Sabah06:35·Öğle 13:05 İstanbul23°·Çok bulutlu Nöbetçi eczane:Adalar 13 Eylül 2026, Pazar
Ara
Serdar Ferhad Paşa
Sadrazamlar · Duraklama dönemi

Serdar Ferhad Paşa

سردار فرهاد پاشا

Serdâr Ferhad Paşa·Serdar Ferhat Paşa·Ferhad Paşa

Sadaret 1591-1592 · 1595-1595Doğum bilinmiyorÖlüm Ekim 1595, Yedikule, İstanbul· 3 Safer 1004

Serdar Ferhad Paşa, doğu cephesinin serdarı olarak 1590 barışını hazırlayan ve iki kez sadrazamlık yapan on altıncı yüzyıl Osmanlı devlet adamıdır.

2Kez sadrazam
4Padişaha hizmet
5Savaş ve sefer
4Eser
0Çocuk

Serdar Ferhad Paşa Kimdir?

15 dk okuma

Serdar Ferhad Paşa, 1595 yılının ekim ayında İstanbul'da öldü. Doğum yılı ve doğum yeri kesin olarak bilinmez. Kökeni konusunda kaynaklar ayrışır: 1590 tarihli bir Venedik raporu Sırp kökenli olduğunu yazar, buna karşılık kaynakların büyük bölümü Arnavut kökenli olduğunu kaydeder. Devşirme yoluyla saraya alındığı ve Enderun'da yetiştiği konusunda kayıtlar birleşir.

Saray hizmetinde kapıcıbaşılık ve mirahurluk görevlerinde bulundu, 1582 yılında yeniçeri ağalığına getirildi. Aynı yılın sonunda vezirlik rütbesi aldı. Adını, on iki yıl süren Osmanlı Safevî savaşındaki serdarlıklarıyla duyurdu; iki ayrı dönemde doğu cephesinin başkomutanlığını üstlendi ve Gence ile Karabağ bu dönemlerde Osmanlı yönetimine bağlandı.

Savaşı bitiren 1590 antlaşması onun serdarlığı döneminde imzalandı ve kaynaklarda adıyla anıldı. Sadrazamlığa iki kez getirildi: birincisi 1 Ağustos 1591, ikincisi 16 Şubat 1595 tarihindedir. İkinci sadareti sırasında Eflak seferini yürüttü ve Eflak ile Boğdan'ın voyvodalık statüsünü değiştirerek buralara doğrudan yönetici tayin etti.

7 Temmuz 1595 tarihinde görevden alındı ve yerine Koca Sinan Paşa getirildi. Yedikule'ye hapsedildi ve aynı yılın ekim ayında idam edildi. Cenazesi Eyüp'te, tamamlanmamış türbesine defnedildi.

1582

Yeniçeri ağalığına getirildi.

Doğumu ve Kökeni

01 / 19 · 1 dk

Serdar Ferhad Paşa'nın doğum yılı ve doğum yeri kesin olarak bilinmez. Kaynaklarda bu iki bilgi kayıtlı değildir; hakkındaki kayıtlar saray hizmetine girmesiyle başlar.

Kökeni konusunda kaynaklar ayrışır. 1590 tarihli bir Venedik elçilik raporu Sırp kökenli olduğunu yazar. Buna karşılık Osmanlı kaynaklarının ve sonraki çalışmaların büyük bölümü Arnavut kökenli olduğunu kaydeder. İki görüş arasında birleşme yoktur.

Devşirme yoluyla saraya alındığı ve Enderun'da yetiştiği konusunda kayıtlar birleşir. Devşirme usulü, Rumeli ve Anadolu'daki Hristiyan ailelerden alınan çocukların saray hizmetine ve orduya hazırlanmasını öngören düzendi.

Adının Bosna'daki Sokolović ailesinden gelen Ferhad Paşa ile karıştırılması sık görülen bir durumdur. Bosna beylerbeyi olan Ferhad Paşa Sokolović, Banaluka'daki cami ve yapılarla anılan ayrı bir kişidir ve sadrazamlık yapmamıştır. İki isim aynı yüzyılda yaşadığı için kaynaklarda ayrıca ayırt edilir.

Ailesi hakkında bilgi bulunmaz. Baba ve anne adı kaynaklarda geçmez; devşirme yoluyla saraya alınan görevlilerde bu durum kural sayılacak kadar yaygındır.

Doğum yılının bilinmemesi, kariyerinin başlangıç tarihinin de kesin olarak belirlenmesini engeller. Hakkındaki ilk kesin kayıt, saray hizmetindeki görevlerine aittir.

Saray Hizmetine Girişi

02 / 19 · 1 dk

Devşirme yoluyla saraya alındıktan sonra Enderun'da yetiştirildi. Enderun, saraya alınan gençlerin devlet hizmetine hazırlandığı okuldu; burada okuma yazma, din bilgisi, hesap ve devlet usulü öğretiliyor, aynı zamanda saray hizmetinin farklı odalarında görev verilerek tecrübe kazandırılıyordu.

Yükselme, oda oda ilerleyen bir kıdem düzenine bağlıydı. Küçük odalardan başlayan hizmet, kıdeme göre kilere, hazineye ve has odaya kadar uzanırdı. Belirli bir kıdeme ulaşanlar bir görevle dışarıya çıkarılırdı.

Saray hizmeti Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanatında geçti. Kaynaklar, 1566 yılındaki Zigetvar seferine katıldığını kaydeder. Bu sefer, Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferidir ve padişah kuşatma sırasında ölmüştür.

Saraydan çıktıktan sonra kapıcıbaşılık görevine getirildi. Kapıcıbaşı, saray kapılarının düzeninden ve padişaha gelen elçilerin karşılanmasından sorumlu görevliydi; aynı zamanda merkezden taşraya gönderilen emirlerin ulaştırılmasında görev alırdı.

Ardından mirahurluk görevinde bulundu. Mirahur, saray ahırlarının, binek hayvanlarının ve sefer sırasında hayvan sevkiyatının düzeninden sorumluydu. Bu görev de saray hizmetinin üst basamaklarındandı.

Bu görevler, merkez teşkilatını ve saray usulünü yakından tanımasını sağladı. Kaynaklar, uzun süre bu görevlerde kaldığını ve merkezdeki yükselişinin yavaş ilerlediğini kaydeder.

Yeniçeri Ağalığı ve Vezirlik

03 / 19 · 1 dk

1582 yılında yeniçeri ağalığına getirildi. Yeniçeri ağası, kapıkulu piyadesinin komutanıydı ve merkezdeki en önemli askerî makamlardan birini elinde tutuyordu. Görev, hem ocağın düzeninden hem de İstanbul'daki asayişten sorumluluk taşıyordu.

Aynı yıl İstanbul'da şehzade Mehmed için At Meydanı'nda sünnet düğünü düzenlendi. Haftalarca süren şenlik, dönemin kaynaklarında ayrıntılı olarak anlatılır ve Surname adlı eserlere konu olmuştur. Yeniçeri ağası olarak şehirdeki düzenin sağlanması onun görev alanındaydı.

