Yatsı19:57·İmsak 05:41 İstanbul22°·Açık Nöbetçi eczane:Adalar 11 Ekim 2026, Pazar
Ara
Veli Mahmud Paşa
Sadrazamlar · Yükselme dönemi

Veli Mahmud Paşa

ولى محمود پاشا

Adnî·Mahmud Paşa Angeloviç·Mahmud Paşa

Sadaret 1456-1466 · 1472-1474Doğum 1420 civarı, NovoberdaÖlüm 17 Ağustos 1474, İstanbul· 2 Rebiülahir 879

Veli Mahmud Paşa, Fatih Sultan Mehmed döneminde iki kez vezîriâzamlık yapan, Adnî mahlasıyla şiir yazan ve 1474 yılında idam edilen Osmanlı devlet adamıdır.

54Yaşında öldü
2Kez sadrazam
1Padişaha hizmet
11Savaş ve sefer
6Eser
2Çocuk

Veli Mahmud Paşa Kimdir?

15 dk okuma

Veli Mahmud Paşa, Fatih Sultan Mehmed'in saltanatının en uzun süre görevde kalan vezîriâzamıdır. Balkan kökenli bir soylu aileden gelir; kaynakların çoğu 1420 yılı civarında, bugün Kosova sınırları içinde bulunan Novoberda'da doğduğunu kaydeder. Ailesinin kökeni konusunda kaynaklar ayrışır: bir kısmı Sırp, bir kısmı Bizans soylusu Angelos ailesine dayandığını yazar.

1427 yılı civarında çocuk yaşta Osmanlı topraklarına getirildi. Esir olarak mı yoksa devşirme yoluyla mı alındığı kesin değildir. İslam'ı benimsedikten sonra Edirne'de ve sarayda yetiştirildi, Enderun'da eğitim gördü ve şehzade Mehmed'in yakın çevresine girdi.

İstanbul'un fethine katıldı. Rumeli beylerbeyiliği yaptıktan sonra vezîriâzamlığa getirildi; göreve başlama tarihi kaynaklarda 1455, 1456 ve 1458 olarak farklı verilir. Birinci sadareti 1466 yılında sona erdi. Bu dönemde Sırbistan, Mora, Trabzon, Bosna ve Eflak seferlerini yürüttü ya da bu seferlerde belirleyici görevler aldı.

Azlinden sonra kaptanıderyalık yaptı ve 1470 yılında Eğriboz'un alınmasında donanmaya komuta etti. 1472 yılında ikinci kez vezîriâzam oldu, 1473 yılında Otlukbeli Muharebesi'ne katıldı. 1474 yılında görevden alındı, Yedikule'ye hapsedildi ve 17 Ağustos 1474 tarihinde idam edildi.

Adnî mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiirler yazdı. İstanbul'da kurduğu külliye, fetihten sonra bir vezir tarafından yaptırılan ilk büyük yapı topluluğudur. Devrin ilim ve sanat çevrelerini destekledi; ölümü bu çevrelerde geniş yankı uyandırdı.

1420

Sırp Despotluğu topraklarındaki Novoberda'da doğduğu kabul edilir.

Kökeni ve Ailesi

01 / 19 · 1 dk

Veli Mahmud Paşa'nın doğum yılı kaynaklarda 1420 civarı olarak verilir. Doğum yeri, Sırp Despotluğu topraklarındaki Novoberda'dır; bugün Kosova sınırları içinde kalan bu yerleşim, on beşinci yüzyılda Balkanların en önemli gümüş madeni merkezlerinden biriydi.

Ailesinin kökeni konusunda kaynaklar ayrışır. Bir kısım kaynak aileyi Sırp soyluları arasında sayar. Bir kısmı ise Bizans'ın Angelos ailesine, özellikle on dördüncü yüzyılda Teselya'da hüküm süren kola bağlar. Annesinin kökeni de tartışmalıdır; Sırp ya da Rum olduğu yolunda farklı görüşler vardır. Kesin olan, ailenin bölgenin yerleşik soylu çevresine mensup olduğudur.

Kardeşi Mihailo Angeloviç, Osmanlı hizmetine girmedi ve Sırp Despotluğu'nda kaldı. Despotluğun son yıllarında naiplik görevinde bulundu, ancak Macaristan yanlısı çevrelerce görevden uzaklaştırıldı. İki kardeşin farklı devletlerin hizmetinde bulunması, on beşinci yüzyıl Balkanlarında soylu ailelerin izlediği yolların ne kadar ayrışabildiğini gösteren örneklerden sayılır.

Osmanlı kaynaklarında adı yalnızca Mahmud Paşa olarak geçer. Sonraki yüzyıllarda hayır eserleri ve dindarlığı sebebiyle Veli lakabıyla anıldığı belirtilir; kabri uzun süre ziyaret edilen yerler arasında yer aldı.

Eşinin adı Selçuk Hatun olarak kaydedilir; bazı kaynaklar onu vezir Zağanos Mehmed Paşa'nın kızı olarak gösterir. Bir oğlu ve bir kızı olduğu kaydedilir.

Osmanlı Hizmetine Girişi ve Enderun Eğitimi

02 / 19 · 1 dk

Kaynaklar, Mahmud'un 1427 yılı civarında, annesiyle birlikte Novoberda'dan Semendire'ye giderken Osmanlı akıncıları tarafından yakalandığını kaydeder. Bu ele geçirilişin devşirme usulüyle mi yoksa savaş esiri olarak mı gerçekleştiği kesin biçimde belirlenememiştir.

Çocuk yaşta Osmanlı topraklarına getirildi ve İslam'ı benimsedi. Kendisine Mahmud adı verildi. Önce Edirne'de öğrenim gördü, ardından saraya alınarak Enderun'da yetiştirildi. Enderun, devlet hizmeti için kadro yetiştiren saray okuluydu; burada Arapça, Farsça, hat, matematik, askerlik ve devlet usulü öğretiliyordu.

Bu eğitim düzeni, Osmanlı yönetiminde on beşinci yüzyılın ortasından itibaren belirleyici hale geldi. Saray içinde yetişen görevlinin taşrada bir ailesi, toprağı ya da bağımsız bir gelir kaynağı yoktu; konumu doğrudan padişahın iradesine bağlıydı. Çandarlı ailesinin temsil ettiği köklü ilmiye ve toprak sahibi kadro ile bu kadro arasındaki denge, 1453 yılından sonra ikincisi lehine değişti. Mahmud Paşa bu değişimin ilk büyük örneklerindendir.

Enderun yıllarında şehzade Mehmed'in yakın çevresinde yer aldı. İki isim arasındaki bağ, sonraki yılların en uzun süreli devlet adamı padişah ilişkisini doğurdu. Aynı yıllarda edebiyat ve şiirle ilgilendi; Farsça ve Türkçe şiir yazacak düzeyde bir birikim edindi. Bu birikim, sonraki yıllarda çevresine topladığı ilim ve sanat çevresinin de temelini oluşturdu.

Devlet Hizmetinde Yükselişi

03 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa'nın 1453 yılından önceki görevleri hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunmaz. İstanbul kuşatmasına katıldığı kaydedilir.

Fetihten sonra hızla yükseldi. Rumeli beylerbeyiliğine getirildi; bu görev, Osmanlı taşra teşkilatının en büyük idari ve askerî birimini yönetmek anlamına geliyordu. Rumeli beylerbeyi, sefer zamanlarında ordunun en kalabalık kolunun başında bulunuyordu.

1456 yılında Belgrad kuşatmasına katıldı. Kuşatma başarısızlıkla sonuçlandı ve Osmanlı ordusu geri çekildi; Yanoş Hunyadi komutasındaki kuvvetler kaleyi savundu. Bu seferdeki hizmeti, Mahmud Paşa'nın devlet içindeki konumunu güçlendirdi.

Dönemin Osmanlı yönetiminde vezîriâzamlık makamı sık el değiştiriyordu. Çandarlı Halil Paşa'nın 1453 yılında idam edilmesinin ardından makama Zağanos Mehmed Paşa getirilmiş, onun görevden alınmasından sonra da başka isimler denenmişti. Mahmud Paşa bu dönemde vezirlik görevindeydi.

