındaki ilişkinin bozulmasıyla birlikte sona erdi.

Okulun kurumsal devamı ise kesintiye uğramadı; sonraki yüzyıllarda Osmanlı ve Türk teknik öğretiminin temel kurumlarından biri haline geldi.

Savaş Hazırlığı ve Sınır Kaleleri

09 / 18 · 1 dk

Kırım'ın ilhakını tanıyan senedin verilmesi, meselenin kapandığı anlamına gelmiyordu. Halil Hamid Paşa, Rusya ile yakın gelecekte büyük bir savaşın çıkacağını kabul ederek çalıştı ve bütün hazırlığı bu varsayıma göre kurdu.

İki cephe hattı öne çıkarıldı. Birincisi Kafkas cephesiydi; ikincisi Balkanlar'daki serhad kaleleriydi. Bu kalelerin silah, cephane ve yiyecekle doldurulması, tahkimatın gözden geçirilmesi sürekli bir iş haline getirildi.

Avusturya'nın Rusya yanlısı siyaseti de hesaba katıldı. İki devletin birlikte hareket etmesi ihtimaline karşı Bosna taraflarındaki kaleler ayrıca takviye edildi ve tahkim edildi. Bu, savaşın tek cepheli olmayacağı öngörüsüne dayanıyordu.

Hazırlığın ölçüsü, sonraki yıllarda ortaya çıktı. 1787 yılında Rusya ile savaş başladığında yığılan mühimmatın ilk üç yılın ihtiyacını karşılayabilecek durumda olduğu kaydedilir. Ertesi yılın şubat ayında Avusturya da savaşa katıldı ve öngörü doğrulandı.

Donanma da programın parçasıydı. Tersane işlerine verdiği önem, hem tersane eminliği tecrübesinden hem de Karadeniz'deki dengenin bozulmasından kaynaklanıyordu. Bu alanda İsveç'in yardımını sağlamaya çalıştığı kaydedilir.

Hazırlığın tamamlanmasını görmedi. Savaş, azlinden iki yıl sonra başladı ve 1792 yılına kadar sürdü.

1765

Eflak voyvodalığı kapı kethüdâsı İstavrikizâde'ye kâtiplik yaptı; onun öldürülmesi üzerine Bâbıâli'ye döndü.

Fransa ile İlişkiler ve Dış Siyaset

10 / 18 · 1 dk

Dış siyasetinin ekseni, Rusya tehlikesine karşı Fransa'nın dostluğuydu. Bu tercih dönemin güç dengesine dayanıyordu: Fransa ile Rusya arasındaki çekişme, Osmanlı Devleti'ne teknik ve askerî destek sağlayabilecek bir muhatap yaratıyordu.

İş birliği somuttu. Fransız topçu subayları ve mühendisleri Osmanlı ordusunda görevlendirildi, mühendishâneye hocalar verildi, tahkimat ve deniz savaşı eğitimi düzenlendi. Ders kitapları büyük ölçüde Fransızcadan geldi.

Bu yakınlığın bedeli, siyasî bağımlılık tartışmasıydı. Kaynaklar, Fransa'nın etkisi altında kaldığı yönündeki eleştiriyi kaydeder; aynı kaynaklar, ortak düşmana karşı askerî ve teknik iş birliğini geliştirmekte başarılı olduğunu da belirtir.

İsveç ile de temas kuruldu. Donanmanın güçlendirilmesi için bu devletin yardımının sağlanmasına çalışıldı. 1784 yılında İsveç elçiliğinde tercüman olarak bulunan D'Ohsson'a anlattığı program, dış temasların yalnızca askerî değil idarî bir tasarıya dayandığını gösterir.

Rusya ile ilişkilerde ise uzlaşmacı bir hat izlendi. İlhakın tanınması, 1783 yılında imzalanan ticaret antlaşması ve savaştan kaçınma kararı bu hattın parçalarıdır. Kaynaklar, bu tercihin bir zayıflık değil zaman kazanma siyaseti olarak kurgulandığını, kazanılan sürenin askerî hazırlığa harcandığını belirtir.

Aynı tercih, azlinden sonra yöneltilen suçlamaların da zeminini oluşturdu.

Ekonomi, Üretim ve Karadeniz Tasarısı

11 / 18 · 1 dk

Halil Hamid Paşa'nın programı askerî düzenlemelerle sınırlı değildi. Küçük Kaynarca ile biten savaşın açtığı yaralar, Kırım'ın kaybıyla başlayan göç dalgası ve savaşın mali yükü, genel tabloyu ağırlaştırmıştı.

