Yatsı20:54·İmsak 05:03 İstanbul20°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 9 Eylül 2026, Çarşamba
Ara
Benderli Ali Paşa
Sadrazamlar · Dağılma dönemi

Benderli Ali Paşa

بندرلی علی پاشا

Benderli Ali Paşa·Çıldır Valisi Ali Paşa

Sadaret 1821-1821Doğum bilinmiyor, BenderÖlüm 1821, Kıbrıs; sürgünde bir ay kaldıktan sonra idam edildi

Benderli Ali Paşa, 1821 yılında dokuz gün fiilen sadrazamlık yapan ve Osmanlı tarihinde padişah iradesiyle idam edilen son sadrazam olarak bilinen devlet adamıdır.

51Yaşında öldü
1Sadaret dönemi
1Padişaha hizmet
0Çocuk

Benderli Ali Paşa Kimdir?

14 dk okuma

Benderli Ali Paşa, bugün Moldova sınırları içinde kalan Bender şehrinde doğdu. Babası Benderli Ağa Baba adıyla anılan bir kişidir. Doğum yılı kesin olarak bilinmez; kaynakların bir kısmı 1770 yılını verir, bir kısmı ise yalnızca ölümünde elli yaşını aşmış olduğunu kaydeder.

Devlet hizmetine taşrada girdi. Silahdarlık, kapıcıbaşılık ve mübayaacılık gibi görevlerden sonra mirimiranlığa, ardından vezirlik rütbesiyle Çıldır valiliğine yükseldi. 1821 yılının mart ayında Çirmen mutasarrıflığı ve ordu çarhacılığı tayini çıktı; henüz bu göreve giderken sadrazamlığa getirildi.

Tayini, Mora ve Eflak'ta ayaklanmanın patlak verdiği haftalara denk gelir. İstanbul'a ancak 21 Nisan 1821 tarihinde ulaşabildi ve o gün hil'at giyerek Bâbıâli'ye geçti. Kendisi başkente gelinceye kadar makama sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa vekâlet etti.

Fiilî görevi dokuz gün sürdü. Bu dokuz günün ikinci gününde, 22 Nisan 1821 tarihinde İstanbul Rum patriği Grigoryos patrikhanenin orta kapısında idam edildi. Sekiz gün sonra, 30 Nisan 1821 tarihinde sadrazamlıktan azledildi, mührü alındı ve sürgüne gönderildi. Sürgünde bir ay kaldıktan sonra padişah emriyle idam edildi. Osmanlı tarihinde padişah iradesiyle idam edilen son sadrazamdır.

1770

Bender şehrinde doğduğu belirtilir. Bu yıl tek bir kayda dayanır; kaynakların çoğu doğum yılını vermez.

Doğumu ve Kökeni

01 / 16 · 1 dk

Benderli Ali Paşa, Tuna'nın kuzeyinde, Dinyester nehri kıyısındaki Bender şehrinde doğdu. Şehir bugün Moldova sınırları içindedir ve on sekizinci yüzyıl boyunca Osmanlı ile Rusya arasındaki savaşların merkezinde kalmış bir kale kentiydi. Lakabı doğduğu şehirden gelir.

Babası, kaynaklarda Benderli Ağa Baba adıyla anılan bir kişidir. Bunun dışında ailesi hakkında ayrıntılı bilgi bulunmaz. Bilinen tek yakını kardeşi Kapıcıbaşı Halil Bey'dir.

Doğum yılı kesin olarak bilinmez. Kaynakların bir kısmı 1770 yılını verir; bu bilgi tek bir kayda dayanır ve başka kaynaklarca doğrulanmaz. Sicill-i Osmanî'ye dayanan aktarımlarda yalnızca ölümünde yaşının elliyi aştığı belirtilir. İki bilgi birbiriyle uyumludur, ancak yıl olarak kesinlik taşımaz.

Bender ve çevresi, on dokuzuncu yüzyılın başında Osmanlı Devleti'nin kuzey sınırıydı. 1806 yılında başlayan Osmanlı Rus savaşının ardından 1812 yılında imzalanan Bükreş Antlaşması ile Besarabya Rusya'ya bırakıldı ve Bender de bu sınır değişikliğinin içinde kaldı. Ali Paşa devlet hizmetine girdiğinde bölge hâlâ Osmanlı toprağıydı.

Yetiştiği çevre, saray ya da Enderun değil taşra konaklarıdır. Dönemin pek çok veziri gibi kariyerine bir paşanın maiyetinde başladı ve merkeze ancak ileri yaşlarda ulaştı. Bu yol, on dokuzuncu yüzyılın başında merkezî kadronun dışından gelen görevliler için alışılmış bir yükselme biçimiydi.

Devlet Hizmetine Girişi

02 / 16 · 1 dk

Devlet hizmetine bir paşa maiyetinde girdi. Önce Hotin'e giderek şehrin eşrafından Ali Ağa'ya bağlandı. Hotin, Bender gibi kuzey sınırındaki kale şehirlerinden biriydi ve buradaki konaklar, bölge kökenli gençlerin devlet hizmetine geçiş noktasıydı.

Sonraki adımı Laz Aziz Ahmed Paşa'nın hizmetine girmek oldu. Paşa İbrail'de bulunduğu sırada onun silahdarı oldu. Silahdarlık, bir vezirin maiyetindeki güvenilir görevlerden biriydi; paşanın silahlarından ve yakın hizmetinden sorumlu olan kişi, çoğu zaman konağın karar çevresinde de yer alırdı.

Laz Aziz Ahmed Paşa'nın Erzurum'a nakli üzerine onunla birlikte doğuya gitti ve orada kapıcıbaşılık payesini aldı. Kapıcıbaşılık, sarayın protokol kadrosuna ait bir unvandı; taşrada görev yapanlar için merkezle bağ kuran bir rütbe işlevi görüyordu.

Hâmisinin ölümü üzerine İstanbul'a döndü ve rikâb-ı hümâyuna mülazım oldu. Rikâb-ı hümâyun, padişahın maiyet kadrosunu ifade eder; buradaki mülazımlık, yeni bir görev beklenirken merkezde tutulmak anlamına geliyordu.

Bu ilk dönemin tarihleri kaynaklarda verilmez. Yalnızca sıra bilinir: Hotin, İbrail, Erzurum ve İstanbul. Kariyerinin ilk yarısı, merkezî bir makam elde etmeden geçen uzun bir taşra hizmeti olarak özetlenebilir. Sadrazamlığa geldiğinde devlet işlerinin merkezindeki dengeleri yakından tanımıyor olması, sonraki dokuz günün gidişatını doğrudan etkiledi.

Taşra Görevleri ve Vezirliğe Yükselişi

03 / 16 · 1 dk

İstanbul'da bir süre bekledikten sonra Gümülcine kazası mübayaacılığına tayin edildi. Mübayaacılık, ordunun ve başkentin iaşesi için bölgeden zahire satın alma işiydi. Sefer yıllarında bu görev, hem malî hem idarî yetki taşıdığı için önemliydi.