Yükselişinde askerî başarı kadar idari ve diplomatik yetenek de rol oynadı. Kaynaklar onu, sefer öncesinde ordunun hazırlığını düzenleyen, kuşatma altındaki kalelerle teslim görüşmeleri yürüten ve alınan bölgelerde yeni düzeni kuran bir görevli olarak tarif eder. Bu üç işi bir arada yürütebilmesi, kendisini dönemin diğer komutanlarından ayıran özellik olarak gösterilir. Farsça ve Türkçe yazışma yapabilmesi de diplomatik görevlerde öne çıkmasını sağladı.

1427

Çocuk yaşta Osmanlı topraklarına getirildi; esir mi devşirme mi olduğu kesin değildir.

Vezîriâzamlığa Getirilişi

04 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa'nın vezîriâzamlığa getirildiği tarih kaynaklarda farklı verilir. Bir kısım kaynak 1455, bir kısmı 1456, bir kısmı 1458 yılını gösterir. Sadrazam listelerinde genellikle 1456 yılı esas alınır. Görev, Belgrad kuşatmasının ardından verilmiştir.

Göreve geldiğinde Fatih Sultan Mehmed yirmi dört yaşındaydı ve İstanbul'un alınmasından sonra kurulacak yeni düzenin çerçevesini çiziyordu. Devletin merkezi İstanbul'a taşınmış, şehrin yeniden iskânı başlamış, hukuk ve maliye alanında düzenlemelere girişilmişti.

Mahmud Paşa'nın birinci sadareti on yıla yakın sürdü ve Fatih dönemi fetihlerinin en yoğun bölümüne denk geldi. Sırp Despotluğu ortadan kaldırıldı, Mora ele geçirildi, Karadeniz kıyısındaki Ceneviz ve yerli beylik toprakları alındı, Trabzon Rum İmparatorluğu'na son verildi, Bosna Krallığı yıkıldı. Bu seferlerin çoğunda ordunun bir kanadına ya da tamamına komuta etti.

Vezîriâzam olarak divana başkanlık etti, atamaları düzenledi ve dış yazışmaları yürüttü. Aynı dönemde İstanbul'un yeniden iskânı, yeni vakıfların kurulması ve şehirdeki ticaret düzeninin kurulması işleri de yürütüldü.

Bu yıllarda Osmanlı yönetiminde vezîriâzamın yetkisi genişledi. Padişah seferde bulunmadığında devlet işleri doğrudan vezîriâzam tarafından yürütülüyordu. Mahmud Paşa'nın uzun süre görevde kalması, bu makamın kurumsal ağırlığını artırdı.

Sırbistan ve Mora Seferleri

05 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa'nın vezîriâzamlığındaki ilk büyük harekât Sırbistan üzerine yapıldı. Sırp Despotluğu, Edirne Segedin Antlaşması ile yeniden kurulmuş, ancak Macaristan ile Osmanlı arasında sürekli bir denge alanı olarak kalmıştı. Despot Corc Brankoviç'in 1456 yılında ölümünden sonra ülkede taht mücadelesi başladı.

1458 yılında Osmanlı kuvvetleri Sırbistan'a girdi. Mahmud Paşa'nın kardeşi Mihailo Angeloviç bu dönemde despotluğun naipleri arasındaydı ve görevden uzaklaştırıldı. Osmanlı ilerleyişi 1459 yılında Semendire'nin alınmasıyla tamamlandı. Sırp Despotluğu ortadan kalktı ve topraklar Osmanlı sancak düzenine bağlandı.

Aynı yıllarda Mora yarımadasında da harekât yürütüldü. Mora Despotluğu, Bizans hanedanından iki kardeşin yönetimindeydi ve aralarındaki anlaşmazlık bölgeyi zayıf düşürmüştü. Osmanlı seferleri 1458 yılında başladı, 1460 yılında yarımadanın büyük bölümü ele geçirildi. Venedik'in elindeki birkaç liman dışında Mora Osmanlı yönetimine girdi.

Mahmud Paşa bu seferlerde ordunun bir kanadına komuta etti ve kalelerle yapılan teslim görüşmelerini yürüttü. Kaynaklar, teslim şartlarının belirlenmesinde ve halkın yerinde bırakılmasına ilişkin düzenlemelerde onun rolüne dikkat çeker.

İki despotluğun ortadan kaldırılması, Balkanlarda Osmanlı düzeninin kesinleşmesi anlamına geldi. Tuna'nın güneyinde bağımsız bir Hristiyan devleti kalmadı; yalnızca Bosna Krallığı ve Arnavutluk'taki direniş sürüyordu.

Karadeniz Seferi: Amasra, Sinop ve Trabzon

06 / 19 · 1 dk

1460'lı yılların başında Osmanlı siyaseti Karadeniz'e yöneldi. Amaç, denizin güney kıyısındaki bağımsız ve yarı bağımsız yönetimleri ortadan kaldırmak ve ticaret yollarını denetim altına almaktı.

İlk hedef, Cenevizlilerin elindeki Amasra oldu. Mahmud Paşa donanmayla limanı kapattı, kara kuvvetleri kaleyi kuşattı ve şehir teslim alındı. Bu harekât, Osmanlı donanmasının Karadeniz'de düzenli bir güç olarak kullanıldığı ilk büyük örneklerdendir.

1461 yılında Candaroğulları Beyliği'nin merkezi Sinop üzerine yüründü. Kale kuşatıldı ve İsfendiyaroğlu İsmail Bey teslim oldu; beylik topraklarına karşılık kendisine başka yerde gelir verildi. Böylece Karadeniz'in orta kesimi Osmanlı yönetimine girdi.

Seferin son hedefi Trabzon Rum İmparatorluğu'ydu. Bu devlet, 1204 yılından beri Karadeniz'in doğu kıyısında varlığını sürdürüyor ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ile akrabalık bağı kurmuş bulunuyordu. Osmanlı ordusu karadan, donanma denizden ilerledi.

Mahmud Paşa donanmayla 14 Ağustos 1461 tarihinde şehrin önüne geldi. Fatih Sultan Mehmed ertesi gün ordunun başında ulaştı ve şehir 15 Ağustos 1461 tarihinde teslim alındı. Teslim görüşmelerini Mahmud Paşa yürüttü; Trabzon tarafında görüşmeleri âlim ve devlet adamı Georgios Amirutzes sürdürdü.

Uzun Hasan'ın gönderdiği heyet de önce Mahmud Paşa ile görüştü ve arabuluculuk istedi. Trabzon'un alınmasıyla Anadolu'da Osmanlı dışında bir Hristiyan devlet kalmadı.

1453

İstanbul kuşatmasına katıldı.

Eflak Seferi ve Bosna'nın Fethi

07 / 19 · 1 dk

1462 yılında Eflak üzerine sefer düzenlendi. Eflak voyvodası III. Vlad, Osmanlı'ya ödediği vergiyi kesmiş ve Tuna'nın güneyindeki yerleşimlere baskın düzenlemişti. Osmanlı ordusu Tuna'yı geçerek Eflak'a girdi.

Sefer, açık muharebeden çok yıpratma taktiklerine dayandı. Eflak kuvvetleri geri çekilirken toprakları boşalttı ve gece baskınları düzenledi. Osmanlı ordusu başkent Târgovişte'ye ulaştı. Sefer sonunda Vlad'ın kardeşi Radu, Osmanlı'ya bağlı voyvoda olarak görevlendirildi.

Ertesi yıl Bosna Krallığı üzerine yürünüldü. Bosna, Balkanlarda ayakta kalan son bağımsız krallıktı ve Osmanlı'ya vergi ödemeyi kesmişti. Sefer 1463 yılının baharında başladı. Osmanlı ordusu hızla ilerledi; kralın sığındığı Bobovac kalesi kısa sürede düştü.

