
Güzelce Ali Paşa
گوزلجه علی پاشاÇelebi Ali Paşa·İstanköylü Ali Paşa·İstanköylü Çelebi Ali Paşa
Güzelce Ali Paşa, kaptanıderyalıktan gelip 23 Aralık 1619 ile 9 Mart 1621 arasında sadrazamlık yapan Osmanlı deniz komutanı ve devlet adamıdır.
Güzelce Ali Paşa Kimdir?
12 dk okumaGüzelce Ali Paşa, Ege'deki İstanköy adasında doğdu ve 1621 yılının mart ayında İstanbul'da öldü. Doğum yılı kaynakların çoğunda kayıtlı değildir; bir kısmı 1581 yılını verir. Babası, Tunus beylerbeyiliği yapan İstanköylü Ahmed Paşa'dır. Anne tarafından seyyid soyundan geldiği kaydedilir. Güzelce lakabı, kaynaklara göre görünüşünden gelir.
Görev hayatına İstanköy sancakbeyi olarak başladı. Ardından Dimyat, Yemen, Tunus, Mora ve Kıbrıs'ta görev yaptı. Tunus'ta bulunduğu sırada babasının ölümüne yol açan ayaklanmayı bastırdığı kaydedilir. 17 Ocak 1617 tarihinde kaptanıderyalığa tayin edildi ve vezirlik rütbesi verildi.
1619 yılındaki Akdeniz seferinde ele geçirdiği altı kalyonu, iki yüz esiri ve yükleri İstanbul'a getirip padişaha sundu. Bu sunum karşısında Sadrazam Öküz Mehmed Paşa itiraz etti; anlaşmazlık sadrazamın azliyle sonuçlandı ve mühür 23 Aralık 1619 tarihinde Güzelce Ali Paşa'ya verildi. Sadareti bir yıl iki ay on yedi gün sürdü. Hazineye kaynak bulmak için müsadere yoluna gitti ve Genç Osman'ı Lehistan seferine teşvik etti. Sefere katılamadan, 1621 yılının mart ayında görevdeyken öldü.
İstanköy adasında doğduğu kaydedilir. Doğum yılı kaynakların çoğunda kayıtlı değildir.
Doğumu ve Kökeni
01 / 18 · 1 dkGüzelce Ali Paşa, Ege denizindeki İstanköy adasında doğdu. Ada, Osmanlı döneminde Cezayir-i Bahr-i Sefid eyaletine bağlıydı ve donanmanın uğrak noktalarından biriydi.
Doğum yılı kaynakların çoğunda kayıtlı değildir. Bir kısmı 1581 yılını verir. Öldüğünde kırk yaşını doldurmamış olduğu kaydedilir; bu kayıt, verilen yılla uyumludur.
Babası İstanköylü Ahmed Paşa'dır. Osmanlı devlet hizmetinde beylerbeyilik yapmış ve Tunus'ta görev almıştır. Anne tarafından seyyid soyundan geldiği kaydedilir.
Baba tarafından kökeni konusunda kaynaklarda ayrışma vardır. Kronoloji çalışmalarıyla bilinen İsmail Hâmî Dânişmend, Rum ya da İtalyan asıllı olduğunu yazar. Bu kayıt tek bir değerlendirmeye dayanır ve başka kaynaklarda doğrulanmaz.
Kaynaklar iyi bir eğitim aldığını belirtir. Devlet hizmetine, devşirme ya da saray yoluyla değil, babasının görevleri üzerinden girdiği anlaşılır; bu yol, on yedinci yüzyıl başında beylerbeyi çocuklarında görülen bir yükselme biçimiydi.
Kardeşleri, annesi ve eşi hakkında kaynaklarda ortak bir kayıt bulunmaz. Ada kökenli olması ve babasının görev bölgelerinin denizle bağlantısı, kariyerinin denizcilik tarafını açıklayan etkenler arasında sayılır.
Lakabı Üzerine
02 / 18 · 1 dkGüzelce lakabı, kaynaklara göre görünüşünden gelir; çok yakışıklı olduğu için bu sıfatla anıldığı kaydedilir. Osmanlı devlet adamlarında lakap, çoğu zaman bir fiziksel özellikten, doğum yerinden ya da bir olaydan gelirdi.
İkinci yaygın adı Çelebi Ali Paşa'dır. Çelebi sıfatı, dönemin kullanımında görgülü ve eğitimli kişi anlamına gelirdi.
Üçüncü olarak İstanköylü Ali Paşa adıyla da anılır. Bu sıfat doğduğu adadan gelir ve aynı adı taşıyan diğer görevlilerden ayırt edilmesini sağlar.