Dış ticaret açığına karşı iki yönlü bir yaklaşım izledi. Hindistan ve başka yerlerden gelen pahalı kumaşların kullanımını yasaklamakla yetinmedi; aynı malların yerli üretimini sağlamak için girişimlerde bulundu. Bu, yalnızca tüketimi kısan bir yasak değil, üretimi ikame etmeyi hedefleyen bir tedbirdi.

1784 yılında İsveç elçiliği tercümanı D'Ohsson'a anlattığına göre, devlete bütünüyle yeniden şekil verecek kapsamda bir tasarısı vardı. Aktarılanlara göre bu tasarı, tarım alanında yapılacak geniş bir düzenlemeyle üretimin artırılmasını ve yönetimdeki aksaklıkların giderilmesi için bir dizi tedbiri içeriyordu.

Karadeniz konusundaki düşüncesi ayrıca dikkat çeker. Küçük Kaynarca'dan ve özellikle 1783 yılındaki ticaret antlaşmasından sonra Karadeniz, Rusya'nın tek taraflı üstünlüğü altına girmişti. Halil Hamid Paşa, bu üstünlüğe son vermek için denizi bütün devletlerin ticaret gemilerine açmayı tasarlıyordu.

Bu tasarı, kapalı deniz anlayışından çok taraflı ticarete geçişi öngörmesi bakımından döneminin alışılmış çözümlerinden ayrılır. Uygulanma imkânı bulamadı; sadareti bu tasarıların hayata geçmesine yetecek kadar sürmedi.

Azli ve Sürgünü

12 / 18 · 1 dk

Sadareti iki yıl üç ay sürdü. Kaynaklar, I. Abdülhamid'in bu süre boyunca çeşitli vesilelerle hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti açıkça gösterdiğini kaydeder. Azil bu sebeple beklenmedik oldu.

31 Mart 1785 tarihinde sabaha karşı görevden alındı. Bazı sadrazam listeleri azil tarihini bir ay sonrası olarak verir. Aynı gün mal varlığının tamamına el konuldu ve Gelibolu'ya sürgüne gönderildi.

Azil ile birlikte başka görevden almalar da yapıldı. Şeyhülislâm Dürrîzâde Mehmed Atâullah Efendi, önceki yeniçeri ağası Yahyâ Ağa ve Vezir Râif İsmâil Paşa görevlerinden uzaklaştırıldı. Yahyâ Ağa ile Râif İsmâil Paşa bir süre sonra öldürüldü.

Gelibolu'da ikamete mecbur tutuldu. Bir müddet sonra durumu düzelir gibi oldu: kendisine Mekke şeyhülharemliği ve Cidde sancağı ilâvesiyle Habeş eyaleti verildi. Bu tayin, sürgünün bir göreve dönüşmesi anlamına geliyordu.

1785 yılının nisan ayını, yeni görevinin hazırlıklarını sürdürdüğü Bozcaada'da geçirdi. Yol tedariki için İstanköy adasına geçip beklemesi emredildi. Ancak bu bekleyiş sırasında yeni tayin edildiği valilikten de azledildi.

Durumun bu şekilde ilerlemesi, azlin sıradan bir görevden alma olmadığını, arka planda daha ağır bir suçlamanın bulunduğunu gösterir. Nitekim kısa süre sonra hakkında idam fermanı çıktı.

1770

Darphane Emini Râif İsmâil Efendi'nin tavsiyesiyle Âmedî Kalemi'ne alındı, hâcegânlığa terfi etti ve âmedci oldu.

İdamı

13 / 18 · 1 dk

İdam fermanının uygulanmasıyla Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın adamlarından Karakethüdâzâde Ali görevlendirildi. Hüküm 27 Nisan 1785 tarihinde yerine getirildi. Halil Hamid Paşa kırk dokuz yaşındaydı.

Kesik başı İstanbul'a gönderildi ve 1785 yılının mayıs ayında Ortakapı'da teşhir edildi. Ortakapı, Topkapı Sarayı'nın ikinci avlusuna açılan kapısıdır ve idam hükümlerinin ilanı için kullanılırdı; teşhir, hükmün kamuya duyurulmasının resmî biçimiydi.

Gövdesi Bozcaada'da defnedildi. Kesik başı daha sonra İstanbul'da Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanına gömüldü. Böylece mezarı iki ayrı yerde bulunan sadrazamlardan biri oldu.

İdamın ardından devletin siyasî ekseni değişti. Rusya ile uzlaşma ve hazırlık siyasetini savunan çizgi tasfiye edildi; savaş yanlısı görüş öne çıktı. Bu değişimin sonucu, 1787 yılında Rusya ile başlayan ve 1792 yılına kadar süren savaş oldu.

Osmanlı hizmetindeki Fransız uzmanların çalışması bir süre daha devam etti. Savaşın başlamasıyla birlikte uzmanların büyük bölümü ülkeden ayrıldı.