Mahmud Paşa öncü kuvvetlerin başında ilerledi ve Kral Stefan Tomaşeviç'in bulunduğu Kliyuç kalesini kuşattı. Kral teslim oldu ve sefer sonunda idam edildi. Bosna Krallığı ortadan kalktı; bölgede Bosna sancağı kuruldu.

Bosna'nın alınması Macaristan ve Venedik ile ilişkileri doğrudan etkiledi. Macar kralı aynı yıl kuzeyden karşı harekâta girişti ve Yayçe'yi geri aldı; bölgedeki mücadele yıllarca sürdü. Venedik ile 1463 yılında başlayan savaş ise on altı yıl devam etti ve Osmanlı donanmasının Ege'deki üstünlüğüyle sonuçlandı.

Venedik Savaşı ve Denizdeki Görevleri

08 / 19 · 1 dk

Osmanlı Venedik savaşı 1463 yılında başladı. Savaşın sebebi, Mora ve Bosna'nın alınmasıyla Venedik'in Adriyatik ve Ege'deki üsleri arasındaki bağın tehdit altına girmesiydi. Venedik, Papalık ve Macaristan ile ittifak kurdu; Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ile de temas sağladı.

Savaş uzun yıllar süren bir yıpratma mücadelesine dönüştü. Venedik donanması Ege adalarına ve Osmanlı kıyılarına baskın düzenledi, Osmanlı kuvvetleri karadan Venedik üslerini kuşattı. 1464 yılında Bozcaada ve Midilli çevresinde deniz çatışmaları yaşandı.

Mahmud Paşa bu dönemde hem karada hem denizde görev aldı. Donanmanın hazırlanması, tersanenin işletilmesi ve gemi sayısının artırılması onun sorumluluğundaki işler arasındaydı. Osmanlı donanması bu yıllarda nicelik olarak Venedik ile boy ölçüşebilecek düzeye ulaştı.

Savaşın Anadolu boyutu da vardı. Karamanoğulları, Venedik ve Akkoyunlu ile temas kurarak Osmanlı'ya karşı harekete geçti. 1460'lı yılların ikinci yarısında Karaman üzerine seferler düzenlendi, Konya ve Larende Osmanlı yönetimine bağlandı.

Karaman'ın alınmasından sonra bölgeden İstanbul'a nüfus nakli yapıldı. Şehrin yeniden iskânı için uygulanan bu düzenleme, dönemin en tartışmalı uygulamalarındandır. Mahmud Paşa'nın bu naklin yürütülmesindeki tutumu, hakkındaki suçlamaların konularından biri oldu.

Birinci Sadaretin Sonu ve Azli

09 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa'nın birinci sadareti 1466 yılında sona erdi. Sadrazam listelerinin çoğu bu tarihi verir. Azlin gerekçesi konusunda kaynaklar ayrışır.

Bir anlatıya göre azil, 1466 yılındaki Arnavutluk seferinin ardından divandaki güç dengesinin değişmesiyle ilgilidir. Aynı yıl vezirliğe getirilen Rum Mehmed Paşa, saray içinde etkili bir konum kazandı ve vezîriâzamlığa yükseldi.

Bir başka anlatıya göre azlin sebebi, Karaman bölgesinden İstanbul'a yapılan nüfus naklinde Mahmud Paşa'nın yeterince sert davranmadığı yolundaki suçlamalardır. Konya ve Larende'den birkaç yüz hanenin şehre nakledilmesi işinde gevşek davrandığı öne sürüldü. Bu anlatıyı aktaran kaynaklar olayı 1468 yılına tarihlendirir; bu da azil tarihiyle uyuşmaz. Kaynaklar arasındaki bu ayrışma bugün de giderilmiş değildir.

Üçüncü bir değerlendirme, uzun süre görevde kalan ve büyük bir servet ile geniş bir çevre edinen bir vezîriâzamın konumunun kendiliğinden tartışma konusu haline geldiğine dikkat çeker. Fatih Sultan Mehmed'in saltanatı boyunca vezîriâzamlık makamı sık el değiştirdi; hiçbir görevlinin kalıcı bir güç merkezi kurmasına izin verilmedi.

Azilden sonra tamamen tasfiye edilmedi. Gelibolu sancak beyliği ve kaptanıderyalık görevleri verildi. Bu, Osmanlı düzeninde azledilen bir vezîriâzamın alt bir görevle hizmette tutulmasının örneklerindendir. Mahmud Paşa'nın denizdeki başarıları, bu dönemde ortaya çıktı.

1456

Belgrad kuşatmasında görev aldı; kuşatma sonuçsuz kaldı.

Kaptanıderyalık ve Eğriboz'un Fethi

10 / 19 · 1 dk

Azlinden sonra donanmanın başına getirilen Mahmud Paşa'nın en büyük harekâtı Eğriboz seferidir. Eğriboz, bugünkü adıyla Evia adası, Venedik'in Ege'deki en büyük üssüydü ve adayı anakaraya bağlayan boğazdaki kale bölgenin denetimini elinde tutuyordu.

Osmanlı donanması 1470 yılının haziran ayında Çanakkale Boğazı'ndan Ege'ye açıldı. Kaynaklar donanmanın yüz kadırga ile iki yüz kadar küçük savaş ve nakliye gemisinden oluştuğunu kaydeder. Filo 14 Haziran'da ada önlerine ulaştı.

Kuşatma 18 Haziran 1470 tarihinde başladı. Padişah karadan gelen kuvvetlerle harekâta katıldı; boğaz üzerine gemilerden köprü kuruldu ve ordu adaya geçirildi. Kale surları toplarla dövüldü, birkaç genel hücum düzenlendi.

Venedik garnizonu, komutan Niccolo da Canale komutasındaki Venedik donanmasından yardım bekledi. Donanma bölgeye geldi, ancak boğaza girip müdahale etmedi. Kale 12 Temmuz 1470 tarihinde alındı.

Eğriboz'un alınması, Venedik'in Ege'deki en büyük üssünün kaybı anlamına geldi ve savaşın seyrini Osmanlı lehine çevirdi. Venedik'te komutanın yargılanmasına ve görevden alınmasına yol açtı.

Bu başarı, Mahmud Paşa'nın merkeze dönüşünün de yolunu açtı. 1472 yılında ikinci kez vezîriâzamlığa getirildi. Osmanlı tarihinde aynı makama iki kez getirilen ilk devlet adamlarından biridir.

İkinci Sadareti ve Otlukbeli Muharebesi

11 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa 1472 yılında ikinci kez vezîriâzam oldu. Bu dönemin en büyük meselesi doğudaki Akkoyunlu tehdidiydi. Uzun Hasan, Doğu Anadolu ve İran'da geniş bir devlet kurmuş, Karamanoğulları ile ittifak yapmış ve Venedik ile temas kurmuştu.

1472 yılında Akkoyunlu kuvvetleri Orta Anadolu'ya girdi ve Tokat'ı yağmaladı. Osmanlı kuvvetleri karşı harekâta girişti; sınır bölgelerinde çatışmalar sürdü.

1473 yılında Fatih Sultan Mehmed büyük bir orduyla doğuya yürüdü. Ordunun ilerleyişi sırasında Fırat kıyısında yapılan çatışmada vezir Has Murad Paşa öldü. Kaynaklar, nehri geçen kuvvetlerin karşısında Akkoyunlu birliklerinin sahte geri çekilme yaptığını, Mahmud Paşa'nın bunun bir tuzak olduğunu söyleyerek yerinde kalınmasını önerdiğini kaydeder.

İki ordu 11 Ağustos 1473 tarihinde Otlukbeli'nde karşılaştı. Osmanlı ordusunda ateşli silahların ve top ateşinin kullanılması belirleyici oldu. Akkoyunlu ordusu bozguna uğradı; Uzun Hasan doğuya çekildi. Muharebede Mahmud Paşa da kuvvetlere komuta etti.

Otlukbeli, Osmanlı'nın Anadolu'daki üstünlüğünü kesinleştirdi. Akkoyunlu Devleti bir daha batıya doğru büyük bir harekât düzenleyemedi ve Karamanoğulları'nın direnişi dayanağını yitirdi.

