Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul20°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Koca Yusuf Paşa
Sadrazamlar · Gerileme dönemi

Koca Yusuf Paşa

قوجه يوسف پاشا

Koca Yûsuf Paşa·Gürcü Yusuf Paşa

Sadaret 1786-1789 · 1791-1792Doğum 1730 dolayları, GürcistanÖlüm Haziran 1800, Cidde ya da Medine

Koca Yusuf Paşa, 1786-1789 ve 1791-1792 yıllarında sadrazamlık yapan, Yaş Antlaşması'nı imzalayan Osmanlı devlet adamı ve serdar-ı ekremdir.

70Yaşında öldü
2Kez sadrazam
2Padişaha hizmet
5Savaş ve sefer
1Eser
0Çocuk

Koca Yusuf Paşa Kimdir?

14 dk okuma

Koca Yusuf Paşa, 1730 yılı dolaylarında Gürcistan'da doğdu ve 1800 yılının haziran ayında Arabistan'daki görevi sırasında öldü. Devlet hizmetine merkez kalemlerinden ya da Enderun'dan değil, deniz ticareti çevresinden geldi; kariyerinin dönüm noktası, dönemin kaptanıderyası Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın hizmetine girmesidir.

Sadrazamlığa 25 Ocak 1786 tarihinde, I. Abdülhamid döneminde getirildi. Bir yıl beş ay sonra Rusya ile savaş başladı; ertesi yıl Avusturya da savaşa katıldı. Serdar-ı ekrem sıfatıyla ordunun başında bulundu, Avusturya cephesinde Muhadiye ve Şebeş taraflarında sonuç aldı, buna karşılık 17 Aralık 1788 tarihinde Özi kalesinin düşmesini önleyemedi.

Birinci sadareti 28 Mayıs 1789 tarihinde sona erdi. Bu tarihten önce, 7 Nisan 1789 tarihinde I. Abdülhamid ölmüş ve yerine III. Selim tahta çıkmıştı. Azlinden sonra kaptanıderyalığa ve çeşitli valiliklere tayin edildi.

İkinci kez, 1791 yılının şubat ayında sadrazamlığa getirildi. Aynı yılın temmuz ayında Maçin'de alınan sonucun ardından, ordunun ileri gelenleri barış görüşmelerine başlanmasını isteyen ortak imzalı bir mazbata düzenledi. Avusturya ile 4 Ağustos 1791 tarihinde Ziştovi Antlaşması, Rusya ile 9 Ocak 1792 tarihinde Yaş Antlaşması imzalandı. Yaş metninin Osmanlı tarafındaki imzası ona aittir.

1792 yılının mayıs ayı başında görevden alındı. Sonraki yıllarda Trabzon, Cidde ve Medine taraflarında görevlendirildi ve bu son görev bölgesinde öldü.

1730

Gürcistan'da doğdu. Doğum yılı kaynaklarda yaklaşık olarak verilir.

Kökeni ve İstanbul'a Gelişi

01 / 19 · 1 dk

Koca Yusuf Paşa Gürcü asıllıdır. Doğum yılı kesin olarak bilinmez; kaynaklar 1730 yılını ve 1730'lu yılları verir. Doğum günü ve ayı kayıtlı değildir.

İstanbul'a köle olarak getirildi. 1748 yılında deniz ticaretiyle uğraşan Hasan Kaptan adlı bir kişi tarafından satın alındı. Hasan Kaptan'ın yanında geçirdiği yıllar, hem denizcilik hem ticaret hayatını öğrenmesini sağladı.

Hizmet süresinin sonunda azat edildi. Azat edilmek, kölelikten çıkarak hür statüsüne geçmek demektir ve Osmanlı toplumunda bu geçişin ardından ticarete atılmak ya da devlet hizmetine girmek yaygındı.

Azat edildikten sonra Kasımpaşa semtinde bir kahvehane açtı ve deniz ticaretine girdi. Kasımpaşa, tersanenin bulunduğu semtti; burada iş kurmak, denizcilik çevresiyle sürekli temas anlamına geliyordu. Ticaret için sık sık Mısır'a gitti.

On sekizinci yüzyıl Osmanlı devlet adamlığında bu kariyer çizgisi az rastlanır bir örnektir. Sadrazamların büyük çoğunluğu Enderun'dan, Bâbıâli kalemlerinden ya da ilmiyeden gelir. Koca Yusuf Paşa ise tüccar ve denizci çevresinden yetişti; makama ulaşmasını sağlayan bağ da bu çevrede kuruldu.

Lakabı olan Koca kelimesi, dönemin kullanımında büyük ve yaşlı anlamlarını taşır ve aynı adı taşıyan diğer devlet adamlarından ayırt etmek için kullanılır.

Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile Tanışması

02 / 19 · 1 dk

Kariyerini belirleyen tanışma 1764 ile 1765 yılları arasında oldu. Ticaret işleri sırasında, sonradan kaptanıderyalığa yükselecek olan Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile tanıştı.

Cezayirli Gazi Hasan Paşa, 1770 yılındaki Çeşme baskınından sonra donanmanın yeniden kurulmasını yürüten isimdir. 1770 yılının ekim ve kasım aylarında kaptanıderyalığa getirildi ve bu görevi yirmi yıla yakın sürdürdü.

Hasan Paşa göreve gelince Koca Yusuf Paşa'nın da yolu açıldı. Önce hazinedarlığa getirildi; hazinedar, bir vezirin gelir ve giderlerini yöneten görevlidir. Ardından kapı kethüdalığı yaptı ve zamanla Hasan Paşa'nın en yakın adamı sayıldı.

Bu bağ, dönemin siyasî yapısını da gösterir. Cezayirli Gazi Hasan Paşa, sadrazam olmadığı halde uzun yıllar boyunca sadrazamların icraatında belirleyici bir isimdi; padişahın güvendiği ve donanmanın başında bulunan bir vezir olarak merkezî kararlarda ağırlığı vardı.

Koca Yusuf Paşa'nın sadrazamlığa gelişi de bu ağırlığın sonucu sayılır. Kendisinden önceki sadrazam Hazinedar Şahin Ali Paşa'nın kısa görevinin ardından, ocak 1786'da mühür ona verildi.

İki ismin ilişkisi ilerleyen yıllarda değişti. Savaş yıllarında cephe ile donanma arasındaki görüş ayrılıkları, ikisinin arasında da gerginlik doğurdu.

Vezirlik ve Mora Valiliği

03 / 19 · 1 dk

1785 yılında vezirlik rütbesi verildi ve Mora valiliğine tayin edildi. Vezirlik, üç tuğlu paşalık demektir ve sahibine eyalet valiliği ile ordu komutanlığı yolunu açar.

Mora, Yunanistan'ın güneyindeki yarımadadır ve on sekizinci yüzyılda hem denizden gelen tehdide açık hem de iç asayiş bakımından zor bir eyaletti. 1770 yılındaki ayaklanmanın izleri henüz silinmemişti.

Bu görev uzun sürmedi. Kaynaklar, yönetim tecrübesinin sınırlı kaldığı bir noktada sadarete getirildiğini kaydeder. Sadrazamlığa gelmeden önce ne uzun bir valilik geçmişi ne de sefer komutanlığı vardı.

