Minyatür üslubunda portreII. Bayezid
بايزيد ثانىBayezid-i Veli·Sultan Bayezid Han·Adlî·İkinci Bayezid
II. Bayezid, 1481-1512 yılları arasında hüküm süren sekizinci Osmanlı padişahıdır. Cem Sultan olayı, Venedik savaşı ve Şahkulu isyanı dönemine damgasını vurdu.
II. Bayezid Kimdir?
20 dk okumaII. Bayezid, 3 Aralık 1447'de Dimetoka'da doğan, 1481'den 1512'ye kadar otuz bir yıl tahtta kalan sekizinci Osmanlı padişahıdır. Babası İstanbul'un fatihi Fatih Sultan Mehmed, annesi kökeni tartışmalı olan Gülbahar Hatun'dur. Babasının 3 Mayıs 1481'de ölümünden sonra kardeşi Cem Sultan ile giriştiği taht mücadelesini kazanarak Mayıs 1481'de İstanbul'da tahta oturdu. Saltanatı, babasının fetih hızını yavaşlatan ama devletin iç düzenini, donanmasını ve maliyesini güçlendiren bir dönem olarak değerlendirilir. Otuz bir yıllık saltanatın ilk on dört yılı, Avrupa'da rehin tutulan kardeşi Cem Sultan'ın gölgesinde geçti. Cem'in elde bulunması Papalık, Fransa, Napoli ve Macaristan için Osmanlı'ya karşı bir koz oldu; bu yüzden Bayezid Batı'ya büyük seferler açmaktan kaçındı. Buna karşılık Boğdan kıyısındaki Kili ve Akkerman kaleleri 1484'te alındı, Hersek toprakları 1483'te tamamen bağlandı, 1499-1503 Osmanlı-Venedik Savaşı'nda İnebahtı, Modon, Koron ve Navarin gibi Mora limanları ele geçirildi. Kemal Reis ve Burak Reis gibi denizcilerin yetiştiği bu savaş, Osmanlı donanmasının Akdeniz'de ilk büyük gücünü kazandığı dönemdir. Bayezid, Memlükler ile 1485-1491 arasında sonuçsuz kalan bir savaş yürüttü, doğuda 1501'den sonra yükselen Safevi Devleti'nin Anadolu'daki Kızılbaş etkisiyle uğraştı. 1511'de Teke yöresinde patlak veren Şahkulu isyanı, sadrazam Hadım Ali Paşa'nın savaş alanında ölmesine yol açtı. Aynı yıl oğulları Ahmed, Korkut ve Selim arasındaki taht kavgası devleti böldü; yeniçerilerin desteğini alan Selim, babasını 24 Nisan 1512'de tahttan çekilmeye zorladı. Bayezid bir ay sonra, 26 Mayıs 1512'de Dimetoka'ya giderken yolda öldü. Dindarlığı ve sufi çevrelere yakınlığı nedeniyle "Veli" lakabıyla anılan Bayezid, "Adlî" mahlasıyla şiir yazdı, İstanbul, Edirne ve Amasya'da büyük külliyeler yaptırdı, babasının müsadere ettiği vakıf ve mülk topraklarını sahiplerine geri verdi. 1492'de İspanya'dan sürülen Yahudileri Osmanlı topraklarına kabul etmesi, 1509 İstanbul depreminin ardından şehri yeniden inşa ettirmesi ve İdris-i Bitlisî ile Kemalpaşazade'ye ilk büyük Osmanlı tarihlerini yazdırması saltanatının en çok hatırlanan yönleridir.
Doğumu, Ailesi ve Şehzadelik Yılları
01 / 12 · 2 dkBayezid, 3 Aralık 1447'de Edirne'ye bağlı Dimetoka'da (bugün Yunanistan sınırları içindeki Didymoteicho) doğdu. Babası o sırada henüz şehzade olan, iki yıl sonra ikinci kez tahta çıkacak Fatih Sultan Mehmed, annesi Gülbahar Hatun'dur. Gülbahar Hatun'un kökeni kaynaklarda farklı anlatılır: kimi tarihçiler Arnavut, kimileri Pontus Rum, kimileri de Türk asıllı bir cariye olduğunu yazar. Gülbahar Hatun 1492 yılında İstanbul'da öldü ve Fatih Camii haziresindeki türbesine gömüldü. Bayezid'in aynı anneden Gevherhan Hatun adında bir kız kardeşi, farklı anneden ise 22 Aralık 1459'da Edirne'de doğan kardeşi Cem Sultan ve 1470'lerde ölen Mustafa adında bir ağabeyi vardı.
Osmanlı geleneğine göre şehzadeler küçük yaşta bir sancağa vali olarak gönderilir, yanlarında "lala" denilen bir devlet adamı ile hocalar bulunurdu. Bayezid de 1456 yılında, henüz sekiz dokuz yaşındayken Amasya sancakbeyi olarak Anadolu'ya gönderildi. Amasya, Yıldırım Bayezid'den beri şehzade şehriydi ve Bayezid burada 1481'e kadar tam yirmi beş yıl kaldı. Bu uzun süre onun kişiliğini, çevresini ve hükümdarlık anlayışını biçimlendirdi.
Amasya'daki hocaları arasında Mirim Çelebi, Hatipzade Muhyiddin Efendi ve Şeyh Hamdullah öne çıkar. Şeyh Hamdullah, Osmanlı hat sanatının kurucusu sayılan Amasyalı hattattır; Bayezid ondan hat dersi aldı ve tahta çıkınca onu İstanbul'a getirtti. Şehzadenin yakın arkadaşı ve sonraki yıllarda kazasker olacak Müeyyedzade Abdurrahman Efendi, babası Fatih Sultan Mehmed'in şüphesini çekince Amasya'dan kaçmak zorunda kalmıştı. Bayezid'in manevi rehberi ise Ebussuud Efendi'nin babası olan Şeyh Muhyiddin Yavsi'dir; Bayezid'in "Veli" lakabı büyük ölçüde bu sufi çevrelerle ilişkisinden gelir.
Amasya yıllarında Bayezid'in birçok çocuğu oldu: Abdullah 1465, Ahmed 1466, Korkut 1469, Şehinşah 1470 ve Selim 10 Ekim 1470'te, hepsi Amasya'da doğdu. Şehzadenin bu dönemde afyon ve içki alışkanlığı edindiği, babası Fatih Sultan Mehmed'in bunu sert bir mektupla kınadığı Osmanlı kaynaklarında anlatılır; tahta çıktıktan sonra bu alışkanlıkları bıraktığı ve dindar bir yaşama yöneldiği kabul edilir.
Bayezid ilk askeri tecrübesini babasının seferlerinde kazandı. 11 Ağustos 1473'te Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a karşı kazanılan Otlukbeli Muharebesi'nde Anadolu askerinden oluşan sağ kanada komuta etti; kardeşi Mustafa sol kanattaydı. 1479-1480 yıllarında Amasya'dan Boğdan sınırına akınlar düzenledi. Babası ile ilişkisi soğuktu: Fatih Sultan Mehmed'in küçük oğlu Cem'i tercih ettiği, sadrazam Karamani Mehmed Paşa'nın da Cem'in tahta geçmesi için çalıştığı bilinir. Bu gerilim, 1481'de babasının ölümüyle açık bir taht savaşına dönüştü.