29 Aralık 1582 tarihinde vezirlik rütbesi aldı. Vezirlik, Divan-ı Hümayun'da görev almayı ve büyük seferlerde serdarlık üstlenmeyi mümkün kılan rütbeydi. Aynı dönemde Rumeli beylerbeyiliğine tayin edildi.

Rumeli beylerbeyiliği, Osmanlı eyaletleri içinde en kıdemli sayılanıydı. Beylerbeyi, seferlerde Rumeli'deki tımarlı sipahilerin başında bulunur ve ordunun sol kanadını yönetirdi.

Bu tayinler, kariyerindeki dönüm noktasıdır. Saray içi görevlerden merkezî askerî komutaya geçiş, doğu cephesindeki serdarlıkların önünü açtı.

Kısa süre sonra doğu cephesinin serdarlığı kendisine verildi. Osmanlı Safevî savaşı beşinci yılındaydı ve cephedeki komuta sık sık el değiştiriyordu; Ferhad Paşa bu görevi üstlenen isimlerden biri oldu.

29 Aralık 1582

Vezirlik rütbesi aldı ve Rumeli beylerbeyiliğine tayin edildi.

Doğu Cephesinde Birinci Serdarlık

04 / 19 · 1 dk

1583 yılında doğu cephesinin serdarlığına tayin edildi. Osmanlı Safevî savaşı 1578 yılında başlamıştı ve cephe Kafkasya ile Azerbaycan arasında uzanıyordu.

Serdarlık görevi, ordunun toplanmasından ikmalin düzenlenmesine, kale inşasından yerel güçlerle kurulan ilişkilere kadar geniş bir sorumluluk taşıyordu. Cephe İstanbul'a çok uzaktı ve haberleşme haftalar sürüyordu; bu sebeple serdara geniş yetki verilirdi.

Bu dönemdeki harekât, Revan yöresi ile Azerbaycan'ın batı kesimini kapsadı. Kaynakların bir kısmına göre Revan kalesi bu serdarlık döneminde Osmanlı yönetimine geçti ve bölgede yeni bir idari düzen kuruldu.

Serdarlıklar dönemin merkezî yönetiminde sık sık el değiştiriyordu. Kaynaklar, Ferhad Paşa'nın bu ilk serdarlığının ardından rütbesinin düşürüldüğünü ve üçüncü vezirliğe getirildiğini kaydeder. Kararın arka planında merkezdeki grup çekişmesi gösterilir.

Aynı yıllarda doğu cephesinde Özdemiroğlu Osman Paşa da serdarlık yaptı ve 1585 yılında Tebriz'i aldı. Cephedeki komutanın sık sık değişmesi, dönemin kaynaklarında savaşın uzamasının sebepleri arasında gösterilir.

Ferhad Paşa'nın cephedeki tecrübesi, sonraki yıllarda ikinci kez serdarlığa getirilmesinin gerekçesi oldu. Savaşın son evresi ve barış görüşmeleri onun serdarlığı döneminde yürütüldü.

İkinci Serdarlık ve Gence

05 / 19 · 1 dk

1586 yılında ikinci kez doğu cephesinin serdarlığına getirildi. Bu görev, savaşın son evresini ve barış görüşmelerini kapsayan dört yılı aşkın bir dönem oldu.

Harekâtın en bilinen sonucu Gence'nin alınmasıdır. Şehir, Kür nehri ile Karabağ arasındaki bölgenin merkeziydi. Alınmasının ardından burada bir eyalet kuruldu ve bölgeye Osmanlı idari düzeni getirildi.

Karabağ da bu dönemde Osmanlı yönetimine bağlandı. Kaynaklar ayrıca Nihavend yönünde harekât yapıldığını kaydeder. Bu ilerleyişler, Osmanlı Devleti'nin doğudaki en geniş sınırlarına ulaşmasını sağlayan son adımlardır.

Tebriz, Özdemiroğlu Osman Paşa'nın 1585 yılındaki seferiyle alınmıştı. Ferhad Paşa'nın serdarlığı sırasında şehir elde tutuldu ve cephenin ileri üssü olarak kullanıldı.

Safevî tarafında aynı yıllarda taht değişikliği yaşandı ve iç çekişmeler sürdü. Bu durum, Osmanlı ilerleyişinin hızlanmasında etkili sayılır. 1587 yılında Safevî tahtına I. Abbas çıktı ve kısa süre sonra barış görüşmeleri başladı.

Görüşmelerin Osmanlı tarafındaki muhatabı Ferhad Paşa oldu. Cephedeki komutan sıfatıyla yürüttüğü görüşmeler, 1590 yılında imzalanan antlaşmayla sonuçlandı. Bu antlaşma, on iki yıl süren savaşı bitirdi ve kaynaklarda onun adıyla da anıldı.

1590 Antlaşması

06 / 19 · 1 dk

Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti arasındaki savaş 1590 yılında imzalanan antlaşmayla sona erdi. Antlaşma İstanbul'da imzalandı ve kaynaklarda hem İstanbul Antlaşması hem de Ferhad Paşa Antlaşması adıyla anılır. İmza tarihi konusunda kaynaklar farklı günler verir.

Antlaşma, Osmanlı Devleti'nin doğudaki en geniş sınırlarını kayda geçirdi. Azerbaycan, Gürcistan, Şirvan, Karabağ ve Dağıstan'ın bir bölümü ile Tebriz Osmanlı Devleti'nde kaldı. Luristan yönündeki bazı bölgeler de antlaşma kapsamındaydı.

Safevî tarafının muhatabı Şah I. Abbas'tı. Yeni şah, tahta çıktıktan kısa süre sonra batı sınırındaki savaşı bitirmeyi tercih etti ve iç düzenlemelere yöneldi. Antlaşma bu tercihin sonucudur.

Ferhad Paşa'nın adının antlaşmayla birlikte anılması, görüşmeleri cephedeki komutan sıfatıyla yürütmesinden gelir. Antlaşma, kariyerinin en çok yazılan bölümüdür.

Antlaşmanın imzalandığı dönemde İstanbul'da sadaret makamında Koca Sinan Paşa bulunuyordu. Savaşın bitişi, Sinan Paşa'nın ikinci sadaret dönemine denk gelir.

Antlaşmayla kurulan sınır uzun ömürlü olmadı. Osmanlı Devleti 1593 yılında Avusturya ile savaşa girdi ve doğudaki kuvvetler batıya kaydırıldı; sınır, sonraki yıllarda yeniden değişti. Antlaşmanın kayda geçirdiği sınırlar, Osmanlı Devleti'nin doğuda ulaştığı en uç noktayı gösterir.

1583

Doğu cephesinin serdarlığına getirildi; harekât Revan yöresi ile Azerbaycan'ın batı kesimini kapsadı.

Birinci Sadareti

07 / 19 · 1 dk

1 Ağustos 1591 tarihinde birinci kez sadrazamlığa getirildi. Selefi Koca Sinan Paşa'nın ikinci sadareti aynı gün sona erdi. Bu tayin, iki paşa arasındaki rekabetin merkezdeki ilk açık halkasıdır.