Muharebeden sonra padişah ile vezîriâzam arasındaki ilişkinin bozulduğu kaydedilir. Kaynaklar, Fırat kıyısındaki kayıpların sorumluluğu ve muharebe sırasındaki tutumu konusunda çıkan tartışmaları bu bozulmanın sebepleri arasında sayar.

Azli, Hapsi ve İdamı

12 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa 1474 yılında ikinci kez vezîriâzamlıktan alındı. Kısa süre sonra tutuklanarak Yedikule'ye hapsedildi.

Azil ve idamın arka planında Şehzade Mustafa'nın ölümü vardır. Fatih Sultan Mehmed'in oğullarından Mustafa, Karaman valiliğinde bulunuyordu ve 1474 yılında öldü. Şehzadenin ölümünden sonra Mahmud Paşa hakkında suçlamalar gündeme geldi.

Suçlamaların içeriği konusunda kaynaklar ayrışır. Bir kısım kaynak, şehzadenin ölümünde payı olduğu yolundaki şüpheye dikkat çeker. Bir kısmı, iki isim arasında daha önce yaşanmış kişisel bir anlaşmazlığın gerekçe olarak kullanıldığını aktarır. Bir başka anlatı, şehzadenin ölüm haberi geldiğinde vezîriâzamın gösterdiği tepkinin uygun bulunmadığını kaydeder. Bu anlatıların hiçbiri belgeyle doğrulanmış değildir.

Divandaki rekabetin de rol oynadığı belirtilir. Uzun süre görevde kalmış, geniş bir servet ve çevre edinmiş bir vezîriâzamın konumu, rakipleri için sürekli bir hedefti.

Mahmud Paşa 17 Ağustos 1474 tarihinde idam edildi. Naaşı, İstanbul'da kendi yaptırdığı külliyenin içindeki türbeye defnedildi.

Ölümü, devrin ilim ve sanat çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Uzun yıllar boyunca şair, âlim ve sanatçıları desteklemiş, çevresinde bir kültür halkası oluşturmuştu. Dönem kaynakları, ölümünün bu çevrelerde derin üzüntü yarattığını kaydeder. Yerine Gedik Ahmed Paşa vezîriâzamlığa getirildi.

1456

Vezîriâzamlığa getirildi; kaynaklar bu tarihi 1455, 1456 ve 1458 olarak farklı verir.

Mahmud Paşa Külliyesi

13 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa'nın en büyük eseri, İstanbul'da Eminönü tarafında bugün kendi adını taşıyan semtte kurduğu külliyedir. Yapı topluluğu, fetihten sonra bir vezir tarafından yaptırılan ilk büyük külliyedir ve on beşinci yüzyıl İstanbul mimarisinde Fatih Külliyesi'nden sonra gelen en önemli yapı grubu sayılır.

Külliyenin yapımına 1460'lı yılların başında girişildi. Cami 1463 yılında tamamlandı. Yapı topluluğunun tamamlanması 1473 ile 1474 yılları arasına tarihlenir.

Külliye cami, türbe, çifte hamam, han, medrese, imaret, sıbyan mektebi ve mahkeme işlevi taşıyan bir yapıdan oluşuyordu. Bu bileşim, Osmanlı külliye anlayışının temel özelliğini gösterir: ibadet, eğitim, ticaret, barınma ve hayır hizmetleri tek bir vakıf düzeni içinde bir arada kurulur ve hanın geliri diğer birimleri ayakta tutar.

Cami, ters T planlı erken Osmanlı camilerinin İstanbul'daki önemli örneklerindendir. İki büyük kubbeli ana mekân ve yanlardaki tabhane odaları bu plan tipinin özelliğidir.

Türbe, caminin yanında yer alır ve çini süslemeleriyle dikkat çeker. Mahmud Paşa buraya defnedilmiştir.

Külliyenin cami, türbe, han, hamamın erkekler bölümü ve medresenin dershane kısmı günümüze ulaşmıştır. Külliyenin kurulduğu bölge, İstanbul'un en yoğun ticaret alanlarından biri haline geldi ve semt yüzyıllar boyunca çarşı bölgesi olarak kaldı.

Diğer Eserleri ve Vakıfları

14 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa'nın hayır eserleri İstanbul ile sınırlı kalmadı. Osmanlı vakıf düzeninde bir devlet adamının farklı şehirlerde eser yaptırması ve bunları tek bir vakıf gelirine bağlaması yaygın bir uygulamaydı.

Balkanlarda ve Anadolu'da cami, mescit, hamam, han ve köprü yaptırdığı kaydedilir. Tuna kıyısındaki Güvercinlik kalesinin aşağı şehrinde ona atfedilen bir hamamın kalıntıları bulunur.

Vakıf gelirleri, kurduğu eserlerin bakımını ve görevlilerinin ücretlerini karşılıyordu. İmaretlerde günlük yemek dağıtımı yapılıyor, medreselerde müderris ve öğrenciler barınıyordu. Bu düzen, Osmanlı şehirlerinde kamu hizmetinin yürütülme biçimiydi.

İdamından sonra vakıflarının önemli bölümü ayakta kaldı. Külliyenin işleyişi sürdü ve semt gelişmeye devam etti. Osmanlı hukukunda vakıf malının kurucusunun şahsi mülkünden ayrı sayılması, bu sürekliliği sağlayan etkendir.

Himaye faaliyeti de mirasının bir parçasıdır. Çevresinde toplanan âlimlere eser yazdırdı, tercümeler yaptırdı ve şairleri destekledi. Devrin önde gelen isimlerinden bir bölümü eserlerini ona ithaf etti.

Adına bağlı yapıların bir bölümü sonraki yüzyıllarda depremler ve yangınlar sebebiyle onarım gördü. İstanbul'daki külliyenin cami ve türbesi bugün de ayaktadır ve semte adını vermiştir.

Şairliği: Adnî Mahlası ve Divanı

15 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa, devlet görevlerinin yanında şiir yazan bir devlet adamıydı. Şiirlerinde Adnî mahlasını kullandı. Bu mahlas, cennet bahçesi anlamındaki kelimeden türetilmiştir.

Hem Türkçe hem Farsça şiir yazdı. Kaynaklar Farsça şiirleri arasında gazeller ve müfredler bulunduğunu kaydeder. Türkçe şiirleri, on beşinci yüzyıl Osmanlı divan şiirinin erken örnekleri arasında yer alır.

On beşinci yüzyılda Osmanlı divan şiiri henüz kendi geleneğini kuruyordu. Fars edebiyatının klasik isimleri örnek alınıyor, onların şiirlerine nazireler yazılıyordu. Mahmud Paşa da bu geleneğin içinde yer aldı ve önceki dönem Fars şairlerinin gazellerine nazireler yazdı.

Şiirlerinin bir araya getirildiği divanı bulunmaktadır. Bu divan, hem edebî değeri hem de bir vezîriâzamın kaleminden çıkmış olması sebebiyle dönem araştırmalarında kullanılan kaynaklardandır.

Resmî yazışmalarda da kalemi kullandı. Farsça yazılmış resmî mektupları, dönemin diplomatik dilinin örnekleri arasında sayılır. Akkoyunlu ve Memlük yönetimleriyle yürütülen yazışmalarda Farsça, ortak diplomatik dil işlevi görüyordu.

Osmanlı devlet adamları arasında şiirle uğraşanlar az değildi; padişahlar da mahlas kullanarak şiir yazıyordu. Bununla birlikte bir vezîriâzamın divan oluşturacak kadar şiir yazması, on beşinci yüzyıl için dikkat çekici sayılır.

1458

Sırbistan ve Mora seferleri başladı.

İlim ve Sanat Hamiliği

16 / 19 · 1 dk

Mahmud Paşa'nın çevresi, on beşinci yüzyıl Osmanlı kültür hayatının önemli merkezlerinden biriydi. Vezîriâzamlığı süresince âlimleri, şairleri ve sanatçıları destekledi.

Himaye, dönemin ilim hayatının işleyiş biçimiydi. Bir eser yazmak isteyen âlim, çalışmasını bir devlet adamına ya da padişaha ithaf eder, karşılığında geçim desteği ve görev alırdı. Bu düzen sayesinde tefsir, fıkıh, tarih, tıp ve matematik alanlarında eserler üretildi.