Ardından mirimiranlık rütbesini aldı. Mirimiran, beylerbeyi payesidir ve vezirlikten bir alt basamaktır. Bu rütbeyle Ahıska muhafızlığına getirildi. Ahıska, doğu sınırında Rusya ve İran'a bakan kalelerden biriydi; muhafızlık, kalenin savunması ve çevredeki aşiretlerin idaresi anlamına geliyordu.

Bu görevden sonra vezirlik rütbesi verilerek Çıldır valiliğine tayin edildi. Çıldır eyaleti, Ahıska merkezli olarak doğu sınırını kapsıyordu. Valiliği sırasındaki işlemlerin bir bölümü, 1769 ile 1825 yılları arasını kapsayan Ahıska şer'iyye sicilinde yer alır. Bu defterler, valinin bölgedeki hukukî ve malî tasarruflarının kayda geçtiği yerdir ve kariyerinin doğrudan belgeye dayanan tek dönemini oluşturur.

Vezirlik rütbesi, Osmanlı idarî hiyerarşisinde sadrazamlığa aday olabilecek kadroyu tanımlar. Bu rütbeyi taşıyan valiler arasından sadrazam çıkarılması olağan bir uygulamaydı. Ali Paşa böylece, merkezî yönetimde hiç bulunmadığı hâlde makam için adaylar arasına girmiş oldu.

1821 yılının mart ayında Çirmen mutasarrıflığı ve ordu çarhacılığı tayini çıktı. Çirmen, Meriç havzasında Edirne'ye yakın bir sancaktı. Ordu çarhacılığı ise seferde ordunun önünden giden öncü kuvvetin komutanlığıydı; bu tayin, Rumeli'de büyüyen ayaklanmaya karşı hazırlığın parçasıydı.

Böylece sadrazamlığa geldiğinde askerî ve idarî tecrübesi ağırlıklı olarak sınır boylarında birikmiş bir vezirdi. Sicill-i Osmanî onu işgüzar ve cesur olarak tanımlar. Merkezî yönetimde ise hiç görev yapmamıştı.

28 Mayıs 1812

Bükreş Antlaşması ile Besarabya Rusya'ya bırakıldı; doğduğu şehir Osmanlı sınırlarının dışında kaldı.

1821 Baharında Devletin Durumu

04 / 16 · 1 dk

Sadrazamlığa geldiği hafta, Osmanlı Devleti aynı anda üç ayrı cephede sıkışmıştı.

Birincisi Yanya'ydı. Tepedelenli Ali Paşa'nın merkeze karşı bağımsız hareket etmesi üzerine 1820 yılında üzerine ordu gönderilmiş, Rumeli'nin batısındaki kuvvetlerin önemli bölümü bu kuşatmaya bağlanmıştı.

İkincisi Eflak ve Boğdan'dı. Rus ordusunda general rütbesi taşıyan Aleksandr İpsilanti, 6 Mart 1821 tarihinde Prut nehrini geçerek Boğdan'a girdi. Hareketin arkasında, 1814 yılında Odessa'da kurulan Filiki Eterya cemiyeti vardı. Bu girişim aynı yılın haziran ayında Drağaşan'da bastırıldı.

Üçüncüsü Mora'ydı. 1821 yılının mart ayı sonlarında yarımadada ayaklanma başladı ve kısa sürede Ege adalarına yayıldı. Deniz gücü isyancıların elindeydi; Osmanlı donanması adalar arasındaki bağlantıyı kesmekte zorlandı.

İstanbul'da ise idare tek bir merkezde toplanmamıştı. Nişancı Mehmed Said Hâlet Efendi, resmî unvanının çok ötesinde bir nüfuza sahipti ve dönemin kaynaklarında devlet kâhyası olarak anılıyordu. Sadrazamların tayini ve azli fiilen onun etkisiyle belirleniyordu. Yeniçeri Ocağı hâlâ ayaktaydı ve Hâlet Efendi'nin dayandığı asıl güç buydu.

Ayaklanmanın haberleri başkente ulaştıkça İstanbul'da güvenlik tedbirleri sıkılaştırıldı. Şehirde yaşayan Rum tebaaya yönelik tutuklamalar başladı ve deniz ulaşımı denetime alındı.

Ordunun durumu da elverişli değildi. Yeniçeri Ocağı savaş kabiliyetini yitirmişti, Nizâm-ı Cedîd düzeni 1807 yılında dağıtılmıştı ve yeni bir ordu henüz kurulmamıştı. Rumeli'deki kuvvetlerin önemli bölümü Yanya kuşatmasına bağlıydı. Devletin elindeki asker, aynı anda üç cepheye yetmiyordu.

Ali Paşa, bu tabloyu devraldı. Sadareti, ayaklanmanın ilk ayına ve devletin bu üç cepheli sıkışıklığının en yoğun haftalarına denk gelir.

Sadrazamlığa Getirilişi

05 / 16 · 1 dk

Ayaklanmanın yayılması üzerine Sadrazam Ispartalı Seyyid Ali Paşa görevden alındı. Azil tarihi kaynakların bir kısmında 28 Mart 1821 olarak verilir. Yerine, o sırada Çirmen'e gitmekte olan Benderli Ali Paşa getirildi.

Tayin tarihi kaynaklarda farklı verilir: bir kısmı 23 Mart 1821, bir kısmı 26 Mart 1821, bir kısmı ise 29 Mart 1821 tarihini gösterir. Sadrazam listelerinin bir bölümü ise onun sadaretini fiilen göreve başladığı 21 Nisan 1821 tarihinden başlatır. Farkın sebebi, tayinin başkent dışındayken çıkmış olmasıdır.

Yeni sadrazam İstanbul'a gelinceye kadar makama sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa vekâlet etti. Sadaret kaymakamlığı, sadrazamın başkentte bulunmadığı zamanlarda Bâbıâli'yi yürüten makamdı ve sefer yıllarında olağan bir uygulamaydı.

Seçimin gerekçesi kaynaklarda açıkça yazmaz. Ancak tayinin, Rumeli'de ordu göreviyle bulunan bir vezire yapılması, merkezin o günlerde askerî tecrübeyi öne aldığını gösterir. Ali Paşa doğu sınırında kale muhafızlığı ve valilik yapmış, ayaklanma bölgesine yakın bir sancağa çarhacı olarak atanmıştı.

Tayinin bir başka boyutu, Hâlet Efendi ile ilişkisidir. Kaynaklar Ali Paşa'yı, Hâlet Efendi'nin nüfuzuna karşı duran ve düzenlemeden yana bir isim olarak kaydeder. Aynı kaynaklar onun selefi ve halefiyle birlikte bu çevrenin karşısındaki grupta anıldığını belirtir. Dokuz gün sonra biten görev süresi, bu karşıtlığın sonucudur.