Tahta Çıkışı ve Cem Sultan Olayı
02 / 12 · 2 dkFatih Sultan Mehmed, yeni bir sefere çıkarken 3 Mayıs 1481'de Gebze yakınındaki Hünkarçayırı'nda öldü. Sadrazam Karamani Mehmed Paşa ölümü gizledi ve Konya'da bulunan Cem'e haber gönderdi; amacı Cem'in İstanbul'a önce ulaşmasıydı. Ancak Bayezid'i destekleyen yeniçeriler ve Anadolu beylerbeyi Sinan Paşa'nın adamları, Cem'e giden ulağı yolda yakaladı. İstanbul'da ayaklanan yeniçeriler Karamani Mehmed Paşa'yı öldürdü, şehirde yağma başladı. Eski vezir İshak Paşa duruma el koydu ve Bayezid gelene kadar onun İstanbul'da bulunan oğlu Şehzade Korkut'u saltanat naibi ilan etti.
Bayezid, Amasya'dan yola çıkıp Üsküdar'a ulaştı ve Mayıs 1481'in ikinci yarısında İstanbul'da tahta oturdu; kaynaklarda cülus için 20, 21 ve 22 Mayıs tarihleri verilir. Yeniçerilere alışılmışın üzerinde cülus bahşişi dağıttı ve babasının sert idaresinden şikayetçi olan devlet adamlarını yanına çekti. Bu sırada Cem, Konya'dan Bursa'ya yürüdü, şehri ele geçirdi, kendi adına hutbe okutup para bastırdı ve on sekiz gün Bursa'da hüküm sürdü. Cem ağabeyine bir teklif gönderdi: Anadolu Cem'e, Rumeli Bayezid'e kalacak, devlet ikiye bölünecekti. Bayezid bu teklifi "ülke, hükümdarlar arasında bölüşülemez" gerekçesiyle reddetti.
İki ordu 20 Haziran 1481'de Bursa yakınındaki Yenişehir Ovası'nda karşılaştı. Gedik Ahmed Paşa'nın komuta ettiği Bayezid ordusu Cem'i ağır bir yenilgiye uğrattı. Cem önce Konya'ya, sonra Memlük topraklarına kaçtı; Kahire'de Sultan Kayıtbay tarafından ağırlandı, Hicaz'a giderek hac yaptı. Hac yapan tek Osmanlı hanedan üyesi olması bu yüzdendir. 1482 baharında Karamanoğlu Kasım Bey'in desteğiyle Anadolu'ya döndü, Konya ve Ankara önlerinde başarısız olunca Rodos Şövalyeleri'ne sığındı. Rodos'a 1482 Temmuz'unda çıktı; şövalyelerin başı Pierre d'Aubusson onu önce Fransa'ya gönderdi.
Bayezid, Rodos şövalyeleriyle bir anlaşma yaptı: Cem'in Osmanlı sınırından uzak tutulması karşılığında her yıl 45.000 altın ödeyecekti. Cem 1482'den 1489'a kadar Fransa'da çeşitli şatolarda tutuldu, 1489'da Papa VIII. Innocentius'a teslim edildi ve Roma'ya götürüldü. Papalık ve Avrupa hükümdarları için Cem, Osmanlılara karşı bir Haçlı seferinin en güçlü kozuydu. 1495'te İtalya'ya inen Fransa Kralı VIII. Charles Cem'i Papa'dan aldı; Cem Napoli seferi sırasında hastalandı ve öldü. Ölüm tarihi olarak kaynakların çoğu 25 Şubat 1495'i, bazıları 6 Mart 1495'i verir; ölüm yeri Napoli ya da yakınındaki Capua olarak kaydedilir. Zehirlendiği söylentisi çağdaş kaynaklarda geçer ancak kanıtlanmamıştır. Cenazesi ancak 1499'da Osmanlı topraklarına getirildi ve Bursa Muradiye'de gömüldü.
Cem'in Avrupa'da rehin tutulması Bayezid'in dış siyasetini on dört yıl boyunca belirledi. Papalık, Cem'i serbest bırakma tehdidiyle Osmanlı saldırılarını caydırdı; Bayezid de Batı'ya karşı temkinli davranıp gücünü doğuya, Boğdan'a ve denizlere yöneltti. Tahta çıkışının hemen ardından, 1482 yılında Cem'i yenen komutan Gedik Ahmed Paşa'yı Edirne'de idam ettirmesi de bu dönemin ürünüdür: Paşa'nın yeniçeriler üzerindeki etkisi ve Cem ile bağlantısı olduğundan şüphelenilmişti.
İç Siyaset ve Devlet Yönetimi
03 / 12 · 2 dkBayezid, babasının tersine merkezi otoriteyi sert kararlarla değil uzlaşmayla kurmayı seçti. Tahta çıkar çıkmaz Fatih Sultan Mehmed'in son yıllarında hazineye aktarılan vakıf ve mülk topraklarını eski sahiplerine geri verdi. Fatih, tımar (askerlere hizmet karşılığı verilen toprak geliri) sayısını artırmak için binlerce vakıf köyünü devletleştirmişti; bu uygulama ulema, tarikatlar ve eski beylik aileleri arasında derin bir hoşnutsuzluk yaratmıştı. Bayezid'in bu kararı ona "Veli" lakabını ve ulemanın kalıcı desteğini kazandırdı; öte yandan tımarlı sipahi sayısındaki artışı frenlediği için sonraki tarihçiler tarafından eleştirildi.
Saltanatı boyunca yedi sadrazamla çalıştı. İshak Paşa 1481-1482 arasında ilk sadrazamı oldu ve Cem tehlikesi geçince görevden çekildi. Koca Davud Paşa 1482'den 1497'ye kadar on beş yıl bu makamda kaldı; Arnavut asıllı bu devşirme vezir, Memlük savaşı ve Boğdan seferinin yürütücüsüdür, 1497'de azledildi. Hersekzade Ahmed Paşa 1497-1498, 1503-1506 ve 1511'de olmak üzere Bayezid döneminde üç kez sadrazam oldu; Hersek Dükü'nün oğlu olan bu vezir, Bayezid'in kızı Hundi Sultan ile evliydi. Çandarlı İbrahim Paşa 1498-1499 arasında görev yaptı ve makamda öldü; Fatih'in idam ettirdiği Çandarlı Halil Paşa'nın oğlu olan İbrahim Paşa'nın sadrazamlığı, Bayezid'in eski ailelerle barışma siyasetinin simgesidir. Mesih Paşa 1499-1501 arasında sadrazamdı; Bizans hanedanından Palaiologos ailesine mensuptu ve 1501'de öldü. Hadım Ali Paşa 1501-1503 ve 1506-1511 yıllarında iki kez sadrazam oldu, Temmuz 1511'de Şahkulu isyancılarıyla savaşırken Sivas yakınlarında öldü. Koca Mustafa Paşa 1511-1512 arasında son sadrazamı oldu; Şehzade Ahmed'i desteklediği için Yavuz Sultan Selim tarafından 1512'de idam edildi.
Divan-ı Hümayun (padişahın başkanlığındaki devlet meclisi) Bayezid döneminde düzenli çalıştı; padişah kafes arkasından toplantıları izleme geleneğini sürdürdü. Bayezid'in kadılık ve müderrislik atamalarında ulemaya geniş yetki tanıması, ilmiye sınıfının devlet içindeki ağırlığını artırdı. Kazasker Müeyyedzade Abdurrahman Efendi ve Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi bu dönemin en etkili din bilginleridir. Zenbilli Ali Efendi, Bayezid'in bazı kararlarına fetva yoluyla karşı çıkabilmiş, padişah bunu kabul etmiştir.
