Akşam19:35·Yatsı 20:58 İstanbul23°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 7 Eylül 2026, Pazartesi
Ara
Damat Rüstem Paşa
Sadrazamlar · Yükselme dönemi

Damat Rüstem Paşa

رستم پاشا

Kehle-i İkbal·Rüstem Paşa·Damat Rüstem

Sadaret 1544-1553 · 1555-1561Doğum 1500 civarı, Saraybosna yakınlarıÖlüm 10 Temmuz 1561, İstanbul· 25 Şevval 968

Damat Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan ile evlenen ve iki dönemde toplam on beş yıl sadrazamlık yapan Osmanlı devlet adamıdır.

61Yaşında öldü
2Kez sadrazam
1Padişaha hizmet
5Savaş ve sefer
6Eser
2Çocuk

Damat Rüstem Paşa Kimdir?

14 dk okuma

Damat Rüstem Paşa, 1500 yılı civarında Saraybosna yakınlarında doğdu ve 10 Temmuz 1561 tarihinde İstanbul'da öldü. Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak devşirme usulüyle İstanbul'a getirildi, Enderun'da yetişti ve saray hizmetinden başlayarak devletin en üst makamına yükseldi.

26 Kasım 1539 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan ile evlendi ve damat sıfatını kazandı. Beş yıl sonra, 28 Kasım 1544 tarihinde sadrazamlığa getirildi. Birinci sadareti 6 Ekim 1553 tarihine kadar sürdü; Şehzade Mustafa'nın idam edildiği gün, ordu içindeki tepkiyi yatıştırmak için görevden alındı. İki yıl sonra, 29 Eylül 1555 tarihinde ikinci kez sadrazam oldu ve ölümüne kadar bu makamda kaldı. İki dönemin toplamı yaklaşık on beş yıldır.

Sadareti, Osmanlı maliyesinde iltizam usulünün yaygınlaştığı döneme denk gelir. Hazine gelirlerini artırmaya öncelik verdi, harcamalarda sıkı bir denetim uyguladı ve saray masraflarını kısıtladı. Batı cephesinde Habsburglarla 1547 yılında yapılan antlaşmayı yürüttü, doğuda İran seferlerine katıldı. Aynı dönemde Mimar Sinan'a çok sayıda cami, kervansaray ve külliye yaptırdı. Ölümünden sonra tutulan kayıtlar, Osmanlı tarihinin en büyük şahsi servetlerinden birine sahip olduğunu gösterir. Şehzade Mustafa olayındaki rolü ve serveti, hakkındaki değerlendirmelerin ikiye bölünmesinin başlıca sebebidir.

1500

Saraybosna yakınlarında doğdu. Doğum yılı kaynaklarda 1500 ile 1505 arasında değişir.

Doğumu ve Kökeni

01 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa, 1500 yılı civarında Saraybosna yakınlarında doğdu. Doğum yeri olarak kaynaklarda Butmir ve Sarajevsko Polje adlı yerleşimler geçer; bazı çalışmalar Dalmaçya kıyısındaki Skradin'i işaret eder. Doğum yılı için de 1500 ile 1505 arasında farklı rakamlar verilir.

Ailesi Hristiyandı. Kaynaklarda Hırvat asıllı olduğu belirtilir ve ana dilinin Hırvatça olduğu kaydedilir. Aile adının Opuković ya da Cığaliç olduğu yönünde kayıtlar bulunur, ancak bu konuda kesinlik yoktur.

Babasının adı Mustafa olarak geçer. Sinan adında bir erkek kardeşi ve Nefise adında bir kız kardeşi olduğu belirtilir. Sinan Paşa, sonraki yıllarda kaptan-ı deryalığa kadar yükseldi ve 1554 yılında öldü. İki kardeşin aynı dönemde devletin üst kademelerinde bulunması, dönemin devşirme kökenli aileleri arasında sık rastlanan bir durum değildir.

Doğduğu bölge, Bosna'nın Osmanlı yönetimine girmesinden yaklaşık kırk yıl sonrasının koşullarını taşıyordu. Bölgede Hristiyan nüfus çoğunluktaydı ve devşirme uygulaması düzenli biçimde yürütülüyordu. Rüstem de bu yolla İstanbul'a getirildi.

Sonraki yıllarda memleketiyle bağını korudu. Vakıf kayıtları, Balkanlar'daki çeşitli yerleşimlerde yaptırdığı yapıların gelirlerinin bölge halkının kullanımına ayrıldığını gösterir.

Devşirilmesi ve Enderun Eğitimi

02 / 18 · 1 dk

Küçük yaşta devşirilerek İstanbul'a getirildi. Devşirme usulünde çocuklar önce Türk ailelerin yanına verilir, dil ve gelenekleri öğrendikten sonra saray okuluna alınırdı. Rüstem de bu yoldan geçerek Enderun'a girdi.

Enderun, saray içindeki eğitim kurumuydu. Burada okuma yazma, din bilgisi, Arapça ve Farsça, matematik, binicilik, silah kullanımı ve saray adabı öğretilirdi. Öğrenciler aynı zamanda padişahın hizmetinde görev alarak devlet işlerini yakından görürdü. Eğitim, öğrencinin yeteneğine göre farklı odalarda yıllarca sürerdi.

Rüstem, Enderun'dan rikâbdar ağalığı ile çıktı. Rikâbdar, padişahın ata binmesine yardım eden ve yolculuklarda yanında bulunan görevliydi. Bu makam, padişahla doğrudan temas kurulan az sayıdaki görevden biriydi ve saray içindeki yükselişin önemli bir basamağı sayılırdı.

Eğitim döneminde edindiği alışkanlıklar sonraki yıllarda dikkat çekti. Kayıt tutma, hesap denetleme ve ayrıntı takibi konusundaki titizliği, kaynaklarda sık sık vurgulanır. Maliye alanındaki uygulamalarının temelinde bu yönü bulunur.

Enderun eğitimi ona ayrıca dönemin idari yazışma dilini kazandırdı. Kendisine atfedilen tarih eseri, bu yazma ve derleme birikiminin ürünü olarak değerlendirilir.

Saray Görevleri ve Taşrada Beylerbeylik

03 / 18 · 1 dk

1526 yılında yapılan Mohaç Seferi'ne silahdar sıfatıyla katıldı. Silahdar, padişahın silahlarını taşıyan ve savaş sırasında yanında bulunan görevliydi. Seferden döndükten sonra mirahur-ı evvelliğe, yani saray ahırlarının başındaki göreve getirildi.

Bu görev sırasında padişahın güvenini kazandığı kaydedilir. Mirahurluk, hem saray teşkilatı içinde önemli bir makamdı hem de sefer düzeninde belirleyici bir işlev taşıyordu; ordunun hayvan gücünün tamamı bu birime bağlıydı.