İstanbul'a Gelişi ve Göreve Başlaması

06 / 16 · 1 dk

Yeni sadrazamın başkente ulaşması yaklaşık bir ay sürdü. Yolculuğun ayrıntıları kaynaklarda tam olarak yazmaz. Dönem vakayinamesi, Receb ayının on beşinci günü Maltepe'ye vardığını saraya bildirdiğini kaydeder. Aynı kaynağa göre üç gün sonra silahdar ağa aracılığıyla rikâb-ı hümâyuna davet edildi.

Şeyhülislâm Abdülvahab Efendi ile birlikte huzura çıktı, gelenek gereği sadaret hil'atini giydi ve ardından Bâbıâli'ye geçti. Bu tarih 21 Nisan 1821 gününe denk gelir ve fiilî sadaretinin başlangıcı sayılır. Kaynakların bir kısmı İstanbul'a gelişini 4 Nisan 1821 olarak verir; bu tarih hicrî ayın başlangıcının farklı okunmasından kaynaklanır.

Hil'at giyme töreni, sadaret makamının devrini gösteren resmî işlemdi. Bu törenle mühr-i hümâyun yeni sadrazama teslim edilir ve sadaret kaymakamının vekâleti sona ererdi.

Göreve başladığında Bâbıâli'nin gündeminde tek konu vardı: ayaklanmanın bastırılması ve başkentte düzenin korunması. Mora'dan ve adalardan gelen haberler İstanbul'da gerginliği artırmıştı. Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli yerlerinde asayiş bozulmuştu.

Sadareti boyunca merkezî yönetimde köklü bir tasarrufta bulunacak zaman bulamadı. Dokuz günün tamamı, ayaklanmaya karşı alınan tedbirler ve başkentteki güvenlik meselesiyle geçti. Bu kısalık, hakkında yazılan her değerlendirmenin de sınırını çizer: icraatı değil, iki olayla anılır.

1814

Odessa'da Filiki Eterya cemiyeti kuruldu; Yunan ayaklanmasının hazırlığı bu cemiyet çevresinde yürütüldü.

Sadaretin İlk Tedbirleri

07 / 16 · 1 dk

Göreve başladığı günlerde İstanbul'da güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı. Su yollarının ve şehrin surlarının denetimi bu tedbirlerin başında geliyordu.

Sadrazam olmasından kısa süre önce, saray sarnıçlarının suyunu zehirlemek ve Demirkapı'da suyolcuların oturduğu kale burcunda mazgal açmak suçlamalarıyla üç Rum suyolcusu hapsedilmişti. Ali Paşa göreve başlar başlamaz bu üç kişinin idamına hükmetti. Dönem kaynakları sadaretinin bu işlemle başladığını kaydeder.

Şehirde alınan tedbirler yalnızca cezaî nitelikte değildi. Ayaklanmanın adalara ve Anadolu kıyılarına yayılması üzerine başkentin iaşesi, deniz ulaşımı ve tersane işleri de gündeme geldi. Ancak dokuz günlük süre, bu konularda bir program uygulanmasına imkân vermedi.

Bâbıâli'nin o günlerdeki asıl tartışması, ayaklanmaya karşı izlenecek yöntemdi. Bir görüş, geniş kapsamlı bir tedip harekâtından yanaydı. Bir başka görüş ise sorumluluğun tek tek belirlenip yalnızca suçlu bulunanların cezalandırılmasını savunuyordu. Bu ayrım, kısa sadaretin sonunu belirleyen meşveret tartışmasının da eksenidir.

Kaynakların bir kısmı, Ali Paşa'nın Mora meselesinde kuvvet yerine bazı idarî tavizlerle yatıştırma yolunu düşündüğünü aktarır. Bu bilgi gazete yazılarında geçer ve dönem vakayinamelerinde karşılığı bulunmaz; bu yüzden kesin sayılmaz.

Kesin olan, sadaretinin sonunu getiren tartışmada ölçülü tarafta yer aldığıdır. Meşveret meclisinde topluca cezalandırma önerisine karşı çıkması, kaynaklarda onun bu meseledeki tutumunun en açık kaydıdır. Aynı kaynaklar, ilmiye ve kalemiye çevrelerinden gelmeyen bir vezirin merkezdeki tartışmayı bu kadar sert biçimde açması karşısında duyulan şaşkınlığı da not eder.

Patrik Grigoryos Meselesi

08 / 16 · 1 dk

Sadaretinin ikinci gününde, üçüncü defa İstanbul Rum patrikliğine getirilmiş olan Grigoryos'un Moralılarla haberleştiği yolunda kayıtlar ortaya çıktı. Bunun üzerine azli ve cezalandırılması için bir ferman çıkarıldı ve on iki metropolitten birinin patrikliğe seçilmesi istendi.

Ferman, divan-ı hümâyun tercümanı İstavraki Bey'e verildi. Tercüman, ceza hükmünün cemaati ürkütmesi hâlinde yeni patrik seçiminin zorlaşacağını hatırlattı ve metin bu yönde düzeltildi. İstavraki Bey patrikhaneye giderek metropolitleri topladı ve Pisidya metropoliti Oyenos'u patrikliğe seçtirdi.

Seçim sürerken Grigoryos Bâbıâli'ye getirilerek sorguya çekildi. Sadrazam, ayaklanmadan önceden haberi olup olmadığını sordu. Patrik doksan yaşını aşmış olduğunu ve bilgisi bulunmadığını söyleyerek sorumluluğu on ikilere bıraktı. Sorgu bu noktada kaldı.

Yeni patriğin seçildiği haberinin gelmesi üzerine Grigoryos Fener'e gönderildi ve patrikhanenin orta kapısında idam edildi. Tarih 22 Nisan 1821, Rum cemaatinin paskalya günüdür. Ceset üç gün asılı bırakıldı.

Sonraki günlerde Kayseri, Edremit ve Tarabya metropolitleri de İstanbul'un çeşitli yerlerinde idam edildi.

Grigoryos'un cesedi daha sonra denize atıldı, Rum denizciler tarafından çıkarılarak Odessa'ya götürüldü ve orada gömüldü. Naaş ilerleyen yıllarda Atina'ya nakledildi. İdamın yapıldığı orta kapı, patrikhane tarafından o günden sonra kapalı tutulmuştur.

İdamın Yankıları

09 / 16 · 1 dk

Patrik Grigoryos'un idamı, ayaklanmanın Osmanlı dışındaki algısını değiştiren olaylardan biri oldu. Haber Avrupa başkentlerine ulaştığında, o güne kadar iç mesele sayılan ayaklanma kamuoyu tartışmasının konusu hâline geldi.