İç güvenlikte en büyük sorun Anadolu'daki Kızılbaş hareketiydi. Safevi tarikatının başı Şah İsmail 1501'de Tebriz'de devlet kurunca Teke, Hamid, Karaman ve Sivas yörelerindeki Türkmen aşiretleri Safevi propagandasının hedefi oldu. Bayezid 1502'de Kızılbaşların bir kısmını Mora'ya sürdü ve İran'a geçişi yasakladı. Buna rağmen 1511 baharında Teke yöresinde Şahkulu adlı bir Safevi halifesi ayaklandı. İsyancılar Antalya, Burdur ve Kütahya çevresini yağmaladı; Anadolu beylerbeyi Karagöz Paşa Kütahya önünde öldürüldü. Sadrazam Hadım Ali Paşa ile Şehzade Ahmed isyanı bastırmakla görevlendirildi; Ali Paşa Temmuz 1511'de Sivas yakınındaki Gökçay'da yapılan çarpışmada öldü, Şahkulu da aynı savaşta hayatını kaybetti, kalan isyancılar İran'a kaçtı.
Saltanatın son yıllarını oğulları arasındaki mücadele belirledi. Bayezid, ağır hasta ve yaşlıydı; büyük oğlu Ahmed'i veliaht olarak görüyor, sadrazam Hadım Ali Paşa da Ahmed'i destekliyordu. Trabzon sancakbeyi Selim ise yeniçerilerin gözdesiydi. 1511'de Selim babasından Rumeli'de bir sancak istedi, Semendire verildi; ancak Selim ordusuyla Edirne'ye yaklaşınca Bayezid onu Ağustos 1511'de Çorlu yakınındaki Uğraşdere'de yenip Kırım'a kaçmak zorunda bıraktı. Ahmed'i tahta çıkarmak için İstanbul'a çağıran Bayezid, yeniçerilerin Eylül 1511'de Ahmed taraftarlarının konaklarını basıp Ahmed'i şehre sokmaması üzerine kararsız kaldı. Şehzade Ahmed'in Anadolu'da kendi adına hüküm sürmeye başlaması ve Korkut'un Manisa'dan gizlice İstanbul'a gelmesi, sonucu belirleyen olayı hazırladı: yeniçerilerin çağrısıyla Kırım'dan dönen Selim, Nisan 1512'de İstanbul'a girdi.
Seferler, Savaşlar ve Fetihler
04 / 12 · 3 dkBayezid'in saltanatı babasının ölümünün açtığı bir kayıpla başladı. Fatih Sultan Mehmed'in 1480'de Gedik Ahmed Paşa'ya aldırdığı Güney İtalya'daki Otranto, İtalya seferi için köprübaşıydı. Fatih ölünce Gedik Ahmed Paşa Cem savaşı için Anadolu'ya çağrıldı ve kaledeki Osmanlı garnizonu yalnız kaldı. Napoli Kralı'nın ordusu şehri kuşattı; Osmanlı askerleri Eylül 1481'de serbestçe çekilme koşuluyla Otranto'yu teslim etti. Bayezid, Cem sorunu sürerken İtalya'ya yeni bir sefer düzenlemedi.
Batı sınırında akıncı savaşları sürdü. 7 Kasım 1483'te Bosna'dan Hırvatistan'a giren bir Osmanlı akıncı kolu, dönüş yolunda Una Nehri kıyısında Hırvat kuvvetleri tarafından bozguna uğratıldı; bu, Una Muharebesi olarak bilinir ve Osmanlı yenilgisiyle sonuçlandı. On yıl sonra, 9 Eylül 1493'te Bosna sancakbeyi Yakub Paşa, Hırvat soylularının birleşik ordusunu Krbava Ovası'nda yok etti; Hırvat soyluluğunun büyük bölümü savaş alanında kaldı, bu zafer Osmanlı akınlarının Dalmaçya ve Slovenya'ya kadar uzanmasını sağladı. Aynı yıllarda Hersek toprakları da 1483'te tamamen Osmanlı yönetimine girdi.
Bayezid'in bizzat komuta ettiği tek büyük kara seferi 1484 Boğdan seferidir. Boğdan Voyvodası Büyük Ştefan, Fatih döneminden beri Osmanlı'ya karşı direniyor ve Karadeniz ticaretinin iki kilit limanını elinde tutuyordu. Bayezid Kırım Hanı Mengli Giray ile birlikte hareket etti; 14 Temmuz 1484'te Tuna ağzındaki Kili, Ağustos 1484'te Dinyester ağzındaki Akkerman (Cetatea Albă) alındı. Bu iki fetihle Karadeniz'in batı kıyısı bütünüyle Osmanlı denetimine geçti ve Kırım ile kara bağlantısı kuruldu. Ştefan 1485'te Polonya desteğiyle karşı saldırıya geçti; 25 Kasım 1485'te Kili yakınlarındaki Cătlăbuga'da Osmanlı kuvvetleri Boğdan ordusu karşısında yenildi, ancak kaleler Osmanlı elinde kaldı. 1486'da Ştefan barış istedi ve vergi ödemeyi kabul etti.
Doğuda Memlük Devleti ile 1485'ten 1491'e kadar süren savaş, Bayezid döneminin en yıpratıcı çatışmasıdır. Sebep, Çukurova'daki Ramazanoğlu ve Maraş'taki Dulkadiroğlu beyliklerinin denetimi ile Memlüklerin Cem'e verdiği destekti. 1485 baharında Osmanlı kuvvetleri Malatya önlerinde Memlük ordusuyla karşılaştı ve geri çekilmek zorunda kaldı. 1486'da Karagöz Paşa Adana'da yenildi. Sadrazam Hadım Ali Paşa'nın komuta ettiği büyük Osmanlı ordusu 25 Ağustos 1488'de Kilikya'daki Ağaçayırı'nda Memlük ordusuna karşı ağır bir yenilgi aldı; Adana ve Tarsus Memlüklerin eline geçti. 1490'da Memlükler Kayseri'ye kadar ilerledi. İki tarafın da yorulması üzerine 1491'de barış yapıldı: Adana ve Tarsus çevresi, gelirleri Mekke ve Medine vakıflarına ait olmak üzere Memlüklere bırakıldı. Bu savaş, Osmanlı ordusunun Memlük süvarisine karşı henüz üstün olmadığını gösterdi; Yavuz Sultan Selim'in 1516'daki zaferi bu dersin ürünüdür.
Bayezid'in en parlak askeri başarısı denizde geldi. Venedik ile 1499'da başlayan savaşta Osmanlı donanması ilk kez büyük bir Akdeniz gücü olarak boy gösterdi. Kemal Reis ve Burak Reis'in komutasındaki filo, Ağustos 1499'da Mora'nın güneybatısındaki Sapienza Adası açıklarında (Zonchio) Venedik donanmasıyla dört gün süren bir savaşa tutuştu; Burak Reis gemisiyle birlikte yanarak öldü ama Venedikliler geri çekildi ve Osmanlı zaferi kesinleşti. Bayezid'in ordusu 29 Ağustos 1499'da Korint Körfezi'nin girişindeki İnebahtı'yı (Lepanto) aldı. 1500 yazında padişah bizzat Mora'ya yürüdü; 9 Ağustos 1500'de Modon, ardından Koron ve Navarin düştü. Modon açıklarında Ağustos 1500'de yapılan deniz savaşı da Osmanlı zaferiyle bitti. Venedikliler Aralık 1500'de Navarin'i geri aldılarsa da Haziran 1501'de kale yeniden Osmanlı eline geçti. Ağustos 1501'de Adriyatik'teki Draç (Durazzo) limanı fethedildi. Venedik 1503'te barış istedi ve Mora'daki kayıplarını tanıdı; yalnızca Nafplion ve Monemvasia elinde kaldı.