Saray hizmetinden sonra taşra idaresine geçti. Sırasıyla Teke sancakbeyliği, Dulkadır ve Karaman beylerbeyliği, Diyarbakır beylerbeyliği ve Anadolu beylerbeyliği görevlerini yürüttü. Bu görevlerin tarihleri kaynaklarda tam olarak örtüşmez; sıralama konusunda ise genel bir uyum vardır.

Taşra görevleri, ona eyalet maliyesi ve tımar düzeni hakkında doğrudan deneyim kazandırdı. Diyarbakır, İran sınırındaki en önemli askerî merkezdi; Anadolu beylerbeyliği ise gelir bakımından en büyük birimlerden biriydi. Kütahya'da bir medrese ve bir hamam yaptırması, Anadolu beylerbeyliği dönemine tarihlenir.

1539 yılında üçüncü vezirliğe getirilerek divana girdi. İki yıl sonra ikinci vezir oldu. Böylece sadrazamlığa giden yolda son basamağa ulaştı.

29 Ağustos 1526

Mohaç Muharebesi'ne silahdar sıfatıyla katıldı.

Hanedana Damat Olması

04 / 18 · 1 dk

26 Kasım 1539 tarihinde, Şehzade Bayezid ve Şehzade Cihangir için düzenlenen sünnet düğünü sırasında Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan ile evlendi. Bu evlilikle damat sıfatını kazandı ve tarih kaynaklarında bu sıfatla anıldı.

Mihrimah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan'ın kızıydı. Evlilik, Rüstem Paşa'yı hanedanın yakın çevresine dahil etti ve saray içindeki konumunu güçlendirdi. Osmanlı düzeninde damat olmak, devlet adamlarını hanedanla bağlayan ve sadakati kalıcı kılmayı amaçlayan bir uygulamaydı.

Evliliğin gündeme gelmesiyle birlikte, kaynaklarda anlatılan bir olay yaşandı. Rüstem Paşa'nın rakipleri, kendisinin cüzzam hastası olduğu yönünde bir söylenti yaydı. Hassa hekimlerinden biri muayene için görevlendirildi ve gömleğinde bir bit bulundu. Dönemin tıp anlayışına göre cüzzam hastasının üzerinde bit barınmazdı; bu sebeple söylenti asılsız sayıldı ve evliliğe izin verildi.

Bu olaydan sonra kendisi için kehle-i ikbal, yani talih biti tabiri kullanıldı. Tabir, dönemin kaynaklarında bir beyitle birlikte aktarılır ve bahtı açık kişinin üzerindeki bitin bile işine yaradığını anlatır.

Çiftin iki çocuğu oldu: Ayşe Hümaşah Sultan ve Sultanzade Osman Bey. Mihrimah Sultan, kocasının ölümünden sonra da saray içinde etkili bir isim olarak kaldı ve kendi adına büyük külliyeler yaptırdı.

Sadrazamlığa Getirilişi

05 / 18 · 1 dk

1544 yılında sadrazam Hadım Süleyman Paşa ile ikinci vezir Deli Hüsrev Paşa arasında divan içinde sert bir tartışma çıktı. Tartışmanın ardından padişah her iki veziri de görevden aldı ve sadrazamlığa Rüstem Paşa'yı getirdi. Atama 28 Kasım 1544 tarihinde yapıldı.

Kaynaklar, iki vezirin karşı karşıya gelmesinde Rüstem Paşa'nın payı olduğunu ve bu sürecin saraydan desteklendiğini kaydeder. Değerlendirmeler bu noktada ayrışır; olayın ayrıntıları hakkında kesin bir belge bulunmaz.

Atama sırasında kırk beş yaşlarındaydı ve taşrada beylerbeylik, divanda vezirlik yapmış bir devlet adamıydı. Bu bakımdan yükselişi, kendisinden önceki sadrazam Pargalı İbrahim Paşa'nınki gibi teamül dışı değildi; kademeleri sırayla geçmişti.

Göreve geldiğinde devlet, batıda Habsburglarla, doğuda Safevilerle iki cepheli bir mücadele yürütüyordu. Uzun seferler hazineyi zorluyor, ordunun ve donanmanın masrafları artıyordu. Yeni sadrazamın öncelikli meselesi gelir düzeninin yeniden kurulmasıydı.

Sadaretinin ilk işlerinden biri, Habsburglarla süregelen savaşı görüşme yoluyla durdurmak oldu. Batıda sağlanacak barış, hem askerî yükü hafifletecek hem de doğu cephesine kaynak ayrılmasını mümkün kılacaktı.

Birinci Sadaret: Maliye ve İltizam Düzeni

06 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa'nın yönetim anlayışının merkezinde hazine gelirlerinin artırılması vardı. Bu amaçla iltizam usulünü yaygınlaştırdı. İltizam, bir vergi kaleminin ya da arazinin gelirinin belirli bir bedel karşılığında bir mültezime devredilmesi, mültezimin de bedeli peşin ödeyip geliri kendi adına toplaması esasına dayanır.

Uygulama önce padişaha ait hasların işletilmesinde denendi, ardından diğer haslara yayıldı. Hazine açısından sonuç kısa vadede olumluydu: gelirler peşin ve düzenli biçimde merkeze ulaştı, tahsilat masrafı azaldı ve bütçe fazlası sağlandı.

Uzun vadeli sonuçları farklı oldu. Mültezimin elindeki arazi geçici olduğu için verimliliği artıracak yatırım yapma nedeni yoktu; toprakların verimi zamanla düştü. İltizam ihalelerinde aracılara ödenen paylar yaygınlaştı ve bu uygulama idarede kalıcı bir alışkanlık haline geldi. Osmanlı tarih yazımında bu dönem, mali düzendeki bozulmanın başlangıcı olarak sık sık anılır.

Harcama tarafında sıkı bir denetim uyguladı. Saray masrafları kısıldı, gereksiz görülen ödemeler kaldırıldı. Pargalı İbrahim Paşa döneminde şairlere bağlanan maaşları da kaldırdı; bu karar, dönemin edebiyat çevrelerinde kendisine yöneltilen eleştirilerin kaynaklarından biri oldu.

Uygulamalarının bütçeye etkisi kaynaklarda somut biçimde kaydedilir. Devlet, uzun ve masraflı seferlere rağmen bu dönemde hazine dengesini korudu.

1539

Üçüncü vezirliğe getirilerek divana girdi.

Birinci Sadaret: Batı Cephesi ve 1547 Antlaşması

07 / 18 · 1 dk

Macaristan üzerindeki mücadele, Rüstem Paşa'nın sadaretinde görüşme masasına taşındı. Habsburg tarafı da uzun süren savaştan yorulmuştu ve Kutsal Roma imparatoru V. Karl'ın Almanya'daki mezhep anlaşmazlıklarıyla uğraşması, doğuda barış ihtiyacını artırıyordu.