İstanbul'daki elçilerin tepkisi hemen görüldü. Avusturya elçisi Kont Lützow, Prusya elçisi von Miltitz ve İsveç elçisi von Palin bu tepkiyi dile getirenler arasında sayılır. Rusya elçisi Stroganov bir nota verdi; Bâbıâli notayı ağırlık vermeyen bir üslupla cevapladı.

Rusya ile ilişkiler bu olaydan sonra hızla bozuldu. Elçilik aynı yıl içinde İstanbul'dan ayrıldı ve iki devlet arasındaki gerginlik, sonraki yıllarda Yunan meselesinin uluslararası bir mesele hâline gelmesinin zeminini oluşturdu.

Olayın bir başka sonucu, Avrupa'da Yunan ayaklanmasına destek veren hareketin güçlenmesidir. Bu destek 1827 yılında Navarin'de Osmanlı ve Mısır donanmalarının imha edilmesine, 1829 yılında Edirne Antlaşması'na ve 1830 yılında Yunanistan'ın bağımsızlığının tanınmasına giden sürecin parçası oldu.

Kaynakların bir kısmı, Ali Paşa'nın azlinde bu dış baskının payı olduğunu değerlendirir: sarayın, Batılı devletlerin tepkisini karşılamak için idam kararını sadrazama bağladığı ihtimalinden söz edilir. Bu değerlendirme dönem kaynaklarında açık bir belgeye dayandırılmaz; sonraki tarih yazımının yorumudur.

1818

Bu yıllarda Laz Aziz Ahmed Paşa'nın maiyetinde silahdarlık ve kapıcıbaşılık görevlerinde bulundu; tarihler kaynaklarda kesin verilmez.

Hâlet Efendi ile Çekişme

10 / 16 · 1 dk

Bâbıâli'ye oturduktan sonra Ali Paşa, ayaklanmanın idare edilişindeki aksaklıkların kaynağında Nişancı Mehmed Said Hâlet Efendi'yi gördü.

Bir meşveret meclisinde bu görüşünü açıkça dile getirdi. Toplantıda Hâlet Efendi, gayrimüslim tebaanın topluca hareket ettiğini ileri sürerek güçlerini azaltmak için geniş kapsamlı bir tedip önerdi. Ali Paşa bu öneriye karşı çıktı ve yalnızca suçlu bulunanların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Ardından mecliste bulunanlara dönerek padişahın kendilerinden birlik istediğini hatırlattı ve kimin hangi tarafta olduğunu açıkça sordu.

Dönem kaynakları, mecliste en çok şaşıran kişinin Hâlet Efendi olduğunu kaydeder. Toplantının hemen ardından Ali Paşa padişahla görüşerek Hâlet Efendi'nin görevden alınmasını istedi. Kaynakların bir kısmı bu isteğin idam talebine kadar vardığını yazar.

II. Mahmud kesin bir cevap vermedi. Hâlet Efendi'nin dayandığı Yeniçeri Ocağı hâlâ ayaktaydı ve onu görevden almak kolay değildi. Ayrıca yeni sadrazamın merkezî yönetimin usullerinden çok askerî bir üslupla hareket etmesi de padişahın hoşuna gitmemişti.

Aynı akşam Hâlet Efendi padişahla görüştü. Ertesi gün, görünürde hiçbir sebep gösterilmeden Ali Paşa'nın azli, sürgünü ve ardından idamı için irade çıktı. Meşveretteki açık meydan okuma, dokuz günlük sadaretin sonunu getirdi.

Azli

11 / 16 · 1 dk

30 Nisan 1821 sabahı, sadrazamlığının onuncu gününde, silahşor takımıyla dört bostancı çuhadarı Bâbıâli'ye gelerek Ali Paşa'yı saraya davet etti. Davetin biçimi olağan dışıydı; kaynaklar bir süre tereddüt ettiğini, sonra kalkıp saraya gittiğini kaydeder.

Sarayda bostancıbaşı tarafından karşılandı ve kalfa yerine alındı. Ardından darüssaade ağası gelerek mühr-i hümâyunu geri aldı. Ali Paşa oradan Balıkhane'ye gönderildi.

Balıkhane, azledilen sadrazamların deniz yoluyla sürgüne gönderilmeden önce tutuldukları yerdi. Sadaret mührünün geri alınması, makamın devrini gösteren resmî işlemdi ve mühür aynı gün eski sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa'ya verildi. Böylece kaymakamlıktan sadarete geçen isim, birkaç hafta önce vekâlet ettiği makamın asıl sahibi oldu.

Vakayinamelerden birinde bu devir, Çıldır valisi Benderli Ali Paşa sadarete gelene kadar yerine vekâlet eden Hacı Salih Paşa'nın 30 Nisan 1821 günü onun üzerine sadrazam olduğu biçiminde kaydedilir.

Azil için resmî bir gerekçe açıklanmadı. Dönem kaynakları, kararın bir gün önceki görüşmenin ardından çıktığını ve görünürde bir sebep bulunmadığını belirtir. Aynı iradeyle sürgün ve idam kararı da verilmişti; yani azil, olağan bir görev değişikliği değildi.

Azlin biçimi de dikkat çekicidir. Sadrazamlar çoğu zaman Bâbıâli'de kendilerine tebliğ edilen bir hatt-ı hümâyunla görevden alınırdı. Ali Paşa ise saraya davet edilerek çağrıldı, bostancıbaşı tarafından karşılandı ve mühür orada geri alındı. Bu usul, azlin ardından başka bir işlemin geleceğini gösteren bilinen bir işaretti; kaynaklar davetin biçimi karşısında tereddüt ettiğini bu yüzden ayrıca kaydeder.

Sürgünü ve İdamı

12 / 16 · 1 dk

Azlinden sonra adadan sürgüne gönderildi. Sürgün yeri kaynaklarda ayrışır: dönem vakayinamesi Kıbrıs'ı, Sicill-i Osmanî ise Rodos'u gösterir. Sonraki çalışmaların çoğu Kıbrıs kaydını esas alır.

Sürgünde yaklaşık bir ay kaldı. Bu sürenin sonunda padişah emriyle idamı için özel bir mübaşir gönderildi ve hüküm yerine getirildi. Kesik başı İstanbul'a getirilerek teşhir edildi.

İdam tarihi kaynaklarda gün olarak verilmez. Azlin 30 Nisan 1821 tarihinde olduğu ve sürgünde bir ay geçirdiği bilgisinden hareketle 1821 yılı içinde gerçekleştiği kabul edilir. Bazı kayıtlar ölüm yılını 1822 olarak gösterir. Kaynakların bir kısmında ölüm tarihi olarak azil günü olan 30 Nisan 1821 yazılır; bu, azil ile idamın aynı tarihe indirgenmesinden doğan bir karışıklıktır.

Ölümünde yaşının elliyi aştığı kaydedilir.