Kaynaklar, I. Abdülhamid'in bu idamdan sonra duyduğu pişmanlığı kaydeder. Padişahın Halil Hamid Paşa'nın ardından ağladığı, dönem kayıtlarında yer alan ayrıntılar arasındadır.

Azlin Sebepleri Üzerine Tartışma

14 / 18 · 1 dk

Azlin ve idamın sebebi, dönemin tartışmalı konularındandır. Padişahın uzun süre memnuniyetini gösterdiği bir sadrazamı aniden görevden alması ve kısa sürede idam ettirmesi, olağan bir görevden alma ile açıklanamamıştır.

En çok tekrarlanan yorum, tahtla ilgili bir tertip iddiasıdır. Bu yoruma göre Halil Hamid Paşa, yaşlı padişahı tahttan indirerek yerine genç şehzade Selim'i geçirmeyi planlamış ve tertibi ortaya çıkmıştır. Aynı yorumda, şehzade Selim ile Fransa kralı arasındaki gizli yazışmanın ele geçirilmesinden de söz edilir.

Bu iddiayı destekleyen veri, azille aynı günlerde başka isimlerin de görevden uzaklaştırılmasıdır. Şeyhülislâm, önceki yeniçeri ağası ve bir vezir aynı süreçte görevden alındı; son ikisi kısa süre sonra öldürüldü.

İkinci bir açıklama, düzenlemelerden zarar gören çevrelerin muhalefetidir. Askerî kadroların yoklanması, esâmî gelirinden geçinen geniş bir kesimi doğrudan etkilemişti.

Üçüncü açıklama, Kırım'ın ilhakına karşı sessiz kalınmasının kamuoyunda yarattığı tepkidir. Bu tepki, ilhakı tanıyan senedin verilmesini savunan sadrazama yöneltilmişti.

Dördüncü açıklama, Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın muhalefetidir. Kaynaklar bu ismi, kendisinden önceki ve sonraki sadrazamların icraatında etkili olan, padişahın güvendiği bir güç olarak tanımlar; idam hükmünü yerine getiren kişi de onun adamlarındandır. Kaynakların çoğu, azlin ve idamın bu sebeplerin birleşiminden doğduğu görüşündedir.

Hayratı ve Kütüphaneleri

15 / 18 · 1 dk

Halil Hamid Paşa'nın hayratının merkezinde memleketi Isparta bulunur. Şehirdeki Hacı Abdi Efendi Camii'ni genişletti, suyunu getirterek bir şadırvan yaptırdı ve caminin içinde taş bir yapı olarak müstakil bir kütüphane inşa ettirdi.

Kütüphanenin vakfiyesi 1783 yılına aittir. Kuruluşunda 449 cilt kitap vakfedildi. Vakfiyeye göre kütüphanede iki hâfız-ı kütüb, bir kapıcı ve bir temizlik görevlisi bulunuyordu; görevlilere kurucunun belirlediği evlerde barınma sağlanmıştı. Şehrin müftüsünün haftalık sayım yapması da vakfiyede şart koşulmuştu.

Koleksiyon sonraki yıllarda bağış ve satın alma yoluyla büyüdü. Kütüphane, 1969 yılında yapılan yeni bir binada varlığını sürdürmektedir.

Burdur'da ise müstakil bir yapı kurulmadı. Çeşmecizâde Medresesi içinde bir kitaplık oluşturuldu ve buraya kitap vakfedildi; bu vakıf kaydı da 1783 yılına aittir.

İstanbul'daki eserleri daha küçük ölçekli fakat dikkat çekicidir. Kasımpaşa'da Sahaf Muhyiddin Camii avlusunda annesi Zeynep Hanım adına bir çeşme yaptırdı. Bâbıâli önündeki o zamanlar dar olan yolları genişletti ve kapının köşesine bir çeşme inşa ettirdi. Davutpaşa İskelesi yanında bir tekke yaptırdı ve şehrin bazı semtlerindeki kaldırımları onarttı.

Bu yatırımların ortak yönü, gösterişli bir külliye yerine kitap, su ve yol gibi doğrudan kullanıma yönelik işlere ağırlık verilmesidir.

1774

Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı; Kırım Hanlığı Osmanlı Devleti'nden ayrıldı.

Kişiliği ve Himaye Ettikleri

16 / 18 · 1 dk

Hakkında bilgi veren kaynaklar Halil Hamid Paşa'yı devlet işlerine hâkim, tecrübeli ve meselelere doğrudan el atan bir devlet adamı olarak tanımlar. Kalem yolundan gelmesi, ayrıntıya inme alışkanlığını beraberinde getirmişti; yoklama ve kayıt düzeltme işlerinin bizzat takipçisi oldu.