Mühr-i hümayun 25 Ocak 1786 tarihinde kendisine verildi. Kaynakların bir kısmı tayin gününü 24 Ocak olarak yazar. Tayin, I. Abdülhamid'in saltanatının on ikinci yılına denk gelir.

Göreve geldiğinde devlet, Halil Hamid Paşa'nın 1785 yılındaki azlinden ve idamından sonraki dönemdeydi. Onun sadaretinde başlatılan askerî düzenlemeler sürüyor, Fransız uzmanlar hizmette bulunuyordu; buna karşılık Rusya ile uzlaşma ve zaman kazanma siyasetini savunan çizgi tasfiye edilmişti.

Bu tasfiye, dış siyasetin yönünü değiştirdi. Kırım'ın 1783 yılında Rusya'ya katılmasından doğan gerginlik, savaş yanlısı görüşün ağırlık kazanmasıyla birleşti.

1748

İstanbul'a köle olarak getirildi ve deniz ticaretiyle uğraşan Hasan Kaptan tarafından satın alındı.

Birinci Sadareti ve Savaş Kararı

04 / 19 · 1 dk

Birinci sadareti 25 Ocak 1786 tarihinde başladı ve 28 Mayıs 1789 tarihine kadar, üç yıl dört ay sürdü. Bu sürenin ilk bir buçuk yılı barış, kalanı savaş yıllarıdır.

Savaş kararına giden yol, Kırım meselesiyle başlar. Rusya 1783 yılında Kırım Hanlığı'nı kendi topraklarına kattığını ilan etmiş, Osmanlı Devleti hazırlıksız bir savaşa girmemek için ilhakı tanıyan bir senet vermişti. Bu karar İstanbul'da kalıcı bir hoşnutsuzluk bıraktı.

1787 yılında Rus imparatoriçesi II. Katerina'nın Kırım'a yaptığı gezi ve Avusturya imparatorunun bu geziye katılması, İstanbul'da iki devletin ortak hareket ettiği yönündeki değerlendirmeyi güçlendirdi.

Savaş yanlısı görüşün dayanağı, kaybedilen bölgenin geri alınabileceği düşüncesiydi. Karşı görüş ise hazırlığın tamamlanmadığını savunuyordu; bu görüşü savunan çizgi 1785 yılında tasfiye edilmişti.

Koca Yusuf Paşa savaş yanlısı hattın içinde yer aldı. Rus elçisi Yakov Bulgakov'un tutuklanması ve 19 Ağustos 1787 tarihinde savaş ilanıyla mücadele başladı.

Hazırlığın bir bölümü, ölümünden iki yıl önce Halil Hamid Paşa döneminde yığılmış mühimmata dayanıyordu. Kaynaklar, bu birikimin seferin ilk üç yılındaki ihtiyacı karşıladığını kaydeder.

Savaşın Başlaması ve Cepheler

05 / 19 · 1 dk

Savaş 19 Ağustos 1787 tarihinde ilan edildi. Rusya'nın müttefiki Avusturya, 1788 yılının şubat ayında savaşa katıldı ve mücadele iki cepheli hale geldi.

Kuzey cephesi, Karadeniz'in kuzey kıyısı ile Tuna ağzını kapsıyordu. Buradaki en önemli mevki, Dinyeper nehrinin denize döküldüğü yerdeki Özi kalesiydi. Batı cephesi ise Tuna'nın orta kesiminde, Belgrad ile Banat arasında uzanıyordu.

Koca Yusuf Paşa serdar-ı ekrem tayin edildi. Bu sıfat, padişah sefere çıkmadığında ordunun başında bulunan komutanın padişah yetkilerini taşıması demektir. Sadrazamın orduyla birlikte cepheye gitmesi, merkezdeki işlerin sadaret kaymakamına bırakılması sonucunu doğurur.

1788 yılının mayıs ayında Sofya'dan hareket etti. Emrindeki kuvvetin seksen bin kişi civarında olduğu kaydedilir. Ordu Tuna hattı boyunca ilerledi ve temmuz ayında nehri geçerek Banat bölgesine girdi.

Deniz tarafında Cezayirli Gazi Hasan Paşa görevliydi. Donanmanın işi, Karadeniz'in kuzeyindeki kalelere destek vermek ve Rus filosunu bu sularda tutmaktı.

Savaşın ilk yılı iki tarafın da kesin sonuç alamadığı bir denemeyle geçti. Belirleyici gelişmeler 1788 yılının sonunda ve sonraki iki yılda yaşandı.

Avusturya Cephesi: Muhadiye ve Şebeş

06 / 19 · 1 dk

1788 yılı yazında Avusturya cephesinde harekât başladı. Avusturya ordusunun başında imparator II. Josef bulunuyordu; bu, imparatorun bizzat sefere çıktığı ender durumlardan biriydi.

Osmanlı ordusu temmuz ayında Tuna'yı geçerek Banat bölgesine girdi. Avusturya tarafı ağustos ayında yirmi binin üzerinde kuvvetle karşı harekâta girişti.

Muhadiye ve Şebeş çevresindeki çarpışmalar bu seferin bilinen olaylarıdır. Osmanlı kuvvetleri Muhadiye kalesini ele geçirdi ve Şebeş yönünde ilerledi. Avusturya ordusu geri çekilmek zorunda kaldı.

Bu sonuçlar, Koca Yusuf Paşa'nın komutanlık kaydında olumlu tarafta yer alır. Kaynaklar, savaşın ilk yılında Avusturya cephesinde alınan sonuçları, aynı yıl kuzeyde yaşanan gelişmelerden ayrı değerlendirir.

Avusturya cephesindeki tablo 1789 yılında değişti. Belgrad, Avusturya mareşali Laudon tarafından üç haftalık bir harekâtla alındı. Bu gelişme, Koca Yusuf Paşa'nın azlinden sonraya rastlar.

Savaşın Avusturya ile olan kısmı, Fransa'daki gelişmelerin Viyana üzerindeki etkisiyle sona erdi. 4 Ağustos 1791 tarihinde imzalanan Ziştovi Antlaşması ile Avusturya aldığı yerlerin neredeyse tamamını geri verdi; elinde yalnızca Orsova kasabası ile Hırvatistan tarafındaki dar bir şerit kaldı.

1764

Azat edildikten sonra Kasımpaşa'da kahvehane açtı, deniz ticaretine girdi ve bu işler sırasında Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile tanıştı.

Özi Kalesinin Düşmesi

07 / 19 · 1 dk

Savaşın en ağır sonucu kuzey cephesinde alındı. Özi kalesi, Dinyeper nehrinin ağzında, Karadeniz'in kuzey kıyısındaki en önemli Osmanlı mevkiiydi. Kalenin elde tutulması, bölgedeki bütün savunma düzeninin dayanağıydı.

Rus kuvvetleri kaleyi 1788 yılının mayıs ayında kuşattı. Kuşatmayı Grigori Potemkin yönetti; kuvvetler arasında Aleksandr Suvorov ve Nikolay Repnin de bulunuyordu. Kalenin muhafızı Hüseyin Paşa'ydı, deniz tarafındaki destek Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın sorumluluğundaydı.