Lakap kullanımı, Osmanlı arşiv kayıtları ve vakayinameleri açısından işlevsel bir zorunluluktu. Ali Paşa adını taşıyan çok sayıda vezir ve beylerbeyi bulunduğu için, belgelerde ayırt edici bir sıfat eklenirdi.
Dönem kaynaklarında zaman zaman üç sıfat birlikte kullanılır ve İstanköylü Çelebi Güzelce Ali Paşa biçiminde yazılır.
Aynı dönemde sadaret makamına gelen devlet adamlarının çoğu benzer sıfatlar taşıyordu. Öküz, Ohrili, Dilaver ve Kara gibi lakaplar, aynı yılların sadrazamlarını birbirinden ayırmak için kullanılıyordu.
Babası ve Tunus Meselesi
03 / 18 · 1 dkBabası İstanköylü Ahmed Paşa, Tunus beylerbeyiliği yaptı. Tunus, 1574 yılında Osmanlı yönetimine bağlanmış ve kuzey Afrika'daki eyalet düzeninin parçası olmuştu.
Görevi sırasında Tunus'ta Yahya adında bir kişinin önderliğinde ayaklanma çıktı. Ayaklanmanın önderi mehdilik iddiasında bulunuyordu. Ahmed Paşa ayaklanmayı bastırmak üzere harekete geçti ve çarpışmada öldü. Kaynaklar bu olayı 1590 yılına yerleştirir.
Ali Paşa, yıllar sonra Tunus beylerbeyiliğine getirildiğinde bu meseleyi ele aldı. Ayaklanmanın önderini ve emrindeki askerî gücü ortadan kaldırdığı kaydedilir.
Bu olay, kariyerinin kaynaklarda en çok kaydedilen erken bölümlerinden biridir. Aynı görev yerinde baba ve oğlun art arda bulunması, Osmanlı taşra yönetiminde görülen bir durumdu.
Kuzey Afrika eyaletleri, on yedinci yüzyıl başında merkeze uzaklıkları sebebiyle yerel güçlerin ağırlıklı olduğu bölgelerdi. Beylerbeyi, hem yerel ocaklarla hem de kabile önderleriyle denge kurmak zorundaydı.
Tunus görevi, Ali Paşa'nın Akdeniz'in batı havzasını tanımasını sağladı. Kaptanıderyalık döneminde yürüttüğü seferlerde bu tecrübenin payı olduğu belirtilir.
Babası İstanköylü Ahmed Paşa, Tunus beylerbeyi iken çıkan ayaklanmayı bastırmaya giderken öldü.
Taşra Görevleri
04 / 18 · 1 dkGörev hayatına doğduğu adada, İstanköy sancakbeyi olarak başladı. Sancakbeyi, bir sancağın askerî ve idari yöneticisiydi ve tımarlı sipahilerin başında sefere katılırdı.
Ardından Mısır'daki Dimyat'ta görev yaptı. Kaynaklar bu görevin süresini uzun gösterir; on beş yıla varan bir süreden söz edilir. Dimyat, Nil deltasının doğu kolundaki liman şehriydi ve Doğu Akdeniz ticaretinin noktalarından biriydi.
1602 yılında Yemen beylerbeyiliğine getirildi. Yemen, Kızıldeniz'in güney ucundaki en uzak Osmanlı eyaletiydi ve yönetimi sürekli sorun çıkaran bir bölgeydi.
Bunu Tunus beylerbeyiliği izledi. Kaynaklar ayrıca Magosa'da görev yaptığını kaydeder.
Daha sonra Mora beylerbeyiliğine, ardından Kıbrıs beylerbeyiliğine getirildi. Mora, Yunanistan yarımadasının güneyindeki eyaletti; Kıbrıs ise 1571 yılından beri Osmanlı yönetimindeydi.
Görev bölgelerinin tamamı denizle bağlantılıydı: Ege adaları, Nil deltası, Kızıldeniz, kuzey Afrika kıyısı, Mora ve Kıbrıs. Bu yirmi yılı aşan taşra dönemi, kaptanıderyalık görevinin hazırlığı sayılır. Görev yerlerinin sırası ve süreleri konusunda kaynaklar birbirini tam olarak tutmaz.
Kaptanıderyalığa Getirilişi
05 / 18 · 1 dk17 Ocak 1617 tarihinde kaptanıderyalığa tayin edildi. Aynı sırada vezirlik rütbesi de verildi. Selefi Kayserili Halil Paşa'ydı.