Döneme göre açık düşünceli sayılır. Fransız ressamlara resmini yaptırması, yabancı elçilik mensuplarıyla kurduğu yakın temas ve Avrupa'daki teknik gelişmelere gösterdiği ilgi bu değerlendirmenin dayanaklarıdır.

Kendisine yöneltilen eleştirilerin bir kısmı da bu yakınlıkla ilgilidir. İdamının ardından aleyhtarlarından bir şairin söylediği ve mesleğine gönderme yapan mısra, dönemin muhalif çevrelerinin ona bakışını gösterir; kaynaklar bu mısradan yola çıkarak masonluğa girmiş olabileceğini de tartışır.

Çok sayıda kişiyi himaye etti. Sonraki yıllarda sadrazamlık yapacak olan Yûsuf Ziyâ Paşa, tarihçi ve diplomat Ahmed Resmî Efendi, şairlerden Sünbülzâde Vehbî ve vakanüvis Sâdullah Enverî Efendi bunlar arasındadır.

Aile bağları yoluyla da etkisi sürdü. Damadı Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa, 1794-1798 yılları arasında sadrazamlık yaptı.

Dönem kaynaklarında, I. Abdülhamid'in ölümünün ardından duyduğu üzüntü ayrıca kaydedilir. Bu ayrıntı, azlin ve idamın padişahın kendi kararıyla değil, çevresindeki baskıyla oluştuğu yönündeki değerlendirmelerin dayanaklarından biri sayılır.

Mirası ve Tarihteki Yeri

17 / 18 · 1 dk

Halil Hamid Paşa, Osmanlı yenileşme tarihinde III. Selim öncesi dönemin en çok anılan sadrazamıdır. Kendisinden sonra gelen Nizâm-ı Cedîd programının pek çok unsuru, onun sadaretinde başlatılmış işlerin devamıdır.

Mühendishânenin yeniden işler hale getirilmesi ve Fransız uzmanların düzenli biçimde hizmete alınması, teknik öğretimin süreklilik kazanmasını sağladı. Sürat Topçuları, Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında uygulanan yoklama ve talim düzeni, sonraki askerî düzenlemelerin yöntemini belirledi.

Yeniçeri Ocağı'nın kayıtları üzerinde yapılan çalışma, ocağın mali yükünün ilk kez ciddi biçimde ölçülmesi anlamına geldi. Bu ölçüm, ocağın 1826 yılında kaldırılmasına kadar sürecek tartışmanın veri tabanını oluşturdu.

Dış siyasetteki tercihi bugün de tartışılır. Kırım'ın ilhakının tanınması, kaybın hukuken kabul edilmesi olarak eleştirilir; aynı karar, hazırlıksız bir savaşın önlenmesi ve dört yıllık hazırlık süresinin kazanılması olarak da değerlendirilir. Kaynaklar, sonraki savaşa girilirken elde bulunan mühimmatın bu hazırlığın ürünü olduğunda birleşir.

Adı bugün doğduğu şehirde yaşamaktadır. Isparta'daki halk kütüphanesi onun adını taşır ve kuruluşunu 1783 tarihli vakfiyeye dayandırır.

İki yıl üç ay süren sadareti, Osmanlı tarihinde kısa görev sürelerinin ne kadar kalıcı sonuç üretebildiğine dair sık verilen örneklerden biridir.

Aynı Yıllarda Dünya

18 / 18 · 1 dk

1781: Immanuel Kant'ın Saf Aklın Eleştirisi adlı eseri yayımlandı.

1783: Paris Antlaşması ile Amerika Birleşik Devletleri'nin bağımsızlığı Britanya tarafından tanındı.

1783: Rusya Kırım'ı ilhak ettiğini ilan etti.

1783: Fransa'da Montgolfier kardeşler sıcak hava balonuyla ilk uçuşları gerçekleştirdi.

1784: Britanya'da Hindistan Yasası kabul edildi ve Doğu Hindistan Şirketi hükümet denetimine alındı.

1786: Prusya kralı II. Friedrich öldü.

1787: Rusya ile savaş başladı; ertesi yıl Avusturya da savaşa katıldı.

1789: Fransa'da ihtilal başladı; aynı yıl İstanbul'da III. Selim tahta çıktı.

1779

Büyük tezkireciliğe yükseldi.

Kronoloji

31 olay
  • 18. yüzyıl
  • Isparta'da doğdu. Doğum günü kaynaklarda kayıtlı değildir.

  • Küçük yaşta babasıyla birlikte İstanbul'a geldi ve öğrenimini burada sürdürdü.

  • Bâbıâli Divan Kalemi'ne alındı ve beylikçi yanında kâtip oldu.