Kuşatma altı ay sürdü. 17 Aralık 1788 tarihinde yapılan son hücumla kale düştü. Eski takvime göre bu tarih 6 Aralık olarak da kaydedilir.

Kayıplar ağırdı. Kaynaklar, savunmadaki kayıpların toplamını yirmi bin, son hücumdaki ölü sayısını sekiz bin beş yüz ile dokuz bin beş yüz arasında, esir sayısını da dört binin üzerinde verir. Kale muhafızı esir düştü.

Kalenin düşmesi İstanbul'da büyük yankı uyandırdı. Sorumluluk tartışması hem serdar-ı ekreme hem donanmaya yöneldi; sadrazamın kaleye zamanında yardım ulaştıramadığı öne sürüldü.

Bu tartışma, birinci sadaretinin sonunu hazırlayan gelişmelerin başında gelir. Kalenin kaybı aynı zamanda Karadeniz'in kuzeyindeki dengenin savaş sonunda nasıl kurulacağını da belirledi.

Padişah Değişikliği ve Azli

08 / 19 · 1 dk

7 Nisan 1789 tarihinde I. Abdülhamid öldü ve yerine yeğeni III. Selim tahta çıktı. Yeni padişah, tahta çıkmadan önce de savaşın yürütülüşüne ilişkin görüşleriyle biliniyordu.

III. Selim ilk aylarda sadrazamı görevde bıraktı. Cephedeki hazırlıkların sürmesi ve sefer mevsiminin açılmış olması, ani bir değişikliği güçleştiriyordu.

28 Mayıs 1789 tarihinde görevden alındı. Azlin gerekçeleri arasında Özi'nin kaybı, savaşın gidişinden duyulan hoşnutsuzluk ve yeni padişahın kendi kadrosunu kurma isteği sayılır.

Yerine Cenaze Hasan Paşa getirildi. Onun döneminde 1 Ağustos 1789 tarihinde Focşani'de, 22 Eylül 1789 tarihinde Boze suyu kıyısında yapılan çarpışmalarda Osmanlı kuvvetleri geri çekildi; aynı yıl Belgrad Avusturya'nın eline geçti.

Azil, sürgün ya da mal varlığına el konulmasıyla sonuçlanmadı. Kısa süre sonra yeniden görev verildi: 19 Aralık 1789 tarihinde kaptanıderyalığa tayin edildi.

Kaptanıderyalık, donanmanın başındaki makamdır. Bu tayin, Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın 2 Ocak 1790 tarihinde sadrazamlığa getirilmesiyle boşalan makamın doldurulması sürecinin parçasıdır. Hasan Paşa'nın sadareti üç ay sürdü; 30 Mart 1790 tarihinde öldü.

İki Sadaret Arasındaki Görevler

09 / 19 · 1 dk

Birinci sadaretinden sonraki iki yıl, merkez dışında geçti. Kaptanıderyalığın ardından çeşitli eyalet valiliklerine tayin edildi; kaynaklarda Konya, Köstendil ve Bosna adları geçer.

Bu görevlerin ortak özelliği, hepsinin savaşın ihtiyaçlarına bağlı olmasıdır. Konya ve Köstendil, orduya asker ve iaşe sağlayan iç eyaletlerdi; Bosna ise Avusturya cephesinin batı ucunda, doğrudan cephe eyaletiydi.

Bu dönemde savaş devam etti. 1790 yılının aralık ayında İsmail kalesi Rus kuvvetlerinin eline geçti; Tuna ağzındaki bu kalenin kaybı, nehir hattındaki savunmayı daha da zorlaştırdı.

Sadaret makamı aynı iki yıl içinde birkaç kez el değiştirdi. Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın ölümünden sonra göreve gelen Çelebizade Şerif Hasan Paşa 1791 yılının şubat ayında görevden alındı.

Koca Yusuf Paşa ikinci kez sadrazamlığa bu boşluğun ardından getirildi. Kaynaklar tayin gününü 12, 15 ve 27 Şubat 1791 olarak farklı verir; ay ve yıl konusunda ayrılık yoktur.

İkinci sadaretine geldiğinde savaş dördüncü yılındaydı ve iki cepheden biri kapanmak üzereydi. Avusturya, Fransa'daki gelişmelerin etkisiyle savaştan çekilme yolunu arıyordu.

1770

Cezayirli Gazi Hasan Paşa kaptanıderyalığa getirildi; kendisi onun hazinedarlığına ve ardından kapı kethüdalığına tayin edildi.

İkinci Sadareti ve Maçin Muharebesi

10 / 19 · 1 dk

İkinci sadareti 1791 yılının şubat ayında başladı. Görevin ana meselesi savaşı sonlandırmaktı; askerî bir sonuç beklentisi kalmamıştı.

Sefer mevsimi açıldığında Rus kuvvetleri Tuna'nın güneyine geçti. Maçin, Tuna ağzına yakın bir kasabadır ve nehrin güney kıyısındaki savunmanın parçasıydı.

Çarpışma 1791 yılının temmuz ayında, 7 ile 9 Temmuz günleri arasında yapıldı. Rus kuvvetlerinin başında Nikolay Repnin bulunuyordu; emrinde Mihail Kutuzov ve diğer komutanlar vardı. Osmanlı ordusunun başında serdar-ı ekrem sıfatıyla Koca Yusuf Paşa, öncü birliklerin başında ise Tepedelenli Ali Paşa gibi isimler yer alıyordu.

Kuvvet oranı Osmanlı tarafının lehineydi; kaynaklar Rus kuvvetini otuz bin ile otuz altı bin, Osmanlı kuvvetini altmış dört bin ile seksen bin arasında verir. Buna karşılık Rus topçusunun ateşi ve taarruzu siperleri kırdı.

Osmanlı tarafının kaybı yaklaşık dört bin kişi ile otuz beş top olarak kaydedilir. Rus kayıpları bin kişi civarındadır.

Çarpışmanın ardından ateşkes görüşmeleri başladı. Kalas'ta imzalanan mütareke sekiz aylık bir ateşkes getirdi; kaynaklar mütarekenin tarihini 31 Temmuz ve 11 Ağustos 1791 olarak farklı verir.

Ordunun Barış Mazbatası

11 / 19 · 1 dk

Maçin'den sonra alınan karar, Osmanlı karar alma usulü bakımından dikkat çeken bir örnektir. Serdar-ı ekrem, barış görüşmelerine başlanması gerektiği yolundaki görüşü tek başına padişaha bildirmek yerine, ortak imzalı bir belge düzenlenmesini önerdi.

Ordunun ileri gelenleri sadrazamın otağında toplandı. Toplantıda askerî durumun değerlendirilmesi yapıldı ve zaferin beklenemeyeceği sonucuna varıldı.

Varılan sonuç bir mazbata halinde yazıldı ve toplantıya katılan herkes belgeyi imzaladı. Mazbata, bir kurulun ortak kararını gösteren resmî tutanağın adıdır.

Usulün amacı açıktı. Barış kararının sorumluluğu tek bir kişinin üzerinde kalmayacak, cephedeki bütün kumanda kademesinin ortak değerlendirmesi olarak İstanbul'a sunulacaktı. Kaynaklar bu yöntemin, savaş kararının tartışıldığı önceki dönemlerde görülmediğini kaydeder.