Kuzeyde Osmanlı'nın vassalı olan Kırım Hanlığı Polonya ve Litvanya'ya karşı sürekli akın halindeydi. Doğuda ise 1507'de Şah İsmail'in Osmanlı topraklarından geçerek Dulkadiroğlu Alaüddevle'ye saldırması sırasında Erzincan çevresinde çatışmalar yaşandı; 1510'da Diyarbakır çevresinde (Karahamid) Safevi kuvvetlerinin Akkoyunlu kalıntılarını tasfiyesi tamamlandı. Osmanlı bu iki olayda doğrudan taraf olmadı ama Safevi sınırının Fırat'a dayanması, Bayezid'in son yıllarında en büyük tehdit olarak ortaya çıktı.
Antlaşmalar ve Dış İlişkiler
05 / 12 · 2 dkBayezid'in saltanatında imzalanan başlıca barışlar Memlükler (1491), Venedik (1503) ve Macaristan (1503) ile yapılanlardır. Memlük barışı Adana-Tarsus bölgesini Memlüklere bırakırken Osmanlı'nın Kilikya üzerindeki iddiasını dondurdu. 1503 Venedik barışı Osmanlı'nın Mora ve Arnavutluk kıyılarındaki fetihlerini tescil etti ve Venedik'e sınırlı ticaret hakları tanıdı. Aynı yıl Macar Kralı II. Ulászló ile yedi yıllık bir barış imzalandı; bu barış 1510 ve 1511'de yenilendi. Bu antlaşmalar Bayezid'in son on yılında Batı sınırında sükunet sağladı.
Cem Sultan'ın Avrupa'da tutulması Bayezid'i Papalık, Fransa ve Napoli ile sürekli diplomatik temasa zorladı. Osmanlı elçileri Roma'ya ve Fransa'ya gitti; Papa VIII. Innocentius'a Cem'in bakım masrafı adı altında yıllık 45.000 duka ödendi ve 1492'de Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği mızrağın ucu olduğuna inanılan kutsal emanet Papa'ya hediye edildi. Bayezid, Cem'in Avrupa'daki durumunu izlemek için casus ağı kurdu; bu, Osmanlı istihbaratının Avrupa'da ilk örgütlü kullanımıdır.
Bayezid 1492'de İspanya'dan sürülen Sefarad Yahudilerini Osmanlı topraklarına kabul etti ve valilere iyi karşılanmaları için emir gönderdi. On binlerce Yahudi İstanbul, Selanik, Edirne ve İzmir'e yerleşti; Selanik kısa sürede Yahudi nüfusun çoğunlukta olduğu bir şehre dönüştü. Bu göç Osmanlı'ya matbaa, tıp ve ticaret alanında bilgi taşıdı: ilk Osmanlı matbaası 1493'te İstanbul'da Yahudi cemaati tarafından kuruldu. Bayezid'in bu kararı Avrupa kaynaklarında da dikkatle kaydedilmiştir.
Doğuda Safevi Devleti'nin 1501'de kurulması Bayezid'in dış siyasetinin son büyük sorunuydu. Şah İsmail, Bayezid'e Osmanlı tahtını tanıyan görünüşte dostane mektuplar gönderirken Anadolu'daki Türkmenleri kendi tarafına çekiyordu. Bayezid 1502'de Kızılbaş sürgünleriyle karşılık verdi ancak açık savaşa girmedi. 1504'te Şah İsmail'in elçisi İstanbul'da kabul edildi. 1507'de Safevi ordusunun Osmanlı topraklarından geçmesine Bayezid ses çıkarmadı; oğlu Selim'in Trabzon'dan Safevi topraklarına düzenlediği akınları ise babası onaylamadı. Bu temkinli tutum, Selim taraftarlarınca zayıflık olarak yorumlandı.
Bayezid Hint Okyanusu'ndaki gelişmeleri de izledi. Portekizlilerin 1498'de Hindistan yolunu açması Mısır baharat ticaretini tehdit edince Memlük Sultanı Kansu Gavri Osmanlı'dan yardım istedi; Bayezid 1509'da Memlüklere gemi yapımı için kereste, top ve topçu gönderdi. Kemal Reis'in yeğeni Piri Reis'in dünya haritasının ilk kaynakları bu dönemin deniz bilgisine dayanır. Bayezid ayrıca Kırım Hanlığı ile akrabalık bağı kurdu: oğlu Selim, Kırım Hanı Mengli Giray'ın kızı Ayşe Hatun ile evlendi ve bu bağ 1511-1512 taht kavgasında Selim'in en güçlü dayanağı oldu.
Ekonomi, Toprak ve Vergi
06 / 12 · 1 dkBayezid tahta çıktığında hazine babasının seferleriyle yıpranmıştı. Fatih Sultan Mehmed son yıllarında akçenin gümüş oranını düşürmüş, bu da fiyatları yükseltmişti. Bayezid akçeyi babasının son ayarında sabitledi ve saltanatı boyunca büyük bir tağşiş (paranın değerini düşürme) yapmadı; bu, otuz yıllık bir fiyat istikrarı sağladı. Altın sultani babasının 1477-1478'de bastırdığı ayarda basılmaya devam etti. Bayezid dönemi Osmanlı para tarihinde "sakin dönem" olarak anılır.
En önemli toprak kararı 1481'de babasının müsadere ettiği vakıf ve mülk arazilerinin geri verilmesiydi. Fatih yaklaşık yirmi bin köy ve mezraayı vakıf statüsünden çıkarıp tımar olarak dağıtmıştı. Bayezid bunların büyük bölümünü eski sahiplerine ve vakıflara iade etti. Kararın iki sonucu oldu: bir yandan ulemanın, tarikatların ve eski beylik ailelerinin hanedana bağlılığı pekişti, öte yandan tımar sisteminin genişlemesi durdu ve devlet askeri gücünü artırmak için ek kaynak bulmak zorunda kaldı.
Bayezid tahrir (toprak ve nüfus sayımı) çalışmalarını sürdürdü. 1480'ler ve 1490'larda Rumeli ve Anadolu sancaklarının büyük bölümü yeniden yazıldı; bu defterler bugün Osmanlı nüfus ve vergi tarihinin temel kaynaklarıdır. Yeni fethedilen Kili, Akkerman, Hersek ve Mora bölgeleri için ilk tahrirler yapıldı. Bayezid ayrıca Fatih Kanunnamesi'nde belirlenen reayanın (vergi veren köylü halk) yükümlülüklerini yeni sancak kanunnameleriyle düzenledi.
Ticarette Bursa ipek pazarı Bayezid döneminde altın çağını yaşadı. İran'dan gelen ham ipek Bursa'da işlenip İtalya'ya satılıyordu; Bursa'daki Koza Hanı (1490-1491) ve Pirinç Hanı (1508) bu ticaretin binalarıdır. Bayezid bu hanları İstanbul'daki külliyesine gelir sağlaması için yaptırdı. Kili ve Akkerman'ın alınmasıyla Karadeniz ticareti bütünüyle Osmanlı denetimine girdi; Polonya ve Litvanya'nın Karadeniz'e çıkışı kapandı. Venedik ile 1503 barışı Venedik tüccarlarına Osmanlı limanlarında yeniden ticaret hakkı tanıdı.