  • Eflak voyvodalığı kapı kethüdâsı İstavrikizâde'ye kâtiplik yaptı; onun öldürülmesi üzerine Bâbıâli'ye döndü.

  • Darphane Emini Râif İsmâil Efendi'nin tavsiyesiyle Âmedî Kalemi'ne alındı, hâcegânlığa terfi etti ve âmedci oldu.

  • Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı; Kırım Hanlığı Osmanlı Devleti'nden ayrıldı.

  • Büyük tezkireciliğe yükseldi.

  • Aynalıkavak düzenlemesi imzalandı ve Kırım'daki taht meselesi geçici olarak çözüldü.

  • Reisülküttaplığın ardından Sadrazam Silâhdar Karavezir Mehmed Paşa'nın kethüdâlığına getirildi; tersane eminliği de bu yıllara aittir.

  • Sadrazam Bolulu İzzet Mehmed Paşa tarafından sadaret kethüdâlığından alındı.

  • I. Abdülhamid'in emriyle ikinci kez sadaret kethüdâlığına getirildi.

  • Sadrazamlığa getirildi; mühr-i hümayun kendisine verildi.

  • Rusya Kırım'ı ilhak ettiğini ilan etti; devlet protesto ile savaş arasında sıkıştı.

  • Rusya ile ticaret antlaşması yapıldı; Karadeniz'de Rus üstünlüğü belirginleşti.

  • Isparta'da Hacı Abdi Efendi Camii içinde kurduğu kütüphanenin vakfiyesi düzenlendi; 449 cilt kitap vakfedildi.

  • Burdur'da Çeşmecizâde Medresesi içinde bir kitaplık kurdurdu.

  • Devlet ileri gelenleri ve ulemânın katıldığı gizli toplantıda, Kırım'ın ilhakını tanıyan senedin verilmesi oy birliğiyle kabul edildi.

  • Yeniçeri Ocağı'nda yoklama yapıldı; hizmet vermeyenlerin elindeki esâmîler hükümsüz sayılarak hazineye devredildi.

  • Sürat Topçuları Ocağı yeniden kuruldu ve işleyişi için nizamnâme hazırlatıldı.

  • Mühendishâne yeniden düzenlendi; Fransız mühendisler Lafitte-Clavé ve Monnier ile Gelenbevî İsmâil Efendi hoca olarak görevlendirildi.

  • Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında yoklama yapıldı ve programlı talimler hazırlatıldı.

  • İsveç elçiliği tercümanı D'Ohsson'a, devletin bütününü kapsayan bir düzenleme tasarısından söz etti.

  • Kafkas ve Balkan hattındaki serhad kaleleri ile Bosna taraflarındaki kaleler silah, cephane ve yiyecekle takviye edildi.

  • Şeyhülislâm Dürrîzâde Mehmed Atâullah Efendi, eski yeniçeri ağası Yahyâ Ağa ve Vezir Râif İsmâil Paşa görevlerinden uzaklaştırıldı.

  • Kendisine Mekke şeyhülharemliği ve Cidde sancağı ilâvesiyle Habeş eyaleti verildi.

  • Sabaha karşı ansızın azledildi, mal varlığına el konuldu ve Gelibolu'ya sürgüne gönderildi.

  • Yeni görevinin hazırlıklarını Bozcaada'da sürdürdü; ardından İstanköy adasına geçmesi emredildi ve valilikten azledildi.

  • Hakkında çıkan ferman üzerine öldürüldü; gövdesi Bozcaada'da defnedildi.

  • Kesik başı İstanbul'a gönderildi ve Ortakapı'da teşhir edildi; daha sonra Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanına gömüldü.

  • Rusya ile savaş başladı; hazırlanan mühimmatın ilk üç yılın ihtiyacını karşıladığı kaydedilir.

  • Damadı Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa sadrazamlığa getirildi ve 1798 yılına kadar görevde kaldı.

Sadareti

1 dönem · yaklaşık 3 yıl
31 Aralık 1782 - 31 Mart 1785Padişah: I. Abdülhamid · Sabaha karşı ansızın azledildi ve mal varlığına el konuldu. Azil tarihi bazı sadrazam listelerinde 30 Nisan 1785 olarak verilir.
2 yıl 3 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

2 padişah

Antlaşmalar

2 antlaşma
Kırım'ın ilhakını tanıyan senetRusya · 18 Aralık 1783 tarihli gizli toplantıda alınan karar üzerine verildi; ilhakın resmen kabul edildiğini belgeliyordu.
Osmanlı Rus Ticaret AntlaşmasıRusya · Karadeniz ticaretinde Rusya lehine dengeyi pekiştirdi; Halil Hamid Paşa buna karşılık denizi bütün devletlerin ticaret gemilerine açmayı tasarlıyordu.