Kaptanıderya, Osmanlı donanmasının başındaki görevliydi ve aynı zamanda Cezayir-i Bahr-i Sefid eyaletinin beylerbeyi sayılırdı. Makam, divanda görev almayı sağlayan vezirlik rütbesiyle birlikte yürütülüyordu.
Donanmanın o yıllardaki başlıca işi, Akdeniz'deki korsan faaliyetine karşı devriye, ada ve kıyı savunması ile ticaret yollarının güvenliğiydi. Büyük ölçekli bir deniz muharebesi yapılmıyordu.
Akdeniz'de Osmanlı Devleti ile Venedik arasında ahidname yürürlükteydi. Fransa ile de ticaret düzenlemesi vardı. Bu düzenlemeler, ele geçirilen gemilerin ve yüklerin hukuki durumunu doğrudan ilgilendiriyordu; sonraki yıllarda çıkan anlaşmazlığın kaynağı da buydu.
Görev süresi 23 Aralık 1619 tarihine kadar sürdü. Bu tarihte kaptanıderyalıktan doğrudan sadaret makamına geçti; yerine Kara Davut Paşa getirildi.
Kaptanıderyalıktan sadarete geçiş, Osmanlı yönetiminde görülen bir yoldu. Deniz komutanlığında öne çıkan vezirler, hazineye sağladıkları gelir ve saraya sundukları hediyelerle merkezde konum kazanabiliyordu.
Navarin Açıklarındaki Fırtına
06 / 18 · 1 dkKaptanıderyalığının ilk döneminde donanmayla Akdeniz'e açıldı. Kâtip Çelebi'nin Fezleke adlı eserinde aktarıldığına göre, kendisine yapılan uyarıları dikkate almadan Navarin'den açık denize çıkmak istedi.
Akşam saatlerinde büyük bir fırtına çıktı ve gemiler dağıldı. Rüzgâr ve fırtına ertesi gün de sürdü.
Aynı kayda göre cebeci gemilerinden dört kadırga, iki yeniçeri kadırgası ve beş bey gemisi battı. Yalnızca iki gemiden az sayıda asker firkate ve sandalla kurtuldu.
İki bey gemisi ile bir mavna rüzgârın önünde sürüklenerek Trablusgarp kıyılarına ulaştı ve kurtuldu. Mavnada bölük halkı bulunuyordu. Yedi gün yedi gece denizde kaldıkları sırada gemi su almaya başladı; gemideki bir usta, serbest bırakılması şartıyla su alan yerleri kapattı.
Trablusgarp beyi Süveydânoğlu, gemilerin ihtiyacını tamamlayarak yirmi beş gün sonra geri gönderdi. Gemiler Koron'da kaptanıderyanın yanında toplandı.
Bu fırtınada on bir kadırga kaybedildi. Olay, dönemin vakayinamelerinde kaydedilen deniz kayıplarının en ayrıntılı anlatılanlarından biridir ve Osmanlı donanmasının on yedinci yüzyıl başındaki durumu üzerine yapılan çalışmalarda örnek olarak kullanılır.
Yemen beylerbeyiliğine getirildi.
1619 Akdeniz Seferi
07 / 18 · 1 dk1619 yılındaki deniz seferinde Akdeniz'de altı kalyon ele geçirdi. Kalyon, yelkenle hareket eden ve top taşıyan büyük savaş ve ticaret gemisiydi; kadırgaya göre daha ağır silahlıydı.
Mevsim gereği İstanbul'a dönen donanma, bu gemileri de beraberinde getirdi. Gemilerde bulunan iki yüz esir de başkente getirildi.
Kaptanıderya, esirlerin her birinin omzuna bir kese gümüş kuruş ve başka değerli mallar koydurarak padişaha sundu. Genç Osman bu sunumdan memnun kaldı ve kaptanıderyayı altın zincir ile hilat vererek ödüllendirdi. Hilat, padişahın memnuniyetini gösteren tören kaftanıydı.
Sunum, sarayda dikkat çeken bir tören halini aldı. Hazinenin sıkıntıda olduğu bir dönemde donanmanın getirdiği yük, merkezde büyük yankı buldu.
Aynı sefer, Güzelce Ali Paşa'nın merkezdeki konumunu belirledi. Padişahla kurduğu doğrudan ilişki, kısa süre sonra sadarete gelmesinin yolunu açtı.
Ancak ele geçirilen malların hukuki durumu tartışmalıydı. Osmanlı Devleti ile ticaret ahidnamesi bulunan devletlerin tüccarlarına ait mallar da bu yükün içindeydi. Sadrazam Öküz Mehmed Paşa bu noktaya itiraz etti ve anlaşmazlık başladı.