1547 yılında İstanbul'da bir antlaşma yapıldı. Metinle birlikte Osmanlı'nın Macaristan üzerindeki hâkimiyeti tanındı ve Habsburg hanedanının elinde tuttuğu Macar toprakları için Osmanlı hazinesine yıllık otuz bin altın ödemesi kabul edildi. Antlaşma belirli bir süre için yapıldı ve sonraki yıllarda yenilendi.

Bu düzenleme iki bakımdan önemlidir. Birincisi, Macaristan'ın üç parçalı yapısını, yani Osmanlı eyaleti, Erdel voyvodalığı ve Habsburg yönetimindeki kuzeybatı şeridini hukuki bir çerçeveye oturtmasıdır. İkincisi, ödemenin vergi olarak nitelendirilmesiyle protokol açısından Osmanlı üstünlüğünü kayda geçirmesidir.

Batıda sağlanan barış kalıcı olmadı. Erdel'deki taht mücadeleleri sebebiyle bölgede zaman zaman çatışmalar yaşandı ve Osmanlı kuvvetleri Banat bölgesinde harekâtlar düzenledi. Ancak büyük ölçekli bir sefer yapılmadı.

Batı cephesindeki bu duraklama, doğuya ayrılan kaynağı artırdı. Ordunun ağırlığı 1548 yılından itibaren İran cephesine kaydırıldı.

Antlaşmanın ticari sonuçları da oldu. Sınır boyundaki alışverişin düzene bağlanması, Balkan şehirlerindeki panayırların ve Tuna üzerindeki nehir taşımacılığının canlanmasını sağladı. Rüstem Paşa'nın Trakya'daki kervansaray ve bedesten yatırımları, bu ticari hareketlilikle aynı yıllara rastlar ve vakıf gelirlerinin önemli bir kaynağını oluşturdu.

Birinci Sadaret: Doğu Seferleri

08 / 18 · 1 dk

Safevi hanedanından Elkas Mirza'nın Osmanlı topraklarına sığınıp kardeşi Şah Tahmasb'a karşı destek istemesi üzerine 1548 yılında İran üzerine yeni bir sefer düzenlendi. Rüstem Paşa sadrazam sıfatıyla sefere katıldı.

Ordu Tebriz'e ulaştı, ancak Safevi tarafı meydan muharebesinden kaçındı ve çekilirken bölgeyi boşalttı. Seferin en kalıcı sonucu, Van Kalesi'nin alınması ve bölgede Osmanlı hâkimiyetinin pekiştirilmesi oldu. Ordu 1549 yılında geri döndü.

Doğu sınırındaki gerginlik bitmedi. 1553 yılında yeni bir sefer hazırlığı yapıldı. Nahçıvan Seferi adıyla anılan bu harekât, Osmanlı ordusunun İran üzerine düzenlediği üçüncü büyük sefer oldu.

Sefer sırasında ordunun ikmal ve iaşe düzeni, sadrazamın sorumluluğundaydı. Uzun mesafeler, dağlık arazi ve karşı tarafın çekilerek bölgeyi boşaltma taktiği, bu seferleri masraflı ve yıpratıcı kıldı. Kaynaklar, ordunun uzun süre sefer düzeninde tutulmasının asker arasında hoşnutsuzluk yarattığını kaydeder.

Seferlerin siyasi sonucu, iki devlet arasındaki sınırın 1555 yılında yapılan Amasya Antlaşması ile belirlenmesi oldu. Bu antlaşma, Osmanlı ile İran arasındaki ilk resmî sınır düzenlemesidir ve Bağdat ile Doğu Anadolu'yu Osmanlı tarafında bıraktı.

Akdeniz ve Donanma

09 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa'nın sadareti, Osmanlı donanmasının Batı Akdeniz'de en etkin olduğu yıllara denk gelir. Barbaros Hayreddin Paşa'nın 1546 yılındaki ölümünden sonra donanmanın başına gelen isimler, Kuzey Afrika kıyılarında Osmanlı hâkimiyetini genişletti.

1551 yılında Trablusgarp alındı ve şehir Osmanlı eyaleti haline getirildi. Harekâtın yürütüldüğü yıllarda kaptan-ı derya görevinde bulunan Sinan Paşa, Rüstem Paşa'nın kardeşidir. İki kardeşin biri divanın başında, diğeri donanmanın başında bulunmaktaydı.

Akdeniz'deki mücadele, İspanya ile Osmanlı arasındaki uzun rekabetin parçasıydı. Kuzey Afrika limanlarının denetimi, hem ticaret yollarının hem de İspanya kıyılarına yapılan akınların belirleyicisiydi.

İkinci sadareti sırasında, 1560 yılında Cerbe önlerinde kazanılan deniz zaferi, Batı Akdeniz'deki Osmanlı üstünlüğünü pekiştirdi. Haçlı donanması ağır kayıp verdi ve ada Osmanlı denetimine girdi.

Donanma harcamaları, hazine üzerinde ağır bir yük oluşturuyordu. Gemi yapımı, tersane giderleri ve levent ücretleri her yıl büyük meblağlar gerektiriyordu. Rüstem Paşa'nın gelir artırıcı düzenlemeleri, bu harcamaların karşılanmasında belirleyici oldu.

Aynı yıllarda Hint Okyanusu'nda Portekiz ile mücadele sürdü. Basra ve Süveyş üslerinden yapılan seferler beklenen sonucu vermedi ve okyanus ticareti üzerindeki Portekiz denetimi kırılamadı.

26 Kasım 1539

Mihrimah Sultan ile evlendi ve damat sıfatını kazandı.

Şehzade Mustafa Meselesi ve Azli

10 / 18 · 1 dk

1553 yılında düzenlenen Nahçıvan Seferi sırasında, Osmanlı tarihinin en çok tartışılan olaylarından biri yaşandı. Ordu Konya yakınlarındaki Ereğli'de konaklarken, Manisa ve Amasya sancaklarında görev yapmış olan Şehzade Mustafa, babasının otağına çağrıldı ve 6 Ekim 1553 tarihinde idam edildi.

Suçlama, şehzadenin tahtı ele geçirmeye hazırlandığı ve Safevilerle temas kurduğu yönündeydi. Karar, şeyhülislam Ebüssuud Efendi'nin fetvasıyla resmî bir çerçeveye oturtuldu.

Kaynaklar, sürecin başlamasında Rüstem Paşa'nın padişaha ilettiği bilgilerin rol oynadığını kaydeder. Bu bilgilerin niteliği ve ne ölçüde doğrulandığı konusunda kesin bir belge bulunmaz; araştırmacılar arasında bu noktada görüş birliği yoktur.

İdam, ordu içinde büyük tepki uyandırdı. Şehzade Mustafa yeniçeriler arasında sevilen bir isimdi ve ordugâhta ayaklanma tehlikesi belirdi. Tepkiyi yatıştırmak için Rüstem Paşa aynı gün sadrazamlıktan alındı ve yerine Kara Ahmed Paşa getirildi.