Eserleri

8 eser
kütüphaneHalil Hamid Paşa Kütüphanesi1783 · Hacı Abdi Efendi Camii, Isparta · Cami içinde taş bir yapı olarak inşa edildi; kuruluşunda 449 cilt kitap vakfedildi. Vakfiyede iki hâfız-ı kütüb, bir kapıcı ve bir temizlik görevlisi öngörülmüştü.
kitaplıkÇeşmecizâde Medresesi Kitaplığı1783 · Burdur · Müstakil bir yapı değil, medrese içinde kurulan bir koleksiyondur.
camiHacı Abdi Efendi Camii genişletmesi ve şadırvanıIsparta · Camiyi genişletti ve suyunu getirterek bir şadırvan yaptırdı.
çeşmeZeynep Hanım ÇeşmesiSahaf Muhyiddin Camii avlusu, Kasımpaşa, İstanbul · Annesi adına yaptırıldı.
çeşmeBâbıâli çeşmesi ve yol genişletmesiBâbıâli, İstanbul · Bâbıâli önündeki dar yollar genişletildi ve kapının köşesine bir çeşme yapıldı.
tekkeDavutpaşa İskelesi TekkesiDavutpaşa İskelesi, İstanbul · Sa'diyye tarikatına bağlı bir şeyh için yaptırıldı.
askerî düzenlemeSürat Topçuları Ocağı'nın yeniden kurulması1784 · İstanbul · 1774 yılında kurulup dağılan ocak yeniden teşkil edildi, mevcudu artırıldı ve nizamnâmesi hazırlatıldı.
eğitim kurumuMühendishânenin yeniden düzenlenmesi1784 · Tersane, İstanbul · Fransız ve Osmanlı hocalar görevlendirildi; mühendislik çizimi ve tahkimat teknikleri okutulmaya başlandı.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Halil Hamid Paşa

Sadrazamlığın alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Halil Hamid Paşa mührü 31 Aralık 1782 tarihinde, Yeğen Mehmed Paşa'nın dört ay kadar süren sadaretinin ardından I. Abdülhamid'den aldı. Mühür, 31 Mart 1785 tarihinde sabaha karşı yapılan ani azille geri alındı; aynı gün mal varlığının tamamına el konuldu. Kalem yolundan gelen bir görevlinin valilik ya da sefer komutanlığı yapmadan mührü alması, on sekizinci yüzyıl sonundaki sadrazam profilinin değiştiğini gösterir.

Aile Ağacı

2 kişi
Aile ağacı
Babası
AnnesiZHZeynep Hanım
Halil Hamid PaşaHalil Hamid Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

9 kişi
A
I. AbdülhamidOsmanlı padişahı · 1774-1789Sadrazamlık mührünü ona verdi; azil ve idam kararı da onun döneminde alındı
CG
Cezayirli Gazi Hasan PaşaKaptanıderya ve devlet adamı · 1770-1790Dönemin en etkili ismidir; Kırım toplantısına katıldı, idam hükmünü yerine getiren kişi onun adamlarındandır
S
III. SelimŞehzade, sonra padişah · 1789-1807Azlin gerekçesi olarak gösterilen tertip iddiası onun tahta çıkarılması üzerinedir
Gelenbevî İsmâil EfendiMatematikçi ve hoca · 1730-1790Mühendishânede görevlendirilen Osmanlı hocalarındandır
L
Lafitte-ClavéFransız mühendis · 1784-1788Mühendishânede mühendislik çizimi ve tahkimat teknikleri okuttu
AR
Ahmed Resmî EfendiDiplomat ve tarihçi · 1700-1783Himaye ettiği isimler arasındadır
YZ
Yûsuf Ziyâ PaşaSadrazam · 1798-1805Halil Hamid Paşa'nın himayesinde yetişenlerdendir
Safranbolulu İzzet Mehmed PaşaSadrazam · 1794-1798Damadıdır
SV
Sünbülzâde VehbîŞair · 1718-1809Himaye ettiği şairlerdendir

İlkler ve Enler

5 başlık
Mühendishânede Fransız hocalarla düzenli öğretimi başlatan sadrazam1784
Yeniçeri esâmîlerinin kapsamlı yoklamasını yaptıran ve boş kayıtları hazineye devreden sadrazam1784
Sürat Topçuları Ocağı'nı nizamnâmeye bağlayarak yeniden kuran sadrazam1784
Karadeniz'i bütün devletlerin ticaret gemilerine açmayı tasarlayan Osmanlı sadrazamı1783 sonrası
Kalem yolundan gelip valilik ya da sefer komutanlığı yapmadan sadarete ulaşan devlet adamı31 Aralık 1782