1509 depremi ekonomiye büyük yük getirdi. 10 Eylül 1509'da İstanbul'u vuran ve "Kıyamet-i Suğra" (Küçük Kıyamet) diye anılan deprem, surların bir bölümünü, yüzlerce evi ve birçok camiyi yıktı; artçı sarsıntılar 45 gün sürdü. Bayezid şehri terk edip Edirne'ye gitti ve şehrin onarımı için Anadolu ve Rumeli'den binlerce işçi ve usta toplandı. Kaynaklar 1510 baharında seksen bin işçinin çalıştığını yazar; surlar, saray duvarları ve köprüler birkaç ay içinde onarıldı. Bu, Osmanlı'nın ilk büyük afet sonrası kentsel yeniden yapım projesidir.
Kültür, Sanat, Bilim ve Mimari
07 / 12 · 2 dkBayezid'in mimari mirası üç büyük külliye üzerine kuruludur. İlki Amasya Bayezid Külliyesi'dir: 1486'da tamamlanan cami, medrese, imaret ve kütüphaneden oluşan bu yapı Yeşilırmak kıyısında bugün de ayaktadır. İkincisi Edirne'deki II. Bayezid Külliyesi'dir; Mimar Hayreddin'in 1484-1488 arasında Tunca kıyısında yaptığı bu külliye cami, darüşşifa (hastane), tıp medresesi, imaret ve tabhaneden oluşur. Darüşşifası, akıl hastalarının müzikle tedavi edildiği bölümüyle Osmanlı tıp tarihinin en tanınmış kurumudur ve bugün Sağlık Müzesi olarak ziyaret edilir. Üçüncüsü İstanbul'daki Bayezid Külliyesi'dir: 1501-1506 yılları arasında Mimar Yakub Şah bin Sultan Şah tarafından inşa edilen cami, İstanbul'da ayakta duran en eski selatin (padişah) camisidir; medrese, imaret, hamam ve sıbyan mektebi ile birlikte bugünkü Beyazıt Meydanı'nı biçimlendirmiştir.
Bayezid Balkanlar'da da eserler bıraktı. Arnavutluk'ta Berat Sultan Camii 1492'de, Elbasan'daki Kral Camii aynı yıl yaptırıldı; ikisi de bugün ibadete açıktır. Tuna kıyısındaki Ram Kalesi 1483'te Braniçevo bölgesinde Macar sınırını gözetlemek için inşa edildi ve kalıntıları Sırbistan'da durmaktadır. Osmancık'ta Kızılırmak üzerindeki Koyunbaba Köprüsü (1484-1489) on dokuz gözlü kemeriyle Anadolu'nun en uzun Osmanlı köprülerinden biridir.
Bayezid tarih yazımına öncülük etti. Kemalpaşazade'ye (İbn Kemal) Türkçe bir Osmanlı tarihi yazmasını emretti; ortaya çıkan Tevarih-i Al-i Osman on ciltlik ilk büyük Osmanlı tarihidir. İdris-i Bitlisî'ye ise Farsça Heşt Bihişt'i yazdırdı. Neşrî ve Aşıkpaşazade'nin tarihleri de onun döneminde tamamlandı.
Padişahın kendisi "Adlî" mahlasıyla şiir yazdı ve bir divan bıraktı; şiirlerinde dünyanın geçiciliği ve tasavvuf konuları öne çıkar. Hat sanatında hocası Şeyh Hamdullah'ı İstanbul'a getirtip saray hattatı yaptı; Şeyh Hamdullah'ın Bayezid Camii kitabesi ve yazdığı Mushaflar Osmanlı hattının kurucu örnekleridir. Bayezid, Ali Kuşçu'nun öğrencisi Mirim Çelebi'yi astronomi ve matematik alanında himaye etti; Mirim Çelebi, Uluğ Bey Zici'ne yazdığı şerhle tanınır.
Avrupa sanatçılarıyla ilişkisi dikkat çekicidir. Leonardo da Vinci 1502'de Bayezid'e Haliç üzerine 240 metrelik tek kemerli bir köprü tasarımı önerdi; Leonardo'nun Osmanlıca çevirisi Topkapı Sarayı arşivinde bulunan mektubu bugün de durmaktadır, köprü ise yapılmadı. Michelangelo'nun 1506'da aynı köprü için davet aldığı Vasari ve Condivi'nin yazdıklarından bilinir; sanatçı yola çıkmadı. Bayezid'in babası gibi İtalyan ressamları saraya davet etmediği, aksine Bellini'nin Fatih portresi gibi eserlerin saraydan çıkarıldığı kaynaklarda anlatılır; dindarlığı figürlü resme mesafeli olmasına yol açmıştır.
Aile Hayatı, Eşleri ve Çocukları
08 / 12 · 2 dkBayezid'in eşleri hakkındaki bilgiler vakıf kayıtlarından ve türbe kitabelerinden gelir. En yüksek statülü eşi, Dulkadiroğlu Alaüddevle Bey'in kızı Ayşe Hatun'dur; bu evlilik Fatih'in Dulkadir beyliğiyle ittifakının uzantısıdır. Öteki eşlerinin tamamı cariye kökenlidir: Şehzade Ahmed ile Hundi, Hatice Sultan ve Şehzade Mahmud'un annesi Bülbül Hatun; Şehzade Korkut, Ayşe ve Fatma Sultan'ın annesi Nigar Hatun; Şehzade Abdullah ve Aynışah Sultan'ın annesi Şirin Hatun; Şehzade Şehinşah'ın annesi Hüsnüşah Hatun; Yavuz Sultan Selim, Hümaşah ve İlaldı Sultan'ın annesi Gülbahar Hatun. Selim'in annesi olan bu Gülbahar Hatun, Bayezid'in annesiyle karıştırılmaması için kaynaklarda "II. Gülbahar Hatun" olarak anılır; 1450 yıllarında doğduğu, 1505 yılında Trabzon'da öldüğü kabul edilir, türbesi Trabzon'dadır. Gülruh Hatun, Ferahşad Hatun ve Muhterem Hatun da Bayezid'in eşleri arasında sayılır; Gülruh Hatun Şehzade Alemşah ve Kamerşah Sultan'ın annesidir.
Bayezid'in sekiz oğlu bilinir ve hepsi Amasya doğumludur. Şehzade Abdullah (1465 doğumlu) Manisa ve Karaman sancakbeyi oldu, 6 Kasım 1483'te Karaman'da öldü. Şehzade Şehinşah (1470 doğumlu) Manisa ve Karaman'da valilik yaptı, 2 Temmuz 1511'de Konya'da öldü. Şehzade Ahmed (1466 doğumlu) Amasya sancakbeyi ve babasının tercih ettiği veliahttı; taht mücadelesini kaybedince 24 Nisan 1513'te Yenişehir'de kardeşi Selim'in emriyle boğduruldu. Şehzade Korkut (1469 doğumlu) Manisa ve Antalya'da valilik yaptı, şair ve bilgindi; 13 Mart 1513'te Kütahya yakınında Selim'in adamlarınca öldürüldü. Şehzade Selim (10 Ekim 1470 doğumlu) Trabzon sancakbeyi olarak babasının yerine geçti. Şehzade Mahmud (1475 doğumlu) Manisa ve Kastamonu sancakbeyi idi, 1507'de Manisa'da öldü. Şehzade Alemşah (1477 doğumlu) Manisa'da valiyken 1503'te öldü ve Bursa'da Cem Sultan Türbesi'ne gömüldü. En küçük oğlu Şehzade Mehmed 1484'te doğdu, Kefe sancakbeyi iken 1507'de öldü. Ahmed, Korkut, Şehinşah, Abdullah ve Mahmud'un kabirleri Bursa Muradiye Külliyesi'ndedir.