Öküz Mehmed Paşa ile Anlaşmazlık
08 / 18 · 1 dkSadrazam Öküz Mehmed Paşa, padişaha sunulan malların Osmanlı Devleti ile barış halinde olan ve ticaret ahidnamesi bulunan Venedik ile Fransa tüccarlarına ait olduğunu bildirdi.
Venedik elçisi de divana gelerek devletinin şikâyetini sundu. Ahidname, Osmanlı Devleti'nin bir yabancı devlete tanıdığı ticaret ve güvence düzenlemesiydi; bu belgeye aykırı bir el koyma, diplomatik sonuç doğuruyordu.
Sadrazam ayrıca kaptanıderyanın Venedik'ten alınan ödemelerin büyük bir bölümünü hazineye aktarmayıp kendi servetine eklediğini ileri sürdü.
Genç Osman bu itirazlara itibar etmedi. Güzelce Ali Paşa, padişaha yeni hediyeler verme ve hazineye daha çok gelir sağlama sözü vermişti.
23 Aralık 1619 tarihinde Öküz Mehmed Paşa sadrazamlıktan alındı ve mühür Güzelce Ali Paşa'ya verildi.
Azledilen sadrazamın bütün malları müsadere edildi ve düşük bir maaşla Halep beylerbeyiliğine gönderildi. Öküz Mehmed Paşa Halep'te öldü ve orada sağlığında yaptırdığı türbeye gömüldü. Bu olay, iki devlet adamının rekabetinin doğrudan sonucu olarak kaydedilir.
Sadrazamlığa Getirilişi
09 / 18 · 1 dk23 Aralık 1619 tarihinde sadrazamlığa getirildi. Kaptanıderyalıktan doğrudan sadarete geçti; yerine kaptanıderyalığa Kara Davut Paşa tayin edildi.
Görevi 9 Mart 1621 tarihine kadar sürdü. Toplam süre bir yıl iki ay on yedi gündür.
Göreve geldiğinde padişah Genç Osman on beş yaşındaydı ve tahta 1618 yılında çıkmıştı. Genç padişah, kendisine yeni gelir kaynakları vaat eden sadrazama destek verdi.
Devraldığı tablonun başındaki mesele hazineydi. Uzun savaşların ardından gelirler azalmış, kapıkulu askerine yapılan ödemeler zorlaşmıştı. Doğu cephesindeki savaş, sadaretinden kısa süre önce Safevî Devleti ile yapılan düzenlemeyle sona ermişti.
Kuzeyde ise Lehistan meselesi büyüyordu. Kazak akınları Karadeniz kıyılarını ve Tuna ağzını tehdit ediyor, Boğdan ve Eflak üzerindeki nüfuz mücadelesi sürüyordu.
Sadareti boyunca merkezdeki rakiplerini başkentten uzak tuttuğu kaydedilir. Padişaha sunduğu değerli hediyeler ve hazineye sağladığı gelir, konumunu kısa sürede sağlamlaştırdı.
Kaptanıderyalığa tayin edildi ve vezirlik rütbesi verildi; selefi Kayserili Halil Paşa'dır.
Hazine Arayışı ve Müsadere
10 / 18 · 1 dkSadaretinin belirleyici uygulaması, hazineye gelir sağlamak için başvurduğu müsadere yöntemidir. Müsadere, bir devlet görevlisinin mal varlığına hazine adına el konulmasıydı.
İlk uygulama selefi Öküz Mehmed Paşa hakkında oldu. Bütün serveti ve malları hazineye alındı; kendisi düşük bir maaşla Halep beylerbeyiliğine gönderildi.
Mali uygulamalarına itiraz eden görevliler de aynı yöntemle karşılaştı. Kaynaklar, defterdar Baki Paşa ile kızlar ağası Mustafa Ağa'nın mallarına el konulduğunu kaydeder. Kızlar ağası, harem teşkilatının başındaki görevliydi ve saray içinde önemli bir konuma sahipti.
Uygulama devlet görevlileriyle sınırlı kalmadı. Özel ticaret yapan varlıklı tüccarların servetleri de hazineye aktarıldı.
Bu yöntemle hazineye önemli bir kaynak sağlandığı kaydedilir. Ancak aynı uygulama, merkezde geniş bir hoşnutsuzluk yarattı ve devlet adamları arasında güvensizliğe yol açtı.
Müsadere, Osmanlı mali düzeninde yeni bir uygulama değildi; sıkıntı dönemlerinde başvurulan bir yoldu. Güzelce Ali Paşa'nın sadaretinde bu yöntemin kapsamı genişledi ve kısa sürede çok sayıda kişiye uygulandı. Toplanan kaynağın önemli bir bölümü, ertesi yıl çıkılan Lehistan seferinde harcandı.