Göreve geldiğinde doğu cephesindeki savaş bitmişti. Batıda Habsburg Avusturyası ile 1568 yılından beri yürürlükte olan anlaşma sürüyordu, ancak Bosna ve Hırvatistan sınırında karşılıklı akınlar devam ediyordu.

Dönemin en ağır meselesi para meselesiydi. Piyasada dolaşan akçenin gümüş içeriği düşmüştü ve kapıkulu askerine yapılan ödemelerde bu durum huzursuzluk yaratıyordu. Selefi döneminde sikke ayarına yönelik düzenleme yapılmıştı; sorun tam olarak çözülmedi.

Selefinin gündeme getirdiği ve Karadeniz ile İzmit körfezini birleştirmeyi öngören kanal projesi uygulanmamıştı. Kaynaklar, projeye karşı çıkan isimler arasında Ferhad Paşa'yı da sayar.

Sadareti sekiz ay sürdü ve 4 Nisan 1592 tarihinde sona erdi. Görevden alınmasının sebepleri konusunda kaynaklar ayrıntılı bilgi vermez; merkezdeki grup çekişmesi genel gerekçe olarak gösterilir.

Azilden sonra merkezde kaldı ve vezirlik rütbesini korudu. Üç yıl sonra, padişah değişikliğinin ardından ikinci kez sadaret makamına getirildi.

Koca Sinan Paşa ile Rekabeti

08 / 19 · 1 dk

Serdar Ferhad Paşa'nın kariyerindeki en belirleyici ilişki, Koca Sinan Paşa ile arasındaki rekabettir. İki paşa da doğu cephesinde serdarlık yapmış ve sadaret makamına gelmişti.

Rekabetin ilk açık halkası 1 Ağustos 1591 tarihindedir. Sinan Paşa'nın ikinci sadareti sona erdiğinde makama Ferhad Paşa getirildi. Bu görev sekiz ay sürdü ve 4 Nisan 1592 tarihinde sona erdi.

İkinci halka 16 Şubat 1595 tarihindedir. Sinan Paşa'nın üçüncü sadareti sona erdiğinde makama yine Ferhad Paşa geçti. Bu tayin, III. Murad'ın ölümü ve III. Mehmed'in tahta çıkmasının ardından merkezdeki dengelerin yeniden kurulduğu döneme denk gelir.

Üçüncü halka aynı yılın temmuz ayındadır. Ferhad Paşa Eflak seferini yürütürken görevden alındı ve mühür Sinan Paşa'ya verildi. Sinan Paşa o dönemde Malkara'da bulunuyordu; kaynaklar, taraftarları aracılığıyla İstanbul'da faaliyet yürüttüğünü kaydeder.

Rekabetin nasıl geliştiği ve tarafların tutumu konusunda kaynaklar ayrışır. Dönemin yazarlarından Selânikî, Ferhad Paşa hakkında olumlu kayıtlar düşer; diğer kaynaklar farklı değerlendirmeler yapar. Hangi tarafın haklı olduğu konusunda birleşme yoktur.

Bu rekabet, on altıncı yüzyılın son çeyreğindeki merkezî yönetimin genel görüntüsünün örneğidir. Sadaret makamı, cephedeki gelişmelerden çok saray içindeki denge değişikliklerine göre el değiştiriyordu.

İkinci Sadareti

09 / 19 · 1 dk

16 Şubat 1595 tarihinde ikinci kez sadrazamlığa getirildi. Aynı yılın ocak ayında III. Murad ölmüş, yerine III. Mehmed tahta çıkmıştı; padişah değişikliği merkezdeki dengeleri yeniden kurdu.

Göreve geldiğinde cephedeki durum ağırdı. Osmanlı Devleti ile Habsburg Avusturyası arasındaki savaş üçüncü yılındaydı. Erdel, Eflak ve Boğdan voyvodalıkları Osmanlı Devleti'ne karşı birleşmişti; Eflak voyvodası Mihal, sınır boyundaki Osmanlı kuvvetlerine saldırmıştı.

Aynı dönemde Estergon kalesi kuşatıldı ve savunma uzun süre direnemedi. Macaristan cephesindeki kayıplar merkezdeki tartışmanın konusuydu.

Sadaretinin belirleyici işi Eflak seferi oldu. Voyvodanın hareketinin bastırılması ve Tuna'nın kuzeyindeki düzenin yeniden kurulması hedeflendi. Sefer hazırlığı kısa sürede tamamlandı.

27 Nisan 1595 tarihinde sefere çıktı. Sadrazam olarak ordunun başında bulunması, dönemin uygulamasına uygundu; sadaret mührü elinde kaldı.

Sadareti dört aydan biraz uzun sürdü ve 7 Temmuz 1595 tarihinde sona erdi. Görevden alındığında sefer henüz devam ediyordu. Bu, Osmanlı tarihinde bir sadrazamın sefer halindeyken görevden alındığı örnekler arasındadır.

Göreve geldiği dönem, aynı zamanda sadaret makamının çok hızlı el değiştirdiği bir yıldı. Makam 1595 yılı içinde dört kez sahip değiştirdi ve bu değişimlerin ikisi Ferhad Paşa ile Koca Sinan Paşa arasında oldu. Kaynaklar, bu istikrarsızlığı hem hazine hem de cephe yönetimi açısından sorun olarak kaydeder.

1586

İkinci kez doğu cephesinin serdarlığına getirildi.

Eflak Seferi ve Voyvodalıkların Statüsü

10 / 19 · 1 dk

Eflak, Boğdan ve Erdel, Osmanlı Devleti'ne bağlı voyvodalıklardı. Bu birimler iç işlerinde geniş özerkliğe sahipti; voyvoda yerel meclis tarafından seçilir, merkez tarafından onaylanır ve yıllık vergi öderdi.

1594 yılında Eflak voyvodası Mihal, Osmanlı yönetimine karşı harekete geçti. Aynı dönemde Erdel ve Boğdan da karşı tarafa katıldı. Tuna'nın kuzeyindeki düzen bozuldu.

Ferhad Paşa 27 Nisan 1595 tarihinde sefere çıktı. Harekâtın hedefi voyvodanın hareketini bastırmak ve Tuna boyundaki hattı yeniden kurmaktı.

Sefer sırasında Eflak ile Boğdan'ın statüsünü değiştirdi. Voyvodalık düzeni kaldırıldı ve buralara doğrudan merkezden yönetici tayin edildi. Bu düzenleme, iki bölgenin idari konumunda yapılan en kapsamlı değişikliktir.

Düzenleme kalıcı olmadı. Ferhad Paşa'nın görevden alınmasından sonra harekâtı devralan Koca Sinan Paşa, seferi sürdürdü; Bükreş 28 Ağustos 1595 tarihinde alındı, Tırgovişte eylül ayında ele geçirildi. Ancak alınan yerlerde kalıcı bir düzen kurulamadı ve ordu ekim ayında Tuna'ya çekildi.

Seferin ilk safhasında elde edilen sonuçlar ve statü değişikliği, kaynaklarda Ferhad Paşa'nın sadaretinin başlıca icraatı olarak kaydedilir. Aynı düzenleme, azlinin gerekçeleri arasında da tartışılmıştır.