Belge İstanbul'daki kararı doğrudan etkiledi. Görüşmelere başlanması kabul edildi ve iki ayrı antlaşmanın yolu açıldı.

Aynı belge, savaşın sonunda ortaya çıkan tablonun devlet içinde nasıl değerlendirildiğini de gösterir. Ordunun kendi durumunu yazılı olarak bildirmesi, sonraki yıllarda III. Selim'in yürüteceği askerî düzenleme programının gerekçelerinden biri sayıldı.

Mazbatanın konusu yalnızca barış değildi. Belgede ordunun mevcut durumu, birliklerin eğitim ve tedarik eksikliği ve karşı taraftaki düzenin farkı da değerlendirildi. Cephedeki kumanda kademesinin bu tespitleri, savaşın bitiminden sonra İstanbul'da kurulacak yeni ordu tartışmasının çıkış noktalarından biri oldu.

Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları

12 / 19 · 1 dk

Savaş iki ayrı antlaşmayla sona erdi. Birincisi Avusturya, ikincisi Rusya ile imzalandı.

Ziştovi Antlaşması 4 Ağustos 1791 tarihinde imzalandı. Ziştovi, Tuna'nın güney kıyısındaki kasabadır. Antlaşmaya göre Avusturya savaş sırasında ele geçirdiği yerlerin neredeyse tamamını geri verdi; elinde yalnızca Orsova kasabası ve Hırvatistan tarafındaki dar bir şerit kaldı. Belgrad Osmanlı Devleti'ne döndü.

Avusturya'nın bu tutumunda, Fransa'daki gelişmelerin Viyana üzerindeki etkisi belirleyici oldu. Savaşı sürdürmek yerine doğu sınırını kapatmak tercih edildi.

Rusya ile görüşmeler Boğdan'ın merkezi Yaş şehrinde yapıldı. Yaş Antlaşması 9 Ocak 1792 tarihinde imzalandı; eski takvime göre bu tarih 29 Aralık 1791 olarak kaydedilir. Kaynakların bir kısmı imza gününü 10 Ocak 1792 olarak verir.

Osmanlı tarafındaki imza sadrazam sıfatıyla Koca Yusuf Paşa'ya, Rus tarafındaki imza Aleksandr Bezborodko'ya aittir.

Metin, 1774 yılındaki Küçük Kaynarca Antlaşması ile 1779 yılındaki Aynalıkavak düzenlemesinin hükümlerini teyit etti. Bu teyit, Kırım'ın Rusya'ya katılmasının Osmanlı Devleti tarafından kabul edildiği anlamına geliyordu.

İki antlaşma arasında beş ay vardır. Avusturya ile barışın önce imzalanması, Rusya ile yürütülen görüşmelerde Osmanlı tarafının tek cepheye yoğunlaşmasını sağladı; aynı gelişme, Rusya'nın da müttefiksiz kalmasıyla sonuçlandı.

21 Temmuz 1774

Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı; Kırım Hanlığı siyasî bakımdan bağımsız sayıldı.

Yaş Antlaşması'nın Hükümleri

13 / 19 · 1 dk

Antlaşma on üç maddeden oluşur. Metnin ana konusu sınır düzenlemesi ve önceki antlaşmaların teyididir.

Avrupa yakasındaki sınır Dinyester nehri olarak belirlendi. Dinyester ile Bug nehirleri arasındaki bölge, kaynaklarda Yedisan adıyla anılan alan, Rusya'ya bırakıldı. Bu düzenleme, Rusya'nın Karadeniz'in kuzey kıyısındaki hâkimiyetini tamamladı.

Özi kalesi ve çevresi Rusya'da kaldı. Kalenin bulunduğu bölgede kurulan liman şehri, sonraki yıllarda bu kıyının merkezi haline geldi.

Asya tarafındaki sınırda değişiklik yapılmadı; Kuban nehri hattı korundu. Anapa kalesi Osmanlı Devleti'ne geri verildi.

Kafkasya'ya ilişkin madde, Kartli Kaheti krallığının Rusya'nın himayesinde bulunduğunun kabulünü içerir. Bu hüküm, bölgedeki dengeyi uzun vadede etkileyen düzenlemelerdendir.

Eflak ve Boğdan'a ilişkin maddeler, savaş sırasında biriken borçların silinmesini ve Boğdan halkına iki yıllık vergi muafiyeti tanınmasını öngörür.

Antlaşma, Kırım'ın hukukî durumunu tartışma konusu olmaktan çıkardı. 1774 yılında bağımsız sayılan, 1783 yılında Rusya'ya katılan hanlığın yeni durumu bu metinle kabul edildi. Böylece 1768 yılında başlayan ve iki savaşa yayılan yirmi dört yıllık dönem kapandı.

Azli ve Son Görevleri

14 / 19 · 1 dk

Yaş Antlaşması'ndan yaklaşık dört ay sonra, 1792 yılının mayıs ayı başında görevden alındı. Kaynaklar azil gününü 3 ve 4 Mayıs olarak farklı verir. Yerine Damat Melek Mehmed Paşa getirildi.

Azil, savaşın sonuçlanmasının ardından yönetimin yeniden kurulmasıyla ilişkilidir. III. Selim, savaş bittikten sonra kendi düzenleme programını uygulayacak kadroyu oluşturmaya başladı; Nizâm-ı Cedîd adıyla anılan program bu dönemde şekillendi.

Azlin ardından cezaya çevrilen bir işlem yapılmadı. 1792 yılının mayıs ayında Trabzon valiliğine tayin edildi.

1793 yılının ocak ayında Cidde valiliğine gönderildi. Cidde, Kızıldeniz kıyısındaki liman şehridir ve Hicaz bölgesinin yönetim merkezlerinden biriydi. Aynı dönemde Medine muhafızlığı görevi de verildi.

Bu görevler kolay değildi. Arabistan'ın iç kesimlerinde yükselen hareket, Hicaz'daki Osmanlı yönetimi için sürekli bir mesele haline gelmişti. Kaynaklar, bölgedeki baskının görev süresini zorlaştırdığını ve kendisinin görevden ayrılmak istediğini kaydeder.

Bu son görev bölgesinde öldü. Sadaretten ayrılışı ile ölümü arasında sekiz yıl geçti; bu sürenin tamamı merkezden uzakta, taşra görevlerinde geçmiştir.

Görevden alınan sadrazamların uzak eyaletlere gönderilmesi olağan bir uygulamaydı. Bu yolla hem merkezdeki siyasî denge korunuyor hem de tecrübeli vezirlerden taşrada yararlanılıyordu. Hicaz görevleri, hac yollarının güvenliği sebebiyle her zaman ağırlık taşıyan tayinler arasındaydı.

Ölümü

15 / 19 · 1 dk

1800 yılının haziran ayında öldü. Hicrî takvime göre ölüm tarihi Muharrem 1215 olarak kaydedilir. Gün olarak kesin bir tarih verilmez.

Ölüm yeri konusunda kaynaklar ayrışır. Bir kısmı Cidde'yi, bir kısmı Medine'yi kaydeder. İki yer de aynı dönemde üzerinde bulunduğu görev bölgesindedir.