Kızları da hep Amasya'da doğdu ve devlet adamlarıyla evlendirildi. Aynışah Sultan (1463 doğumlu) Akkoyunlu şehzadesi Göde Ahmed Bey ile evlendi ve 1514 yılında İstanbul'da öldü. Hundi Sultan (1464 doğumlu) sadrazam Hersekzade Ahmed Paşa'nın eşiydi, 1511 yılında Bursa'da öldü. Ayşe Sultan (1465 doğumlu) Güveği Sinan Paşa ile evlendi, 1515 yılında öldü. Hatice Sultan (1465 doğumlu) 1500 yılında Bursa'da öldü. Hümaşah Sultan (1466 doğumlu) Çoban Mustafa Paşa'nın eşiydi, 1510 yılında Üsküp'te öldü. Fatma Sultan (1467 doğumlu) 1515 yılında Bursa'da öldü. İlaldı Sultan (1469 doğumlu) 1517 yılında öldü. Kamerşah Sultan (1473 doğumlu) sadrazam Koca Mustafa Paşa ile evliydi ve 1520 yılında Bursa'da öldü. Şah Sultan 1474 yılında doğdu. Selçuk Sultan 1508 yılında Serez'de öldü. Kızlarının bu evlilikleri, damat paşaların taht mücadelesinde taraf tutmasına yol açtı: Hersekzade Ahmed Paşa ve Koca Mustafa Paşa Şehzade Ahmed'i destekledi.
Harem Bayezid döneminde henüz Topkapı Sarayı'na taşınmamıştı; padişahın eşleri ve çocukları Beyazıt'taki Eski Saray'da yaşıyordu. Şehzade anneleri oğullarıyla birlikte sancaklara giderdi: Selim'in annesi Gülbahar Hatun Trabzon'da, Ahmed'in annesi Bülbül Hatun Amasya'da yaşadı ve oralarda eser yaptırdı. Bülbül Hatun'un Amasya'daki camisi ve Ladik'teki külliyesi bugün de ayaktadır. Bayezid, torunları arasından Selim'in oğlu Süleyman'ı 1509'da Kefe sancakbeyi yaptı; bu atama Selim'in Kırım'a kaçışında sığınak oldu.
Kişiliği, Görünüşü ve Günlük Hayatı
09 / 12 · 1 dkÇağdaş kaynaklar Bayezid'i orta boylu, geniş omuzlu, esmer tenli, koyu gözlü ve uzun sakallı olarak tasvir eder. Venedik elçilerinin raporları onu "melankolik, düşünceli ve dindar" diye anlatır. Babasının aksine at üstünde savaş meydanında görünmekten çok divan toplantılarında ve ilim meclislerinde bulunmayı tercih etti. Şehzadeliğinde afyon kullandığı ve içki içtiği anlatılır; tahta çıktıktan sonra bunları bıraktığı ve beş vakit namazı hiç aksatmadığı kaynaklarda özellikle vurgulanır.
Bayezid'in günlük hayatında ibadet, hat çalışması ve şiir öne çıkar. Şeyh Hamdullah'ın atölyesinde hattatın hokkasını tuttuğu, bu yüzden "hokka tutan padişah" diye anıldığı rivayet edilir. Kendi elinden çıkan hat örnekleri günümüze ulaşmıştır. Halveti tarikatına yakınlığı bilinir; Şeyh Yavsi ve Cemal Halveti onun manevi çevresindeydi. Fakirlere gizlice yardım ettiği, kendi el emeğiyle (hat yazarak) kazandığı parayı sadaka verdiği anlatılır. Bu tutum "Veli" lakabının halk arasında yayılmasını sağladı.
Sağlığı saltanatının ikinci yarısında bozuldu. 1500'lerin başından itibaren gut hastalığından şikayetçiydi; 1509 depreminden sonra Edirne'ye çekildi ve son yıllarını büyük ölçüde hasta geçirdi. 1511'de Uğraşdere'de oğlu Selim'e karşı orduya at üstünde değil arabada çıktığı kaydedilir. Hastalığı taht mücadelesini hızlandıran etkenlerden biriydi: devlet adamları ve yeniçeriler padişahın her an ölebileceğini düşünerek erken saf tuttu.
Bayezid'in ilgi alanları arasında astronomi ve coğrafya vardı. Kemal Reis'in Batı Akdeniz seferlerinden getirdiği haritalar ve Kolomb'un yolculuklarına ilişkin haberler saraya ulaşıyordu; Piri Reis'in 1513 tarihli dünya haritasında kullandığı kaynakların bir bölümü bu dönemde toplanmıştır. Padişah avı severdi ve Edirne çevresindeki av köşkleri onun döneminde de kullanıldı. Yemek konusunda sadeliği tercih ettiği, şehzadeliğinden kalma alışkanlıkla Amasya elmasını sevdiği rivayet edilir.
Ölümü ve Sonrası
10 / 12 · 1 dkSelim, yeniçerilerin çağrısıyla Kırım'dan Rumeli'ye geçti ve Nisan 1512'de İstanbul'a girdi. Yeniçeriler Bayezid'den tahtı Selim'e bırakmasını açıkça istedi. Yaşlı ve hasta padişah 24 Nisan 1512'de tahttan feragat etti; saltanatını Selim'e devrettiğini bildiren fermanı yazdırdı. Kaynaklar Selim'in cülusu için 24 Nisan ile 5 Mayıs 1512 arasında farklı tarihler verir. Bayezid, doğduğu şehir Dimetoka'ya çekilip ömrünü orada geçirmek istediğini söyledi ve oğlundan bunun için izin aldı.
Bayezid, Nisan sonunda İstanbul'dan ayrıldı. Yolculuk çok yavaş ilerledi; padişah hastaydı ve yolda dinlenmek zorunda kalıyordu. 26 Mayıs 1512'de öldü. Ölüm yeri kaynakların çoğuna göre Edirne'ye bağlı Havsa yakınındaki Abalar köyü, yani Dimetoka yoludur; bazı kayıtlar ölüm yerini İstanbul olarak verir. Ölümünün doğal olup olmadığı tartışmalıdır: bazı Osmanlı tarihçileri ve Venedik raporları Selim'in babasını hekimi aracılığıyla zehirlettiğini ileri sürer; diğer görüşe göre uzun süredir hasta olan altmış dört yaşındaki padişah, yolculuğun yorgunluğuyla öldü. Kesin bir kanıt iki tarafta da yoktur.
Cenaze İstanbul'a getirildi ve Bayezid Camii'nin kıble tarafındaki türbeye gömüldü. Türbeyi oğlu Selim tamamlattı; sade sekizgen planlı yapı bugün Beyazıt Meydanı'nda ziyaret edilir. Bayezid, İstanbul'da gömülen ikinci Osmanlı padişahıdır.