Sadareti: İç Yönetim
11 / 18 · 1 dkSadaretinin iç yönetimdeki ekseni mali düzenlemelerdi. Hazineye gelir sağlamak, kapıkulu askerinin ödemelerini aksatmamak ve sefer hazırlığı için kaynak biriktirmek öncelikliydi.
Merkezdeki rakiplerini başkentten uzak tutma yolunu izledi. Azledilen ya da muhalefet eden görevliler taşra görevleriyle İstanbul'dan uzaklaştırıldı.
Padişahla kurduğu ilişki, sadaretinin en belirgin dayanağıydı. Genç Osman'a sunduğu hediyeler ve verdiği gelir sözleri, merkezde çıkan itirazların etkisiz kalmasını sağladı.
Dış ilişkilerde Venedik ile yaşanan gerginlik sadaretinin başlangıcına damgasını vurdu. Venedik elçisinin divana gelerek yaptığı şikâyet, ahidname düzeninin işleyişi açısından dönemin kaynaklarında ayrıca kaydedilir.
Doğu cephesinde savaş durmuştu. Batıda ise Avusturya ile 1606 yılından beri barış yürürlükteydi. Bu durum, dikkatin kuzeye, Lehistan yönüne çevrilmesini mümkün kıldı.
Sadaretinin kısalığı, uzun soluklu bir programın yürütülmesini engelledi. On yedinci yüzyılın ilk çeyreğinde sadaret makamı hızla el değiştiriyordu; Genç Osman'ın dört yıllık saltanatında makam altı kez sahip değiştirdi.
Genç Osman ile İlişkisi
12 / 18 · 1 dkGenç Osman, 26 Şubat 1618 tarihinde on dört yaşında tahta çıktı. Saltanatının ilk sadrazamı Damad Halil Paşa, ikincisi Öküz Mehmed Paşa'ydı. Güzelce Ali Paşa üçüncü sadrazamdır.
İkisi arasındaki ilişkinin başlangıcı, 1619 yılındaki deniz seferinin ardından yapılan sunumdur. Padişah, getirilen gemiler ve değerli mallar karşısında kaptanıderyayı ödüllendirdi.
Sadrazamın hazineye kaynak sağlama vaadi, genç padişahın desteğini kalıcı hale getirdi. Venedik elçisinin ve sadrazamın itirazlarına rağmen mührün el değiştirmesi, bu desteğin açık göstergesidir.
Genç Osman, saltanatı boyunca ordu düzeni ve sefer konusunda kendi kararını uygulama eğilimindeydi. Lehistan seferi bu eğilimin en açık örneğidir ve sefer kararının alınmasında sadrazamın teşviki belirleyici oldu.
Güzelce Ali Paşa'nın ölümünden sonra makama Ohrili Hüseyin Paşa getirildi. Sefer, yeni sadrazamla birlikte yürütüldü.
Genç Osman'ın saltanatı 1622 yılında bir ayaklanmayla sona erdi. Güzelce Ali Paşa bu olaylardan bir yıl önce ölmüştü; sonraki gelişmelerde payı yoktur.
Navarin açıklarında çıkan fırtınada on bir kadırga kaybedildi; olay Kâtip Çelebi'nin Fezleke adlı eserinde ayrıntılı olarak anlatılır.
Lehistan Seferinin Hazırlanması
13 / 18 · 1 dkSadaretinin dış politikadaki başlıca işi, Lehistan üzerine sefer kararının alınmasıdır. Kaynaklar, Genç Osman'ı bu sefere teşvik edenin sadrazam olduğunu kaydeder.
Seferin arka planında Karadeniz kıyılarına yapılan Kazak akınları ve Boğdan ile Eflak üzerindeki nüfuz mücadelesi bulunuyordu. Lehistan tarafından gelen destek, bu bölgelerdeki Osmanlı düzenini zorluyordu.
Sefer hazırlığı için büyük bir kaynak gerekiyordu. Müsadere yoluyla toplanan gelirlerin önemli bir bölümü bu hazırlıkta kullanıldı ve sefer sırasında tükendi.
Güzelce Ali Paşa seferi göremedi. Hazırlıklar sürerken hastalandı ve 1621 yılının mart ayında öldü. Kaynaklar, hastalığı sebebiyle sefere katılamayacağının ölümünden önce anlaşıldığını ve İstanbul'da kaldığını kaydeder.