Kaynaklar, idam fermanını gördüğünde söylediği bir cümleyi aktarır: önce yapıp sonra bildirmek gerekirmiş anlamına gelen bu söz, Hâlet Efendi'nin görevden alınması için padişahtan izin beklemekle vakit kaybettiğine dair bir değerlendirme olarak okunur.

İdam hükmü uygulanırken göğsüne asılan yaftada, Rum tebaayı isyana teşvik etmekle suçlandığı kaydedilir. Suçlama, iki hafta önce patriğin ve üç metropolitin idamına hükmeden sadrazam için açık bir çelişki taşır. Dönem kaynakları bu çelişkiye dikkat çeker ve yaftanın içeriğini, kararın gerçek sebebinin resmî metne yansımadığının işareti sayar.

Cesedi sonradan İstanbul'a getirildi ve Üsküdar'da Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Mezarı, İstanbul'un en büyük mezarlığında bulunmasına rağmen kaynaklarda ayrıca tarif edilmez.

5 Ocak 1820

Ispartalı Seyyid Ali Paşa sadrazamlığa getirildi.

İdam Edilen Son Sadrazam

13 / 16 · 1 dk

Benderli Ali Paşa, Osmanlı tarihinde padişah iradesiyle idam edilen son sadrazamdır. Kaynakların bir kısmı onu bu sırada kırk dördüncü olarak sayar; bu sayı bütün kaynaklarda aynı değildir, çünkü hangi ölümün idam sayılacağı listeden listeye değişir.

Sadrazamın idam edilmesi, klasik dönemde makamın doğasına bağlı bir riskti. Vezîriâzam padişahın mutlak vekiliydi; yetkisi de sorumluluğu da doğrudan padişahtan geliyordu. Bir seferin kaybedilmesi, bir isyanın bastırılamaması ya da saray çevresindeki bir denge değişikliği, azil kararının idama dönüşmesine yetebiliyordu.

Bu uygulamanın sona ermesi tek bir kararla olmadı. II. Mahmud'un saltanatının ikinci yarısında merkezî yönetim yeniden kuruldu, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırıldı ve azledilen devlet adamlarının yargılanarak cezalandırılması yerleşti. 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı, yargılanmadan ceza verilemeyeceğini açıkça hükme bağladı.

Bu değişimin bir örneği, Ali Paşa'dan on dokuz yıl sonra görülür: sadrazamlıktan azledilen Koca Hüsrev Paşa hakkında dava açıldı, Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye tarafından yargılandı, vezirlik rütbesi alındı ve Tekirdağ'a sürgün edildi. Aynı dönemde bir başka sadrazam, Topal İzzet Mehmed Paşa da azledildikten sonra rütbesi alınıp aynı şehre gönderilmiş, bir süre sonra affedilerek yeniden göreve alınmıştı.

Ali Paşa'nın ölümü, bu iki uygulama arasındaki sınırda durur.

Ailesi ve Benderli Adı

14 / 16 · 1 dk

Ailesi hakkında bilinenler sınırlıdır. Babası kaynaklarda Benderli Ağa Baba adıyla geçer. Annesinin adı bilinmez. Eşi ve çocukları hakkında kayıt bulunmaz.

Bilinen tek kardeşi Kapıcıbaşı Halil Bey'dir. Bu koldan gelen soy, sonraki kuşaklarda Tosun adıyla anılmıştır.

Maiyetindekilerden biri, sonradan Tırhala mutasarrıfı olan Mahmud Paşa'dır. Bir vakayinamede 1829 yılı olayları anlatılırken bu kişiden Benderli Ali Paşa'nın silahdarı olarak söz edilir.

Benderli lakabı, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında birden fazla Osmanlı devlet adamı tarafından taşınmıştır ve bu durum sık karışıklığa yol açar. 1824 ile 1828 yılları arasında sadrazamlık yapan Benderli Mehmed Selim Sırrı Paşa da aynı şehirden gelir ve aynı lakapla anılır. İki kişi farklıdır: biri 1821 yılında dokuz gün görev yapıp idam edilmiş, diğeri dört yıl sadrazamlık yaptıktan sonra Varna'nın kaybedilmesinden sorumlu tutularak azledilmiş ve 1831 yılında Şam'da öldürülmüştür.

Lakabın kaynağı olan Bender, 1812 yılında imzalanan Bükreş Antlaşması ile Rusya'ya geçti. Böylece her iki paşanın da doğduğu şehir, onlar devlet hizmetindeyken Osmanlı sınırlarının dışında kalmış oldu.

Kişiliği ve Tarihteki Yeri

15 / 16 · 1 dk

Sicill-i Osmanî Benderli Ali Paşa'yı işgüzar ve cesur olarak niteler. Dönem kaynakları, meşveret meclisindeki tavrını ve doğrudan konuşma biçimini kaydeder. Aynı kaynaklar, padişahın onun bir devlet adamından çok askerî bir üslupla davranmasından rahatsız olduğunu da yazar.

Bu iki değerlendirme birbirini tamamlar. Kariyerinin tamamı sınır boylarında ve ordu görevlerinde geçmişti; merkezî yönetimin dolaylı yöntemlerine ve saray çevresindeki denge oyunlarına yabancıydı. Hâlet Efendi ile açık bir hesaplaşmaya girmesi ve bunu bir meşveret meclisinde herkesin önünde yapması, bu yabancılığın sonucudur.

Tarihteki yeri iki başlıkta anılır. Birincisi, patrik Grigoryos'un idamının onun sadareti sırasında gerçekleşmiş olmasıdır. Karar bir fermanla verildi ve sadrazamın sorgusunun ardından uygulandı. Olay, Yunan ayaklanmasının uluslararası bir mesele hâline gelmesinde dönüm noktalarından biri sayılır.

İkincisi, padişah iradesiyle idam edilen son sadrazam olmasıdır. Bu sıfat, onun kişisel icraatından çok Osmanlı yönetim düzeninin geçirdiği değişimin işaretidir: on beşinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar süren bir uygulama onunla sona erdi.

Dokuz günlük sadaret, Osmanlı tarihindeki en kısa görev sürelerinden biridir. Bu kadar kısa bir süre içinde iki büyük olayın merkezinde bulunması, hakkında yazılanların da bu iki olayla sınırlı kalmasına yol açmıştır.

1820

Tepedelenli Ali Paşa üzerine harekât başladı; Rumeli'deki kuvvetlerin önemli bölümü Yanya kuşatmasına bağlandı.

Aynı Yıllarda Dünya

16 / 16 · 1 dk

1814: Odessa'da Filiki Eterya cemiyeti kuruldu.

1815: Viyana Kongresi sona erdi ve Avrupa'nın savaş sonrası düzeni kuruldu.

1820: İspanya ve Napoli'de anayasa hareketleri görüldü.