Olay, dönemin edebiyatına da yansıdı. Şair Taşlıcalı Yahya'nın şehzade için yazdığı mersiye, Rüstem Paşa'yı doğrudan hedef alan mısralar içeriyordu. Bu metin, dönem kaynaklarında sadrazama yöneltilen eleştirinin en açık örneği sayılır ve sonraki yüzyıllarda hakkındaki değerlendirmeleri belirgin biçimde etkilemiştir.

İkinci Sadareti

11 / 18 · 1 dk

Azilden sonra İstanbul'da kaldı ve saray içindeki bağlarını korudu. Hürrem Sultan ve Mihrimah Sultan'ın desteğiyle yeniden göreve dönmesi için çalışıldı. 29 Eylül 1555 tarihinde sadrazam Kara Ahmed Paşa divanda idam edildi ve aynı gün Rüstem Paşa ikinci kez sadrazamlığa getirildi.

İkinci sadareti, ölümüne kadar beş yıl dokuz ay sürdü. Bu dönem, uzun seferlerin sona erdiği ve devletin iç düzenine ağırlık verdiği yıllardır. Doğuda Amasya Antlaşması ile sınır belirlenmiş, batıda Habsburglarla varılan düzen sürdürülmüştü.

Mali uygulamalarına aynı çizgide devam etti. İltizam düzeni genişletildi, hazine gelirleri artırıldı ve büyük yapı programları bu gelirlerle finanse edildi. Süleymaniye Camii'nin tamamlanması ve 1557 yılında ibadete açılması bu döneme rastlar.

Aynı yıllarda hanedan içinde yeni bir taht mücadelesi başladı. Şehzade Selim ile Şehzade Bayezid arasındaki gerginlik, 1559 yılında Konya yakınlarında iki şehzadenin kuvvetlerinin çarpışmasına kadar vardı. Yenilen Bayezid İran'a sığındı ve mesele Rüstem Paşa'nın ölümünden sonra çözüldü.

Sadaretinin son yıllarında sağlığı bozuldu. Kaynaklar uzun süren bir hastalıktan söz eder. Görevini ölümüne kadar bırakmadı.

Serveti ve Tereke Kayıtları

12 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa'nın ölümünden sonra tutulan tereke kayıtları, Osmanlı tarihinde bir devlet adamına ait en büyük servet dökümlerinden biridir. Kayıtlar hem taşınır hem taşınmaz mal varlığını ayrıntılı biçimde listeler.

Listede öne çıkan kalemler arasında bin yedi yüz köle, iki bin dokuz yüz savaş atı, bin yüz altmış deve, yedi yüz bin altın sikke, çok sayıda kaftan ve kumaş, mücevherli kılıç ve eyer takımları, zırh ve miğfer ile beş binden fazla cilt kitap bulunur. Anadolu ve Rumeli'deki çiftliklerinin sayısı kaynaklarda farklı verilir; bir kısmı sekiz yüz on beş, bir kısmı bin rakamını kaydeder.

Servetin toplam değeri konusunda da farklı rakamlar vardır. Bazı kaynaklara göre yaklaşık on beş milyon duka, bazılarına göre bunun altında bir tutardır. Karşılaştırma için, dönemin yıllık devlet gelirinin de bu büyüklükte olduğu belirtilir.

Servetin kaynağı, kendisine tahsis edilen has gelirleri, damat sıfatıyla aldığı tahsisatlar ve iltizam düzeni içindeki tasarruflardır. Dönem kaynakları, iltizam ihalelerinde alınan payların servetin büyümesindeki rolüne dikkat çeker.

Mal varlığının önemli bir bölümü vakfa dönüştürüldü. Kurduğu vakıflar cami, medrese, kervansaray ve imaretlerin masraflarını karşıladı ve bu yapıların yüzyıllar boyunca ayakta kalmasını sağladı.

28 Kasım 1544

Sadrazamlığa getirildi; Hadım Süleyman Paşa'nın yerine geçti.

Eserleri ve Vakıfları

13 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa, Mimar Sinan'a çok sayıda yapı yaptırdı. Bu yapılar İstanbul, Trakya, Anadolu ve Balkanlar'a yayılmıştır ve büyük bölümü vakıf geliriyle işletilmiştir.

En bilineni İstanbul'da Eminönü'ndeki Rüstem Paşa Camii'dir. Cami, altındaki tonozlu depolar, dükkânlar, çeşme ve hanlarla birlikte bir külliye oluşturur. Yapının tamamlanma tarihi kaynaklarda 1561 ile 1563 arasında değişir; inşa süreci ölümünden sonra da devam etmiştir. İç mekânı kaplayan İznik çinileri, Osmanlı çini sanatının en zengin örnekleri arasında sayılır.

Tekirdağ'da cami, medrese, kütüphane, çifte hamam, bedesten, kervansaray ve imaretten oluşan bir külliye yaptırdı. Bu külliyeden günümüze cami ve bedesten ulaşmıştır.

Edirne'deki Rüstem Paşa Kervansarayı da Mimar Sinan'ın eseridir ve dönemin en büyük konaklama yapılarından biridir. Sakarya'nın Sapanca ilçesindeki cami de aynı mimarın elinden çıkmıştır.

Anadolu beylerbeyliği sırasında Kütahya'da bir medrese ve bir hamam yaptırdı. Hamam günümüze ulaştı; medrese ise yıkıldıktan sonra aslına uygun biçimde yeniden inşa edildi.

Kendisine bir de tarih eseri atfedilir. Tevarih-i Al-i Osman ya da Tarih-i Rüstem Paşa adıyla anılan metin, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan 1561 yılına kadar olan dönemi anlatır. Eserin bizzat onun tarafından yazılıp yazılmadığı araştırmacılar arasında tartışmalıdır; bir kısmı metnin onun gözetiminde derlendiğini düşünür.

Hizmet Ettiği Padişah ve Divan Düzeni

14 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa'nın bütün kariyeri Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanatı içinde geçti. Enderun'a girişinden ölümüne kadar tek bir padişaha hizmet etti.

Divan düzeni bu dönemde belirli bir kurumsal olgunluğa ulaşmıştı. Sadrazam divanın başıydı, kubbe vezirleri, kazaskerler, defterdarlar ve nişancı üyeleriydi. Kararlar divanda görüşülür, ardından padişaha arz edilirdi. Padişahın divan toplantılarını kafes arkasından izlemesi uygulaması bu dönemde yerleşti.

Rüstem Paşa'nın makamla ilişkisi, öncekilerden farklı bir çizgi izledi. Pargalı İbrahim Paşa yetkileri kişisel yakınlık üzerinden genişletmişti; Rüstem Paşa ise mevcut kurumsal çerçeve içinde çalıştı ve gücünü mali denetim ile hanedan bağı üzerinden kurdu.