Azli

11 / 19 · 1 dk

7 Temmuz 1595 tarihinde sadaretten alındı. Karar, sefer devam ederken verildi ve sadaret mührü Koca Sinan Paşa'ya gönderildi.

Azlin arka planı konusunda kaynaklar merkezdeki grup çekişmesini gösterir. Kaynaklar, Ferhad Paşa'nın karşı taraftaki voyvoda ile anlaşma içinde olduğu yolunda merkeze iletilen iddiaların karara etkili olduğunu kaydeder. İddiaların dayanağı ve kimler tarafından iletildiği konusunda kayıtlar ayrışır.

Aynı dönemde Koca Sinan Paşa Malkara'da bulunuyordu. Kaynaklar, taraftarları aracılığıyla İstanbul'da faaliyet yürüttüğünü ve azil kararının oluşmasında bu faaliyetin rol oynadığını yazar.

Azille birlikte hakkında bir hüküm verildi. Ferhad Paşa İstanbul'a döndü ve şehir dışındaki çiftliğinde kaldı. Kaynaklar, af talebini Valide Safiye Sultan aracılığıyla iletmeye çalıştığını kaydeder.

Talep sonuç vermedi. Bostancılar tarafından yakalandı ve Yedikule'ye hapsedildi. Yedikule, İstanbul surlarının Marmara ucundaki kaledir ve üst düzey görevlilerin hapsedildiği yerlerdendi.

Azilden idama uzanan süreç yaklaşık üç ay sürdü. Bu süre boyunca hakkındaki hükmün uygulanıp uygulanmayacağı merkezde tartışıldı. Aynı yıl içinde sadaret makamının dört kez sahip değiştirmesi, dönemin merkezî yönetimindeki hızlı değişimin göstergesidir.

İdamı

12 / 19 · 1 dk

Yedikule'de hapis tutulduktan sonra 1595 yılının ekim ayında idam edildi. İnfaz boğdurma yoluyla yapıldı; bu yöntem, üst düzey Osmanlı görevlilerinin idamında kullanılan usuldü.

İdam tarihi konusunda kaynaklar farklı günler verir. Kaynakların bir kısmı 9 Ekim 1595 tarihini kaydeder. Ekim ayı içinde gerçekleştiği konusunda kayıtlar birleşir.

Osmanlı tarih yazımında bu idam, dönemin merkezî yönetimindeki çekişmenin en çok tartışılan örneklerinden biridir. Tarihçi Naima, III. Mehmed'in sonradan hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu öğrendiğini ve karardan duyduğu üzüntüyü kaydeder.

Dönemin yazarlarından Selânikî de kayıtlarında ondan söz eder ve ölümünü devlet yönetimi bakımından kayıp olarak değerlendirir. Bu değerlendirmeler kaynaklar arasında farklılık gösterir; hangi tarafın haklı olduğu konusunda birleşme yoktur.

İdam edildiğinde Osmanlı Devleti Macaristan cephesinde savaş halindeydi ve Eflak seferi sürüyordu. Aynı ay içinde ordu Tuna'yı geçerken Yergöğü yakınındaki köprüde ağır kayıp verdi.

Cenazesi Eyüp'e defnedildi. Ölümünden önce yaptırmaya başladığı türbe tamamlanmamıştı; kaynaklar bu tamamlanmamış yapıya defnedildiğini kaydeder.

Üst düzey görevlilerin idamı, Osmanlı yönetiminde padişah hükmüne bağlıydı ve kararın uygulanması ayrı bir işlemdi. Ferhad Paşa'nın azli ile hükmün uygulanması arasında yaklaşık üç ay geçmesi, bu sürecin merkezde tartışıldığını gösteren veri olarak değerlendirilir. Aynı yıl içinde makamın dört kez el değiştirmesi, kararların ne kadar hızlı ters çevrilebildiğini de gösterir.

1588

Karabağ yönündeki harekât sürdürüldü; Gence alındı ve bölgede eyalet kuruldu.

Defni ve Türbesi

13 / 19 · 1 dk

Cenazesi İstanbul'da Eyüp'e defnedildi. Eyüp, Osmanlı döneminde devlet adamlarının defnedilmeyi tercih ettiği başlıca semtti; Eyüp Sultan Camii çevresinde çok sayıda türbe ve hazire bulunur.

Kaynaklar, ölümünden önce kendisi için bir türbe yaptırmaya başladığını ve yapının tamamlanmamış olduğunu kaydeder. İdamının ardından bu tamamlanmamış türbeye defnedildi.

Türbenin yeri, Eyüp'te Camii Kebir ile Feshane caddelerinin kesiştiği nokta olarak kaydedilir. Yapı, semtteki türbeler arasında sayılır.

Osmanlı uygulamasında idam edilen devlet adamlarının cenazelerinin usulüne göre defnedilmesi olağandı. Hükmün uygulanması ile defin, birbirinden ayrı işlemlerdi ve mal varlığına el konulması ayrı bir karara bağlıydı.

Ölümünden sonra sadaret makamı hızlı biçimde el değiştirmeye devam etti. 1595 yılı içinde makam dört kez sahip değiştirdi: Koca Sinan Paşa, Ferhad Paşa, yeniden Koca Sinan Paşa, Tekeli Lala Mehmed Paşa ve son olarak yine Koca Sinan Paşa.

Kaynaklarda adı, hem 1590 antlaşmasıyla hem de idamıyla birlikte anılır. İki olay da dönemin siyasetini anlatan çalışmalarda başlıca örnekler arasında yer alır.

Eyüp'teki hazire ve türbeler, on altıncı yüzyıl Osmanlı devlet adamlarının büyük bölümünün defnedildiği alandır. Aynı semtte Lala Mustafa Paşa'nın türbesi de bulunur. İki isim aynı yüzyılda doğu cephesinde serdarlık yapmış ve sadaret makamına gelmiştir; ikisinin de mezarı Eyüp'tedir.

Eserleri ve Vakıfları

14 / 19 · 1 dk

Serdar Ferhad Paşa'nın kariyeri büyük ölçüde cephede ve merkezî askerî görevlerde geçtiği için bıraktığı yapıların sayısı, aynı dönemin diğer sadrazamlarına göre sınırlıdır.

İstanbul'da Kumkapı semtinde bir cami yaptırdığı kaydedilir. Yapının Halvetiye tarikatı mensuplarının kullanımı için düzenlendiği ve dönemin bir şeyhi adına tahsis edildiği belirtilir.

Eyüp'teki türbesi, adına yapılan yapıların en bilinenidir. Ölümünden önce inşasına başlanmış, ancak tamamlanamamıştır. Yapı, Eyüp'teki türbeler arasında sayılır.

Doğu cephesinde serdarlık yaptığı dönemlerde kale inşası ve tamiri işlerini yürüttü. Gence'nin alınmasından sonra bölgede kurulan eyalet düzeni ve buradaki idari düzenlemeler, serdarlığı döneminin kayıtları arasındadır.

Cephede yürütülen kale ve idari düzenleme işleri, kalıcı yapı bırakmamakla birlikte belge düzeyinde iz bıraktı. Gence ve Karabağ'da hazırlanan defterler, bölgenin Osmanlı idari yapısına katılmasının kayıtlarıdır.