1821: Napolyon Bonapart, sürgünde bulunduğu Saint Helena adasında öldü.

1821: Meksika ve Peru bağımsızlıklarını ilan etti.

1822: Brezilya Portekiz'den ayrılarak bağımsızlığını ilan etti.

1822: Fransa'da Champollion, Mısır hiyerogliflerinin okunma yöntemini açıkladı.

1825: Britanya'da Stockton ile Darlington arasında ilk halka açık buharlı demiryolu işletmeye açıldı.

1830: Fransa Cezayir'i işgal etti; aynı yıl Yunanistan'ın bağımsızlığı tanındı.

Kronoloji

33 olay
  • 18. yüzyıl
  • Bender şehrinde doğduğu belirtilir. Bu yıl tek bir kayda dayanır; kaynakların çoğu doğum yılını vermez.

  • 19. yüzyıl
  • Bükreş Antlaşması ile Besarabya Rusya'ya bırakıldı; doğduğu şehir Osmanlı sınırlarının dışında kaldı.

  • Odessa'da Filiki Eterya cemiyeti kuruldu; Yunan ayaklanmasının hazırlığı bu cemiyet çevresinde yürütüldü.

  • Bu yıllarda Laz Aziz Ahmed Paşa'nın maiyetinde silahdarlık ve kapıcıbaşılık görevlerinde bulundu; tarihler kaynaklarda kesin verilmez.

  • Tepedelenli Ali Paşa üzerine harekât başladı; Rumeli'deki kuvvetlerin önemli bölümü Yanya kuşatmasına bağlandı.

  • Ispartalı Seyyid Ali Paşa sadrazamlığa getirildi.

  • Cesedi sonradan İstanbul'a getirilerek Üsküdar'da Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü.

  • Mora yarımadasında ayaklanma başladı ve kısa sürede Ege adalarına yayıldı.

  • Çirmen mutasarrıflığı ve ordu çarhacılığı tayini çıktı; bu göreve giderken sadrazamlığa getirildi.

  • Aleksandr İpsilanti Prut nehrini geçerek Boğdan'a girdi.

  • Sadrazamlığa tayin edildi. Tayin tarihi kaynaklarda 23, 26 ve 29 Mart 1821 olarak farklı geçer.

  • Sadrazam Ispartalı Seyyid Ali Paşa azledildi. Azil tarihi kaynakların bir kısmında bu gün olarak verilir.

  • Yeni sadrazam yolda olduğu için Bâbıâli'yi sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa yürüttü.

  • Kayseri, Edremit ve Tarabya metropolitleri İstanbul'un çeşitli yerlerinde idam edildi.

  • Meşveret meclisinde Hâlet Efendi'nin geniş kapsamlı tedip önerisine karşı çıktı ve yalnızca suçluların cezalandırılmasını savundu.

  • Maltepe'ye vardığını saraya bildirdi. Dönem vakayinamesi bu bilgiyi hicrî ay gününe göre kaydeder.

  • Rikâb-ı hümâyuna davet edildi, şeyhülislâm ile birlikte sadaret hil'atini giydi ve Bâbıâli'ye geçti; fiilî sadareti başladı.

  • Su yollarına yönelik suçlamalarla hapsedilmiş üç Rum suyolcusunun idamına hükmetti.

  • İstanbul Rum patriği Grigoryos, Bâbıâli'de sorgulandıktan sonra patrikhanenin orta kapısında idam edildi.

  • Pisidya metropoliti Oyenos patrikliğe seçildi.

  • Padişahla görüşerek Hâlet Efendi'nin görevden alınmasını istedi; kesin bir cevap alamadı.

  • Saraya davet edildi, mühr-i hümâyun geri alındı ve Balıkhane'ye gönderildi. Fiilî sadareti dokuz gün sürdü.

  • Sadaret, eski sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa'ya verildi.

  • Sürgüne gönderildi. Sürgün yeri kaynakların bir kısmında Kıbrıs, bir kısmında Rodos olarak geçer.

  • Sürgünde bir ay kaldıktan sonra padişah emriyle gönderilen mübaşir tarafından idam edildi; kesik başı İstanbul'a getirilerek teşhir edildi.

  • Drağaşan Muharebesi ile Eflak ve Boğdan'daki hareket bastırıldı.

  • Yanya'da Tepedelenli Ali Paşa'nın direnişi sona erdi; kaynaklar ölüm tarihini ocak ve şubat aylarına farklı verir.

  • Hâlet Efendi önce Bursa'ya, sonra Konya'ya sürüldü ve padişahın emriyle öldürüldü.

  • Hacı Salih Paşa sadrazamlıktan azledildi.

  • Yeniçeri Ocağı kaldırıldı; Hâlet Efendi'nin dayandığı güç ortadan kalktı.

  • Navarin'de Osmanlı ve Mısır donanmaları imha edildi.

  • Yunanistan'ın bağımsızlığı büyük devletlerce tanındı.

  • Tanzimat Fermanı ilan edildi; yargılanmadan ceza verilemeyeceği hükme bağlandı.

Sadareti

1 dönem · yaklaşık 1 yıl
21 Nisan 1821 - 30 Nisan 1821Padişah: II. Mahmud · Tayini 1821 yılının mart ayı sonunda, Çirmen'e giderken çıktı; kaynaklarda 23, 26 ve 29 Mart 1821 tarihleri geçer. İstanbul'a 21 Nisan 1821 tarihinde gelip hil'at giydiği için fiilî sadareti dokuz gündür. Sadrazam listelerinin bir kısmı görev süresini tayin tarihinden başlatarak bir ay üç gün olarak verir.
9 gün

Hizmet Ettiği Padişahlar

1 padişah

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Benderli Ali Paşa

Sadrazamlığın alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümâyundur. Benderli Ali Paşa mührü, 21 Nisan 1821 tarihinde rikâb-ı hümâyunda sadaret hil'atini giydiği törenle aldı; o güne kadar makama sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa vekâlet ediyordu. Mühür dokuz gün sonra, 30 Nisan 1821 sabahı saraya davet edildiğinde darüssaade ağası tarafından geri alındı ve aynı gün Hacı Salih Paşa'ya verildi.

Aile Ağacı

3 kişi
Aile ağacı
BabasıBABenderli Ağa Baba
Annesi
Benderli Ali PaşaBenderli Ali Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan
Kardeşleri
KardeşiKHKapıcıbaşı Halil Bey

Sözleri

Senin bu fesattan önceden haberin yok mu idi ki saklayıp söylemedin?

Ahmed Cevdet Paşa, Târih-i Cevdet; patrik Grigoryos'un Bâbıâli'de sorgulanması

Yok yok, lazım olan suçlu olanın cezalandırılmasıdır.

Ahmed Cevdet Paşa, Târih-i Cevdet, XI. cilt; meşveret meclisindeki tartışma

Bakın padişahımız bizden ittifak ister; benimle ittifak edecek misiniz yoksa ne edeceksiniz, bana şimdi cevap verin.