Ordu 1621 yılının ilkbaharında sefere çıktı. Hedef, Dinyester üzerindeki Hotin kalesiydi. Kuşatma sonuç vermedi ve sefer, Osmanlı tarafı açısından beklenen sonucu getirmedi.
Sefer sırasında sadaret makamı iki kez el değiştirdi: Ohrili Hüseyin Paşa kuşatma sürerken görevden alındı ve yerine Dilaver Paşa getirildi. Seferin sonuçları, ertesi yıl İstanbul'da yaşanan olayların arka planında sayılan etkenler arasındadır.
Ölümü
14 / 18 · 1 dk1621 yılının mart ayında İstanbul'da öldü. Ölüm sebebi olarak kaynaklar safra kesesi iltihabını kaydeder.
Ölüm günü konusunda kayıtlar ayrışır. Kaynakların bir kısmı 7 Mart 1621, bir kısmı 9 Mart 1621 tarihini verir. Sadaretinin bitiş tarihi olarak genellikle 9 Mart 1621 gösterilir.
Öldüğünde kırk yaşını doldurmamıştı. Bu kayıt, doğum yılı olarak verilen 1581 tarihiyle uyumludur.
Sadareti bir yıl iki ay on yedi gün sürdü ve görevdeyken sona erdi. Mühür Ohrili Hüseyin Paşa'ya verildi.
Beşiktaş'ta Yahya Efendi Külliyesi'nin haziresinde, kendi adına yaptırılan türbeye defnedildi. Yahya Efendi Külliyesi, Boğaziçi kıyısındaki yapı topluluğudur ve haziresinde çok sayıda devlet adamının mezarı bulunur.
Ölümü, Lehistan seferinin hazırlığı sürerken gerçekleşti. Seferi teşvik eden kişi olmasına rağmen harekâta katılamadı; sefer, halefi Ohrili Hüseyin Paşa'nın sadaretinde yürütüldü.
Eserleri
15 / 18 · 1 dkKaynaklar Güzelce Ali Paşa'yı cömertliğiyle anar ve yaptırdığı hayır eserlerini kaydeder.
Boğaziçi'nde Yeniköy'de bir camii vardır. Yeniköy, Boğaziçi'nin Rumeli yakasındaki yerleşimlerden biridir.
Doğduğu bölgeye yakın olan Sakız adasında da bir camii bulunur. Sakız, Ege'deki Osmanlı adalarındandı ve İstanköy ile birlikte aynı deniz yolunun üzerindeydi.
İstanbul'da su yapılarına da katkıda bulundu. Beyoğlu'nun Kulaksız semtinde, Saçlı Emir Tekkesi'nin avlu kapısının yanında bir çeşme yaptırdı. Çeşmenin kitabesi, yapının 1619 ya da 1620 yılında tamamlandığını gösterir ve Genç Osman'ın saltanatı sırasında yapıldığını kaydeder. Kitabenin hattı Hükmî adlı hattata aittir.
Çeşme mermerden bir duvar çeşmesidir. Dalgalı kemer alınlığı, yatay ve düşey silmelerle çerçevelenmiş bir ayna taşı ve gül madalyon kabartmaları taşır. Yapı 1712 ile 1713 ve 1763 ile 1764 yıllarında onarım gördü, 1990'lı yıllarda yeniden elden geçirildi; mermer teknesi kırık durumdadır.
Beşiktaş'taki türbesi, Yahya Efendi Külliyesi haziresinde kendi adına yaptırılan yapıdır ve ayaktadır.
Akdeniz seferinde altı kalyon ele geçirildi; gemiler ve iki yüz esir İstanbul'a getirildi.
Kişiliği ve Yönetim Anlayışı
16 / 18 · 1 dkDönem kaynakları Güzelce Ali Paşa'yı denizciliğe yatkın, kararlarını hızlı alan ve merkezde konumunu korumaya öncelik veren bir devlet adamı olarak tarif eder.
Kâtip Çelebi'nin aktardığı Navarin olayı, karar alma biçimini gösteren örnek olarak kaydedilir. Uyarılara rağmen denize açılması on bir kadırganın kaybıyla sonuçlandı.
Mali uygulamalarının yöntemi müsadereydi. Hazineye kaynak bulmakta başarılı olduğu kabul edilir; aynı yöntemin merkezde yarattığı güvensizlik de kaynaklarda kaydedilir.
Padişahla kurduğu doğrudan ilişki, sadaretinin dayanağıydı. Değerli hediyeler sunması ve hazineye gelir vaat etmesi, divandaki itirazların etkisiz kalmasını sağladı.
Cömertliği kaynaklarda ayrıca anılır. Cami, çeşme ve su yapılarına yaptığı harcamalar bu değerlendirmenin dayanağıdır.