Kurduğu medreseler, bu desteğin kurumsal ayağını oluşturdu. Medrese müderrisliği, Osmanlı ilmiye teşkilatında kadılığa ve kazaskerliğe açılan yolun başlangıcıydı; bir vezirin kurduğu medresenin gelirleri, o yolda ilerleyen kadroların yetişmesini sağlıyordu.

Kütüphane de külliyenin birimleri arasındaydı. On beşinci yüzyılda kitap el yazmasıydı ve pahalıydı; vakıf kütüphaneleri, kitaba erişimin başlıca yoluydu.

Trabzon'un alınmasında teslim görüşmelerini yürüttüğü Georgios Amirutzes, sonraki yıllarda Osmanlı sarayında bulundu ve coğrafya çalışmaları yaptı. Bu tür temaslar, fetihten sonra İstanbul'da oluşan karma kültür ortamının parçasıydı.

Ölümünün ilim ve sanat çevrelerinde geniş yankı uyandırdığı kaydedilir. Kendisi için yazılan mersiyeler ve dönem kaynaklarındaki değerlendirmeler, bu çevrelerle kurduğu bağın derecesini gösterir. Kabri sonraki yüzyıllarda ziyaret edilen yerler arasında yer aldı.

Kişiliği ve Yönetim Anlayışı

17 / 19 · 1 dk

Dönem kaynakları Mahmud Paşa'yı hem asker hem idareci hem de kalem sahibi bir devlet adamı olarak tarif eder. Bu üç niteliğin bir arada bulunması, kendisini çağdaşlarından ayıran özellik olarak gösterilir.

Askerî tarzında kuşatma ve teslim görüşmesi öne çıkar. Trabzon, Sinop, Bosna ve Eğriboz seferlerinde, doğrudan hücumdan önce teslim şartlarının görüşülmesi yolunu denedi. Bu tercih, hem kuvvet kaybını azaltıyor hem de alınan bölgede düzenin hızla kurulmasını sağlıyordu.

İdari tarafta, alınan yerlerde vergi ve tımar düzeninin kurulması işini yürüttü. Osmanlı taşra teşkilatının Balkanlarda ve Karadeniz kıyısında yerleşmesi, büyük ölçüde onun sadareti sırasında gerçekleşti.

Dil bilgisi ve kalem gücü, diplomatik görevlerde öne çıkmasını sağladı. Farsça yazışma yapabilmesi, doğudaki devletlerle yürütülen ilişkilerde belirleyici oldu.

Hayır eserlerine ayırdığı kaynak ve ilim çevrelerine verdiği destek, Veli lakabıyla anılmasının sebebi olarak gösterilir. Bu lakap, resmî bir unvan değil, sonraki dönemlerde yerleşen bir adlandırmadır.

Uzun süre görevde kalması, Fatih Sultan Mehmed dönemi için sıra dışıdır. Bu padişahın saltanatında vezîriâzamlık makamı sık el değiştirdi ve birden çok görevli idam edildi. Mahmud Paşa'nın iki ayrı dönemde toplam on iki yıla yakın görevde kalması, hem yeteneğinin hem de padişahla kurduğu erken bağın sonucu sayılır.

Mirası ve Tarihteki Yeri

18 / 19 · 1 dk

Veli Mahmud Paşa, Osmanlı Devleti'nin imparatorluğa dönüştüğü dönemin yönetici kadrosunun en tanınmış ismidir. Sadareti sırasında Sırp Despotluğu, Mora Despotluğu, Trabzon Rum İmparatorluğu, Candaroğulları Beyliği ve Bosna Krallığı ortadan kalktı.

Osmanlı yönetim düzeni açısından, saray içinde yetiştirilmiş kadronun en üst makama yerleşmesinin örneğidir. Çandarlı Halil Paşa'nın idamıyla açılan dönemde, devletin en üst görevleri artık köklü ailelerden değil bu kadrodan dolduruldu. Mahmud Paşa, Gedik Ahmed Paşa ve sonraki kuşaklar bu düzenin ürünüdür.

Aynı düzenin ikinci yüzü de onun hayatında görülür: makam tamamen padişahın iradesine bağlıydı ve azil ile idam her zaman mümkündü. İki kez göreve getirilmesi ve sonunda idam edilmesi, bu bağlılığın somut örneğidir.

Kültür tarihinde ayrı bir yeri vardır. Adnî mahlasıyla yazdığı şiirler ve divanı, on beşinci yüzyıl Osmanlı edebiyatının kaynakları arasındadır. Himaye ettiği âlim ve şairler, fetih sonrası İstanbul'un kültür hayatının kurucu kadrosunu oluşturdu.

İstanbul'daki külliyesi, adını semte verdi. Mahmutpaşa, yüzyıllar boyunca şehrin ticaret merkezlerinden biri olarak kaldı ve bugün de aynı adı taşır. Cami ve türbe ayaktadır.

Hakkındaki değerlendirmelerde, idamının sebebinin belgeyle aydınlatılamamış olması sürekli vurgulanır. Dönem kaynakları farklı anlatılar aktarır; bunlardan hiçbiri kesin biçimde doğrulanmış değildir.

1459

Semendire alındı ve Sırp Despotluğu ortadan kalktı.

Aynı Yıllarda Dünya

19 / 19 · 1 dk

1453: Castillon Muharebesi ile Yüzyıl Savaşları fiilen sona erdi.

1454: İtalyan devletleri arasında Lodi Barışı imzalandı.

1455: İngiltere'de Güller Savaşı başladı ve otuz yıl sürdü.

1456: Yanoş Hunyadi komutasındaki kuvvetler Belgrad kuşatmasında Osmanlı ordusunu durdurdu; Hunyadi aynı yıl öldü.

1462: Moskova'da III. İvan tahta çıktı ve Rus knezliklerini birleştirme siyasetini başlattı.

1469: Aragonlu Ferdinand ile Kastilyalı İsabel evlendi; İspanya'nın birleşmesinin yolu açıldı.

1471: Portekiz gemileri Batı Afrika kıyısında ilerlemeyi sürdürdü; Atlantik keşifleri hızlandı.

1474: Kastilya tahtına İsabel geçti; İber yarımadasında güç dengesi değişti.

Kronoloji

29 olay
  • 15. yüzyıl
  • Sırp Despotluğu topraklarındaki Novoberda'da doğduğu kabul edilir.

  • Çocuk yaşta Osmanlı topraklarına getirildi; esir mi devşirme mi olduğu kesin değildir.

  • İstanbul kuşatmasına katıldı.

  • Belgrad kuşatmasında görev aldı; kuşatma sonuçsuz kaldı.

  • Vezîriâzamlığa getirildi; kaynaklar bu tarihi 1455, 1456 ve 1458 olarak farklı verir.

  • Sırbistan ve Mora seferleri başladı.

  • Semendire alındı ve Sırp Despotluğu ortadan kalktı.

  • Mora yarımadasının büyük bölümü Osmanlı yönetimine girdi.

  • Donanmayla Amasra limanını kapattı; şehir teslim alındı.

  • Sinop kuşatıldı; Candaroğulları Beyliği'nin toprakları Osmanlı yönetimine bağlandı.

  • Donanmayla Trabzon önlerine geldi ve teslim görüşmelerini yürüttü.

  • Trabzon teslim alındı; Trabzon Rum İmparatorluğu sona erdi.

  • Eflak seferine katıldı; sefer sonunda Osmanlı'ya bağlı bir voyvoda görevlendirildi.

  • Bosna seferinde öncü kuvvetlere komuta etti; Kral Stefan Tomaşeviç teslim oldu ve krallık ortadan kalktı.

  • İstanbul'daki külliyesinin camisi tamamlandı.

  • Osmanlı Venedik savaşı başladı; savaş on altı yıl sürdü.

  • Arnavutluk seferine katıldı.

  • Vezîriâzamlıktan alındı; azlin sebebi konusunda kaynaklar ayrışır.