Damat sıfatı, saray ile divan arasındaki bağı güçlendirdi. Eşi Mihrimah Sultan ve kayınvalidesi Hürrem Sultan, saray içindeki gelişmelerde etkili isimlerdi. 1553 yılındaki azlin ardından iki yıl içinde göreve dönmesi, bu bağın gücünü gösterir.

Atamalar konusunda titiz davrandığı, göreve gelenlerin geçmişini incelettiği kaydedilir. Buna karşılık ilmiye ve edebiyat çevreleriyle ilişkileri gergindi; şairlere yapılan ödemeleri kaldırması, bu çevrelerdeki olumsuz değerlendirmelerin kaynağı oldu.

Yazışma düzenine de önem verdi. Eyaletlerden gelen defterlerin merkezde tutulması, gelir kalemlerinin ayrı ayrı kaydedilmesi ve hesapların düzenli aralıklarla denetlenmesi bu dönemde yerleşti. Bu uygulamalar, sonraki yüzyıllarda kullanılacak maliye kayıt düzeninin temelini oluşturdu ve dönemin arşiv malzemesinin zenginliğini açıklar.

Ölümü ve Defni

15 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa 10 Temmuz 1561 tarihinde İstanbul'da öldü. Ölüm sebebi olarak kaynaklarda uzun süren bir hastalık gösterilir. Bazı kaynaklar ölüm tarihini iki gün sonrası olarak kaydeder.

Görevden alınmadan, sadrazam olarak öldü. Osmanlı tarihinde makamda ölen sadrazam sayısı azdır; pek çok isim azledilmiş ya da idam edilmiştir.

Cenazesi Şehzade Camii'nin haziresindeki türbesine defnedildi. Türbe, Mimar Sinan'ın eseridir ve caminin bahçesinde yer alır. Aynı hazirede dönemin başka devlet adamlarının türbeleri de bulunur.

Yerine Semiz Ali Paşa sadrazamlığa getirildi. Ölümünden sonra Mihrimah Sultan, kocasının vakıflarını yönetmeye devam etti ve kendi adına yeni yapılar yaptırdı.

Tereke kaydı ölümünün ardından tutuldu. Mal varlığına el konulmadı; damat olması ve görevde ölmesi sebebiyle servet mirasçılarına ve vakıflarına intikal etti. Bu durum, idam edilerek makamdan ayrılan sadrazamların mal varlığına uygulanan müsadere usulünden farklıdır.

Ölümünden beş yıl sonra Kanuni Sultan Süleyman Zigetvar önlerinde öldü ve tahta, Rüstem Paşa'nın kayınbiraderi olan Şehzade Selim geçti.

Kurduğu vakıflar ölümünden sonra da işlemeye devam etti. Cami, medrese, kervansaray ve imaretlerin masrafları bu vakıfların gelirinden karşılandı; görevlilerin ücretleri, öğrencilerin iaşesi ve yapıların onarımı vakıf şartnamelerine bağlandı. Bu düzen, adının bağlı olduğu yapıların yüzyıllar boyunca ayakta kalmasını sağlayan başlıca etkendir.

1547

Habsburglarla İstanbul Antlaşması yapıldı; Macar toprakları için yıllık otuz bin altın vergi kabul edildi.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

16 / 18 · 1 dk

Dönem kaynakları Rüstem Paşa'yı tedbirli, hesabına düşkün ve az konuşan bir devlet adamı olarak tarif eder. Sicill-i Osmanî onu zengin, tedbirli ve akıllı sözleriyle anar.

Yerli ve yabancı kaynaklar, sert ve mesafeli bir kişiliği olduğunu kaydeder. Aynı kaynaklar, iyi tedbir alan, yetenekli ve tutumlu bir yönetici olduğunu da belirtir. Bu iki değerlendirme, hakkındaki tarifin genel çerçevesini oluşturur.

Yönetim anlayışının belirleyici yanı, mali denetime verdiği önemdir. Gelir ve gider kalemlerini yakından takip etti, harcamalarda kısıtlamaya gitti ve hazine dengesini önceliğe aldı. Bu tutum, uzun ve masraflı seferlerin sürdüğü bir dönemde devletin mali durumunu ayakta tuttu.

Aynı tutumun eleştirilen yönü, kısa vadeli gelirin uzun vadeli sonuçların önüne geçmesidir. İltizam düzeninin yaygınlaşması hazineyi doldurdu, ancak tarımsal üretim düzenini ve idari alışkanlıkları kalıcı biçimde etkiledi.

Edebiyat çevreleriyle arası iyi değildi. Şairlere bağlanan maaşları gereksiz görerek kaldırdı. Dönemin şairleri hakkında olumsuz metinler yazdı; Taşlıcalı Yahya'nın mersiyesi bunların en bilinenidir. Bu metinler, sonraki yüzyıllarda hakkındaki yaygın kanaatin oluşmasında etkili oldu.

Kitap toplamaya ilgi duyduğu, terekesindeki beş binden fazla ciltten anlaşılır. Kütüphane kurdurması ve medreseler yaptırması, bu ilginin kurumsal karşılığıdır.

Mirası ve Tarihteki Yeri

17 / 18 · 1 dk

Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman döneminin en uzun süre görev yapan sadrazamıdır. İki dönemin toplamı yaklaşık on beş yıldır ve bu süre, imparatorluğun en geniş sınırlara ulaştığı yılların önemli bir bölümünü kapsar.

Mali alandaki mirası ikili bir tablo oluşturur. Kısa vadede hazine gelirlerini artırdı ve devletin masraflı seferleri sürdürmesini mümkün kıldı. Uzun vadede iltizam düzeninin yaygınlaşması, tarım topraklarının verimini ve idari alışkanlıkları etkiledi. Osmanlı mali tarihinde bu dönem, bir dönüm noktası olarak incelenir.

Mimarlık alanındaki mirası daha somuttur. Mimar Sinan'a yaptırdığı yapıların önemli bir bölümü ayaktadır. Eminönü'ndeki cami, çini kaplamalarıyla Osmanlı sanatının en çok incelenen yapıları arasındadır; Tekirdağ ve Edirne'deki yapılar da Trakya'nın kültür mirasının parçasıdır.

Hakkındaki değerlendirmeler, Şehzade Mustafa olayı sebebiyle kendi döneminden itibaren bölünmüştür. Dönemin şairleri ve bazı vakayinameler olumsuz bir portre çizer. Buna karşılık idari ve mali başarısını öne çıkaran değerlendirmeler de mevcuttur.

Modern tarih yazımı iki yönü birlikte ele alır: devletin mali düzenini ayakta tutan bir yönetici ile uygulamalarının uzun vadeli sonuçları ve hanedan içi bir olaydaki rolü. Adı bugün İstanbul'da bir cami ve çevresindeki çarşı ile, Trakya ve Anadolu'daki yapılarla yaşamaktadır.

Aynı Yıllarda Dünya

18 / 18 · 1 dk

1545: Trento Konsili toplandı; Katolik Kilisesi Reform hareketine karşı kendi düzenlemelerine başladı.