Ahmed Cevdet Paşa, Târih-i Cevdet, XI. cilt; meşveret meclisindeki tartışma

Eyvah, önce yapıp sonra bildirmek gerekirmiş.

Ahmed Cevdet Paşa, Târih-i Cevdet, XI. cilt; sürgünde idam fermanını gördüğünde söylediği aktarılır

Çağdaşları

9 kişi
M
II. MahmudOsmanlı padişahı · 1808-1839Tayin, azil ve idam iradelerini veren padişahtır
MS
Mehmed Said Hâlet EfendiNişancı ve saray danışmanı · 1815-1822Sadaretinin sona ermesinde belirleyici olan isimdir; kendisi de 1822 yılında Konya'da öldürüldü
HS
Hacı Salih PaşaSadaret kaymakamı ve sadrazam · 1821-1822Başkente gelinceye kadar makama vekâlet etti, azlinden sonra sadrazam oldu
IS
Ispartalı Seyyid Ali PaşaSadrazam · 1820-1821Ayaklanmanın başlaması üzerine azledilen selefidir
PG
Patrik Grigoryosİstanbul Rum patriği · 1797-1821Üç kez patriklik yaptı; sadaretinin ikinci gününde idam edildi
TA
Tepedelenli Ali PaşaYanya valisi · 1788-1822Merkeze karşı bağımsız hareketi Rumeli kuvvetlerini yıllarca meşgul etti
Aleksandr İpsilantiFiliki Eterya önderi · 1820-1821Prut nehrini geçerek Boğdan'da harekete geçti; girişim Drağaşan'da bastırıldı
BM
Benderli Mehmed Selim Sırrı PaşaSadrazam · 1824-1828Aynı şehirden gelen ve aynı lakapla anılan başka bir devlet adamıdır; kaynaklarda sık karıştırılır
GS
Grigori StroganovRusya elçisi · 1816-1821Patriğin idamı üzerine Bâbıâli'ye nota verdi; elçilik aynı yıl İstanbul'dan ayrıldı

İlkler ve Enler

5 başlık
Padişah iradesiyle idam edilen son Osmanlı sadrazamı1821
Osmanlı tarihinin en kısa süren sadaretlerinden biri9 gün fiilî görev
Sadaretin tamamı Yunan ayaklanmasının ilk ayına denk gelen ilk sadrazamNisan 1821
Başkente gelmeden tayin edilip vekâletle devralınan sadaret örneğiMart ve Nisan 1821 arasında Hacı Salih Paşa vekâlet etti
Bender şehrinden yetişip sadarete ulaşan ilk devlet adamıAynı lakabı taşıyan ikinci sadrazam 1824 yılında göreve geldi

Osmanlı Sadrazamları

72 madde · sadaret sırasıyla
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

Yanlış Bilinenler

7 başlık
YanlışBenderli Ali Paşa 30 Nisan 1821 tarihinde öldü.
Doğru30 Nisan 1821, azledildiği ve mührün geri alındığı gündür. Bu tarihten sonra sürgüne gönderildi ve orada yaklaşık bir ay kaldıktan sonra idam edildi. Bazı kayıtlarda ölüm yılı 1822 olarak da geçer; azil ile idamın aynı tarihe indirgenmesi yaygın bir karışıklıktır.
YanlışSadrazamlığı bir ay üç gün sürdü.
DoğruTayini mart ayı sonunda, henüz Çirmen'e giderken çıktı. İstanbul'a ancak 21 Nisan 1821 tarihinde gelip hil'at giyebildi ve o güne kadar makama sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa vekâlet etti. Fiilî görev süresi dokuz gündür; bir ay üç gün, tayin tarihinden hesaplanan süredir.
YanlışBenderli Ali Paşa ile Benderli Mehmed Selim Sırrı Paşa aynı kişidir.
Doğruİki ayrı devlet adamıdır. İkisi de Bender şehrinden gelir ve aynı lakapla anılır. Ali Paşa 1821 yılında dokuz gün görev yaptı ve idam edildi; Mehmed Selim Sırrı Paşa 1824 ile 1828 yılları arasında sadrazamlık yaptı ve 1831 yılında Şam'da öldürüldü.
Yanlış1770 yılında doğduğu kesindir.
DoğruBu yıl tek bir kayda dayanır ve başka kaynaklarca doğrulanmaz. Kaynakların çoğu doğum yılını vermez; yalnızca ölümünde yaşının elliyi aştığını kaydeder. Bu yüzden doğum yılı bilinmiyor sayılır.
YanlışPatrik Grigoryos'un idamına doğrudan padişah karar verdi ve sadrazamın rolü yoktu.
DoğruKarar bir fermanla verildi ve ferman divan-ı hümâyun tercümanı aracılığıyla patrikhaneye iletildi. Sadrazam Ali Paşa, hüküm uygulanmadan önce Grigoryos'u Bâbıâli'ye getirterek bizzat sorguya çekti. Sorgunun ardından yeni patriğin seçildiği haberi gelince Grigoryos Fener'e gönderildi ve idam edildi.
YanlışAzli, patriğin idamına duyulan tepki yüzündendi.
DoğruDönem kaynakları azlin doğrudan sebebi olarak Hâlet Efendi ile aradaki çekişmeyi gösterir: meşveret meclisindeki açık karşı çıkışın ve padişahtan Hâlet Efendi'nin azlini istemesinin ertesi günü irade çıktı. Dış baskının payı olduğu değerlendirmesi sonraki tarih yazımının yorumudur ve dönem kaynaklarında belgeye dayandırılmaz.
YanlışSadrazamlığa merkezî yönetimde uzun yıllar görev yaptıktan sonra geldi.
DoğruKariyerinin tamamı taşrada ve sınır boylarında geçti: Hotin, İbrail, Erzurum, Gümülcine, Ahıska ve Çıldır. Merkezî yönetimde hiç görev yapmadı. Kaynaklar, padişahın onun bir devlet adamından çok askerî bir üslupla davranmasından rahatsız olduğunu kaydeder.