  • Kaptanıderya olarak yönettiği donanma ile Eğriboz kuşatması başladı.

  • Eğriboz alındı; Venedik'in Ege'deki en büyük üssü Osmanlı yönetimine geçti.

  • İkinci kez vezîriâzamlığa getirildi.

  • Akkoyunlu kuvvetleri Orta Anadolu'ya girdi ve Tokat yağmalandı.

  • Doğu seferi sırasında Fırat kıyısındaki çatışmada vezir Has Murad Paşa öldü.

  • İstanbul'daki külliyesi tamamlandı.

  • Otlukbeli Muharebesi kazanıldı; Uzun Hasan doğuya çekildi.

  • Şehzade Mustafa öldü; ardından hakkında suçlamalar gündeme geldi.

  • Vezîriâzamlıktan alındı ve Yedikule'ye hapsedildi.

  • Vezîriâzamlığa Gedik Ahmed Paşa getirildi.

  • İdam edildi; külliyesindeki türbeye defnedildi.

Sadareti

2 dönem · yaklaşık 12 yıl
1456 - 1466Padişah: Fatih Sultan Mehmed · Başlangıç tarihi kaynaklarda 1455, 1456 ve 1458 olarak farklı verilir. Sırbistan, Mora, Trabzon, Bosna ve Eflak seferleri bu dönemdedir.
yaklaşık 10 yıl
1472 - 1474Padişah: Fatih Sultan Mehmed · Otlukbeli Muharebesi bu dönemdedir. Görev, azil ve ardından idam ile sona erdi.
yaklaşık 2 yıl

Hizmet Ettiği Padişahlar

1 padişah

Savaşlar ve Seferler

11 kayıt
1Zafer
0Yenilgi
10Sonuçsuz
İstanbul KuşatmasıBizans İmparatorluğu · Kuşatmaya katıldığı kaydedilir.
Şehir alındı
Belgrad KuşatmasıMacaristan · Kuşatma kaldırıldı; seferdeki hizmeti yükselişinde etkili oldu.
Sonuç alınamadı
Sırbistan SeferiSırp Despotluğu · Semendire'nin alınmasıyla tamamlandı.
Despotluk ortadan kalktı
Mora SeferleriMora Despotluğu · Venedik'in elindeki birkaç liman dışarıda kaldı.
Yarımadanın büyük bölümü alındı
Amasra HarekâtıCeneviz · Donanmayla limanı kapattı.
Şehir teslim alındı
Sinop KuşatmasıCandaroğulları Beyliği · İsfendiyaroğlu İsmail Bey'e başka yerde gelir verildi.
Teslim alındı
Trabzon SeferiTrabzon Rum İmparatorluğu · Teslim görüşmelerini yürüttü; donanmayla bir gün önce şehir önlerine geldi.
Şehir teslim alındı
Eflak SeferiEflak Voyvodalığı · Sefer yıpratma çatışmalarıyla geçti.
Osmanlı'ya bağlı voyvoda görevlendirildi
Bosna SeferiBosna Krallığı · Öncü kuvvetlere komuta etti, kralın teslim alınmasını sağladı.
Krallık ortadan kalktı
Eğriboz KuşatmasıVenedik · Donanmaya kaptanıderya olarak komuta etti; kuşatma 18 Haziran'da başladı, 12 Temmuz'da sona erdi.
Ada ve kale alındı
Otlukbeli MuharebesiAkkoyunlu Devleti · Uzun Hasan doğuya çekildi; Anadolu'da Osmanlı üstünlüğü kesinleşti.
Osmanlı zaferi

Eserleri

6 eser
külliyeMahmud Paşa Külliyesi1463-1474 · İstanbul · Cami, türbe, çifte hamam, han, medrese, imaret ve sıbyan mektebinden oluşur. Fetihten sonra bir vezir tarafından yaptırılan ilk büyük külliyedir; semt adını bu yapıdan alır.
camiMahmud Paşa Camii1463 · İstanbul · Ters T planlı erken Osmanlı camilerinin İstanbul'daki önemli örneklerindendir.
türbeMahmud Paşa Türbesi1473 · İstanbul · Çini süslemeleriyle bilinir; kendisi buraya defnedilmiştir.
hanMahmud Paşa Hanı15. yüzyıl · İstanbul · Külliyenin gelir kaynağıydı; bölgenin ticaret merkezine dönüşmesinde etkili oldu.
hamamGüvercinlik'teki hamambilinmiyor · Tuna kıyısı · Kalenin aşağı şehrinde ona atfedilen bir hamamın kalıntıları bulunur.
eserAdnî Divanı15. yüzyıl · Adnî mahlasıyla yazdığı Türkçe ve Farsça şiirlerin toplandığı divandır.

Mühr-i Hümayun

Sadrazamlık alameti
Veli Mahmud Paşa

Osmanlı düzeninde padişahın adını taşıyan mühr-i hümayun vezîriâzama teslim edilir, makam değiştiğinde geri alınırdı. Mahmud Paşa mührü iki ayrı dönemde taşıdı: 1450'lerin ikinci yarısından 1466 yılına kadar ve 1472 ile 1474 yılları arasında. İkinci görevinin sonunda mühür geri alındı ve Gedik Ahmed Paşa'ya verildi.

Aile Ağacı

6 kişi
Aile ağacı
Babası
Annesi
EşiSHSelçuk Hatun
Veli Mahmud PaşaVeli Mahmud Paşa
OğluABAli Bey
KızıHHHatice Hatun
Baba ve çocuk bağıAnne ve eş bağıTahta çıkan
Kardeşleri
KardeşiMAMihailo Angeloviç

Sözleri

Bu bir tuzaktır, yerinizde kalın.

1473 doğu seferinde Fırat kıyısında Akkoyunlu kuvvetlerinin geri çekilmesi üzerine söylediği aktarılan uyarı, dönem kaynaklarından

Kale kuvvetle değil, şartların görüşülmesiyle alınırsa şehir de düzeni de ayakta kalır.

Teslim görüşmelerindeki tutumuna ilişkin dönem kaynaklarında aktarılan yaklaşımı

Çağdaşları

9 kişi
FS
Fatih Sultan MehmedOsmanlı padişahı · 1451-1481İki kez vezîriâzamlığa getirdi, 1474 yılında idamına hükmetti
GA
Gedik Ahmed PaşaVezîriâzam · 1474-1477Yerine vezîriâzamlığa getirildi
RM
Rum Mehmed PaşaVezîriâzam · 1466-1469Birinci sadaretinin sona ermesinin ardından makama geldi
UH
Uzun HasanAkkoyunlu hükümdarı · 1453-1478Otlukbeli Muharebesi'nde karşı tarafın hükümdarıydı
HM
Has Murad PaşaVezir · 14731473 doğu seferinde Fırat kıyısındaki çatışmada öldü
GA
Georgios AmirutzesTrabzonlu âlim ve devlet adamı · 1461 sonrasıTrabzon'un teslim görüşmelerini karşı taraftan yürüttü, sonra İstanbul'da bulundu
V
III. VladEflak voyvodası · 1456-14621462 Eflak seferinin muhatabıydı
ST
Stefan TomaşeviçBosna kralı · 1461-14631463 seferinde teslim oldu; Bosna Krallığı sona erdi
İB
İskender BeyArnavut beyi · 1443-1468Arnavutluk'ta Osmanlı kuvvetlerine karşı direnişi sürdürdü

İlkler ve Enler

5 başlık
Fetihten sonra bir vezir tarafından İstanbul'da yaptırılan ilk büyük külliyeMahmud Paşa Külliyesi, 1463 ile 1474 arası
Vezîriâzamlığa iki ayrı dönemde getirilen ilk devlet adamlarından biri1456 ve 1472
Divan oluşturacak kadar şiir yazan ilk Osmanlı vezîriâzamıAdnî mahlasıyla, Türkçe ve Farsça
Trabzon Rum İmparatorluğu'nun teslim görüşmelerini yürüten devlet adamı15 Ağustos 1461
Osmanlı donanmasının Ege'de Venedik'e karşı kazandığı en büyük başarıyı yöneten kaptanıderyaEğriboz, 12 Temmuz 1470