Adının Bosna'daki Ferhad Paşa Camii ve benzeri yapılarla ilişkilendirilmesi yaygın bir yanlıştır. Banaluka'daki cami, Bosna beylerbeyi Ferhad Paşa Sokolović'in eseridir ve iki isim birbirinden farklıdır.

Bıraktığı yapıların azlığı, kariyerinin neredeyse tamamının merkezî askerî görevlerde ve cephede geçmesiyle açıklanır. İki sadaret döneminin toplamı bir yılı ancak aşar; bu süre, aynı dönemin diğer sadrazamlarının kurduğu türden geniş bir vakıf düzeni için yeterli olmadı.

Hizmet Ettiği Padişahlar

15 / 19 · 1 dk

Serdar Ferhad Paşa'nın devlet hizmeti dört padişahın saltanatına yayılır. Saray hizmeti Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanatında geçti; kaynaklar 1566 yılındaki Zigetvar seferine katıldığını kaydeder. Bu sefer, Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferidir.

II. Selim'in saltanatında saraydan çıkarak taşra ve merkez görevlerine geçti. Kapıcıbaşılık ve mirahurluk görevlerinde bulunduğu dönem bu yıllara denk gelir. Bu dönemde henüz merkezde belirleyici bir konumu yoktu.

Kariyerinin en uzun ve en verimli bölümü III. Murad'ın saltanatındadır. 1582 yılında yeniçeri ağalığına, aynı yılın sonunda vezirliğe ve Rumeli beylerbeyiliğine getirildi. Doğu cephesindeki iki serdarlığı, 1590 antlaşması ve birinci sadareti bu saltanattadır.

III. Murad'ın saltanatında sadaret makamı sık sık el değiştirdi. Padişahın saray dışına çıkmaması ve kararların saray içinde alınması, vezirler arasındaki rekabetin merkezdeki ağırlığını artırdı. Ferhad Paşa'nın kariyeri bu düzenin içinde okunur.

III. Mehmed 1595 yılının ocak ayında tahta çıktı. Padişah değişikliği merkezdeki dengeleri yeniden kurdu ve Ferhad Paşa şubat ayında ikinci kez sadrazamlığa getirildi.

Aynı padişahın saltanatının ilk yılında görevden alındı ve idam edildi. Devlet hizmetinin tamamı, Osmanlı Devleti'nin doğuda en geniş sınırlarına ulaştığı ve batıda uzun bir savaşa girdiği döneme rastlar.

1590

On iki yıl süren Osmanlı Safevî savaşı imzalanan antlaşmayla sona erdi; antlaşma kaynaklarda onun adıyla da anılır.

1595 Yılında Sadaret Makamı

16 / 19 · 1 dk

1595 yılı, Osmanlı yönetim tarihinde sadaret makamının en hızlı el değiştirdiği yıllardan biridir. Makam bu yıl içinde dört kez sahip değiştirdi ve değişimlerin ikisinde Ferhad Paşa taraftı.

Yılın başında sadaret makamında Koca Sinan Paşa bulunuyordu. III. Murad ocak ayında öldü, yerine III. Mehmed tahta çıktı. 16 Şubat 1595 tarihinde Sinan Paşa görevden alındı ve makama Ferhad Paşa getirildi.

Ferhad Paşa 27 Nisan 1595 tarihinde Eflak seferine çıktı. Sefer sürerken, 7 Temmuz 1595 tarihinde görevden alındı ve mühür yeniden Koca Sinan Paşa'ya verildi.

Sinan Paşa seferi devraldı; Bükreş 28 Ağustos 1595 tarihinde alındı, Tırgovişte eylül ayında ele geçirildi. Dönüşte, 27 Ekim 1595 tarihinde ordu Tuna'yı geçerken Yergöğü yakınındaki köprüde ağır kayıp verildi.

19 Kasım 1595 tarihinde Sinan Paşa görevden alındı ve makama Tekeli Lala Mehmed Paşa getirildi. Yeni sadrazamın görevi dokuz gün sürdü ve ölümüyle sona erdi; 1 Aralık 1595 tarihinde mühür yeniden Sinan Paşa'ya verildi.

Ferhad Paşa, bu değişimlerin ortasında ekim ayında idam edildi. Aynı yıl içinde yaşanan bu hızlı değişim, dönemin merkezî yönetiminde makamın cephedeki gelişmelerden çok saray içindeki denge değişikliklerine göre el değiştirdiğini gösteren en açık örnektir.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

17 / 19 · 1 dk

Dönem kaynakları Serdar Ferhad Paşa'yı çalışkan ve tedbirli bir görevli olarak tarif eder. Bu tarif, özellikle doğu cephesindeki uzun serdarlık dönemine dayandırılır.

Askerî tarzının belirgin özelliği, harekâtı idari düzenlemeyle birlikte yürütmesidir. Gence'nin alınmasından sonra burada eyalet kurulması ve Eflak ile Boğdan'ın statüsünün değiştirilmesi, aynı yaklaşımın iki örneğidir. Ele geçirilen ya da yeniden düzenlenen yerlerde doğrudan merkeze bağlı bir yapı kurmaya yöneldi.

Diplomasi tarafı, 1590 antlaşmasının hazırlanmasında görülür. Görüşmeleri cephedeki komutan sıfatıyla yürüttü ve antlaşma kaynaklarda adıyla anıldı. Bu, Osmanlı serdarlarında sık görülen bir durum değildir.

Merkezdeki rekabette uzun süre ayakta kalamadı. İki sadaret döneminin toplamı bir yılı ancak aşar ve ikincisi idamla sonuçlandı.

Hakkındaki değerlendirmeler kaynaklar arasında ayrışır. Dönemin yazarlarından Selânikî olumlu kayıtlar düşer; Naima, padişahın sonradan iddiaların asılsız olduğunu öğrendiğini yazar. Diğer kaynaklar farklı değerlendirmeler yapar ve hangi tarafın haklı olduğu konusunda birleşme yoktur.

Kariyerinin tamamı III. Murad'ın saltanatına ve III. Mehmed'in ilk yılına denk gelir. Bu dönem, sadaret makamının en sık el değiştirdiği yıllardır ve onun kariyeri bu düzenin içinde okunur.

Mirası ve Tarihteki Yeri

18 / 19 · 1 dk

Serdar Ferhad Paşa'nın Osmanlı tarihindeki yeri, iki başlıkta toplanır. Birincisi doğu cephesindeki serdarlıkları, ikincisi 1595 yılındaki azli ve idamıdır.

Doğu cephesinde iki ayrı dönemde serdarlık yaptı. Gence ve Karabağ bu dönemlerde Osmanlı yönetimine bağlandı. On iki yıl süren savaşı bitiren 1590 antlaşması onun serdarlığı döneminde imzalandı ve kaynaklarda adıyla anıldı. Antlaşma, Osmanlı Devleti'nin doğuda ulaştığı en geniş sınırları kayda geçirdi.

Eflak ve Boğdan'ın statüsünde yaptığı değişiklik, iki bölgenin idari konumunda girişilen en kapsamlı düzenlemedir. Düzenleme kalıcı olmadı, ancak Osmanlı Devleti'nin Tuna'nın kuzeyindeki politikası üzerine yapılan çalışmalarda başlıca örnek olarak ele alınır.