Ölümü ani oldu. Kaynaklar, görevindeki zorlukların sürdüğü bir dönemde öldüğünü belirtir.

Sadrazamlıktan ayrılışının üzerinden sekiz yıl geçmişti. Bu süre içinde İstanbul'a dönmedi; bütün görevleri merkezden uzakta, doğu ve güney eyaletlerinde oldu.

Ölümünün ardından adı, on sekizinci yüzyılın son savaşının sadrazamı olarak anıldı. İki sadaret döneminin toplamı dört yıl beş ayı bulur ve bu sürenin neredeyse tamamı savaş yıllarına denk gelir.

Aynı yıllarda İstanbul'da III. Selim'in askerî düzenleme programı sürüyordu. Nizâm-ı Cedîd adıyla kurulan yeni ordu, savaşın sonunda ortaya çıkan tablonun doğrudan sonucudur; ordunun barış mazbatasında ifade edilen değerlendirme, bu programın gerekçeleri arasında sayılır.

Defin yeri kaynaklarda açıkça kaydedilmez. Ölüm yerinin de tartışmalı olması, kabrinin nerede bulunduğuna dair kesin bir bilgi verilmesini engeller. Bu durum, merkezden uzakta ölen Osmanlı vezirlerinde sık görülür.

1783

Rusya Kırım'ı kendi topraklarına kattığını ilan etti.

Hayratı ve Çeşmesi

16 / 19 · 1 dk

En bilinen eseri, İstanbul'daki sebil ve çeşmedir. Yapı 1786 yılında, sadrazamlığının ilk yılında inşa edildi.

Çeşme barok üslupta yapılmıştır. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı mimarisinde yaygınlaşan bu üslup, kıvrımlı hatları, kabartma süslemeleri ve geniş saçakları ile tanınır.

Yapının düzeni kendine özgüdür: ortada bir çeşme, iki yanında pencereli birer sebil bulunur. Sebil, yoldan geçenlere karşılıksız su dağıtılan yapıdır ve pencereli bölümlerden hizmet verilir.

Çeşme ilk yapıldığında Fındıklı Camii önündeydi. Yirminci yüzyılda yol çalışmaları sırasında yerinden alındı ve 1956 yılında Kabataş'ta, Meclisimebusan Caddesi üzerindeki bugünkü yerine taşındı.

Saçak altındaki kitabede I. Abdülhamid'in adı geçer. Bu, yapının padişahın saltanatı sırasında hayrat olarak yaptırıldığını gösteren alışılmış bir uygulamadır.

On sekizinci yüzyıl sadrazamlarının çoğu adını cami, kütüphane ya da külliye gibi büyük yapılarla yaşattı. Koca Yusuf Paşa'nın sadaretinin savaş yıllarına denk gelmesi, hayratının bu ölçekte kalmasının sebebi olarak gösterilir. Çeşme bugün ayaktadır ve onun adını taşır.

Sebil geleneği, İstanbul'un su mimarisinin parçasıdır. Şehirde yaz aylarında yoldan geçenlere su dağıtılan bu yapılar, kurucularının vakıf gelirleriyle işletilirdi; görevlisi, su kapları ve dağıtım düzeni vakfiyede belirlenirdi.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

17 / 19 · 1 dk

Hakkındaki değerlendirmeler ayrışır. Bir kısım kaynak, dönemin komutanları arasında ön sıralarda sayar ve Avusturya cephesinde alınan sonuçları buna dayanak gösterir.

Bir kısım kaynak ise askerî bilgisinin ve yönetim tecrübesinin sınırlı kaldığını kaydeder. Bu değerlendirmeye göre, sadarete geldiğinde ne uzun bir valilik geçmişi ne de sefer komutanlığı vardı; kariyeri ticaret ve donanma çevresinde geçmişti.

Dönemin kayıtlarında yer alan bir başka değerlendirme, kadro sıkıntısına işaret eder. Buna göre makam için elde bulunan adaylar arasından seçilmiş bir isimdi ve tercihin gerekçesi kişisel yeterlilikten çok mevcut imkânlardı.

Karar alma yönteminde ortak sorumluluğu tercih ettiği görülür. Maçin'den sonra düzenlenen barış mazbatası bunun en açık örneğidir: kararı tek başına üstlenmek yerine, cephedeki bütün kumanda kademesinin imzasını taşıyan bir belge hazırlattı.

Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile kurduğu bağ, kariyerinin başında yükselişini sağladı. Savaş yıllarında cephe ile donanma arasındaki görüş ayrılıkları bu ilişkiyi zorladı.

Köle olarak gelip sadarete ulaşması, Osmanlı devlet düzeninde makamların doğuma değil hizmete bağlı olduğunu gösteren örnekler arasında anılır.

Mirası ve Tarihteki Yeri

18 / 19 · 1 dk

Koca Yusuf Paşa, on sekizinci yüzyılın son büyük savaşının başında ve sonunda bulunan sadrazamdır. Savaş onun birinci sadaretinde başladı, ikinci sadaretinde imzalanan iki antlaşmayla sona erdi.

Yaş Antlaşması, Kırım meselesini hukuken kapattı. 1774 yılında bağımsız sayılan hanlığın 1783 yılında Rusya'ya katılması, bu metinle Osmanlı Devleti tarafından kabul edildi. Böylece 1768 yılında açılan ve iki ayrı savaşa yayılan dönem tamamlandı.

Dinyester nehrinin sınır olarak belirlenmesi, Karadeniz'in kuzey kıyısındaki düzeni kesinleştirdi. Bu kıyıda kurulan liman şehirleri, sonraki yüzyılda bölgenin ticaret merkezleri haline geldi.

Savaşın sonunda ortaya çıkan tablo, III. Selim'in askerî düzenleme programının doğrudan gerekçesi oldu. Nizâm-ı Cedîd adıyla kurulan yeni ordu, savaşın gösterdiği eksikliklere karşılık olarak tasarlandı. Ordunun Maçin'den sonra düzenlediği mazbata, bu değerlendirmenin cephede yazılı hale gelmiş biçimidir.

Kendi adıyla anılan tek yapı İstanbul'daki sebil ve çeşmedir. 1786 yılında yapılan ve 1956 yılında Kabataş'a taşınan yapı bugün ayaktadır.

Köle olarak İstanbul'a getirilip iki kez sadrazamlığa yükselmesi, biyografisinin en çok anılan yönüdür. Bu çizgi, Osmanlı yönetim düzeninin kapalı bir zümreye dayanmadığını gösteren örnekler arasında sayılır.

1785

Vezirlik rütbesi verildi ve Mora valiliğine tayin edildi.

Aynı Yıllarda Dünya

19 / 19 · 1 dk

1783: Rusya Kırım'ı ilhak ettiğini ilan etti.

1787: Kuzey Amerika'da Birleşik Devletler anayasası kabul edildi.

1789: Fransa'da ihtilal başladı; aynı yıl İstanbul'da III. Selim tahta çıktı.

1790: Avusturya imparatoru II. Josef öldü, yerine II. Leopold geçti.

1791: Avusturya ile Ziştovi Antlaşması imzalandı ve Belgrad Osmanlı Devleti'ne döndü.