Ölümünün ardından taht mücadelesi devam etti. Selim önce Anadolu'da bağımsız hareket eden Şehzade Ahmed'i hedef aldı; Ahmed'in oğullarını ve öteki yeğenlerini Aralık 1512'de Bursa'da boğdurttu. Korkut 13 Mart 1513'te Kütahya yakınlarında yakalanıp öldürüldü. Ahmed 24 Nisan 1513'te Yenişehir Muharebesi'nde yenildi ve aynı gün boğduruldu. Böylece Bayezid'in soyundan yalnızca Selim'in kolu tahtta kaldı. Bayezid'in sadrazamı Koca Mustafa Paşa da Ahmed taraftarlığı gerekçesiyle 1512'de Bursa'da idam edildi.
Mirası ve Tarihçilerin Değerlendirmesi
11 / 12 · 1 dkOsmanlı tarih yazımı Bayezid'e iki farklı gözle baktı. Kemalpaşazade ve İdris-i Bitlisî gibi onun himayesinde yazan tarihçiler adaletini, dindarlığını ve vakıfları iadesini övdü; "Veli" lakabı bu geleneğin ürünüdür. Buna karşılık Yavuz Sultan Selim ve Kanuni dönemlerinin yazarları Bayezid'i "gevşek", babasının fetih hızını kesen ve Şah İsmail'e karşı zamanında harekete geçmeyen bir hükümdar olarak anlattı. Selim'in babasına karşı ayaklanmasını meşrulaştırma ihtiyacı bu anlatıyı besledi.
Cumhuriyet dönemi tarihçileri dengeli bir tablo çizer. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Bayezid döneminin Fatih'in fetihlerini sindirme ve kurumları oturtma dönemi olduğunu yazar. Halil İnalcık, Bayezid'in vakıf topraklarını geri vermesini merkeziyetçilikten bir geri adım olarak değerlendirmekle birlikte donanmanın kuruluşunu ve Karadeniz'in kapatılmasını uzun vadeli kazanç sayar. Feridun Emecen, Bayezid'in yumuşak siyasetinin Şahkulu isyanı ve Safevi tehdidi karşısında yetersiz kaldığına ancak devleti bir iç savaştan koruduğuna dikkat çeker.
Yabancı tarihçiler Bayezid'i çoğunlukla Cem olayı ve Sefarad göçü üzerinden ele alır. Franz Babinger'in Fatih biyografisinde Bayezid, babasının "yeniden dizginlenmiş" mirasçısı olarak görünür. Stanford Shaw, Sefarad Yahudilerinin kabulünü Osmanlı hoşgörüsünün en somut örneği sayar. Nicolas Vatin'in Cem Sultan üzerine çalışması, Bayezid'in Avrupa diplomasisini ilk kez sistemli kullanan Osmanlı padişahı olduğunu ortaya koyar. Denizcilik tarihçileri ise Kemal Reis ve Zonchio savaşını, Osmanlı'nın Akdeniz gücüne dönüşmesinin başlangıcı olarak Bayezid'e yazar.
Bayezid'in kalıcı mirası kurumsaldır: akçenin istikrarı, tahrir defterlerinin yaygınlaşması, ilmiye sınıfının güçlenmesi, İstanbul'un ilk büyük selatin külliyesi ve Edirne darüşşifası onun döneminin ürünüdür. Popüler kültürde Bayezid, babası ve oğlu kadar işlenmedi. Türk sinemasında ve televizyonunda Cem Sultan'ı konu alan yapımlarda yan karakter olarak göründü; 2011'de yayımlanan "Muhteşem Yüzyıl" dizisinde adı geçmiş, oğlu Selim'i konu alan yapımlarda yaşlı ve hasta padişah olarak canlandırılmıştır. Edirne'deki külliyesi ve İstanbul'daki Bayezid Camii, her yıl yüz binlerce ziyaretçinin gördüğü yapılar olarak adını yaşatmaktadır.
Aynı Yıllarda Dünya
12 / 12 · 1 dkBayezid'in saltanatı Avrupa'nın dünyaya açıldığı yıllara denk gelir. 1492'de Kristof Kolomb İspanya adına Atlantik'i aşarak Karayipler'e ulaştı; aynı yıl Kastilya ve Aragon orduları Granada'yı alarak İber Yarımadası'ndaki son Müslüman devlete son verdi ve Yahudileri sürgün etti. 1498'de Vasco da Gama Ümit Burnu'nu dolaşıp Hindistan'a vardı; Portekiz 1509'da Diu'da Memlük donanmasını yenerek Hint Okyanusu ticaretini ele geçirmeye başladı. 1494 Tordesillas Antlaşması ile İspanya ve Portekiz keşfedilecek dünyayı aralarında paylaştı.
İtalya'da Rönesans doruğundaydı: Leonardo da Vinci 1495-1498 arasında Son Akşam Yemeği'ni, 1503'ten sonra Mona Lisa'yı yaptı; Michelangelo 1504'te Davut heykelini bitirdi ve 1508'de Sistina Şapeli tavanına başladı. Fransa Kralı VIII. Charles'ın 1494 İtalya seferi yarım yüzyıl sürecek İtalya Savaşları'nı başlattı; Floransa'da Savonarola 1498'de yakıldı, Machiavelli aynı yıllarda diplomat olarak görev yaptı. İngiltere'de 1485'te Tudor hanedanı kuruldu; Moskova'da III. İvan 1480'de Altın Orda'ya bağlılığı bitirdi ve Rus devletini birleştirdi.
Doğuda 1501'de Şah İsmail Tebriz'de Safevi Devleti'ni kurup Şiiliği resmi mezhep yaptı; bu, Osmanlı'nın doğu sınırını üç yüzyıl belirleyecekti. Babür 1504'te Kabil'i aldı ve Hindistan'a yönelecek gücü kurdu. Çin'de Ming hanedanı Hongzhi ve Zhengde dönemlerini yaşıyordu. Amerika'da Aztek hükümdarı Ahuitzotl'un (1486-1502) genişlemesi ve İnka İmparatoru Huayna Capac'ın fetihleri sürüyordu; İspanyollar henüz bu imparatorluklara ulaşmamıştı.
Kronoloji
52 olay- 15. yüzyıl
Dimetoka'da doğdu; babası Şehzade Mehmed, annesi Gülbahar Hatun.
Babası Fatih Sultan Mehmed ikinci kez tahta çıktı.
İstanbul fethedildi; Bayezid beş yaşındaydı.
Amasya sancakbeyi olarak Anadolu'ya gönderildi.
Kardeşi Cem Sultan Edirne'de doğdu.
İlk oğlu Şehzade Abdullah Amasya'da doğdu.
Oğlu Selim Amasya'da doğdu.
Otlukbeli Muharebesi'nde Osmanlı ordusunun sağ kanadına komuta etti.
Otranto'daki Osmanlı garnizonu kaleyi Napoli'ye teslim etti.
Babası Fatih Sultan Mehmed Gebze'de öldü; sadrazam Karamani Mehmed Paşa yeniçerilerce öldürüldü.
İstanbul'da tahta oturdu; kaynaklarda 20-22 Mayıs tarihleri verilir.
Yenişehir Ovası'nda Cem Sultan'ı yendi; Cem Memlük topraklarına kaçtı.
Cem Sultan ikinci girişiminde de yenilip Rodos Şövalyeleri'ne sığındı.
Gedik Ahmed Paşa Edirne'de idam edildi; Koca Davud Paşa sadrazam oldu.
Hersek toprakları tamamen Osmanlı yönetimine girdi; Tuna'da Ram Kalesi yapıldı.