Azli ve idamı, dönemin merkezî yönetimindeki çekişmenin en çok yazılan örneklerinden biridir. Sefer sürerken görevden alınması ve üç ay sonra idam edilmesi, sadaret makamının o yıllardaki istikrarsızlığını gösteren olaylar arasında sayılır.

Adı, aynı yüzyılda yaşayan Bosna beylerbeyi Ferhad Paşa Sokolović ile sık sık karıştırılır. İki kişi farklıdır; Banaluka'daki cami ve yapılar Bosna beylerbeyine aittir.

Eyüp'teki tamamlanmamış türbesi, adının bilinmesini sağlayan izler arasındadır. Kaynaklarda hem antlaşmayla hem de idamıyla birlikte anılmayı sürdürür.

1 Ağustos 1591

Birinci kez sadrazamlığa getirildi; selefi Koca Sinan Paşa'nın ikinci sadareti aynı gün sona erdi.

Aynı Yıllarda Dünya

19 / 19 · 1 dk

1580: İspanya ile Portekiz aynı hükümdarın yönetiminde birleşti; iki sömürge imparatorluğu tek elde toplandı.

1582: Papa XIII. Gregorius'un takvim düzenlemesi Katolik ülkelerde uygulanmaya başladı.

1584: Rusya'da Korkunç İvan öldü; ülke uzun bir iç karışıklık dönemine girdi.

1587: Safevî tahtına I. Abbas çıktı; batı sınırındaki savaşın bitirilmesi bu saltanatın ilk kararları arasındadır.

1588: İspanya donanması İngiltere seferinde ağır kayıp verdi.

1589: Fransa'da Bourbon hanedanı tahta çıktı; din savaşlarının son evresi başladı.

1592: Japonya'nın Kore'ye çıkarma yapmasıyla doğu Asya'da uzun bir savaş başladı.

1593: Osmanlı Devleti ile Habsburg Avusturyası arasında on üç yıl sürecek savaş başladı.

1595: Hollanda gemileri ilk kez doğu Hint adalarına ulaştı; Portekiz'in baharat ticaretindeki tekeli sarsıldı.

1596: III. Mehmed Eğri seferine bizzat çıktı; Haçova'da meydan muharebesi yapıldı.

Kronoloji

26 olay
  • 16. yüzyıl
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferi olan Zigetvar seferine katıldı.

  • Yeniçeri ağalığına getirildi.

  • İstanbul'da şehzade Mehmed için At Meydanı'nda sünnet düğünü düzenlendi.

  • Vezirlik rütbesi aldı ve Rumeli beylerbeyiliğine tayin edildi.

  • Doğu cephesinin serdarlığına getirildi; harekât Revan yöresi ile Azerbaycan'ın batı kesimini kapsadı.

  • Doğu cephesinde Tebriz, Özdemiroğlu Osman Paşa'nın serdarlığında alındı.

  • İkinci kez doğu cephesinin serdarlığına getirildi.

  • Karabağ yönündeki harekât sürdürüldü; Gence alındı ve bölgede eyalet kuruldu.

  • On iki yıl süren Osmanlı Safevî savaşı imzalanan antlaşmayla sona erdi; antlaşma kaynaklarda onun adıyla da anılır.

  • Birinci kez sadrazamlığa getirildi; selefi Koca Sinan Paşa'nın ikinci sadareti aynı gün sona erdi.

  • Birinci sadareti sona erdi; görev sekiz ay sürmüştü.

  • Bosna beylerbeyinin Sisak önlerindeki yenilgisi üzerine Avusturya'ya sefer kararı alındı ve on üç yıl sürecek savaş başladı.

  • Eflak voyvodası Mihal Osmanlı yönetimine karşı harekete geçti; Erdel ve Boğdan da karşı tarafa katıldı.

  • Estergon kalesi kuşatıldı ve savunma uzun süre direnemedi; Macaristan cephesindeki kayıplar merkezde tartışıldı.

  • Sefer sırasında Eflak ile Boğdan'ın voyvodalık statüsü kaldırıldı ve buralara doğrudan merkezden yönetici tayin edildi.

  • III. Murad öldü, yerine III. Mehmed tahta çıktı.

  • İkinci kez sadrazamlığa getirildi; selefi Koca Sinan Paşa'nın üçüncü sadareti aynı gün sona erdi.

  • Eflak seferine çıktı; sadaret mührü elinde kalmak üzere ordunun başında bulundu.

  • İstanbul'a döndü ve şehir dışındaki çiftliğinde kaldı; af talebini Valide Safiye Sultan aracılığıyla iletmeye çalıştığı kaydedilir.

  • Sefer sürerken sadaretten alındı; mühür Koca Sinan Paşa'ya verildi.

  • Bostancılar tarafından yakalandı ve Yedikule'ye hapsedildi.

  • Eflak seferini devralan Koca Sinan Paşa Bükreş'e girdi; harekât eylül ayında Tırgovişte'nin alınmasıyla sürdü.

  • Yedikule'de idam edildi. Kaynakların bir kısmı 9 Ekim 1595 tarihini verir.

  • Cenazesi Eyüp'te, ölümünden önce yaptırmaya başladığı ve tamamlanmamış olan türbeye defnedildi.

  • Eflak seferinden dönen ordu Tuna'yı geçerken Yergöğü yakınındaki köprüde ağır kayıp verdi.

  • Sadaret makamı aynı yıl içinde dördüncü kez el değiştirerek yeniden Koca Sinan Paşa'ya geçti.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 2 yıl
1 Ağustos 1591 - 4 Nisan 1592Padişah: III. Murad · Koca Sinan Paşa'nın ikinci sadaretinin sona ermesi üzerine göreve geldi. Doğu cephesindeki savaş bitmişti; dönemin başlıca meselesi akçenin gümüş içeriğinin düşmesiydi.
8 ay
16 Şubat 1595 - 7 Temmuz 1595Padişah: III. Mehmed · Koca Sinan Paşa'nın üçüncü sadaretinin sona ermesi üzerine göreve geldi. Eflak seferini yürüttü ve Eflak ile Boğdan'ın voyvodalık statüsünü değiştirdi. Sefer sürerken azledildi, mühür Sinan Paşa'ya verildi.
4 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

4 padişah

Savaşlar ve Seferler

5 kayıt
0Zafer
0Yenilgi
5Sonuçsuz
Zigetvar SeferiHabsburg Avusturyası · Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferidir; padişah kuşatma sırasında öldü. Ferhad Paşa'nın sefere katıldığı kaydedilir.
Kale alındı
Osmanlı Safevî SavaşıSafevî Devleti · İki ayrı dönemde doğu cephesinin serdarlığını üstlendi. Savaşı bitiren antlaşma onun serdarlığı döneminde imzalandı.
1590 antlaşmasıyla sona erdi
Doğu cephesi birinci serdarlığıSafevî Devleti · Kaynakların bir kısmına göre Revan kalesi bu dönemde Osmanlı yönetimine geçti. Serdarlığın ardından rütbesi düşürüldü.
Azerbaycan'ın batı kesiminde ilerleme sağlandı
Doğu cephesi ikinci serdarlığıSafevî Devleti · Gence'nin alınmasından sonra bölgede eyalet kuruldu. Barış görüşmeleri de bu dönemde yürütüldü.
Gence ve Karabağ Osmanlı yönetimine bağlandı
Eflak SeferiEflak voyvodası Mihal'in kuvvetleri · 27 Nisan 1595 tarihinde sefere çıktı. Eflak ile Boğdan'ın voyvodalık statüsü kaldırıldı; harekâtı Koca Sinan Paşa devraldı.
Sefer devam ederken görevden alındı