1792: Rusya ile Yaş Antlaşması imzalandı; aynı yıl Fransa ile Avusturya arasında savaş başladı.

1793: İstanbul'da Nizâm-ı Cedîd ordusunun kuruluş düzenlemeleri yayımlandı.

1796: Rusya'da II. Katerina öldü, yerine I. Pavel geçti.

Kronoloji

37 olay
  • 18. yüzyıl
  • Gürcistan'da doğdu. Doğum yılı kaynaklarda yaklaşık olarak verilir.

  • İstanbul'a köle olarak getirildi ve deniz ticaretiyle uğraşan Hasan Kaptan tarafından satın alındı.

  • Azat edildikten sonra Kasımpaşa'da kahvehane açtı, deniz ticaretine girdi ve bu işler sırasında Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile tanıştı.

  • Cezayirli Gazi Hasan Paşa kaptanıderyalığa getirildi; kendisi onun hazinedarlığına ve ardından kapı kethüdalığına tayin edildi.

  • Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı; Kırım Hanlığı siyasî bakımdan bağımsız sayıldı.

  • Rusya Kırım'ı kendi topraklarına kattığını ilan etti.

  • Vezirlik rütbesi verildi ve Mora valiliğine tayin edildi.

  • İstanbul'da Fındıklı Camii önüne sebil ve çeşmesini yaptırdı.

  • Birinci kez sadrazamlığa getirildi; mühr-i hümayunu I. Abdülhamid'den aldı. Kaynakların bir kısmı tayin gününü 24 Ocak olarak verir.

  • Rus elçisi Yakov Bulgakov'un tutuklanmasının ardından Rusya'ya savaş ilan edildi.

  • Avusturya Rusya'nın müttefiki olarak savaşa katıldı; mücadele iki cepheli hale geldi.

  • Serdar-ı ekrem sıfatıyla Sofya'dan hareket etti; emrindeki kuvvetin seksen bin kişi civarında olduğu kaydedilir.

  • Rus kuvvetleri Özi kalesini kuşatmaya başladı.

  • Osmanlı ordusu Tuna'yı geçerek Banat bölgesine girdi.

  • Avusturya cephesinde Muhadiye ve Şebeş çevresinde çarpışmalar oldu; Muhadiye ele geçirildi ve Avusturya ordusu geri çekildi.

  • Özi kalesi altı aylık kuşatmanın ardından düştü; kale muhafızı Hüseyin Paşa esir alındı. Eski takvimde tarih 6 Aralık olarak kaydedilir.

  • Belgrad, Avusturya mareşali Laudon tarafından üç haftalık bir harekâtla alındı.

  • I. Abdülhamid öldü, yerine III. Selim tahta çıktı.

  • Sadrazamlıktan azledildi; yerine Cenaze Hasan Paşa getirildi.

  • Focşani'de yapılan çarpışmada Osmanlı kuvvetleri geri çekildi.

  • Boze suyu kıyısındaki çarpışmada Osmanlı kuvvetleri geri çekildi.

  • Kaptanıderyalığa tayin edildi.

  • Konya, Köstendil ve Bosna taraflarında valilik görevlerinde bulundu.

  • Cezayirli Gazi Hasan Paşa sadrazamlığa getirildi.

  • Cezayirli Gazi Hasan Paşa öldü; sadaret üç ay sürdü.

  • İsmail kalesi Rus kuvvetlerinin eline geçti.

  • Ordunun ileri gelenleri sadrazamın otağında toplanarak barış görüşmelerine başlanmasını isteyen ortak imzalı mazbatayı düzenledi.

  • İkinci kez sadrazamlığa getirildi. Kaynaklar tayin gününü 12, 15 ve 27 Şubat olarak farklı verir.

  • Maçin'de Nikolay Repnin komutasındaki Rus kuvvetleriyle yapılan çarpışmada Osmanlı ordusu geri çekildi.

  • Kalas'ta sekiz aylık mütareke imzalandı. Kaynaklar tarihi 31 Temmuz ve 11 Ağustos olarak farklı verir.

  • Avusturya ile Ziştovi Antlaşması imzalandı; Belgrad Osmanlı Devleti'ne döndü.

  • Yaş Antlaşması imzalandı; Osmanlı tarafındaki imza kendisine, Rus tarafındaki imza Aleksandr Bezborodko'ya aittir. Eski takvimde tarih 29 Aralık 1791'dir.

  • Sadrazamlıktan azledildi; yerine Damat Melek Mehmed Paşa getirildi. Kaynaklar azil gününü 3 ve 4 Mayıs olarak farklı verir.

  • Trabzon valiliğine tayin edildi.

  • Cidde valiliğine gönderildi; aynı dönemde Medine muhafızlığı görevi de verildi.

  • 19. yüzyıl
  • Görev bölgesinde öldü. Kaynakların bir kısmı ölüm yerini Cidde, bir kısmı Medine olarak verir.

  • 20. yüzyıl
  • Fındıklı Camii önündeki sebil ve çeşmesi Kabataş'ta Meclisimebusan Caddesi üzerindeki bugünkü yerine taşındı.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 4 yıl
25 Ocak 1786 - 28 Mayıs 1789Padişah: I. Abdülhamid ve III. Selim · Serdar-ı ekrem sıfatıyla ordunun başında bulundu. Kaynakların bir kısmı tayin gününü 24 Ocak 1786 olarak verir.
3 yıl 4 ay
Şubat 1791 - Mayıs 1792Padişah: III. Selim · Tayin günü kaynaklarda 12, 15 ve 27 Şubat 1791 olarak farklı verilir; azil günü 3 ve 4 Mayıs 1792 olarak kaydedilir. Ziştovi ve Yaş antlaşmaları bu dönemde imzalandı.
1 yıl 3 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

2 padişah

Savaşlar ve Seferler

5 kayıt
0Zafer
0Yenilgi
5Sonuçsuz
1787-1792 Osmanlı Rus SavaşıRusya · Savaş birinci sadaretinde başladı, ikinci sadaretinde imzalanan antlaşmayla bitti. Serdar-ı ekrem sıfatıyla ordunun başında bulundu.
Yaş Antlaşması ile sona erdi
Banat seferi ve MuhadiyeAvusturya · Ordu mayıs ayında Sofya'dan hareket etti, temmuz ayında Tuna'yı geçerek Banat bölgesine girdi.
Muhadiye ele geçirildi, Avusturya ordusu geri çekildi
Özi kalesinin savunmasıRusya · Altı ay süren kuşatmayı Grigori Potemkin yönetti. Kale muhafızı Hüseyin Paşa esir alındı.
Kale 17 Aralık 1788 tarihinde düştü
1788-1791 Osmanlı Avusturya SavaşıAvusturya · Avusturya 1788 yılının şubat ayında Rusya'nın müttefiki olarak savaşa katıldı; savaşın sonunda aldığı yerlerin neredeyse tamamını geri verdi.
Ziştovi Antlaşması ile sona erdi
Maçin MuharebesiRusya · Rus kuvvetlerinin başında Nikolay Repnin bulunuyordu. Osmanlı kaybı yaklaşık dört bin kişi ve otuz beş top olarak kaydedilir.
Osmanlı ordusu geri çekildi

Antlaşmalar

3 antlaşma
Ziştovi AntlaşmasıAvusturya · Avusturya savaşta ele geçirdiği yerlerin neredeyse tamamını geri verdi; elinde Orsova kasabası ile Hırvatistan tarafındaki dar bir şerit kaldı. Belgrad Osmanlı Devleti'ne döndü.
Kalas MütarekesiRusya · Maçin'in ardından imzalandı ve sekiz aylık ateşkes getirdi. Kaynaklar tarihi 31 Temmuz ve 11 Ağustos 1791 olarak farklı verir.
Yaş AntlaşmasıRusya · On üç maddeden oluşur. Osmanlı tarafındaki imza Koca Yusuf Paşa'ya, Rus tarafındaki imza Aleksandr Bezborodko'ya aittir. Küçük Kaynarca Antlaşması ile Aynalıkavak düzenlemesinin hükümleri teyit edildi, Avrupa yakasındaki sınır Dinyester nehri olarak belirlendi.