Sefer konusundaki tutumu ise ihtiyatlı değildi. Lehistan üzerine sefer teşviki, hazırlığı yapılan kaynağın tüketilmesiyle sonuçlandı ve harekât beklenen sonucu vermedi. Kendisi bu seferi göremedi.
Mirası ve Tarihteki Yeri
17 / 18 · 1 dkGüzelce Ali Paşa'nın Osmanlı tarihindeki yeri üç başlıkta toplanır: kaptanıderyalık, müsadere uygulamaları ve Lehistan seferinin teşviki.
Kaptanıderyalık dönemi, on yedinci yüzyıl başında Osmanlı donanmasının Akdeniz'deki durumunu gösteren kayıtlar bırakmıştır. 1619 seferinde ele geçirilen gemiler ve yüklerin doğurduğu diplomatik anlaşmazlık, ahidname düzeninin işleyişi üzerine yapılan çalışmalarda örnek olarak ele alınır.
Müsadere uygulamaları, Osmanlı mali tarihinde sıkıntı dönemlerinde başvurulan yöntemin geniş kapsamlı bir örneğidir. Selefi Öküz Mehmed Paşa'nın bütün mallarına el konulması, bu uygulamanın en çok anılan halkasıdır.
Lehistan seferi, Genç Osman'ın saltanatının en büyük askerî girişimidir. Sefer kararının alınmasında sadrazamın teşviki belirleyici sayılır; ancak kendisi harekâta katılamadan öldü.
Bıraktığı yapılardan Kulaksız'daki çeşme ve Beşiktaş'taki türbesi bugüne ulaştı. Çeşme, İstanbul'un tarihî çeşmeleri üzerine yapılan çalışmalarda kayıtlıdır.
Adı, on yedinci yüzyıl başında kaptanıderyalıktan sadarete geçen devlet adamlarının örneği olarak anılır. Aynı yolu izleyen başka vezirler de vardır; bu geçiş, deniz komutanlığının merkezdeki siyasi ağırlığını gösterir.
Aynı Yıllarda Dünya
18 / 18 · 1 dk1602: Hollanda'da Birleşik Doğu Hindistan Şirketi kuruldu.
1606: Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı Avusturya savaşı sona erdi.
1610: Fransa'da IV. Henri öldürüldü; ülke uzun bir naiplik dönemine girdi.
1613: Rusya'da Romanov hanedanı tahta çıktı ve iç karışıklık dönemi kapandı.
1618: Orta Avrupa'da Otuz Yıl Savaşları başladı.
1619: Kuzey Amerika'daki İngiliz yerleşimlerinde ilk temsilci meclis toplandı.
1620: Beyaz Dağ Muharebesi ile Bohemya'daki ayaklanma bastırıldı.
1620: Mayflower gemisiyle gelen topluluk Kuzey Amerika kıyısına yerleşti.
1621: Osmanlı ordusu Lehistan üzerine sefere çıktı; Hotin kalesi kuşatıldı.
1621: Hollanda ile İspanya arasındaki ateşkes sona erdi ve savaş yeniden başladı.
Getirilen esirler ve değerli mallar padişaha sunuldu; karşılığında altın zincir ve hilat verildi.
Kronoloji
26 olay- 16. yüzyıl
İstanköy adasında doğduğu kaydedilir. Doğum yılı kaynakların çoğunda kayıtlı değildir.
Babası İstanköylü Ahmed Paşa, Tunus beylerbeyi iken çıkan ayaklanmayı bastırmaya giderken öldü.
- 17. yüzyıl
İstanköy sancakbeyliğinden sonra Dimyat'ta görev yaptığı kaydedilir; kaynaklar bu görevin uzun sürdüğünü belirtir.
Yemen beylerbeyiliğine getirildi.
Tunus beylerbeyiliği sırasında babasının ölümüne yol açan ayaklanmayı ve önderini ortadan kaldırdığı kaydedilir.
Mora beylerbeyiliğine, ardından Kıbrıs beylerbeyiliğine getirildi. Kaynaklar görev sırasını ve sürelerini farklı verir.
Kaptanıderyalığa tayin edildi ve vezirlik rütbesi verildi; selefi Kayserili Halil Paşa'dır.
Navarin açıklarında çıkan fırtınada on bir kadırga kaybedildi; olay Kâtip Çelebi'nin Fezleke adlı eserinde ayrıntılı olarak anlatılır.
Genç Osman tahta çıktı.
Akdeniz seferinde altı kalyon ele geçirildi; gemiler ve iki yüz esir İstanbul'a getirildi.