1547: Fransa kralı I. François öldü; yerine II. Henri geçti.

1547: Rus knezi IV. İvan çar unvanını aldı; Moskova Knezliği imparatorluk iddiasını ilan etti.

1552: Rusya Kazan Hanlığı'nı aldı; Volga hattındaki Türk hanlıklarının tasfiyesi başladı.

1555: Augsburg Barışı ile Almanya'daki mezhep savaşları geçici olarak durdu.

1556: V. Karl tahttan çekildi; Habsburg mirası İspanya ve Avusturya kolları arasında bölündü.

1556: Babür hükümdarı Ekber tahta çıktı; Hindistan'da uzun bir yükseliş dönemi başladı.

1558: İngiltere'de I. Elizabeth tahta çıktı.

1559: Cateau Cambresis Antlaşması ile Fransa ve İspanya arasındaki İtalya savaşları sona erdi.

1548

İran üzerine sefere çıkıldı; Van Kalesi alındı.

Kronoloji

28 olay
  • 16. yüzyıl
  • Saraybosna yakınlarında doğdu. Doğum yılı kaynaklarda 1500 ile 1505 arasında değişir.

  • Kanuni Sultan Süleyman tahta çıktı; saray hizmetindeki yükselişi bu saltanatta geçti.

  • Seferden dönüşte mirahur-ı evvelliğe getirildi.

  • Mohaç Muharebesi'ne silahdar sıfatıyla katıldı.

  • Teke sancakbeyliği ile taşra idaresine geçti; ardından Dulkadır ve Karaman beylerbeyliğinde bulundu.

  • Diyarbakır beylerbeyliğine, ardından Anadolu beylerbeyliğine tayin edildi. Bu görevlerin tarihleri kaynaklarda farklı verilir.

  • Üçüncü vezirliğe getirilerek divana girdi.

  • Mihrimah Sultan ile evlendi ve damat sıfatını kazandı.

  • İkinci vezirliğe yükseldi.

  • Sadrazamlığa getirildi; Hadım Süleyman Paşa'nın yerine geçti.

  • Habsburglarla İstanbul Antlaşması yapıldı; Macar toprakları için yıllık otuz bin altın vergi kabul edildi.

  • İran üzerine sefere çıkıldı; Van Kalesi alındı.

  • İran seferinden dönüldü.

  • Süleymaniye Camii'nin inşasına başlandı.

  • Trablusgarp alındı; kardeşi Sinan Paşa kaptan-ı derya olarak görevdeydi.

  • Nahçıvan Seferi için ordu doğuya hareket etti.

  • Yerine Kara Ahmed Paşa sadrazamlığa getirildi.

  • Şehzade Mustafa Ereğli yakınlarındaki ordugâhta idam edildi; aynı gün sadrazamlıktan alındı.

  • Kardeşi kaptan-ı derya Sinan Paşa öldü.

  • Osmanlı ile Safeviler arasında Amasya Antlaşması imzalandı.

  • Kara Ahmed Paşa'nın idamının ardından ikinci kez sadrazamlığa getirildi.

  • Süleymaniye Camii tamamlanarak ibadete açıldı.

  • Kayınvalidesi Hürrem Sultan öldü.

  • Şehzade Selim ile Şehzade Bayezid'in kuvvetleri Konya yakınlarında çarpıştı; Bayezid İran'a sığındı.

  • Cerbe önlerinde kazanılan deniz zaferi Batı Akdeniz'deki Osmanlı üstünlüğünü pekiştirdi.

  • Yerine Semiz Ali Paşa sadrazamlığa getirildi.

  • İstanbul'da öldü; Şehzade Camii haziresindeki türbesine defnedildi.

  • Eminönü'ndeki Rüstem Paşa Camii'nin inşası tamamlandı. Tamamlanma tarihi kaynaklarda 1561 ile 1563 arasında değişir.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 15 yıl
28 Kasım 1544 - 6 Ekim 1553Padişah: Kanuni Sultan Süleyman · Şehzade Mustafa'nın idam edildiği gün, ordu içindeki tepki sebebiyle görevden alındı
8 yıl 10 ay
29 Eylül 1555 - 10 Temmuz 1561Padişah: Kanuni Sultan Süleyman · Kara Ahmed Paşa'nın idamının ardından göreve döndü; ölümüne kadar makamda kaldı
5 yıl 9 ay

Hizmet Ettiği Padişahlar

1 padişah

Savaşlar ve Seferler

5 kayıt
2Zafer
0Yenilgi
3Sonuçsuz
İran SeferiSafevi Devleti · Sadrazam sıfatıyla sefere katıldı
Van Kalesi alındı
Trablusgarp'ın alınmasıSen Jan Şövalyeleri · Harekât yıllarında kardeşi Sinan Paşa kaptan-ı derya görevindeydi
Şehir alındı
Nahçıvan SeferiSafevi Devleti · Seferin başında görevden alındı
Amasya Antlaşması ile sonuçlandı
Cerbe Deniz Muharebesiİspanya ve müttefikleri · İkinci sadareti sırasında kazanıldı
Osmanlı zaferi
Mohaç MuharebesiMacaristan Krallığı · Silahdar sıfatıyla padişahın yanında bulundu
Osmanlı zaferi

Antlaşmalar

2 antlaşma
İstanbul AntlaşmasıHabsburg Avusturyası ve Kutsal Roma İmparatorluğu · Osmanlı'nın Macaristan üzerindeki hâkimiyeti tanındı, Habsburg elindeki topraklar için yıllık otuz bin altın ödenmesi kabul edildi
Amasya AntlaşmasıSafevi Devleti · Osmanlı ile İran arasındaki ilk resmî sınır antlaşmasıdır; Bağdat ve Doğu Anadolu Osmanlı tarafında kaldı. Rüstem Paşa'nın ikinci sadaretinden dört ay önce imzalandı

Eserleri

6 eser
cami ve külliyeRüstem Paşa Camii ve Külliyesi1561-1563 · Eminönü, İstanbul · Mimar Sinan'ın eseri; iç mekânı kaplayan İznik çinileriyle tanınır. Tamamlanma tarihi kaynaklarda farklı verilir
külliyeRüstem Paşa Külliyesi16. yüzyıl ortası · Tekirdağ · Cami, medrese, kütüphane, çifte hamam, bedesten, kervansaray ve imaretten oluşuyordu; bugün cami ve bedesten ayaktadır
kervansarayRüstem Paşa Kervansarayı16. yüzyıl ortası · Edirne · Mimar Sinan'ın eseridir; dönemin en büyük konaklama yapılarından biridir
camiRüstem Paşa Camii16. yüzyıl ortası · Sapanca, Sakarya · Mimar Sinan tarafından yapılmıştır, bugün ibadete açıktır
medrese ve hamamMedrese ve hamamAnadolu beylerbeyliği dönemi · Kütahya · Hamam günümüze ulaştı; medrese yıkıldıktan sonra aslına uygun biçimde yeniden yapıldı
tarih eseriTevarih-i Al-i Osman16. yüzyıl · İstanbul · Tarih-i Rüstem Paşa adıyla da anılır; kuruluştan 1561 yılına kadarki dönemi anlatır, bizzat onun kaleminden çıkıp çıkmadığı tartışmalıdır

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Damat Rüstem Paşa

Sadrazamlığın alameti olan mühr-i hümayun Rüstem Paşa'ya iki kez verildi: 28 Kasım 1544 tarihinde Hadım Süleyman Paşa'nın azli üzerine ve 29 Eylül 1555 tarihinde Kara Ahmed Paşa'nın idamının ardından. Mühür ilk dönemin sonunda 6 Ekim 1553 tarihinde geri alınmış, ikinci dönemde ise 10 Temmuz 1561 tarihindeki ölümüne kadar kendisinde kalmıştır.