Una Muharebesi'nde Osmanlı akıncıları Hırvatlara yenildi.
Akkerman fethedildi; Karadeniz'in batı kıyısı Osmanlı denetimine girdi.
Boğdan seferinde Kili fethedildi.
Memlüklerle savaş başladı; Malatya önlerinde Osmanlı kuvvetleri geri çekildi.
Cătlăbuga'da Osmanlı kuvvetleri Boğdan ordusuna yenildi.
Amasya Bayezid Külliyesi tamamlandı.
Edirne II. Bayezid Külliyesi ve darüşşifası tamamlandı.
Ağaçayırı Muharebesi'nde Hadım Ali Paşa'nın ordusu Memlüklere yenildi.
Cem Sultan Fransa'dan Roma'ya, Papa VIII. Innocentius'a teslim edildi.
Memlüklerle barış yapıldı; Adana ve Tarsus Memlüklere bırakıldı.
İspanya'dan sürülen Sefarad Yahudileri Osmanlı topraklarına kabul edildi; annesi Gülbahar Hatun öldü.
Arnavutluk seferi sırasında Manastır'da bir dervişin suikast girişiminden kurtuldu; Berat ve Elbasan camileri yapıldı.
Krbava Muharebesi'nde Yakub Paşa Hırvat ordusunu yok etti.
Cem Sultan Napoli'de öldü; bazı kaynaklar 6 Mart 1495 tarihini verir.
Koca Davud Paşa azledildi; Hersekzade Ahmed Paşa sadrazam oldu.
Çandarlı İbrahim Paşa sadrazam oldu; Boğdan ve Polonya sınırında akınlar yapıldı.
Venedik ile savaş başladı; Cem Sultan'ın cenazesi Bursa'ya getirildi; Mesih Paşa sadrazam oldu.
Sapienza (Zonchio) Deniz Muharebesi başladı; Kemal Reis Venedik donanmasını püskürttü, Burak Reis şehit oldu.
İnebahtı (Lepanto) fethedildi.
- 16. yüzyıl
Bayezid'in komutasında Modon alındı; ardından Koron ve Navarin düştü.
Hadım Ali Paşa ilk kez sadrazam oldu; Şah İsmail Tebriz'de Safevi Devleti'ni kurdu.
Navarin Venediklilerden geri alındı.
Draç (Durazzo) fethedildi.
Anadolu'daki Kızılbaşların bir bölümü Mora'ya sürüldü; Leonardo da Vinci Haliç köprüsü tasarımını sundu.
Venedik ve Macaristan ile barış imzalandı.
İstanbul Bayezid Camii ve külliyesi tamamlandı.
Oğulları Mahmud ve Mehmed öldü; Şah İsmail Osmanlı topraklarından geçerek Dulkadir'e saldırdı.
Bursa'da Pirinç Hanı tamamlandı.
İstanbul'da Küçük Kıyamet depremi oldu; padişah Edirne'ye çekildi.
İstanbul'un onarımı için on binlerce işçi toplandı; Diyarbakır çevresinde Safevi yayılması tamamlandı.
Teke yöresinde Şahkulu isyanı başladı; Karagöz Paşa Kütahya'da öldürüldü.
Sadrazam Hadım Ali Paşa Sivas yakınında Şahkulu ile savaşırken öldü; Şehzade Şehinşah Konya'da öldü.
Yeniçeriler İstanbul'da Şehzade Ahmed taraftarlarının konaklarını bastı.
Uğraşdere'de oğlu Selim'i yendi; Selim Kırım'a kaçtı.
Selim yeniçerilerin çağrısıyla İstanbul'a girdi.
Tahttan feragat etti; saltanat Yavuz Sultan Selim'e geçti.
Dimetoka'ya giderken yolda öldü; İstanbul Bayezid Camii türbesine gömüldü.
Savaşlar ve Seferler
18 kayıtAntlaşmalar
5 antlaşmaSadrazamları
7 sadrazamEserleri
10 eserTuğrası
Padişah nişanıBayezid bin Mehmed Han muzaffer dâimâ
II. Bayezid'in tuğrası babasınınkinin düzenini sürdürür; kendisi de iyi bir hattat olduğu için tuğrasının hat sanatı bakımından özenli olduğu belirtilir. Şeyh Hamdullah'ı saraya alması tuğra ve hat sanatının gelişmesinde dönüm noktasıdır.
- Anlamı
- Mehmed Han oğlu Bayezid, daima muzaffer
- Okunuşu
- Bâyezîd-i Sânî
Aile Ağacı
42 kişi
9. kuşakSüleyman Şah
8. kuşakErtuğrul Gazi
7. kuşakOsman Gazi1299-1324
6. kuşakOrhan Gazi1326-1362
5. kuşakMurad Hüdavendigar1362-1389
4. kuşakYıldırım Bayezid1389-1402
3. kuşakÇelebi Mehmed1413-1421
2. kuşakII. Murad1421-1444 · 1446-1451
1. kuşakFatih Sultan Mehmed1444-1446 · 1451-1481
KendisiII. Bayezid1481-1512
Fatih Sultan Mehmed1444-1446 · 1451-1481
Gülbahar Hatun1492
Ayşe Hatun
Bülbül Hatun
Nigar Hatun
Şirin Hatun
Hüsnüşah Hatun
II. Gülbahar Hatun1505
Gülruh Hatun
Ferahşad Hatun
Muhterem Hatun
II. Bayezid1481-1512
Şehzade Abdullah1465
Şehzade Şehinşah1470
Şehzade Ahmed1466
Şehzade Korkut1469
Yavuz Sultan Selim1512-1520
Şehzade Mahmud1475
Şehzade Alemşah1477
Şehzade Mehmed1484
Aynışah Sultan1463
Hundi Sultan1464
Ayşe Sultan1465
Hatice Sultan1465
Hümaşah Sultan1466
Fatma Sultan1467
İlaldı Sultan1469
Kamerşah Sultan1473
Şah Sultan1474
Selçuk Sultan1508
Gevherimülük Sultan
Cem Sultan1459-1495
Gevherhan Hatun1460-1514
Şehzade Mustafa1474Sözleri
Mahlası AdlîAdlî mahlasıyla: Adl ile devlet bulur bir ülke, zulm ile viran olur.
Adlî divanından; anlam çevirisiÇağdaşları
6 kişiİlkler ve Enler
5 başlıkOsmanlı Padişahları
36 padişah · 623 yıl



































Yanlış Bilinenler
5 başlıkKünye
Sıkça Sorulan Sorular
15 soruII. Bayezid'in annesi kimdir?
II. Bayezid dönemi önemli olayları nelerdir?
II. Bayezid nasıl öldü?
II. Bayezid kimin oğludur?
II. Bayezid'in kaç çocuğu vardı?
II. Bayezid'in türbesi nerede?
II. Bayezid kaç yıl tahtta kaldı?
II. Bayezid'den sonra tahta kim geçti?
II. Bayezid ile kardeşi Cem Sultan arasındaki taht kavgası nedir?
II. Bayezid'e neden Veli denir?
II. Bayezid'in külliyesi nerededir?
II. Bayezid kaçıncı Osmanlı padişahıdır?
II. Bayezid kaç yaşında öldü?
II. Bayezid neden tahttan indirildi?
II. Bayezid hangi savaşları kazandı?
Son güncelleme: 3 Eylül 2026