Getirilen esirler ve değerli mallar padişaha sunuldu; karşılığında altın zincir ve hilat verildi.
Sadrazam Öküz Mehmed Paşa, malların ahidnamesi bulunan devletlerin tüccarlarına ait olduğunu bildirdi; Venedik elçisi divana gelerek şikâyette bulundu.
Öküz Mehmed Paşa sadrazamlıktan alındı ve mühür Güzelce Ali Paşa'ya verildi.
Kaptanıderyalığa Kara Davut Paşa getirildi.
Selefi Öküz Mehmed Paşa'nın bütün malları müsadere edildi ve düşük bir maaşla Halep beylerbeyiliğine gönderildi.
Defterdar Baki Paşa ile kızlar ağası Mustafa Ağa'nın mallarına el konuldu; özel ticaret yapan tüccarların servetleri hazineye aktarıldı.
Beyoğlu'nun Kulaksız semtinde Saçlı Emir Tekkesi'nin yanındaki çeşmesi tamamlandı; kitabe yapıyı 1619 ya da 1620 yılına tarihler.
Genç Osman'ı Lehistan üzerine sefere teşvik etti; sefer hazırlığı için kaynak toplandı.
Beşiktaş'ta Yahya Efendi Külliyesi haziresinde kendi adına yaptırılan türbeye defnedildi.
Ordu Lehistan üzerine sefere çıktı; Hotin kalesi kuşatıldı ancak sonuç alınamadı.
İstanbul'da öldü. Kaynaklar ölüm gününü 7 ve 9 Mart 1621 olarak farklı verir; ölüm sebebi olarak safra kesesi iltihabı kaydedilir.
Sadareti sona erdi; mühür Ohrili Hüseyin Paşa'ya verildi.
Hotin kuşatması sürerken Ohrili Hüseyin Paşa görevden alındı ve yerine Dilaver Paşa getirildi.
Genç Osman'ın saltanatı bir ayaklanmayla sona erdi.
- 18. yüzyıl
Kulaksız'daki çeşme onarım gördü; yapı 1763 yılında yeniden elden geçirildi.
- 20. yüzyıl
Çeşme yeniden onarıldı; mermer teknesi kırık durumdadır.
Sadareti
1 dönem · yaklaşık 2 yılHizmet Ettiği Padişahlar
3 padişah


Savaşlar ve Seferler
3 kayıtEserleri
4 eserMühr-i Hümayun
Sadrazamlık alametiSadrazamlık makamının alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Güzelce Ali Paşa mührü 23 Aralık 1619 tarihinde Genç Osman'dan aldı; mühür aynı gün Öküz Mehmed Paşa'dan geri alınmıştı. Kaptanıderyalıktan doğrudan sadarete geçtiği için deniz komutanlığı makamı da aynı gün el değiştirdi ve Kara Davut Paşa'ya verildi. Mührü ölümüne kadar elinde tuttu; 9 Mart 1621 tarihinde mühür Ohrili Hüseyin Paşa'ya verildi.
Aile Ağacı
2 kişi
Güzelce Ali PaşaSözleri
Ben kadırga içinde doğmuş büyümüşüm.
Kâtip Çelebi, Fezleke; Navarin açıklarında denize açılmadan önce kendisine yapılan uyarılara verdiği karşılık olarak aktarılırÇağdaşları
9 kişiİlkler ve Enler
5 başlıkOsmanlı Sadrazamları
84 madde · sadaret sırasıyla



















































































İlgili Maddeler
10 madde









Yanlış Bilinenler
6 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruGüzelce Ali Paşa ne kadar süre sadrazamlık yaptı?
Güzelce lakabı nereden gelir?
Güzelce Ali Paşa nereli ve ailesi kimdir?
Babasının ölümü ve Tunus meselesi nedir?
Hangi görevlerde bulundu?
Kaptanıderyalığa ne zaman getirildi?
Navarin açıklarındaki fırtına olayı nedir?
1619 Akdeniz seferinde ne oldu?
Sadrazamlığa nasıl geldi?
Müsadere uygulaması neydi?
Lehistan seferindeki rolü nedir?
Güzelce Ali Paşa ne zaman ve nasıl öldü?
Nereye defnedildi?
Güzelce Ali Paşa hangi eserleri yaptırdı?
Ölümünden sonra kim sadrazam oldu?
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q3131402 · Son güncelleme: 27 Eylül 2026