Eserleri

1 eser
sebil ve çeşmeKoca Yusuf Paşa Sebili ve Çeşmesi1786 · Kabataş, İstanbul · Barok üslupta yapıldı; ortada çeşme, iki yanında pencereli birer sebil bulunur. İlk yeri Fındıklı Camii önüydü, 1956 yılında Meclisimebusan Caddesi üzerindeki bugünkü yerine taşındı. Saçak altındaki kitabede I. Abdülhamid'in adı geçer.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Koca Yusuf Paşa

Sadrazamlığın alameti, padişah adına kullanılan mühr-i hümayundur. Koca Yusuf Paşa mührü iki kez aldı: 25 Ocak 1786 tarihinde I. Abdülhamid'den, 1791 yılının şubat ayında III. Selim'den. İki dönemde de mühürle birlikte serdar-ı ekremlik verildi; bu sıfat, padişah sefere çıkmadığında ordunun başında bulunan komutanın padişah yetkilerini taşıması demektir. Mühür birinci dönemde 28 Mayıs 1789, ikinci dönemde 1792 yılının mayıs ayı başında geri alındı; iki azil de mal varlığına el konulmasıyla sonuçlanmadı.

Aile Ağacı

2 kişi
Aile ağacı
Babası
Annesi
Koca Yusuf PaşaKoca Yusuf Paşa
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan

Çağdaşları

10 kişi
A
I. AbdülhamidOsmanlı padişahı · 1774-1789Birinci sadaretinin mührünü ondan aldı; savaş onun saltanatında başladı
S
III. SelimOsmanlı padişahı · 1789-1807Birinci sadaretini sona erdirdi, iki yıl sonra yeniden göreve getirdi
CG
Cezayirli Gazi Hasan PaşaKaptanıderya ve sadrazam · 1770-1790Kariyerinin başında hizmetine girdiği isimdir; 1790 yılında üç ay sadrazamlık yaptı
HH
Halil Hamid PaşaSadrazam · 1782-1785Kendisinden önceki dönemin askerî düzenlemelerini yürüten sadrazamdır
K
II. KaterinaRusya imparatoriçesi · 1762-1796Savaşın Rus tarafındaki hükümdarıdır
J
II. JosefAvusturya imparatoru · 1780-17901788 yılındaki Banat seferinde Avusturya ordusunun başında bulundu
GP
Grigori PotemkinRus mareşali · 1787-1791Özi kuşatmasını yöneten Rus komutandır
NR
Nikolay RepninRus komutanı · 1791Maçin'deki Rus kuvvetlerinin başında bulundu
AB
Aleksandr BezborodkoRus devlet adamı · 1792Yaş Antlaşması'nın Rus tarafındaki imza sahibidir
TA
Tepedelenli Ali PaşaOsmanlı komutanı ve valisi · 1791Maçin'de öncü birlikler arasında adı geçen komutanlardandır

İlkler ve Enler

5 başlık
Köle olarak İstanbul'a getirilip iki kez sadrazamlığa yükselen devlet adamı1786 ve 1791
Deniz ticareti çevresinden gelip sadarete ulaşan sadrazam25 Ocak 1786
Kırım'ın Rusya'ya katılmasını antlaşma metniyle kabul eden imzayı atan sadrazam9 Ocak 1792
Barış kararını ordunun ortak imzalı mazbatasıyla İstanbul'a bildiren serdar-ı ekrem1791
Aynı savaşın hem başında hem sonunda sadrazam olarak bulunan devlet adamı1787-1792

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

6 madde

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışYaş Antlaşması ile Kırım ilk kez Rusya'ya bırakıldı.
DoğruKırım Hanlığı 1774 yılındaki Küçük Kaynarca Antlaşması ile siyasî bakımdan bağımsız sayılmış, Rusya hanlığı 1783 yılında kendi topraklarına katmıştı. Yaş Antlaşması bu durumu ve önceki antlaşmaların hükümlerini teyit etti; yeni bir devir işlemi getirmedi.
YanlışKoca Yusuf Paşa saray ya da kalem yolundan yetişti.
Doğruİstanbul'a köle olarak getirildi, azat edildikten sonra Kasımpaşa'da kahvehane açtı ve deniz ticaretine girdi. Devlet hizmetine, Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın hazinedarı olarak girdi. Sadarete geldiğinde uzun bir valilik geçmişi ya da sefer komutanlığı yoktu.
Yanlış1787 yılında başlayan savaş tek cephede geçti.
DoğruRusya ile başlayan savaşa, 1788 yılının şubat ayında Avusturya da katıldı ve mücadele iki cepheli hale geldi. Savaş iki ayrı metinle sona erdi: 4 Ağustos 1791 tarihinde Avusturya ile Ziştovi, 9 Ocak 1792 tarihinde Rusya ile Yaş antlaşmaları.
YanlışKoca Yusuf Paşa azledildikten sonra cezalandırıldı.
Doğruİki azli de sürgün ya da mal varlığına el konulmasıyla sonuçlanmadı. Birinci azlinden yedi ay sonra kaptanıderyalığa, ikinci azlinden hemen sonra Trabzon valiliğine tayin edildi. Sonraki yıllarda Cidde valiliği ve Medine muhafızlığı görevlerinde bulundu.
YanlışBarış kararını sadrazam kendi başına aldı.
DoğruMaçin'den sonra ordunun ileri gelenleri sadrazamın otağında toplandı ve varılan sonuç ortak imzalı bir mazbata halinde yazıldı. Koca Yusuf Paşa kararın tek bir kişinin üzerinde kalmaması için bu usulü önerdi; belge İstanbul'daki kararı doğrudan etkiledi.
YanlışKabataş'taki çeşme yapıldığı günden beri aynı yerdedir.
DoğruSebil ve çeşme 1786 yılında Fındıklı Camii önünde yapıldı. Yirminci yüzyıldaki yol çalışmaları sırasında yerinden alındı ve 1956 yılında Kabataş'ta Meclisimebusan Caddesi üzerindeki bugünkü yerine taşındı.