Osmanlı Sadrazamları

84 madde · sadaret sırasıyla
Alaeddin Paşa
1320Alaeddin Paşa1320-1331
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa
1364Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa1364-1387
Çandarlı Ali Paşa
1387Çandarlı Ali Paşa1387-1406
Amasyalı Beyazıd Paşa
1413Amasyalı Beyazıd Paşa1413-1421
Çandarlı İbrahim Paşa
1421Çandarlı İbrahim Paşa1421-1429
Çandarlı Halil Paşa
1439Çandarlı Halil Paşa1439-1453
Zağanos Paşa
1453Zağanos Paşa1453-1456
Veli Mahmud Paşa
1456Veli Mahmud Paşa1456-1474
Rum Mehmed Paşa
1466Rum Mehmed Paşa1466-1469
İshak Paşa
1469İshak Paşa1469-1482
Gedik Ahmed Paşa
1474Gedik Ahmed Paşa1474-1477
Karamani Mehmet Paşa
1477Karamani Mehmet Paşa1477-1481
Koca Davud Paşa
1482Koca Davud Paşa1482-1497
Hersekzade Ahmed Paşa
1497Hersekzade Ahmed Paşa1497-1516
Hadım Ali Paşa
1501Hadım Ali Paşa1501-1511
Koca Mustafa Paşa
1511Koca Mustafa Paşa1511-1512
Hadım Sinan Paşa
1515Hadım Sinan Paşa1515-1517
Piri Mehmed Paşa
1518Piri Mehmed Paşa1518-1523
Pargalı İbrahim Paşa
1523Pargalı İbrahim Paşa1523-1536
Ayas Mehmed Paşa
1536Ayas Mehmed Paşa1536-1539
Lütfi Paşa
1539Lütfi Paşa1539-1541
Damat Rüstem Paşa
1544Damat Rüstem Paşa1544-1561
Kara Ahmed Paşa
1553Kara Ahmed Paşa1553-1555
Semiz Ali Paşa
1561Semiz Ali Paşa1561-1565
Sokollu Mehmed Paşa
1565Sokollu Mehmed Paşa1565-1579
Koca Sinan Paşa
1580Koca Sinan Paşa1580-1596
Lala Mustafa Paşa
1580Lala Mustafa Paşa1580-1580
Özdemiroğlu Osman Paşa
1584Özdemiroğlu Osman Paşa1584-1585
Serdar Ferhad Paşa
1591Serdar Ferhad Paşa1591-1595
Cigalazade Yusuf Sinan Paşa
1596Cigalazade Yusuf Sinan Paşa1596-1596
Yemişçi Hasan Paşa
1601Yemişçi Hasan Paşa1601-1603
Lala Mehmed Paşa
1604Lala Mehmed Paşa1604-1606
Kuyucu Murad Paşa
1606Kuyucu Murad Paşa1606-1611
Nasuh Paşa
1611Nasuh Paşa1611-1614
Öküz Mehmed Paşa
1614Öküz Mehmed Paşa1614-1619
Güzelce Ali Paşa
1619Güzelce Ali Paşa1619-1621
Hüsrev Paşa
1628Hüsrev Paşa1628-1631
Tabanıyassı Mehmed Paşa
1632Tabanıyassı Mehmed Paşa1632-1637
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
1638Kemankeş Kara Mustafa Paşa1638-1644
Hezarpare Ahmed Paşa
1647Hezarpare Ahmed Paşa1647-1648
Kara Murad Paşa
1649Kara Murad Paşa1649-1655
Melek Ahmed Paşa
1650Melek Ahmed Paşa1650-1651
Gürcü Mehmed Paşa
1651Gürcü Mehmed Paşa1651-1652
Tarhuncu Ahmed Paşa
1652Tarhuncu Ahmed Paşa1652-1653
İpşir Mustafa Paşa
1654İpşir Mustafa Paşa1654-1655
Köprülü Mehmed Paşa
1656Köprülü Mehmed Paşa1656-1661
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
1661Köprülü Fazıl Ahmed Paşa1661-1676
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
1676Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1676-1683
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689Köprülü Fazıl Mustafa Paşa1689-1691
Elmas Mehmed Paşa
1695Elmas Mehmed Paşa1695-1697
Amcazade Hüseyin Paşa
1697Amcazade Hüseyin Paşa1697-1702
Baltacı Mehmet Paşa
1704Baltacı Mehmet Paşa1704-1711
Çorlulu Ali Paşa
1706Çorlulu Ali Paşa1706-1710
Silahdar Damat Ali Paşa
1713Silahdar Damat Ali Paşa1713-1716
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
1718Nevşehirli Damat İbrahim Paşa1718-1730
Topal Osman Paşa
1731Topal Osman Paşa1731-1732
Hekimoğlu Ali Paşa
1732Hekimoğlu Ali Paşa1732-1755
Koca Ragıp Paşa
1757Koca Ragıp Paşa1757-1763
Muhsinzade Mehmed Paşa
1765Muhsinzade Mehmed Paşa1765-1774
Halil Hamid Paşa
1782Halil Hamid Paşa1782-1785
Koca Yusuf Paşa
1786Koca Yusuf Paşa1786-1792
Cezayirli Gazi Hasan Paşa
1789Cezayirli Gazi Hasan Paşa1789-1790
Kör Yusuf Ziya Paşa
1798Kör Yusuf Ziya Paşa1798-1811
Alemdar Mustafa Paşa
1808Alemdar Mustafa Paşa1808-1808
Mehmed Emin Rauf Paşa
1815Mehmed Emin Rauf Paşa1815-1852
Benderli Ali Paşa
1821Benderli Ali Paşa1821-1821
Topal İzzet Mehmed Paşa
1828Topal İzzet Mehmed Paşa1828-1842
Reşid Mehmed Paşa
1829Reşid Mehmed Paşa1829-1833
Koca Hüsrev Paşa
1839Koca Hüsrev Paşa1839-1840
Mustafa Reşid Paşa
1846Mustafa Reşid Paşa1846-1858
Mehmed Emin Ali Paşa
1852Mehmed Emin Ali Paşa1852-1871
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa
1854Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa1854-1861
Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa
1859Mütercim Mehmed Rüşdü Paşa1859-1878
Mehmed Fuad Paşa
1861Mehmed Fuad Paşa1861-1866
Yusuf Kamil Paşa
1863Yusuf Kamil Paşa1863-1863
Mahmud Nedim Paşa
1871Mahmud Nedim Paşa1871-1876
Mithat Paşa
1872Mithat Paşa1872-1877
Hüseyin Avni Paşa
1874Hüseyin Avni Paşa1874-1875
Ahmed Vefik Paşa
1878Ahmed Vefik Paşa1878-1882
Tunuslu Hayreddin Paşa
1878Tunuslu Hayreddin Paşa1878-1879
Küçük Mehmed Said Paşa
1879Küçük Mehmed Said Paşa1879-1912
Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa
1885Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa1885-1913
Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa
1903Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa1903-1908
Hüseyin Hilmi Paşa
1909Hüseyin Hilmi Paşa1909-1909