Osmanlı Sadrazamları

72 madde · sadaret sırasıyla
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışHalil Hamid Paşa Kırım'ı Rusya'ya kendi kararıyla bıraktı.
DoğruKırım Hanlığı, 1774 yılındaki Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden ayrılmıştı; Rusya 1783 yılında ilhakı ilan etti. İlhakı tanıyan senedin verilmesi, 18 Aralık 1783 tarihinde toplanan ve devlet ileri gelenleriyle ulemânın katıldığı bir mecliste oy birliğiyle kararlaştırıldı.
YanlışMühendishâneyi Halil Hamid Paşa kurdu.
DoğruMühendishâne 1773 yılında III. Mustafa döneminde tersane içinde bir hendese odası olarak açıldı ve 1782 yılında Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun adını aldı. Halil Hamid Paşa, ihmale uğramış olan bu kurumu yeniden işler hale getirdi ve Fransız hocalarla öğretimi düzenledi.
YanlışSürat Topçuları Ocağı ilk kez onun döneminde kuruldu.
DoğruOcak, III. Mustafa'nın saltanatının son yılında 1774 tarihinde kurulmuş, kısa sürede ihmale uğrayarak kaldırılmıştı. Halil Hamid Paşa aynı sınıfı daha geniş bir mevcutla yeniden kurdu ve işleyişini nizamnâmeye bağladı.
YanlışAzledildiği gün idam edildi.
DoğruAzil 31 Mart 1785 tarihinde oldu ve Gelibolu'ya sürgüne gönderildi. Bir süre sonra kendisine Mekke şeyhülharemliği ve Cidde sancağı ilâvesiyle Habeş eyaleti verildi. İdam ise 27 Nisan 1785 tarihinde, bu görevden de alındıktan sonra gerçekleşti.
YanlışBütün mezarı Bozcaada'dadır.
DoğruGövdesi Bozcaada'da defnedildi, kesik başı ise İstanbul'a gönderildi ve Ortakapı'da teşhir edildikten sonra Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanına gömüldü.
YanlışSadareti kısa sürdüğü için kalıcı bir etkisi olmadı.
Doğruİki yıl üç aylık görev süresinde yapılan yoklamalar, ocak düzenlemeleri ve mühendishâne çalışması, sonraki dönemde uygulanan Nizâm-ı Cedîd programının hazırlığı sayılır. Ayrıca 1787 yılında başlayan savaşta kullanılan mühimmatın onun döneminde yığıldığı kaydedilir.

Künye

Doğum1736, Isparta
Ölüm27 Nisan 1785, BozcaadaHicri 16 Cemaziyelahir 1199
GörevSadrazam, 31 Aralık 1782 - 31 Mart 1785 (2 yıl 3 ay)
SıraSadrazam
PadişahI. Abdülhamid
Babasıbilinmiyor (kaynaklarda Hacı Mustafa Ağa ve Ali Ağa adları verilir)
MemleketIsparta
DefinGövdesi Bozcaada'da, kesik başı Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanında, İstanbul
UnvanVezîriâzam