Künye

Doğum1730 dolayları, Gürcistan
ÖlümHaziran 1800, Cidde ya da Medine
GörevSadrazam, 25 Ocak 1786 - 28 Mayıs 1789 ve Şubat 1791 - Mayıs 1792
SıraSadrazam
PadişahI. Abdülhamid, III. Selim
Babasıbilinmiyor
MemleketGürcistan
Definbilinmiyor
UnvanVezîriâzam, Serdar-ı Ekrem, Kaptanıderya

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Koca Yusuf Paşa hangi yıllarda sadrazamlık yaptı?
İki ayrı dönemde görev yaptı. Birincisi 25 Ocak 1786 ile 28 Mayıs 1789 arasında, ikincisi 1791 yılının şubat ayı ile 1792 yılının mayıs ayı arasındadır. İki dönemin toplamı dört yıl beş ayı bulur.
Koca Yusuf Paşa nereli ve nasıl yükseldi?
Gürcü asıllıdır ve 1730 yılı dolaylarında doğdu. İstanbul'a köle olarak getirildi, 1748 yılında deniz ticaretiyle uğraşan Hasan Kaptan tarafından satın alındı ve sonradan azat edildi. Kasımpaşa'da kahvehane açıp deniz ticaretine girdi, bu işler sırasında tanıştığı Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın hizmetine girerek yükseldi.
Koca Yusuf Paşa'nın Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile ilişkisi neydi?
Kariyerinin dönüm noktası bu tanışmadır. Hasan Paşa 1770 yılında kaptanıderyalığa getirilince Koca Yusuf Paşa önce hazinedarlığa, ardından kapı kethüdalığına tayin edildi ve onun en yakın adamı sayıldı. Sadrazamlığa gelişi de Hasan Paşa'nın merkezdeki ağırlığının sonucu olarak değerlendirilir.
Koca Yusuf Paşa döneminde Rusya ile savaş neden başladı?
Rusya'nın 1783 yılında Kırım'ı kendi topraklarına katması İstanbul'da kalıcı bir hoşnutsuzluk bırakmıştı. 1787 yılında Rus imparatoriçesinin Kırım'a yaptığı gezi ve Avusturya imparatorunun bu geziye katılması, iki devletin ortak hareket ettiği yönündeki değerlendirmeyi güçlendirdi. Rus elçisi Yakov Bulgakov'un tutuklanmasının ardından 19 Ağustos 1787 tarihinde savaş ilan edildi.
Serdar-ı ekrem ne demektir?
Serdar-ı ekrem, padişah sefere çıkmadığında ordunun başında bulunan ve padişahın yetkilerini taşıyan başkomutandır. Koca Yusuf Paşa iki sadaret döneminde de bu sıfatı taşıdı. Sadrazamın orduyla cepheye gitmesi, merkezdeki işlerin sadaret kaymakamına bırakılması anlamına gelirdi.
Özi kalesi ne zaman düştü ve sonuçları ne oldu?
Rus kuvvetleri kaleyi 1788 yılının mayıs ayında kuşattı, altı ay sonra 17 Aralık 1788 tarihinde yapılan son hücumla kale düştü. Kuşatmayı Grigori Potemkin yönetti, kale muhafızı Hüseyin Paşa esir alındı. Kalenin kaybı İstanbul'da büyük yankı uyandırdı ve azline giden gelişmelerin başında sayılır.
Koca Yusuf Paşa neden 1789 yılında azledildi?
7 Nisan 1789 tarihinde I. Abdülhamid öldü ve yerine III. Selim tahta çıktı. Yeni padişah bir süre sonra, 28 Mayıs 1789 tarihinde sadrazamı görevden aldı. Azlin gerekçeleri arasında Özi'nin kaybı, savaşın gidişinden duyulan hoşnutsuzluk ve yeni padişahın kendi kadrosunu kurma isteği sayılır.
Koca Yusuf Paşa iki sadaret arasında hangi görevlerde bulundu?
19 Aralık 1789 tarihinde kaptanıderyalığa tayin edildi. Ardından çeşitli eyalet valiliklerinde bulundu; kaynaklarda Konya, Köstendil ve Bosna adları geçer. Bu görevlerin tamamı savaşın asker ve iaşe ihtiyacıyla ilgiliydi.
Maçin Muharebesi ne zaman yapıldı ve sonucu ne oldu?
Çarpışma 1791 yılının temmuz ayında, 7 ile 9 Temmuz günleri arasında Tuna ağzına yakın Maçin'de yapıldı. Rus kuvvetlerinin başında Nikolay Repnin bulunuyordu. Osmanlı ordusu geri çekildi; kayıp yaklaşık dört bin kişi ve otuz beş top olarak kaydedilir.
Ordunun barış mazbatası nedir?
Maçin'den sonra ordunun ileri gelenleri sadrazamın otağında toplandı ve zaferin beklenemeyeceği sonucuna vardı. Koca Yusuf Paşa bu görüşü tek başına padişaha bildirmek yerine, toplantıya katılan herkesin imzasını taşıyan bir mazbata düzenlenmesini önerdi. Belge, İstanbul'da barış görüşmelerine başlanması kararını doğrudan etkiledi.
Yaş Antlaşması ne zaman ve kimler arasında imzalandı?
Antlaşma 9 Ocak 1792 tarihinde Boğdan'ın merkezi Yaş şehrinde imzalandı; eski takvime göre tarih 29 Aralık 1791'dir. Osmanlı tarafındaki imza sadrazam sıfatıyla Koca Yusuf Paşa'ya, Rus tarafındaki imza Aleksandr Bezborodko'ya aittir. Kaynakların bir kısmı imza gününü 10 Ocak 1792 olarak verir.
Yaş Antlaşması'nın hükümleri nelerdir?
On üç maddeden oluşan metin, Küçük Kaynarca Antlaşması ile Aynalıkavak düzenlemesinin hükümlerini teyit etti. Avrupa yakasındaki sınır Dinyester nehri olarak belirlendi ve Dinyester ile Bug arasındaki bölge Rusya'ya bırakıldı. Asya tarafındaki Kuban sınırı korundu, Anapa kalesi geri verildi ve Boğdan halkına iki yıllık vergi muafiyeti tanındı.
Ziştovi Antlaşması neyi düzenledi?
4 Ağustos 1791 tarihinde Avusturya ile imzalandı ve iki devlet arasındaki savaşı bitirdi. Avusturya savaşta ele geçirdiği yerlerin neredeyse tamamını geri verdi; elinde yalnızca Orsova kasabası ile Hırvatistan tarafındaki dar bir şerit kaldı. Belgrad Osmanlı Devleti'ne döndü.
Koca Yusuf Paşa ne zaman ve nerede öldü?
1792 yılının mayıs ayında sadrazamlıktan alındıktan sonra Trabzon, ardından Cidde valiliğine ve Medine muhafızlığına tayin edildi. 1800 yılının haziran ayında görev bölgesinde öldü. Kaynakların bir kısmı ölüm yerini Cidde, bir kısmı Medine olarak verir.
Koca Yusuf Paşa'nın İstanbul'da eseri var mı?
En bilinen eseri, 1786 yılında yaptırdığı sebil ve çeşmedir. Barok üslupta yapılan yapıda ortada bir çeşme, iki yanında pencereli birer sebil bulunur. İlk yeri Fındıklı Camii önüydü; 1956 yılında Kabataş'ta Meclisimebusan Caddesi üzerindeki bugünkü yerine taşındı.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q6424690 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026