Antlaşmalar

1 antlaşma
İstanbul AntlaşmasıSafevî Devleti · On iki yıl süren savaşı bitirdi. Azerbaycan, Gürcistan, Şirvan, Karabağ ve Dağıstan'ın bir bölümü ile Tebriz Osmanlı Devleti'nde kaldı. Görüşmeleri cephedeki serdar olarak yürüttüğü için kaynaklarda Ferhad Paşa Antlaşması adıyla da anılır. İmza günü konusunda kaynaklar farklı tarihler verir.

Eserleri

4 eser
camiKumkapı'daki camiKumkapı, İstanbul · Halvetiye tarikatı mensuplarının kullanımı için düzenlendiği ve dönemin bir şeyhi adına tahsis edildiği kaydedilir.
türbeFerhad Paşa Türbesi1595 · Eyüp, İstanbul · Ölümünden önce inşasına başlandı, tamamlanamadı. İdamının ardından bu yapıya defnedildi; yeri Camii Kebir ile Feshane caddelerinin kesiştiği nokta olarak kaydedilir.
idari düzenlemeGence eyaletinin kurulması1588 · Gence · Şehrin alınmasından sonra bölgede kurulan eyalet ve defter düzenidir.
idari düzenlemeEflak ve Boğdan'ın idari düzenlemesi1595 · Eflak ve Boğdan · Voyvodalık statüsü kaldırıldı ve buralara doğrudan merkezden yönetici tayin edildi. Düzenleme kalıcı olmadı.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Serdar Ferhad Paşa

Sadrazamlık makamının alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Serdar Ferhad Paşa bu mührü iki kez aldı: 1 Ağustos 1591 ve 16 Şubat 1595 tarihlerinde. İkinci sadaretinde mührü Eflak seferine yanında götürdü; böylece sadrazamlık ile serdarlık aynı kişide birleşti. 7 Temmuz 1595 tarihinde sefer sürerken görevden alındı ve mühür Koca Sinan Paşa'ya verildi. Mührün aynı yıl içinde dört kez el değiştirmesi, dönemin merkezî yönetimindeki hızlı değişimin göstergesidir.

Aile Ağacı

2 kişi
Aile ağacı
Babası
Annesi
Serdar Ferhad PaşaSerdar Ferhad Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

10 kişi
M
III. MuradOsmanlı padişahı · 1574-1595Yeniçeri ağalığı, serdarlıkları ve birinci sadareti bu padişahın saltanatındadır
M
III. MehmedOsmanlı padişahı · 1595-1603İkinci sadareti, azli ve idamı bu padişahın saltanatının ilk yılındadır
KS
Koca Sinan PaşaSadrazam ve serdar · 1580-1596Uzun süreli rakibidir; sadaret makamı 1591 ve 1595 yıllarında ikisi arasında el değiştirdi
ÖO
Özdemiroğlu Osman PaşaSadrazam ve serdar · 1584-1585Aynı cephede farklı yıllarda serdarlık yaptılar; Tebriz onun serdarlığında alındı
LM
Lala Mustafa PaşaSadrazam ve serdar · 1578-15801578 doğu seferinin ilk serdarıdır; Ferhad Paşa aynı savaşın sonraki safhalarında serdarlık üstlendi
A
I. AbbasSafevî şahı · 1587-16291590 antlaşmasının karşı tarafındaki hükümdardır
SS
Safiye SultanValide sultan · 1595-1603Azlinden sonra af talebini onun aracılığıyla iletmeye çalıştığı kaydedilir
M
MihalEflak voyvodası · 1593-16011595 yılındaki Eflak seferinin karşı tarafındaki komutandır
SM
Selânikî Mustafa EfendiTarihçi · ö. 1600Dönemin olaylarını kaydeden çağdaş kaynaktır; Ferhad Paşa hakkında olumlu kayıtlar düşer
FP
Ferhad Paşa SokolovićBosna beylerbeyi · 1580-1588Aynı yüzyılda yaşayan ve adı sık sık karıştırılan ayrı bir kişidir; Banaluka'daki cami ve yapılar ona aittir

İlkler ve Enler

5 başlık
Adıyla anılan bir antlaşmaya imza koyan serdar1590 İstanbul Antlaşması
Eflak ile Boğdan'ın voyvodalık statüsünü kaldıran sadrazam1595
Sefer sürerken sadaretten alınan sadrazamlardan biri7 Temmuz 1595
Yeniçeri ağalığından vezirliğe ve sadarete uzanan kariyer1582 yeniçeri ağalığı, 1591 sadaret
Aynı yıl içinde sadaret makamının dört kez el değiştirdiği dönemin taraflarından biri1595

Osmanlı Sadrazamları

72 madde · sadaret sırasıyla
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışSerdar Ferhad Paşa ile Banaluka'daki camiyi yaptıran Ferhad Paşa aynı kişidir.
Doğruİki kişi farklıdır. Banaluka'daki cami ve yapılar Bosna beylerbeyi Ferhad Paşa Sokolović'e aittir; o sadrazamlık yapmamıştır. Sadrazam olan Serdar Ferhad Paşa 1591 ile 1592 ve 1595 yıllarında görev yaptı ve 1595 yılında idam edildi.
YanlışDoğum tarihi 1530'dur.
DoğruDoğum yılı kaynaklarda kayıtlı değildir. Bazı kayıtlarda geçen yıl, adı karıştırılan Bosna beylerbeyi Ferhad Paşa Sokolović'e aittir. Hakkındaki ilk kesin bilgi saray hizmetindeki görevlerine aittir.
Yanlış1590 antlaşmasını sadrazam olarak imzaladı.
DoğruAntlaşma imzalandığında sadaret makamında Koca Sinan Paşa bulunuyordu. Ferhad Paşa görüşmeleri cephedeki serdar sıfatıyla yürüttü ve antlaşma bu sebeple kaynaklarda onun adıyla da anıldı. Sadrazamlığa ilk kez ertesi yıl getirildi.
YanlışAzledildikten hemen sonra idam edildi.
DoğruAzil ile idam arasında yaklaşık üç ay geçti. 7 Temmuz 1595 tarihinde görevden alındı, bir süre şehir dışındaki çiftliğinde kaldı, ardından yakalanıp Yedikule'ye hapsedildi ve aynı yılın ekim ayında idam edildi.
YanlışEflak ve Boğdan'da yaptığı düzenleme kalıcı oldu.
DoğruVoyvodalık statüsünün kaldırılması uygulamada sürdürülemedi. Ferhad Paşa'nın azlinden sonra harekâtı devralan Koca Sinan Paşa sefere devam etti, ancak alınan yerlerde kalıcı bir düzen kurulamadı ve ordu 1595 yılının ekim ayında Tuna'ya çekildi.
YanlışDoğu cephesinde tek bir kez serdarlık yaptı.
Doğruİki ayrı dönemde serdarlık yaptı. Birincisi 1583 yılındadır ve ardından rütbesi düşürülmüştür. İkincisi 1586 yılında başlar, Gence ile Karabağ'ın alınmasını ve 1590 barış görüşmelerini kapsar.