Sıkça Sorulan Sorular

14 soru
Halil Hamid Paşa hangi yıllarda sadrazamlık yaptı?
31 Aralık 1782 tarihinde sadrazamlığa getirildi ve 31 Mart 1785 tarihinde azledildi. Görev süresi iki yıl üç aydır. Bazı sadrazam listeleri azil tarihini 30 Nisan 1785 olarak verir.
Halil Hamid Paşa nereli ve hangi görevlerden geldi?
1736 yılında Isparta'da doğdu, küçük yaşta İstanbul'a geldi. Kariyerinin tamamı Bâbıâli kalemlerinde geçti: divan kalemi kâtipliğinden Âmedî Kalemi'ne, oradan büyük tezkirecilik, reisülküttaplık ve sadaret kethüdâlığına yükseldi. Valilik ya da sefer komutanlığı yapmadan sadarete geldi.
Halil Hamid Paşa Kırım'ın ilhakı karşısında ne yaptı?
Rusya'nın 1783 yılındaki ilhakı karşısında hazırlıksız bir savaşa girilmemesini savundu. 18 Aralık 1783 tarihinde yapılan gizli toplantıda, devlet ileri gelenleri ve ulemâ oy birliğiyle ilhakı tanıyan bir senedin verilmesini kabul etti. Karşılığında bütün ağırlık askerî hazırlığa verildi.
Halil Hamid Paşa hangi askerî düzenlemeleri yaptı?
Yeniçeri Ocağı'nda yoklama yaptırarak hizmet vermeyenlerin elindeki esâmîleri hükümsüz saydı ve hazineye devretti. Sürat Topçuları Ocağı'nı yeniden kurdu, Lağımcı ve Humbaracı ocaklarını düzene soktu. Ayrıca mühendishâneyi yeniden işler hale getirdi ve çok sayıda Fransız uzmanı hizmete aldı.
Mühendishâne Halil Hamid Paşa döneminde nasıl değişti?
Mühendishâne 1773 yılında tersane içinde açılmıştı ancak işleyişi aksamıştı. Halil Hamid Paşa 1784 yılından itibaren Fransız mühendisler Lafitte-Clavé ve Monnier ile Gelenbevî İsmâil Efendi gibi Osmanlı hocaları görevlendirdi. Derslerde mühendislik çizimi ve tahkimat teknikleri okutuldu, ders kitaplarının büyük bölümü Fransızcaydı.
Halil Hamid Paşa neden azledildi?
Azlin sebebi tartışmalıdır. En çok tekrarlanan yorum, yaşlı padişahı tahttan indirip yerine şehzade Selim'i geçirme tertibinin ortaya çıktığıdır. İkinci açıklama, askerî yoklamalardan zarar gören çevrelerin muhalefeti; üçüncüsü Kırım'ın ilhakına sessiz kalınmasına duyulan tepki; dördüncüsü Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın muhalefetidir.
Halil Hamid Paşa ne zaman ve nerede idam edildi?
31 Mart 1785 tarihinde azledilip Gelibolu'ya sürgüne gönderildi. Hakkında çıkan ferman üzerine 27 Nisan 1785 tarihinde öldürüldü. Hükmü, Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın adamlarından Karakethüdâzâde Ali yerine getirdi.
Halil Hamid Paşa nereye gömüldü?
Gövdesi Bozcaada'da defnedildi. Kesik başı İstanbul'a gönderilerek 1785 yılının mayıs ayında Ortakapı'da teşhir edildi, daha sonra Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanına gömüldü. Böylece mezarı iki ayrı yerde bulunan sadrazamlardan biridir.
Halil Hamid Paşa Isparta'da hangi eserleri bıraktı?
Hacı Abdi Efendi Camii'ni genişletti, suyunu getirterek bir şadırvan yaptırdı ve cami içinde taş bir yapı olarak müstakil bir kütüphane inşa ettirdi. Kütüphanenin 1783 tarihli vakfiyesine göre kuruluşta 449 cilt kitap vakfedildi ve iki hâfız-ı kütüb ile bir kapıcı ve bir temizlik görevlisi tayin edildi.
Halil Hamid Paşa'nın Fransa ile ilişkisi neydi?
Rusya tehlikesine karşı Fransa'nın dostluğuna büyük önem verdi ve Fransız Rus çekişmesinden yararlanmayı hedefledi. Bu siyasetin karşılığı, çok sayıda Fransız topçu subayının ve mühendisinin Osmanlı hizmetine alınmasıydı. Kaynaklar, Fransa'nın etkisinde kaldığı eleştirisini kaydettiği gibi, teknik iş birliğini geliştirmekte başarılı olduğunu da belirtir.
Halil Hamid Paşa'nın Karadeniz tasarısı neydi?
Küçük Kaynarca ve 1783 yılındaki ticaret antlaşmasından sonra Karadeniz'de Rusya tek taraflı bir üstünlük kurmuştu. Halil Hamid Paşa bu üstünlüğe son vermek için denizi bütün devletlerin ticaret gemilerine açmayı tasarlıyordu. Tasarı, sadareti kısa sürdüğü için uygulanamadı.
Halil Hamid Paşa kimleri himaye etti?
Sonradan sadrazamlık yapacak Yûsuf Ziyâ Paşa, diplomat ve tarihçi Ahmed Resmî Efendi, şair Sünbülzâde Vehbî ve vakanüvis Sâdullah Enverî Efendi himaye ettiği isimler arasındadır. Damadı Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa da 1794-1798 yılları arasında sadrazamlık yapmıştır.
Halil Hamid Paşa'nın hazırlıkları sonraki savaşta işe yaradı mı?
Rusya ile savaş, azlinden iki yıl sonra 1787 yılında başladı ve Avusturya da savaşa katıldı. Kaynaklar, yığılan mühimmatın seferin ilk üç yılındaki ihtiyacı karşılayabilecek durumda olduğunu kaydeder. Dönemin sadrazamı, sefere kendisinin değil Halil Hamid Paşa'nın çıktığını söyleyerek bu hazırlığa işaret etmiştir.
Halil Hamid Paşa'nın ailesi hakkında ne biliniyor?
Annesinin adı Zeynep Hanım'dır; Kasımpaşa'daki çeşmeyi onun adına yaptırmıştır. Babasının adı kaynaklarda farklı verilir: bir kısmı Hacı Mustafa Ağa, bir kısmı Ali Ağa adını kaydeder. Damadı Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa'dır.

Son güncelleme: 6 Eylül 2026