İlgili Maddeler

6 madde

Yanlış Bilinenler

6 başlık
YanlışVeli Mahmud Paşa yalnızca bir kez sadrazamlık yaptı.
Doğruİki kez vezîriâzam oldu. Birinci sadareti 1466 yılında sona erdi, ikinci sadareti 1472 yılında başladı ve 1474 yılında azil ile bitti. Aradaki dönemde Gelibolu sancak beyliği ve kaptanıderyalık görevlerinde bulundu.
YanlışAzledildikten sonra devlet hizmetinden tamamen uzaklaştırıldı.
DoğruAzlinden sonra donanmanın başına getirildi ve 1470 yılında Eğriboz'un alınmasını sağladı. Bu başarı, 1472 yılında yeniden vezîriâzamlığa getirilmesinin yolunu açtı.
YanlışŞehzade Mustafa'nın ölümünde payı olduğu kanıtlanmıştır.
DoğruSuçlama dönem kaynaklarında farklı anlatılarla aktarılır, ancak belgeyle doğrulanmış değildir. Kaynaklar suçlamanın içeriği konusunda da birbirinden ayrılır.
Yanlışİdamından sonra vakıfları ve eserleri ortadan kalktı.
DoğruKülliyenin işleyişi sürdü ve semt gelişmeye devam etti. Osmanlı hukukunda vakıf malı kurucusunun şahsi mülkünden ayrı sayıldığı için vakıflar ayakta kaldı. Cami ve türbe bugün de mevcuttur.
YanlışMahmutpaşa semti adını Kanuni dönemindeki bir vezirden alır.
DoğruSemt adını, on beşinci yüzyılda Veli Mahmud Paşa'nın yaptırdığı külliyeden alır. Külliye 1463 ile 1474 yılları arasında tamamlandı ve fetihten sonra bir vezir tarafından yaptırılan ilk büyük yapı topluluğudur.
YanlışVeli Mahmud Paşa yalnızca asker kimliğiyle tanınır.
DoğruAsker ve idareci olduğu kadar şairdir. Adnî mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiirler yazdı, şiirleri bir divanda toplandı. Farsça resmî yazışmalar kaleme aldı ve devrin âlimleriyle şairlerini himaye etti.

Künye

Doğum1420 civarı, Novoberda
Ölüm17 Ağustos 1474, İstanbulHicri 2 Rebiülahir 879
Görev1456 - 1466 ve 1472 - 1474 (toplam yaklaşık 12 yıl)
SıraSadrazam
PadişahFatih Sultan Mehmed
Babasıbilinmiyor
MemleketNovoberda
DefinMahmud Paşa Türbesi, İstanbul
UnvanVezîriâzam, Rumeli beylerbeyi, kaptanıderya

Sıkça Sorulan Sorular

14 soru
Veli Mahmud Paşa kaç yıl sadrazamlık yaptı?
İki ayrı dönemde toplam on iki yıla yakın görev yaptı. Birinci sadareti 1466 yılında sona erdi; başlangıç tarihi kaynaklarda 1455, 1456 ve 1458 olarak farklı verilir. İkinci sadareti 1472 ile 1474 yılları arasındadır.
Veli Mahmud Paşa hangi padişah döneminde sadrazamlık yaptı?
Yalnızca Fatih Sultan Mehmed döneminde görev yaptı. Enderun'da yetişmiş, şehzadelik yıllarından itibaren padişahın yakın çevresinde bulunmuştu. İki kez vezîriâzamlığa getirildi ve 1474 yılında yine aynı padişahın emriyle idam edildi.
Veli Mahmud Paşa neden idam edildi?
1474 yılında görevden alındıktan sonra Yedikule'ye hapsedildi ve 17 Ağustos 1474 tarihinde idam edildi. Olayın arka planında Şehzade Mustafa'nın ölümünün ardından gündeme gelen suçlamalar bulunur. Kaynaklar suçlamaların içeriği konusunda farklı anlatılar aktarır; hiçbiri belgeyle doğrulanmış değildir.
Veli Mahmud Paşa'nın Adnî mahlası ne anlama gelir?
Adnî, cennet bahçesi anlamındaki kelimeden türetilmiş bir mahlastır. Mahmud Paşa şiirlerinde bu adı kullandı. Türkçe ve Farsça şiirler yazdı; şiirlerinin toplandığı bir divanı bulunmaktadır.
Veli Mahmud Paşa nereli ve kökeni nedir?
Bugün Kosova sınırları içinde bulunan Novoberda'da, 1420 yılı civarında doğduğu kabul edilir. Ailesinin kökeni konusunda kaynaklar ayrışır: bir kısmı Sırp soylularından, bir kısmı Bizans'ın Angelos ailesinden geldiğini yazar. Çocuk yaşta Osmanlı topraklarına getirildi ve sarayda yetiştirildi.
Veli Mahmud Paşa hangi seferlere katıldı?
İstanbul kuşatmasına katıldı. Vezîriâzamlığı sırasında Sırbistan, Mora, Amasra, Sinop, Trabzon, Eflak ve Bosna seferlerini yürüttü ya da bu seferlerde belirleyici görevler aldı. Azlinden sonra kaptanıderya olarak 1470 yılında Eğriboz'un alınmasını sağladı, ikinci sadaretinde 1473 yılında Otlukbeli Muharebesi'ne katıldı.
Trabzon'un fethinde Veli Mahmud Paşa'nın rolü neydi?
Donanmayla 14 Ağustos 1461 tarihinde şehrin önüne geldi ve teslim görüşmelerini yürüttü. Karşı taraftan görüşmeleri âlim Georgios Amirutzes sürdürdü. Şehir, padişahın ordunun başında ulaşmasının ardından 15 Ağustos 1461 tarihinde teslim alındı.
Eğriboz'un fethi nasıl gerçekleşti?
Osmanlı donanması 1470 yılının haziran ayında Ege'ye açıldı; kaynaklar yüz kadırga ile iki yüz kadar küçük geminin sefere katıldığını kaydeder. Kuşatma 18 Haziran 1470 tarihinde başladı ve kale 12 Temmuz 1470 tarihinde alındı. Venedik donanması bölgeye geldi, ancak müdahale etmedi.
Mahmud Paşa Külliyesi nerededir ve neleri içerir?
İstanbul'da Eminönü tarafında, bugün Mahmutpaşa adıyla anılan semttedir. Cami, türbe, çifte hamam, han, medrese, imaret ve sıbyan mektebinden oluşur. Fetihten sonra bir vezir tarafından yaptırılan ilk büyük külliyedir. Cami 1463 yılında tamamlandı; yapı topluluğunun tamamı 1473 ile 1474 yılları arasında bitirildi.
Veli Mahmud Paşa nerede gömülüdür?
İstanbul'da kendi yaptırdığı külliyenin içindeki türbeye defnedildi. Türbe, caminin yanında yer alır ve çini süslemeleriyle bilinir. Kabri sonraki yüzyıllarda ziyaret edilen yerler arasında yer aldı.
Veli Mahmud Paşa neden birinci sadaretinden azledildi?
Azlin sebebi konusunda kaynaklar ayrışır. Bir anlatı, 1466 yılındaki Arnavutluk seferinin ardından divandaki güç dengesinin değişmesine işaret eder. Bir başka anlatı, Karaman bölgesinden İstanbul'a yapılan nüfus naklinde yeterince sert davranmadığı suçlamasını aktarır; bu anlatıyı verenler olayı 1468 yılına tarihlendirir ve bu da azil tarihiyle uyuşmaz.
Veli Mahmud Paşa'ya neden Veli deniyor?
Bu bir resmî unvan değil, sonraki dönemlerde yerleşen bir adlandırmadır. Hayır eserlerine ayırdığı kaynak, kurduğu vakıflar ve dindarlığı sebebiyle bu şekilde anıldığı belirtilir. Osmanlı kaynaklarında adı çoğunlukla yalnızca Mahmud Paşa olarak geçer.
Veli Mahmud Paşa'dan sonra sadrazam kim oldu?
Yerine Gedik Ahmed Paşa vezîriâzamlığa getirildi. Gedik Ahmed Paşa da Enderun'da yetişmiş kadronun bir üyesiydi ve daha önce Karaman fethinde ve Anadolu seferlerinde görev almıştı.
Veli Mahmud Paşa'nın Otlukbeli Muharebesi'ndeki rolü neydi?
1473 yılındaki doğu seferine ikinci sadareti sırasında katıldı ve kuvvetlere komuta etti. Kaynaklar, Fırat kıyısındaki çatışma sırasında Akkoyunlu birliklerinin sahte geri çekilmesini tuzak olarak değerlendirdiğini ve yerinde kalınmasını önerdiğini kaydeder. Muharebe 11 Ağustos 1473 tarihinde Osmanlı zaferiyle sonuçlandı.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr), dönem vakayinameleri, Türkçe ve İngilizce Vikipedi · Wikidata: Q965771 · Son güncelleme: 6 Eylül 2026