Aile Ağacı

7 kişi
Aile ağacı
BabasıMMustafa
Annesi
EşiMSMihrimah Sultan
Damat Rüstem PaşaDamat Rüstem Paşa
KızıAHAyşe Hümaşah Sultan
OğluSOSultanzade Osman Bey
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan
Kardeşleri
KardeşiSinan PaşaSinan Paşa
Kız kardeşiNNefise

Çağdaşları

10 kişi
KS
Kanuni Sultan SüleymanOsmanlı padişahı · 1520-1566Kayınpederi ve tek hizmet ettiği padişahtır
MS
Mihrimah SultanHanedan üyesi · 1522-1578Eşidir; kocasının ölümünden sonra vakıflarını yönetti
HS
Hürrem SultanHaseki sultan · ö. 1558Kayınvalidesidir; ikinci sadaretine dönmesinde etkili oldu
MS
Mimar SinanMimarbaşı · 1539-1588Yaptırdığı cami, kervansaray ve külliyelerin mimarıdır
ŞM
Şehzade MustafaŞehzade · ö. 15531553 yılında ordugâhta idam edildi; olay Rüstem Paşa'nın azline yol açtı
KA
Kara Ahmed PaşaSadrazam · 1553-1555İki sadaret dönemi arasında görev yaptı, 1555 yılında idam edildi
SP
Sinan PaşaKaptan-ı derya · ö. 1554Kardeşidir; donanmanın başında görev yaptı
EE
Ebüssuud EfendiŞeyhülislam · 1545-1574Dönemin hukuki düzenlemelerini yürüttü
F
I. FerdinandAvusturya arşidükü · 1521-15641547 İstanbul Antlaşması'nın karşı tarafıdır
ŞT
Şah TahmasbSafevi şahı · 1524-1576İran seferlerinin ve Amasya Antlaşması'nın karşı tarafıdır

İlkler ve Enler

6 başlık
İltizam usulünün padişah haslarına ve geniş ölçekte uygulanmasıBirinci sadaret dönemi, 1544 sonrası
Osmanlı ile İran arasındaki ilk resmî sınır antlaşmasıAmasya Antlaşması, 29 Mayıs 1555
İki ayrı dönemde toplam on beş yıl sadrazamlık1544-1553 ve 1555-1561
Kaptan-ı derya ile sadrazamın kardeş olmasıRüstem Paşa ve Sinan Paşa, 1550'li yıllar
Habsburg tarafının Macar toprakları için düzenli vergi ödemeyi kabul etmesi1547 İstanbul Antlaşması
Bir sadrazama ait en ayrıntılı tereke kayıtlarından biri1561

Osmanlı Sadrazamları

72 madde · sadaret sırasıyla
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

Yanlış Bilinenler

7 başlık
YanlışDamat Rüstem Paşa, Şehzade Mustafa'nın idam kararını tek başına verdirdi.
DoğruKararı Kanuni Sultan Süleyman verdi ve süreç Şeyhülislam Ebüssuud Efendi'nin fetvasıyla resmî çerçeveye oturtuldu. Kaynaklar Rüstem Paşa'nın padişaha bilgi ilettiğini kaydeder; bu bilgilerin niteliği ve ağırlığı konusunda araştırmacılar arasında görüş birliği yoktur.
YanlışSadrazamlıktan alındıktan sonra bir daha göreve dönmedi.
Doğru6 Ekim 1553 tarihinde azledildi, ancak 29 Eylül 1555 tarihinde ikinci kez sadrazamlığa getirildi ve 10 Temmuz 1561 tarihindeki ölümüne kadar bu görevde kaldı.
Yanlışİltizam usulünü Osmanlı Devleti'nde ilk kez o başlattı.
Doğruİltizam, Osmanlı maliyesinde daha önce de bilinen bir usuldü. Rüstem Paşa'nın yaptığı, bu usulü padişah hasları dahil geniş bir alana yaymak ve merkezî gelir düzeninin ana yöntemi haline getirmektir.
YanlışÖlümünden sonra mal varlığına el konuldu.
DoğruGörevde ve doğal yoldan öldüğü için müsadere uygulanmadı. Serveti mirasçılarına ve kurduğu vakıflara intikal etti. Müsadere, idam edilerek makamdan ayrılan devlet adamlarına uygulanan bir usuldü.
YanlışEminönü'ndeki Rüstem Paşa Camii'ni kendisi görüp ibadete açtı.
DoğruCaminin inşası ölümünden sonra da devam etti ve kaynaklarda tamamlanma tarihi 1561 ile 1563 arasında verilir. Yapının tamamlanma sürecini Mihrimah Sultan yürüttü.
YanlışAmasya Antlaşması onun sadareti sırasında imzalandı.
DoğruAntlaşma 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalandı; Rüstem Paşa o tarihte görevde değildi ve 29 Eylül 1555 tarihinde ikinci kez sadrazam oldu. Antlaşmaya giden seferin hazırlığı ise onun birinci sadaretinde yapılmıştır.
YanlışDoğum yeri ve yılı kesin olarak bilinir.
DoğruDoğum yılı kaynaklarda 1500 ile 1505 arasında değişir. Doğum yeri için Saraybosna yakınlarındaki Butmir ve Sarajevsko Polje adlı yerleşimler ile Dalmaçya kıyısındaki Skradin ayrı ayrı gösterilir.