Künye

Doğumbilinmiyor, Bender (kaynakların bir kısmı 1770 yılını verir, bu yıl tek bir kayda dayandığı için kesin sayılmaz)
Ölüm1821, Kıbrıs (kaynakların bir kısmında Rodos); sürgünde bir ay kaldıktan sonra idam edildi
GörevSadrazam, 21 Nisan 1821 - 30 Nisan 1821 (9 gün); tayini mart ayı sonunda çıktı
SıraSadrazam
PadişahII. Mahmud
BabasıBenderli Ağa Baba
MemleketBender
DefinKaracaahmet Mezarlığı, Üsküdar, İstanbul
UnvanVezîriâzam, Çıldır Valisi, Ordu Çarhacısı

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Benderli Ali Paşa kaç gün sadrazamlık yaptı?
İstanbul'a gelip sadaret hil'atini giydiği 21 Nisan 1821 tarihi ile azledildiği 30 Nisan 1821 tarihi arasında dokuz gün fiilen görev yaptı. Tayini ise bir ay önce, henüz Çirmen'e giderken çıkmıştı. Bu yüzden sadrazam listelerinin bir kısmı görev süresini bir ay üç gün olarak verir.
Benderli Ali Paşa nereli ve hangi tarihte doğdu?
Bugün Moldova sınırları içinde kalan Bender şehrinde doğdu ve lakabını buradan aldı. Doğum yılı kesin olarak bilinmez; kaynakların bir kısmı 1770 yılını verir, bu bilgi ise tek bir kayda dayanır. Sicill-i Osmanî'ye dayanan aktarımlarda yalnızca ölümünde yaşının elliyi aştığı belirtilir.
Benderli Ali Paşa neden azledildi?
Bâbıâli'ye geldikten sonra ayaklanmanın idare edilişindeki aksaklıkların kaynağında Nişancı Hâlet Efendi'yi gördü ve bir meşveret meclisinde ona açıkça karşı çıktı. Ardından padişahtan Hâlet Efendi'nin görevden alınmasını istedi. Aynı akşam Hâlet Efendi padişahla görüştü ve ertesi gün, görünürde hiçbir sebep gösterilmeden Ali Paşa'nın azli için irade çıktı.
Benderli Ali Paşa nasıl öldü?
30 Nisan 1821 tarihinde azledildikten sonra sürgüne gönderildi ve orada yaklaşık bir ay kaldı. Bu sürenin sonunda padişah emriyle gönderilen özel bir mübaşir tarafından idam edildi, kesik başı İstanbul'a getirilerek teşhir edildi. Cesedi sonradan İstanbul'a getirilerek Üsküdar'da Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü.
Benderli Ali Paşa nereye sürgün edildi?
Sürgün yeri kaynaklarda ayrışır. Dönem vakayinamesi Kıbrıs'ı gösterir, Sicill-i Osmanî ise Rodos'u kaydeder. Sonraki çalışmaların çoğu Kıbrıs kaydını esas alır.
Patrik Grigoryos'un idamı ne zaman ve nasıl oldu?
Grigoryos'un Moralılarla haberleştiği yolunda kayıtlar ortaya çıkınca azli için ferman çıkarıldı ve Pisidya metropoliti Oyenos patrikliğe seçildi. Grigoryos Bâbıâli'de sorgulandıktan sonra Fener'e gönderildi ve 22 Nisan 1821 tarihinde, Rum cemaatinin paskalya gününde patrikhanenin orta kapısında idam edildi. Ceset üç gün asılı bırakıldı.
Patrik Grigoryos'un naaşı ne oldu?
Ceset üç gün teşhir edildikten sonra denize atıldı. Rum denizciler tarafından çıkarılarak Odessa'ya götürüldü ve orada gömüldü. Naaş ilerleyen yıllarda Atina'ya nakledildi. İdamın yapıldığı orta kapı, patrikhane tarafından o günden sonra kapalı tutulmuştur.
Benderli Ali Paşa idam edilen kaçıncı sadrazamdır?
Padişah iradesiyle idam edilen son Osmanlı sadrazamıdır. Kaynakların bir kısmı onu kırk dördüncü olarak sayar, ancak bu sayı bütün kaynaklarda aynı değildir; hangi ölümün idam sayılacağı listeden listeye değişir.
Benderli Ali Paşa sadrazamlıktan önce hangi görevlerde bulundu?
Hotin'de bir eşraf konağında başladı, ardından Laz Aziz Ahmed Paşa'nın İbrail'deki silahdarı ve Erzurum'da kapıcıbaşısı oldu. Hâmisinin ölümünden sonra İstanbul'a döndü, Gümülcine kazası mübayaacılığına tayin edildi, mirimiranlık rütbesiyle Ahıska muhafızı ve vezirlik rütbesiyle Çıldır valisi oldu. 1821 yılının mart ayında Çirmen mutasarrıflığı ve ordu çarhacılığı tayini çıktı.
Benderli Ali Paşa sadrazamken İstanbul'da ne oldu?
Sadareti, Mora ve Eflak'ta ayaklanmanın patlak verdiği haftalara denk geldi ve başkentte güvenlik tedbirleri sıkılaştırıldı. Göreve başlar başlamaz, su yollarına yönelik suçlamalarla hapsedilmiş üç Rum suyolcusunun idamına hükmetti. İki hafta içinde patrik Grigoryos ile üç metropolit de idam edildi.
Benderli Ali Paşa ile Benderli Mehmed Selim Sırrı Paşa aynı kişi midir?
Hayır, iki farklı devlet adamıdır. İkisi de Bender şehrinden gelir ve aynı lakapla anılır. Ali Paşa 1821 yılında dokuz gün görev yaptı ve idam edildi; Mehmed Selim Sırrı Paşa ise 1824 ile 1828 yılları arasında sadrazamlık yaptı, Varna'nın kaybedilmesinden sorumlu tutularak azledildi ve 1831 yılında Şam'da öldürüldü.
Benderli Ali Paşa'nın ailesi hakkında ne biliniyor?
Babası kaynaklarda Benderli Ağa Baba adıyla geçer; annesinin adı bilinmez. Eşi ve çocukları hakkında kayıt bulunmaz. Bilinen tek kardeşi Kapıcıbaşı Halil Bey'dir ve bu koldan gelen soy sonraki kuşaklarda Tosun adıyla anılmıştır.
Benderli Ali Paşa'dan sonra kim sadrazam oldu?
30 Nisan 1821 tarihinde mühür geri alındıktan sonra sadaret, eski sadaret kaymakamı Hacı Salih Paşa'ya verildi. Salih Paşa, Ali Paşa başkente gelinceye kadar zaten makama vekâlet etmişti. Görevi 1822 yılının kasım ayına kadar sürdü.
Benderli Ali Paşa hangi padişah döneminde görev yaptı?
Bütün görevleri II. Mahmud'un saltanatı sırasındadır. Sadrazamlığa 1821 yılında, padişahın saltanatının on üçüncü yılında geldi. Tayin, azil ve idam iradeleri de aynı padişah tarafından verildi.
Osmanlı'da sadrazam idamları ne zaman sona erdi?
Benderli Ali Paşa, padişah iradesiyle idam edilen son sadrazamdır. Uygulamanın sona ermesi tek bir kararla olmadı: 1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ve merkezî yönetimin yeniden kurulmasıyla azledilen devlet adamlarının yargılanarak cezalandırılması yerleşti. 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı, yargılanmadan ceza verilemeyeceğini açıkça hükme bağladı.

Son güncelleme: 6 Eylül 2026