Künye

Doğumbilinmiyor
ÖlümEkim 1595 (kaynakların bir kısmı 9 Ekim 1595 tarihini verir), Yedikule, İstanbulHicri 3 Safer 1004
GörevSadrazam, iki dönem: 1591-1592 ve 1595
SıraSadrazam
PadişahIII. Murad ve III. Mehmed
Babasıbilinmiyor
Memleketbilinmiyor
DefinFerhad Paşa Türbesi, Eyüp, İstanbul
UnvanVezîriâzam, Serdar

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Serdar Ferhad Paşa kaç kez sadrazam oldu?
İki kez sadrazamlık yaptı. Birinci dönemi 1 Ağustos 1591 tarihinde başladı ve sekiz ay sürerek 4 Nisan 1592 tarihinde sona erdi. İkinci dönemi 16 Şubat 1595 tarihinde başladı ve 7 Temmuz 1595 tarihindeki azliyle sona erdi.
Serdar Ferhad Paşa'nın kökeni nedir?
Kaynaklar ayrışır. 1590 tarihli bir Venedik elçilik raporu Sırp kökenli olduğunu yazar; Osmanlı kaynaklarının ve sonraki çalışmaların büyük bölümü Arnavut kökenli olduğunu kaydeder. Devşirme yoluyla saraya alındığı ve Enderun'da yetiştiği konusunda kayıtlar birleşir.
Serdar Ferhad Paşa ne zaman doğdu?
Doğum yılı ve doğum yeri kesin olarak bilinmez. Hakkındaki kayıtlar saray hizmetine girmesiyle başlar. Devşirme yoluyla saraya alınan görevlilerde doğum bilgisinin kayıtlı olmaması yaygın bir durumdur.
Serdar Ferhad Paşa neden serdar diye anılır?
Doğu cephesinde iki ayrı dönemde başkomutanlık yaptığı için bu sıfatla anılır. Birinci serdarlığı 1583 yılında, ikincisi 1586 yılında başladı. Serdar, seferde ordunun başında bulunan ve geniş yetkiyle donatılan komutandır.
1590 antlaşması neden Ferhad Paşa Antlaşması diye de anılır?
Barış görüşmelerini cephedeki serdar sıfatıyla o yürüttü. Antlaşma on iki yıl süren Osmanlı Safevî savaşını bitirdi ve Azerbaycan, Gürcistan, Şirvan, Karabağ ile Tebriz'in Osmanlı Devleti'nde kalmasını sağladı. İmza günü konusunda kaynaklar farklı tarihler verir.
Gence ne zaman alındı?
Ferhad Paşa'nın ikinci serdarlığı sırasında, 1588 yılında alındı. Şehir Kür nehri ile Karabağ arasındaki bölgenin merkeziydi. Alınmasının ardından burada bir eyalet kuruldu ve bölgeye Osmanlı idari düzeni getirildi.
Serdar Ferhad Paşa ile Koca Sinan Paşa arasındaki rekabet neydi?
İki paşa da doğu cephesinde serdarlık yapmış ve sadaret makamına gelmişti. Ferhad Paşa iki kez Sinan Paşa'nın yerine sadarete getirildi. 7 Temmuz 1595 tarihinde azledildiğinde mühür yeniden Sinan Paşa'ya verildi; kaynaklar bu kararda Sinan Paşa'nın merkezdeki girişimlerini sebep olarak gösterir.
1595 Eflak seferinde ne yaptı?
27 Nisan 1595 tarihinde sadaret mührü elindeyken sefere çıktı. Eflak voyvodası Mihal'in Osmanlı yönetimine karşı hareketinin bastırılması hedeflendi. Sefer sırasında Eflak ile Boğdan'ın voyvodalık statüsünü kaldırdı ve buralara doğrudan merkezden yönetici tayin etti.
Serdar Ferhad Paşa neden görevden alındı?
7 Temmuz 1595 tarihinde, sefer sürerken azledildi. Kaynaklar, karşı taraftaki voyvoda ile anlaşma içinde olduğu yolunda merkeze iletilen iddiaların karara etkili olduğunu kaydeder. İddiaların dayanağı ve kimler tarafından iletildiği konusunda kayıtlar ayrışır.
Serdar Ferhad Paşa ne zaman ve nasıl öldü?
1595 yılının ekim ayında Yedikule'de idam edildi. İnfaz boğdurma yoluyla yapıldı. İdam tarihi konusunda kaynaklar farklı günler verir; bir kısmı 9 Ekim 1595 tarihini kaydeder.
Serdar Ferhad Paşa nereye defnedildi?
İstanbul'da Eyüp'e defnedildi. Ölümünden önce kendisi için bir türbe yaptırmaya başlamıştı, ancak yapı tamamlanmamıştı; bu tamamlanmamış türbeye defnedildi. Yerin Camii Kebir ile Feshane caddelerinin kesiştiği nokta olduğu kaydedilir.
Serdar Ferhad Paşa hangi görevlerde bulundu?
Saray hizmetinden sonra kapıcıbaşılık ve mirahurluk yaptı. 1582 yılında yeniçeri ağalığına, aynı yılın 29 Aralık tarihinde vezirliğe ve Rumeli beylerbeyiliğine getirildi. Ardından iki kez doğu cephesinin serdarlığını ve iki kez sadaret makamını üstlendi.
Serdar Ferhad Paşa ile Bosna beylerbeyi Ferhad Paşa aynı kişi midir?
Değildir. Bosna beylerbeyi Ferhad Paşa Sokolović, Banaluka'daki cami ve yapılarla anılan ayrı bir kişidir ve sadrazamlık yapmamıştır. İki isim aynı yüzyılda yaşadığı için kaynaklarda ayrıca ayırt edilir.
Serdar Ferhad Paşa hangi eserleri bıraktı?
İstanbul'da Kumkapı semtinde bir cami yaptırdığı kaydedilir. Eyüp'teki tamamlanmamış türbesi adına yapılan yapıların en bilinenidir. Cephede yürüttüğü kale ve idari düzenleme işleri, Gence ve Karabağ'da hazırlanan defterlerle belge düzeyinde iz bırakmıştır.
İdamı hakkında kaynaklar ne diyor?
Tarihçi Naima, III. Mehmed'in sonradan hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu öğrendiğini ve karardan duyduğu üzüntüyü kaydeder. Dönemin yazarlarından Selânikî de kayıtlarında ondan söz eder. Değerlendirmeler kaynaklar arasında farklılık gösterir ve hangi tarafın haklı olduğu konusunda birleşme yoktur.

Son güncelleme: 6 Eylül 2026