Künye

Doğum1500 civarı, Saraybosna yakınları (kaynaklarda 1500 ile 1505 arası verilir)
Ölüm10 Temmuz 1561, İstanbulHicri 25 Şevval 968
Görev28 Kasım 1544 - 6 Ekim 1553 ve 29 Eylül 1555 - 10 Temmuz 1561, iki dönem toplam yaklaşık 15 yıl
SıraKanuni Sultan Süleyman dönemi sadrazamı
PadişahKanuni Sultan Süleyman
BabasıMustafa
MemleketSaraybosna yakınları, Bosna
DefinŞehzade Camii haziresindeki türbesi, İstanbul
UnvanVezir-i azam, damat, kehle-i ikbal

Sıkça Sorulan Sorular

15 soru
Damat Rüstem Paşa nereli ve hangi kökenden gelir?
Saraybosna yakınlarında, 1500 yılı civarında Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Kaynaklarda Hırvat asıllı olduğu belirtilir. Doğum yeri olarak Butmir ve Sarajevsko Polje adlı yerleşimler geçer; bazı çalışmalar Dalmaçya kıyısındaki Skradin'i işaret eder.
Damat Rüstem Paşa neden damat olarak anılır?
26 Kasım 1539 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan ile evlendi. Hanedan mensubu bir hanımla evlenen devlet adamları damat sıfatıyla anıldığı için, kaynaklarda adı bu sıfatla geçer. Evlilik, saray içindeki konumunu belirgin biçimde güçlendirdi.
Damat Rüstem Paşa kaç yıl sadrazamlık yaptı?
İki ayrı dönemde toplam yaklaşık on beş yıl görev yaptı. Birinci dönem 28 Kasım 1544 ile 6 Ekim 1553, ikinci dönem 29 Eylül 1555 ile 10 Temmuz 1561 tarihleri arasındadır. Kanuni Sultan Süleyman döneminin en uzun süre görev yapan sadrazamıdır.
Damat Rüstem Paşa'ya neden kehle-i ikbal denir?
Mihrimah Sultan ile evliliği gündeme geldiğinde, rakipleri cüzzam hastası olduğu söylentisini yaydı. Muayene sırasında gömleğinde bir bit bulundu ve dönemin tıp anlayışına göre bu, hastalığın bulunmadığına delil sayıldı. Bu olaydan sonra kendisi için talih biti anlamına gelen kehle-i ikbal tabiri kullanıldı.
Damat Rüstem Paşa neden azledildi?
6 Ekim 1553 tarihinde Şehzade Mustafa, Nahçıvan Seferi sırasında Ereğli yakınlarındaki ordugâhta idam edildi. Karar ordu içinde tepki uyandırdı ve ayaklanma tehlikesi belirdi. Tepkiyi yatıştırmak için Rüstem Paşa aynı gün görevden alındı, yerine Kara Ahmed Paşa getirildi.
Damat Rüstem Paşa Şehzade Mustafa olayında ne rol oynadı?
Kaynaklar, şehzadenin tahtı ele geçirmeye hazırlandığı yönündeki bilgilerin padişaha iletilmesinde Rüstem Paşa'nın payı olduğunu kaydeder. Bilgilerin niteliği ve doğruluk derecesi konusunda kesin belge yoktur ve araştırmacılar arasında görüş birliği bulunmaz. Karar, Ebüssuud Efendi'nin fetvasıyla resmî çerçeveye oturtuldu.
Damat Rüstem Paşa nasıl yeniden sadrazam oldu?
Azilden sonra İstanbul'da kaldı ve saray içindeki bağlarını korudu. Hürrem Sultan ile Mihrimah Sultan'ın desteğiyle göreve dönüşü için çalışıldı. 29 Eylül 1555 tarihinde sadrazam Kara Ahmed Paşa divanda idam edildi ve aynı gün Rüstem Paşa ikinci kez sadrazamlığa getirildi.
İltizam nedir ve Damat Rüstem Paşa bu düzeni neden yaygınlaştırdı?
İltizam, bir vergi kaleminin gelirinin belirli bir bedel karşılığında mültezim adı verilen kişiye devredilmesidir. Rüstem Paşa bu usulü hazineye peşin ve düzenli gelir sağladığı için yaygınlaştırdı. Uzun vadede ise toprak veriminin düşmesi ve idari alışkanlıkların bozulması gibi sonuçlar doğurdu.
Damat Rüstem Paşa döneminde hangi antlaşmalar yapıldı?
Birinci sadareti sırasında, 1547 yılında Habsburglarla İstanbul Antlaşması yapıldı; Macaristan üzerindeki Osmanlı hâkimiyeti tanındı ve yıllık otuz bin altın vergi kabul edildi. Safevilerle imzalanan Amasya Antlaşması ise 29 Mayıs 1555 tarihlidir ve ikinci sadaretine dönmesinden dört ay öncedir.
Damat Rüstem Paşa'nın serveti ne kadardı?
Ölümünden sonra tutulan tereke kayıtları bin yedi yüz köle, iki bin dokuz yüz savaş atı, bin yüz altmış deve, yedi yüz bin altın sikke ve beş binden fazla cilt kitap gibi kalemler içerir. Çiftlik sayısı kaynaklarda sekiz yüz on beş ile bin arasında değişir. Toplam değer için bazı kaynaklar yaklaşık on beş milyon duka rakamını verir.
Damat Rüstem Paşa'nın eserleri nelerdir?
Mimar Sinan'a çok sayıda yapı yaptırdı. Bunların en bilineni Eminönü'ndeki Rüstem Paşa Camii'dir. Tekirdağ'da bir külliye, Edirne'de bir kervansaray, Sapanca'da bir cami ve Kütahya'da medrese ile hamam yaptırdı. Ayrıca kendisine bir tarih eseri atfedilir.
Damat Rüstem Paşa ne zaman ve nerede öldü?
10 Temmuz 1561 tarihinde İstanbul'da, sadrazamlık görevi başındayken öldü. Bazı kaynaklar tarihi iki gün sonrası olarak kaydeder. Kaynaklarda ölüm sebebi olarak uzun süren bir hastalık gösterilir. Cenazesi Şehzade Camii haziresindeki türbesine defnedildi.
Damat Rüstem Paşa'nın çocukları kimlerdir?
Mihrimah Sultan ile evliliğinden iki çocuğu oldu: Ayşe Hümaşah Sultan ve Sultanzade Osman Bey. Ayşe Hümaşah Sultan sonraki yıllarda vezirlerle evlendirildi. Rüstem Paşa'nın ölümünden sonra vakıflarının yönetimi Mihrimah Sultan tarafından sürdürüldü.
Damat Rüstem Paşa neden şairlerle kötü geçindi?
Pargalı İbrahim Paşa döneminde şairlere bağlanan maaşları gereksiz görerek kaldırdı. Bu karar, dönemin edebiyat çevrelerinde tepki uyandırdı. Taşlıcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa için yazdığı mersiye, kendisini doğrudan hedef alan mısralar içerir ve hakkındaki yaygın kanaatin oluşmasında etkili olmuştur.
Damat Rüstem Paşa'nın kardeşi hangi görevde bulundu?
Kardeşi Sinan Paşa'dır. Donanmada yükselerek kaptan-ı deryalığa kadar geldi ve 1554 yılında öldü. Bir dönem iki kardeş, biri divanın diğeri donanmanın başında olmak üzere devletin en üst makamlarında aynı anda görev yaptı. Nefise adında bir kız kardeşi olduğu da kaydedilir.

Son güncelleme: 6 Eylül 2026